‘Öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle ve velilerimizle geleceği bugün inşa ediyoruz’
- Ayrıntılar
- Kategori: Özel Okullar
- Perşembe, 24 Eylül 2026 15:37 tarihinde oluşturuldu
Yeliz KAYALAK - Eğitim Yatırımlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Sevinç Eğitim Kurumları, kırk yılı aşkın tecrübesini 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da “Geleceğe Gülümse” vizyonuyla sürdürüyor. Eğitim Yatırımlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yeliz Kayalak ile kurumun yeni dönem stratejilerini, öğretmenden veliye uzanan yol haritasını ve markanın geleceğe bakan eğitim anlayışını konuştuk.
DEĞİŞİME AÇIK OLMAK!
2026-2027 eğitim-öğretim yılına girerken kurum olarak öncelikli hedefleriniz ve bu yıl öne çıkaracağınız temel eğitim stratejileri nelerdir?
Eğitimde başarının tanımı artık değişti. Başarı, öğrenciye ne kadar bilgi aktarabildiğimiz değil, onu henüz bilinmeyen mesleklere ve cevabı bilinmeyen sorulara ne kadar hazırlayabildiğimizdir. Çünkü bugün ana sınıfında eğitime başlayan öğrencilerimiz, mezun olduklarında şu anda adı konmamış bir meslekte çalışıyor olacak. Bu nedenle değişime açık olmak, geleceği okuyabilmek ve geleceğe hazırlanabilmek başarıyı da beraberinde getiriyor.
Sevinç Eğitim Kurumları, 1986'dan bu yana taşıdığı ‘geleceğe’ bakan kurumsal refleksi ve kırk yılı aşkın tecrübesiyle öğrencilerini yarına hazırlıyor. Bu yılki önceliğimiz, akademik başarıyı bu vizyonla uyumlu, iyi kurgulanmış bir sürecin doğal çıktısı hâline getirmek. Üç eksende ilerliyoruz: Öğrenci merkezli, ölçme-değerlendirme verileriyle desteklenen bir akademik yol haritası kuruyoruz; öğretmen niteliğini sürekli kılan bir mesleki gelişim sistemi işletiyoruz; öğrenme çıktılarını derinleştirecek, amaca uygun teknolojiyi devreye alıyoruz. Hedefimiz, başarıyı bir kerelik performansa değil, sürdürülebilir bir kurumsal kültüre ve öğrencinin kendi öğrenme yolculuğunu yönetebilme kapasitesine dayandırmak.
BÜTÜNLEŞİK ÖĞRENME DÖNGÜSÜ
Yeni dönemde müfredatınızda, ders dışı etkinliklerinizde veya kampüs yaşamınızda ne gibi yenilikler ve güncellemeler göreceğiz?
Kampüs yaşamını ‘ders dışı zaman’ olarak değil, öğrencinin kendini ve yaşamı deneyimlediği ikinci bir öğrenme alanı olarak yeniden tanımladık. Bir öğrencinin robotik kodlama takımında bir devreyi ilk kez çalıştırdığı, bilim şenliğinde kendi hipotezini bilim kuruluna savunduğu ya da dönem sonu portfolyo sunumunda bir yıllık performansını ailesine anlattığı an; bu deneyimlerin hepsi kazanım temelli bir takvimin parçası olarak kurgulanıyor.
Bu yıl kulüp yapımızı öğrencinin bireysel gelişim hedefleriyle örtüşecek şekilde yeniden gruplandırdık ve disiplinler arası proje atölyelerinin sayısını artırdık; çünkü gerçek dünyadaki bir problem, tek bir dersin sınırları içinde kalmıyor. STEM, robotik kodlama ve yapay zekâ uygulamalarını içeren zenginleştirilmiş programımızın yanına, öğrencilerin meslek dünyasıyla doğrudan temas kurduğu kariyer bilinci programlarını da ekledik. Amacımız, öğrencinin sınıfta öğrendiğini kampüste deneyimlediği, kampüste keşfettiğini sınıfa taşıdığı bütünleşik bir öğrenme döngüsü kurmak.
