Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

2014 KPSS yerleştirme tercih işlemleri 23 Haziran’da başlıyor. Kimler KPSS yerleştirme tercihi yapabilir? KPSS yerleştirme tercih işlemleri ne zaman sona erecek? KPSS yerleştirme tercihleri nasıl yapılacak? İşte ÖSYM’den yapılan en son KPSS duyurusu;

Kamu Personel Seçme Sınavları (KPSS) yerleştirme tercihleri 23 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında ÖSYM'nin internet sitesinde yayımlanacak olan KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzu'na göre alınacak.

ÖSYM, Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme yapmak için KPSS tercihlerinin 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında alınacağını duyurdu. KPSS yerleştirme tercih işlemleri ÖSYM’nin sitesinde yayınlanacak olan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri olmak üzere 3 alandan yapılacak. Kılavuz, tercih süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

Kimler KPSS 2014 yerleştirme tercihi yapabilir?

ÖSYM’den yapılan KPSS 2014 yerleştirme tercih duyurusunda, adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 7-8 Temmuz 2012 ve 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarından (2012-KPSS Lisans ve 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans) birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerektiği belirtildi. KPSS 2014 Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacaktır. Ancak, Danıştay 12.Daire Başkanlığının 27/06/2013 tarihli ve E:2009/5045, K:2013/5796 sayılı kararı gereğince Teknik Hizmetler ve Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri sınıflarına dahil adayların ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadrolara (Tekniker, Teknisyen, Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru, Sağlık Teknisyeni, Sağlık Teknikeri gibi kadrolara) başvurmak istedikleri takdirde, KPSS tercih işlemlerinde en üst öğrenim düzeyinden KPSS’ye girerek elde etmiş oldukları puanları ile alt öğrenim düzey(ler)indeki kadrolara başvuru yapabileceklerdir.

2014 KPSS yerleştirmeleri için adaylar tercihlerini 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr  internet adresinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacaklar. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. ÖSYM’den yapılan duyuruya göre, KPSS tercih süresi uzatılmayacak. ÖSYM, KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerektiği uyarısında bulundu. 

Birden fazla diplomaya sahip olan adaylarla ilgili açıklama

KPSS yerleştirmelerinde aynı öğrenim düzeyinde birden fazla diplomaya sahip olan adaylar aynı anda her iki diplomalarında yazan program/alanlarına (sistemde kayıtlı bilgileri doğrultusunda) yönelik tercih yapabilecekler.

Adayların eğitim bilgileri, ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) adaya ait kayıt bilgilerinde yer almaktadır. Tercih işlemlerinde ve yerleştirmede ÖSYM tarafından bu bilgiler kullanılacağından adayların, ais.osym.gov.tr adresinden eğitim bilgilerini kontrol ederek tercihlerini yapmaları gerekiyor.

Adaylar, aynı düzeyde birden fazla ortaöğretim/ön lisans/lisans eğitim bilgisinin ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine kaydını sağlayabileceklerdir. Aynı öğrenim düzeyinde birden fazla diplomaya sahip adaylar, aynı anda her iki diplomalarında yazan program/alanlarına (sistemde kayıtlı bilgileri doğrultusunda) yönelik tercih yapabileceklerdir. 

Alt öğrenim düzeyine ilişkin eğitim bilgisi yer almayanlar

ÖSYM, eğitim bilgileri eksik veya hatalı olan adaylarla ilgili şu açıklamayı yaptı;

ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) eğitim bilgileri eksik veya hatalı olan adaylar ile Danıştay 12.Daire Başkanlığının kararı gereğince alt öğrenim düzeyindeki kadrolardan tercih yapabilecek durumda olanlardan ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) alt öğrenim düzeyine ilişkin eğitim bilgisi yer almayanlar, 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında (2 Temmuz 2014 günü saat 16.00’ya kadar) ÖSYM Sınav Koordinatörlüklerinden bu bilgilerinin sisteme kaydını yaptırabileceklerdir. Tercih işlemleri için aday tarafından Merkezimize gönderilen mezuniyet/öğrenim durumu belgeleri işleme alınmayacaktır. Sadece ÖSYM Sınav Koordinatörlükleri tarafından yapılacak güncellemeler 2014/1 KPSS tercih/yerleştirme işlemi için geçerli olacaktır.

