Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sonuçlarına göre yapılacak nakil işlemlerinde ortaöğretim kurumlarında oluşan boş kontenjan sayısı 13 bin 130 olarak belirlendi.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretim kurumlarında bu hafta oluşan boş kontenjanları açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde boşalan kontenjan sayısı 13 bin 130 olarak belirlendi.
Buna göre, İstanbul'da 2 bin 237, Ankara'da bin 244, İzmir'de 478 olmak üzere Türkiye geneline 13 bin 130 boş kontenjan bulunuyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sonuçlarına göre yapılacak nakil işlemlerinde ortaöğretim kurumlarında oluşan boş kontenjan sayısı 13 bin 130 olarak belirlendi.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretim kurumlarında bu hafta oluşan boş kontenjanları açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye genelinde boşalan kontenjan sayısı 13 bin 130 olarak belirlendi.
Buna göre, İstanbul'da 2 bin 237, Ankara'da bin 244, İzmir'de 478 olmak üzere Türkiye geneline 13 bin 130 boş kontenjan bulunuyor.
Son Güncelleme: Cuma, 19 Eylül 2014 20:00
Gösterim: 1458
Kuruluşu cumhuriyet öncesine dayanan İzmir Atatürk Lisesi, 127 yıllık tarihinde iki başbakan, iki genelkurmay başkanı ile çok sayıda bakan, sporcu, bilim adamı ve sanatçının yetişmesine katkı sağladı.
Okul 1880'li yılların sonunda, bugünkü İzmir Valiliği binasının bulunduğu bölgede 5 yıllık mekteb-i idadi (ilkokul) olarak kuruldu.Tanzimatın açtığı yenileşme hareketlerinin eğitimdeki yansımalarına paralel kurulan okulun eğitim süresi, kuruluşundan bir kaç yıl sonra yedi yıla çıkarıldı. İzmir Mekteb-i İdadisi, İzmir Mekteb-i Sultanisi, İzmir Birinci Mekteb-i Sultanisi, İzmir Erkek Lisesi, İzmir Birinci Erkek Lisesi isimleriyle hizmet veren okul, 1942 yılında İzmir Atatürk Lisesi adını aldı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün iki kez ziyaret ettiği okulda, Türkiye'nin önde gelen bazı isimleri eğitim aldı ya da öğretmenlik yaptı. İzmir doğumlu eski başbakanlardan ŞükrüSaracoğlu, 1906 yılında İzmir Mekteb-i İdadisi'nden mezun oldu. Eski başbakanlardan Şemsettin Günaltay ise 1911'de atandığı okulda 3 yıl boyunca müdürlük görevini yürüttü.
Dört milli eğitim bakanı
İzmir Atatürk Lisesi, Türk milli eğitim tarihinde önemli okullardan biri oldu. İki kez milli eğitim bakanlığı görevi yapan Hüseyin Vasıf Çınar, lise öğrenimini o zamanki adıyla İzmir İdadisi olan okulda tamamladı. 1925-1929 yılları arasında milli eğitim bakanlığı yapan Mustafa Necati Bey ve aynı görevi 1932-1933 yıllarında yürüten Reşit Galip de bu okulda öğrenim gördü. Türkiye Cumhuriyeti'nin 70. milli eğitim bakanı olan Metin Bostancıoğlu da okulda bir süre eğitim aldı.
Eski milli savunma bakanlarından İlhami Sancar, içişleri bakanlarından Hilmi Uran, imar ve iskan bakanlarından Şerif Tüten, bayındırlık bakanlarından Sırrı Day, maliye bakanlarından Sümer Oral, adalet bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt, sağlık ve sosyal yardım bakanlarında Mazhar Germen, ve Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda meclis başkanı olarak görev yapan Halil Menteşe de okulda eğitim gören ünlülerden.
Attila İlhan mektubu İAL'de yakalatmıştı
Genelkurmay başkanlığı yapan Kazım Orbay ve Memduh Tağmaç da İzmir'de, bu okulda eğitim aldı.
Yazar Necati Cumalı, heykeltıraş Şadi Çalık, müzikolog ve devlet sanatçısı Ahmet Adnan Saygun, yazar Samim Kocagöz, besteci, söz yazarı ve yorumcu Ali Kocatepe ve Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener de bu okulda öğrenci oldu.
