Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Mühendislik tercih edecek üniversite adayları bu bölümlere dikkat!

Üniversite adaylarının zorlu tercih maratonu başladı. 18 Temmuz’a kadar alınacak tercihler için öğrencileri zorlu bir karar verme süreci bekliyor. Tercihlerde öğrencilerin, üniversite seçiminden bölüm seçimine ve mezun olunduğunda iş olanaklarına kadar her aşamayı sağlıklı bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor.

Mühendislik seçecek öğrenciler için uzmanlar bu alanda öne çıkan bölümlerin son yıllarda değişiklik gösterdiğini belirtiyor.

Yapı sektörünün sanayiden daha hızlı büyümesiyle son dört yılda makine mühendisliği tercihlerdeki liderliği inşaat mühendisliğine kaptırdı. Elektrik-elektronik tercih edenlerin sayısı ise ikiye katlandı.

Tıp ve sağlık bilimleri gibi diğer sayısal alanlarda iş imkanları, program ve kontenjan sayıları artsa da mühendislik sayısal bilimlerin en büyük alanı olmaya devam ediyor. Son dört yılda mühendislik tercihleri yüzde 25 artarak 1 milyon 471 bine ulaştı. Değişik branşlarda mühendislik tercihlerinin artması veya azalması daha çok bu alanlardaki sektörel gelişimin bir yansıması oluyor. Hızla gelişen bir sektöre insan kaynağı sağlamak için üniversiteler programlarını hızlıca oluşturup öğrenci almaya başlayabiliyorlar. Diğer taraftan da mezunlarının çoğu işsiz kalan branşlarda ise önce tercihler düşüyor sonra da programlar kapatılıyor.

Tercih ve Kariyer Dergisi’nin ÖSYM’nin 2008-2012 arası verileri üzerinden hazırladığı analize göre son dört yılda popüler mühendislik dallarının ilk sıralarında sektörel gelişime de paralel bir hareketlilik görülüyor. Diğer birçok sektörden daha hızlı bir büyüme sergileyen yapı sektörüne en önemli insan kaynağını sağlayan inşaat mühendisliği programlarında tercihlerin arttığını görüyoruz. Bu artış en popüler listesinde ikinci sırada olan branşı ilk sıraya çıkaracak kadar güçlü... Bunun yanında ikinci sıraya düşse de makine mühendisliği branşında da ciddi bir artış görülüyor. Üst sıralarda büyüme gösteren diğer branşlar ise elektrik-elektronik, bilgisayar, gıda ve endüstri mühendislikleri oldu.

Bunlarında yanında bazı branşların ise tercihlerinin hızla eridiği gözleniyor. Örneğin beşinci sıradan on dördüncü sıraya gerileyen jeoloji mühendisliği gibi... Tercihleri gerileyen diğer büyük branşlar ise çevre, kimya, tekstil, maden, orman ve ağaç işleri, jeofizik ile su ürünleri oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak NTV

> En çok iş imkanı olan mühendislik bölümleri

Mühendislik tercih edecek üniversite adayları bu bölümlere dikkat!

Üniversite adaylarının zorlu tercih maratonu başladı. 18 Temmuz’a kadar alınacak tercihler için öğrencileri zorlu bir karar verme süreci bekliyor. Tercihlerde öğrencilerin, üniversite seçiminden bölüm seçimine ve mezun olunduğunda iş olanaklarına kadar her aşamayı sağlıklı bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor.

Mühendislik seçecek öğrenciler için uzmanlar bu alanda öne çıkan bölümlerin son yıllarda değişiklik gösterdiğini belirtiyor.

Yapı sektörünün sanayiden daha hızlı büyümesiyle son dört yılda makine mühendisliği tercihlerdeki liderliği inşaat mühendisliğine kaptırdı. Elektrik-elektronik tercih edenlerin sayısı ise ikiye katlandı.

Tıp ve sağlık bilimleri gibi diğer sayısal alanlarda iş imkanları, program ve kontenjan sayıları artsa da mühendislik sayısal bilimlerin en büyük alanı olmaya devam ediyor. Son dört yılda mühendislik tercihleri yüzde 25 artarak 1 milyon 471 bine ulaştı. Değişik branşlarda mühendislik tercihlerinin artması veya azalması daha çok bu alanlardaki sektörel gelişimin bir yansıması oluyor. Hızla gelişen bir sektöre insan kaynağı sağlamak için üniversiteler programlarını hızlıca oluşturup öğrenci almaya başlayabiliyorlar. Diğer taraftan da mezunlarının çoğu işsiz kalan branşlarda ise önce tercihler düşüyor sonra da programlar kapatılıyor.

Tercih ve Kariyer Dergisi’nin ÖSYM’nin 2008-2012 arası verileri üzerinden hazırladığı analize göre son dört yılda popüler mühendislik dallarının ilk sıralarında sektörel gelişime de paralel bir hareketlilik görülüyor. Diğer birçok sektörden daha hızlı bir büyüme sergileyen yapı sektörüne en önemli insan kaynağını sağlayan inşaat mühendisliği programlarında tercihlerin arttığını görüyoruz. Bu artış en popüler listesinde ikinci sırada olan branşı ilk sıraya çıkaracak kadar güçlü... Bunun yanında ikinci sıraya düşse de makine mühendisliği branşında da ciddi bir artış görülüyor. Üst sıralarda büyüme gösteren diğer branşlar ise elektrik-elektronik, bilgisayar, gıda ve endüstri mühendislikleri oldu.

