Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer arasında imzalanan ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı işbirliği protokolü ile gelecek eğitim ve öğretim yılından itibaren ilköğretim 6 ve 7. sınıflara seçmeli ''Hukuk ve Adalet'' dersi verilecek.
Öğrencilerde hukuk bilincinin geliştirilmesi uygulamaları ve ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı geliştirmek için işbirliği protokolü imza törenine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım da katıldı.
Törende konuşan Ergin, demokratik hukuk devletinde hak arama kanallarının açık olmasının temel bir meşruiyet kaynağı olduğunu söyledi. Kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esasına dayandıran bir devlet anlayışının, adalet hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı şekilde yürütülmesini zorunlu kıldığını belirten Ergin, bu ihtiyaca uygun olarak adalet hizmetlerinde çok yönlü bir reform programını hayata geçirdiklerini kaydetti.
Adalet hizmetlerinin hızlı, verimli ve etkin yürütülebilmesi için yaptıkları çalışmaları anlatan Ergin, yargı sisteminde son 10 yılda hızlı bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Ergin, Yargı Reformu Stratejisi ile belirlenen hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını ve verimli sonuçlar alındığını söyledi.
Hak arama kanallarının açık tutulması kadar toplumda hak arama bilincinin ayakta tutulmasının da büyük önem taşıdığına işaret eden Ergin, bu noktada öne çıkan koruyucu hukuk uygulamalarının, başta Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tavsiye kararları olmak üzere uluslararası belgelerde de öteden beri destek ve teşvik gördüğünü kaydetti.
Hukuk anlayışları geliştirilecek
Koruyucu hukuk uygulamaları kapsamında yürütülen çalışmalarla kişilerin hukuki sorunları ele alma kapasitelerinin ve hukuk anlayışlarının geliştirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Ergin, şöyle devam etti:
''Hukuk bilincinin yüksek olduğu toplumlarda uyuşmazlık çıkma ihtimalinin daha az olduğu, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle daha kolay çözüldüğünü bilmekteyiz. Daha az ihtilafa düşen, ihtilafa düştüğünde bunu demokratik hak arama yöntemleriyle çözen bir toplumun varlığı güçlü bir sosyal ve kültürel altyapıyla mümkündür. İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi temel misyonunda eğitim ve öğretimin kilit rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz bu eğitim süreci ailede başlayacak, okul ve diğer kaynaklarla devam etmektedir. Çocuklar ve gençler aileden, çevreden, medyadan ve okuldan aldığı eğitimle kendilerini hayata hazırlamaktadır. Bu süreçte, aileden ve okuldan yeterli desteği ve eğitimi almamış kişilerin hak ve sorumluluk bilincinin yeterli düzeyde gelişimi de mümkün olamamaktadır. Ülke çapında hukuk bilincinin geliştirilmesi ve vatandaşlar arasında uyuşmazlıkların çıkmadan önlenmesi amacıyla temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesi zorunludur. Demokratik hoşgörü, birlikte yaşama ve farklılıklara saygı kültürünün topluma egemen olması için hukuk ve adalet eğitimine ihtiyaç bulunmaktadır.''
Ergin, bu zamana kadar çocuklarda, medeni bir ülkede yaşayan bireylerin hakları, hak arama konusunda çekingen olmama ve haksızlıklar karşısında duyarlı olma konularında gerekli bilincin oluşturulabilmesi için yeterli çaba gösterilmediğini kaydetti.
Oysa gelişmiş demokrasilerdeki eğitim sistemlerinde bu konuda önemli yöntemler geliştirildiğini anlatan Ergin, bu ülkelerde, birey haklarının ne olduğu ve hak arama yolları hakkında uygulamalı eğitim metotlarının çocukların anlayabileceği biçimde hazırlandığını, derslerin yanı sıra yargı kurumlarına ziyaretler, olay incelemeleri, yargı mensuplarınca verilen seminerler ve çocuklara yönelik hazırlanmış eğitim materyallerinin önemli işlevler gördüğünü ifade etti.