> KPSS yerleştirme tercihleri başlıyor (ÖSYM KPSS 2014)

2014 KPSS yerleştirme tercih işlemleri 23 Haziran’da başlıyor. Kimler KPSS yerleştirme tercihi yapabilir? KPSS yerleştirme tercih işlemleri ne zaman sona erecek? KPSS yerleştirme tercihleri nasıl yapılacak? İşte ÖSYM’den yapılan en son KPSS duyurusu;

Kamu Personel Seçme Sınavları (KPSS) yerleştirme tercihleri 23 Haziran-2 Temmuz tarihleri arasında ÖSYM'nin internet sitesinde yayımlanacak olan KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzu'na göre alınacak.

ÖSYM, Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme yapmak için KPSS tercihlerinin 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında alınacağını duyurdu. KPSS yerleştirme tercih işlemleri ÖSYM’nin sitesinde yayınlanacak olan Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzunda, ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri olmak üzere 3 alandan yapılacak. Kılavuz, tercih süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayımlanacak.

Kimler KPSS 2014 yerleştirme tercihi yapabilir?

ÖSYM’den yapılan KPSS 2014 yerleştirme tercih duyurusunda, adayların kılavuzda yer alan kadro ve pozisyonları tercih edebilmeleri için, 7-8 Temmuz 2012 ve 22-23 Eylül 2012 tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarından (2012-KPSS Lisans ve 2012-KPSS Ortaöğretim/Önlisans) birine girmiş ve bu sınavların en az birinden ilgili KPSS puanını almış olmaları gerektiği belirtildi. KPSS 2014 Yerleştirme işlemlerinde ortaöğretim mezunları için KPSSP94, önlisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanı kullanılacaktır. Ancak, Danıştay 12.Daire Başkanlığının 27/06/2013 tarihli ve E:2009/5045, K:2013/5796 sayılı kararı gereğince Teknik Hizmetler ve Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri sınıflarına dahil adayların ihraz etmiş oldukları unvanlara ilişkin kadrolara (Tekniker, Teknisyen, Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru, Sağlık Teknisyeni, Sağlık Teknikeri gibi kadrolara) başvurmak istedikleri takdirde, KPSS tercih işlemlerinde en üst öğrenim düzeyinden KPSS’ye girerek elde etmiş oldukları puanları ile alt öğrenim düzey(ler)indeki kadrolara başvuru yapabileceklerdir.

2014 KPSS yerleştirmeleri için adaylar tercihlerini 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr  internet adresinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacaklar. ÖSYM’ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak. ÖSYM’den yapılan duyuruya göre, KPSS tercih süresi uzatılmayacak. ÖSYM, KPSS-2014/1 Tercih Kılavuzuna göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri gerektiği uyarısında bulundu. 

Birden fazla diplomaya sahip olan adaylarla ilgili açıklama

KPSS yerleştirmelerinde aynı öğrenim düzeyinde birden fazla diplomaya sahip olan adaylar aynı anda her iki diplomalarında yazan program/alanlarına (sistemde kayıtlı bilgileri doğrultusunda) yönelik tercih yapabilecekler.

Adayların eğitim bilgileri, ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) adaya ait kayıt bilgilerinde yer almaktadır. Tercih işlemlerinde ve yerleştirmede ÖSYM tarafından bu bilgiler kullanılacağından adayların, ais.osym.gov.tr adresinden eğitim bilgilerini kontrol ederek tercihlerini yapmaları gerekiyor.

Adaylar, aynı düzeyde birden fazla ortaöğretim/ön lisans/lisans eğitim bilgisinin ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine kaydını sağlayabileceklerdir. Aynı öğrenim düzeyinde birden fazla diplomaya sahip adaylar, aynı anda her iki diplomalarında yazan program/alanlarına (sistemde kayıtlı bilgileri doğrultusunda) yönelik tercih yapabileceklerdir. 

Alt öğrenim düzeyine ilişkin eğitim bilgisi yer almayanlar

ÖSYM, eğitim bilgileri eksik veya hatalı olan adaylarla ilgili şu açıklamayı yaptı;

ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) eğitim bilgileri eksik veya hatalı olan adaylar ile Danıştay 12.Daire Başkanlığının kararı gereğince alt öğrenim düzeyindeki kadrolardan tercih yapabilecek durumda olanlardan ÖSYM Aday İşlemleri Sisteminde (ais.osym.gov.tr) alt öğrenim düzeyine ilişkin eğitim bilgisi yer almayanlar, 23 Haziran-2 Temmuz 2014 tarihleri arasında (2 Temmuz 2014 günü saat 16.00’ya kadar) ÖSYM Sınav Koordinatörlüklerinden bu bilgilerinin sisteme kaydını yaptırabileceklerdir. Tercih işlemleri için aday tarafından Merkezimize gönderilen mezuniyet/öğrenim durumu belgeleri işleme alınmayacaktır. Sadece ÖSYM Sınav Koordinatörlükleri tarafından yapılacak güncellemeler 2014/1 KPSS tercih/yerleştirme işlemi için geçerli olacaktır.