Bunlarında yanında bazı branşların ise tercihlerinin hızla eridiği gözleniyor. Örneğin beşinci sıradan on dördüncü sıraya gerileyen jeoloji mühendisliği gibi... Tercihleri gerileyen diğer büyük branşlar ise çevre, kimya, tekstil, maden, orman ve ağaç işleri, jeofizik ile su ürünleri oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak NTV

Son Güncelleme: Cuma, 05 Temmuz 2013 09:04

Gösterim: 77878

Öğretmen maaşları enflasyon farkı ile birlikte ne kadar artış gösterdi? Öğretmenlerin maaşı enflasyon farkıyla birlikte Temmuz zammına göre yeniden belirlendi. İşte öğretmenlerin ve memurların zamlı maaşları...

Memur maaş katsayıları, yüzde 1'lik enflasyon farkı ve yüzde 3'lük Temmuz zammına göre yeniden belirlendi.  7'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş alan bir öğretmenin Ocak ayında 2.111 lira olan maaşı 80 lira yükselerek 2.191 liraya yükseldi.

AA muhabirinin Maliye Bakanlığı'ndan edindiği bilgiye göre, memur maaş katsayısı, Temmuz itibariyle 0,076791'e, taban aylık katsayısı 1,0275'e, yan ödeme katsayısı da 0,02435'e çıkarıldı.

Söz konusu düzenlemenin ardından aile ve çocuk yardımı almak kaydıyla müsteşar maaşı, 7 bin 410 liradan 7 bin 694 liraya, genel müdür maaşı ise 6 bin 489 liradan 6 bin 736 liraya çıktı. Böylece müsteşar ve genel müdür maaşında yaklaşık yüzde 3,8 artış meydana geldi.

12'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş almakta olan bir hizmetlinin Ocak'ta 1.835 lira olan maaşı Temmuz'da 1.904 liraya, 13'üncü derecenin 3'üncü kademesinden maaş almakta olan bir devlet memurunun Ocak ayında 1.962 lira olan aylık maaşı ise 2.036 liraya yükseldi. Buna göre, hizmetli maaşındaki artış yüzde 3,76, 13'üncü derecenin 3'üncü kademesinden maaş alan memurun maaşındaki artış da yüzde 3,77 oldu.

Öğretmen maaşı

7'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş alan bir öğretmenin Ocak ayında 2.111 lira olan maaşı 80 lira yükselerek 2.191 liraya, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki maaş alan bir polis memurunun 2.682 lira olan maaşı da 102 lira artışla 2.784 liraya çıktı. Böylece 7'nci derecenin 1'inci kademesindeki öğretmenin maaşı yüzde 3,78, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki polisin maaşı ise yüzde 3,80 oranında arttı.

Bu arada Kamu İktisadi Teşebbüsünde (KİT) sözleşmeli personel ücret tavanı da 4 bin 28,86 liraya yükseldi.

Devlet memurları ve sözleşmeliler, 15 Temmuz'da zamlı maaşlarını alacak. Kamu çalışanlarına 14 günlük de zam farkı verilecek.

Memurların 2013 yılı Ocak ayında aldıkları maaş ile 2013 Temmuz ayında alacakları maaş şöyle:

Unvanlar Derecesi Ocak Maaşı (TL) Temmuz Maaşı (TL)
Müsteşar 1/4 7.410 7.694
Genel Müdür 1/4 6.489 6.736
Şube Müdürü (Ünv) 1/4 3.318 3.446
Memur 9/1 1.967 2.041
Memur 13/3 1.962 2.036
Hizmetli 12/1 1.835 1.904
Öğretmen 1/4 2.378 2.469
Öğretmen 7/1 2.111 2.191
Kaymakam 7/1 3.481 3.615
Başkomiser 3/1 3.046 3.164
Polis Memuru 8/1 2.682 2.784
Uzman Doktor 1/4 3.892 4.043
Doktor 7/1 3.187 3.310
Hemşire (Lise) 11/3 2.151 2.233
Mühendis (Büro) 1/4 3.390 3.522
Teknisyen (Büro) 11/1 2.054 2.132
Profesör 1/4 4.857 5.047
Araştırma Görevlisi 7/1 2.393 2.484
Vaiz 1/4 2.557 2.655
Avukat 1/4 3.852 4.001

*Yukarıda verilen maaşlara bölgesel ödemeler ile ek ders ve yabancı dil tazminatı gibi ödemeler hariç, aile ve çocuk yardımı ödeneği ile vekalet ücreti dahildir.

*Yukarıda yer alan rakamların içine aile yardımı ödeneği ile aile yardımı ödeneğine bağlı olarak maaşlara yansıyan asgari geçim indimi de dahil edildi. Bu çerçevede söz konusu rakamlar içinde;

-Halen eş için 157,57 lira tutarında ödenmekte olan aile yardımı ödeneği yeni artış sonrası 163,87 liraya çıktı,

-Halen 0-6 yaş grubu çocuklar için 36,92 lira tutarında ödenmekte olan aile yardımı ödeneği yeni artış sonrası 38,40 liraya, diğer yaş gruplarında yer alan çocuklar için 18,46 lira olarak ödenmekte olan söz konusu ödeme yeni artış sonrası 19,20 liraya çıktı,

-Aile yardımı ödeneğine bağlı olarak mevcut maaşlar içindeki asgari geçim indirim tutarı 36,70 liradır.