Sadullah Ergin, kendilerinin de bu doğrultuda bir sistemin oluşturulması ve çocukların ilköğretim çağından itibaren geleceğe hazırlanmasını amaçladıklarını anlattı. Bu çalışma için kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirildiğini, birçok ülkedeki örneklerin yerinde incelendiğini kaydeden Ergin, ülke genelinde kişilerin hukuki bilgi, tutum ve algıları hakkında kamuoyu araştırmaları yapıldığını söyledi.
Bakan Ergin, bu araştırma sonuçlarının, temel haklar ve adalet sisteminin genel işleyişine dair toplumun bilgilendirilme ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Tüm incelemelerden sonra Türkiye'de birçok akademisyen ve eğitimcinin görüşlerine başvurulduğunu ve ülkeye özgü bir metodun hazırlanması için çalışıldığını anlatan Ergin, başlangıçta ilköğretim 6 ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak ''Hukuk ve Adalet Dersi''nin önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren okutulmaya başlanmasına karar verildiğini bildirdi.
Uygulama ve program geliştirme sürecinin, katılımcı bir yöntemle sürdürüleceğini ifade eden Ergin, başta Milli Eğitim Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye Barolar Birliği gibi kurumların destekleriyle sürecin devam ettiğini bildirdi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer arasında imzalanan ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı işbirliği protokolü ile gelecek eğitim ve öğretim yılından itibaren ilköğretim 6 ve 7. sınıflara seçmeli ''Hukuk ve Adalet'' dersi verilecek.
Öğrencilerde hukuk bilincinin geliştirilmesi uygulamaları ve ''Hukuk ve Adalet Dersi'' öğretim programı geliştirmek için işbirliği protokolü imza törenine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım da katıldı.
Törende konuşan Ergin, demokratik hukuk devletinde hak arama kanallarının açık olmasının temel bir meşruiyet kaynağı olduğunu söyledi. Kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esasına dayandıran bir devlet anlayışının, adalet hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı şekilde yürütülmesini zorunlu kıldığını belirten Ergin, bu ihtiyaca uygun olarak adalet hizmetlerinde çok yönlü bir reform programını hayata geçirdiklerini kaydetti.
Adalet hizmetlerinin hızlı, verimli ve etkin yürütülebilmesi için yaptıkları çalışmaları anlatan Ergin, yargı sisteminde son 10 yılda hızlı bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Ergin, Yargı Reformu Stratejisi ile belirlenen hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını ve verimli sonuçlar alındığını söyledi.
Hak arama kanallarının açık tutulması kadar toplumda hak arama bilincinin ayakta tutulmasının da büyük önem taşıdığına işaret eden Ergin, bu noktada öne çıkan koruyucu hukuk uygulamalarının, başta Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tavsiye kararları olmak üzere uluslararası belgelerde de öteden beri destek ve teşvik gördüğünü kaydetti.
Hukuk anlayışları geliştirilecek
Koruyucu hukuk uygulamaları kapsamında yürütülen çalışmalarla kişilerin hukuki sorunları ele alma kapasitelerinin ve hukuk anlayışlarının geliştirilmesinin öngörüldüğünü anlatan Ergin, şöyle devam etti:
''Hukuk bilincinin yüksek olduğu toplumlarda uyuşmazlık çıkma ihtimalinin daha az olduğu, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle daha kolay çözüldüğünü bilmekteyiz. Daha az ihtilafa düşen, ihtilafa düştüğünde bunu demokratik hak arama yöntemleriyle çözen bir toplumun varlığı güçlü bir sosyal ve kültürel altyapıyla mümkündür. İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi temel misyonunda eğitim ve öğretimin kilit rolü bulunmaktadır. Kuşkusuz bu eğitim süreci ailede başlayacak, okul ve diğer kaynaklarla devam etmektedir. Çocuklar ve gençler aileden, çevreden, medyadan ve okuldan aldığı eğitimle kendilerini hayata hazırlamaktadır. Bu süreçte, aileden ve okuldan yeterli desteği ve eğitimi almamış kişilerin hak ve sorumluluk bilincinin yeterli düzeyde gelişimi de mümkün olamamaktadır. Ülke çapında hukuk bilincinin geliştirilmesi ve vatandaşlar arasında uyuşmazlıkların çıkmadan önlenmesi amacıyla temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesi zorunludur. Demokratik hoşgörü, birlikte yaşama ve farklılıklara saygı kültürünün topluma egemen olması için hukuk ve adalet eğitimine ihtiyaç bulunmaktadır.''
