Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Adana'da bir ortaokulda teneffüste bayılan öğrenci için gelen ambulansın çevresinde toplananları öğretmenler dağıtamayınca başka bir öğrenci, demir çubukla arkadaşlarını kovaladı.

Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdiMerkez Yüreğir İlçesi’ndeki Mehmet Ali Yılmaz Ortaokulu’nda geçen cuma bahçeye çıkan öğrencilerden biri baygınlık geçirip düşünce yaralandı. Adı açıklanmayan yaralı öğrenci için okula ambulans çağrıldı.

Sağlık görevlilerinin ambulansa aldığı kız öğrenciye müdahale ederken, diğer öğrenciler ambulansın çevresinde toplandığı görüldü. Öğretmenlerin çabası, meraklı öğrencileri dağıtmaya yetmedi.

Bu sırada üst sınıflardan bir öğrenci eline geçirdiği demir çubuğu savurarak öğrenci arkadaşlarını dağıtmaya çalıştı. Baygınlık geçiren kız öğrenci ise ambulansta yapılan müdahale ardından evine gönderildi.

(radikal)

> Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdi

Adana'da bir ortaokulda teneffüste bayılan öğrenci için gelen ambulansın çevresinde toplananları öğretmenler dağıtamayınca başka bir öğrenci, demir çubukla arkadaşlarını kovaladı.

Öğretmenler dinlenmeyince devreye o girdiMerkez Yüreğir İlçesi’ndeki Mehmet Ali Yılmaz Ortaokulu’nda geçen cuma bahçeye çıkan öğrencilerden biri baygınlık geçirip düşünce yaralandı. Adı açıklanmayan yaralı öğrenci için okula ambulans çağrıldı.

Sağlık görevlilerinin ambulansa aldığı kız öğrenciye müdahale ederken, diğer öğrenciler ambulansın çevresinde toplandığı görüldü. Öğretmenlerin çabası, meraklı öğrencileri dağıtmaya yetmedi.

Bu sırada üst sınıflardan bir öğrenci eline geçirdiği demir çubuğu savurarak öğrenci arkadaşlarını dağıtmaya çalıştı. Baygınlık geçiren kız öğrenci ise ambulansta yapılan müdahale ardından evine gönderildi.

(radikal)

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 15:58

Gösterim: 1491

'Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler'

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Antalya’nın Demre ilçesi’ne bağlı Beymelek Beldesi’nde ilçenin ilk okuyan kızı Ayşe Boztepe’nin yaptırdığı Ayşe Öğretmen Ana Okulu’nun açılışını yaptı.

Açılışa Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Demre Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, Antalya Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Aykut Tanrıverdi, Antalya İl Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam ve çok sayıda bürokrat da katıldı. İlçenin ilk okuyan kızı olan emekli öğretmen Ayşe Boztepe yaptığı konuşmada eğitim hayatı ve meslek yaşantısındaki anılarını anlattı.

"Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler"

Törende kısa bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise “Beni asıl bu etkinlikten daha fazla, bu güzel okuldan daha fazla Ayşe Öğretmen’in hayat hikayesi heyecanlandırdı. Demre’den Beymelek’e bir günde gelinmiş, bir günde Finike’ye gidilmiş, Finike’den Antalya’ya vapurla gidilmiş. Antalya’dan Aksu’ya gitmek için yol sorulmuş. 1940’lı yıllarda. Üzerinden bir çok yıl geçmiş. Artık bir çok yere bölünmüş yollarla gidiyoruz. Deniz yolları ile hava yolları ile gidiyoruz. 1940’lı yıllarda Antalya’ya ulaşılması zor olan Demre’ye yılda 600 bin turist geliyor. O zamanki ilkokul öğretmenleri, Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler.

