Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

İLKSAN, alan değiştiren 18 bin öğretmene toplu ödeme yapacak

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl alan değiştirme hakkı tanıdığı sınıf öğretmenlerine, İlkokul Öğretmenleri Sandık ve Sosyal Yardım Sandığı’ndan (İLKSAN) toplu para ödenecek. Alan değiştiren yaklaşık 23 bin öğretmenden 18 bin 420’si üyelikten ayrılacaklardan oluşuyor. Öğretmenlere hizmet yılına göre 3 bin 400 lira ile 5 bin 400 lira arasında ödeme yapılacak. Kasasından tek seferde 80 milyon liraya yakın para çıkacak olan sandık ayrıca üye kaybı sebebiyle aylık 500 bin lira gelir kaybına uğrayacak. Yaklaşık 280 bin sınıf öğretmeninin üye olduğu İLKSAN’a, her öğretmenin maaşının yüzde 2’si kadar zorunlu kesinti yapılıyor.

Bir öğretmen emekli olduğunda İLKSAN’a yatırdığı parayı yüzde 150 fazlasıyla alıyor. Üyelikten ayrılması durumunda ise yüzde 50 fazlasıyla alıyor. Bu sebeple emekliliği beklemeden ayrılacak öğretmenler, emekliliği bekleyenlere kıyasla bir miktar kayıpla karşı karşıya kalacak.

Yaklaşık 280 bin sınıf öğretmeninin üye olduğu İLKSAN’a, her bir öğretmenin maaşının yüzde 2’si kadar zorunlu kesinti yapılıyor. Bu da ortalama olarak her bir öğretmen maaşından ayda 27 lira, yılda ise 321 liralık kesinti anlamına geliyor. Sandığın her ay üyelerinden gelen aidat miktarı da 8,5 milyon lira. Sandığın banka mevduatı olarak 38,5 milyonu bulunuyor. Buna ilave olarak 125,5 milyon lira portföy miktarı ve 341,4 milyon lira üyelerden alacağı var. Buna göre toplam varlık miktarı 505,4 milyon lira. Ancak sandığın mevduat tutarının 38 milyon olduğu, buna karşın üyelikten çıkacaklara ödeyeceği paranın 80 milyon civarında olacağı dikkate alındığında sıkıntı yaşanabileceği belirtiliyor. Bu sebeple alan değiştiren öğretmenlere üyeliğe devam etmeleri çağrısı yapılıyor. Gerekli mevzuat değişikliği de sandığın girişimleri sonucu gerçekleştirildi.

Sınıf öğretmenliğine geçtiği için sandık üyeliğinden ayrılacak olanların alacağı miktar yıllara göre değişiklik gösteriyor. 10 yıllık bir sınıf öğretmeni üyelikten ayrılırsa 3 bin 406 lira alacak. 20 yıllık bir öğretmen 4 bin 536, 30 yıllık bir öğretmen ise 5 bin 434 lira alıyor. Ayrıca bir öğretmenin sandık üyeliğinden emeklilik yoluyla ayrılmasıyla emekli olmadan ayrılması arasında önemli fark bulunuyor. 20 yıllık bir öğretmen emekli olarak ayrılırsa 13 bin lira, 30 yıllık öğretmen emekli olarak ayrılırsa 15 bin lira alıyor.

İLKSAN üyesi bir öğretmen emekli olduğunda yatırdığı parayı yüzde 150 fazlasıyla alıyor. Sandık ayrıca maluliyet durumunda emeklilik haklarını veriyor. Evlilik, şehitlik, afet, ölüm durumlarında da üyesine ödeme yapıyor. Sandık 2002 ile 2012 yılları arasında emekli olan 62 bin üyesine 439 milyon lira ödeme yaptı. 71 bin üyeye ise evlenme yardımı olarak 27 milyon ödendi. Afet sebebiyle 3 bin 716 üyesine yaklaşık 2 milyon lira yardım yapan sandık, ölüm yardımı olarak ise 1947 kişiye 12 milyon lira ödedi. Bir üye için de şehit yardımı olarak 12 bin lira verildi. Toplamda 163 bin kişiye 507 milyon lira ödeme yapıldı.

İlkokul öğretmenleri arasında yardımlaşma sandığı olarak kurulan İLKSAN’a üyelik zorunlu. Bu durum çeşitli tartışmalara yol açıyor. Bu yıl yapılan toplu sözleşmenin sosyal haklar kısmında sandığa üyeliğin gönüllülük esasına göre olması karara bağlandı. Fakat uygulamada henüz değişen bir şey yok.