> Zamlı öğretmen maaşları belli oldu

Öğretmen maaşları enflasyon farkı ile birlikte ne kadar artış gösterdi? Öğretmenlerin maaşı enflasyon farkıyla birlikte Temmuz zammına göre yeniden belirlendi. İşte öğretmenlerin ve memurların zamlı maaşları...

Memur maaş katsayıları, yüzde 1'lik enflasyon farkı ve yüzde 3'lük Temmuz zammına göre yeniden belirlendi.  7'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş alan bir öğretmenin Ocak ayında 2.111 lira olan maaşı 80 lira yükselerek 2.191 liraya yükseldi.

AA muhabirinin Maliye Bakanlığı'ndan edindiği bilgiye göre, memur maaş katsayısı, Temmuz itibariyle 0,076791'e, taban aylık katsayısı 1,0275'e, yan ödeme katsayısı da 0,02435'e çıkarıldı.

Söz konusu düzenlemenin ardından aile ve çocuk yardımı almak kaydıyla müsteşar maaşı, 7 bin 410 liradan 7 bin 694 liraya, genel müdür maaşı ise 6 bin 489 liradan 6 bin 736 liraya çıktı. Böylece müsteşar ve genel müdür maaşında yaklaşık yüzde 3,8 artış meydana geldi.

12'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş almakta olan bir hizmetlinin Ocak'ta 1.835 lira olan maaşı Temmuz'da 1.904 liraya, 13'üncü derecenin 3'üncü kademesinden maaş almakta olan bir devlet memurunun Ocak ayında 1.962 lira olan aylık maaşı ise 2.036 liraya yükseldi. Buna göre, hizmetli maaşındaki artış yüzde 3,76, 13'üncü derecenin 3'üncü kademesinden maaş alan memurun maaşındaki artış da yüzde 3,77 oldu.

Öğretmen maaşı

7'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş alan bir öğretmenin Ocak ayında 2.111 lira olan maaşı 80 lira yükselerek 2.191 liraya, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki maaş alan bir polis memurunun 2.682 lira olan maaşı da 102 lira artışla 2.784 liraya çıktı. Böylece 7'nci derecenin 1'inci kademesindeki öğretmenin maaşı yüzde 3,78, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki polisin maaşı ise yüzde 3,80 oranında arttı.

Bu arada Kamu İktisadi Teşebbüsünde (KİT) sözleşmeli personel ücret tavanı da 4 bin 28,86 liraya yükseldi.

Devlet memurları ve sözleşmeliler, 15 Temmuz'da zamlı maaşlarını alacak. Kamu çalışanlarına 14 günlük de zam farkı verilecek.

Memurların 2013 yılı Ocak ayında aldıkları maaş ile 2013 Temmuz ayında alacakları maaş şöyle:

Unvanlar Derecesi Ocak Maaşı (TL) Temmuz Maaşı (TL)
Müsteşar 1/4 7.410 7.694
Genel Müdür 1/4 6.489 6.736
Şube Müdürü (Ünv) 1/4 3.318 3.446
Memur 9/1 1.967 2.041
Memur 13/3 1.962 2.036
Hizmetli 12/1 1.835 1.904
Öğretmen 1/4 2.378 2.469
Öğretmen 7/1 2.111 2.191
Kaymakam 7/1 3.481 3.615
Başkomiser 3/1 3.046 3.164
Polis Memuru 8/1 2.682 2.784
Uzman Doktor 1/4 3.892 4.043
Doktor 7/1 3.187 3.310
Hemşire (Lise) 11/3 2.151 2.233
Mühendis (Büro) 1/4 3.390 3.522
Teknisyen (Büro) 11/1 2.054 2.132
Profesör 1/4 4.857 5.047
Araştırma Görevlisi 7/1 2.393 2.484
Vaiz 1/4 2.557 2.655
Avukat 1/4 3.852 4.001

*Yukarıda verilen maaşlara bölgesel ödemeler ile ek ders ve yabancı dil tazminatı gibi ödemeler hariç, aile ve çocuk yardımı ödeneği ile vekalet ücreti dahildir.

*Yukarıda yer alan rakamların içine aile yardımı ödeneği ile aile yardımı ödeneğine bağlı olarak maaşlara yansıyan asgari geçim indimi de dahil edildi. Bu çerçevede söz konusu rakamlar içinde;

-Halen eş için 157,57 lira tutarında ödenmekte olan aile yardımı ödeneği yeni artış sonrası 163,87 liraya çıktı,

-Halen 0-6 yaş grubu çocuklar için 36,92 lira tutarında ödenmekte olan aile yardımı ödeneği yeni artış sonrası 38,40 liraya, diğer yaş gruplarında yer alan çocuklar için 18,46 lira olarak ödenmekte olan söz konusu ödeme yeni artış sonrası 19,20 liraya çıktı,

-Aile yardımı ödeneğine bağlı olarak mevcut maaşlar içindeki asgari geçim indirim tutarı 36,70 liradır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 08 Temmuz 2013 11:53

Gösterim: 4245

Özel Dershaneler Birliği Derneği  (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, çok kısa süre içerisinde yani 3 ila 5 sene gibi bir süre içerisinde dershanelerin kapanmasının  gerçekleşmeyeceğini öngördüklerini ifade etti.

