Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ODTÜ’de çıkan olaylarla ilgi Başbakan Erdoğan’ın ODTÜ’lü öğrencilere yönelik eleştirilerini değerlendirdiği konuşmasında, ''Her ODTÜ öğrencisi bir Yörük Ali Efe'dir. Geleceğimiz olan üniversite öğrencilerine sahip çıkacağız. ODTÜ, dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir, bilim insanları orada yetişir.” açıklamasını yaptı
''ODTÜ dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir. Uzaya oradan aygıt göndereceksiniz, oraya sırtınızı döneceksiniz, olmaz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, Buca ilçesinde belediye tarafından yaptırılan ''Yörük Ali Efe Rekreasyon Alanı'' açılış töreninde, Türkiye Yörük Ali Efe ile bağımsızlık savaşını başlatmışsa onların arkasından gitmenin herkesin boynunun borcu olduğunu söyledi.
Her yurtseverin biraz Yörük Ali olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Her ODTÜ öğrencisi bir Yörük Ali Efe'dir. Geleceğimiz olan üniversite öğrencilerine sahip çıkacağız. ODTÜ, dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir, bilim insanları orada yetişir. Uzaya oradan aygıt göndereceksiniz, oraya sırtınızı döneceksiniz, olmaz. Çağdaşlık üniversite özgürlüğüyle olur, üniversite gençliğinin korunmasıyla olur'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ODTÜ’de çıkan olaylarla ilgi Başbakan Erdoğan’ın ODTÜ’lü öğrencilere yönelik eleştirilerini değerlendirdiği konuşmasında, ''Her ODTÜ öğrencisi bir Yörük Ali Efe'dir. Geleceğimiz olan üniversite öğrencilerine sahip çıkacağız. ODTÜ, dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir, bilim insanları orada yetişir.” açıklamasını yaptı
''ODTÜ dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir. Uzaya oradan aygıt göndereceksiniz, oraya sırtınızı döneceksiniz, olmaz'' dedi.
Kılıçdaroğlu, Buca ilçesinde belediye tarafından yaptırılan ''Yörük Ali Efe Rekreasyon Alanı'' açılış töreninde, Türkiye Yörük Ali Efe ile bağımsızlık savaşını başlatmışsa onların arkasından gitmenin herkesin boynunun borcu olduğunu söyledi.
Her yurtseverin biraz Yörük Ali olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ''Her ODTÜ öğrencisi bir Yörük Ali Efe'dir. Geleceğimiz olan üniversite öğrencilerine sahip çıkacağız. ODTÜ, dünyanın sayılı üniversitelerinden birisidir, bilim insanları orada yetişir. Uzaya oradan aygıt göndereceksiniz, oraya sırtınızı döneceksiniz, olmaz. Çağdaşlık üniversite özgürlüğüyle olur, üniversite gençliğinin korunmasıyla olur'' dedi.
Son Güncelleme: Pazar, 23 Aralık 2012 18:12
Gösterim: 1598
Cuma saatine ders ve sınav konulmamasını isteyerek özgürce cuma namazını kılmak isteyen üniversite öğrencileri ''Cuma saatime dokunma'' adıyla bir kampanya başlattı.
Üniversite öğrencileri "Cuma saatime dokunma" sloganıyla bir kampanya başlattı. Öğrenciler cuma saatine ders ve sınav konulmamasını isteyerek özgürce cuma namazını kılmak istediklerini belirtti. 21 Aralık'ta başlatılan imza kampanyası ile öğrencilerin Cuma namazı saatleri konusundaki mağduriyetin giderilmesi için yetkililere uyarıda bulunuluyor. Öğrencilerin kampanya kapsamında hazırladıkları metin şöyle;
İstanbul'daki Üniversiteler başta olmak üzere Türkiye'de birçok üniversitede ders programı ve sınav takvimi hazırlanırken Cuma namazı saatlerini dikkate almayan bir tutum sergileniyor. Bu durum dersleri ile inancı ve ibadetleri arasında tercih yapmaya mecbur bırakılan birçok öğrencinin mağdur olmasına sebep oluyor.
Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Üniversiteler Komisyonu’nun başlattığı kampanyaya sosyal medyadan da destek geldi.
