Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul’da ziyaret ettiği özel bir Ermeni okulunda yaptığı açıklamada, üniversite sınavında din dersinden çıkacak sorulardan azınlıkların muaf tutulması için çalışma yaptıklarını belirtti.

Dinçer burada yaptığı konuşmada, son 10 yıllık sürede kamu idaresinde vatandaşların da taleplerinin dikkate alındığı düzenlemeler yapıldığını belirterek, "Kamu hizmetlerini tasarlarken vatandaşlar için en iyi olanın devlet tarafından bilinerek, hangi kesimden olursa olsun onların isteği ve ihtiyacının ön planda tutuluyor. Bir toplumda barışçıl bir iklim oluşturmak, toplum içerisinde insanların kardeşçe ve birbirlerine saygı duyarak yaşamasının şartı demokrasiyi artırmaktır. Otoriter bir yapıyla milletin kardeşçe yaşaması sağlanamaz, bunun örnekleri geçmişte görüldü." dedi.

Herhangi bir otoriter uygulamada azınlıkların, Alevilerin veya sadece bir kesimin, kendisinin mağdur edildiğini söylediğini belirten Dinçer, şöyle devam etti:

”Bu kaygılar doğru değil. Bu ülkede otoriter yönetimin genel yaklaşım tarzından yaşayan herkes etkilendi. Sadece devletin yanında olanlar etkilenmedi. Onun dışında Sünnisi de, Alevisi de, Ermenisi de, Kürdü de, Rumu da herkes etkilendi. İnsan hak ve özgürlüklerini mümkün olduğu kadar yaygınlaştırmanın ve bu ülkede demokrasiyi mümkün olduğu kadar genişletmenin, derinleştirmenin ancak kardeşliğimizi pekiştireceğini ifade etmek, görmek lazım. Bu açıdan bakıldığında Milli Eğitim Bakanlığı ’nın son yıllardaki uygulamalarını bu paralelde değerlendirmek gerekiyor. Biz bakanlık olarak Türkiye ’de toplumsal demokrasimiz ne kadar genişliyorsa ona paralel bir şekilde eğitimde demokrasimizi geliştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz. Bu demokratikleşme sadece içimizdeki barışçı havayı ve iklimi daha iyi hale getirmeyecek, aynı zamanda küresel düzeydeki rekabet gücümüzü de artıracak.”

2012-2013 eğitim öğretim yılında uygulamaya başlanılan 4+4+4 sisteminin eğitimi demokratikleştirdiğini belirten Dinçer, "Herkes daha fazla ders seçebiliyor. Önceden bütün çocuklar aynı görülerek aynı dersler veriliyordu. Ancak şu an öğrenciler merak ve becerilerine göre istedikleri derse yöneltilebiliyor. Artık okullarda öğrenciler kendi dinini serbestçe öğrenebiliyor. Biz, öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz. Bunu Hristiyan, Müslüman ve Musevi çocuklara da yapacağız. Herkesin kendi dinini kendi kaynaklarından öğrenmelerini sağlayacağız. Neden bunları gizli saklı yapalım, bu konularda endişe edelim ki?” diye konuştu.

Modern dünyanın uyguladığı eğitim sistemini getireceklerini ve uygulamaya koyacaklarını söyleyen Dinçer, "Yapılacak düzenlemelerin ülkedeki bütün çocukların yararına olacak. Her birimizin daha kardeşçe, daha yan yana bir ortamda yaşayacağı bir yaşam kalitesine iyi eğitimle ulaşacağız” dedi.

LYS ve YGS’de yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi sorularıyla ilgili gelişen tartışmaları da değerlendiren Dinçer, "Önceki yıllarda felsefe başlığı altında 2 veya 3 soru soruluyordu. Aldığım bilgilere göre bu sayının 4 veya 5’e çıkacak ve felsefe başlığı altında değil ayrı şekilde sormayı planlıyorlar. Azınlıkların bu sorulardan muaf tutulması planlanıyor. Tartışmalar bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor. Siz almadığınız bir dersten dolayı dezavantajlı duruma asla gelmezsiniz, endişe etmeyin, asla tedirginlik duymayın. Sizin kendi aldığınız alternatif bilgilerden sorular sorulur. Biz yıllardır SBS imtihanlarında bunu yapıyorduk zaten” diye konuştu.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, konuşmasının ardından Dinçer’e günün anısına plaket takdim etti.

