Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Bugüne kadar 5.500’den fazla gencin yurtdışı deneyimi edinmesini sağlayan AFS, Türkiye’deki 60’ıncı yılını kutluyor. 15-18 yaş arası lise öğrencilerinin yararlandığı değişim programları sayesinde gençler kültürlerarası farklılıkları tanıyor ve yeni ufuklar ediniyorlar.

AFS 60 yılda 5 bini aşkın öğrenciye yurtdışı deneyimi yaşattı

Birinci Dünya Savaşı’nın ilk yılında, 1914’te gönüllü bir ambulans birliği olarak kurulan AFS, aradan geçen 98 yılda 50 ülkeye yayılan ve 100 binden fazla gönüllüye sahip, en tecrübeli uluslararası öğrenci değişim organizasyonlarından biri haline geldi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından hizmetlerini sürdürmeye söz veren Stephen Galatti ve gönüllü 250 ambulans şoförünün burs programı olarak başlattığı AFS, diğer ülkelerin de desteklemesiyle bugünkü misyonunu elde etti. Dünya gençliğine verdiği hizmetlere olan bağlılığı karşılığında, 1989 yılında Birleşmiş Milletler tarafından özel bir takdirname ile ödüllendirilen AFS’nin ülkemizdeki çalışmalarını, programın Türkiye yürütücüsü olan Tük Kültür Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı Nükhet Onat ile konuştuk. Onat, AFS programlarına katılan gençlerin, yurtdışında eğitim alma potansiyellerinin çok daha yüksek olduğunu ve çevreleriyle daha rahat iletişim kurabildiklerini anlattı.

Öncelikle AFS’nin nasıl bir program olduğunu anlatabilir misiniz?

AFS, kültürlerarası farkındalığı, hoşgörüyü ve iletişimi geliştiren, zengin öğrenme deneyimleri sağlamaya adanmış bir eğitim organizasyonu. Derinlemesine düşünce ve rehberlik fırsatları ile birleşen ve yeni çevrelerde öğrenme fırsatı sunan AFS programları, kültürlerarası yeterliliği arttırmaya odaklanmış durumda. En genel deyimle böyle bir donanım, yerel veya uluslararası başka bir kültürel ortamda etkili ve uygun bir biçimde var olabilmenin yolunu açıyor. Deneysel ve yapılandırılmış öğrenme yöntemlerini kullanarak hem katılımcılar hem de katılımcıları konuk eden aileler, perspektiflerini genişletiyor, birbirlerinden öğrenme şansına sahip oluyor ve bu sırada iletişim yeteneklerini geliştiriyorlar.

AFS’yle gençler Avrupa yolcusu









AFS’nin dünyada ve Türkiye’deki gelişiminden kısaca söz edebilir misiniz?

Temeli, Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız askerlerini taşımaya yönelik bir Ambulans Birliği olarak atılan AFS (American Field Service), zamanla savaştan insani çıkarımlar yapan ambulans şoförlerinin, insanlar arasında hoşgörü ve barış sağlanmasını hedefleyerek oluşturdukları bir örgüt halini almış. 1947 yılından bu yana da dünyanın dört bir yanında ön yargıların yıkılması, hoşgörü ve kültürlerarası anlayışın artması, daha adil ve barış dolu bir dünya yaratılması amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor ve bu alanda dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu. Kuruluşundan bugüne 80 farklı ülkede 400.000’den fazla kişi, AFS ile Kültürlerarası Değişim Programları’ndan faydalandı. AFS, 1952 yılından bu yana gönüllülük anlayışı ile ülkemizde de devam ettiriliyor. 1974 yılında da AFS Programları’ndan yararlanmış ve aynı amacı benimsemiş kişilerin girişimleriyle kültürlerarası eğitim programları yürütmek amacıyla Türk Kültür Vakfı kuruldu.

AKADEMİK BAŞARI DEĞİL, İLETİŞİM BECERİSİ ARIYORLAR

AFS programlarına kimler başvurabilir? Öğrencilerde ne gibi kriterler arıyorsunuz?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tanınan AFS Programları çerçevesinde, her yıl okulların açılması ile birlikte www.afs.org.tr sitesinden duyurulan yaş, not ortalaması gibi kriterlere sahip lise öğrencileri yazılı ve sözlü uygulamaları içeren bir değerlendirme sürecine dahil oluyorlar. Bu süreçte aradığımız kriteri akademik başarı olarak niteleyemeyiz. Daha çok genel kültür düzeyi, iletişim kurma, uyum sağlama becerisi gibi kriterlere öncelik veriyoruz. Çok büyük bir İngilizce bilgisi de aramıyoruz. Öğrenciyi tanımaya yönelik yazılı bölümün ardından, öğrencinin AFS deneyimine uygunluğunu ölçmek için gerçekleştirilen mülakat aşamalarında da başarı gösterenler, “AFS adayı” oluyorlar. AFS adayları; programların maddi koşulları, mevcut burs olanakları ve dolduracakları detaylı formlara ilişkin yapılan görüşmeler sonrasında, her yıl değişen 40’a yakın ülke arasından tercihlerini yapıyorlar. Bu tercihler arasından gençlere uygun aile ve okul yerleştirmesi yapılıyor ve kalacakları ülkelere gitmek üzere çeşitli kamp ve toplantılardan oluşan AFS hazırlık sürecine dahil oluyorlar.

Programa katılan öğrencilerde, yurda döndüklerinde gözlemlediğiniz değişiklikler neler? Program onlara neler katıyor?

AFS’li katılımcılar, kendilerini konuk eden aileler ve onlarla bağlantılı çevreler sayesinde diğer kültürlerden insanların hayata bakış açısını daha iyi tanımış ve anlamış, hatta yepyeni bir perspektif kazanmış oluyorlar. Ayrıca katılımcılarının daha çeşitli bir mesleki ve sosyal çevreye sahip olduğunu da araştırmalar bize gösterdi. Katılımcıların, kendi yaş grupları arasında başka kültürlerden insanlarla geniş bir yelpazede iletişim kurabilme, uzun süre boyunca yurt dışında yaşama ve çalışabilme yetisine sahip oldukları gözlemleniyor. Buna ek olarak, üniversite seviyesinde de yurt dışında okuyabiliyorlar. Ayrıca AFS'nin sağladığı deneyimleyerek öğrenmenin, bir dili öğrenmenin en etkili yollarından biri olduğu biliniyor. AFS katılımcılarının kendi yaş grupları içinde birden fazla dile hakim olma konusunda da daha başarılı oldukları görülüyor. Farklı kültürlerden insanların bulunduğu çevrelerde sadece daha rahat olmakla kalmayıp; dünyayı “onlar” ve “biz” olarak algılamaktan da kaçınıyorlar.