Milli Eğitim Bakan Nabi Avcı'nın "Dershaneler kapanacak" açıklamasının  ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Köprülü, "Dershanelerin  kapanmasının ne zaman kesinleşeceği ile ilgili bir öngörümüz olmamakla beraber,  önümüzdeki 2013-2014 sezonunu kapsamayacağı ve kesin olmayacağı ile ilgili bir  öngörümüz var.

Köprülü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershanelere vermiş olduğu yasal haklar  çerçevesinde bu kurumlar önümüzdeki sezon yani 2013 -2014 yılı için kayıtlarını  yaptılar. Bunu da bir yasal hak nedeniyle yaptılar. Kayıtların açılmasıyla ilgili  yasal hak vardı. Bu tarihlere göre kayıtlarını yaptılar. Bazı kurumlar  öğrencilerle ön çalışmalarını yaptılar,  bazı kurumlarımız da ağustostan itibaren  zaten önümüzdeki yılın çalışmalarına başlayacaklar öğrencilerle... Dolayısıyla  'Yasal anlamda bir kapatma söz konusu mu?' derseniz Meclis'in de tatile  gireceğini ve Ekim ayında açılacağını düşündüğümüzde bu yasal kararlar alınmadan  çalışmaların başlamış olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız ki demek ki önümüzdeki  yıl böyle bir yasal durum söz konusu değil."

Bakan Avcı'nın bakanlıkta bir çalışma olduğunu ifade ettiğini anlatan  Köprülü, konunun içeriğinin ne olacağı, nasıl tedbirler alınacağı ya da bu  kurumlara olan ihtiyaçların nasıl azaltılacağı konusunda net açıklamaların  yapılmadığına da dikkat çekti.

Köprülü, çok kısa süre içerisinde yani 3 ila 5 sene gibi bir süre  içerisinde dershanelerin kapanmasının gerçekleşmeyeceğini öngördüklerini ifade  etti.

"100 bini aşkın çalışan öğretmen ve personel olumsuz etkilenir"

Dershanelerle ilgili yapılacak düzenlemelerle 100 bini aşkın çalışan,  öğretmen ve personelin bundan etkilenebileceğini söyleyen Köprülü, "Bu sektörün  kanunen kapatılması ile gerek matbaa sektöründe gerek yayın sektöründe çalışan  binlerce kişi, matbaacı, kırtasiyeci, yayıncı, yazarın bundan etkileneceği de bir  gerçek. Biz dershanelerin bugünden yarına kapatılacağını düşünmediğimiz için  kapsamlı bir çalışma yapmış değiliz dk-apotek.com. Gerçekten de dershaneye olan ihtiyacın  azaltılacağı gibi bir sonuç göremiyoruz. Eğitim ve öğretimle ilgili sınavlar  devam etmektedir. Arz ve talep arasındaki bu uçurum devam ediyor" şeklinde  konuştu.

Sektörde düzenlemelerin yapılması halinde ortaya çıkacak  olumsuzluklara dikkat çeken Köprülü, dershaneler kapatılırsa öğrencilerin özel  ders alacakları küçük bürolarda küçük gruplarla daha yüksek bedellerle ders  alacakları durumların ortaya çıkacağını söyledi."

"Devletin denetim ve gözetiminden uzak bu imkanlardan  yararlanacaklarını değerlendirirsek, fırsat eşitsizliğinin daha da artacağını  öngörmüş oluruz ve devletin ciddi vergi kaybı da oluşur. Bu bakımdan  değerlendirdiğimizde bütün bunlar kısa sürede gerçekleşecek gibi gözükmüyor demek  istiyorum" öngörülerinde bulundu.

 "Dershane sektörü eğitim öğretime gerçek anlamda birçok destek  veriyor"

Geçen yılki rakamlara göre 1milyon 500 bin öğrencinin dershanelere  devam ettiğine değinen Köprülü, ayrıca sektörün katma değerlerine ilişkin,  "Dershane sektörü eğitim öğretime gerçek anlamda birçok destek veriyor. Özel okul  sahiplerinin büyük bir kısmı bu sektörden faydalanarak maddi ve manevi olarak  dershane birikimlerinden yararlanarak bu alana girdi. Bu ülkeye bir katkıdır. Bu  dershaneci arkadaşlarımız yine vakıf üniversiteleri kurmuştur. Bu dershanelerin  dolaylı etkisiyle Türkiye'de gerek özel okulların yaygınlaşarak öğrencilerin bu  okullara gitmeleri gerekse de vakıf üniversiteleri kurularak öğrencilerin bu  üniversitelere girmelerine çok büyük katkı sağlamışlardır" değerlendirmelerinde  bulundu.

