Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, TÜBİTAK MAM'ın "Açık Kapı" uygulamasına dair, "Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık' dedi.

 

fikri_isikBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) "Açık Kapı" uygulamasıyla, MAM bünyesinde oluşturulan bilgi ve teknoloji birikiminin özel sektöre daha etkin transferini sağlamayı hedeflediklerini belirterek, "Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık" dedi.
Işık, "Açık Kapı" uygulamasıyla özel sektörle daha yakın işbirlikleri kurarak, MAM bünyesinde oluşturulan bilgi ve teknoloji birikiminin özel sektöre daha etkin transferini sağlamayı hedeflediklerini söyledi. KOBİ'ler başta olmak üzere, özel sektörün Ar-Ge potansiyelinin güçlendirilmesinde kamu Ar-Ge merkezleri ve üniversitelere çok önemli görevler düştüğüne işaret eden Işık, "Bu kapsamda ortak Ar-Ge ekosistemi oluşturabilmek için uyumlu işbirliği yöntemleri üzerinde çalıştık ve 'Açık Kapı' uygulamasını geliştirdik. Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık" ifadesini kullandı.

"Ar-Ge işbirliği kültürü yaygınlaşacak"

 

Uygulama hakkında bilgi veren Işık, "Açık Kapı uygulamasında, firmalar 'mam.tubitak.gov.tr' web sitesinde yer alan basit ve anlaşılır bir anketle yetkinlik alanlarına göre ortak Ar-Ge yapabilecekleri enstitüleri seçebilecekler. Toplanan veriler sınıflandırılarak, ilgili araştırma enstitüleriyle paylaşılacak ve ihtiyaçlarına göre firmalarla iletişime geçilecek" diye konuştu. Işık, uygulamanın uzun vadede ülke özel sektörünün belli başlı ihtiyaçlarına da ışık tutacağına da dikkati çekerek, birbirini tamamlayacak nitelikte projeler yapan firmaları tespit ederek, kendi aralarında işbirlikleri kurmalarını destekleyeceklerini, böylece çok ortaklı ve çok disiplinli Ar-Ge işbirliği kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaklarını vurguladı.

 

Bakan Işık, "Açık Kapı" uygulamasının KOBİ'lere katma değer yaratacağını da kaydetti.


> 'Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık'

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, TÜBİTAK MAM'ın "Açık Kapı" uygulamasına dair, "Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık' dedi.

 

fikri_isikBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) "Açık Kapı" uygulamasıyla, MAM bünyesinde oluşturulan bilgi ve teknoloji birikiminin özel sektöre daha etkin transferini sağlamayı hedeflediklerini belirterek, "Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık" dedi.
Işık, "Açık Kapı" uygulamasıyla özel sektörle daha yakın işbirlikleri kurarak, MAM bünyesinde oluşturulan bilgi ve teknoloji birikiminin özel sektöre daha etkin transferini sağlamayı hedeflediklerini söyledi. KOBİ'ler başta olmak üzere, özel sektörün Ar-Ge potansiyelinin güçlendirilmesinde kamu Ar-Ge merkezleri ve üniversitelere çok önemli görevler düştüğüne işaret eden Işık, "Bu kapsamda ortak Ar-Ge ekosistemi oluşturabilmek için uyumlu işbirliği yöntemleri üzerinde çalıştık ve 'Açık Kapı' uygulamasını geliştirdik. Ortak Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık" ifadesini kullandı.

"Ar-Ge işbirliği kültürü yaygınlaşacak"

 

Uygulama hakkında bilgi veren Işık, "Açık Kapı uygulamasında, firmalar 'mam.tubitak.gov.tr' web sitesinde yer alan basit ve anlaşılır bir anketle yetkinlik alanlarına göre ortak Ar-Ge yapabilecekleri enstitüleri seçebilecekler. Toplanan veriler sınıflandırılarak, ilgili araştırma enstitüleriyle paylaşılacak ve ihtiyaçlarına göre firmalarla iletişime geçilecek" diye konuştu. Işık, uygulamanın uzun vadede ülke özel sektörünün belli başlı ihtiyaçlarına da ışık tutacağına da dikkati çekerek, birbirini tamamlayacak nitelikte projeler yapan firmaları tespit ederek, kendi aralarında işbirlikleri kurmalarını destekleyeceklerini, böylece çok ortaklı ve çok disiplinli Ar-Ge işbirliği kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaklarını vurguladı.

 

Bakan Işık, "Açık Kapı" uygulamasının KOBİ'lere katma değer yaratacağını da kaydetti.


Son Güncelleme: Pazartesi, 01 Şubat 2016 10:30

Gösterim: 1913

Milli Eğitim Bakanlığı, lise kademesinde okutulan 110 ders kitabından 95'ini inceleyerek güncelleme yaptı, güncellenen kitaplar 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında kullanılacak.