Ergin, bu zamana kadar çocuklarda, medeni bir ülkede yaşayan bireylerin hakları, hak arama konusunda çekingen olmama ve haksızlıklar karşısında duyarlı olma konularında gerekli bilincin oluşturulabilmesi için yeterli çaba gösterilmediğini kaydetti.
Oysa gelişmiş demokrasilerdeki eğitim sistemlerinde bu konuda önemli yöntemler geliştirildiğini anlatan Ergin, bu ülkelerde, birey haklarının ne olduğu ve hak arama yolları hakkında uygulamalı eğitim metotlarının çocukların anlayabileceği biçimde hazırlandığını, derslerin yanı sıra yargı kurumlarına ziyaretler, olay incelemeleri, yargı mensuplarınca verilen seminerler ve çocuklara yönelik hazırlanmış eğitim materyallerinin önemli işlevler gördüğünü ifade etti.
Sadullah Ergin, kendilerinin de bu doğrultuda bir sistemin oluşturulması ve çocukların ilköğretim çağından itibaren geleceğe hazırlanmasını amaçladıklarını anlattı. Bu çalışma için kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirildiğini, birçok ülkedeki örneklerin yerinde incelendiğini kaydeden Ergin, ülke genelinde kişilerin hukuki bilgi, tutum ve algıları hakkında kamuoyu araştırmaları yapıldığını söyledi.
Bakan Ergin, bu araştırma sonuçlarının, temel haklar ve adalet sisteminin genel işleyişine dair toplumun bilgilendirilme ihtiyacını açıkça ortaya koyduğunu belirtti.
Tüm incelemelerden sonra Türkiye'de birçok akademisyen ve eğitimcinin görüşlerine başvurulduğunu ve ülkeye özgü bir metodun hazırlanması için çalışıldığını anlatan Ergin, başlangıçta ilköğretim 6 ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak ''Hukuk ve Adalet Dersi''nin önümüzdeki eğitim ve öğretim yılından itibaren okutulmaya başlanmasına karar verildiğini bildirdi.
Uygulama ve program geliştirme sürecinin, katılımcı bir yöntemle sürdürüleceğini ifade eden Ergin, başta Milli Eğitim Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi ve Türkiye Barolar Birliği gibi kurumların destekleriyle sürecin devam ettiğini bildirdi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 03 Aralık 2012 12:35
Gösterim: 3483
MEB, mesleki ve teknik eğitimi daha verimli hale getirmek için yeni bir sistem üzerinde çalışıyor. MEB, bu sistemle mesleki eğitimi iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda daha verimli hale getirmeyi hedefliyor
MEB, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir ulusal kalite güvence sistemi oluşturacak.
MEB, mesleki ve teknik eğitimin, eğitim sistemindeki payının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumlarınca verilen eğitimin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü'nce, mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin geliştirilmesi amacıyla, Avrupa Birliği'yle ortak finanse edilen 9 milyon avroluk, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi (METEK) başlatıldı.