Dinçer, konuşmasının ardından okul tarafından düzenlenen ”Dillerin Kardeşliği” programını izledi. Programda önce okul korosunca Ermenice olarak okulun marşı okundu. Türkçe ve Ermenice dostluk şarkılarının söylendiği etkinlikte, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, lise müdürü Eva Orakyan ve ilkokulun müdürü Karekin Barsamyan, sarı gelin türküsüne eşlik etti.

> Azınlıklara din dersinden soru yok

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul’da ziyaret ettiği özel bir Ermeni okulunda yaptığı açıklamada, üniversite sınavında din dersinden çıkacak sorulardan azınlıkların muaf tutulması için çalışma yaptıklarını belirtti.

Dinçer burada yaptığı konuşmada, son 10 yıllık sürede kamu idaresinde vatandaşların da taleplerinin dikkate alındığı düzenlemeler yapıldığını belirterek, "Kamu hizmetlerini tasarlarken vatandaşlar için en iyi olanın devlet tarafından bilinerek, hangi kesimden olursa olsun onların isteği ve ihtiyacının ön planda tutuluyor. Bir toplumda barışçıl bir iklim oluşturmak, toplum içerisinde insanların kardeşçe ve birbirlerine saygı duyarak yaşamasının şartı demokrasiyi artırmaktır. Otoriter bir yapıyla milletin kardeşçe yaşaması sağlanamaz, bunun örnekleri geçmişte görüldü." dedi.

Herhangi bir otoriter uygulamada azınlıkların, Alevilerin veya sadece bir kesimin, kendisinin mağdur edildiğini söylediğini belirten Dinçer, şöyle devam etti:

”Bu kaygılar doğru değil. Bu ülkede otoriter yönetimin genel yaklaşım tarzından yaşayan herkes etkilendi. Sadece devletin yanında olanlar etkilenmedi. Onun dışında Sünnisi de, Alevisi de, Ermenisi de, Kürdü de, Rumu da herkes etkilendi. İnsan hak ve özgürlüklerini mümkün olduğu kadar yaygınlaştırmanın ve bu ülkede demokrasiyi mümkün olduğu kadar genişletmenin, derinleştirmenin ancak kardeşliğimizi pekiştireceğini ifade etmek, görmek lazım. Bu açıdan bakıldığında Milli Eğitim Bakanlığı ’nın son yıllardaki uygulamalarını bu paralelde değerlendirmek gerekiyor. Biz bakanlık olarak Türkiye ’de toplumsal demokrasimiz ne kadar genişliyorsa ona paralel bir şekilde eğitimde demokrasimizi geliştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz. Bu demokratikleşme sadece içimizdeki barışçı havayı ve iklimi daha iyi hale getirmeyecek, aynı zamanda küresel düzeydeki rekabet gücümüzü de artıracak.”

2012-2013 eğitim öğretim yılında uygulamaya başlanılan 4+4+4 sisteminin eğitimi demokratikleştirdiğini belirten Dinçer, "Herkes daha fazla ders seçebiliyor. Önceden bütün çocuklar aynı görülerek aynı dersler veriliyordu. Ancak şu an öğrenciler merak ve becerilerine göre istedikleri derse yöneltilebiliyor. Artık okullarda öğrenciler kendi dinini serbestçe öğrenebiliyor. Biz, öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz. Bunu Hristiyan, Müslüman ve Musevi çocuklara da yapacağız. Herkesin kendi dinini kendi kaynaklarından öğrenmelerini sağlayacağız. Neden bunları gizli saklı yapalım, bu konularda endişe edelim ki?” diye konuştu.

Modern dünyanın uyguladığı eğitim sistemini getireceklerini ve uygulamaya koyacaklarını söyleyen Dinçer, "Yapılacak düzenlemelerin ülkedeki bütün çocukların yararına olacak. Her birimizin daha kardeşçe, daha yan yana bir ortamda yaşayacağı bir yaşam kalitesine iyi eğitimle ulaşacağız” dedi.