Top yekün milleti ayağa kaldırmak, yetiştirdikleri çocukları hayata hazırlamak konusunda yürekleri inançla imanla doluydu. İnsanın hayatının temelini kuran ilkokul öğretmenleridir. Bingöl’ün Karlıova ilçesinde öğretmenlik yapan Hüseyin Hüsnü Tekışık, çıkardığı dergiden kazandığı para ile 17 okul yaptırdı. Onu da burada saygıyla selamlıyorum. İlk köy romanı Beymelek’te yazılmış. Nabizade Nazım, ilk köy romanı Karabibik’i Beymelek’te yazmış. Belediye başkanından duydum ‘Karabibik’, bir oyun haline getirilecek. Antalya’da, Demre’de oynanacak. Bence Ayşe Öğretmen’nin hayatını da bir oyun haline getirelim. Beymelek’in ilk okuyan kızı, Beymelek’in ilk öğretmeni. Onu da gelecek kuşaklara anlatalım” dedi.

Bakan Ertuğrul Günay, Vali Altıparmak ve diğer katılımcılar başta Emekli öğretmen Ayşe Boztepe ve okulun yapımına katkı sağlayan 18 hayırsevere plaket verdiler. Açılışın ardından okulu gezen heyet minik öğrencilere hediyeler dağıttı.

> Bakan Günay’dan Cumhuriyet öğretmenleri vurgusu

'Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler'

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Antalya’nın Demre ilçesi’ne bağlı Beymelek Beldesi’nde ilçenin ilk okuyan kızı Ayşe Boztepe’nin yaptırdığı Ayşe Öğretmen Ana Okulu’nun açılışını yaptı.

Açılışa Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, Demre Kaymakamı Yusuf İzzet Karaman, Antalya Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Aykut Tanrıverdi, Antalya İl Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam ve çok sayıda bürokrat da katıldı. İlçenin ilk okuyan kızı olan emekli öğretmen Ayşe Boztepe yaptığı konuşmada eğitim hayatı ve meslek yaşantısındaki anılarını anlattı.

"Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler"

Törende kısa bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise “Beni asıl bu etkinlikten daha fazla, bu güzel okuldan daha fazla Ayşe Öğretmen’in hayat hikayesi heyecanlandırdı. Demre’den Beymelek’e bir günde gelinmiş, bir günde Finike’ye gidilmiş, Finike’den Antalya’ya vapurla gidilmiş. Antalya’dan Aksu’ya gitmek için yol sorulmuş. 1940’lı yıllarda. Üzerinden bir çok yıl geçmiş. Artık bir çok yere bölünmüş yollarla gidiyoruz. Deniz yolları ile hava yolları ile gidiyoruz. 1940’lı yıllarda Antalya’ya ulaşılması zor olan Demre’ye yılda 600 bin turist geliyor. O zamanki ilkokul öğretmenleri, Cumhuriyet’in ilk öğretmenleri inanılmaz bir idealin sahibiydiler.

Top yekün milleti ayağa kaldırmak, yetiştirdikleri çocukları hayata hazırlamak konusunda yürekleri inançla imanla doluydu. İnsanın hayatının temelini kuran ilkokul öğretmenleridir. Bingöl’ün Karlıova ilçesinde öğretmenlik yapan Hüseyin Hüsnü Tekışık, çıkardığı dergiden kazandığı para ile 17 okul yaptırdı. Onu da burada saygıyla selamlıyorum. İlk köy romanı Beymelek’te yazılmış. Nabizade Nazım, ilk köy romanı Karabibik’i Beymelek’te yazmış. Belediye başkanından duydum ‘Karabibik’, bir oyun haline getirilecek. Antalya’da, Demre’de oynanacak. Bence Ayşe Öğretmen’nin hayatını da bir oyun haline getirelim. Beymelek’in ilk okuyan kızı, Beymelek’in ilk öğretmeni. Onu da gelecek kuşaklara anlatalım” dedi.

Bakan Ertuğrul Günay, Vali Altıparmak ve diğer katılımcılar başta Emekli öğretmen Ayşe Boztepe ve okulun yapımına katkı sağlayan 18 hayırsevere plaket verdiler. Açılışın ardından okulu gezen heyet minik öğrencilere hediyeler dağıttı.