 

dersOrtaöğretim Genel Müdürlüğünce ders kitaplarının niteliğini artırmak için yürütülen çalışma kapsamında, mevcut programlara göre hazırlanan ve liselerde okutulan ders kitapları bütüncül bir bakış açısıyla, Anayasa ile yasalara uygunluk, içeriğinin bilimsel ve dil yeterliliği, görsel-tasarım açısından yeterlilik, tarihsel, kültürel, dini ve milli hassasiyetler bağlamında incelendi.

 

Çalışma kapsamında, öğretmenler, akademisyenler, yazar ve görsel tasarımcıların katılımıyla çalıştaylar da düzenlendi. Bu kapsamda, lise kademesinde 9, 10, 11 ve 12’inci sınıflarda 2015-2016 eğitim öğretim yılında okutulan 110 kitabın incelenmesi kararlaştırıldı. Üç ay önce başlatılan çalışma çerçevesinde 52'si Milli Eğitim Bakanlığı, 43'ü özel sektör yayını olmak üzere 95 kitapla ilgili inceleme ve güncelleme işlemleri tamamlandı. Komisyon üyeleri ile yazarlar tarafından düzeltilerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderilen kitaplar, 2016-2017 eğitim öğretim yılında liselerde okutulacak.

 

Liselerde bütün ders kitapları incelenecek

 

Çalışma kapsamında inceleme işlemleri bu yıl da devam edecek. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, sadece bu yıl okutulması kararlaştırılan kitapları değil ortaöğretim kademesindeki tüm ortak ve seçmeli derslerin program ile ders kitaplarını inceleyecek. Bakanlık, çalışmalarla bu öğretim yılında okutulan kitaplar ile Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla yeterliliğe sahip kitapları da inceletmiş olacak. Böylece müfredatın uygulanması, öngörülen kazanımların gerçekleştirilmesi ve eğitim öğretim sürecinde en önemli araçlardan kitapların daha nitelikli hale getirilmesi sağlanacak.


> MEB lise ders kitaplarını güncelledi

Milli Eğitim Bakanlığı, lise kademesinde okutulan 110 ders kitabından 95'ini inceleyerek güncelleme yaptı, güncellenen kitaplar 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında kullanılacak.

 

dersOrtaöğretim Genel Müdürlüğünce ders kitaplarının niteliğini artırmak için yürütülen çalışma kapsamında, mevcut programlara göre hazırlanan ve liselerde okutulan ders kitapları bütüncül bir bakış açısıyla, Anayasa ile yasalara uygunluk, içeriğinin bilimsel ve dil yeterliliği, görsel-tasarım açısından yeterlilik, tarihsel, kültürel, dini ve milli hassasiyetler bağlamında incelendi.

 

Çalışma kapsamında, öğretmenler, akademisyenler, yazar ve görsel tasarımcıların katılımıyla çalıştaylar da düzenlendi. Bu kapsamda, lise kademesinde 9, 10, 11 ve 12’inci sınıflarda 2015-2016 eğitim öğretim yılında okutulan 110 kitabın incelenmesi kararlaştırıldı. Üç ay önce başlatılan çalışma çerçevesinde 52'si Milli Eğitim Bakanlığı, 43'ü özel sektör yayını olmak üzere 95 kitapla ilgili inceleme ve güncelleme işlemleri tamamlandı. Komisyon üyeleri ile yazarlar tarafından düzeltilerek Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderilen kitaplar, 2016-2017 eğitim öğretim yılında liselerde okutulacak.

 

Liselerde bütün ders kitapları incelenecek

 

Çalışma kapsamında inceleme işlemleri bu yıl da devam edecek. Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, sadece bu yıl okutulması kararlaştırılan kitapları değil ortaöğretim kademesindeki tüm ortak ve seçmeli derslerin program ile ders kitaplarını inceleyecek. Bakanlık, çalışmalarla bu öğretim yılında okutulan kitaplar ile Talim ve Terbiye Kurulu kararıyla yeterliliğe sahip kitapları da inceletmiş olacak. Böylece müfredatın uygulanması, öngörülen kazanımların gerçekleştirilmesi ve eğitim öğretim sürecinde en önemli araçlardan kitapların daha nitelikli hale getirilmesi sağlanacak.


Son Güncelleme: Cuma, 29 Ocak 2016 12:21

Gösterim: 1845

Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, öğrencilere ödev veren okulların ülke genelinde belirlenerek işlem yapılması için çalışma başlatıldı.