Projeyle, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulması ve hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projenin hedef kitlesinde, mesleki ve teknik eğitim liselerinde görev yapan yöneticiler ve öğretmenler, öğrenciler, meslek yüksekokullarındaki akademisyenler, mesleki eğitim sistemi içindeki öğrenciler, mesleki eğitime aday öğrenciler ile işverenler, işçiler, sendikalar ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşları yer alıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
MEB, mesleki ve teknik eğitimi daha verimli hale getirmek için yeni bir sistem üzerinde çalışıyor. MEB, bu sistemle mesleki eğitimi iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda daha verimli hale getirmeyi hedefliyor
MEB, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir ulusal kalite güvence sistemi oluşturacak.
MEB, mesleki ve teknik eğitimin, eğitim sistemindeki payının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumlarınca verilen eğitimin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü'nce, mesleki ve teknik eğitimin kalitesinin geliştirilmesi amacıyla, Avrupa Birliği'yle ortak finanse edilen 9 milyon avroluk, Türkiye'de Mesleki ve Teknik Eğitimin Kalitesinin Geliştirilmesi Projesi (METEK) başlatıldı.
Projeyle, mesleki ve teknik eğitimde uygulanabilir, sürdürülebilir, ölçülebilir bir ulusal kalite güvence sisteminin oluşturulması ve hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Projenin hedef kitlesinde, mesleki ve teknik eğitim liselerinde görev yapan yöneticiler ve öğretmenler, öğrenciler, meslek yüksekokullarındaki akademisyenler, mesleki eğitim sistemi içindeki öğrenciler, mesleki eğitime aday öğrenciler ile işverenler, işçiler, sendikalar ve iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşları yer alıyor.
Son Güncelleme: Cuma, 09 Kasım 2012 15:55
Gösterim: 2043
Dünyanın ilk ve tek biyomedikal cihaz teknolojileri lisesinin temeli Çatalca'da atıldı.
Çatalca Belediyesi işbirliği ile hayata geçen ve yapımı Alvimedica tarafından tamamlanarak İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlanacak olan ”İshak Alaton Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi”nin temeli, 29 Ekim’de kutlanan 89. Cumhuriyet Bayramı’nda atıldı. İshak Alaton Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, dünyanın ilk ve tek biyomedikal cihaz teknolojileri eğitimini verecek olan lisesi olacak.
Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton, Alvimedica CEO’su Cem Bozkurt’un yanı sıra Alvimedica üst düzey yetkilileri ile Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara ve yerel yöneticilerin, seçkin konukların katılımı ile Alvimedica Çatalca Üretim Tesisi’nde düzenlenecek organizasyon sonrasında okulun bulunduğu alana geçilerek temel atma töreni gerçekleşti. Okul inşası yaklaşık bir yıl içinde tamamlanarak Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim edilecek.
Okul, 4 yıl boyunca, üç alan ve yedi dalda eğitim - öğretim verecek. Okulda, genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarında ortak olan derslerin yanı sıra Tıbbi Görüntüleme Sistemleri, Tıbbı Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları, Yaşam Destek ve Tedavi Cihazları, Fizyolojik Sinyal İzleme Teşhis İzleme ve Kayıt Cihazları başlıklarında; Gamma kameralar, elektromanyetik görüntüleyiciler, laboratuvar destek cihazları, karıştırıcı ve ayrıştırıcılar, sterilizatörler, kan cihazları, yaşam destek, dolaşım ve solunum ve dolaşım cihazları, ekipmanla tedavi, elektrokardiyografi teknikleri ve cihazları, vücut sinyal izleme cihazları, teşhis ve tedavi cihazları gibi bio medikal cihaz teknolojileri dersleri verilecek. Bio medikal cihaz bakım ve onarımı ağırlıklı ek eğitim programı kapsamında okulda öğrenciler sektörel firmalarda beceri eğitimi de alacak.