Menemen ilçesinde doğan şair Attila İlhan da İzmir'de eğitim aldı. İlhan, İzmir Atatürk Lisesi'nde birinci sınıf öğrencisiyken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanması üzerine okuldan uzaklaştırıldı.
Yazar Halit Ziya Uşaklıgil ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin kurulmasına önderlik ederek Türkiye'nin olimpiyatlarda temsil edilmesini sağlayan, ülkenin ilk beden eğitimi öğretmenlerini yetiştiren spor yöneticisi, eğitmen ve sporcu Selim Sırrı Tarcan ise bu okulda öğretmenlik yaptı.
Okul Müdürü Hasan Basri Karaoğlu, okulun hem cumhuriyet öncesi, hem de sonrasında önemli eğitim kurumları arasında yer aldığını belirterek, Türkiye'de söz sahibi siyasetçi, bürokrat, devlet adamı, sanatçılara ev sahipliği yaptığını ifade etti. Bu tarihin okulun öğrenci, öğretmen ve velilere büyük sorumluluk yüklediğini kaydeden Karaoğlu, "Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz bu bilinçle daha başarılı olmak için motive oluyorlar. Öğrenciler üniversite hayatına bu tarihi misyonun bilinciyle yöneliyorlar" diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kuruluşu cumhuriyet öncesine dayanan İzmir Atatürk Lisesi, 127 yıllık tarihinde iki başbakan, iki genelkurmay başkanı ile çok sayıda bakan, sporcu, bilim adamı ve sanatçının yetişmesine katkı sağladı.
Okul 1880'li yılların sonunda, bugünkü İzmir Valiliği binasının bulunduğu bölgede 5 yıllık mekteb-i idadi (ilkokul) olarak kuruldu.Tanzimatın açtığı yenileşme hareketlerinin eğitimdeki yansımalarına paralel kurulan okulun eğitim süresi, kuruluşundan bir kaç yıl sonra yedi yıla çıkarıldı. İzmir Mekteb-i İdadisi, İzmir Mekteb-i Sultanisi, İzmir Birinci Mekteb-i Sultanisi, İzmir Erkek Lisesi, İzmir Birinci Erkek Lisesi isimleriyle hizmet veren okul, 1942 yılında İzmir Atatürk Lisesi adını aldı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün iki kez ziyaret ettiği okulda, Türkiye'nin önde gelen bazı isimleri eğitim aldı ya da öğretmenlik yaptı. İzmir doğumlu eski başbakanlardan ŞükrüSaracoğlu, 1906 yılında İzmir Mekteb-i İdadisi'nden mezun oldu. Eski başbakanlardan Şemsettin Günaltay ise 1911'de atandığı okulda 3 yıl boyunca müdürlük görevini yürüttü.
Dört milli eğitim bakanı
İzmir Atatürk Lisesi, Türk milli eğitim tarihinde önemli okullardan biri oldu. İki kez milli eğitim bakanlığı görevi yapan Hüseyin Vasıf Çınar, lise öğrenimini o zamanki adıyla İzmir İdadisi olan okulda tamamladı. 1925-1929 yılları arasında milli eğitim bakanlığı yapan Mustafa Necati Bey ve aynı görevi 1932-1933 yıllarında yürüten Reşit Galip de bu okulda öğrenim gördü. Türkiye Cumhuriyeti'nin 70. milli eğitim bakanı olan Metin Bostancıoğlu da okulda bir süre eğitim aldı.
Eski milli savunma bakanlarından İlhami Sancar, içişleri bakanlarından Hilmi Uran, imar ve iskan bakanlarından Şerif Tüten, bayındırlık bakanlarından Sırrı Day, maliye bakanlarından Sümer Oral, adalet bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt, sağlık ve sosyal yardım bakanlarında Mazhar Germen, ve Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda meclis başkanı olarak görev yapan Halil Menteşe de okulda eğitim gören ünlülerden.
Attila İlhan mektubu İAL'de yakalatmıştı
Genelkurmay başkanlığı yapan Kazım Orbay ve Memduh Tağmaç da İzmir'de, bu okulda eğitim aldı.
