Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Dr. Hüseyin Orhan İlköğretim Okulu'nun açılış töreninde eski genelkurmay başkanı Hilmi Özkök ile yan yana oturdu.
Arınç, ülkeye onurlu hizmet vermiş Özkök'le karşılaşmaktan mutlu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin geleceği eğitime bağlı
Arınç, başarılı hizmetlerde bulunan Turgutlu Belediye Başkanı Serhat Orhan'ın eski belediye başkanlarından olan babası Hüseyin Orhan adına okul yaptırdığını, ilçenin hayırseverleriyle ünlü olduğunu belirterek, ''Allah bu hayırları kabul etsin'' diye konuştu.
Okulda pek çok rektör, belediye başkanı yetişeceğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin geleceği eğitime bağlı. Çocuklarımızın doğru, dürüst, çalışkan olması, vatanına, toprağına bayrağına bağlı olması ancak eğitimle mümkün. Eğitimi iyi verirsek Türkiye'de anarşist yetişmez, ülkede güzellikler olur, kimse kimsenin boğazına sarılmaz, herkes annesine ve babasına saygılı olur, küçüklerini sever, 75 milyonu da kucaklar. 'Ne büyük memleketim var' diye iftihar eder. Eğitimden uzak kalırsak bütün kötülüklerin anası olan zulümlerle karşılaşırız.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Dr. Hüseyin Orhan İlköğretim Okulu'nun açılış töreninde eski genelkurmay başkanı Hilmi Özkök ile yan yana oturdu.
Arınç, ülkeye onurlu hizmet vermiş Özkök'le karşılaşmaktan mutlu olduğunu söyledi.
Türkiye'nin geleceği eğitime bağlı
Arınç, başarılı hizmetlerde bulunan Turgutlu Belediye Başkanı Serhat Orhan'ın eski belediye başkanlarından olan babası Hüseyin Orhan adına okul yaptırdığını, ilçenin hayırseverleriyle ünlü olduğunu belirterek, ''Allah bu hayırları kabul etsin'' diye konuştu.
Okulda pek çok rektör, belediye başkanı yetişeceğini ifade eden Arınç, şunları kaydetti: ''Türkiye'nin geleceği eğitime bağlı. Çocuklarımızın doğru, dürüst, çalışkan olması, vatanına, toprağına bayrağına bağlı olması ancak eğitimle mümkün. Eğitimi iyi verirsek Türkiye'de anarşist yetişmez, ülkede güzellikler olur, kimse kimsenin boğazına sarılmaz, herkes annesine ve babasına saygılı olur, küçüklerini sever, 75 milyonu da kucaklar. 'Ne büyük memleketim var' diye iftihar eder. Eğitimden uzak kalırsak bütün kötülüklerin anası olan zulümlerle karşılaşırız.''
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 15:34
Gösterim: 1800
James Bond'un İstanbul'da yapılacak çekimleri için Eminönü Meydanı dört gün olmak üzere 14 Nisan - 05 Mayıs tarihleri arasında bazı caddeler ise farklı günlerde araç ve yaya trafiğine kapatılacak.
Başrolünü Daniel Craig in oynadığı James Bond Skyfall için Eminönü Meydanı, Mısır Çarşısı önü ve çevresi pazar alanına dönüştürülecek.
007 James Bond serisinin son filmi 'Skyfall'ın çekimleri Adana'nın ardından şimdi de İstanbul'da devam edecek. Çekimler nedeniyle Eminönü Meydanı dört gün ve bazı caddeler farklı günlerde kapalı olacak.
Yeni James Bond filminin İstanbul’da yapılacak çekimleri için, çalışma güzergâhlarında uygun çalışma ortamının oluşturulması ve araç ve yaya trafiğinin kontrol altına alınması amacıyla bazı yollar trafiğe kapanacak.
Yaklaşık 500 figüran 100 dublörün görev yapacağı filmin çekimleri ağırlıklı olarak Eminönü bölgesinde gerçekleşecek.
