‘Başarıyı sonuçlarla değil, öğrencinin gelişim yolculuğuyla değerlendiriyoruz’




Mehmet Tahir Altuğ - Girne Koleji Eğitim Direktörü

mehmet_tahir_altug‘Eğitimde başarı anlayışı değişiyor. Artık yalnızca yüksek puan alan değil; öğrenmeyi öğrenen, teknolojiyi doğru kullanan, eleştirel düşünebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler geleceğin başarılı insanları olarak görülüyor.’  

Haziran ayında ulusal sınavlar tamamlandı. Sınav sonuçları açısından kurumunuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Merkezi sınavlar eğitim sistemimizin önemli göstergelerinden biridir. Ancak biz Girne Koleji olarak başarıyı yalnızca açıklanan puanlarla değerlendirmiyoruz. Bizim için önemli olan; öğrencimizin yıl boyunca gösterdiği akademik gelişim, öğrenme alışkanlığı, problem çözme becerisi, sorumluluk bilinci ve hedeflerine ulaşma sürecidir. Bu yıl elde ettiğimiz sonuçlar, sistemli ve planlı çalışmanın doğal bir yansıması oldu. Öğrencilerimizin önemli bir bölümü hedefledikleri okullara yerleşebilecek başarı düzeyine ulaştı. Bu tablo, öğretmenlerimizin özverisi, velilerimizin desteği ve öğrencilerimizin kararlı çalışmasının ortak ürünüdür.

Lisede Fark Yaratan Eğitim Sistemimiz G-Level Up ile öğrencilerimizin akademik gelişimini düzenli olarak analiz ediyor, bireysel hedeflerini belirliyor, kişiye özel çalışma planları oluşturuyor ve gelişimlerini sürekli takip ediyoruz. Böylece her öğrencinin kendi potansiyelini en üst düzeye çıkarabileceği planlı bir öğrenme süreci oluşturuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gerçek başarı yalnızca iyi bir lise ya da üniversite kazanmak değildir. Asıl başarı; değişen dünyaya uyum sağlayabilen, öğrenmeye devam eden, üreten ve değer oluşturan bireyler yetiştirebilmektir. Bizim "Yeni Dünya İnsanının Başarı Yolculuğu" olarak tanımladığımız yaklaşım tam da bu anlayış üzerine kuruludur.


SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI
Kurum olarak sınav başarılarını nasıl ödüllendiriyorsunuz? Okulunuzun burs politikası hangi temel amaçlar doğrultusunda şekilleniyor?
Bizim için burs; öğrencinin emeğine duyulan saygının ve geleceğine duyulan güvenin ifadesidir. LGS ve diğer ulusal sınavlarda başarılı olan öğrencilerimize farklı oranlarda burs imkânı sunarken, onları aynı zamanda gelişim odaklı bir eğitim sürecine dahil ediyoruz. Önemli olan burs kazanmak değil, o başarıyı sürdürülebilir hâle getirebilmektir. Bu nedenle burslu öğrencilerimiz; düzenli akademik performans analizleri, kişiye özel hedef planlamaları, koç öğretmen desteği, bireysel etüt programları, yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme uygulamaları ve ileri akademik gelişim çalışmalarıyla destekleniyor. Her öğrencinin öğrenme hızı, ihtiyaçları ve hedefleri farklıdır. Biz de eğitim süreçlerimizi bu farklılıklara göre planlıyoruz.

Özel okulların başarılı öğrencilere burs ve eğitim desteği sağlamasını neden önemli buluyorsunuz? Başarı burslarının eğitimde fırsat eşitliğine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Eğitim, toplumların geleceğini şekillendiren en güçlü yatırımdır. Başarı bursları; yalnızca bir öğrencinin eğitim hayatını desteklemekten çok daha büyük bir anlam taşır. Bilimde, teknolojide, sanatta ve sporda başarılı bireylerin yetişebilmesi için fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Özel okullar burada önemli bir sorumluluk üstleniyor. Başarılı öğrencileri desteklemek kadar, onların potansiyellerini geliştirecek eğitim ortamlarını oluşturmak da bizim görevimizdir.

Ancak fırsat eşitliğini yalnızca burs vermekle sağlamak mümkün değildir. Öğrencinin akademik olarak takip edilmesi, psikolojik olarak desteklenmesi, yabancı dil, teknoloji, sanat ve spor alanlarında kendini geliştirebilmesi de bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Biz öğrencilerimize yalnızca eğitim vermiyor; onların geleceğe güvenle hazırlanabilecekleri bir gelişim ortamı sunuyoruz.


Başarı bursu verirken yalnızca akademik performansı mı değerlendiriyorsunuz, yoksa sanat, spor ve sosyal alanlardaki başarıları da dikkate alıyor musunuz?
Artık başarı kavramı çok boyutlu hâle geldi. Elbette akademik başarı bizim için önemli bir kriterdir. Ancak günümüz dünyasında yalnızca sınavlarda yüksek puan almak tek başına yeterli değildir. Bilimsel projeler geliştiren, sanatla ilgilenen, spor alanında disiplin gösteren, sosyal sorumluluk çalışmalarına katılan, girişimcilik becerisi sergileyen ve liderlik özellikleri taşıyan öğrenciler de geleceğin başarılı bireyleri arasında yer alacaktır. Bu nedenle burs değerlendirmelerimizde öğrencinin yalnızca akademik performansına değil; çok yönlü gelişimine de önem veriyoruz. Geleceğin dünyasında fark oluşturacak bireyler; bilgiyi ezberleyen değil, bilgiyi yorumlayan, üreten ve topluma değer katan bireyler olacaktır. Bizim eğitim anlayışımız da tam olarak bu yaklaşımı temel alıyor.