Son Güncelleme: Cuma, 20 Haziran 2014 10:13

Gösterim: 2351

Milli Eğitim Bakanı Avcı, Kocaeli'de Işık Önder isimli öğrencinin okul birinciliği ünvanının geri alındığı iddiasıyla ilgili, bir yanlış varsa düzeltilebileceğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kocaeli'de "okul birinciliği unvanının geri alındığı" iddiasına ilişkin, "o yaştaki bir gencin medyatik bir kampanyanın merkezine oturtulmasının kendi psikolojisi açısında da çok olumlu olmadığını belirtti

Bakan Avcı, İstanbul Medipol Üniversitesinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen mezuniyet töreni sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Avcı, İzmit Gazi Anadolu Lisesini birincilikle bitiren Işıtan Önder’in, okulun mezuniyet töreni sırasında Gezi Parkı odaklı eylemlerde hayatını kaybedenleri andığı gerekçesiyle açılan soruşturmada okul birinciliği unvanının geri alındığı iddiasının sorulması üzerine, "Konuyla ilgili bana verilen bilgi şöyle: Öğrencimiz okul birincisi olarak mezun olmuş. Mezuniyet konuşmasında söylediği bazı sözleri, okul yönetimi siyasi içerikli bulmuş. Sonra disiplin kuruluna sevk etmiş. Disiplin kurulu bu yönetmeliğe göre, yaptığı konuşma nedeniyle okuldan uzaklaştırma, 3 gün veya kısa süreli uzaklaştırma cezası verilmesi gerektiğini ama daha önce herhangi bir disiplin suçu işlemediği için bu cezanın en hafif düzeyde verilmesi gerektiğini kararlaştırmışlar" dedi.

Olaya ilişkin disiplin kurulunda da bir oy birliği oluşmadığını ve nitekim o toplantıdan sonra okul müdürünün de istifa ettiğini öğrendiğini aktaran Avcı, idarecilerin yapması gerekenin önce öğrenciyle konuşmak, neyin ne olduğunu anlamak, sonra gerekli telkini, konuşmayı yapmak olduğunu söyledi.

Bakan Avcı, bir öğrencinin disiplin cezası aldığında, davranış notunun düştüğünü, bu notun düşmesi durumunda not ortalamasının da düştüğünü, dolayısıyla okul birincisi olma şansının kaybedildiğini belirterek bu aşamadan sonra yapılması gereken şeyin, öğrencinin veya ailesinin ya da ona yardımcı olan kişilerin bu karara itiraz etmesini sağlamak olduğunu bildirdi.

Öğrenci ve aile itiraz yoluna gitmemiş

Avcı, öğrencinin okul disiplin kurulunun verdiği karara itiraz edebileceğini ve etmesi gerektiğini, kararın il disiplin kurulunda tekrar gözden geçirileceğini ve bir yanlış varsa düzeltilebileceğini belirterek şunları kaydetti:

"Fakat anladığım kadarıyla öğrenci ve aile bu yola gitmemiş. Yani itiraz etmemişler. Kendileri bu yol önerildiği halde, 'Bir düzeltme imkanı olabilir, itirazınızı yapın tekrar görüşülsün' dendiği halde, 'Hayır biz yargıya gideceğiz' demişler ve hemen konuyu medyayla paylaşmışlar. Anladığım kadarıyla medyada da bu konuda iyi bir hazırlık varmış. İş biraz medyatik bir şeye dönüşmüş. Şimdi benim televizyondaki röportajından gördüğüm kadarıyla çocuk korktuğumuz gibi bu olaydan ötürü çok fazla etkilenmemiş gibi görünüyor. Tam tersine daha da motive olduğunu, üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanacağını, psikoloji bölümünü de birincilikle kazanıp birincilikle bitireceğini... Yani bu kararın olumsuz etkisinin korktuğumuz ölçüde olmadığını görüyorum oradan. Dolayısıyla burada ceza verenler bir anlamda mükafatlandırmışlar gibi. Hem onun motivasyonunu artırmışlar gibi hem de onun çok mutlu olduğu bir medyatik ilgiye mazhar olmasına yol açmış idarecilerimiz. Buraya kadar anlaşılabilir şeyler bunlar ama daha doğrusu, asıl bundan sonrası önemli. O yaştaki bir gencin o kadar medyatik bir kampanyanın merkezine oturtulması kendi psikolojisi açısında da çok olumlu olmaz. İşin normal seyrinde akması halinde okul idaresiyle konuşulması iyi olurdu. Hadi onu yapmamışlar, o zaman itiraz etmeleri iyi olurdu. Onu da yapmamışlar yargıya gitmişler bir de medyaya işi yansıtmayı tercih etmişler. Keşke böyle olmasa. Keşke başından itibaren daha pedagojik bir yaklaşımla kendisiyle de konuşulsa, aileyle de konuşulsa. Onlar da keşke böyle medyatik bir şeye dönüştürmek yerine normal yollardan bunun tashihini, düzeltilmesini sağlamayı tercih etselerdi bence daha iyi olurdu"

