Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
8. sınıf Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 9 Haziran'da yapılacak. Ortaöğretime Yerleştirme Puanları (OYP), açıklandıktan sonra tercih ve yerleştirme işlemleri süreci başlayacak.
Tercih kılavuzunda yer almak isteyen özel okul müdürlüklerinin de giriş yapması gerekiyor. İşlemler yarın başlayacak 15 Haziran'a kadar sürecek. 2012 Ortaöğretim Kurumları’na Geçiş Sistemi Tercih ve Yerleştirme e- Kılavuzu ile birlikte okul kontenjan sayıları da ilan edilecek. Bu nedenle yeni okul eklenmesi ya da ilan edilen kontenjan sayılarında değişiklik yapılması mümkün olmayacak.
Okul Kontenjan Girişi: 8-15 Haziran
İlçe kontenjan kontrol ve onayı: 18-19 Haziran
İl kontenjan kontrol ve onayı: 20-22 Haziran
Bakanlık kontrol ve onayı: 25-29 Haziran
OYP ve SBS sonuç ilanı: 12 Temmuz
(hürriyeteğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
8. sınıf Seviye Belirleme Sınavı (SBS), 9 Haziran'da yapılacak. Ortaöğretime Yerleştirme Puanları (OYP), açıklandıktan sonra tercih ve yerleştirme işlemleri süreci başlayacak.
Tercih kılavuzunda yer almak isteyen özel okul müdürlüklerinin de giriş yapması gerekiyor. İşlemler yarın başlayacak 15 Haziran'a kadar sürecek. 2012 Ortaöğretim Kurumları’na Geçiş Sistemi Tercih ve Yerleştirme e- Kılavuzu ile birlikte okul kontenjan sayıları da ilan edilecek. Bu nedenle yeni okul eklenmesi ya da ilan edilen kontenjan sayılarında değişiklik yapılması mümkün olmayacak.
Okul Kontenjan Girişi: 8-15 Haziran
İlçe kontenjan kontrol ve onayı: 18-19 Haziran
İl kontenjan kontrol ve onayı: 20-22 Haziran
Bakanlık kontrol ve onayı: 25-29 Haziran
OYP ve SBS sonuç ilanı: 12 Temmuz
(hürriyeteğitim)
Son Güncelleme: Cuma, 08 Haziran 2012 09:42
Gösterim: 2465
“Liderlerin Oyunu” münazara, Türkiye Münazara Ligi kapsamında Şampiyonunu belirledi.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin münazara kültürünü ve eğitimini yaymak amacıyla düzenlediği 3. Türkiye Münazara Ligi 2012 final turnuvası 18 Mayıs 2012 Cuma günü Özyeğin Üniversitesi’nin Çekmeköy Kampüsünde gerçekleştirdi. Turnuva’da Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi, 3. Türkiye Münazara Ligi’nin Şampiyonu oldu.
* Özel Açı Lisesi * Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
* Özel Amerikan Robert Lisesi * Gaziantep Koleji Vakfı Özel Lisesi
* Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi * Özel İçel Koleji Mersin
* Özel Çakabey Lisesi İzmir * İstanbul Erkek Lisesi
( * Okullar alfabetik olarak sıralanmıştır.)
olmak üzere 8 okulumuzun katılımıyla başlayan çeyrek final sonrası yapılan yarı finalde Gaziantep Kolej Vakfı Özel Lisesi’ni eleyen Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi ile Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ni eleyen Özel Amerikan Robert Lisesi karşılaştılar.
Öğrenciler büyük finalde “Mahkemelerde Zaman Aşımı Kaldırılmalıdır” konusunu tartıştılar. Finalin sonucunda Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi kupayı evine götürdü. Turnuva’da bireysel olarak en iyi konuşmacı Özel Amerikan Robert Lisesi’nden Kaan Ülgen oldu.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, Başkan Yardımcısı Yusuf Tavukçuoğlu, Genel Sekreter Nurullah Dal, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Jale Onur ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut’un katılımıyla gerçekleşen 3. TÜRKİYE MÜNAZARA LİGİ 2012 final turnuvasında başarı gösteren tüm öğrencilerimizi, Şampiyon olan Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi’ni, öğrencilerini ve öğretmenlerini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.