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 15:09

Gösterim: 1828

1000 çocuğa dağıtılan ve Einstein'a 'pasaklı Yahudi', Freud'a 'sapık' diyen kitapların editörü Radikal’ konuştu.

Maltepe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla ilçedeki 5, 6, 7 ve 8. sınıfa giden 1000 öğrenciye dağıttığı ve nefret söylemi bulunan içeriği nedeniyle tepki çeken kitapların editörü, Türkiye Çocuk Dergisi’nin Yazı İşleri Müdürü çıktı. Ahmet Sırrı Arvas, “Birkaç arkadaş hazırladığımız için böyle ifadeler kullanılmış, düzeltilecek” dedi.

Büyük Adım Yayınları tarafından hazırlanan 15 kitaplık Biyografi Dizisi, İlçe Milli Eğitim’in onayıyla, Maltepe’de 10-13 yaşlarındaki yaklaşık 1000 öğrenciye dağıtıldı. Yazarı belirtilmeyen, M. Sırrı Arvas editörlüğünde, Büyük Adım Komisyonu’na hazırlatıldığı belirtilen kitaplardaki ‘dil’ şaşırttı. Önsözünde ‘enfes’ olarak nitelendirilen kitaplar Radikal ’de önceki gün ‘Çocuklara okutacak daha enfes kitaplar bulamadınız mı’ başlığıyla haber olmuştu. Kitaplarda Edison’un ‘yaşarken küpünü doldurmaya baktığı’, Einstein’ın ‘pasaklı bir Yahudi olduğu’, Darwin’in ‘gençliğinin maymunlara fıstık atmakla geçtiği’, Freud’un ‘sapıkların babası’ olduğu, Amerikalıların parayı bulunca ya karılarını ya arabalarını değiştirdiği, Ermenilerin gerginlik çıkarmak için uğraştığı gibi pek çok ifade yer alıyordu.

‘Bilimsel, akademik kitaplar değil’

Kitaplardaki nefret söylemi içeren ifadeleri tespit eden Eğitim Sen İstanbul 5 Nolu Şube kitapların toplatılmasını talep etmişti.

İstanbul İl Mİlli Eğitim Müdürlüğü’nün inceleme başlattığı kitapların editörü olarak geçen M. Sırrı Arvas’ın, Türkiye’nin en eski çocuk dergisi ‘Türkiye Çocuk’un Yazıişleri Müdürü Ahmet Sırrı Arvas olduğu ortaya çıktı. “İdeal çocuk yayıncılığı yaparak çocukların eğitimlerine katkıda bulunmak, okuma alışkanlığı kazandırmak, sosyal ve kültürel alanlarda çocukların gelişmesini sağlamak’ amacıyla çıkan derginin yazıişleri müdürlüğünü yapan Arvas’a ulaştık ve kitapların içerdiği nefret dilini sorduk:

İki gündür editörlüğünü yaptığınız nefret söylemi içeren kitaplarla ilgili haber yapıyoruz, ne söyleyeceksiniz kitapların içeriğiyle ilgili?

Bir beyanat vermeyi doğru bulmuyorum. Zaten 1000 tane verilmiş, bir iki okulda dağıtılmış. Eleştiriye konu olan yerler düzeltilecek. Biraz üslup konusuna takılınmış, haberlere baktım. O üslubu arkadaşlar düzeltecekler, birkaç editör hazırlamıştık.

Siz fark etmediniz mi üslubu, nefret dilini?

Anladım... Birkaç arkadaş hazırladığımız için bu tür ifadeler kullanılmış. Onlar düzeltilecek. Milli Eğitim’den söylediler düzeltin diye, arkadaşlar yeni baskılarda düzeltecekler.