HER YIL 200 ÖĞRENCİ PROGRAMDAN YARARLANIYOR

AFS katılımcıları en çok hangi ülkeleri tercih ediyorlar?

Öğrencilerimiz genellikle ABD, Fransa, İsveç ve İtalya gibi ülkeleri tercih ediyorlar. Sınavlarda başarılı olan adaylar ve aileleri 5 ülke tercihi yapabiliyor. Türk öğrenciler arasında diğer popüler ülkeler ise Almanya, Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İspanya, Kanada, Kosta Rika, Letonya, Macaristan, Norveç Polonya, Portekiz, Rusya, Şili.

Her yıl ortalama kaç başvuru alıyorsunuz ve kaç öğrenciyi programa dahil edebiliyorsunuz?

Yılda 1500 kadar başvuru alıyoruz ve 200 öğrenci programa dahil oluyor.

Türk öğrencileri program ile yurtdışına gittiği gibi, Türkiye’ye de öğrenciler geliyor. En çok hangi ülkenin öğrencileri ülkemizi tercih ediyor?

Türkiye’de bu sene 60’ıncı yılını kutlayan AFS Kültürlerarası Programları çerçevesinde bugüne kadar 40’ı aşkın ülkeden gelen 4500’den fazla öğrenciyi Türkiye’de konuk ettik. Son yıllarda özellikle İtalya, Almanya, ABD, Tayland ve Güney Amerika gibi ülkelerden daha fazla konuklarımız oluyor.

AFS ACADEMY TÜRKİYE’DE YAPILDI

AFS Türkiye, bağlı olduğu uluslararası organizasyonun özel isteğiyle, her yıl farklı bir AFS ülkesinin ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan ve bu yıl ilki düzenlenen AFS Academy’ye ev sahipliği yaptı. 15-28 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve 200 uluslararası konuğu ağırladığımız AFS Academy’de, katılımcılara eğitimlerin yanı sıra sivil toplum örgütleri ziyaretlerini de içeren yoğun bir program sunuldu. Ayrıca AFS Uluslararası Yönetim Kurulu Başkanı Christian Kurten ve AFS Uluslararası Başkanı Vincenzo Morlini gibi AFS organizasyonun üst düzey isimlerinin yanı sıra, aralarında Dr. Geert Hofstede’nin de bulunduğu kültürlerarası öğrenme alanında dünyanın en önemli isimleri de İstanbul’daydı. Nükhet Onat, “Daha önce ev sahipliği yaptığımız organizasyonlardaki başarımız nedeniyle ilk yılında bizlere verilen bu görevden AFS Türkiye ve Türk Kültür Vakfı olarak yüzümüzün akıyla çıktığımızı rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

Eğitimtercihi

> AFS’yle gençler Avrupa yolcusu

Bugüne kadar 5.500’den fazla gencin yurtdışı deneyimi edinmesini sağlayan AFS, Türkiye’deki 60’ıncı yılını kutluyor. 15-18 yaş arası lise öğrencilerinin yararlandığı değişim programları sayesinde gençler kültürlerarası farklılıkları tanıyor ve yeni ufuklar ediniyorlar.

AFS 60 yılda 5 bini aşkın öğrenciye yurtdışı deneyimi yaşattı

Birinci Dünya Savaşı’nın ilk yılında, 1914’te gönüllü bir ambulans birliği olarak kurulan AFS, aradan geçen 98 yılda 50 ülkeye yayılan ve 100 binden fazla gönüllüye sahip, en tecrübeli uluslararası öğrenci değişim organizasyonlarından biri haline geldi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından hizmetlerini sürdürmeye söz veren Stephen Galatti ve gönüllü 250 ambulans şoförünün burs programı olarak başlattığı AFS, diğer ülkelerin de desteklemesiyle bugünkü misyonunu elde etti. Dünya gençliğine verdiği hizmetlere olan bağlılığı karşılığında, 1989 yılında Birleşmiş Milletler tarafından özel bir takdirname ile ödüllendirilen AFS’nin ülkemizdeki çalışmalarını, programın Türkiye yürütücüsü olan Tük Kültür Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı Nükhet Onat ile konuştuk. Onat, AFS programlarına katılan gençlerin, yurtdışında eğitim alma potansiyellerinin çok daha yüksek olduğunu ve çevreleriyle daha rahat iletişim kurabildiklerini anlattı.

Öncelikle AFS’nin nasıl bir program olduğunu anlatabilir misiniz?

AFS, kültürlerarası farkındalığı, hoşgörüyü ve iletişimi geliştiren, zengin öğrenme deneyimleri sağlamaya adanmış bir eğitim organizasyonu. Derinlemesine düşünce ve rehberlik fırsatları ile birleşen ve yeni çevrelerde öğrenme fırsatı sunan AFS programları, kültürlerarası yeterliliği arttırmaya odaklanmış durumda. En genel deyimle böyle bir donanım, yerel veya uluslararası başka bir kültürel ortamda etkili ve uygun bir biçimde var olabilmenin yolunu açıyor. Deneysel ve yapılandırılmış öğrenme yöntemlerini kullanarak hem katılımcılar hem de katılımcıları konuk eden aileler, perspektiflerini genişletiyor, birbirlerinden öğrenme şansına sahip oluyor ve bu sırada iletişim yeteneklerini geliştiriyorlar.

AFS’yle gençler Avrupa yolcusu









AFS’nin dünyada ve Türkiye’deki gelişiminden kısaca söz edebilir misiniz?

Temeli, Birinci Dünya Savaşı sırasında Fransız askerlerini taşımaya yönelik bir Ambulans Birliği olarak atılan AFS (American Field Service), zamanla savaştan insani çıkarımlar yapan ambulans şoförlerinin, insanlar arasında hoşgörü ve barış sağlanmasını hedefleyerek oluşturdukları bir örgüt halini almış. 1947 yılından bu yana da dünyanın dört bir yanında ön yargıların yıkılması, hoşgörü ve kültürlerarası anlayışın artması, daha adil ve barış dolu bir dünya yaratılması amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor ve bu alanda dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu. Kuruluşundan bugüne 80 farklı ülkede 400.000’den fazla kişi, AFS ile Kültürlerarası Değişim Programları’ndan faydalandı. AFS, 1952 yılından bu yana gönüllülük anlayışı ile ülkemizde de devam ettiriliyor. 1974 yılında da AFS Programları’ndan yararlanmış ve aynı amacı benimsemiş kişilerin girişimleriyle kültürlerarası eğitim programları yürütmek amacıyla Türk Kültür Vakfı kuruldu.