LYS ve YGS’de yer alan din kültürü ve ahlak bilgisi sorularıyla ilgili gelişen tartışmaları da değerlendiren Dinçer, "Önceki yıllarda felsefe başlığı altında 2 veya 3 soru soruluyordu. Aldığım bilgilere göre bu sayının 4 veya 5’e çıkacak ve felsefe başlığı altında değil ayrı şekilde sormayı planlıyorlar. Azınlıkların bu sorulardan muaf tutulması planlanıyor. Tartışmalar bilgi kirliliğinden kaynaklanıyor. Siz almadığınız bir dersten dolayı dezavantajlı duruma asla gelmezsiniz, endişe etmeyin, asla tedirginlik duymayın. Sizin kendi aldığınız alternatif bilgilerden sorular sorulur. Biz yıllardır SBS imtihanlarında bunu yapıyorduk zaten” diye konuştu.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, konuşmasının ardından Dinçer’e günün anısına plaket takdim etti.

Dinçer, konuşmasının ardından okul tarafından düzenlenen ”Dillerin Kardeşliği” programını izledi. Programda önce okul korosunca Ermenice olarak okulun marşı okundu. Türkçe ve Ermenice dostluk şarkılarının söylendiği etkinlikte, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, lise müdürü Eva Orakyan ve ilkokulun müdürü Karekin Barsamyan, sarı gelin türküsüne eşlik etti.

Son Güncelleme: Perşembe, 20 Aralık 2012 11:22

Gösterim: 1520

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Bugün TV’de katıldığı bir programda eş durumu mağdurlarının haklı olduğunu ve Bakanlık isterse Şubat 2013’te ilk atama yapılabileceğini belirtti.

“Bugün TV’de yayınlanan Temsilciler Meclisi programının konuğu AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin ÇELİK gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Eş durumu mağdurlarının haklı olduğunu ve Bakanlık isterse Şubat’ta ilk atama yapılabileceğini söyledi. Kısaca topu MEB’e attı”

ÇELİK, Bugün TV de yayınlanan Temsilciler Meclisi Programında eş durumu atamaları ve ilk atamalar ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Programa bu konuda gelen maillerle ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

Hüseyin ÇELİK şunları söyledi”  Eş durumu atamalarının yüzde sekseni doksanı haklıdır. Bu konuda devlet fedakârlık içerisinde bulunmalıdır. Biz muhafazakâr demokrat bir partiyiz. Ailenin bütünlüğüne önem veriyoruz. İkisi de öğretmen olan eşler birleşebilecek illerde birleşmeleri sağlanmalıdır. Bu konuyu Sayın Başbakanımıza arz ettim. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız ile birlikte eş durumu mağdurlarını kabul ettik.

Bizim dönemimizde şubat ve yaz aylarında atama yapıyorduk. Şimdi ise yılda bir defa atama kararı alınmış. Ancak ihtiyaç var ise atama yapılır. Bakanlığa kadro verilmiş ise bunu kullanır.”

(personelmeb)

> Şubat’ta atama yapılabilir

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Bugün TV’de katıldığı bir programda eş durumu mağdurlarının haklı olduğunu ve Bakanlık isterse Şubat 2013’te ilk atama yapılabileceğini belirtti.

“Bugün TV’de yayınlanan Temsilciler Meclisi programının konuğu AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin ÇELİK gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Eş durumu mağdurlarının haklı olduğunu ve Bakanlık isterse Şubat’ta ilk atama yapılabileceğini söyledi. Kısaca topu MEB’e attı”

ÇELİK, Bugün TV de yayınlanan Temsilciler Meclisi Programında eş durumu atamaları ve ilk atamalar ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Programa bu konuda gelen maillerle ilgili aşağıdaki açıklamayı yaptı.

Hüseyin ÇELİK şunları söyledi”  Eş durumu atamalarının yüzde sekseni doksanı haklıdır. Bu konuda devlet fedakârlık içerisinde bulunmalıdır. Biz muhafazakâr demokrat bir partiyiz. Ailenin bütünlüğüne önem veriyoruz. İkisi de öğretmen olan eşler birleşebilecek illerde birleşmeleri sağlanmalıdır. Bu konuyu Sayın Başbakanımıza arz ettim. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız ile birlikte eş durumu mağdurlarını kabul ettik.