Bir çocuk dergisinin de yazıişleri müdürü olduğunuz için soruyorum, çocuklar için tehlike oluşturacak, sakıncalı ifadeler var kitaplarda...

Onlar direkt biyografi değil. Hikâye katılmış, hikâyeleştirilmiş kitaplar. Bilimsel bir eser, akademik eser değil, üniversite tezi değil. Bahsedilen eksikler de düzeltilecek. Zaten pek de dağıtılmamış.

Büyük Adım Yayınları’nın Türkiye Çocuk ile bir bağı var mı?

Hiçbir alakası yok.

Kaymakamlığa nasıl ulaşmış kitaplar peki?

Yayınevi hediye etmiş. Tam da bilmiyorum.

(radikal)

> Tartışma yaratan kitapların sorumlusu konuştu

1000 çocuğa dağıtılan ve Einstein'a 'pasaklı Yahudi', Freud'a 'sapık' diyen kitapların editörü Radikal’ konuştu.

Maltepe Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla ilçedeki 5, 6, 7 ve 8. sınıfa giden 1000 öğrenciye dağıttığı ve nefret söylemi bulunan içeriği nedeniyle tepki çeken kitapların editörü, Türkiye Çocuk Dergisi’nin Yazı İşleri Müdürü çıktı. Ahmet Sırrı Arvas, “Birkaç arkadaş hazırladığımız için böyle ifadeler kullanılmış, düzeltilecek” dedi.

Büyük Adım Yayınları tarafından hazırlanan 15 kitaplık Biyografi Dizisi, İlçe Milli Eğitim’in onayıyla, Maltepe’de 10-13 yaşlarındaki yaklaşık 1000 öğrenciye dağıtıldı. Yazarı belirtilmeyen, M. Sırrı Arvas editörlüğünde, Büyük Adım Komisyonu’na hazırlatıldığı belirtilen kitaplardaki ‘dil’ şaşırttı. Önsözünde ‘enfes’ olarak nitelendirilen kitaplar Radikal ’de önceki gün ‘Çocuklara okutacak daha enfes kitaplar bulamadınız mı’ başlığıyla haber olmuştu. Kitaplarda Edison’un ‘yaşarken küpünü doldurmaya baktığı’, Einstein’ın ‘pasaklı bir Yahudi olduğu’, Darwin’in ‘gençliğinin maymunlara fıstık atmakla geçtiği’, Freud’un ‘sapıkların babası’ olduğu, Amerikalıların parayı bulunca ya karılarını ya arabalarını değiştirdiği, Ermenilerin gerginlik çıkarmak için uğraştığı gibi pek çok ifade yer alıyordu.

‘Bilimsel, akademik kitaplar değil’

Kitaplardaki nefret söylemi içeren ifadeleri tespit eden Eğitim Sen İstanbul 5 Nolu Şube kitapların toplatılmasını talep etmişti.

İstanbul İl Mİlli Eğitim Müdürlüğü’nün inceleme başlattığı kitapların editörü olarak geçen M. Sırrı Arvas’ın, Türkiye’nin en eski çocuk dergisi ‘Türkiye Çocuk’un Yazıişleri Müdürü Ahmet Sırrı Arvas olduğu ortaya çıktı. “İdeal çocuk yayıncılığı yaparak çocukların eğitimlerine katkıda bulunmak, okuma alışkanlığı kazandırmak, sosyal ve kültürel alanlarda çocukların gelişmesini sağlamak’ amacıyla çıkan derginin yazıişleri müdürlüğünü yapan Arvas’a ulaştık ve kitapların içerdiği nefret dilini sorduk:

İki gündür editörlüğünü yaptığınız nefret söylemi içeren kitaplarla ilgili haber yapıyoruz, ne söyleyeceksiniz kitapların içeriğiyle ilgili?

Bir beyanat vermeyi doğru bulmuyorum. Zaten 1000 tane verilmiş, bir iki okulda dağıtılmış. Eleştiriye konu olan yerler düzeltilecek. Biraz üslup konusuna takılınmış, haberlere baktım. O üslubu arkadaşlar düzeltecekler, birkaç editör hazırlamıştık.