(zaman)

> İLKSAN’dan öğretmenlere müjde!

İLKSAN, alan değiştiren 18 bin öğretmene toplu ödeme yapacak

Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yıl alan değiştirme hakkı tanıdığı sınıf öğretmenlerine, İlkokul Öğretmenleri Sandık ve Sosyal Yardım Sandığı’ndan (İLKSAN) toplu para ödenecek. Alan değiştiren yaklaşık 23 bin öğretmenden 18 bin 420’si üyelikten ayrılacaklardan oluşuyor. Öğretmenlere hizmet yılına göre 3 bin 400 lira ile 5 bin 400 lira arasında ödeme yapılacak. Kasasından tek seferde 80 milyon liraya yakın para çıkacak olan sandık ayrıca üye kaybı sebebiyle aylık 500 bin lira gelir kaybına uğrayacak. Yaklaşık 280 bin sınıf öğretmeninin üye olduğu İLKSAN’a, her öğretmenin maaşının yüzde 2’si kadar zorunlu kesinti yapılıyor.

Bir öğretmen emekli olduğunda İLKSAN’a yatırdığı parayı yüzde 150 fazlasıyla alıyor. Üyelikten ayrılması durumunda ise yüzde 50 fazlasıyla alıyor. Bu sebeple emekliliği beklemeden ayrılacak öğretmenler, emekliliği bekleyenlere kıyasla bir miktar kayıpla karşı karşıya kalacak.

Yaklaşık 280 bin sınıf öğretmeninin üye olduğu İLKSAN’a, her bir öğretmenin maaşının yüzde 2’si kadar zorunlu kesinti yapılıyor. Bu da ortalama olarak her bir öğretmen maaşından ayda 27 lira, yılda ise 321 liralık kesinti anlamına geliyor. Sandığın her ay üyelerinden gelen aidat miktarı da 8,5 milyon lira. Sandığın banka mevduatı olarak 38,5 milyonu bulunuyor. Buna ilave olarak 125,5 milyon lira portföy miktarı ve 341,4 milyon lira üyelerden alacağı var. Buna göre toplam varlık miktarı 505,4 milyon lira. Ancak sandığın mevduat tutarının 38 milyon olduğu, buna karşın üyelikten çıkacaklara ödeyeceği paranın 80 milyon civarında olacağı dikkate alındığında sıkıntı yaşanabileceği belirtiliyor. Bu sebeple alan değiştiren öğretmenlere üyeliğe devam etmeleri çağrısı yapılıyor. Gerekli mevzuat değişikliği de sandığın girişimleri sonucu gerçekleştirildi.

Sınıf öğretmenliğine geçtiği için sandık üyeliğinden ayrılacak olanların alacağı miktar yıllara göre değişiklik gösteriyor. 10 yıllık bir sınıf öğretmeni üyelikten ayrılırsa 3 bin 406 lira alacak. 20 yıllık bir öğretmen 4 bin 536, 30 yıllık bir öğretmen ise 5 bin 434 lira alıyor. Ayrıca bir öğretmenin sandık üyeliğinden emeklilik yoluyla ayrılmasıyla emekli olmadan ayrılması arasında önemli fark bulunuyor. 20 yıllık bir öğretmen emekli olarak ayrılırsa 13 bin lira, 30 yıllık öğretmen emekli olarak ayrılırsa 15 bin lira alıyor.

İLKSAN üyesi bir öğretmen emekli olduğunda yatırdığı parayı yüzde 150 fazlasıyla alıyor. Sandık ayrıca maluliyet durumunda emeklilik haklarını veriyor. Evlilik, şehitlik, afet, ölüm durumlarında da üyesine ödeme yapıyor. Sandık 2002 ile 2012 yılları arasında emekli olan 62 bin üyesine 439 milyon lira ödeme yaptı. 71 bin üyeye ise evlenme yardımı olarak 27 milyon ödendi. Afet sebebiyle 3 bin 716 üyesine yaklaşık 2 milyon lira yardım yapan sandık, ölüm yardımı olarak ise 1947 kişiye 12 milyon lira ödedi. Bir üye için de şehit yardımı olarak 12 bin lira verildi. Toplamda 163 bin kişiye 507 milyon lira ödeme yapıldı.