Bakanın yapmış olduğu açıklamaların planlı programlı yapılan  açıklamalar olmadığını söyleyen Köprülü, "Esasında bakanın gündemi bu değildi.  Gazeteci bir arkadaşın sorusu üzerine yapılmış bir açıklama. Ani verilmiş bir  cevap olarak görüyorum. Planlı programlı bir açıklama değil.  Bakanın yaptığı  açıklamalardan henüz çalışmaların tamamlanmadığını, çalışmaların hala devam  ettiğini, hemen kısa vadede ve dershanelerin kapanacağı ile ilgili bir algı bizde  oluşmuş değildir" dedi.

Köprülü, sonuç olarak, önümüzdeki 2013-2014 sezonu ile ilgili gerek  kayıt olacak veya kaydını yapmış öğrenciler için gerekse de kurumlarıyla  sözleşmesini yapmış öğretmenler açısından yasal güvenceden dolayı tedirgin  olacakları bir durumun söz konusu olmadığını belirterek; "Kamuoyunun bunu böyle  bilmelerini isteriz" dedi.

> Dershaneler 2013-2014 sezonunda kapanmayacak

Özel Dershaneler Birliği Derneği  (ÖZ-DE-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, çok kısa süre içerisinde yani 3 ila 5 sene gibi bir süre içerisinde dershanelerin kapanmasının  gerçekleşmeyeceğini öngördüklerini ifade etti.

Milli Eğitim Bakan Nabi Avcı'nın "Dershaneler kapanacak" açıklamasının  ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Köprülü, "Dershanelerin  kapanmasının ne zaman kesinleşeceği ile ilgili bir öngörümüz olmamakla beraber,  önümüzdeki 2013-2014 sezonunu kapsamayacağı ve kesin olmayacağı ile ilgili bir  öngörümüz var.

Köprülü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın dershanelere vermiş olduğu yasal haklar  çerçevesinde bu kurumlar önümüzdeki sezon yani 2013 -2014 yılı için kayıtlarını  yaptılar. Bunu da bir yasal hak nedeniyle yaptılar. Kayıtların açılmasıyla ilgili  yasal hak vardı. Bu tarihlere göre kayıtlarını yaptılar. Bazı kurumlar  öğrencilerle ön çalışmalarını yaptılar,  bazı kurumlarımız da ağustostan itibaren  zaten önümüzdeki yılın çalışmalarına başlayacaklar öğrencilerle... Dolayısıyla  'Yasal anlamda bir kapatma söz konusu mu?' derseniz Meclis'in de tatile  gireceğini ve Ekim ayında açılacağını düşündüğümüzde bu yasal kararlar alınmadan  çalışmaların başlamış olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız ki demek ki önümüzdeki  yıl böyle bir yasal durum söz konusu değil."

Bakan Avcı'nın bakanlıkta bir çalışma olduğunu ifade ettiğini anlatan  Köprülü, konunun içeriğinin ne olacağı, nasıl tedbirler alınacağı ya da bu  kurumlara olan ihtiyaçların nasıl azaltılacağı konusunda net açıklamaların  yapılmadığına da dikkat çekti.

Köprülü, çok kısa süre içerisinde yani 3 ila 5 sene gibi bir süre  içerisinde dershanelerin kapanmasının gerçekleşmeyeceğini öngördüklerini ifade  etti.

"100 bini aşkın çalışan öğretmen ve personel olumsuz etkilenir"

Dershanelerle ilgili yapılacak düzenlemelerle 100 bini aşkın çalışan,  öğretmen ve personelin bundan etkilenebileceğini söyleyen Köprülü, "Bu sektörün  kanunen kapatılması ile gerek matbaa sektöründe gerek yayın sektöründe çalışan  binlerce kişi, matbaacı, kırtasiyeci, yayıncı, yazarın bundan etkileneceği de bir  gerçek. Biz dershanelerin bugünden yarına kapatılacağını düşünmediğimiz için  kapsamlı bir çalışma yapmış değiliz dk-apotek.com. Gerçekten de dershaneye olan ihtiyacın  azaltılacağı gibi bir sonuç göremiyoruz. Eğitim ve öğretimle ilgili sınavlar  devam etmektedir. Arz ve talep arasındaki bu uçurum devam ediyor" şeklinde  konuştu.

Sektörde düzenlemelerin yapılması halinde ortaya çıkacak  olumsuzluklara dikkat çeken Köprülü, dershaneler kapatılırsa öğrencilerin özel  ders alacakları küçük bürolarda küçük gruplarla daha yüksek bedellerle ders  alacakları durumların ortaya çıkacağını söyledi."

"Devletin denetim ve gözetiminden uzak bu imkanlardan  yararlanacaklarını değerlendirirsek, fırsat eşitsizliğinin daha da artacağını  öngörmüş oluruz ve devletin ciddi vergi kaybı da oluşur. Bu bakımdan  değerlendirdiğimizde bütün bunlar kısa sürede gerçekleşecek gibi gözükmüyor demek  istiyorum" öngörülerinde bulundu.

 "Dershane sektörü eğitim öğretime gerçek anlamda birçok destek  veriyor"

Geçen yılki rakamlara göre 1milyon 500 bin öğrencinin dershanelere  devam ettiğine değinen Köprülü, ayrıca sektörün katma değerlerine ilişkin,  "Dershane sektörü eğitim öğretime gerçek anlamda birçok destek veriyor. Özel okul  sahiplerinin büyük bir kısmı bu sektörden faydalanarak maddi ve manevi olarak  dershane birikimlerinden yararlanarak bu alana girdi. Bu ülkeye bir katkıdır. Bu  dershaneci arkadaşlarımız yine vakıf üniversiteleri kurmuştur. Bu dershanelerin  dolaylı etkisiyle Türkiye'de gerek özel okulların yaygınlaşarak öğrencilerin bu  okullara gitmeleri gerekse de vakıf üniversiteleri kurularak öğrencilerin bu  üniversitelere girmelerine çok büyük katkı sağlamışlardır" değerlendirmelerinde  bulundu.