Başrolünü Daniel Craig’in oynadığı James Bond ‘Skyfall’ için Eminönü Meydanı, Mısır Çarşısı önü ve çevresi pazar alanına dönüştürülecek. Burada motosiklet kovalama sahneleri, araç patlatma sahneleri gibi aksiyon dozu yüksek sahneler çekilecek. Çekimler süresince Bankacılar Caddesi, Sultanhamam Caddesi, Büyük Postane Caddesi, Arpacılar Caddesi belirli günlerde Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla trafiğe kapatılacak.
Çekimlerin devam edeceği üç hafta boyunca Mısır Çarşısı’nda ve girişlerinde herhangi bir kapatma olmayacak. Yerli ve yabancı ziyaretçiler Mısır Çarşısı’nı çekimler boyunca gezebilecek.
KAPALI ÇARŞI'YA ZARAR VERMEMEK İÇİN ASANSÖR KURULDU
Çekimlerin bir diğer ayağı ise Kapalıçarşı’da yapılacak. Özellikle çatıda gerçekleştirilecek kovalamaca sahneleri için Anıtlar Kurulu’ndan da izin alındı. Ekibin çatıya daha rahat ulaşması ve ekipman çıkarılırken zarar vermemesi amacıyla Kapalıçarşı’nın Beyazıt Kapısı önüne bir asansör kuruldu.
Çekimler 14 Nisan haftasında başlayacak ve 5 Mayıs’a kadar devam edecek. Filmin başrol oyuncuları Nisan sonu itibariyle Fatih’e gelecek. Çekimler Eminönü Meydanı, Kapalıçarşı ve Balat’ta yapılacak. Filmin bu alanlar haricinde İstanbul’da başka bir seti bulunmuyor.
ESNAFA ÖDEME YAPILACAK
Çekim yapılacak alanda bulunan esnafla ilgili de uzun zamandır çalışma yapılıyor. Yapımcılar çekim nedeniyle işleri aksayacak esnafla anlaşarak ödeme yapıyor ve sözleşme imzalıyor. Ancak kimi esnafın yapımcılardan astronomik ücretler istemesi de söz konusu. Fatih Belediyesi yetkilileri hem esnafa, hem de yapımcılara çözüm bulma ve uzlaşma anlamında yardımcı oluyor.
UKOME’nin aldığı karara göre; James Bond filminin çekimleri için 14 Nisan – 05 Mayıs tarihleri arasında araç ve yaya trafiğine kapatılacak yollar:
14.04.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Büyük Postane Cd. ve Postane Yanı Sk.
EMİNÖNÜ-Fındık Remzi Sk. ve Şeypulislam Hayri Efendi Cd.
18.04.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
19.04.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
25.04.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
BALAT-Kiremit Cd. ve Kesen Yollar
(Çırak Sk, Kazancı Selim Sk, Cerrah Kerim Sk, Usturumcu Sk, Nakkaş Haydar Sk, Fetih Sk, Alay Sk.)
26.04.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
28.04.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
28.04.2012 Cumartesi / 05.00 - 10.00
EMİNÖNÜ-Asmaaltı Cd, Kalçin Sk, Kızılhan Sk, Ragıp Gümüşpala Cd, (Meydan yanında kalan kısım, Tek şerit olarak)
30.04.2012 Pazartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
02.05.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
03.05.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
04.05.2012 Cuma / 06.00 - 20.00
BALAT-Kiremit Cd. ve Kesen yollar
(Çırak Sk, Kazancı Selim Sk, Cerrah Kerim Sk, Usturumca Sk, Nakkaş Haydar Sk, Fetih Sk, Alay Sk.)
05.05.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Büyük Postane Cd. ve Pastone Yanı Sk.
EMİNÖNÜ-Fındıkçı Remzi Sk. ve Şeyhulislam Hayri Efendi Cd.
(hurriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
James Bond'un İstanbul'da yapılacak çekimleri için Eminönü Meydanı dört gün olmak üzere 14 Nisan - 05 Mayıs tarihleri arasında bazı caddeler ise farklı günlerde araç ve yaya trafiğine kapatılacak.
Başrolünü Daniel Craig in oynadığı James Bond Skyfall için Eminönü Meydanı, Mısır Çarşısı önü ve çevresi pazar alanına dönüştürülecek.