İlkokul öğretmenleri arasında yardımlaşma sandığı olarak kurulan İLKSAN’a üyelik zorunlu. Bu durum çeşitli tartışmalara yol açıyor. Bu yıl yapılan toplu sözleşmenin sosyal haklar kısmında sandığa üyeliğin gönüllülük esasına göre olması karara bağlandı. Fakat uygulamada henüz değişen bir şey yok.

(zaman)

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Ekim 2012 17:45

Gösterim: 13019

Kaliteli öğrenme konusunda öğretmenlere büyük görevler düştüğüne dikkat çeken uzmanlar sağlıklı öğrenme için öğrenciyle iyi bir ilişki şart diyor ve dikkat edilmesi gereken konulara vurgu yapıyor.

Öğrenmenin, hayatın her aşamasını, doğum ile ölüm arasında geçen süreçte gerçekleşen tüm davranışları kapsadığına dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Nöropsikiyatri Sağlık, Uygulama ve Araştırma Merkezi Psikoloğu Aynur Sayım, okul sıralarında gerçekleşen öğrenmenin kişi için önem taşıdığını söyledi.

Anne babaların çocuklarına, işverenlerin işçilerine, eşlerin birbirlerine, öğretmenlerin de öğrencilerine bir şeyler öğrettiğine vurgu yapan Sayım, okul eğitiminde öğretmenlere önemli görevler düştüğünü belirtti.

Öğretmenin, çocukların model aldığı bir yetişkin olduğunun altını çizen Sayım, davranış dili kullanan çocukların bu dili kendi davranış, çevre, anne-baba, öğretmenlerinden modelleyerek oluşturduğunu söyledi. Çocuklara, gençlere bir şeyler öğretip beceri kazandırmanın keyifli olduğu kadar zor süreçleri de bulunduğunu belirten Uzm. Psk. Aynur Sayım, bu süreçte öğretmenin öğretme tarzının etkinliğinin çok önemli olduğunu ifade etti. Sayım, öğretmenin ne öğrettiği, nasıl öğrettiği, kime ne öğretmeye çalıştığının da önem taşıdığını dile getirdi.

Uzm. Psk. Aynur Sayım öğrenmek ve öğretmek kavramlarının da farklılık arz ettiğine dikkat çekti.

 “Öğrenme-öğretme sürecinin etkili oluşabilmesi için iki kişi arasında çok özel bir ilişkinin kurulması gereklidir. Doğru iletişim ve bilginin sunulması, öğretme metodlarının uygulanması burada önemli kavramlardır. Övgü, öğrencinin gereksinimlerini belirleme, saygı duyma, sınıf ortamı, sevecen bir tarz, iletişim, öğrenme özgürlüğü öğrenmede önemli kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır.”

 Öğrenmede öğretmenin tutumunun önemli olduğunu hatırlatan Sayım öğrenme ilişkisini etkileyen başlıkları ise şöyle sıraladı.

•         Öğretmendeki değişiklikler

•         Öğrencideki değişiklikler

•         Durum ve çevredeki değişiklikler

Öğretmenin eğitim, öğretim sürecinde etkili olmasının, çocukların gelişimini, psikolojisini iyi bilmesinin etkili öğretmenlik yöntemlerini bilmesiyle mümkün olabileceğini kaydeden Sayım, öğretmen öğrenci ilişkisinde iletişimin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.

Sayım, iletişimi engelleyen yaklaşımların olduğunu söyledi.

Emir vermek, yönlendirmek, şikâyet etme, dersini çalış demek, uyarmak, gözdağı vermek,  iyi not almak istiyorsan kıpırda biraz demek, ahlak dersi vermek… vs.

Öğrencilere kesinlikle kendi sorunlarını çözme stilinin öğretilmesi gerektiği üzerinde duran Sayım, öğrencilere güven vermenin de öğrenmede etkisi olduğunu kaydetti.

Öğretmenlerin çocuklara bir şey söylemeleri halinde aslında onun hakkında kendisine ileti vermiş olduğunu belirten Sayım, verilen bu iletilerin de kişinin kendi ile ilgili değer yargılarını oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle öğretmenin yaklaşımının öğrencinin kendi değer yargısıyla ilgili ve öğretmenle ilişkisi açısından yapıcı olabileceğini vurgulayan Sayım aksi durumda yıkıcı da olabileceği konusunda uyardı.

Öğretmenin öğrenciyle ilişkisinde uygulaması gereken yöntemlerin olduğunun da altını çizen Sayım şunları söyledi.