Ayrıca öğrenciler www.cumasaatimedokunma.com adlı sitede kampanyalarını yürütürken Twitter'da da #CumaSaatimeDokunma hashtagı ile seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
İşte Twitter'da #CumaSaatimeDokunma hashtagı altında paylaşılan bazı mesajlar;
Selim Demirkan;
Cuma Namazı saatine ders ve sınav koyan üniversite yönetimleri göreve çağıran Anadolu Gençlik Derneği tebrikler... #CumaSaatimeDokunma
Betül Darboğaz:
#CumaSaatimeDokunma hadi gençler birazda hayırlı işlere vesile olalım
Ceyhun Atay:
"Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun..." (Cuma/9) #CumaSaatimeDokunma
Üsame Ceran:
Cuma vaktine sınav istemiyoruz! Bu ülkede Din, vicdan özgürlüğü anayasada yalnız teorikte var olan bir maddeden ibaret #Cumasaatimedokunma !
Mehmet Akif Akkaya:
Tamam hadi cuma gününün tatil olmasını da istemiyoruz. Ama #CumaSaatimeDokunma
(kaynak haber7)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Cuma saatine ders ve sınav konulmamasını isteyerek özgürce cuma namazını kılmak isteyen üniversite öğrencileri ''Cuma saatime dokunma'' adıyla bir kampanya başlattı.
Üniversite öğrencileri "Cuma saatime dokunma" sloganıyla bir kampanya başlattı. Öğrenciler cuma saatine ders ve sınav konulmamasını isteyerek özgürce cuma namazını kılmak istediklerini belirtti. 21 Aralık'ta başlatılan imza kampanyası ile öğrencilerin Cuma namazı saatleri konusundaki mağduriyetin giderilmesi için yetkililere uyarıda bulunuluyor. Öğrencilerin kampanya kapsamında hazırladıkları metin şöyle;
İstanbul'daki Üniversiteler başta olmak üzere Türkiye'de birçok üniversitede ders programı ve sınav takvimi hazırlanırken Cuma namazı saatlerini dikkate almayan bir tutum sergileniyor. Bu durum dersleri ile inancı ve ibadetleri arasında tercih yapmaya mecbur bırakılan birçok öğrencinin mağdur olmasına sebep oluyor.
Anadolu Gençlik Derneği İstanbul Şubesi Üniversiteler Komisyonu’nun başlattığı kampanyaya sosyal medyadan da destek geldi.
Ayrıca öğrenciler www.cumasaatimedokunma.com adlı sitede kampanyalarını yürütürken Twitter'da da #CumaSaatimeDokunma hashtagı ile seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
İşte Twitter'da #CumaSaatimeDokunma hashtagı altında paylaşılan bazı mesajlar;
Selim Demirkan;
Cuma Namazı saatine ders ve sınav koyan üniversite yönetimleri göreve çağıran Anadolu Gençlik Derneği tebrikler... #CumaSaatimeDokunma
Betül Darboğaz:
#CumaSaatimeDokunma hadi gençler birazda hayırlı işlere vesile olalım
Ceyhun Atay:
"Ey inananlar! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun..." (Cuma/9) #CumaSaatimeDokunma
Üsame Ceran:
Cuma vaktine sınav istemiyoruz! Bu ülkede Din, vicdan özgürlüğü anayasada yalnız teorikte var olan bir maddeden ibaret #Cumasaatimedokunma !
Mehmet Akif Akkaya:
Tamam hadi cuma gününün tatil olmasını da istemiyoruz. Ama #CumaSaatimeDokunma
(kaynak haber7)
Son Güncelleme: Pazar, 23 Aralık 2012 17:59
Gösterim: 1643
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Fatih Projesi kapsamında 11 milyon tablet alımı için ihale yapılacağını söyledi.
Dinçer, İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından düzenlenen ''İstanbul Toplantıları'' konulu programda, FATİH Projesi'ne ilişkin bilgi verirken, tablet ve akıllı tahtaların Türkiye'de üretimiyle ilgili bütün hazırlık çalışmalarının yapıldığını söyledi.
Tahtaların Türkiye'de üretilmeye başlandığını anlatan Dinçer, şunları kaydetti:
''Bu yıl, Türkiye'de ne kadar lise varsa tamamına akıllı tahta döşedik. Tam 85 binden fazla akıllı tahta döşendi. Önümüzdeki yıl geri kalan ne kadar lise varsa, meslek lisesi, imam hatip lisesi ve benzeri varsa tamamına döşeyeceğiz. Bu yıl 50 bin civarında tabletin ihalesi yapıldı, dağıtıyoruz. 40 bin tabletin ihalesi bitmek üzere, onu da dağıtacağız. 90 bin civarında tablet dağıtmış olacağız. Muhtemelen yeni yılın ilk 3 ayında 11 milyon tablet için de ihale yapacağız ve onun Türkiye'de üretimiyle ilgili zemin ve zaman da kazanmak istiyoruz.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Fatih Projesi kapsamında 11 milyon tablet alımı için ihale yapılacağını söyledi.