3. TÜRKİYE MÜNAZARA LİGİ SONUÇLARI
2012 ŞAMPİYONU : Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
Öğrenciler ; Beritan Zorkun Arık, Ali Ulaş Dal, Cihan Aksu,
Dicle İnci, Elif Arat
Öğretmenler; İsmet Dişli, Deniz Şahin
2012 EN İYİ KONUŞMAC : Kaan Ülgen
Özel Amerikan Robert Lisesi
2012 EN İYİ 2.KONUŞMACI : Beritan Zorkun Arık
Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
2012 EN İYİ 3.KONUŞMACI : Naz Üstenci
Özel Marmara Koleji
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
“Liderlerin Oyunu” münazara, Türkiye Münazara Ligi kapsamında Şampiyonunu belirledi.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği’nin münazara kültürünü ve eğitimini yaymak amacıyla düzenlediği 3. Türkiye Münazara Ligi 2012 final turnuvası 18 Mayıs 2012 Cuma günü Özyeğin Üniversitesi’nin Çekmeköy Kampüsünde gerçekleştirdi. Turnuva’da Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi, 3. Türkiye Münazara Ligi’nin Şampiyonu oldu.
* Özel Açı Lisesi * Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
* Özel Amerikan Robert Lisesi * Gaziantep Koleji Vakfı Özel Lisesi
* Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi * Özel İçel Koleji Mersin
* Özel Çakabey Lisesi İzmir * İstanbul Erkek Lisesi
( * Okullar alfabetik olarak sıralanmıştır.)
olmak üzere 8 okulumuzun katılımıyla başlayan çeyrek final sonrası yapılan yarı finalde Gaziantep Kolej Vakfı Özel Lisesi’ni eleyen Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi ile Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ni eleyen Özel Amerikan Robert Lisesi karşılaştılar.
Öğrenciler büyük finalde “Mahkemelerde Zaman Aşımı Kaldırılmalıdır” konusunu tartıştılar. Finalin sonucunda Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi kupayı evine götürdü. Turnuva’da bireysel olarak en iyi konuşmacı Özel Amerikan Robert Lisesi’nden Kaan Ülgen oldu.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, Başkan Yardımcısı Yusuf Tavukçuoğlu, Genel Sekreter Nurullah Dal, Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Jale Onur ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut’un katılımıyla gerçekleşen 3. TÜRKİYE MÜNAZARA LİGİ 2012 final turnuvasında başarı gösteren tüm öğrencilerimizi, Şampiyon olan Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi’ni, öğrencilerini ve öğretmenlerini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.
3. TÜRKİYE MÜNAZARA LİGİ SONUÇLARI
2012 ŞAMPİYONU : Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
Öğrenciler ; Beritan Zorkun Arık, Ali Ulaş Dal, Cihan Aksu,
Dicle İnci, Elif Arat
Öğretmenler; İsmet Dişli, Deniz Şahin
2012 EN İYİ KONUŞMAC : Kaan Ülgen
Özel Amerikan Robert Lisesi
2012 EN İYİ 2.KONUŞMACI : Beritan Zorkun Arık
Özel Fenerbahçe Spor Kulübü Anadolu Lisesi
2012 EN İYİ 3.KONUŞMACI : Naz Üstenci
Özel Marmara Koleji
Son Güncelleme: Pazartesi, 21 May 2012 14:15
Gösterim: 2620
Özel okulların, 4+4+4'ün içinde "İkinci dört yılın başında (ortaokul öncesi) hazırlık sınıfı açılmalı" olmalı önerisi eğitimciler ve sendikalar tarafından olumlu karşılanıyor. Ancak, iyi düşünülmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.
Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim yasası Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandı ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Başından beri birçok tartışmaya neden olan 4+4+4 ile ilgili öneriler ise devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği tarafından 4+4+4 yasası ile ilgili olarak 60 özel okul yöneticisiyle bir toplantı düzenlendi. Toplantı sonucunda ise Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan önerilerini açıkladı.
Öneriler arasında en dikkat çeken madde ise "İkinci dört yılın başında (ortaokul öncesi) hazırlık sınıfı açılmalı" oldu. Önerinin içeriğini açıklayan Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, bu madde ile yabancı dil ağırlıklı bir eğitimi kast ettiklerini söyledi. Özel okulların bu önerisini ise eğitimcilere ve sendika başkanlarına sorduk. Genellikle bu öneriye sıcak bakmakla birlikte pedagojik altyapısının iyi planlanması gerektiğini söylediler. Bu öneri hayata geçerse ve yabancı dil eğitimi temeline dayanırsa öğrencilere olumlu katkılarda bulunacağını düşünen de var, tereddüt eden de.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk öneriyi, "Çocukların yabancı dil iştahını kabartır" diye yorumlarken, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Gök, pedagojik altyapısının iyi hazırlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay ise, daha önceki uygulamaları dikkate alarak, "Sadece yabancı dil olursa öğrenci diğer derslerden kopuyor, ama müfredat da uygulanırsa sorun olmaz" diyor.