İki taraf açısında da baktığım zaman çok şık görünmüyor

Ailenin yargıya müracaat ettiğini bildiğini aktaran Avcı, şöyle devam etti:

"Ama disiplin kuruluna müracaat etselerdi itiraz etselerdi karara orada da belki faklı bir karar çıkabilirdi. Ama bugünlerde bu tür şeyler medyada farklı yorumlara yol açtığı için o yolu tercih etmişler. Bana çok, her iki taraf açısında da baktığım zaman çok şık görünmüyor. Ama dediğim gibi televizyonda kendi konuşmalarını dinlediğimde bu cezadan, bu uygulamadan çok olumsuz etkilenmediğini görünce biraz müsterih oldum doğrusu. Düzelir, bunlar düzelmeyecek şeyler değil. Bu tür şeylere, öğretmenlerimizin de olumlu anlamda yol gösterici olmaları lazım. Onları desteklerken de psikolojilerine zarar verecek söylemlerden kaçınmaları gerekir. Öğretmenler ne demek istediğimi anlıyor."

> Bakan Avcı o öğrenci hakkında açıklama yaptı

Milli Eğitim Bakanı Avcı, Kocaeli'de Işık Önder isimli öğrencinin okul birinciliği ünvanının geri alındığı iddiasıyla ilgili, bir yanlış varsa düzeltilebileceğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Kocaeli'de "okul birinciliği unvanının geri alındığı" iddiasına ilişkin, "o yaştaki bir gencin medyatik bir kampanyanın merkezine oturtulmasının kendi psikolojisi açısında da çok olumlu olmadığını belirtti

Bakan Avcı, İstanbul Medipol Üniversitesinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen mezuniyet töreni sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Avcı, İzmit Gazi Anadolu Lisesini birincilikle bitiren Işıtan Önder’in, okulun mezuniyet töreni sırasında Gezi Parkı odaklı eylemlerde hayatını kaybedenleri andığı gerekçesiyle açılan soruşturmada okul birinciliği unvanının geri alındığı iddiasının sorulması üzerine, "Konuyla ilgili bana verilen bilgi şöyle: Öğrencimiz okul birincisi olarak mezun olmuş. Mezuniyet konuşmasında söylediği bazı sözleri, okul yönetimi siyasi içerikli bulmuş. Sonra disiplin kuruluna sevk etmiş. Disiplin kurulu bu yönetmeliğe göre, yaptığı konuşma nedeniyle okuldan uzaklaştırma, 3 gün veya kısa süreli uzaklaştırma cezası verilmesi gerektiğini ama daha önce herhangi bir disiplin suçu işlemediği için bu cezanın en hafif düzeyde verilmesi gerektiğini kararlaştırmışlar" dedi.

Olaya ilişkin disiplin kurulunda da bir oy birliği oluşmadığını ve nitekim o toplantıdan sonra okul müdürünün de istifa ettiğini öğrendiğini aktaran Avcı, idarecilerin yapması gerekenin önce öğrenciyle konuşmak, neyin ne olduğunu anlamak, sonra gerekli telkini, konuşmayı yapmak olduğunu söyledi.

Bakan Avcı, bir öğrencinin disiplin cezası aldığında, davranış notunun düştüğünü, bu notun düşmesi durumunda not ortalamasının da düştüğünü, dolayısıyla okul birincisi olma şansının kaybedildiğini belirterek bu aşamadan sonra yapılması gereken şeyin, öğrencinin veya ailesinin ya da ona yardımcı olan kişilerin bu karara itiraz etmesini sağlamak olduğunu bildirdi.