Bakanın yapmış olduğu açıklamaların planlı programlı yapılan  açıklamalar olmadığını söyleyen Köprülü, "Esasında bakanın gündemi bu değildi.  Gazeteci bir arkadaşın sorusu üzerine yapılmış bir açıklama. Ani verilmiş bir  cevap olarak görüyorum. Planlı programlı bir açıklama değil.  Bakanın yaptığı  açıklamalardan henüz çalışmaların tamamlanmadığını, çalışmaların hala devam  ettiğini, hemen kısa vadede ve dershanelerin kapanacağı ile ilgili bir algı bizde  oluşmuş değildir" dedi.

Köprülü, sonuç olarak, önümüzdeki 2013-2014 sezonu ile ilgili gerek  kayıt olacak veya kaydını yapmış öğrenciler için gerekse de kurumlarıyla  sözleşmesini yapmış öğretmenler açısından yasal güvenceden dolayı tedirgin  olacakları bir durumun söz konusu olmadığını belirterek; "Kamuoyunun bunu böyle  bilmelerini isteriz" dedi.

Son Güncelleme: Perşembe, 04 Temmuz 2013 12:45

Gösterim: 1748

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “dershaneler kapatılacak” açıklamasının ardından üç dershane birliği ortak açıklama yaptı. ÖZ-DE-BİR, GÜVENDER ve TÖDER’in yaptığı ortak açıklamada, “Dershanelerimiz yeni öğretim yılına hazırdır” denildi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın "Dershaneler kapatılacak" açıklamasının ardından üç dershane birliği ortak bir açıklamay yaptı.

İşte o açıklama;

Özel Dershanelerimiz, 2013-2014 Öğretim Yılı için öğrenci/kursiyer ücretlerini, yürürlükteki mevzuat gereği Ocak 2013 başından itibaren ilan edip Milli Eğitim Bakanlığımıza bildirerek öğrenci kayıtlarına başlamış, yeni dönemin öğretmen planlamalarını ve sözleşmelerini yapmış, ayrıca bazı dershanelerimiz kayıtlarını tamamlamıştır.

İlköğretimden ortaöğretime geçişte uygulanan SBS’nin önümüzdeki yıl yapılmayacağı daha önce ilan edilmiş ancak bunun yerine getirilecek ortaöğretime geçişin yol ve yöntemlerine ilişkin çalışmalar bu güne değin sonuçlandırılamamıştır.

Sayın Bakanın 3 Temmuz 2013’te basın mensuplarına yaptığı açıklamada merkezi sınavların yapılacağı bir kez daha vurgulanmıştır. Sınavlar olsa da olmasa da ortaöğretime geçiş öncesinde 8. Sınıfa devam edecek öğrencilerimizin yanı sıra pek çok 4, 5, 6, 7. Sınıf öğrencimiz de okul başarılarını artırmak için zaten dershanelerimize kayıt yaptırmışlardır. Dershanelerimizde sürdürülen eğitim öğretim etkinliklerinin yararına inanan veli ve öğrencilerimizin dershanelerimizden alacakları eğitim hizmetlerinde hiçbir aksama olmayacağını belirtmek isteriz.

Sayın Bakanımızın açıklamalarında yer alan kayıt yaptırmaya ilişkin önerilerini, eğitim sistemimizi iyileştirerek ortaöğretime geçişte dershaneye olan ihtiyacı ortadan kaldıracak düzenlemeleri yapma iddiası ve iyi niyetiyle ilişkilendiriyoruz.

Sonuç olarak dershane öğretmenlerimizin, dershanelerimize kaydolan ve kayıt yaptırmayı düşünen öğrencilerimizin, velilerimizin gelecek dönemle ilgili herhangi bir kaygıya ve endişeye kapılmamalarını saygıdeğer basınımızın aracılığıyla kamuoyunun bilgilerine sunarız.

> Dershanelerden kapatma kararına karşı ortak açıklama

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, “dershaneler kapatılacak” açıklamasının ardından üç dershane birliği ortak açıklama yaptı. ÖZ-DE-BİR, GÜVENDER ve TÖDER’in yaptığı ortak açıklamada, “Dershanelerimiz yeni öğretim yılına hazırdır” denildi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın "Dershaneler kapatılacak" açıklamasının ardından üç dershane birliği ortak bir açıklamay yaptı.

İşte o açıklama;

Özel Dershanelerimiz, 2013-2014 Öğretim Yılı için öğrenci/kursiyer ücretlerini, yürürlükteki mevzuat gereği Ocak 2013 başından itibaren ilan edip Milli Eğitim Bakanlığımıza bildirerek öğrenci kayıtlarına başlamış, yeni dönemin öğretmen planlamalarını ve sözleşmelerini yapmış, ayrıca bazı dershanelerimiz kayıtlarını tamamlamıştır.