EĞİTİMCİLERİN VE SENDİKA BAŞKANLARININ GÖRÜŞLERİ ŞÖYLE:
Öğrencilerin iştahını kabartır
Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk: Teklifleri verirken öğretmen dengesi de gözetilmeli. 5'inci sınıflara sınıf öğretmeni giriyor. Tamamen sınıf öğretmenlerinden alırlarsa 50 binden fazla norm fazlası olur. 5'inci sınıftan önce hazırlık sınfı olmasına MEB bir karar verilmeli. İkinci dört yılın sonunda bir hazırlık sınıfı olabilir. Sayın Milli Eğitim Bakanı daha önce açıkladı ve 5'inci sınıflara sınıf öğretmenlerinin gireceğini söyledi. Böyle olursa o bütünlüğü bozmamak lazım, 5 ile 6 arasına hazırlık sınıfı koymak lazım. Bir hazırlık sınıfı olmalı. Çünkü biz yıllardır çocuklarımıza iyi bir yabancı dil öğretememekten şikayet ediyoruz, böyle bir hazırlık sınıfı yabancı dil eğitimi için çocukların iştahını kabartabilir.
Pedagojik altyapısı hazırlanmalı
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Gök: Yeni yasada zaten bir karışıklık var. Bunlar çok ciddi işler. Aynen hükümetin bir acele yangından mal kaçırır gibi bu yasayı çıkarmasına benzer bir şekilde bir hazırlık sınıfı önerilmesi gibi durumları gayri ciddi buluyorum. Bilimsel hazırlık mı olmalı yoksa yabacı dil ağırlıklı mı? Bunlar tartışılmalı ve pedogojik altyapısı hazırlanmalı.
Çocuk müfredattan kopmamalı
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay: Yabancı dil eğitimi olursa, olumsuz bir durum değil. Ama bu tür uygulamalar eskiden de yapılıyordu. Öğrenci bir yıl boyunca sadece dil eğitimi alıyordu. Ancak, o zaman da müfredattan kopuyor öğrenci. Şimdi 4'üncü sınıftan mezun olan öğrenci ortaokula 5'inci sınıftan devam edecek. Eğer araya bir yıl yabancı dil hazırlık girerse ve sadece yabancı dil okutulursa öğrenci müfredattan kopar. Ama diğer temel dersler de devam ederse bir sorun olmayabilir. Yani çocuk müfredattan kopmamalı.
(hürriyet eğitim)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Özel okulların, 4+4+4'ün içinde "İkinci dört yılın başında (ortaokul öncesi) hazırlık sınıfı açılmalı" olmalı önerisi eğitimciler ve sendikalar tarafından olumlu karşılanıyor. Ancak, iyi düşünülmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.
Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen yeni eğitim yasası Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylandı ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Başından beri birçok tartışmaya neden olan 4+4+4 ile ilgili öneriler ise devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği tarafından 4+4+4 yasası ile ilgili olarak 60 özel okul yöneticisiyle bir toplantı düzenlendi. Toplantı sonucunda ise Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan önerilerini açıkladı.
Öneriler arasında en dikkat çeken madde ise "İkinci dört yılın başında (ortaokul öncesi) hazırlık sınıfı açılmalı" oldu. Önerinin içeriğini açıklayan Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan, bu madde ile yabancı dil ağırlıklı bir eğitimi kast ettiklerini söyledi. Özel okulların bu önerisini ise eğitimcilere ve sendika başkanlarına sorduk. Genellikle bu öneriye sıcak bakmakla birlikte pedagojik altyapısının iyi planlanması gerektiğini söylediler. Bu öneri hayata geçerse ve yabancı dil eğitimi temeline dayanırsa öğrencilere olumlu katkılarda bulunacağını düşünen de var, tereddüt eden de.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk öneriyi, "Çocukların yabancı dil iştahını kabartır" diye yorumlarken, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Gök, pedagojik altyapısının iyi hazırlanması gerektiğinin altını çiziyor.