Bizim dönemimizde şubat ve yaz aylarında atama yapıyorduk. Şimdi ise yılda bir defa atama kararı alınmış. Ancak ihtiyaç var ise atama yapılır. Bakanlığa kadro verilmiş ise bunu kullanır.”

(personelmeb)

Son Güncelleme: Perşembe, 20 Aralık 2012 09:58

Gösterim: 2156

İstanbul’da Esenler’deki bir okulda yasak madde araması yapıldıktan sonra kendisini 4. Kattan aşağıya atan kız öğrenci ağır yaralandı. Yapılan aramada kız öğrencinin çantasından cep telefonu çıktığı öğrenildi

B.M adlı kız öğrenci Esenler'deki okulunun 4 kat penceresinden atlayarak ağır yaralandı. Olaya tanık olan öğrencilerin anlattığına göre B.M okulda yapılan "yasak madde" aramasından sonra pencereden atladı. Bu aramada B.M'nin çantasından cep telefonu çıktığı, okul yönetiminin öğrenciye bu durumla ilgili ailesine bilgi verileceğini bildirdiği ileri sürülüyor.

İlköğretim okulunda gerçekleşen olay iddiaya göre şöyle gelişti; Öğretmenler sabah saatlerinde okulda arama yaptı. Öğrencileri zararlı maddelerden uzak tutmak amacıyla yapılan aramada 14 yaşındaki B. M.’nin çantasında okula sokulması yasak olan cep telefonu bulundu.

Cep telefonuna el konuldu

Genç kızın telefonuna el koyan öğretmeni, ailesine haber vereceğini söyledi. Dersin bitmesinin ardından bahçeye çıkan öğrenciler büyük şok yaşadı. Bilize, bahçedeki öğrencilerin gözü önünde dördüncü kattaki pencereden kendisini bırakarak beton zemine düştü.

Hastaneye kaldırıldı

Kanlar içerisinde kalan genç kız hemen öğretmenleri tarafından hastaneye kaldırıldı. 14 yaşındaki kız öğrencinin durumunun ağır yoğun bakım servisinde müdühale edildiği öğrenildi.

Olay sırasında bahçede olduklarını söyleyen öğrenciler ‘Bahçedeyken yukarıdan bir şeyin düştüğünü gördük. Arkamızı döndüğümüzde kız kanlar içerisindeydi. Hepimiz ağladık’ şeklinde konuştu.

Okul yönetimi konuşmuyor, veliler öğrencilerini konuşturmuyor

Okul yönetimi habercilerin sorularına yanıtlamayı reddetti, bu konuda bir açıklama da yapmayacaklarını bildirdi. Öte yandan bazı velilerin de gazetecilerle konuşan öğrencileri azarlayarak uzaklaştırdığı gözlendi.

> İstanbul’da ilköğretimde şoke eden olay

İstanbul’da Esenler’deki bir okulda yasak madde araması yapıldıktan sonra kendisini 4. Kattan aşağıya atan kız öğrenci ağır yaralandı. Yapılan aramada kız öğrencinin çantasından cep telefonu çıktığı öğrenildi

B.M adlı kız öğrenci Esenler'deki okulunun 4 kat penceresinden atlayarak ağır yaralandı. Olaya tanık olan öğrencilerin anlattığına göre B.M okulda yapılan "yasak madde" aramasından sonra pencereden atladı. Bu aramada B.M'nin çantasından cep telefonu çıktığı, okul yönetiminin öğrenciye bu durumla ilgili ailesine bilgi verileceğini bildirdiği ileri sürülüyor.

İlköğretim okulunda gerçekleşen olay iddiaya göre şöyle gelişti; Öğretmenler sabah saatlerinde okulda arama yaptı. Öğrencileri zararlı maddelerden uzak tutmak amacıyla yapılan aramada 14 yaşındaki B. M.’nin çantasında okula sokulması yasak olan cep telefonu bulundu.

Cep telefonuna el konuldu

Genç kızın telefonuna el koyan öğretmeni, ailesine haber vereceğini söyledi. Dersin bitmesinin ardından bahçeye çıkan öğrenciler büyük şok yaşadı. Bilize, bahçedeki öğrencilerin gözü önünde dördüncü kattaki pencereden kendisini bırakarak beton zemine düştü.