İlköğretimden ortaöğretime geçişte uygulanan SBS’nin önümüzdeki yıl yapılmayacağı daha önce ilan edilmiş ancak bunun yerine getirilecek ortaöğretime geçişin yol ve yöntemlerine ilişkin çalışmalar bu güne değin sonuçlandırılamamıştır.

Sayın Bakanın 3 Temmuz 2013’te basın mensuplarına yaptığı açıklamada merkezi sınavların yapılacağı bir kez daha vurgulanmıştır. Sınavlar olsa da olmasa da ortaöğretime geçiş öncesinde 8. Sınıfa devam edecek öğrencilerimizin yanı sıra pek çok 4, 5, 6, 7. Sınıf öğrencimiz de okul başarılarını artırmak için zaten dershanelerimize kayıt yaptırmışlardır. Dershanelerimizde sürdürülen eğitim öğretim etkinliklerinin yararına inanan veli ve öğrencilerimizin dershanelerimizden alacakları eğitim hizmetlerinde hiçbir aksama olmayacağını belirtmek isteriz.

Sayın Bakanımızın açıklamalarında yer alan kayıt yaptırmaya ilişkin önerilerini, eğitim sistemimizi iyileştirerek ortaöğretime geçişte dershaneye olan ihtiyacı ortadan kaldıracak düzenlemeleri yapma iddiası ve iyi niyetiyle ilişkilendiriyoruz.

Sonuç olarak dershane öğretmenlerimizin, dershanelerimize kaydolan ve kayıt yaptırmayı düşünen öğrencilerimizin, velilerimizin gelecek dönemle ilgili herhangi bir kaygıya ve endişeye kapılmamalarını saygıdeğer basınımızın aracılığıyla kamuoyunun bilgilerine sunarız.

Son Güncelleme: Perşembe, 04 Temmuz 2013 16:01

Gösterim: 2028

Milli Eğitim Bakanlığı, taşra teşkilatında görev yapan yöneticilerin yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin esasları belirledi. Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterlilik belirleyici olacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yönetmelik, taşra teşkilatı yönecilerinin hizmette etkililiğini ve verimliliklerini artırmayı amaçlıyor. Yönetmelik, taşra teşkilatında il milli eğitim müdür yardımcısı, ilçe milli eğitim müdürü ile il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü şube müdürü kadrolarında asaleten görev yapanları kapsıyor.

Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterlilik belirleyici olacak.

Hizmet bölgeleri, Kalkınma Bakanlığının yayınlamış olduğu İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması ile İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması verileri esas alınarak, kurumsal kapasite ve hizmet gereklerine göre oluşturuldu.

Hizmet bölgeleri 5'e ayrıldı. 5. hizmet bölgesinde Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illeri bulunuyor. Bu hizmet bölgesinde görev süresi 2 yıl, verilen puan (yıl) 14.4.

4. hizmet bölgesinde yer alan iller ise Aksaray, Artvin, Çankırı, Elazığ, Erzincan, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Karaman, Kastamonu, Kilis, Niğde, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tokat ve Yozgat. Görev süresi 2 yıl olan 4. hizmet bölgesi için 12 puan (yıl) verilecek.

3. hizmet bölgesi Afyonkarahisar, Amasya, Bartın, Çorum, Düzce, Giresun, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Rize ve Uşak illerinden oluşuyor. Bölgede hizmet süresi 4 yıl, verilen puan (yıl) ise 10.8 olarak belirlendi.

2. hizmet bölgesinde ise Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Denizli, Edirne, Eskişehir, Hatay, Isparta, Karabük, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Yalova, Zonguldak illeri yer alıyor. Bu bölgenin hizmet süresi 4 yıl, verilen puan (yıl) ise 9.6.

1. hizmet bölgesinde Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Muğla ve Sakarya bulunuyor. Hizmet süresi 6 yıl olan bu bölge için 6 puan (yıl) verilecek.

Hizmet bölgesindeki süre tamamlanacak

Yönetmeliğe göre,  4. ve 5. hizmet bölgelerindeki bölge hizmeti süresini tamamlayan ve halen bu hizmet bölgelerinde çalışan yöneticiler, istemeleri halinde bir defaya mahsus olmak üzere 2 yıl daha yerlerinde kalabilecek.

Hizmet bölgelerinde yöneticilik kadrolarında geçirilen süreler, yöneticiliğin geçirildiği kadro itibariyle ilgili bölge hizmeti süresinden sayılacak.

Hizmet süresine bağlı yer değiştirme suretiyle atamalarda, hizmet bölgesindeki sürenin tamamlanması esas olacak. Yöneticilerin yer değişikliği işlemleri, bölge hizmeti süresinin bitimini takip eden haziran ayında sonuçlandırılacak.

Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilecek.

40 tercih yapılabilecek

Yöneticiler, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih yapabilecek.

Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re’sen yapılacak.

Atamaya esas puanın hesabında bir aydan az hizmet süreleri dikkate alınmayacak.

Sağlık ve eş durumuna ilişkin mazeretler belgelendirilmesi halinde yöneticilerin yer değiştirmeleri yapılabilecek.