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay ise, daha önceki uygulamaları dikkate alarak, "Sadece yabancı dil olursa öğrenci diğer derslerden kopuyor, ama müfredat da uygulanırsa sorun olmaz" diyor.
EĞİTİMCİLERİN VE SENDİKA BAŞKANLARININ GÖRÜŞLERİ ŞÖYLE:
Öğrencilerin iştahını kabartır
Türk Eğitim-Sen Başkanı İsmail Koncuk: Teklifleri verirken öğretmen dengesi de gözetilmeli. 5'inci sınıflara sınıf öğretmeni giriyor. Tamamen sınıf öğretmenlerinden alırlarsa 50 binden fazla norm fazlası olur. 5'inci sınıftan önce hazırlık sınfı olmasına MEB bir karar verilmeli. İkinci dört yılın sonunda bir hazırlık sınıfı olabilir. Sayın Milli Eğitim Bakanı daha önce açıkladı ve 5'inci sınıflara sınıf öğretmenlerinin gireceğini söyledi. Böyle olursa o bütünlüğü bozmamak lazım, 5 ile 6 arasına hazırlık sınıfı koymak lazım. Bir hazırlık sınıfı olmalı. Çünkü biz yıllardır çocuklarımıza iyi bir yabancı dil öğretememekten şikayet ediyoruz, böyle bir hazırlık sınıfı yabancı dil eğitimi için çocukların iştahını kabartabilir.
Pedagojik altyapısı hazırlanmalı
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Gök: Yeni yasada zaten bir karışıklık var. Bunlar çok ciddi işler. Aynen hükümetin bir acele yangından mal kaçırır gibi bu yasayı çıkarmasına benzer bir şekilde bir hazırlık sınıfı önerilmesi gibi durumları gayri ciddi buluyorum. Bilimsel hazırlık mı olmalı yoksa yabacı dil ağırlıklı mı? Bunlar tartışılmalı ve pedogojik altyapısı hazırlanmalı.
Çocuk müfredattan kopmamalı
Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay: Yabancı dil eğitimi olursa, olumsuz bir durum değil. Ama bu tür uygulamalar eskiden de yapılıyordu. Öğrenci bir yıl boyunca sadece dil eğitimi alıyordu. Ancak, o zaman da müfredattan kopuyor öğrenci. Şimdi 4'üncü sınıftan mezun olan öğrenci ortaokula 5'inci sınıftan devam edecek. Eğer araya bir yıl yabancı dil hazırlık girerse ve sadece yabancı dil okutulursa öğrenci müfredattan kopar. Ama diğer temel dersler de devam ederse bir sorun olmayabilir. Yani çocuk müfredattan kopmamalı.
(hürriyet eğitim)
Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Nisan 2012 12:09
Gösterim: 3077
Devletin özel okullara teşvik vereceğini açıklamasını, okullaşma oranı yüzde 3 civarında seyreden özel eğitim kurumları açısından son derece olumlu bir adım olarak değerlendiren Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, 1500 TL teşvikin başlangıç için iyi bir rakam olduğunu düşünüyor.
Gülan, bu desteğin büyük şehirler dışında öğrenci sayısını ikiye katlayacağını, büyük şehirlerde ise veliye rahat nefes aldıracağını vurgulayarak, “Tüm gelişmiş ülkelerde bu tarz katkılar var. Örneğin Amerika Houston’da öğrenci başına destek 8 bin ABD Doları seviyesinde. Bu destek 5-8 bin TL’ler seviyesine çıkarsa öğrenci oranı kısa vadede %10’lara öğretmen sayısı da 150 binlere yükselebilir” diye konuşuyor.
Öncelikle Türkiye’de özel okul işletmeciliğinin bugün itibariyle ulaştığı konum ve büyüklük hakkında bilgi verir misiniz?
Şu an için özel okul sektöründe 3 bin 600 civarında özel okul bulunuyor, bu okullarda yaklaşık 495 bin öğrenci öğrenim görürken, 59 bin öğretmen de görev yapıyor. Kesin olmamakla birlikte yıllık işlem hacmi 5-6 milyar TL civarında... Öğrenci sayısı açısından özel okullaşma oranı ise %3 civarında seyrediyor.