Hastaneye kaldırıldı

Kanlar içerisinde kalan genç kız hemen öğretmenleri tarafından hastaneye kaldırıldı. 14 yaşındaki kız öğrencinin durumunun ağır yoğun bakım servisinde müdühale edildiği öğrenildi.

Olay sırasında bahçede olduklarını söyleyen öğrenciler ‘Bahçedeyken yukarıdan bir şeyin düştüğünü gördük. Arkamızı döndüğümüzde kız kanlar içerisindeydi. Hepimiz ağladık’ şeklinde konuştu.

Okul yönetimi konuşmuyor, veliler öğrencilerini konuşturmuyor

Okul yönetimi habercilerin sorularına yanıtlamayı reddetti, bu konuda bir açıklama da yapmayacaklarını bildirdi. Öte yandan bazı velilerin de gazetecilerle konuşan öğrencileri azarlayarak uzaklaştırdığı gözlendi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Aralık 2012 16:58

Gösterim: 1630

Bakan Dinçer, ''Öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Okul yetkililerinden gelen davet üzerine Özel Pangaltı Ermeni İlkokulu, Ortaokulu ve Lisesi'ne yaptığı ziyarette, kamu hizmetlerini tasarlarken vatandaşlar için en iyi olanın devlet tarafından bilinerek, hangi kesimden olursa olsun onların isteği ve ihtiyacının ön planda tutulduğunu anlatarak, bir toplumda barışçıl bir iklim oluşturmanın, toplum içerisinde insanların kardeşçe ve birbirlerine saygı duyarak yaşamasının şartının demokrasiyi artırmak olduğunu dile getirdi.

Bakan Dinçer, artık okullarda öğrencilerin kendi dinini serbestçe öğrenebildiğini dile getirerek, ''Biz, öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz. Bunu Hristiyan, Müslüman ve Musevi çocuklara da yapacağız. Herkesin kendi dinini kendi kaynaklarından öğrenmelerini sağlayacağız. Neden bunları gizli saklı yapalım, bu konularda endişe edelim ki?'' diye konuştu.

Dinçer, ''Her birimizin daha kardeşçe, daha yan yana bir ortamda yaşayacağı bir yaşam kalitesine iyi eğitimle ulaşacağız'' dedi.

LYS ve YGS'de din kültürü ve ahlak bilgisi konularından soruların yer alması konusuna da değinen Dinçer, zaten önceki yıllarda felsefe başlığı altında 2 veya 3 soru sorulduğunu, yetkililerden aldığı bilgiye göre bu sayının 4 veya 5'e çıkacağını, azınlıkların bu sorulardan muaf tutulacağını aktardı.

Bakan Dinçer, tartışmaların bilgi kirliliğinden kaynaklandığını belirterek, ''Siz almadığınız bir dersten dolayı dezavantajlı duruma asla gelmezsiniz, endişe etmeyin, asla tedirginlik duymayın. Sizin kendi aldığınız alternatif bilgilerden sorular sorulur. Biz yıllardır SBS imtihanlarında bunu yapıyorduk zaten'' ifadelerini kullandı.

> Dinçer: Herkes kendi dinini öğrenebilecek

Bakan Dinçer, ''Öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Okul yetkililerinden gelen davet üzerine Özel Pangaltı Ermeni İlkokulu, Ortaokulu ve Lisesi'ne yaptığı ziyarette, kamu hizmetlerini tasarlarken vatandaşlar için en iyi olanın devlet tarafından bilinerek, hangi kesimden olursa olsun onların isteği ve ihtiyacının ön planda tutulduğunu anlatarak, bir toplumda barışçıl bir iklim oluşturmanın, toplum içerisinde insanların kardeşçe ve birbirlerine saygı duyarak yaşamasının şartının demokrasiyi artırmak olduğunu dile getirdi.

Bakan Dinçer, artık okullarda öğrencilerin kendi dinini serbestçe öğrenebildiğini dile getirerek, ''Biz, öğrencilerin kendi dinlerine dair inanç sistemlerini en doğru bir şekilde öğrenmeleri için okullarda çaba sarf edeceğiz. Bu, bizim esas görevimiz, misyonumuz. Bunu Hristiyan, Müslüman ve Musevi çocuklara da yapacağız. Herkesin kendi dinini kendi kaynaklarından öğrenmelerini sağlayacağız. Neden bunları gizli saklı yapalım, bu konularda endişe edelim ki?'' diye konuştu.