Yazar Necati Cumalı, heykeltıraş Şadi Çalık, müzikolog ve devlet sanatçısı Ahmet Adnan Saygun, yazar Samim Kocagöz, besteci, söz yazarı ve yorumcu Ali Kocatepe ve Eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener de bu okulda öğrenci oldu.
Menemen ilçesinde doğan şair Attila İlhan da İzmir'de eğitim aldı. İlhan, İzmir Atatürk Lisesi'nde birinci sınıf öğrencisiyken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanması üzerine okuldan uzaklaştırıldı.
Yazar Halit Ziya Uşaklıgil ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin kurulmasına önderlik ederek Türkiye'nin olimpiyatlarda temsil edilmesini sağlayan, ülkenin ilk beden eğitimi öğretmenlerini yetiştiren spor yöneticisi, eğitmen ve sporcu Selim Sırrı Tarcan ise bu okulda öğretmenlik yaptı.
Okul Müdürü Hasan Basri Karaoğlu, okulun hem cumhuriyet öncesi, hem de sonrasında önemli eğitim kurumları arasında yer aldığını belirterek, Türkiye'de söz sahibi siyasetçi, bürokrat, devlet adamı, sanatçılara ev sahipliği yaptığını ifade etti. Bu tarihin okulun öğrenci, öğretmen ve velilere büyük sorumluluk yüklediğini kaydeden Karaoğlu, "Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz bu bilinçle daha başarılı olmak için motive oluyorlar. Öğrenciler üniversite hayatına bu tarihi misyonun bilinciyle yöneliyorlar" diye konuştu.
Son Güncelleme: Perşembe, 18 Eylül 2014 16:22
Gösterim: 1859
Kamu Personel Seçme Sınavı ortaöğretim ve ön lisans giriş belgeleri erişime açıldı.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 27 Eylül cumartesi sabah ön lisans düzeyinde, 28 Eylül pazar sabah ortaöğretim düzeyinde yapılacak olan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ortaöğretim ön lisans sınavına başvuran adayların, sınavlara girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.
Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgesini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinecek.
Adayın sınava gireceği merkez, bina, salon bilgileri ile adayın fotoğrafının bulunacağı giriş belgesinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraflarının görünür olmasına özen göstermesi gerekiyor.
Adaylar, internetten edinecekleri bu belgelerinin renkli ya da siyah-beyaz çıktılarını sınav günü yanlarında bulunduracak. Belgenin ön ve arka yüzünde ÖSYM’nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim, işaret bulunmaması gerekiyor. Sınava giriş belgesini (fotoğraf görünür bir şekilde) yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacak. Sınav gününden önce adayların sınava girecekleri binayı, adres bilgisini teyit etmek, ulaşımını ve ulaşım süresini öğrenmek amacıyla gidip görmeleri yararlarına olacak.
Adayların sınavdan en az 1 saat önce sınava girecekleri binanın kapısında hazır bulunmaları ve giriş belgesinden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Nüfus cüzdanı, pasaport, zorunlu askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlar ile askeri öğrenciler için askeri kimlik belgesi, tutuklu veya hükümlü adayların bu durumlarını kanıtlayan fotoğraflı resmi belge, Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe veya mavi kartlar özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek.
Bunların dışındaki sürücü belgesi, meslek kimlik kartları gibi diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli belgeler sayılmayacak. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, sınav görevlilerinin adayı kolaylıkla tanıyabilmelerini sağlayacak, sınav görevlilerinde adayı tanımada tereddüt oluşturmayacak güncel bir fotoğraf ve T.C. kimlik numarası bulunması, pasaportun süresi geçerli olması gerekiyor.
Üzerinde soğuk damga, sınav görevlilerinin adayı kolaylıkla tanımasını sağlayacak güncel bir fotoğraf veya T.C. kimlik numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaport kabul edilmeyecek. Sınav günü sınav görevlilerinin, fotoğrafından adayın kimliğini belirlemede güçlük çektiği takdirde, adayı sınava almayabileceği veya adayın sınavının geçersiz sayılabileceği göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu belgelerini eksiksiz olarak yanında bulundurmayan bir aday, mazereti ne olursa olsun, sınava alınmayacak; sınava alınsa bile sınavı geçersiz sayılacak
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kamu Personel Seçme Sınavı ortaöğretim ve ön lisans giriş belgeleri erişime açıldı.