Türkiye’deki özel okul sektörünü Avrupa ile kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
Öğrenci sayısı açısından bakıldığında 495 bin öğrenci, bazı Avrupa ülkelerinin toplam öğrenci sayısından bile fazla! Ancak %3 okullaşma oranı gelişmiş ülkeler ortalaması olan % 25’in çok gerisinde yer alıyor. Bunu ancak ülkenin ekonomik göstergeleri ve toplumun eğitime yönelik verdiği önemle açıklayabiliriz. Birleşmeler sağlıklı ortamlar ve şartlarda gerçekleşiyorsa ekonomik dayanma gücü kazanma anlamında önemlidir. Ancak dernek olarak eğitimin kişiye özel ve son derece önemli bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle sağlıksız zincirleşmelere ve yurtdışından kar amaçlı geldiğini düşündüğümüz yabancı yatırımlara tedbirli yaklaşmaktayız.
MEVCUT OKULLAR REKABET EDEMEYEREK KAPANABİLİR
Başbakan Erdoğan’ın, dershaneleri kaldırıp, özel okulları teşvik edeceklerini açıklamasından sonra harekete geçen MEB ve Maliye Bakanlığı, ‘Özel Eğitim Kurumlarına Teşvik Yasası’nın taslağını hazırladı. Bu önemli adıma yönelik görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Bugün özel okullar yarı kapasite ile çalışıyor. Yani özel okulların yarısı boş! Hal böyleyken dershanelerin özel okula dönüşmesi pek mümkün gözükmüyor. Ayrıca dershanelere olan ihtiyaç ortadan kalkmadan dershaneler kapanmaz veya dönüşmez. Bunun dışında mevcut okullar çok büyük sıkıntı içindeyken yeni açılacak okullara 5. bölge teşvikleri verilmesi de sağlıklı değil. Bu durumda ya mevcut okullar rekabet edemeyerek kapanacak ya da yeni açılanlarda dahil tüm okullar sıkıntı çekecek. Bu anlamda özel okulda okuyacak öğrenci ailelerine 1500 TL destek verilmesi öncelikle uygulamaya alınması gereken teşviktir.
ÖZEL OKULCULUK ‘MARKETÇİLİK’ ANLAYIŞI İLE BÜYÜMEMELİ
Özel okulların eğitimden aldığı payın üç yıl içinde en az ikiye katlanacağı öngörülürken, bu kapsamda özel sermaye fonlarının da bu alana ilgisinin artacağı tahmin ediliyor. Sizce sektördeki yabancı sermayenin artışı beraberinde hangi artıları/eksileri getirir?
Yatırım teşvikleri ile birlikte yabancı sermaye ve zincirler daha güçlü duruma gelerek mevcut küçük okulların ortadan kalkmasına neden olabilirler. Dolayısı ile özel öğretimde yerli sermaye payı yabancı sermayeye doğru kayabilir. Eğitimde tekelleşmeler, yabancı sermayenin payının artması ile ilgili stratejik kararlar daha ziyade Bakanlığın ve Hükümetin dikkatle takip etmesi gereken konulardır. Bize düşen eğitimde kişiye özel yaklaşımın önemli olduğu ilkesi ile mevcut okulların rekabet gücünü artırarak korumak ve toplumu bilinçlendirmek... Temelde eğitimin marketçilik veya fast food zincirleri ile paralellik göstermediğini savunup zincirleşmenin de isim satma ile değil, kendilerinin yeni okullar kurması ile büyümesini savunmaktayız.
Özel okulların kısa, orta ve uzun vadeli yol haritası hangi başlıklardan oluşuyor?
Sektör, kısa vadede değişen kanun ve yönetmeliklerin bir eğitim reformu haline gelmesi için çalışmalar yapacak. Orta vadede okulların eğitim yönlerini güçlendirmenin yanında ekonomik yapılarını da güçlendirme çalışmalarına devam edilecek. Uzun vadede, yani 2023 ve ötesi için amacımız özel okulculuktan ziyade Türkiye’nin dünyadaki en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesi için eğitim desteğinin sağlanmasıdır.
1+5+3+4’Ü DE TALEP EDEBİLİRDİK!
4+4+4 uygulamasının özel okullara yönelik yansımaları sizce nasıl olacak?