AKADEMİK BAŞARI DEĞİL, İLETİŞİM BECERİSİ ARIYORLAR

AFS programlarına kimler başvurabilir? Öğrencilerde ne gibi kriterler arıyorsunuz?

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tanınan AFS Programları çerçevesinde, her yıl okulların açılması ile birlikte www.afs.org.tr sitesinden duyurulan yaş, not ortalaması gibi kriterlere sahip lise öğrencileri yazılı ve sözlü uygulamaları içeren bir değerlendirme sürecine dahil oluyorlar. Bu süreçte aradığımız kriteri akademik başarı olarak niteleyemeyiz. Daha çok genel kültür düzeyi, iletişim kurma, uyum sağlama becerisi gibi kriterlere öncelik veriyoruz. Çok büyük bir İngilizce bilgisi de aramıyoruz. Öğrenciyi tanımaya yönelik yazılı bölümün ardından, öğrencinin AFS deneyimine uygunluğunu ölçmek için gerçekleştirilen mülakat aşamalarında da başarı gösterenler, “AFS adayı” oluyorlar. AFS adayları; programların maddi koşulları, mevcut burs olanakları ve dolduracakları detaylı formlara ilişkin yapılan görüşmeler sonrasında, her yıl değişen 40’a yakın ülke arasından tercihlerini yapıyorlar. Bu tercihler arasından gençlere uygun aile ve okul yerleştirmesi yapılıyor ve kalacakları ülkelere gitmek üzere çeşitli kamp ve toplantılardan oluşan AFS hazırlık sürecine dahil oluyorlar.

Programa katılan öğrencilerde, yurda döndüklerinde gözlemlediğiniz değişiklikler neler? Program onlara neler katıyor?

AFS’li katılımcılar, kendilerini konuk eden aileler ve onlarla bağlantılı çevreler sayesinde diğer kültürlerden insanların hayata bakış açısını daha iyi tanımış ve anlamış, hatta yepyeni bir perspektif kazanmış oluyorlar. Ayrıca katılımcılarının daha çeşitli bir mesleki ve sosyal çevreye sahip olduğunu da araştırmalar bize gösterdi. Katılımcıların, kendi yaş grupları arasında başka kültürlerden insanlarla geniş bir yelpazede iletişim kurabilme, uzun süre boyunca yurt dışında yaşama ve çalışabilme yetisine sahip oldukları gözlemleniyor. Buna ek olarak, üniversite seviyesinde de yurt dışında okuyabiliyorlar. Ayrıca AFS'nin sağladığı deneyimleyerek öğrenmenin, bir dili öğrenmenin en etkili yollarından biri olduğu biliniyor. AFS katılımcılarının kendi yaş grupları içinde birden fazla dile hakim olma konusunda da daha başarılı oldukları görülüyor. Farklı kültürlerden insanların bulunduğu çevrelerde sadece daha rahat olmakla kalmayıp; dünyayı “onlar” ve “biz” olarak algılamaktan da kaçınıyorlar.

HER YIL 200 ÖĞRENCİ PROGRAMDAN YARARLANIYOR

AFS katılımcıları en çok hangi ülkeleri tercih ediyorlar?

Öğrencilerimiz genellikle ABD, Fransa, İsveç ve İtalya gibi ülkeleri tercih ediyorlar. Sınavlarda başarılı olan adaylar ve aileleri 5 ülke tercihi yapabiliyor. Türk öğrenciler arasında diğer popüler ülkeler ise Almanya, Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İspanya, Kanada, Kosta Rika, Letonya, Macaristan, Norveç Polonya, Portekiz, Rusya, Şili.

Her yıl ortalama kaç başvuru alıyorsunuz ve kaç öğrenciyi programa dahil edebiliyorsunuz?

Yılda 1500 kadar başvuru alıyoruz ve 200 öğrenci programa dahil oluyor.

Türk öğrencileri program ile yurtdışına gittiği gibi, Türkiye’ye de öğrenciler geliyor. En çok hangi ülkenin öğrencileri ülkemizi tercih ediyor?

Türkiye’de bu sene 60’ıncı yılını kutlayan AFS Kültürlerarası Programları çerçevesinde bugüne kadar 40’ı aşkın ülkeden gelen 4500’den fazla öğrenciyi Türkiye’de konuk ettik. Son yıllarda özellikle İtalya, Almanya, ABD, Tayland ve Güney Amerika gibi ülkelerden daha fazla konuklarımız oluyor.

AFS ACADEMY TÜRKİYE’DE YAPILDI

AFS Türkiye, bağlı olduğu uluslararası organizasyonun özel isteğiyle, her yıl farklı bir AFS ülkesinin ev sahipliğinde düzenlenmesi planlanan ve bu yıl ilki düzenlenen AFS Academy’ye ev sahipliği yaptı. 15-28 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve 200 uluslararası konuğu ağırladığımız AFS Academy’de, katılımcılara eğitimlerin yanı sıra sivil toplum örgütleri ziyaretlerini de içeren yoğun bir program sunuldu. Ayrıca AFS Uluslararası Yönetim Kurulu Başkanı Christian Kurten ve AFS Uluslararası Başkanı Vincenzo Morlini gibi AFS organizasyonun üst düzey isimlerinin yanı sıra, aralarında Dr. Geert Hofstede’nin de bulunduğu kültürlerarası öğrenme alanında dünyanın en önemli isimleri de İstanbul’daydı. Nükhet Onat, “Daha önce ev sahipliği yaptığımız organizasyonlardaki başarımız nedeniyle ilk yılında bizlere verilen bu görevden AFS Türkiye ve Türk Kültür Vakfı olarak yüzümüzün akıyla çıktığımızı rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

Eğitimtercihi

Son Güncelleme: Pazar, 18 Kasım 2012 12:55

Gösterim: 6580

Türkiye’den her yıl yurt dışına yaklaşık 50 bin öğrenci gidiyor ve bu öğrencilerin yıllık maliyeti toplam 1 milyar doların üzerinde...

yurtdışı eğitim fuarlarıEdufairs Yurtdışı Eğitim Fuarları Genel Müdürü Özdemir İçin, Türkiye’den her yıl yurt dışına yaklaşık 50 bin öğrencinin eğitim için gittiğini ve bu öğrencilerin yıllık maliyetinin toplam 1 milyar doların üzerinde olduğunu söyledi. Türk öğrencilerin yurtdışında daha çok kaliteli ve uygun maliyetli eğitim kuruluşlarını tercih ettiğini belirten Özdemir İçin, bunların yanı sıra sosyal imkânlar ve güvenli bir ortamın da tercih sebepleri arasında yer aldığını açıkladı. Türk öğrencilerin yurtdışında üniversite tercih ederken daha çok hangi konulara dikkat ettiklerini Özdemir İçin, ANKA’ya anlattı.