007 James Bond serisinin son filmi 'Skyfall'ın çekimleri Adana'nın ardından şimdi de İstanbul'da devam edecek. Çekimler nedeniyle Eminönü Meydanı dört gün ve bazı caddeler farklı günlerde kapalı olacak.
Yeni James Bond filminin İstanbul’da yapılacak çekimleri için, çalışma güzergâhlarında uygun çalışma ortamının oluşturulması ve araç ve yaya trafiğinin kontrol altına alınması amacıyla bazı yollar trafiğe kapanacak.
Yaklaşık 500 figüran 100 dublörün görev yapacağı filmin çekimleri ağırlıklı olarak Eminönü bölgesinde gerçekleşecek.
Başrolünü Daniel Craig’in oynadığı James Bond ‘Skyfall’ için Eminönü Meydanı, Mısır Çarşısı önü ve çevresi pazar alanına dönüştürülecek. Burada motosiklet kovalama sahneleri, araç patlatma sahneleri gibi aksiyon dozu yüksek sahneler çekilecek. Çekimler süresince Bankacılar Caddesi, Sultanhamam Caddesi, Büyük Postane Caddesi, Arpacılar Caddesi belirli günlerde Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla trafiğe kapatılacak.
Çekimlerin devam edeceği üç hafta boyunca Mısır Çarşısı’nda ve girişlerinde herhangi bir kapatma olmayacak. Yerli ve yabancı ziyaretçiler Mısır Çarşısı’nı çekimler boyunca gezebilecek.
KAPALI ÇARŞI'YA ZARAR VERMEMEK İÇİN ASANSÖR KURULDU
Çekimlerin bir diğer ayağı ise Kapalıçarşı’da yapılacak. Özellikle çatıda gerçekleştirilecek kovalamaca sahneleri için Anıtlar Kurulu’ndan da izin alındı. Ekibin çatıya daha rahat ulaşması ve ekipman çıkarılırken zarar vermemesi amacıyla Kapalıçarşı’nın Beyazıt Kapısı önüne bir asansör kuruldu.
Çekimler 14 Nisan haftasında başlayacak ve 5 Mayıs’a kadar devam edecek. Filmin başrol oyuncuları Nisan sonu itibariyle Fatih’e gelecek. Çekimler Eminönü Meydanı, Kapalıçarşı ve Balat’ta yapılacak. Filmin bu alanlar haricinde İstanbul’da başka bir seti bulunmuyor.
ESNAFA ÖDEME YAPILACAK
Çekim yapılacak alanda bulunan esnafla ilgili de uzun zamandır çalışma yapılıyor. Yapımcılar çekim nedeniyle işleri aksayacak esnafla anlaşarak ödeme yapıyor ve sözleşme imzalıyor. Ancak kimi esnafın yapımcılardan astronomik ücretler istemesi de söz konusu. Fatih Belediyesi yetkilileri hem esnafa, hem de yapımcılara çözüm bulma ve uzlaşma anlamında yardımcı oluyor.
UKOME’nin aldığı karara göre; James Bond filminin çekimleri için 14 Nisan – 05 Mayıs tarihleri arasında araç ve yaya trafiğine kapatılacak yollar:
14.04.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Büyük Postane Cd. ve Postane Yanı Sk.
EMİNÖNÜ-Fındık Remzi Sk. ve Şeypulislam Hayri Efendi Cd.
18.04.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
19.04.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
25.04.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
BALAT-Kiremit Cd. ve Kesen Yollar
(Çırak Sk, Kazancı Selim Sk, Cerrah Kerim Sk, Usturumcu Sk, Nakkaş Haydar Sk, Fetih Sk, Alay Sk.)
26.04.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Bankacılar Sk.