4+4+4, geçmişte de eğitim “8 yıl zorunlu ama kesintili olmalı” diyen bir dernek açısından beklenen bir sonuç... Ancak eğitimin kesintilerinden ve kesintilerin rastladığı yıllardan çok program bütünlüğü ve müfredat önem taşıyor. Örneğin bize kalsa 1+5+3+4 talep edebilir, isteyen okullar hazırlık açsınlar diyebilir ve birinci sınıfa 72 ayını dolduran çocuklar gitsin isteyebilirdik. Şimdi talep ve görüşlerimizi de ileterek yönetmeliklerin oluşmasını beklemek ve sistemi her yıl geri beslemelerle güçlendirmek durumundayız.
YAPILAN YANLIŞLAR TÜM SEKTÖRE MAL EDİLMESİN
Rekabete katılmak için küçük okulların birleşerek zincir okullar haline geleceği veya büyük zincirlerin küçük okulları alacağı öngörülüyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Şu ana kadar zincirler genellikle zayıflayan okulları alarak veya isim satarak büyümesini sürdürüyor. Çok az sayıda arazi ve bina yatırımı yapılırken, genellikle kiralama yöntemi seçiliyor. Bu hareket tarzı, yatırımın hızlı büyümesi ile açıklanabileceği gibi yatırımın kısa sürede el değiştirerek kâr etme amacında olması gibi de yorumlanabilir. Dolayısı ile sonucu zaman gösterecek.
Dernek bünyesindeki bağımsız okulların da en azından reklam, tanıtım, öğrenci bulma, hizmet içi eğitim, ölçme değerlendirme, soru bankası, yönetim programları, satın alma gibi konularda zincir benzeri yapı oluşturma beklentileri bulunuyor. Dernek yönetimi bu konuda yasal zemin araştırması yapıyor. Benim şahsi görüşüm ise okullardaki zincirleşme durumunun market-bakkal örneğine pek benzemeyeceği yönünde... Zincirlerin kaliteli eğitim veren kurumlarla uzun vadede rekabet edemeyeceğini ama kısa vadede ciddi zarar vereceğini düşünmekteyim. En üzücü olan ise kısa vadede verilen bu zarar tüm özel okulculuğa mal edilebilir. Yani yapılan yanlışlar, her özel okulda varmış gibi düşünülebilir.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Devletin özel okullara teşvik vereceğini açıklamasını, okullaşma oranı yüzde 3 civarında seyreden özel eğitim kurumları açısından son derece olumlu bir adım olarak değerlendiren Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, 1500 TL teşvikin başlangıç için iyi bir rakam olduğunu düşünüyor.
Gülan, bu desteğin büyük şehirler dışında öğrenci sayısını ikiye katlayacağını, büyük şehirlerde ise veliye rahat nefes aldıracağını vurgulayarak, “Tüm gelişmiş ülkelerde bu tarz katkılar var. Örneğin Amerika Houston’da öğrenci başına destek 8 bin ABD Doları seviyesinde. Bu destek 5-8 bin TL’ler seviyesine çıkarsa öğrenci oranı kısa vadede %10’lara öğretmen sayısı da 150 binlere yükselebilir” diye konuşuyor.
Öncelikle Türkiye’de özel okul işletmeciliğinin bugün itibariyle ulaştığı konum ve büyüklük hakkında bilgi verir misiniz?
Şu an için özel okul sektöründe 3 bin 600 civarında özel okul bulunuyor, bu okullarda yaklaşık 495 bin öğrenci öğrenim görürken, 59 bin öğretmen de görev yapıyor. Kesin olmamakla birlikte yıllık işlem hacmi 5-6 milyar TL civarında... Öğrenci sayısı açısından özel okullaşma oranı ise %3 civarında seyrediyor.
Türkiye’deki özel okul sektörünü Avrupa ile kıyasladığınızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?
Öğrenci sayısı açısından bakıldığında 495 bin öğrenci, bazı Avrupa ülkelerinin toplam öğrenci sayısından bile fazla! Ancak %3 okullaşma oranı gelişmiş ülkeler ortalaması olan % 25’in çok gerisinde yer alıyor. Bunu ancak ülkenin ekonomik göstergeleri ve toplumun eğitime yönelik verdiği önemle açıklayabiliriz. Birleşmeler sağlıklı ortamlar ve şartlarda gerçekleşiyorsa ekonomik dayanma gücü kazanma anlamında önemlidir. Ancak dernek olarak eğitimin kişiye özel ve son derece önemli bir konu olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle sağlıksız zincirleşmelere ve yurtdışından kar amaçlı geldiğini düşündüğümüz yabancı yatırımlara tedbirli yaklaşmaktayız.