Dinçer, İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından düzenlenen ''İstanbul Toplantıları'' konulu programda, FATİH Projesi'ne ilişkin bilgi verirken, tablet ve akıllı tahtaların Türkiye'de üretimiyle ilgili bütün hazırlık çalışmalarının yapıldığını söyledi.
Tahtaların Türkiye'de üretilmeye başlandığını anlatan Dinçer, şunları kaydetti:
''Bu yıl, Türkiye'de ne kadar lise varsa tamamına akıllı tahta döşedik. Tam 85 binden fazla akıllı tahta döşendi. Önümüzdeki yıl geri kalan ne kadar lise varsa, meslek lisesi, imam hatip lisesi ve benzeri varsa tamamına döşeyeceğiz. Bu yıl 50 bin civarında tabletin ihalesi yapıldı, dağıtıyoruz. 40 bin tabletin ihalesi bitmek üzere, onu da dağıtacağız. 90 bin civarında tablet dağıtmış olacağız. Muhtemelen yeni yılın ilk 3 ayında 11 milyon tablet için de ihale yapacağız ve onun Türkiye'de üretimiyle ilgili zemin ve zaman da kazanmak istiyoruz.''
Son Güncelleme: Pazar, 23 Aralık 2012 18:01
Gösterim: 2093
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, katıldığı ‘İstanbul Toplantıları’ konulu programda öğretmen atamalarına değinerek, 120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacağını bunun da birkaç yıl içerisinde tamamlanacağını belirtti
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından Barcelo Eresin Topkapı Otel'de düzenlenen ''İstanbul Toplantıları'' konulu programa katıldı. Bakan Dinçer, programda yaptığı konuşmada eğitime yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Sistemde uygulanan strateji doğruysa uygulamalar ve programların önem kazandığını belirten Bakan Dinçer, “Türkiye'de eğitim stratejisi neredeyse 40-50 yıldır hiç değişmedi. Şu anda eğitim stratejisini değiştirdik. Gelişmiş ülkelerde ortalama eğitim yılı 12 iken, Türkiye'de 6,12’dir. 2009'da orta öğretim seviyesinde okullaşma oranının dünya ortalaması yüzde 88 iken, Türkiye'de 2011'de yüzde 68’dir. Sadece okullaşma oranları kıyaslandığında bile küresel dünya ile Türkiye arasındaki mesafe görülüyor. Eğer rekabette avantaj sağlamak istiyorsak zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmamız gerekiyordu'' dedi.
1980'lerden sonra eğitim sisteminde bütün dünyanın arz odaklı yapılanmadan talep odaklı yapılanmaya geçtiğini belirten Dinçer, “Artık talep odaklı bir eğitim var. Eğitilmiş insana piyasa ihtiyaç duyuyor. O zaman o talebe göre eğitim verilmelidir. Eğitimi kim istiyor çocuklar, o halde onların üzerinden onların talepleri göz önüne alınarak eğitim verilmelidir” diye konuştu.
Eğitimde dünya ile Türkiye arasındaki mesafeyi kapatacak değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Dinçer, “Şimdiye kadar biz devlet olarak çok otoriter bir tarzla eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğini belirliyor ve onu da halk için uygun ve yararlı görüyorduk ve bunu herkese sunuyorduk. Herkes bizim belirlediğimiz tek tip bir eğitim almak zorundaydı. Şimdi biz eğitim sistemini demokratikleştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz. Bunu 4+4+4 sistemi, ‘Okullar Hayat Olsun Projesi', kılık kıyafet yönetmeliği ve bazı derslerin kaldırılması gibi düzenlemelerle yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Dinçer, eğitimde zihniyet değişimi yapmaya çalıştıklarını ifade ederek, eğitimin 12 yıla çıkarılması ve 4+4+4 ile kademeli hale getirilmesinin eğitim sisteminin esnekleştirilmesi ve demokratikleştirilmesi, 'Okullar Hayat Olsun Projesi'nin okulların fiziki mekanlarının kullanımının demokratikleştirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Bakan Dinçer, şu anda 730 bin civarında öğretmen istihdam edildiğine işaret ederek, ''Eğer ilkokul, ortaokul ve lisede okullaşma oranları yüzde 100'e çıkarsa, bizim 120 bin öğretmene ihtiyacımız olacak. Çünkü bu sene aldığımız öğretmenlerle norm kadro doluluk oranı yüzde 85'e çıktı. Daha önceki yıllarda bu oran yüzde 65, yüzde 60 civarındaydı. Son 2 yılda aldığımız öğretmenlerle bu oran yüzde 85'e çıktı. Hatta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bu oran yüzde 90'ın üzerinde” dedi.