28.04.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
28.04.2012 Cumartesi / 05.00 - 10.00
EMİNÖNÜ-Asmaaltı Cd, Kalçin Sk, Kızılhan Sk, Ragıp Gümüşpala Cd, (Meydan yanında kalan kısım, Tek şerit olarak)
30.04.2012 Pazartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
02.05.2012 Çarşamba / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
03.05.2012 Perşembe / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Meydan ve Bankacılar Sk.
04.05.2012 Cuma / 06.00 - 20.00
BALAT-Kiremit Cd. ve Kesen yollar
(Çırak Sk, Kazancı Selim Sk, Cerrah Kerim Sk, Usturumca Sk, Nakkaş Haydar Sk, Fetih Sk, Alay Sk.)
05.05.2012 Cumartesi / 06.00 - 20.00
EMİNÖNÜ-Büyük Postane Cd. ve Pastone Yanı Sk.
EMİNÖNÜ-Fındıkçı Remzi Sk. ve Şeyhulislam Hayri Efendi Cd.
(hurriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 14:52
Gösterim: 3409
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle hazırladığı ''Okul Sütü Projesi'' kapsamında öğrencilere dağıtılacak süt kutularının üstünde rakamlarla süslenmiş ''Okul sütü, akıl küpü'' yazacak.
Pipetli süt kutularının bir yüzünde de ''Biz geleceğiz, gelecek bizim. Sağlıklı büyüme ve gelişme için süt içelim'' ibaresi yer alacak.
Süt kutularının üzerinde ayrıca öğrenciler için uyarılar da bulunacak. Uyarılar, ''Süte alerjisi olanlar öğretmenine haber vermelidir'', ''Kutuyu açtıktan 30 dakika içinde süt tüketilmelidir'', ''Bombeli ve tahrip olmuş kutulardaki süt içilmemelidir'', ''Kutular serin ve kuru yerde muhafaza edilmelidir'' şeklinde sıralanacak.
200 mililitrelik kutular halinde 32 bin 526 okulda eğitim gören öğrencilere ulaştırılacak süt kutularında, ayrıca ''para ile satılamaz'' ibareleri de bulunacak. Sütün besin değeri, enerjisi, karbonhidrat, yağ, protein, kalsiyum oranı ile günlük ihtiyacı karşılama oranı bilgilerinin de yazılı olacağı kutuların üzerinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulusal Süt Konseyi'nin de amblemleri yer alacak.
Özel okullar hariç ana sınıfından beşinci sınıf dahil ilköğretim okulu öğrencilerini kapsayacak okul sütü programı bu yıl uygulamaya konulacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle hazırladığı ''Okul Sütü Projesi'' kapsamında öğrencilere dağıtılacak süt kutularının üstünde rakamlarla süslenmiş ''Okul sütü, akıl küpü'' yazacak.
Pipetli süt kutularının bir yüzünde de ''Biz geleceğiz, gelecek bizim. Sağlıklı büyüme ve gelişme için süt içelim'' ibaresi yer alacak.
Süt kutularının üzerinde ayrıca öğrenciler için uyarılar da bulunacak. Uyarılar, ''Süte alerjisi olanlar öğretmenine haber vermelidir'', ''Kutuyu açtıktan 30 dakika içinde süt tüketilmelidir'', ''Bombeli ve tahrip olmuş kutulardaki süt içilmemelidir'', ''Kutular serin ve kuru yerde muhafaza edilmelidir'' şeklinde sıralanacak.
200 mililitrelik kutular halinde 32 bin 526 okulda eğitim gören öğrencilere ulaştırılacak süt kutularında, ayrıca ''para ile satılamaz'' ibareleri de bulunacak. Sütün besin değeri, enerjisi, karbonhidrat, yağ, protein, kalsiyum oranı ile günlük ihtiyacı karşılama oranı bilgilerinin de yazılı olacağı kutuların üzerinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ulusal Süt Konseyi'nin de amblemleri yer alacak.
Özel okullar hariç ana sınıfından beşinci sınıf dahil ilköğretim okulu öğrencilerini kapsayacak okul sütü programı bu yıl uygulamaya konulacak.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 14:07
Gösterim: 2197
Çocuklarını, okullardaki fiziksel güvenlik eksiklikleri ve ihmallere kurban veren bir grup aile, sorumlu okul idarecileri ve öğretmenlerin bir an önce görevden alınmasını istedi.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ile TBMM'de basın toplantısı düzenleyen aileler, beraberinde kaybettikleri çocuklarının fotoğrafını da getirdi. Konuşurken yer yer zorlanan ve ağlayan anne, babalar, taleplerini anlatmakta zorlandı.