Yöneticiler, kendisinin veya eşinin nüfusa kayıtlı oldukları il ve bu ile bağlı ilçelere; nüfusa kayıtlı olmamakla birlikte, kendisinin veya eşinin en az on beş yıl süre ile devamlı olarak ikamet ettiği veya hizmetini olumsuz yönde etkileyebilecek maddi ilişkisinin bulunduğu il ve bu ile bağlı ilçelere atanamayacaklar.

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte görevli olduğu hizmet bölgesinde bölge hizmeti süresini tamamlayanların yer değişiklikleri yönetmelik hükümerine göre yapılacak.

> MEB taşrada yer değiştirme esaslarını belirledi

Milli Eğitim Bakanlığı, taşra teşkilatında görev yapan yöneticilerin yer değiştirme suretiyle atanmalarına ilişkin esasları belirledi. Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterlilik belirleyici olacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Yöneticilerinin Yer Değiştirme Suretiyle Atanmaları Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Yönetmelik, taşra teşkilatı yönecilerinin hizmette etkililiğini ve verimliliklerini artırmayı amaçlıyor. Yönetmelik, taşra teşkilatında il milli eğitim müdür yardımcısı, ilçe milli eğitim müdürü ile il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü şube müdürü kadrolarında asaleten görev yapanları kapsıyor.

Yer değiştirmelerde hizmet puanı, performans ve yeterlilik belirleyici olacak.

Hizmet bölgeleri, Kalkınma Bakanlığının yayınlamış olduğu İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması ile İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması verileri esas alınarak, kurumsal kapasite ve hizmet gereklerine göre oluşturuldu.

Hizmet bölgeleri 5'e ayrıldı. 5. hizmet bölgesinde Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illeri bulunuyor. Bu hizmet bölgesinde görev süresi 2 yıl, verilen puan (yıl) 14.4.

4. hizmet bölgesinde yer alan iller ise Aksaray, Artvin, Çankırı, Elazığ, Erzincan, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Karaman, Kastamonu, Kilis, Niğde, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tokat ve Yozgat. Görev süresi 2 yıl olan 4. hizmet bölgesi için 12 puan (yıl) verilecek.

3. hizmet bölgesi Afyonkarahisar, Amasya, Bartın, Çorum, Düzce, Giresun, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Malatya, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Rize ve Uşak illerinden oluşuyor. Bölgede hizmet süresi 4 yıl, verilen puan (yıl) ise 10.8 olarak belirlendi.

2. hizmet bölgesinde ise Bilecik, Bolu, Burdur, Çanakkale, Denizli, Edirne, Eskişehir, Hatay, Isparta, Karabük, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Yalova, Zonguldak illeri yer alıyor. Bu bölgenin hizmet süresi 4 yıl, verilen puan (yıl) ise 9.6.

1. hizmet bölgesinde Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Muğla ve Sakarya bulunuyor. Hizmet süresi 6 yıl olan bu bölge için 6 puan (yıl) verilecek.

Hizmet bölgesindeki süre tamamlanacak

Yönetmeliğe göre,  4. ve 5. hizmet bölgelerindeki bölge hizmeti süresini tamamlayan ve halen bu hizmet bölgelerinde çalışan yöneticiler, istemeleri halinde bir defaya mahsus olmak üzere 2 yıl daha yerlerinde kalabilecek.

Hizmet bölgelerinde yöneticilik kadrolarında geçirilen süreler, yöneticiliğin geçirildiği kadro itibariyle ilgili bölge hizmeti süresinden sayılacak.

Hizmet süresine bağlı yer değiştirme suretiyle atamalarda, hizmet bölgesindeki sürenin tamamlanması esas olacak. Yöneticilerin yer değişikliği işlemleri, bölge hizmeti süresinin bitimini takip eden haziran ayında sonuçlandırılacak.

Yer değişikliği suretiyle atamalar, yöneticilerin tercihleri ve atamaya esas puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilecek.

40 tercih yapılabilecek

Yöneticiler, bulundukları hizmet bölgesindeki yerler için aynı ilde olmamak koşuluyla 20, bulundukları hizmet bölgesi dışındaki alt hizmet bölgelerinde veya bir üst hizmet bölgesindeki yerler için de 20 olmak üzere toplam 40 tercih yapabilecek.

Tercihlerine göre ataması yapılamayan veya tercihte bulunmayan yöneticilerin atamaları elektronik ortamda bakanlıkça gerçekleştirilecek kura sonucuna göre sırasıyla alt bölgelere re’sen yapılacak.

Atamaya esas puanın hesabında bir aydan az hizmet süreleri dikkate alınmayacak.

Sağlık ve eş durumuna ilişkin mazeretler belgelendirilmesi halinde yöneticilerin yer değiştirmeleri yapılabilecek.

Yöneticiler, kendisinin veya eşinin nüfusa kayıtlı oldukları il ve bu ile bağlı ilçelere; nüfusa kayıtlı olmamakla birlikte, kendisinin veya eşinin en az on beş yıl süre ile devamlı olarak ikamet ettiği veya hizmetini olumsuz yönde etkileyebilecek maddi ilişkisinin bulunduğu il ve bu ile bağlı ilçelere atanamayacaklar.

Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte görevli olduğu hizmet bölgesinde bölge hizmeti süresini tamamlayanların yer değişiklikleri yönetmelik hükümerine göre yapılacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 04 Temmuz 2013 11:34

Gösterim: 1402


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.