Siz fark etmediniz mi üslubu, nefret dilini?

Anladım... Birkaç arkadaş hazırladığımız için bu tür ifadeler kullanılmış. Onlar düzeltilecek. Milli Eğitim’den söylediler düzeltin diye, arkadaşlar yeni baskılarda düzeltecekler.

Bir çocuk dergisinin de yazıişleri müdürü olduğunuz için soruyorum, çocuklar için tehlike oluşturacak, sakıncalı ifadeler var kitaplarda...

Onlar direkt biyografi değil. Hikâye katılmış, hikâyeleştirilmiş kitaplar. Bilimsel bir eser, akademik eser değil, üniversite tezi değil. Bahsedilen eksikler de düzeltilecek. Zaten pek de dağıtılmamış.

Büyük Adım Yayınları’nın Türkiye Çocuk ile bir bağı var mı?

Hiçbir alakası yok.

Kaymakamlığa nasıl ulaşmış kitaplar peki?

Yayınevi hediye etmiş. Tam da bilmiyorum.

(radikal)

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 10:23

Gösterim: 1922

Dinozorların dünyasına yolculuk yapma imkanı sunan Jurassic Land'ı 5 bin öğrenci ücretsiz gezebilecek.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, geçen yılın eylül ayında hizmete giren ve açıldığı günden bu yana yaklaşık bir milyon kişi tarafından ziyaret edilen Jurassic Land ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında sosyal sorumluluk projesi kapsamında işbirliği protokolü imzalandı.

İşbirliğinin kapsamının genişletilmesiyle oluşturulan sosyal sorumluluk projesi, sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı 5 bin öğrencinin Jurassic Land'dan ücretsiz yararlanmasını, anaokulundan liseye kadar tüm okullara ziyaretlerinde çeşitli avantajlar sunulmasını ve öğrencilerin birtakım etkinliklerinde Jurassic Land'ın platform olarak kullanılmasını içeriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı adına protokole imza atan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, törende yaptığı konuşmada, deneyimsel eğitimin bir gereklilik olduğunu belirtti.

Bunu müfredatın bir parçası olarak gördüğünü aktaran Yıldız, ''Dünya çapında bir yatırım olan böyle bir temalı parkın her çocuk tarafından en az bir kere gezilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitaplardan, filmlerden tanıdığımız dinozorları bizzat yaşayarak, dokunarak öğrenmeleri ve bu protokolle daha çok çocuğun bu deneyimden yararlanması bizim için çok önemli'' ifadelerini kullandı.

Jurassic Land adına protokolü imzalayan Talya AŞ. kurucu ortağı Figen Mengi Teker de protokolle çocuklara yeni ufukların kapılarını açmaktan onur duyduklarını kaydetti.

Dünyadaki pek çok ülke müfredatında olduğu gibi Türkiye'de de dinozorların müfredata girmesi gerektiğini belirten Teker, ''Dinozorlar devrinin Türk eğitim sisteminde yer alması, çocukları tercüme edilmiş yabancı kaynaklara bağlı kalmaktan kurtaracaktır'' dedi.

Teker, geçen yıl da 5 bin öğrenciyi ücretsiz ağırladıklarını aktararak, ''2012-2013 eğitim-öğretim yılında da 5 bin yavrumuzu ücretsiz misafir etmekten, buna ek olarak anaokulundan lise son sınıfa kadar her yaş grubundan sınıfların ziyaretlerinde okullarımıza birtakım avantajlar sağlamaktan ve park alanlarımızda çocuklarımızın sergilerine ev sahipliği yapmaktan onur duyacağız'' ifadesini kullandı.