9 yaşında ölen Umut Balık'ın babası Ercan Balık, çocuğunun Uşak Eşme'de okuduğu yatılı okulun bahçesindeki fosseptik çukuruna düşerek boğulduğunu anlatırken, ağladı ve konuşmasını tamamlayamadı.
İzmir'de okulun yaya kapısı kilitliği olduğu için yöneldiği araç giriş kapısında arada kalarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki Anıl Erdem'in babası Doğan Erdem, sorumluların 1 gün, 3 gün de olsa cezaevine girmediği sürece bu olayların devam edeceğini belirterek, yetkilileri göreve çağırdı.
4 yaşındayken, okulun bozuk kapısı üzerine düştüğü için yaşamını yitirdiği belirtilen Mehmet Ali Yavuz'un babası Şevket Yavuz, ''Çocuklarımın başarısı için burada olmak isterdim. Başka analar, babalar ağlamasın, çocuklar ölmesin. Tek istediğimiz kimse ağlamasın'' diyerek, duygularını dile getirdi.
Okuldaki yangın tatbikatı sonrasında yaşamını yitiren 17 yaşındaki Onur Akgün'ün ağabeyi Özgür Akgün, adalet isteyerek, sorumluların görevden alınmasını talep etti. Akgün, ''Bakan'a sesleniyorum: Bir empati yapsın, bu, kendi çocuğuna yapılsaydı ne yapardı'' dedi.
‘Psikolojik, hukuki destek’
Daha sonra grup adına, oğlu Efe'yi, okuldaki tuvalette lavabonun kırılan parçasının boynunu kesmesiyle kaybeden Nurdan Boz açıklama yaptı.
Boz, kendilerini, ''devletin okullarında sapasağlam emanet ettikleri çocuklarını, fiziksel güvenlik eksiklikleri, ihmaller nedeniyle okul çatısı altında kaybeden aileler'' olarak tanıttı. Boz, seslerini, taleplerini duyurmak, başka çocukların okullarda yaşamını yitirmemesi için Hükümet'i, Meclis'i göreve çağırmak için bir araya geldiklerini söyledi.
Bir çoğunun ilk kez Meclis'e geldiğini ifade eden Boz, ''Ankara'ya, Meclis'e bir bayram günü çocuklarımızın başarılarını kutlamak için gelmek isterdik. Ancak gelişimiz, çocuklarımızın hesabını sormak ve başka ailelerin aynı acıları yaşamasının önüne geçmek içindir. Her birimizin acısı çok büyük. Ancak her geçen gün bu büyük acımızı katlayarak büyüten gelişmeler devam ediyor'' diye konuştu.
Boz, son 2 yılda en az 15 çocuğun, okulda meydana gelen kazarlarda yaşamını yitirdiğini, yüzlercesinin yaralandığını bildirdi.
Gündem Çocuk Çocuk Hakları Merkezi ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'na verdikleri ''Okullarda Fiziksel Güvenlik Sistemi Proje Önerisi''ne aradan 3 ay geçmesine rağmen yanıt alamadıklarını ifade eden Boz, geçen bu süre içinde 4 çocuğun daha yaşamını yitirdiğini belirtti.
Boz, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunla, 5 yaşındaki çocukların hiçbir okul öncesi eğitim almadan, sosyal alan tecrübeleri olmadan kalabalık ve kendileri için güvenli olmayan okul ortamlarına gireceğini savundu. Boz, ''Bir önlem alınmazsa, önümüzdeki dönem okullarda daha fazla sayıda çocuğun yaşamına mal olacak olayları şimdiden öngörmek kehanet olmayacaktır'' dedi.
Çocuklarının yaşamını yitirmesinden sorumlu okul idarecileri ve öğretmenlerin bir ön önce görevden alınmasını isteyen anne Boz, okullarda fiziksel güvenlik sistemi kurulmasını önerdi.