Çatalca Belediyesi’nin Alvimedica’ya okul yapımı için bağışladığı toplam 87.950m2’lik bir alan içerisinde kurulacak olan “İshak Alaton Endüstri ve Meslek Lisesi”, 6.790m2’si kapalı alan olmak üzere 24 derslikli öğrenim binası olarak inşa edilecek. Alvimedica’nın inşasını gerçekleştirerek İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlayacağı lisenin bulunduğu yerleşkede ayrıca, 4 bloktan oluşan mesleki eğitim binaları, 180 kız ve 180 erkek öğrenci kapasiteye sahip 2 bloktan oluşan kız ve erkek öğrenci yurtları; 3 blok halinde, 10’ar daireli öğretmen lojman binaları yer alacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Dünyanın ilk ve tek biyomedikal cihaz teknolojileri lisesinin temeli Çatalca'da atıldı.
Çatalca Belediyesi işbirliği ile hayata geçen ve yapımı Alvimedica tarafından tamamlanarak İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlanacak olan ”İshak Alaton Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi”nin temeli, 29 Ekim’de kutlanan 89. Cumhuriyet Bayramı’nda atıldı. İshak Alaton Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, dünyanın ilk ve tek biyomedikal cihaz teknolojileri eğitimini verecek olan lisesi olacak.
Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton, Alvimedica CEO’su Cem Bozkurt’un yanı sıra Alvimedica üst düzey yetkilileri ile Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara ve yerel yöneticilerin, seçkin konukların katılımı ile Alvimedica Çatalca Üretim Tesisi’nde düzenlenecek organizasyon sonrasında okulun bulunduğu alana geçilerek temel atma töreni gerçekleşti. Okul inşası yaklaşık bir yıl içinde tamamlanarak Milli Eğitim Müdürlüğü’ne teslim edilecek.
Okul, 4 yıl boyunca, üç alan ve yedi dalda eğitim - öğretim verecek. Okulda, genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarında ortak olan derslerin yanı sıra Tıbbi Görüntüleme Sistemleri, Tıbbı Laboratuvar ve Hasta Dışı Uygulama Cihazları, Yaşam Destek ve Tedavi Cihazları, Fizyolojik Sinyal İzleme Teşhis İzleme ve Kayıt Cihazları başlıklarında; Gamma kameralar, elektromanyetik görüntüleyiciler, laboratuvar destek cihazları, karıştırıcı ve ayrıştırıcılar, sterilizatörler, kan cihazları, yaşam destek, dolaşım ve solunum ve dolaşım cihazları, ekipmanla tedavi, elektrokardiyografi teknikleri ve cihazları, vücut sinyal izleme cihazları, teşhis ve tedavi cihazları gibi bio medikal cihaz teknolojileri dersleri verilecek. Bio medikal cihaz bakım ve onarımı ağırlıklı ek eğitim programı kapsamında okulda öğrenciler sektörel firmalarda beceri eğitimi de alacak.
Çatalca Belediyesi’nin Alvimedica’ya okul yapımı için bağışladığı toplam 87.950m2’lik bir alan içerisinde kurulacak olan “İshak Alaton Endüstri ve Meslek Lisesi”, 6.790m2’si kapalı alan olmak üzere 24 derslikli öğrenim binası olarak inşa edilecek. Alvimedica’nın inşasını gerçekleştirerek İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlayacağı lisenin bulunduğu yerleşkede ayrıca, 4 bloktan oluşan mesleki eğitim binaları, 180 kız ve 180 erkek öğrenci kapasiteye sahip 2 bloktan oluşan kız ve erkek öğrenci yurtları; 3 blok halinde, 10’ar daireli öğretmen lojman binaları yer alacak.