İmza töreni öncesinde, 70 dinozorun birebir replikalarının yer aldığı Jurassic Land'ı öğrencilerle birlikte gezen heyet, milyonlarca yıl öncesine ait dinozor yumurtaları, iskeletleri, rölyefleri ve hareketli görsellerinin sergilendiği parkta, Türkiye'nin en büyük hareketli sineması olan Juracopter ve bir senaryo eşliğinde rehberlerle gezilen çok üniteli bilim merkezinde incelemeler yaptı.

> MEB'den 5 bin öğrenciye Jurassic Land sürprizi

Dinozorların dünyasına yolculuk yapma imkanı sunan Jurassic Land'ı 5 bin öğrenci ücretsiz gezebilecek.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, geçen yılın eylül ayında hizmete giren ve açıldığı günden bu yana yaklaşık bir milyon kişi tarafından ziyaret edilen Jurassic Land ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında sosyal sorumluluk projesi kapsamında işbirliği protokolü imzalandı.

İşbirliğinin kapsamının genişletilmesiyle oluşturulan sosyal sorumluluk projesi, sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı 5 bin öğrencinin Jurassic Land'dan ücretsiz yararlanmasını, anaokulundan liseye kadar tüm okullara ziyaretlerinde çeşitli avantajlar sunulmasını ve öğrencilerin birtakım etkinliklerinde Jurassic Land'ın platform olarak kullanılmasını içeriyor.

Milli Eğitim Bakanlığı adına protokole imza atan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, törende yaptığı konuşmada, deneyimsel eğitimin bir gereklilik olduğunu belirtti.

Bunu müfredatın bir parçası olarak gördüğünü aktaran Yıldız, ''Dünya çapında bir yatırım olan böyle bir temalı parkın her çocuk tarafından en az bir kere gezilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitaplardan, filmlerden tanıdığımız dinozorları bizzat yaşayarak, dokunarak öğrenmeleri ve bu protokolle daha çok çocuğun bu deneyimden yararlanması bizim için çok önemli'' ifadelerini kullandı.

Jurassic Land adına protokolü imzalayan Talya AŞ. kurucu ortağı Figen Mengi Teker de protokolle çocuklara yeni ufukların kapılarını açmaktan onur duyduklarını kaydetti.

Dünyadaki pek çok ülke müfredatında olduğu gibi Türkiye'de de dinozorların müfredata girmesi gerektiğini belirten Teker, ''Dinozorlar devrinin Türk eğitim sisteminde yer alması, çocukları tercüme edilmiş yabancı kaynaklara bağlı kalmaktan kurtaracaktır'' dedi.

Teker, geçen yıl da 5 bin öğrenciyi ücretsiz ağırladıklarını aktararak, ''2012-2013 eğitim-öğretim yılında da 5 bin yavrumuzu ücretsiz misafir etmekten, buna ek olarak anaokulundan lise son sınıfa kadar her yaş grubundan sınıfların ziyaretlerinde okullarımıza birtakım avantajlar sağlamaktan ve park alanlarımızda çocuklarımızın sergilerine ev sahipliği yapmaktan onur duyacağız'' ifadesini kullandı.

İmza töreni öncesinde, 70 dinozorun birebir replikalarının yer aldığı Jurassic Land'ı öğrencilerle birlikte gezen heyet, milyonlarca yıl öncesine ait dinozor yumurtaları, iskeletleri, rölyefleri ve hareketli görsellerinin sergilendiği parkta, Türkiye'nin en büyük hareketli sineması olan Juracopter ve bir senaryo eşliğinde rehberlerle gezilen çok üniteli bilim merkezinde incelemeler yaptı.

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 10:46

Gösterim: 1627

Burhan Kuzu, Kürtçe eğitimi şeytana uymak olarak değerlendirdi 

TRT Türk'de yayınlanan Görüş Farkı programına katılan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Kürtçe eğitimi şeytana uymak olarak değerlendirdi.