 

odevBakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın çalışma arkadaşlarıyla birlikte akşam yemeği için gittiği restorandaki oyun odasında atlıkarıncaya binen çocuklarla sohbet etmek istediği belirtildi. Açıklamada, çocukların yanına giden Avcı'nın, öğrencilerin ellerindeki kitap, defter ve kalemlerin oyun odasında "ne işe yaradığını" merak etmesi üzerine çocuklara ödev verildiğinin anlaşıldığı aktarılarak, "Tatilde ev ödevini yasaklayan genelgeye rağmen, bazı özel okullarda okuyan çocukların atlıkarınca üzerinde bile ödev yapmaları Bakanlığı harekete geçirdi" ifadesi kullanıldı.

 

Bakan Avcı'nın telefonla ilgili özel okulun yetkilisini ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt'u aradığı, konunun araştırılması ve gereken işlemin yapılmasını istediği belirtilerek, Avcı'nın bu talebini çocukların da sevinçle karşıladığı kaydedildi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, yasağa uymayan okulların Türkiye genelinde tespit edilip, gerekli işlemin yapılması için çalışma, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünce de ödev yasağını delen okullar hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi.


> Tatilde ödev veren okullar araştırılıyor

Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, öğrencilere ödev veren okulların ülke genelinde belirlenerek işlem yapılması için çalışma başlatıldı.

 

odevBakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın çalışma arkadaşlarıyla birlikte akşam yemeği için gittiği restorandaki oyun odasında atlıkarıncaya binen çocuklarla sohbet etmek istediği belirtildi. Açıklamada, çocukların yanına giden Avcı'nın, öğrencilerin ellerindeki kitap, defter ve kalemlerin oyun odasında "ne işe yaradığını" merak etmesi üzerine çocuklara ödev verildiğinin anlaşıldığı aktarılarak, "Tatilde ev ödevini yasaklayan genelgeye rağmen, bazı özel okullarda okuyan çocukların atlıkarınca üzerinde bile ödev yapmaları Bakanlığı harekete geçirdi" ifadesi kullanıldı.

 

Bakan Avcı'nın telefonla ilgili özel okulun yetkilisini ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt'u aradığı, konunun araştırılması ve gereken işlemin yapılmasını istediği belirtilerek, Avcı'nın bu talebini çocukların da sevinçle karşıladığı kaydedildi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığınca, tatilde ödevi yasaklayan genelgeye rağmen, yasağa uymayan okulların Türkiye genelinde tespit edilip, gerekli işlemin yapılması için çalışma, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğünce de ödev yasağını delen okullar hakkında inceleme başlatıldığı bildirildi.


Son Güncelleme: Perşembe, 28 Ocak 2016 17:26

Gösterim: 1991

Türk Patent Enstitüsü'nün verilerine göre yerli patent başvurusu 2015 yılında bir önceki seneye kıyasla yüzde 13,39 artarak 5 bin 512 oldu.

 

mucitAdres Patent'in, Türk Patent Enstitüsü (TPE) verilerinden çıkardığı "Türkiye'nin 2015 yılı Patent Karnesi"ne göre, kuruma yapılan yerli başvuru sayısı 2013 yılı hariç son 20 senedir sürekli artıyor. 2001 yılından 2012'ye kadar sürekli çift haneli artış gösteren yerli patent başvurusu, 2013'te yüzde 0,3 de olsa azalmasının ardından 2014'te yüzde 7,35 ile tekrar yükselişe geçti. Yerli patent başvuru sayısı, 2015'te bir önceki yıla oranla artışını çift haneli rakamlara taşıdı. Bir önceki yıla göre yüzde 13,39 artan başvuru sayısı, 4 bin 861'den 5 bin 512'ye çıktı.

 

Marmara Bölgesi, İç Anadolu'yu 3'e katladı

 

Başvurulara bölgeler bazında bakıldığında Marmara Bölgesi başı çekti. Bu alanda ikinci sırada yer alan İç Anadolu Bölgesi'ni 3'e katlayan Marmara Bölgesi, 3 bin 361 patent başvurusuyla hem geçen seneki rekorunu kırdı hem de diğer bölgelerin açık ara önüne geçti.

 

Başvuruların yarıya yakını İstanbul'dan

 

Patent sayısı yüksek illerin ise sanayileşmiş ve üniversite sayısı fazla iller arasından çıkması dikkati çekti. 9 ilde başvuru sayısı 100'ü geçerken, İstanbul'dan yapılan başvurular bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 2 bin 399'a yükseldi. Bu alanda birinciliği elinde bulunduran İstanbul'u 636 başvuruyla Ankara ve 440 başvuruyla Bursa takip etti.