"YURT DIŞINA TALEP ARTTI"

Türk öğrencilerin, yurtdışında eğitim görmek için son yıllarda çok yoğun bir talep artışı meydana geldiğini ifade eden Özdemir İçin, "Türkiye ekonomisindeki hızlı büyüme ve toplumun gelir düzeyinin artması yurtdışı eğitimine olan ilgiyi artırdı. Özellikle maddi açıdan ’orta sınıf’ diye tabir ettiğimiz kısım, çocuklarını yurtdışında okutmak için eğitim danışmanlığı alıyor" dedi. Varlıklı ailelerin ise daha çok yurtiçindeki özel kolej ya da üniversiteleri tercih ettiğini söyleyen Özdemir İçin, Türkiye’deki özel eğitim kuruluşlarına çocuklarını gönderemeyen ailelerin, yurtdışında daha az maliyetlerle aynı kalitedeki bir eğitim kuruluşuna çocuklarını yazdırabildiğini ifade etti.

"AİLELERİN GÜVENLİK ENDİŞESİ AZALDI"

Ailelerin çocuklarını yurtdışına gönderirken, artık eskisi kadar korkmadığını, teknolojinin gelişmesi ile iletişim imkânlarının artmasının ailelere güven verdiğini söyleyen Özdemir İçin, "Sanal âlemin hızla büyümesi ile günün her saati internet ya da telefon üzerinden çocuklarına ulaşan aileler çocuklar artık güvenlik endişesi taşımıyorlar" dedi. Türk öğrencilerin yurtdışında daha çok kaliteli ve uygun maliyetli eğitim kuruluşlarını tercih ettiğini ifade eden Özdemir İçin, bunların yanı sıra sosyal imkânlar ve güvenli bir ortamın tercih sebepleri arasında yer aldığını da ifade etti.

Yurtdışı’nda Türklerin daha çok yaşadığı bölgeleri tercih etmenin, avantajdan çok dezavantaj olduğunu ifade eden Özdemir İçin, "Yabancı dilini geliştirmek isteyen öğrencilere Türklerin yaşadığı yerlere gitmeyi ve Türk öğrencilerle aynı evde kalmayı tavsiye etmiyoruz" dedi.

"BANKA VE HOLDİNGLER BAZI POZİSYONLAR İÇİN YURTDIŞI TECRÜBESİ İSTİYOR"

Türk öğrencilerin büyük çoğunluğunun eğitimlerini yurtdışında aldıktan sonra Türkiye’ye dönüş yaptığını ifade eden Özdemir İçin, yurtdışında edinilen tecrübe ve iyi derecede yabancı dil bilgisinin özel sektörde ve akademik hayatta bir adım öne çıkmayı sağladığını söyledi. Özellikle bankalar ve büyük holdinglerin bazı pozisyonlar için başvuru kriterleri arasında yurtdışı tecrübesi istediklerini hatırlatan Özdemir İçin, birçok büyük şirketin çalışanlarını yüksek lisans programlarına gönderdiğini de ifade etti.

"HER YIL 50 BİN ÖĞRENCİ YURT DIŞINA GİDİYOR"

Yurt dışına giden öğrencilerin daha çok yüksek lisans, lisans üstü ya da lisan öğrenmek için gittiğini dile getiren İçin, Türkiye’den yaklaşık 50 bin öğrencinin her yıl yurt dışına gittiğinin tahmin edildiğini söyledi. Bu sayının her geçen yıl biraz daha arttığına dikkati çeken Özdemir İçin, "Dünya genelinde yurtdışına en fazla öğrenci gönderen dördüncü ülkeyiz. Türkiye’nin genç nüfusunun fazla olmasının bunda etkisi büyük. Bu aynı zamanda eğitimli ve donanımlı bir gençlik yetiştiğinin de bir göstergesi" dedi.

MİLYAR DOLARLIK PAZAR

Özdemir İçin, "Yurtdışına gönderdiğimiz öğrenciler bizim için eğitim sektöründe bir ufuk olabilir. Arap Baharı olarak bilinen başta Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerindeki devrimin ardından o bölgede yaşayan öğrencileri için Türkiye bir eğitim üssü olabilir" dedi.

YURT DIŞI EĞİTİM FUARI 4 MART’TA BAŞLIYOR

Edufairs’in yurtdışı eğitim fuarlarının ise 4 -11 Mart tarihleri arasında başlayacağını açıklayan Özdemir İçin, bu fuara 30 ülkeden 100’ü aşkın eğitim kurumunun katılacağını söyledi. Edufairs’in 2012 yılının ilk döneminde düzenleyeceği bu fuarda, aralarında dünyaca ünlü üniversitelerin, kolejlerin, dil kurslarının ve teknik okulların yer aldığı 100’e yakın eğitim kurumunun, 4 ? 11 Mart tarihleri arasında Türk öğrencilerle buluşacağını açıklayan Özdemir İçin, fuarın 4 Mart’ta Ankara’da, 6 Mart’ta İzmir’de, 8 Mart’ta Bursa’da düzenleneceğini söyledi. Özdemir İçin, fuarlara katılan öğrenci ve velilere fuar sürecince vize başvurusundan okul ücretlerine, öğrenim programlarından konaklamaya kadar yurtdışı eğitimin her aşamasıyla ilgili bilgi verileceğini kaydetti.

(milliyeteğitim)

> Türk öğrencilerin yurtdışında eğitim maliyeti

Türkiye’den her yıl yurt dışına yaklaşık 50 bin öğrenci gidiyor ve bu öğrencilerin yıllık maliyeti toplam 1 milyar doların üzerinde...

yurtdışı eğitim fuarlarıEdufairs Yurtdışı Eğitim Fuarları Genel Müdürü Özdemir İçin, Türkiye’den her yıl yurt dışına yaklaşık 50 bin öğrencinin eğitim için gittiğini ve bu öğrencilerin yıllık maliyetinin toplam 1 milyar doların üzerinde olduğunu söyledi. Türk öğrencilerin yurtdışında daha çok kaliteli ve uygun maliyetli eğitim kuruluşlarını tercih ettiğini belirten Özdemir İçin, bunların yanı sıra sosyal imkânlar ve güvenli bir ortamın da tercih sebepleri arasında yer aldığını açıkladı. Türk öğrencilerin yurtdışında üniversite tercih ederken daha çok hangi konulara dikkat ettiklerini Özdemir İçin, ANKA’ya anlattı.