Boz, okulda çocuğunu yitiren ailelere, hukuki, psikolojik ve sosyal destek verilmesini talep ederek, ''Konuyla ilgili taleplerimize cevap vermeyen Milli Eğitim Bakanı ile görüşmek, taleplerimizi iletmek istiyoruz'' dedi.
Çocuklarını ''devlet babaya'' emanet ettiklerini ancak cansız bedenlerini teslim aldıklarını söylerken gözleri dolan Boz, devletin kendilerinden özür dilemesini istedi.
CHP'li Nur Serter de önlem alınmazsa, okul kazalarına, ''okul cinayetleri'' diyeceklerini ifade etti. Eğitimi makyajlamanın kolay olduğunu belirten Serter, okullarda dağıtılacak tabletlerden daha önemlisinin, çocukların yaşam güvenliğinin sağlanması olduğunu vurguladı.
Çoğu ailelenin, açılan davaların takibi için gerekli ekonomik güçten yoksun olduğunu dile getiren Serter, bir okulda kaza sonucu bir öğrencinin yaşamını yitirmesi halinde bunun takipçisinin aileden önce bakanlığa düştüğünü söyledi.
Bu arada daha önce basın toplantısı düzenleyeceği bildirilen CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil basın toplantısına katılmadı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çocuklarını, okullardaki fiziksel güvenlik eksiklikleri ve ihmallere kurban veren bir grup aile, sorumlu okul idarecileri ve öğretmenlerin bir an önce görevden alınmasını istedi.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ile TBMM'de basın toplantısı düzenleyen aileler, beraberinde kaybettikleri çocuklarının fotoğrafını da getirdi. Konuşurken yer yer zorlanan ve ağlayan anne, babalar, taleplerini anlatmakta zorlandı.
9 yaşında ölen Umut Balık'ın babası Ercan Balık, çocuğunun Uşak Eşme'de okuduğu yatılı okulun bahçesindeki fosseptik çukuruna düşerek boğulduğunu anlatırken, ağladı ve konuşmasını tamamlayamadı.
İzmir'de okulun yaya kapısı kilitliği olduğu için yöneldiği araç giriş kapısında arada kalarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki Anıl Erdem'in babası Doğan Erdem, sorumluların 1 gün, 3 gün de olsa cezaevine girmediği sürece bu olayların devam edeceğini belirterek, yetkilileri göreve çağırdı.
4 yaşındayken, okulun bozuk kapısı üzerine düştüğü için yaşamını yitirdiği belirtilen Mehmet Ali Yavuz'un babası Şevket Yavuz, ''Çocuklarımın başarısı için burada olmak isterdim. Başka analar, babalar ağlamasın, çocuklar ölmesin. Tek istediğimiz kimse ağlamasın'' diyerek, duygularını dile getirdi.
Okuldaki yangın tatbikatı sonrasında yaşamını yitiren 17 yaşındaki Onur Akgün'ün ağabeyi Özgür Akgün, adalet isteyerek, sorumluların görevden alınmasını talep etti. Akgün, ''Bakan'a sesleniyorum: Bir empati yapsın, bu, kendi çocuğuna yapılsaydı ne yapardı'' dedi.
‘Psikolojik, hukuki destek’
Daha sonra grup adına, oğlu Efe'yi, okuldaki tuvalette lavabonun kırılan parçasının boynunu kesmesiyle kaybeden Nurdan Boz açıklama yaptı.
Boz, kendilerini, ''devletin okullarında sapasağlam emanet ettikleri çocuklarını, fiziksel güvenlik eksiklikleri, ihmaller nedeniyle okul çatısı altında kaybeden aileler'' olarak tanıttı. Boz, seslerini, taleplerini duyurmak, başka çocukların okullarda yaşamını yitirmemesi için Hükümet'i, Meclis'i göreve çağırmak için bir araya geldiklerini söyledi.