VERİ TEMELLİ EĞİTİM ANLAYIŞI
Yapay zekâ ve dijital öğrenme araçlarının eğitimdeki yeri her geçen gün artıyor; kurumunuzda bu teknolojileri ders müfredatına ve öğretim yöntemlerine nasıl entegre ediyorsunuz?
OECD'nin 2026 yılında yayımladığı yapay zekâ yetkinlik değerlendirmeleri, düzenli bilgi işleme ve kural temelli görevlerin yapay zekâ tarafından hızla devralınabildiğini, buna karşılık bağlamı yorumlama, karmaşık karar alma ve sorumluluk üstlenme gibi alanlarda insan yetkinliğinin belirleyiciliğini halihazırda koruduğunu ortaya koyuyor. Bu veri, kurumsal teknoloji politikamızın çıkış noktasıdır: araç, pedagojik amacın önüne geçmemelidir.
Sevinç Koleji olarak yapay zekâyı, öğrenme sürecindeki hata payını azaltan ve öğretmenin bireysel öğrenci takibini derinleştiren bir teknoloji olarak konumlandırıyoruz; bu yaklaşım, kurumumuzun veriyle şekillenen başarı anlayışının doğal bir yansıması. Öğretmen tarafında yapay zekâ destekli içerik geliştirme ve bireyselleştirilmiş öğrenme takibine yönelik hizmet içi eğitimler veriyoruz. Öğrenci tarafında, müfredata yerleştirdiğimiz yapay zekâ okuryazarlığı ve dijital etik modülleri var. Kurumsal düzeyde ise öğrenme analitiği araçlarıyla erken müdahale gerektiren konuları tespit ediyoruz. Zira geleceğin belirleyici becerisinin, teknolojiyi yalnızca kullanmak değil, ürettiği çıktıyı eleştirel bir bakışla değerlendirebilmek ve onu doğru soruyla yönlendirebilmek olduğunu düşünüyoruz.
PROJE TABANLI ÖĞRENME
Günümüz dünyasında akademik başarının yanı sıra sosyal-duygusal öğrenme ve 21. yüzyıl becerileri de kritik önem taşıyor. Öğrencilerinize bu yetkinlikleri kazandırmak için hangi somut adımları atıyorsunuz?
Sevinç Kolejinin kuruluşundan bu yana benimsediği potansiyel odaklı eğitim anlayışı, öğrenciyi sadece bir sınav adayı değil, çok yönlü bir birey olarak konumlandırıyor. Sevinç Eğitim Kurumları olarak sosyal-duygusal öğrenmeyi ayrı bir modül olarak değil, söz konusu yetkinlikleri tüm derslerin içine yerleştiren bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz.
İş birliği, eleştirel düşünme, empati ve problem çözme becerilerini proje tabanlı öğrenme, akran mentörlüğü ve gerçek yaşam senaryolarıyla destekliyoruz. Amacımız, mezun ettiğimiz her öğrencinin yalnızca bilgi donanımıyla değil, belirsizlikle baş edebilen bir zihinsel çeviklik ve öz yeterlilikle de donanmış olmasını sağlamak.
‘GELECEĞE GÜLÜMSE’
Öğretmen kadronuzun mesleki gelişimini desteklemek ve yeni döneme hazırlamak amacıyla yaz dönemi ve yıl içinde hangi hizmet içi eğitimleri planladınız?
Kırk yılı aşkın süredir ‘Geleceğe Gülümse’ diyen bir kurumun öğretmenden beklediği şey de aslında bu cümlenin içinde saklı: Geleceğe gülümseyebilmek, geleceğe hazır olmak. Biz bu hazırlığı bir dönemin değil, bir mesleki duruşun konusu olarak ele aldık; bu nedenle bu yılki hizmet içi eğitim programımıza ‘Sevinç'le Gelecek Rotası’ adını verdik. Öğrencide aradığımız merak, özerklik ve değişime açıklık gibi nitelikleri önce sınıfın içinde bu özellikleri taşıyan öğretmende görmemiz gerekiyor; bir kurum ancak öğretmenine yatırım yaptığı kadar geleceğe hazırdır.