120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacak
120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacağını kaydeden Dinçer, bunun da birkaç yıl içerisinde tamamlanacağını bildirerek, daha sonra emekli olan öğretmen ne kadarsa o kadar öğretmen alınarak eksikliğin tamamlanacağını söyledi. Bakan Dinçer, “Tablet ve tahtaların Türkiye'de üretimiyle ilgili bütün hazırlık çalışmaları yapıldı. Zaten tahtaları Türkiye'de üretmeye başladık. Tabletleri de Türkiye'de üretecek şekilde yakında ihalesini yapıyoruz. Bu yıl Türkiye'de ne kadar lise varsa tamamına akıllı tahta döşedik. Tam 85 binden fazla akıllı tahta döşendi. Önümüzdeki yıl ne kadar geri kalan lise varsa, meslek lisesi, imam hatip lisesi ve benzeri varsa tamamına döşeyeceğiz. Muhtemelen yeni yılın ilk 3 ayında 11 milyon tablet için de ihale yapacağız” diye konuştu
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, katıldığı ‘İstanbul Toplantıları’ konulu programda öğretmen atamalarına değinerek, 120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacağını bunun da birkaç yıl içerisinde tamamlanacağını belirtti
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul Suriçi Grubu Derneği tarafından Barcelo Eresin Topkapı Otel'de düzenlenen ''İstanbul Toplantıları'' konulu programa katıldı. Bakan Dinçer, programda yaptığı konuşmada eğitime yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Sistemde uygulanan strateji doğruysa uygulamalar ve programların önem kazandığını belirten Bakan Dinçer, “Türkiye'de eğitim stratejisi neredeyse 40-50 yıldır hiç değişmedi. Şu anda eğitim stratejisini değiştirdik. Gelişmiş ülkelerde ortalama eğitim yılı 12 iken, Türkiye'de 6,12’dir. 2009'da orta öğretim seviyesinde okullaşma oranının dünya ortalaması yüzde 88 iken, Türkiye'de 2011'de yüzde 68’dir. Sadece okullaşma oranları kıyaslandığında bile küresel dünya ile Türkiye arasındaki mesafe görülüyor. Eğer rekabette avantaj sağlamak istiyorsak zorunlu eğitimi 12 yıla çıkartmamız gerekiyordu'' dedi.
1980'lerden sonra eğitim sisteminde bütün dünyanın arz odaklı yapılanmadan talep odaklı yapılanmaya geçtiğini belirten Dinçer, “Artık talep odaklı bir eğitim var. Eğitilmiş insana piyasa ihtiyaç duyuyor. O zaman o talebe göre eğitim verilmelidir. Eğitimi kim istiyor çocuklar, o halde onların üzerinden onların talepleri göz önüne alınarak eğitim verilmelidir” diye konuştu.
Eğitimde dünya ile Türkiye arasındaki mesafeyi kapatacak değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Dinçer, “Şimdiye kadar biz devlet olarak çok otoriter bir tarzla eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğini belirliyor ve onu da halk için uygun ve yararlı görüyorduk ve bunu herkese sunuyorduk. Herkes bizim belirlediğimiz tek tip bir eğitim almak zorundaydı. Şimdi biz eğitim sistemini demokratikleştirmeye ve esnekleştirmeye çalışıyoruz. Bunu 4+4+4 sistemi, ‘Okullar Hayat Olsun Projesi', kılık kıyafet yönetmeliği ve bazı derslerin kaldırılması gibi düzenlemelerle yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Dinçer, eğitimde zihniyet değişimi yapmaya çalıştıklarını ifade ederek, eğitimin 12 yıla çıkarılması ve 4+4+4 ile kademeli hale getirilmesinin eğitim sisteminin esnekleştirilmesi ve demokratikleştirilmesi, 'Okullar Hayat Olsun Projesi'nin okulların fiziki mekanlarının kullanımının demokratikleştirilmesi anlamına geldiğini söyledi. Bakan Dinçer, şu anda 730 bin civarında öğretmen istihdam edildiğine işaret ederek, ''Eğer ilkokul, ortaokul ve lisede okullaşma oranları yüzde 100'e çıkarsa, bizim 120 bin öğretmene ihtiyacımız olacak. Çünkü bu sene aldığımız öğretmenlerle norm kadro doluluk oranı yüzde 85'e çıktı. Daha önceki yıllarda bu oran yüzde 65, yüzde 60 civarındaydı. Son 2 yılda aldığımız öğretmenlerle bu oran yüzde 85'e çıktı. Hatta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bu oran yüzde 90'ın üzerinde” dedi.