“Öğrenciyi kabul etme, yapıcı konuşma, edilgin dinleme (sessizlik) kapı aralayıcı iletiler (bu konuda konuşmak ister misin?) etkin dinleme, doğru iletişim, motivasyon.”

Uzm. Psk. Aynur Sayım, aile, öğretmen, okul işbirliğinin çocuk eğitiminde oldukça önem taşıdığını da sözlerine ekledi.

“Bir takım psikiyatrik rahatsızlıklar da kaliteli öğrenci-öğretmen ilişkisini engelleyebilmektedir. Dikkat eksikliği hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, davranım bozukluğu, depresyon, yaygın gelişimsel bozukluklar, zekâ engeli vb. gibi durumlarda tedavi ekibiyle işbirliği önem taşımaktadır."

(milliyet)

> Öğretmenler, öğretirken dikkat!

Kaliteli öğrenme konusunda öğretmenlere büyük görevler düştüğüne dikkat çeken uzmanlar sağlıklı öğrenme için öğrenciyle iyi bir ilişki şart diyor ve dikkat edilmesi gereken konulara vurgu yapıyor.

Öğrenmenin, hayatın her aşamasını, doğum ile ölüm arasında geçen süreçte gerçekleşen tüm davranışları kapsadığına dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Nöropsikiyatri Sağlık, Uygulama ve Araştırma Merkezi Psikoloğu Aynur Sayım, okul sıralarında gerçekleşen öğrenmenin kişi için önem taşıdığını söyledi.

Anne babaların çocuklarına, işverenlerin işçilerine, eşlerin birbirlerine, öğretmenlerin de öğrencilerine bir şeyler öğrettiğine vurgu yapan Sayım, okul eğitiminde öğretmenlere önemli görevler düştüğünü belirtti.

Öğretmenin, çocukların model aldığı bir yetişkin olduğunun altını çizen Sayım, davranış dili kullanan çocukların bu dili kendi davranış, çevre, anne-baba, öğretmenlerinden modelleyerek oluşturduğunu söyledi. Çocuklara, gençlere bir şeyler öğretip beceri kazandırmanın keyifli olduğu kadar zor süreçleri de bulunduğunu belirten Uzm. Psk. Aynur Sayım, bu süreçte öğretmenin öğretme tarzının etkinliğinin çok önemli olduğunu ifade etti. Sayım, öğretmenin ne öğrettiği, nasıl öğrettiği, kime ne öğretmeye çalıştığının da önem taşıdığını dile getirdi.

Uzm. Psk. Aynur Sayım öğrenmek ve öğretmek kavramlarının da farklılık arz ettiğine dikkat çekti.

 “Öğrenme-öğretme sürecinin etkili oluşabilmesi için iki kişi arasında çok özel bir ilişkinin kurulması gereklidir. Doğru iletişim ve bilginin sunulması, öğretme metodlarının uygulanması burada önemli kavramlardır. Övgü, öğrencinin gereksinimlerini belirleme, saygı duyma, sınıf ortamı, sevecen bir tarz, iletişim, öğrenme özgürlüğü öğrenmede önemli kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır.”

 Öğrenmede öğretmenin tutumunun önemli olduğunu hatırlatan Sayım öğrenme ilişkisini etkileyen başlıkları ise şöyle sıraladı.

•         Öğretmendeki değişiklikler

•         Öğrencideki değişiklikler

•         Durum ve çevredeki değişiklikler

Öğretmenin eğitim, öğretim sürecinde etkili olmasının, çocukların gelişimini, psikolojisini iyi bilmesinin etkili öğretmenlik yöntemlerini bilmesiyle mümkün olabileceğini kaydeden Sayım, öğretmen öğrenci ilişkisinde iletişimin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.

Sayım, iletişimi engelleyen yaklaşımların olduğunu söyledi.

Emir vermek, yönlendirmek, şikâyet etme, dersini çalış demek, uyarmak, gözdağı vermek,  iyi not almak istiyorsan kıpırda biraz demek, ahlak dersi vermek… vs.

Öğrencilere kesinlikle kendi sorunlarını çözme stilinin öğretilmesi gerektiği üzerinde duran Sayım, öğrencilere güven vermenin de öğrenmede etkisi olduğunu kaydetti.