 

Dört il "sıfır" çekti

 

Geçen yıl 2014'e oranla hiç patent başvurusu yapılmayan illerin sayısı yarı yarıya azaldı. 10 başvurunun altında kalan illerin sayısı 36'da kaldı. 2015'te Muş, Sinop, Ardahan ve Iğdır'da hiç patent başvurusu olmazken, Amasya, Artvin, Erzincan, Kars, Siirt, Bayburt, Şırnak ve Kilis'ten birer başvuruda bulunuldu. 


> Türk mucit sayısında büyük artış

Türk Patent Enstitüsü'nün verilerine göre yerli patent başvurusu 2015 yılında bir önceki seneye kıyasla yüzde 13,39 artarak 5 bin 512 oldu.

 

mucitAdres Patent'in, Türk Patent Enstitüsü (TPE) verilerinden çıkardığı "Türkiye'nin 2015 yılı Patent Karnesi"ne göre, kuruma yapılan yerli başvuru sayısı 2013 yılı hariç son 20 senedir sürekli artıyor. 2001 yılından 2012'ye kadar sürekli çift haneli artış gösteren yerli patent başvurusu, 2013'te yüzde 0,3 de olsa azalmasının ardından 2014'te yüzde 7,35 ile tekrar yükselişe geçti. Yerli patent başvuru sayısı, 2015'te bir önceki yıla oranla artışını çift haneli rakamlara taşıdı. Bir önceki yıla göre yüzde 13,39 artan başvuru sayısı, 4 bin 861'den 5 bin 512'ye çıktı.

 

Marmara Bölgesi, İç Anadolu'yu 3'e katladı

 

Başvurulara bölgeler bazında bakıldığında Marmara Bölgesi başı çekti. Bu alanda ikinci sırada yer alan İç Anadolu Bölgesi'ni 3'e katlayan Marmara Bölgesi, 3 bin 361 patent başvurusuyla hem geçen seneki rekorunu kırdı hem de diğer bölgelerin açık ara önüne geçti.

 

Başvuruların yarıya yakını İstanbul'dan

 

Patent sayısı yüksek illerin ise sanayileşmiş ve üniversite sayısı fazla iller arasından çıkması dikkati çekti. 9 ilde başvuru sayısı 100'ü geçerken, İstanbul'dan yapılan başvurular bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 2 bin 399'a yükseldi. Bu alanda birinciliği elinde bulunduran İstanbul'u 636 başvuruyla Ankara ve 440 başvuruyla Bursa takip etti.

 

Dört il "sıfır" çekti

 

Geçen yıl 2014'e oranla hiç patent başvurusu yapılmayan illerin sayısı yarı yarıya azaldı. 10 başvurunun altında kalan illerin sayısı 36'da kaldı. 2015'te Muş, Sinop, Ardahan ve Iğdır'da hiç patent başvurusu olmazken, Amasya, Artvin, Erzincan, Kars, Siirt, Bayburt, Şırnak ve Kilis'ten birer başvuruda bulunuldu. 


Son Güncelleme: Perşembe, 28 Ocak 2016 17:38

Gösterim: 1935

Okullarda 4 yılı dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayıyla uzatılabilecek.

 

meb"Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan yeterli sayıda aday bulunamaması halinde, müdür başyardımcılığı için en az bir yıl, kurucu müdür, müdür yardımcısı ve müdür yetkili öğretmen olarak ayrı ayrı veya müdür başyardımcılığı dahil en az 2 yıl görev yapma şartları aranacak.

 

Müdürlükte 4 yıllık görev süresini dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile 4 yıl süreyle uzatılabilecek. Kurucu müdür olarak görev yaptığı eğitim kurumuna, bu kuruma müdür normunun verildiği ilk dönemde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlarla, müdürlükte 4 yıllık görev süresini tamamlayanlardan halen müdürlük yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere ek 8 puan verilecek.


> Okul müdür yardımcılarının görev süresi uzatılabilecek

Okullarda 4 yılı dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayıyla uzatılabilecek.

 

meb"Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan yeterli sayıda aday bulunamaması halinde, müdür başyardımcılığı için en az bir yıl, kurucu müdür, müdür yardımcısı ve müdür yetkili öğretmen olarak ayrı ayrı veya müdür başyardımcılığı dahil en az 2 yıl görev yapma şartları aranacak.

 

Müdürlükte 4 yıllık görev süresini dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il milli eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile 4 yıl süreyle uzatılabilecek. Kurucu müdür olarak görev yaptığı eğitim kurumuna, bu kuruma müdür normunun verildiği ilk dönemde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlarla, müdürlükte 4 yıllık görev süresini tamamlayanlardan halen müdürlük yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere ek 8 puan verilecek.


Son Güncelleme: Çarşamba, 27 Ocak 2016 23:28

Gösterim: 1339


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.