"YURT DIŞINA TALEP ARTTI"

Türk öğrencilerin, yurtdışında eğitim görmek için son yıllarda çok yoğun bir talep artışı meydana geldiğini ifade eden Özdemir İçin, "Türkiye ekonomisindeki hızlı büyüme ve toplumun gelir düzeyinin artması yurtdışı eğitimine olan ilgiyi artırdı. Özellikle maddi açıdan ’orta sınıf’ diye tabir ettiğimiz kısım, çocuklarını yurtdışında okutmak için eğitim danışmanlığı alıyor" dedi. Varlıklı ailelerin ise daha çok yurtiçindeki özel kolej ya da üniversiteleri tercih ettiğini söyleyen Özdemir İçin, Türkiye’deki özel eğitim kuruluşlarına çocuklarını gönderemeyen ailelerin, yurtdışında daha az maliyetlerle aynı kalitedeki bir eğitim kuruluşuna çocuklarını yazdırabildiğini ifade etti.

"AİLELERİN GÜVENLİK ENDİŞESİ AZALDI"

Ailelerin çocuklarını yurtdışına gönderirken, artık eskisi kadar korkmadığını, teknolojinin gelişmesi ile iletişim imkânlarının artmasının ailelere güven verdiğini söyleyen Özdemir İçin, "Sanal âlemin hızla büyümesi ile günün her saati internet ya da telefon üzerinden çocuklarına ulaşan aileler çocuklar artık güvenlik endişesi taşımıyorlar" dedi. Türk öğrencilerin yurtdışında daha çok kaliteli ve uygun maliyetli eğitim kuruluşlarını tercih ettiğini ifade eden Özdemir İçin, bunların yanı sıra sosyal imkânlar ve güvenli bir ortamın tercih sebepleri arasında yer aldığını da ifade etti.

Yurtdışı’nda Türklerin daha çok yaşadığı bölgeleri tercih etmenin, avantajdan çok dezavantaj olduğunu ifade eden Özdemir İçin, "Yabancı dilini geliştirmek isteyen öğrencilere Türklerin yaşadığı yerlere gitmeyi ve Türk öğrencilerle aynı evde kalmayı tavsiye etmiyoruz" dedi.

"BANKA VE HOLDİNGLER BAZI POZİSYONLAR İÇİN YURTDIŞI TECRÜBESİ İSTİYOR"

Türk öğrencilerin büyük çoğunluğunun eğitimlerini yurtdışında aldıktan sonra Türkiye’ye dönüş yaptığını ifade eden Özdemir İçin, yurtdışında edinilen tecrübe ve iyi derecede yabancı dil bilgisinin özel sektörde ve akademik hayatta bir adım öne çıkmayı sağladığını söyledi. Özellikle bankalar ve büyük holdinglerin bazı pozisyonlar için başvuru kriterleri arasında yurtdışı tecrübesi istediklerini hatırlatan Özdemir İçin, birçok büyük şirketin çalışanlarını yüksek lisans programlarına gönderdiğini de ifade etti.

"HER YIL 50 BİN ÖĞRENCİ YURT DIŞINA GİDİYOR"

Yurt dışına giden öğrencilerin daha çok yüksek lisans, lisans üstü ya da lisan öğrenmek için gittiğini dile getiren İçin, Türkiye’den yaklaşık 50 bin öğrencinin her yıl yurt dışına gittiğinin tahmin edildiğini söyledi. Bu sayının her geçen yıl biraz daha arttığına dikkati çeken Özdemir İçin, "Dünya genelinde yurtdışına en fazla öğrenci gönderen dördüncü ülkeyiz. Türkiye’nin genç nüfusunun fazla olmasının bunda etkisi büyük. Bu aynı zamanda eğitimli ve donanımlı bir gençlik yetiştiğinin de bir göstergesi" dedi.

MİLYAR DOLARLIK PAZAR

Özdemir İçin, "Yurtdışına gönderdiğimiz öğrenciler bizim için eğitim sektöründe bir ufuk olabilir. Arap Baharı olarak bilinen başta Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerindeki devrimin ardından o bölgede yaşayan öğrencileri için Türkiye bir eğitim üssü olabilir" dedi.

YURT DIŞI EĞİTİM FUARI 4 MART’TA BAŞLIYOR

Edufairs’in yurtdışı eğitim fuarlarının ise 4 -11 Mart tarihleri arasında başlayacağını açıklayan Özdemir İçin, bu fuara 30 ülkeden 100’ü aşkın eğitim kurumunun katılacağını söyledi. Edufairs’in 2012 yılının ilk döneminde düzenleyeceği bu fuarda, aralarında dünyaca ünlü üniversitelerin, kolejlerin, dil kurslarının ve teknik okulların yer aldığı 100’e yakın eğitim kurumunun, 4 ? 11 Mart tarihleri arasında Türk öğrencilerle buluşacağını açıklayan Özdemir İçin, fuarın 4 Mart’ta Ankara’da, 6 Mart’ta İzmir’de, 8 Mart’ta Bursa’da düzenleneceğini söyledi. Özdemir İçin, fuarlara katılan öğrenci ve velilere fuar sürecince vize başvurusundan okul ücretlerine, öğrenim programlarından konaklamaya kadar yurtdışı eğitimin her aşamasıyla ilgili bilgi verileceğini kaydetti.

(milliyeteğitim)

Son Güncelleme: Cuma, 11 May 2012 19:30

Gösterim: 3665

Kazak-Türk Liseleri'nde okuyabilmek için 25 bin öğrenci ter döktü
 Kazakistan'da eğitim veren Kazak-Türk Liseleri'nin giriş imtihanına 25 bin öğrenci girdi. Ülke genelinde yapılan imtihana her sene olduğu gibi bu yıl da rekor düzeyde başvuru oldu. Ülke genelinde faaliyet gösteren 28 Kazak- Türk Lisesi''ne aynı gün ve saatte yapılan giriş imtihanına katılan öğrencilerin heyecanı dikkat çekti.
Toplam bin 500 öğrencinin alınacağı liselerde okumayı kendileri için ayrıcalık olarak gören öğrenciler kadar veliler de yoğun ilgi gösterdi. En az çocukları kadar heyecanlı olan öğrenci velileri sabahın erken saatlerinden itibaren okul önlerinden toplanmaya başladı.

Kazak Türk Liseleri Genel Müdürü Abdurrahman Sel ise okullarının verdiği eğitim ile Kazakistan'da bir marka haline geldiğini ve bu eğitim kurumlarının Türkiye'yi en iyi bir şekilde temsil ettiğini söyledi. Okullara halkın gösterdiği ilgiden büyük onur duyduklarını belirten Sel, "Okullarımıza olan bu teveccüh başarımızın asıl kaynağıdır, bu ilgi her yıl giderek artıyor." dedi.