Öğretmenlerin çocuklara bir şey söylemeleri halinde aslında onun hakkında kendisine ileti vermiş olduğunu belirten Sayım, verilen bu iletilerin de kişinin kendi ile ilgili değer yargılarını oluşturduğunu söyledi. Bu nedenle öğretmenin yaklaşımının öğrencinin kendi değer yargısıyla ilgili ve öğretmenle ilişkisi açısından yapıcı olabileceğini vurgulayan Sayım aksi durumda yıkıcı da olabileceği konusunda uyardı.

Öğretmenin öğrenciyle ilişkisinde uygulaması gereken yöntemlerin olduğunun da altını çizen Sayım şunları söyledi.

“Öğrenciyi kabul etme, yapıcı konuşma, edilgin dinleme (sessizlik) kapı aralayıcı iletiler (bu konuda konuşmak ister misin?) etkin dinleme, doğru iletişim, motivasyon.”

Uzm. Psk. Aynur Sayım, aile, öğretmen, okul işbirliğinin çocuk eğitiminde oldukça önem taşıdığını da sözlerine ekledi.

“Bir takım psikiyatrik rahatsızlıklar da kaliteli öğrenci-öğretmen ilişkisini engelleyebilmektedir. Dikkat eksikliği hiperaktivite, özel öğrenme güçlüğü, davranım bozukluğu, depresyon, yaygın gelişimsel bozukluklar, zekâ engeli vb. gibi durumlarda tedavi ekibiyle işbirliği önem taşımaktadır."

(milliyet)

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Ekim 2012 08:00

Gösterim: 3849

Milli Eğitim Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı, 6 ve 7'nci sınıflarda seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırılan 'adalet ve hukuk' dersinin müfredatı için protokol imzalayacak.

Adalet Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim öğrencilerinin hukuk bilincini geliştirmek için harekete geçti.

Alınan karara göre 6 ve 7'inci sınıflarda seçmeli 'hukuk ve adalet' dersi yer alacak.

Dersin, öğretim programını geliştirmek için iki bakanlık ortak bir ‘hukuk bilinci geliştirme komisyonu’ kurma kararı aldı.

Öğrencileri temel hukuk kavramları ve hukuki süreçler hakkında bilinçlendirmek için ilgili afiş, broşür gibi tanıtım materyalleri hazırlanacak.

Dersin içeriği ise iki bakanlık arasında imzalanacak olan protokolle belirlenecek.

Bu kapsamda, temel hukuk kavramları, haklar ve sorumluluklar, adaletin önemi, toplumsal değişme ve adalet, hukuk ve yasalar, yargılama süreçleri ve mahkemeler konuları üzerine çalışılacak.

Dersin içeriğine ilişkin ayrıntılar ise Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğunda olacak. Bakanlık, gerekli teknik, materyal, mekan, uzman ve akademisyen desteği sağlayacak.

Ayrıca, hizmet içi eğitimler için yapılacak gerekli organizasyonların idari, teknik ve mali sorumluluklarını üstlenecek.

(ntv)

> 'Hukuk ve adalet' dersi geliyor

Milli Eğitim Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı, 6 ve 7'nci sınıflarda seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırılan 'adalet ve hukuk' dersinin müfredatı için protokol imzalayacak.

Adalet Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim öğrencilerinin hukuk bilincini geliştirmek için harekete geçti.

Alınan karara göre 6 ve 7'inci sınıflarda seçmeli 'hukuk ve adalet' dersi yer alacak.

Dersin, öğretim programını geliştirmek için iki bakanlık ortak bir ‘hukuk bilinci geliştirme komisyonu’ kurma kararı aldı.

Öğrencileri temel hukuk kavramları ve hukuki süreçler hakkında bilinçlendirmek için ilgili afiş, broşür gibi tanıtım materyalleri hazırlanacak.

Dersin içeriği ise iki bakanlık arasında imzalanacak olan protokolle belirlenecek.

Bu kapsamda, temel hukuk kavramları, haklar ve sorumluluklar, adaletin önemi, toplumsal değişme ve adalet, hukuk ve yasalar, yargılama süreçleri ve mahkemeler konuları üzerine çalışılacak.

Dersin içeriğine ilişkin ayrıntılar ise Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğunda olacak. Bakanlık, gerekli teknik, materyal, mekan, uzman ve akademisyen desteği sağlayacak.

Ayrıca, hizmet içi eğitimler için yapılacak gerekli organizasyonların idari, teknik ve mali sorumluluklarını üstlenecek.