Bir çoğunun ilk kez Meclis'e geldiğini ifade eden Boz, ''Ankara'ya, Meclis'e bir bayram günü çocuklarımızın başarılarını kutlamak için gelmek isterdik. Ancak gelişimiz, çocuklarımızın hesabını sormak ve başka ailelerin aynı acıları yaşamasının önüne geçmek içindir. Her birimizin acısı çok büyük. Ancak her geçen gün bu büyük acımızı katlayarak büyüten gelişmeler devam ediyor'' diye konuştu.
Boz, son 2 yılda en az 15 çocuğun, okulda meydana gelen kazarlarda yaşamını yitirdiğini, yüzlercesinin yaralandığını bildirdi.
Gündem Çocuk Çocuk Hakları Merkezi ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı'na verdikleri ''Okullarda Fiziksel Güvenlik Sistemi Proje Önerisi''ne aradan 3 ay geçmesine rağmen yanıt alamadıklarını ifade eden Boz, geçen bu süre içinde 4 çocuğun daha yaşamını yitirdiğini belirtti.
Boz, zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanunla, 5 yaşındaki çocukların hiçbir okul öncesi eğitim almadan, sosyal alan tecrübeleri olmadan kalabalık ve kendileri için güvenli olmayan okul ortamlarına gireceğini savundu. Boz, ''Bir önlem alınmazsa, önümüzdeki dönem okullarda daha fazla sayıda çocuğun yaşamına mal olacak olayları şimdiden öngörmek kehanet olmayacaktır'' dedi.
Çocuklarının yaşamını yitirmesinden sorumlu okul idarecileri ve öğretmenlerin bir ön önce görevden alınmasını isteyen anne Boz, okullarda fiziksel güvenlik sistemi kurulmasını önerdi.
Boz, okulda çocuğunu yitiren ailelere, hukuki, psikolojik ve sosyal destek verilmesini talep ederek, ''Konuyla ilgili taleplerimize cevap vermeyen Milli Eğitim Bakanı ile görüşmek, taleplerimizi iletmek istiyoruz'' dedi.
Çocuklarını ''devlet babaya'' emanet ettiklerini ancak cansız bedenlerini teslim aldıklarını söylerken gözleri dolan Boz, devletin kendilerinden özür dilemesini istedi.
CHP'li Nur Serter de önlem alınmazsa, okul kazalarına, ''okul cinayetleri'' diyeceklerini ifade etti. Eğitimi makyajlamanın kolay olduğunu belirten Serter, okullarda dağıtılacak tabletlerden daha önemlisinin, çocukların yaşam güvenliğinin sağlanması olduğunu vurguladı.
Çoğu ailelenin, açılan davaların takibi için gerekli ekonomik güçten yoksun olduğunu dile getiren Serter, bir okulda kaza sonucu bir öğrencinin yaşamını yitirmesi halinde bunun takipçisinin aileden önce bakanlığa düştüğünü söyledi.
Bu arada daha önce basın toplantısı düzenleyeceği bildirilen CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil basın toplantısına katılmadı.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 14:22
Gösterim: 1933
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Emin Zararsız, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran düzenleme kapsamında, çözülmesi gereken çok acil bir-iki konu bulunduğunu belirterek, ''Bunlardan biri mecburi ilköğretime başlama yaşı meselesi. ''60-72 ay çağ grubunda ne kadar öğrenci var, bunu Nüfus Vatandaşlık İşleri ile Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile belirlemeye çalışıyoruz. Bunu bizim bilmemiz ve okullarda şube sayısını buna göre artırmamız gerekiyor'' dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen ve zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran 6287 sayılı ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u onaylamasıyla Milli Eğitim Bakanlığı çalışmalarını hızlandırdı.
Bakanlık Müsteşarı Emin Zararsız, konuya ilişkin bakanlığın yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlatırken, kanunun 30 Mart'ta TBMM'de kabul edilmesinin ertesi gününden itibaren toplantılar yaptıklarını, görev dağılımlarını gerçekleştirdiklerini anlatan Zararsız, her genel müdürlüğün bu görev dağılımı çerçevesinde çalışmalarını yoğun şekilde yürüttüğünü söyledi.
En acil konu
Çözülmesi gereken çok acil bir, iki konu bulunduğunun altını çizen Zararsız, ''En acil ve en çok da insanların kafasında soru işareti olan konu, yaş meselesi'' diye konuştu.