Sel, Kazak-Türk Liseleri'nin uluslararası ve Kazakistan'da yapılan olimpiyatlarda başarılı neticeler alarak Kazakistan'ın bayrağını gururla dalgalandırdığını da sözlerine ekledi.

Kazak-Türk Liseleri giriş imtihanı sonuçları 2 hafta sonra açıklanacak ve kazanan öğrenciler ikinci tura katılacak. İkinci turda derslere katılan öğrenciler her gün yapılan imtihan sonuçlarına göre okula girmeye hak kazanacak.

(CİHAN)

> Kazak-Türk Liseleri için 25 bin öğrenci ter döktü

Kazak-Türk Liseleri'nde okuyabilmek için 25 bin öğrenci ter döktü
 Kazakistan'da eğitim veren Kazak-Türk Liseleri'nin giriş imtihanına 25 bin öğrenci girdi. Ülke genelinde yapılan imtihana her sene olduğu gibi bu yıl da rekor düzeyde başvuru oldu. Ülke genelinde faaliyet gösteren 28 Kazak- Türk Lisesi''ne aynı gün ve saatte yapılan giriş imtihanına katılan öğrencilerin heyecanı dikkat çekti.
Toplam bin 500 öğrencinin alınacağı liselerde okumayı kendileri için ayrıcalık olarak gören öğrenciler kadar veliler de yoğun ilgi gösterdi. En az çocukları kadar heyecanlı olan öğrenci velileri sabahın erken saatlerinden itibaren okul önlerinden toplanmaya başladı.

Kazak Türk Liseleri Genel Müdürü Abdurrahman Sel ise okullarının verdiği eğitim ile Kazakistan'da bir marka haline geldiğini ve bu eğitim kurumlarının Türkiye'yi en iyi bir şekilde temsil ettiğini söyledi. Okullara halkın gösterdiği ilgiden büyük onur duyduklarını belirten Sel, "Okullarımıza olan bu teveccüh başarımızın asıl kaynağıdır, bu ilgi her yıl giderek artıyor." dedi.

Sel, Kazak-Türk Liseleri'nin uluslararası ve Kazakistan'da yapılan olimpiyatlarda başarılı neticeler alarak Kazakistan'ın bayrağını gururla dalgalandırdığını da sözlerine ekledi.

Kazak-Türk Liseleri giriş imtihanı sonuçları 2 hafta sonra açıklanacak ve kazanan öğrenciler ikinci tura katılacak. İkinci turda derslere katılan öğrenciler her gün yapılan imtihan sonuçlarına göre okula girmeye hak kazanacak.

(CİHAN)

Son Güncelleme: Pazar, 29 Nisan 2012 20:42

Gösterim: 3283

Analitik Dershaneleri Eğitim Danışmanlık Kurumu’nun Bulgaristan Varna Tıp Üniversitesi ile gerçekleştirdiği eğitim ve danışmanlık protokolü çerçevesinde, Türkiye’de bir yıl hazırlık okuyan öğrenciler Varna Tıp Üniversitesi’nde tıp fakültesi okuma imkanı kazanacak.

sınavsız doktorlukMerkezi İstanbul’da bulunan Analitik  Dershaneleri Eğitim Danışmanlık Kurumu, Bulgaristan Varna Tıp Üniversitesi ile  Trakya Üniversitesi’nde düzenlenen törenle ortak eğitim ve danışmanlık protokolü  imzaladı.

İmzalanan ortak protokole göre, Türk vatandaşlarına, sınav şartı  aranmaksızın hazırlık sınıfını İstanbul’da okuma imkanı verilecek. Hazırlık  sınıfını bitiren herkese de Varna Tıp Üniversitesi’nde tıp fakültesi okuma imkanı sağlanacak.

Lise mezunu olma şartı aranan hazırlık sınıfı eğitimi, bu amaçla  Bağcılar’da oluşturulan Varna Tıp Üniversitesi İstanbul Hazırlık Bilimleri Eğitim  ve Danışmanlık Merkezi’nin hizmet binasında verilecek.

Merkezin Başkanı ve Bağcılar Birey Dershanesi sahibi Mehmet Yeniay,  konuya ilişkin açıklamasında, Varna Tıp Üniversitesi ile uzun zamandır yapılan  görüşmeler sonucu ortak eğitim protokolü imzalandığını belirterek, ”Türkiye’de  okuma arzusu taşıyıp üniversiteye yerleşemeyen gençler başta olmak üzere, okumak  isteyip de zamanında bu imkanı bulamayan herkes için bir fırsat yaratmak  istedik” ifadelerini kullandı.

Bulgarca ve İngilizce eğitim verilecek

Bunu yaparken de Türkiye’deki doktor açığını da göz önünde  bulundurduklarını ve Varna Tıp Üniversitesi hazırlık sınıfını İstanbul’a  getirdiklerini kaydeden Yeniay, ”İstanbul’da hazırlık sınıfını tamamlayacak olan  her öğrenciye Varna Tıp Fakültesi belge verecek. Bu belgeyi alan her öğrenci  Bulgaristan’da Varna Tıp Üniversitesi’nin istediği bölümünün birinci sınıfından  başlama hakkını kazanmış olacaktır. Ayrıca, hazırlık döneminde Bulgarca ve  İngilizce eğitim verileceğinden, Bulgaristan’a gittiğinde zorluk çekmeyecektir”  görüşlerine yer verdi.

Yeniay, hazırlık sınıfını tamamlayan her öğrencinin Bulgaristan Varna Tıp  Üniversitesi’ne kaydının yapılmasından, yurt teminine kadar her türlü danışmanlık  desteğinin kendileri tarafından verilmeye devam edileceğini ifade ederek, şunları  kaydetti:

”Yapılan bu protokolle Türk gençlerine Avrupa Birliği üyesi ülkede okuma  ve Avrupa Birliği diplomasına sahip olma imkanı sağlanacak. Ayrıca Varna Tıp  Üniversitesi’nin devlet üniversitesi olması nedeniyle YÖK Denkliği’ne de sahip.  Bulgaristan’ın komşu ülke olması nedeniyle öğrenciler için bir avantaj. En önemli  unsur ise Avrupa ve Türk Üniversiteleri’ne yatay geçiş imkanının bulunmasıdır.

Önümüzdeki eğitim dönemine öğrenci almak için çalışmalara başlayan  merkezde hazırlık sınıfı eğitimi alacakların belirli bir not ortalamasına sahip  olması gerekiyor.