120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacak
120 bin öğretmen daha alındığında öğretmene ihtiyaç kalmayacağını kaydeden Dinçer, bunun da birkaç yıl içerisinde tamamlanacağını bildirerek, daha sonra emekli olan öğretmen ne kadarsa o kadar öğretmen alınarak eksikliğin tamamlanacağını söyledi. Bakan Dinçer, “Tablet ve tahtaların Türkiye'de üretimiyle ilgili bütün hazırlık çalışmaları yapıldı. Zaten tahtaları Türkiye'de üretmeye başladık. Tabletleri de Türkiye'de üretecek şekilde yakında ihalesini yapıyoruz. Bu yıl Türkiye'de ne kadar lise varsa tamamına akıllı tahta döşedik. Tam 85 binden fazla akıllı tahta döşendi. Önümüzdeki yıl ne kadar geri kalan lise varsa, meslek lisesi, imam hatip lisesi ve benzeri varsa tamamına döşeyeceğiz. Muhtemelen yeni yılın ilk 3 ayında 11 milyon tablet için de ihale yapacağız” diye konuştu
Son Güncelleme: Pazar, 23 Aralık 2012 17:32
Gösterim: 1313
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, ders kitabında Yunus Emre'nin bazı dizelerinin sansürlendiği iddiasına, “Yunus Emre'nin ağzından çıkan veya Yunus Emre'nin ağzından çıktığına yıllardır inandığımız hiçbir sözü değiştirmeye veya kısıtlamaya kalkmak kimsenin haddi değildir'' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türk Edebiyatı dersinin lise 2'nci sınıflarda okutulan kitabında, Yunus Emre'nin bazı dizelerinin sansürlendiği iddiasıyla ilgili, ''Birileri kraldan fazla kralcılık yapabilir ama Yunus Emre'nin ağzından çıkan veya Yunus Emre'nin ağzından çıktığına yıllardır inandığımız hiçbir sözü değiştirmeye veya kısıtlamaya kalkmak kimsenin haddi değildir'' dedi.
Çin'den fırlatılan Göktürk-2 uydusu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı ODTÜ yerleşkesindeki tören sırasındaki olayları da değerlendiren Günay, ''Elbette protesto herkesin hakkıdır. Hiç kimse bu iktidarı beğenmek zorunda değil. Beğenmediğini söyleyebilir ama her şeyin yeri vardır, zamanı vardır ve ölçüsü vardır'' diye konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, ders kitabında Yunus Emre'nin bazı dizelerinin sansürlendiği iddiasına, “Yunus Emre'nin ağzından çıkan veya Yunus Emre'nin ağzından çıktığına yıllardır inandığımız hiçbir sözü değiştirmeye veya kısıtlamaya kalkmak kimsenin haddi değildir'' dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türk Edebiyatı dersinin lise 2'nci sınıflarda okutulan kitabında, Yunus Emre'nin bazı dizelerinin sansürlendiği iddiasıyla ilgili, ''Birileri kraldan fazla kralcılık yapabilir ama Yunus Emre'nin ağzından çıkan veya Yunus Emre'nin ağzından çıktığına yıllardır inandığımız hiçbir sözü değiştirmeye veya kısıtlamaya kalkmak kimsenin haddi değildir'' dedi.
Çin'den fırlatılan Göktürk-2 uydusu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı ODTÜ yerleşkesindeki tören sırasındaki olayları da değerlendiren Günay, ''Elbette protesto herkesin hakkıdır. Hiç kimse bu iktidarı beğenmek zorunda değil. Beğenmediğini söyleyebilir ama her şeyin yeri vardır, zamanı vardır ve ölçüsü vardır'' diye konuştu.
Son Güncelleme: Pazar, 23 Aralık 2012 13:40
Gösterim: 1721