(ntv)

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 16:14

Gösterim: 2244

TBMM İçişleri Komisyonu'nda, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören kanun tasarısı kabul edildi.

TBMM İçişleri Komisyonu'nda, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören ''Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazın Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'' kabul edildi.

Tasarıya göre, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van büyükşehir belediyesi olacak.

Tasarıya göre, İstanbul Şişli'nin Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri, Sarıyer'e bağlanacak. 23 yeni ilçe kurulacacak.

Vali ve büyükşehir belediye başkanları diplomatik pasaport alabilecek.

559 belediye köye dönüştürülecek

Belediye sınırları içinde nüfusu 500'ün altında mahalle kurulamayacak.

8 maddeden oluşan tasarı için İçişleri Komisyonu, alt komisyon toplantısı hariç 8 gün aralıksız çalıştı. Komisyon, 8 günde yaklaşık 80 saat mesai yaptı.

Tasarının bugünkü görüşmelerinde MHP ve CHP'li milletvekilleri, tasarının geri çekilmesi yönünde görüş bildirdiler.

> Büyükşehir tasarısı komisyondan geçti

TBMM İçişleri Komisyonu'nda, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören kanun tasarısı kabul edildi.

TBMM İçişleri Komisyonu'nda, 13 ilin büyükşehir olmasını öngören ''Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazın Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'' kabul edildi.

Tasarıya göre, Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van büyükşehir belediyesi olacak.

Tasarıya göre, İstanbul Şişli'nin Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri, Sarıyer'e bağlanacak. 23 yeni ilçe kurulacacak.

Vali ve büyükşehir belediye başkanları diplomatik pasaport alabilecek.

559 belediye köye dönüştürülecek

Belediye sınırları içinde nüfusu 500'ün altında mahalle kurulamayacak.

8 maddeden oluşan tasarı için İçişleri Komisyonu, alt komisyon toplantısı hariç 8 gün aralıksız çalıştı. Komisyon, 8 günde yaklaşık 80 saat mesai yaptı.

Tasarının bugünkü görüşmelerinde MHP ve CHP'li milletvekilleri, tasarının geri çekilmesi yönünde görüş bildirdiler.

Son Güncelleme: Pazartesi, 22 Ekim 2012 07:35

Gösterim: 1996

Adana'da bir ortaokulda teneffüste bayılan öğrenci için gelen ambulansın çevresinde toplananları öğretmenler dağıtamayınca başka bir öğrenci, demir çubukla arkadaşlarını kovaladı.

Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdiMerkez Yüreğir İlçesi’ndeki Mehmet Ali Yılmaz Ortaokulu’nda geçen cuma bahçeye çıkan öğrencilerden biri baygınlık geçirip düşünce yaralandı. Adı açıklanmayan yaralı öğrenci için okula ambulans çağrıldı.

Sağlık görevlilerinin ambulansa aldığı kız öğrenciye müdahale ederken, diğer öğrenciler ambulansın çevresinde toplandığı görüldü. Öğretmenlerin çabası, meraklı öğrencileri dağıtmaya yetmedi.

Bu sırada üst sınıflardan bir öğrenci eline geçirdiği demir çubuğu savurarak öğrenci arkadaşlarını dağıtmaya çalıştı. Baygınlık geçiren kız öğrenci ise ambulansta yapılan müdahale ardından evine gönderildi.

(radikal)

> Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdi

Adana'da bir ortaokulda teneffüste bayılan öğrenci için gelen ambulansın çevresinde toplananları öğretmenler dağıtamayınca başka bir öğrenci, demir çubukla arkadaşlarını kovaladı.

Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdiMerkez Yüreğir İlçesi’ndeki Mehmet Ali Yılmaz Ortaokulu’nda geçen cuma bahçeye çıkan öğrencilerden biri baygınlık geçirip düşünce yaralandı. Adı açıklanmayan yaralı öğrenci için okula ambulans çağrıldı.

Sağlık görevlilerinin ambulansa aldığı kız öğrenciye müdahale ederken, diğer öğrenciler ambulansın çevresinde toplandığı görüldü. Öğretmenlerin çabası, meraklı öğrencileri dağıtmaya yetmedi.

Bu sırada üst sınıflardan bir öğrenci eline geçirdiği demir çubuğu savurarak öğrenci arkadaşlarını dağıtmaya çalıştı. Baygınlık geçiren kız öğrenci ise ambulansta yapılan müdahale ardından evine gönderildi.

(radikal)

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 15:58

Gösterim: 1478


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.