MEVCUT OKULLAR REKABET EDEMEYEREK KAPANABİLİR
Başbakan Erdoğan’ın, dershaneleri kaldırıp, özel okulları teşvik edeceklerini açıklamasından sonra harekete geçen MEB ve Maliye Bakanlığı, ‘Özel Eğitim Kurumlarına Teşvik Yasası’nın taslağını hazırladı. Bu önemli adıma yönelik görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Bugün özel okullar yarı kapasite ile çalışıyor. Yani özel okulların yarısı boş! Hal böyleyken dershanelerin özel okula dönüşmesi pek mümkün gözükmüyor. Ayrıca dershanelere olan ihtiyaç ortadan kalkmadan dershaneler kapanmaz veya dönüşmez. Bunun dışında mevcut okullar çok büyük sıkıntı içindeyken yeni açılacak okullara 5. bölge teşvikleri verilmesi de sağlıklı değil. Bu durumda ya mevcut okullar rekabet edemeyerek kapanacak ya da yeni açılanlarda dahil tüm okullar sıkıntı çekecek. Bu anlamda özel okulda okuyacak öğrenci ailelerine 1500 TL destek verilmesi öncelikle uygulamaya alınması gereken teşviktir.
ÖZEL OKULCULUK ‘MARKETÇİLİK’ ANLAYIŞI İLE BÜYÜMEMELİ
Özel okulların eğitimden aldığı payın üç yıl içinde en az ikiye katlanacağı öngörülürken, bu kapsamda özel sermaye fonlarının da bu alana ilgisinin artacağı tahmin ediliyor. Sizce sektördeki yabancı sermayenin artışı beraberinde hangi artıları/eksileri getirir?
Yatırım teşvikleri ile birlikte yabancı sermaye ve zincirler daha güçlü duruma gelerek mevcut küçük okulların ortadan kalkmasına neden olabilirler. Dolayısı ile özel öğretimde yerli sermaye payı yabancı sermayeye doğru kayabilir. Eğitimde tekelleşmeler, yabancı sermayenin payının artması ile ilgili stratejik kararlar daha ziyade Bakanlığın ve Hükümetin dikkatle takip etmesi gereken konulardır. Bize düşen eğitimde kişiye özel yaklaşımın önemli olduğu ilkesi ile mevcut okulların rekabet gücünü artırarak korumak ve toplumu bilinçlendirmek... Temelde eğitimin marketçilik veya fast food zincirleri ile paralellik göstermediğini savunup zincirleşmenin de isim satma ile değil, kendilerinin yeni okullar kurması ile büyümesini savunmaktayız.
Özel okulların kısa, orta ve uzun vadeli yol haritası hangi başlıklardan oluşuyor?
Sektör, kısa vadede değişen kanun ve yönetmeliklerin bir eğitim reformu haline gelmesi için çalışmalar yapacak. Orta vadede okulların eğitim yönlerini güçlendirmenin yanında ekonomik yapılarını da güçlendirme çalışmalarına devam edilecek. Uzun vadede, yani 2023 ve ötesi için amacımız özel okulculuktan ziyade Türkiye’nin dünyadaki en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesi için eğitim desteğinin sağlanmasıdır.
1+5+3+4’Ü DE TALEP EDEBİLİRDİK!
4+4+4 uygulamasının özel okullara yönelik yansımaları sizce nasıl olacak?
4+4+4, geçmişte de eğitim “8 yıl zorunlu ama kesintili olmalı” diyen bir dernek açısından beklenen bir sonuç... Ancak eğitimin kesintilerinden ve kesintilerin rastladığı yıllardan çok program bütünlüğü ve müfredat önem taşıyor. Örneğin bize kalsa 1+5+3+4 talep edebilir, isteyen okullar hazırlık açsınlar diyebilir ve birinci sınıfa 72 ayını dolduran çocuklar gitsin isteyebilirdik. Şimdi talep ve görüşlerimizi de ileterek yönetmeliklerin oluşmasını beklemek ve sistemi her yıl geri beslemelerle güçlendirmek durumundayız.