Son yıllarda başarılı öğrencilerin özel okullara olan yöneliminde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
Son yıllarda hem öğrencilerin hem de velilerin okul tercih kriterlerinde önemli bir değişim yaşanıyor. Eskiden başarı denildiğinde ilk akla sınav sonuçları gelirdi. Bugün ise aileler çok daha kapsamlı sorular soruyor. Çocuğum nasıl takip edilecek? Akademik gelişimi nasıl planlanacak? Yabancı dili hangi seviyeye ulaşacak? Teknolojiyi nasıl kullanacak? Üniversiteye hazırlanırken bireysel olarak nasıl desteklenecek?

Başarılı öğrenciler de artık sadece sınava hazırlayan okulları değil; gelişimlerini planlayan, akademik performanslarını sürekli takip eden, bireysel farklılıklarını önemseyen ve onları geleceğin dünyasına hazırlayan eğitim kurumlarını tercih ediyor. Yapay zekânın hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde okulun görevi yalnızca bilgi aktarmak değildir. Öğrencinin bilgiyi kullanmasını, sorgulamasını, üretmesini ve değişime uyum sağlayabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle Girne Koleji olarak akademik başarıyı; yabancı dil, teknoloji, yapay zekâ, yaşam becerileri, sosyal gelişim ve karakter eğitimiyle birlikte ele alıyoruz.

DİJİTAL OKURYAZARLIK
Teknoloji, yapay zekâ ve yeni nesil becerilerin öne çıktığı günümüzde, başarılı öğrenci tanımı sizce nasıl değişiyor?
Artık yüksek not alan her öğrenciyi başarılı olarak tanımlamak mümkün değil. Bilgiye ulaşmanın birkaç saniye sürdüğü bir çağda asıl farkı oluşturan; bilgiyi doğru analiz edebilmek, yorumlayabilmek, yeni fikirler üretebilmek ve onu etik değerler çerçevesinde kullanabilmektir.

Bugünün başarılı öğrencisi; eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, iletişim kurabilen, iş birliği yapabilen, yapay zekâyı bilinçli kullanan ve yaşam boyu öğrenmeye açık bireydir.

Bu nedenle Girne Koleji olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik bilgiyle değil; dijital okuryazarlık, yapay zekâ farkındalığı, iletişim becerileri, girişimcilik, liderlik ve yaşam becerileriyle destekliyoruz. Çünkü gelecekte başarıyı belirleyecek olan yalnızca ne bildiğimiz değil, bildiklerimizi nasıl kullandığımız olacaktır.

Veliler, bursluluk süreçlerinde en çok hangi konulara dikkat etmeli? Başarılı öğrencilere ve ailelerine vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Velilere ilk tavsiyem, yalnızca burs oranına odaklanmamalarıdır. Asıl önemli olan; öğrencinin hangi eğitim modeli içerisinde gelişeceği, nasıl takip edileceği, akademik ve psikolojik olarak nasıl destekleneceği ve geleceğe nasıl hazırlanacağıdır. İyi bir okul sınav hazırlığı ile birlikte öğrencinin karakterini geliştirir, özgüvenini artırır, hedeflerini netleştirir ve yaşam becerileri kazandırır.

Aileler çocuklarını yalnızca bugünün sınavlarına değil, geleceğin dünyasına hazırlayacak eğitim ortamlarını tercih etmelidir. Başarı bir sonuç değil, sürekli gelişen bir yolculuktur. Merak etmeye, öğrenmeye ve üretmeye devam ettikleri sürece önlerinde hiçbir engel duramayacaktır.

Türkiye'nin geleceği açısından düşündüğünüzde, başarılı öğrencilerin ekonomik koşullardan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi için özel okullar, kamu ve sivil toplum arasında nasıl bir iş birliği modeli kurulmalıdır?
Türkiye'nin geleceği çocuklarımızın alacağı eğitimin niteliğiyle doğrudan ilişkilidir. Kamu kurumları, özel okullar, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası ortak burs fonları oluşturabilir, mentorluk programları geliştirebilir, teknoloji ve bilim projelerinde birlikte çalışabilir. Böyle bir iş birliği modeli hem fırsat eşitliğini güçlendirecek hem de ülkemizin nitelikli insan kaynağını artıracaktır. Biz eğitimi yalnızca bugünün ihtiyacını karşılayan bir süreç olarak görmüyoruz. Eğitim, bir ülkenin geleceğine yapılan en stratejik yatırımdır. Çocuklarımızın potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları ne kadar artırabilirsek, Türkiye'nin bilimde, teknolojide, sanatta ve üretimde o kadar güçlü bir geleceğe sahip olacağına inanıyorum.

Çünkü geleceği değiştirecek olan, iyi yetişmiş çocuklardır; iyi yetişmiş çocukları yetiştirecek olan ise güçlü eğitim sistemleridir.

 

YASAL UYARI:

Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.



Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.