Programda Anayasa çalışmalarını anlatırken, "Yarın BDP her zamanki gibi şeytana uyar da anadilde eğitim isterse ne olacak?" diye soran Kuzu, program sunucusu Ömer Şahin'in, "Anadilde eğitim şeytana uymak mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Memleket bakımından ben öyle görürüm. Çünkü bu memleketi o böler. Her türlü özgürlük tamam; bakın Amerika bunu bir kez denedi, bir eyaletinde denedi. İspanyolcanın yoğun olduğu bir yerde iki sene uyguladı baktı ki eyalet elden gidiyor, hemen İngilizce eğitimine tekrar döndü. Eğitim dili böler. Bu budur yani. Dolayısıyla her türlü özgürlük tamam ama bunu ayrı tutmak gerek. Başbakan da bunu çok net olarak vurguladı."

Kuzu, aynı gün İstanbul Pendik'te Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Her Yönü İle Başkanlık Sistemi" konulu konferansta da "şeytana uymak" ifadesini, bu sefer verilen gensorularla ilgili kullandı. Parlamentoda denetimin olmadığına dikkat çeken Kuzu, "Parlamentonun olduğu yerde Başbakan var. Kuvvetler ayrımı diye zinhar yok. Yasama, yürütme konusunda hiçbir ayrım yok. Başka türlü çalışmaz. Şimdi sık sık sorular var. Gen soru veriliyor. Bugüne kadar muhalefet partileri tonlarca gensoru verdiler. Ne oldu sonuç? Sıfır. Tabii ki sıfır olacak. Neden ben kabul edeyim ki bunu. Neden kabul edeyim, şeytana uymak gibi bir şey olur bu. Dolayısıyla arkadaşlar parlamentoda kesinlikle denetim diye bir şey yoktur."

(habertürk)

> Burhan Kuzu'dan çok tartışılacak açıklama

Burhan Kuzu, Kürtçe eğitimi şeytana uymak olarak değerlendirdi 

TRT Türk'de yayınlanan Görüş Farkı programına katılan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Kürtçe eğitimi şeytana uymak olarak değerlendirdi.

Programda Anayasa çalışmalarını anlatırken, "Yarın BDP her zamanki gibi şeytana uyar da anadilde eğitim isterse ne olacak?" diye soran Kuzu, program sunucusu Ömer Şahin'in, "Anadilde eğitim şeytana uymak mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Memleket bakımından ben öyle görürüm. Çünkü bu memleketi o böler. Her türlü özgürlük tamam; bakın Amerika bunu bir kez denedi, bir eyaletinde denedi. İspanyolcanın yoğun olduğu bir yerde iki sene uyguladı baktı ki eyalet elden gidiyor, hemen İngilizce eğitimine tekrar döndü. Eğitim dili böler. Bu budur yani. Dolayısıyla her türlü özgürlük tamam ama bunu ayrı tutmak gerek. Başbakan da bunu çok net olarak vurguladı."

Kuzu, aynı gün İstanbul Pendik'te Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Her Yönü İle Başkanlık Sistemi" konulu konferansta da "şeytana uymak" ifadesini, bu sefer verilen gensorularla ilgili kullandı. Parlamentoda denetimin olmadığına dikkat çeken Kuzu, "Parlamentonun olduğu yerde Başbakan var. Kuvvetler ayrımı diye zinhar yok. Yasama, yürütme konusunda hiçbir ayrım yok. Başka türlü çalışmaz. Şimdi sık sık sorular var. Gen soru veriliyor. Bugüne kadar muhalefet partileri tonlarca gensoru verdiler. Ne oldu sonuç? Sıfır. Tabii ki sıfır olacak. Neden ben kabul edeyim ki bunu. Neden kabul edeyim, şeytana uymak gibi bir şey olur bu. Dolayısıyla arkadaşlar parlamentoda kesinlikle denetim diye bir şey yoktur."

(habertürk)

Son Güncelleme: Pazar, 21 Ekim 2012 09:57

Gösterim: 1731


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.