Hizmet içi programımızı yıl başında yapılan tek seferlik bir seminer programına değil, akademik yılın tamamına yayılan, izlenebilir ve geri bildirimle beslenen bir sürece dayandırdık. Öğrenme bilimindeki güncel yaklaşımları, bilimsel araştırma temelli sınıf uygulamalarını, sosyal-duygusal öğrenme ve sınıf iklimini, ölçme-değerlendirme ve dijital dönüşümü ele aldık. Her oturumun ardından öğretmenlerimiz branş bazlı çalışma gruplarında bir araya gelip dinlediklerini kendi sınıflarına nasıl uyarlayacaklarını tartıştı ve somut birer eylem planı hazırladı. Bu planları yıl boyunca akademik liderlerimizle takip edecekler.
Yıl içinde program, bireysel gelişim eğitim modelimizin mentor öğretmenlik yapısı ve yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme sistemimizle beslenerek sürüyor. Her öğretmen, kendi sınıfının öğrenme verisini okuyup yöntemini buna göre güncelleyebilen bir öğrenme tasarımcısı olarak konumlanıyor.
GELECEĞİ BUGÜN İNŞA EDİYORUZ
Eylül sayısı vesilesiyle; yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğrencilerinize, öğretmenlerinize ve velilerinize iletmek istediğiniz ana mesaj nedir?
1986 yılında başlayan yolculuğumuz, bugün binlerce öğrencinin geleceğini şekillendiren köklü bir eğitim yapısına dönüştü. Kırk yılı aşkın süredir taşıdığımız eğitim anlayışımız bize eğitimin en önemli unsurunun güven inşa etmek olduğunu öğretti; aldığımız her karar, hayata geçirdiğimiz her program bu inancın ve güvenin bir yansıması oldu.
Öğrencilerimize; öğrenmekten, araştırmaktan, soru sormaktan, bilgiyi sorgulamaktan, çalışmaktan ve düşünmekten vazgeçmemelerini söylüyoruz. Öğretmenlerimize, yaşam boyu öğrenmek ve beraber gelişmek için onlara güvendiğimizi iletmek istiyoruz. Velilerimize ise bizlere duydukları güvenin ve kurduğumuz diyaloğun bu yolculuğun ortak zeminini oluşturduğu mesajını vermek istiyoruz. Öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle ve velilerimizle geleceği bugün inşa ediyoruz. Birlikte hep en iyiye...
YASAL UYARI:
Yayınlanan köşe yazısı ve haberlerin tüm hakları ESM Yayıncılığa aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
İLGİLİ HABERLER
-
‘Öğrencilerimizle, öğretmenlerimizle ve velilerimizle geleceği bugün inşa ediyoruz’
-
‘Çocukları bizim dünyamıza değil, kendi geleceklerine hazırlamalıyız’
-
‘Başarıyı sonuçlarla değil, öğrencinin gelişim yolculuğuyla değerlendiriyoruz’
-
‘Burslar başarılı öğrencileri kazanmanın ötesinde, topluma yapılan bir yatırımdır’
-
‘Veriye dayalı ve öğrencisinin yanında yürüyen bir eğitim anlayışına sahibiz’
-
‘Her öğrencimizin kendi potansiyeline ulaşabileceği bir öğrenme süreci tasarlıyoruz’
-
‘Eğitimi sınırların ötesine taşıyor, öğrencilerimizi küresel fırsatlarla buluşturuyoruz’
-
‘Global dünyaya hazırlayan eğitim ortamları ile geleceği şekillendiren eğitim’
-
‘Farklılığı bir zenginlik olarak gören dünya vatandaşları yetiştiriyoruz’
-
‘Sevinç Eğitim Kurumları olarak amacımız; küresel rekabete hazır bireyler yetiştirmektir’