Dinçer, ''Her birimizin daha kardeşçe, daha yan yana bir ortamda yaşayacağı bir yaşam kalitesine iyi eğitimle ulaşacağız'' dedi.

LYS ve YGS'de din kültürü ve ahlak bilgisi konularından soruların yer alması konusuna da değinen Dinçer, zaten önceki yıllarda felsefe başlığı altında 2 veya 3 soru sorulduğunu, yetkililerden aldığı bilgiye göre bu sayının 4 veya 5'e çıkacağını, azınlıkların bu sorulardan muaf tutulacağını aktardı.

Bakan Dinçer, tartışmaların bilgi kirliliğinden kaynaklandığını belirterek, ''Siz almadığınız bir dersten dolayı dezavantajlı duruma asla gelmezsiniz, endişe etmeyin, asla tedirginlik duymayın. Sizin kendi aldığınız alternatif bilgilerden sorular sorulur. Biz yıllardır SBS imtihanlarında bunu yapıyorduk zaten'' ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Aralık 2012 23:15

Gösterim: 1421

Time dergisinin her yıl düzenlediği yılın kişisi anketi sonuçları açıklandı. Dergi, 2012 yılının kişisi olarak, ikinci dönem için tekrar seçilen ABD Başkanı Barack Obama'yı seçti.

Dergi "Yeni Amerika'nın mimarı" başlığıyla yılın kişisini duyurduğu özel sayısında Obama'nın birçok yönden "yeni Amerika"nın 21. yüzyıldaki yüzü olduğunu belirtti.

Obama'nın siyasi bir figür olmaktan öte kültürel bir figür olduğu vurgulanarak, eşcinsellerin evlenmesine ve yasal izni olmayan göçmenlerin çalışmasına hoşgörüyle baktığı kaydedildi.

Haberde, Obama'nın işsizlik oranının yüksekliğine karşı önemli bir oy oranıyla tekrar seçildiğine işaret edilerek, "Biz tarihi ve demografik bir değişim döneminin içindeyiz. Obama bu değişimin hem sembolü hem de bazı yönlerden bu yeni Amerika'nın mimarı" ifadeleri kullanıldı.

Dergi, Pakistanlı kızların okula gidebilmesi için yapılan çalışmaların öncüsü Malala Yusufzay, Apple şirketinin üst yöneticisi Tim Cook, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve bilim adamı Fabiola Gianotti'yi de yılın kişileri arasında gösterdi.

> Time Dergisi ‘Yılın Kişisi’ni açıkladı

Time dergisinin her yıl düzenlediği yılın kişisi anketi sonuçları açıklandı. Dergi, 2012 yılının kişisi olarak, ikinci dönem için tekrar seçilen ABD Başkanı Barack Obama'yı seçti.

Dergi "Yeni Amerika'nın mimarı" başlığıyla yılın kişisini duyurduğu özel sayısında Obama'nın birçok yönden "yeni Amerika"nın 21. yüzyıldaki yüzü olduğunu belirtti.

Obama'nın siyasi bir figür olmaktan öte kültürel bir figür olduğu vurgulanarak, eşcinsellerin evlenmesine ve yasal izni olmayan göçmenlerin çalışmasına hoşgörüyle baktığı kaydedildi.

Haberde, Obama'nın işsizlik oranının yüksekliğine karşı önemli bir oy oranıyla tekrar seçildiğine işaret edilerek, "Biz tarihi ve demografik bir değişim döneminin içindeyiz. Obama bu değişimin hem sembolü hem de bazı yönlerden bu yeni Amerika'nın mimarı" ifadeleri kullanıldı.

Dergi, Pakistanlı kızların okula gidebilmesi için yapılan çalışmaların öncüsü Malala Yusufzay, Apple şirketinin üst yöneticisi Tim Cook, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve bilim adamı Fabiola Gianotti'yi de yılın kişileri arasında gösterdi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 19 Aralık 2012 16:23

Gösterim: 1713


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.