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 27 Eylül cumartesi sabah ön lisans düzeyinde, 28 Eylül pazar sabah ortaöğretim düzeyinde yapılacak olan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ortaöğretim ön lisans sınavına başvuran adayların, sınavlara girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.
Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgesini, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden edinecek.
Adayın sınava gireceği merkez, bina, salon bilgileri ile adayın fotoğrafının bulunacağı giriş belgesinin yazıcıdan dökümünü edinirken belge üzerinde fotoğraflarının görünür olmasına özen göstermesi gerekiyor.
Adaylar, internetten edinecekleri bu belgelerinin renkli ya da siyah-beyaz çıktılarını sınav günü yanlarında bulunduracak. Belgenin ön ve arka yüzünde ÖSYM’nin belirlediği bilgiler dışında herhangi bir yazı, resim, işaret bulunmaması gerekiyor. Sınava giriş belgesini (fotoğraf görünür bir şekilde) yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacak. Sınav gününden önce adayların sınava girecekleri binayı, adres bilgisini teyit etmek, ulaşımını ve ulaşım süresini öğrenmek amacıyla gidip görmeleri yararlarına olacak.
Adayların sınavdan en az 1 saat önce sınava girecekleri binanın kapısında hazır bulunmaları ve giriş belgesinden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları gerekiyor. Nüfus cüzdanı, pasaport, zorunlu askerlik görevini ifa eden er veya erbaşlar ile askeri öğrenciler için askeri kimlik belgesi, tutuklu veya hükümlü adayların bu durumlarını kanıtlayan fotoğraflı resmi belge, Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait pembe veya mavi kartlar özel kimlik belgesi olarak kabul edilecek.
Bunların dışındaki sürücü belgesi, meslek kimlik kartları gibi diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli belgeler sayılmayacak. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, sınav görevlilerinin adayı kolaylıkla tanıyabilmelerini sağlayacak, sınav görevlilerinde adayı tanımada tereddüt oluşturmayacak güncel bir fotoğraf ve T.C. kimlik numarası bulunması, pasaportun süresi geçerli olması gerekiyor.
Üzerinde soğuk damga, sınav görevlilerinin adayı kolaylıkla tanımasını sağlayacak güncel bir fotoğraf veya T.C. kimlik numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaport kabul edilmeyecek. Sınav günü sınav görevlilerinin, fotoğrafından adayın kimliğini belirlemede güçlük çektiği takdirde, adayı sınava almayabileceği veya adayın sınavının geçersiz sayılabileceği göz önünde bulundurması gerekiyor. Bu belgelerini eksiksiz olarak yanında bulundurmayan bir aday, mazereti ne olursa olsun, sınava alınmayacak; sınava alınsa bile sınavı geçersiz sayılacak
Son Güncelleme: Perşembe, 18 Eylül 2014 12:02
Gösterim: 1178
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin, "Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin, "Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer bu birbirinden iyi ayırt edildiği zaman, Avrupa ülkelerinde de çok örnekleri olduğu için bu konuda herhangi bir sorun çıkacağını zannetmiyorum" dedi.
Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan işbirliği protokolü töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Görmez, mahkemeye müracaatın ilk safhasından itibaren konuyu şahsen takip ettiğini vurguladı.
Mahkemenin gerekçeli kararını henüz görmediğini belirten Görmez, şunları söyledi:
"Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer bu birbirinden iyi ayırt edildiği zaman, Avrupa ülkelerinde de çok örnekleri olduğu için bu konuda herhangi bir sorun çıkacağını zannetmiyorum. Bu sorun din dersinin veya din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olup olmaması değildir. Çünkü batıda da pekçok ülkede zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri vardır. AİHM'in zannediyorum gördüğü sorun, zorunlu din eğitimi ile din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zımnen de olsa birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. İnanıyorum ki eğitimciler bunu çok iyi tefrik ettikleri zaman böyle bir sorun yaşanmayacaktır."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin, "Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin, "Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer bu birbirinden iyi ayırt edildiği zaman, Avrupa ülkelerinde de çok örnekleri olduğu için bu konuda herhangi bir sorun çıkacağını zannetmiyorum" dedi.
Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında imzalanan işbirliği protokolü töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, AİHM'in "zorunlu din dersi" kararına ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Görmez, mahkemeye müracaatın ilk safhasından itibaren konuyu şahsen takip ettiğini vurguladı.
Mahkemenin gerekçeli kararını henüz görmediğini belirten Görmez, şunları söyledi:
"Zorunlu din eğitimi ile zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Eğer bu birbirinden iyi ayırt edildiği zaman, Avrupa ülkelerinde de çok örnekleri olduğu için bu konuda herhangi bir sorun çıkacağını zannetmiyorum. Bu sorun din dersinin veya din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olup olmaması değildir. Çünkü batıda da pekçok ülkede zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri vardır. AİHM'in zannediyorum gördüğü sorun, zorunlu din eğitimi ile din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zımnen de olsa birbirine karıştırılmasından kaynaklanmaktadır. İnanıyorum ki eğitimciler bunu çok iyi tefrik ettikleri zaman böyle bir sorun yaşanmayacaktır."
Son Güncelleme: Perşembe, 18 Eylül 2014 16:16
Gösterim: 1402
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bazı ülkelerde öğrenciler kiliselere uygulamalı din dersi için götürülürken, Türkiye'deki din dersinin 'dini bir baskı aracıymış gibi yansıtılamayacağını' söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'de din kültürü ve ahlak bilgisi dersi bütün dinleri anlatacak şekilde veriliyor. Bazı ülkelerde öğrenciler kiliselere götürülüyor ve uygulamalı din dersi hepsine veriliyor, belli okullarda hepsine veriliyor. Şimdi bütün bu uygulamaları gözardı edip de Türkiye'de bunu bir dini baskı aracı gibi yansıtma çalışmalarını kabul etmemiz mümkün değil" dedi.
Başbakan Davutoğlu, AİHM'in din kültürü ve ahlak bilgisi dersine ilişkin kararıyla ilgili de "Doğru ve sağlam bir dini bilgi, eğitim müesseselerimiz aracılığıyla verilmezse işte çevremizdeki radikalleşme eğilimlerinin kaynağını teşkil eden düzensiz ve sağlıksız dini bilgiyi denetleme imkanı da kalmaz" diye konuştu.
Davutoğlu, bazı il ve ilçelerdeki okullara molotofkokteyliyle yapılan saldırıları "şiddet ve terör" şeklinde değerlendirerek, "Bu şiddete, bu teröre de bu ülkeyi teslim etmeyiz. Bunu herkes bilmeli. Aksi takdirde en fazla o bölgede yaşayan çok samimi vatandaşlarımızın çocukları etkilenir, öğretmenleri etkilenir" dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bazı ülkelerde öğrenciler kiliselere uygulamalı din dersi için götürülürken, Türkiye'deki din dersinin 'dini bir baskı aracıymış gibi yansıtılamayacağını' söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'de din kültürü ve ahlak bilgisi dersi bütün dinleri anlatacak şekilde veriliyor. Bazı ülkelerde öğrenciler kiliselere götürülüyor ve uygulamalı din dersi hepsine veriliyor, belli okullarda hepsine veriliyor. Şimdi bütün bu uygulamaları gözardı edip de Türkiye'de bunu bir dini baskı aracı gibi yansıtma çalışmalarını kabul etmemiz mümkün değil" dedi.
Başbakan Davutoğlu, AİHM'in din kültürü ve ahlak bilgisi dersine ilişkin kararıyla ilgili de "Doğru ve sağlam bir dini bilgi, eğitim müesseselerimiz aracılığıyla verilmezse işte çevremizdeki radikalleşme eğilimlerinin kaynağını teşkil eden düzensiz ve sağlıksız dini bilgiyi denetleme imkanı da kalmaz" diye konuştu.
Davutoğlu, bazı il ve ilçelerdeki okullara molotofkokteyliyle yapılan saldırıları "şiddet ve terör" şeklinde değerlendirerek, "Bu şiddete, bu teröre de bu ülkeyi teslim etmeyiz. Bunu herkes bilmeli. Aksi takdirde en fazla o bölgede yaşayan çok samimi vatandaşlarımızın çocukları etkilenir, öğretmenleri etkilenir" dedi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 17 Eylül 2014 14:08
Gösterim: 1466