Son Güncelleme: Çarşamba, 31 Ekim 2012 08:38
Gösterim: 2901
Meslek Yüksekokulları kalkıyor mu? Meslek Yüksekokulları yeniden yapılandırılıyor, Meslek Yüksekokulları’nın sayısı azaltılacak, Meslek liselerinden Meslek yüksekokullarına doğrudan geçiş sistemi geliyor
MESLEK liselilerin doğrudan geçiş yapabildiği meslek yüksekokulları yeniden yapılandırılacak
Hürriyet Gazetesi’nden Esra Kaya’nın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) birlikte yürüttüğü çalışmaya göre meslek yüksekokullarının sayısı azaltılacak. Bu okulların bir bölümü kapatılırken bazıları meslek lisesine dönüştürülecek, bazıları ise birleştirilecek. Böylece son yıllarda aşırı artış gösteren meslek yüksekokulu sayısı kontrol altına alınacak.
Özel sektör ve meslek örgütleri mesleki eğitim sürecine dahil olacak
Mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması çerçevesinde mesleki ve teknik eğitim mezunlarının işgücü piyasasındaki durumu sistematik olarak izlenecek. Özel sektör ve meslek örgütleri mesleki eğitim sürecine dahil olacak. İşverenlerin ve meslek kuruluşlarının meslek yüksekokullarının yönetiminde yer almasının yanı sıra mali yönden aktif katılımı ve desteği sağlanacak. Mesleki ve teknik eğitimde açılacak okullar, işgücü piyasasının ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenecek. Uygulanacak programlar, içerikleri de buna göre tespit edilecek.
Öğrenci başına destek
Eğitimle istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi için atılan bir başka önemli adımda da organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarına, öğrenci başına destek sağlanacak. OSB’lerdeki meslek ve teknik liselere öğrenci başına, öğrencinin devlete maliyetini 1,5 katına kadar ödeme yapılacak. Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği organize sanayi bölgesi dışındaki özel meslek liseleri ile teknik okullara da devlet öğrenci başına destek verecek. Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği organize sanayi bölgesi dışındaki özel meslek liseleri ile teknik okullara da devlet öğrenci başına destek verecek.
(kaynak hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Meslek Yüksekokulları kalkıyor mu? Meslek Yüksekokulları yeniden yapılandırılıyor, Meslek Yüksekokulları’nın sayısı azaltılacak, Meslek liselerinden Meslek yüksekokullarına doğrudan geçiş sistemi geliyor
MESLEK liselilerin doğrudan geçiş yapabildiği meslek yüksekokulları yeniden yapılandırılacak
Hürriyet Gazetesi’nden Esra Kaya’nın haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, Kalkınma Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) birlikte yürüttüğü çalışmaya göre meslek yüksekokullarının sayısı azaltılacak. Bu okulların bir bölümü kapatılırken bazıları meslek lisesine dönüştürülecek, bazıları ise birleştirilecek. Böylece son yıllarda aşırı artış gösteren meslek yüksekokulu sayısı kontrol altına alınacak.
Özel sektör ve meslek örgütleri mesleki eğitim sürecine dahil olacak
Mesleki eğitimin yeniden yapılandırılması çerçevesinde mesleki ve teknik eğitim mezunlarının işgücü piyasasındaki durumu sistematik olarak izlenecek. Özel sektör ve meslek örgütleri mesleki eğitim sürecine dahil olacak. İşverenlerin ve meslek kuruluşlarının meslek yüksekokullarının yönetiminde yer almasının yanı sıra mali yönden aktif katılımı ve desteği sağlanacak. Mesleki ve teknik eğitimde açılacak okullar, işgücü piyasasının ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenecek. Uygulanacak programlar, içerikleri de buna göre tespit edilecek.
Öğrenci başına destek
Eğitimle istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi için atılan bir başka önemli adımda da organize sanayi bölgelerinde açılan mesleki ve teknik eğitim okullarına, öğrenci başına destek sağlanacak. OSB’lerdeki meslek ve teknik liselere öğrenci başına, öğrencinin devlete maliyetini 1,5 katına kadar ödeme yapılacak. Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği organize sanayi bölgesi dışındaki özel meslek liseleri ile teknik okullara da devlet öğrenci başına destek verecek. Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceği organize sanayi bölgesi dışındaki özel meslek liseleri ile teknik okullara da devlet öğrenci başına destek verecek.