İlköğretime kayıtların 1 Haziran itibariyle başlayacağını belirten Zararsız, kanundaki tanımlamaya göre eylül sonu itibariyle 5 yaşını tamamlayıp, 6 yaşından gün almış kişilerin ilköğretim çağına girdiğine ilişkin bir hüküm bulunduğunu anımsattı.
Okullara kayıtların otomatik yapıldığını anımsatan Zararsız, ilköğretime, 72 aydan büyük olanların her şekilde kayıt olacağını vurguladı. 60-72 ay arasında çağ nüfusunu belirlenmesi için çalıştıklarını anlatan Zararsız,"Bu şu açıdan önemli, eğer belli bir aşaması velisinin isteğine bırakılıp, belli bir aşaması zorunlu olursa ne kadar öğrenci fazladan gelecek, bunu bizim bilmemiz gerekiyor. Okullarda şube sayısını buna göre artırmamız gerekiyor. Yok tamamı gelecekse o belli, 1 milyon 250 bin civarında yeni ilave öğrenci gelecek'' diye konuştu.
Zararsız, bu konuda genelge hazırlığı içerisinde olduklarını bildirerek, bütün valiliklere, il milli eğitim müdürlüklerine duyuru yapacaklarını kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Emin Zararsız, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran düzenleme kapsamında, çözülmesi gereken çok acil bir-iki konu bulunduğunu belirterek, ''Bunlardan biri mecburi ilköğretime başlama yaşı meselesi. ''60-72 ay çağ grubunda ne kadar öğrenci var, bunu Nüfus Vatandaşlık İşleri ile Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile belirlemeye çalışıyoruz. Bunu bizim bilmemiz ve okullarda şube sayısını buna göre artırmamız gerekiyor'' dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, kamuoyunda ''4+4+4'' olarak bilinen ve zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran 6287 sayılı ''İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u onaylamasıyla Milli Eğitim Bakanlığı çalışmalarını hızlandırdı.
Bakanlık Müsteşarı Emin Zararsız, konuya ilişkin bakanlığın yaptığı çalışmaları AA muhabirine anlatırken, kanunun 30 Mart'ta TBMM'de kabul edilmesinin ertesi gününden itibaren toplantılar yaptıklarını, görev dağılımlarını gerçekleştirdiklerini anlatan Zararsız, her genel müdürlüğün bu görev dağılımı çerçevesinde çalışmalarını yoğun şekilde yürüttüğünü söyledi.
En acil konu
Çözülmesi gereken çok acil bir, iki konu bulunduğunun altını çizen Zararsız, ''En acil ve en çok da insanların kafasında soru işareti olan konu, yaş meselesi'' diye konuştu.
İlköğretime kayıtların 1 Haziran itibariyle başlayacağını belirten Zararsız, kanundaki tanımlamaya göre eylül sonu itibariyle 5 yaşını tamamlayıp, 6 yaşından gün almış kişilerin ilköğretim çağına girdiğine ilişkin bir hüküm bulunduğunu anımsattı.
Okullara kayıtların otomatik yapıldığını anımsatan Zararsız, ilköğretime, 72 aydan büyük olanların her şekilde kayıt olacağını vurguladı. 60-72 ay arasında çağ nüfusunu belirlenmesi için çalıştıklarını anlatan Zararsız,"Bu şu açıdan önemli, eğer belli bir aşaması velisinin isteğine bırakılıp, belli bir aşaması zorunlu olursa ne kadar öğrenci fazladan gelecek, bunu bizim bilmemiz gerekiyor. Okullarda şube sayısını buna göre artırmamız gerekiyor. Yok tamamı gelecekse o belli, 1 milyon 250 bin civarında yeni ilave öğrenci gelecek'' diye konuştu.
Zararsız, bu konuda genelge hazırlığı içerisinde olduklarını bildirerek, bütün valiliklere, il milli eğitim müdürlüklerine duyuru yapacaklarını kaydetti.
Son Güncelleme: Perşembe, 12 Nisan 2012 14:27
Gösterim: 2289