(milliyet)

> Sınava girmeden tıp fakültesi okuma imkanı

Analitik Dershaneleri Eğitim Danışmanlık Kurumu’nun Bulgaristan Varna Tıp Üniversitesi ile gerçekleştirdiği eğitim ve danışmanlık protokolü çerçevesinde, Türkiye’de bir yıl hazırlık okuyan öğrenciler Varna Tıp Üniversitesi’nde tıp fakültesi okuma imkanı kazanacak.

sınavsız doktorlukMerkezi İstanbul’da bulunan Analitik  Dershaneleri Eğitim Danışmanlık Kurumu, Bulgaristan Varna Tıp Üniversitesi ile  Trakya Üniversitesi’nde düzenlenen törenle ortak eğitim ve danışmanlık protokolü  imzaladı.

İmzalanan ortak protokole göre, Türk vatandaşlarına, sınav şartı  aranmaksızın hazırlık sınıfını İstanbul’da okuma imkanı verilecek. Hazırlık  sınıfını bitiren herkese de Varna Tıp Üniversitesi’nde tıp fakültesi okuma imkanı sağlanacak.

Lise mezunu olma şartı aranan hazırlık sınıfı eğitimi, bu amaçla  Bağcılar’da oluşturulan Varna Tıp Üniversitesi İstanbul Hazırlık Bilimleri Eğitim  ve Danışmanlık Merkezi’nin hizmet binasında verilecek.

Merkezin Başkanı ve Bağcılar Birey Dershanesi sahibi Mehmet Yeniay,  konuya ilişkin açıklamasında, Varna Tıp Üniversitesi ile uzun zamandır yapılan  görüşmeler sonucu ortak eğitim protokolü imzalandığını belirterek, ”Türkiye’de  okuma arzusu taşıyıp üniversiteye yerleşemeyen gençler başta olmak üzere, okumak  isteyip de zamanında bu imkanı bulamayan herkes için bir fırsat yaratmak  istedik” ifadelerini kullandı.

Bulgarca ve İngilizce eğitim verilecek

Bunu yaparken de Türkiye’deki doktor açığını da göz önünde  bulundurduklarını ve Varna Tıp Üniversitesi hazırlık sınıfını İstanbul’a  getirdiklerini kaydeden Yeniay, ”İstanbul’da hazırlık sınıfını tamamlayacak olan  her öğrenciye Varna Tıp Fakültesi belge verecek. Bu belgeyi alan her öğrenci  Bulgaristan’da Varna Tıp Üniversitesi’nin istediği bölümünün birinci sınıfından  başlama hakkını kazanmış olacaktır. Ayrıca, hazırlık döneminde Bulgarca ve  İngilizce eğitim verileceğinden, Bulgaristan’a gittiğinde zorluk çekmeyecektir”  görüşlerine yer verdi.

Yeniay, hazırlık sınıfını tamamlayan her öğrencinin Bulgaristan Varna Tıp  Üniversitesi’ne kaydının yapılmasından, yurt teminine kadar her türlü danışmanlık  desteğinin kendileri tarafından verilmeye devam edileceğini ifade ederek, şunları  kaydetti:

”Yapılan bu protokolle Türk gençlerine Avrupa Birliği üyesi ülkede okuma  ve Avrupa Birliği diplomasına sahip olma imkanı sağlanacak. Ayrıca Varna Tıp  Üniversitesi’nin devlet üniversitesi olması nedeniyle YÖK Denkliği’ne de sahip.  Bulgaristan’ın komşu ülke olması nedeniyle öğrenciler için bir avantaj. En önemli  unsur ise Avrupa ve Türk Üniversiteleri’ne yatay geçiş imkanının bulunmasıdır.

Önümüzdeki eğitim dönemine öğrenci almak için çalışmalara başlayan  merkezde hazırlık sınıfı eğitimi alacakların belirli bir not ortalamasına sahip  olması gerekiyor.

(milliyet)

Son Güncelleme: Perşembe, 03 May 2012 17:57

Gösterim: 4733

YGS engeline takılmadan üniversite eğitimi alabilmek için en popüler seçeneklerden biri Bulgaristan. Otobüs ile birkaç saat uzaklıkta olan komşu Avrupa Birliği ülkesinde, dilediğiniz tüm alanlarda YÖK denkliği ile eğitim alabilirsiniz.

mezuniyet sevinciİstanbul’dan sadece birkaç saatlik otobüs yolculuğu ile ulaşabileceğiniz şehirlerde, çok cazip eğitim ve yaşam masfarflarıyla eğitim alabilmek mümkün.

Üniversite Eğitimi Almak Neden Çok Avantajlı?

Bulgaristan en çok ideallerine sahip çıkmak, ve birkaç saatlik üniversite sınavının sonucuna göre değil, kendi potansiyel ve hedeflerine göre bir eğitim ve kariyer yaratmayı amaçlayanlar için mükemmel bir çözümdür. Tıp okumak isteyen bir aday, yeterli puan alamadığı için istemeyerek biyoloji öğretmenliği okumak, mühendis olmak isteyen bir aday işletme okumak zorunda kalmamalıdır. Bulgaristan üniversitelerine giriş için üniversite sınavında başarılı olma şartı aranmıyor.

Üniversitelerin YÖK Denkliği Var!

Bir Avrupa Birliği ülkesinde okuduğunuz için, AB ile yapılan uyum çalışmaları sonucuna göre diplomanız YÖK denkliği alıyor.

Eğitim Dili İngilizce ya da Bulgarca

Bulgaristan’da İngilizce olarak eğitim alabilirsiniz. Bu sayede hem geçerli bir diplomaya hem de anadil seviyesinde İngilizceye sahip olursunuz. Bulgaristan Avrupa’nın birçok ülkesinden öğrencilere eğitim olanağı sağlıyor. Çok uluslu bir ortamda yaşayacak, yabancı öğrencilerle sürekli İngilizce konuşacaksınız.

Ekonomik Eğitim ve Yaşam Maliyetleri

Bulgaristanda egitim almanın maliyeti, ülkemizdeki ya da KKTC’de bulunan çoğu özel üniversiteden ya daha ekonomik yada eşit maliyetlidir. Yukarıda bahsedilen avantajlar da göz önünde bulundurulduğunda, kesinlikle çok daha mantıklı ve avantajlı bir seçenektir.