(kaynak hürriyet)
Son Güncelleme: Çarşamba, 07 Kasım 2012 14:46
Gösterim: 2990
Milli Eğitim Bakanlığı, 4+4+4 uygulaması kapsamında askeri liselerin de ders müfredatını değiştirmeye hazırlanıyor
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında konuyla ilgili görüşmeler yürütülüyor. Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında askeri liselere de Anadolu liseleri müfredatının getirileceği belirtiliyor. “Kuranıkerim”, “Peygamberin hayatı” ve “temel dini bilgiler” derslerinin bu kapsamda Anadolu liselerinde olduğu gibi askeri lise müfredatına da seçmeli ders olarak gireceği belirtiliyor.
Türkiye’nin ünlü yabancı okulları Robert, Fransız, Alman, Amerikan ve İtalyan kolejlerinde bu yıldan itibaren Kuranıkerim ve peygamberin hayatı seçmeli ders olarak okutulacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, “Bazı Özel Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri’nde 2012-2013 Öğretim Yılından” itibaren 9. sınıflardan başlamak ve kademeli olarak uygulanmak üzere değişiklik yaptı.
Yabancı statülü okullar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kanunlarına uymak zorunda. Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında bu okullarda da Kuranıkerim ve Hz. Muhammet’in hayatı seçmeli ders olarak öğrencilere sunulacak. Söz konusu durum askeri liseler için de aynen geçerli. Askeri liselerde de eğitim - öğretim yılı eylül ayı ile birlikte başladı. Askeri öğrenciler seçmeli derslerini seçti. Ancak, Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında en az 10 öğrencinin seçimini Kuranıkerim ve peygamberin hayatı derslerinden yana kullanacağını beyan etmesi durumunda askeri okul yönetiminin bu dersler için sınıf açması gerekecek.
(cumhuriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: İlköğretim ve Liseler
Milli Eğitim Bakanlığı, 4+4+4 uygulaması kapsamında askeri liselerin de ders müfredatını değiştirmeye hazırlanıyor
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında konuyla ilgili görüşmeler yürütülüyor. Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında askeri liselere de Anadolu liseleri müfredatının getirileceği belirtiliyor. “Kuranıkerim”, “Peygamberin hayatı” ve “temel dini bilgiler” derslerinin bu kapsamda Anadolu liselerinde olduğu gibi askeri lise müfredatına da seçmeli ders olarak gireceği belirtiliyor.
Türkiye’nin ünlü yabancı okulları Robert, Fransız, Alman, Amerikan ve İtalyan kolejlerinde bu yıldan itibaren Kuranıkerim ve peygamberin hayatı seçmeli ders olarak okutulacak.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, “Bazı Özel Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri’nde 2012-2013 Öğretim Yılından” itibaren 9. sınıflardan başlamak ve kademeli olarak uygulanmak üzere değişiklik yaptı.
Yabancı statülü okullar, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kanunlarına uymak zorunda. Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında bu okullarda da Kuranıkerim ve Hz. Muhammet’in hayatı seçmeli ders olarak öğrencilere sunulacak. Söz konusu durum askeri liseler için de aynen geçerli. Askeri liselerde de eğitim - öğretim yılı eylül ayı ile birlikte başladı. Askeri öğrenciler seçmeli derslerini seçti. Ancak, Talim Terbiye Kurulu’ndan çıkacak karar sonrasında en az 10 öğrencinin seçimini Kuranıkerim ve peygamberin hayatı derslerinden yana kullanacağını beyan etmesi durumunda askeri okul yönetiminin bu dersler için sınıf açması gerekecek.
(cumhuriyet)
Son Güncelleme: Salı, 09 Ekim 2012 13:48
Gösterim: 2789