YAPILAN YANLIŞLAR TÜM SEKTÖRE MAL EDİLMESİN
Rekabete katılmak için küçük okulların birleşerek zincir okullar haline geleceği veya büyük zincirlerin küçük okulları alacağı öngörülüyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Şu ana kadar zincirler genellikle zayıflayan okulları alarak veya isim satarak büyümesini sürdürüyor. Çok az sayıda arazi ve bina yatırımı yapılırken, genellikle kiralama yöntemi seçiliyor. Bu hareket tarzı, yatırımın hızlı büyümesi ile açıklanabileceği gibi yatırımın kısa sürede el değiştirerek kâr etme amacında olması gibi de yorumlanabilir. Dolayısı ile sonucu zaman gösterecek.
Dernek bünyesindeki bağımsız okulların da en azından reklam, tanıtım, öğrenci bulma, hizmet içi eğitim, ölçme değerlendirme, soru bankası, yönetim programları, satın alma gibi konularda zincir benzeri yapı oluşturma beklentileri bulunuyor. Dernek yönetimi bu konuda yasal zemin araştırması yapıyor. Benim şahsi görüşüm ise okullardaki zincirleşme durumunun market-bakkal örneğine pek benzemeyeceği yönünde... Zincirlerin kaliteli eğitim veren kurumlarla uzun vadede rekabet edemeyeceğini ama kısa vadede ciddi zarar vereceğini düşünmekteyim. En üzücü olan ise kısa vadede verilen bu zarar tüm özel okulculuğa mal edilebilir. Yani yapılan yanlışlar, her özel okulda varmış gibi düşünülebilir.
Son Güncelleme: Çarşamba, 25 Nisan 2012 15:30
Gösterim: 7921
Rönesans Grubu TED ile anlaşarak 40 milyon dolara mal olacak bir okul yapıyor.
Türkiye ve Rusya’da bulunan yaklaşık 2 milyar dolarlık ticari gayrimenkul portföyüne sahip bir gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi olan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, bir ilki gerçekleştirerek, İstanbul Küçükyalı’daki yeni alış veriş, iş merkezi ve otel projesine okulu da dahil ediyor.
Rönesans Yönetim AŞ Genel Müdürü Süha Günel Adana Optimum Outlet Alışveriş Merkezi’nin 1. kuruluş yıl dönümü kutlamaları sırasında Adana’da yaptığı açıklamada, Rönesans Gayrimenkul’ün, alışveriş merkezi halkalarına İstanbul, Ankara ve Adana’dan sonra İzmir’i de ekleyerek, Türkiye’nin lokomotif kentlerinde yerini aldığını söyledi.
Günel, alışveriş merkezinden çok yaşam alanı inşa ettiklerine dikkati çekerek, "Bu kapsamda, Türk Eğitim Derneği ile de anlaşma yaptık. TED Rönesans Koleji'ni 2013-2014 eğitim öğretim yılına yetiştirmeye çalışacağız ve bu yatırım sosyal sorumluluk çerçevesinde gerçekleşecek, yaklaşık 40 milyon dolarlık bir projedir" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Rönesans Grubu TED ile anlaşarak 40 milyon dolara mal olacak bir okul yapıyor.
Türkiye ve Rusya’da bulunan yaklaşık 2 milyar dolarlık ticari gayrimenkul portföyüne sahip bir gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi olan Rönesans Gayrimenkul Yatırım, bir ilki gerçekleştirerek, İstanbul Küçükyalı’daki yeni alış veriş, iş merkezi ve otel projesine okulu da dahil ediyor.
Rönesans Yönetim AŞ Genel Müdürü Süha Günel Adana Optimum Outlet Alışveriş Merkezi’nin 1. kuruluş yıl dönümü kutlamaları sırasında Adana’da yaptığı açıklamada, Rönesans Gayrimenkul’ün, alışveriş merkezi halkalarına İstanbul, Ankara ve Adana’dan sonra İzmir’i de ekleyerek, Türkiye’nin lokomotif kentlerinde yerini aldığını söyledi.
Günel, alışveriş merkezinden çok yaşam alanı inşa ettiklerine dikkati çekerek, "Bu kapsamda, Türk Eğitim Derneği ile de anlaşma yaptık. TED Rönesans Koleji'ni 2013-2014 eğitim öğretim yılına yetiştirmeye çalışacağız ve bu yatırım sosyal sorumluluk çerçevesinde gerçekleşecek, yaklaşık 40 milyon dolarlık bir projedir" dedi.
Son Güncelleme: Pazar, 15 Nisan 2012 18:05
Gösterim: 3309