Üniversitelere Başvuru ve Kabul Koşulları

Bulgaristan üniversitelerinde eğitim alabilmek için YGS ve LYS sınavında herhangi bir yeri kazanmış ya da yerleştirilmiş olmanız gerekmiyor. Üniversitelere başvuruda lisede almış olduğunuz dersler ve not ortalamalarınız göz önünde bulunduruluyor. Avrupa Birliği üyesi olduğu için, Bulgaristan’da almış olduğunuz diplomalar kolaylıkla YÖK denkliği alabiliyor ve mesleğinizi rahatlıkla yapabiliyorsunuz.

Yaşam ve Sosyal Giderler

Yurtdışında eğitim almak için en ekonomik seçeneklerden biri Bulgaristan’dır. Üniversitelerin yıllık ücretleri ortalama 3000 Euro civarındadır. Tıp ,Eczacılık ve diş hekimliği bölümlerinde ise yıllık okul ücretleri 5000 – 6000 Euro civarında olmaktadır. Bulgaristan’daki üniversitelerin büyük çoğunluğu öğrencilerine yurt olanağı sağlamaktadır. Üniversite yurtları genellikle 2-3 kişik odalara sahip olup, devlet yurtlarının aylık ücreti 25-30 Euro civarındadır. Daha iyi şartlara sahip özel yurtlarda ise aylık 60 – 80 Euro ödeyerek konaklanabilir. Dileyen öğrenciler ev kiralayabilir ve genellikle birkaç kişiyle paylaşılacak bir evin kirası evin yerine ve özelliklerine göre 250 – 400 Euro arasında değişir. Öğrencilerin aylık geçim masrafı 300-400 Euro civarındadır.

BULGARISTANDA KIMLER OKUYABILIR ;

- Lise mezunu olan herkes üniversite sınavına girmeden bulgaristan universitelerinde istedikleri bölümlere yazılıp okuyabilmektedirler.

- Meslek Yüksek Okulları (MYO) mezunları DGS sartı aranmadan sınavsız bulgaristan üniversitelerinde lisans tamamlayabilmektedirler.

- Imam – Hatip mezunları istedikleri alanları seçip özgürce yaşayıp okullarına rahatlıkla girip çıkabilirler.

> Sınavsız üniversiteye girmek artık mümkün

YGS engeline takılmadan üniversite eğitimi alabilmek için en popüler seçeneklerden biri Bulgaristan. Otobüs ile birkaç saat uzaklıkta olan komşu Avrupa Birliği ülkesinde, dilediğiniz tüm alanlarda YÖK denkliği ile eğitim alabilirsiniz.

mezuniyet sevinciİstanbul’dan sadece birkaç saatlik otobüs yolculuğu ile ulaşabileceğiniz şehirlerde, çok cazip eğitim ve yaşam masfarflarıyla eğitim alabilmek mümkün.

Üniversite Eğitimi Almak Neden Çok Avantajlı?

Bulgaristan en çok ideallerine sahip çıkmak, ve birkaç saatlik üniversite sınavının sonucuna göre değil, kendi potansiyel ve hedeflerine göre bir eğitim ve kariyer yaratmayı amaçlayanlar için mükemmel bir çözümdür. Tıp okumak isteyen bir aday, yeterli puan alamadığı için istemeyerek biyoloji öğretmenliği okumak, mühendis olmak isteyen bir aday işletme okumak zorunda kalmamalıdır. Bulgaristan üniversitelerine giriş için üniversite sınavında başarılı olma şartı aranmıyor.

Üniversitelerin YÖK Denkliği Var!

Bir Avrupa Birliği ülkesinde okuduğunuz için, AB ile yapılan uyum çalışmaları sonucuna göre diplomanız YÖK denkliği alıyor.

Eğitim Dili İngilizce ya da Bulgarca

Bulgaristan’da İngilizce olarak eğitim alabilirsiniz. Bu sayede hem geçerli bir diplomaya hem de anadil seviyesinde İngilizceye sahip olursunuz. Bulgaristan Avrupa’nın birçok ülkesinden öğrencilere eğitim olanağı sağlıyor. Çok uluslu bir ortamda yaşayacak, yabancı öğrencilerle sürekli İngilizce konuşacaksınız.

Ekonomik Eğitim ve Yaşam Maliyetleri

Bulgaristanda egitim almanın maliyeti, ülkemizdeki ya da KKTC’de bulunan çoğu özel üniversiteden ya daha ekonomik yada eşit maliyetlidir. Yukarıda bahsedilen avantajlar da göz önünde bulundurulduğunda, kesinlikle çok daha mantıklı ve avantajlı bir seçenektir.

Üniversitelere Başvuru ve Kabul Koşulları

Bulgaristan üniversitelerinde eğitim alabilmek için YGS ve LYS sınavında herhangi bir yeri kazanmış ya da yerleştirilmiş olmanız gerekmiyor. Üniversitelere başvuruda lisede almış olduğunuz dersler ve not ortalamalarınız göz önünde bulunduruluyor. Avrupa Birliği üyesi olduğu için, Bulgaristan’da almış olduğunuz diplomalar kolaylıkla YÖK denkliği alabiliyor ve mesleğinizi rahatlıkla yapabiliyorsunuz.

Yaşam ve Sosyal Giderler

Yurtdışında eğitim almak için en ekonomik seçeneklerden biri Bulgaristan’dır. Üniversitelerin yıllık ücretleri ortalama 3000 Euro civarındadır. Tıp ,Eczacılık ve diş hekimliği bölümlerinde ise yıllık okul ücretleri 5000 – 6000 Euro civarında olmaktadır. Bulgaristan’daki üniversitelerin büyük çoğunluğu öğrencilerine yurt olanağı sağlamaktadır. Üniversite yurtları genellikle 2-3 kişik odalara sahip olup, devlet yurtlarının aylık ücreti 25-30 Euro civarındadır. Daha iyi şartlara sahip özel yurtlarda ise aylık 60 – 80 Euro ödeyerek konaklanabilir. Dileyen öğrenciler ev kiralayabilir ve genellikle birkaç kişiyle paylaşılacak bir evin kirası evin yerine ve özelliklerine göre 250 – 400 Euro arasında değişir. Öğrencilerin aylık geçim masrafı 300-400 Euro civarındadır.

BULGARISTANDA KIMLER OKUYABILIR ;

- Lise mezunu olan herkes üniversite sınavına girmeden bulgaristan universitelerinde istedikleri bölümlere yazılıp okuyabilmektedirler.

- Meslek Yüksek Okulları (MYO) mezunları DGS sartı aranmadan sınavsız bulgaristan üniversitelerinde lisans tamamlayabilmektedirler.

- Imam – Hatip mezunları istedikleri alanları seçip özgürce yaşayıp okullarına rahatlıkla girip çıkabilirler.

Son Güncelleme: Cuma, 27 Nisan 2012 17:13

Gösterim: 19385


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.