Öğrenci ve aile itiraz yoluna gitmemiş

Avcı, öğrencinin okul disiplin kurulunun verdiği karara itiraz edebileceğini ve etmesi gerektiğini, kararın il disiplin kurulunda tekrar gözden geçirileceğini ve bir yanlış varsa düzeltilebileceğini belirterek şunları kaydetti:

"Fakat anladığım kadarıyla öğrenci ve aile bu yola gitmemiş. Yani itiraz etmemişler. Kendileri bu yol önerildiği halde, 'Bir düzeltme imkanı olabilir, itirazınızı yapın tekrar görüşülsün' dendiği halde, 'Hayır biz yargıya gideceğiz' demişler ve hemen konuyu medyayla paylaşmışlar. Anladığım kadarıyla medyada da bu konuda iyi bir hazırlık varmış. İş biraz medyatik bir şeye dönüşmüş. Şimdi benim televizyondaki röportajından gördüğüm kadarıyla çocuk korktuğumuz gibi bu olaydan ötürü çok fazla etkilenmemiş gibi görünüyor. Tam tersine daha da motive olduğunu, üniversite sınavlarına daha iyi hazırlanacağını, psikoloji bölümünü de birincilikle kazanıp birincilikle bitireceğini... Yani bu kararın olumsuz etkisinin korktuğumuz ölçüde olmadığını görüyorum oradan. Dolayısıyla burada ceza verenler bir anlamda mükafatlandırmışlar gibi. Hem onun motivasyonunu artırmışlar gibi hem de onun çok mutlu olduğu bir medyatik ilgiye mazhar olmasına yol açmış idarecilerimiz. Buraya kadar anlaşılabilir şeyler bunlar ama daha doğrusu, asıl bundan sonrası önemli. O yaştaki bir gencin o kadar medyatik bir kampanyanın merkezine oturtulması kendi psikolojisi açısında da çok olumlu olmaz. İşin normal seyrinde akması halinde okul idaresiyle konuşulması iyi olurdu. Hadi onu yapmamışlar, o zaman itiraz etmeleri iyi olurdu. Onu da yapmamışlar yargıya gitmişler bir de medyaya işi yansıtmayı tercih etmişler. Keşke böyle olmasa. Keşke başından itibaren daha pedagojik bir yaklaşımla kendisiyle de konuşulsa, aileyle de konuşulsa. Onlar da keşke böyle medyatik bir şeye dönüştürmek yerine normal yollardan bunun tashihini, düzeltilmesini sağlamayı tercih etselerdi bence daha iyi olurdu"

İki taraf açısında da baktığım zaman çok şık görünmüyor

Ailenin yargıya müracaat ettiğini bildiğini aktaran Avcı, şöyle devam etti:

"Ama disiplin kuruluna müracaat etselerdi itiraz etselerdi karara orada da belki faklı bir karar çıkabilirdi. Ama bugünlerde bu tür şeyler medyada farklı yorumlara yol açtığı için o yolu tercih etmişler. Bana çok, her iki taraf açısında da baktığım zaman çok şık görünmüyor. Ama dediğim gibi televizyonda kendi konuşmalarını dinlediğimde bu cezadan, bu uygulamadan çok olumsuz etkilenmediğini görünce biraz müsterih oldum doğrusu. Düzelir, bunlar düzelmeyecek şeyler değil. Bu tür şeylere, öğretmenlerimizin de olumlu anlamda yol gösterici olmaları lazım. Onları desteklerken de psikolojilerine zarar verecek söylemlerden kaçınmaları gerekir. Öğretmenler ne demek istediğimi anlıyor."

Son Güncelleme: Cuma, 20 Haziran 2014 09:53

Gösterim: 1072

28-29 Nisan’da yapılan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) kapsamında düzenlenen merkezi yazılılarda kopya çekildiğinin tespit edilmesi üzerine gözetmenlik yapan öğretmenlere ceza verildi.

Ortaokul 8’inci sınıftaki 1 milyon 271 bin öğrencinin katıldığı 28-29 Nisan’da yapılan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) kapsamında düzenlenen merkezi yazılılara kopya gölgesi düştü.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İzmir’de 102 öğretmenin gözetmen olduğu salonlarda ‘ikili kopya’ çekildiğini tespit etti. Sınav değerlendirmesi sonucunda aynı salonda sınava giren bazı öğrencilerin birbiri ile benzer doğru ve yanlış cevapları verdiği ortaya çıkınca Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili inceleme başlattı. Yapılan araştırmada öğrencilerin ‘ikili kopya’ çektiği sonucuna varıldı. Hürriyet Gazetesi’nden Gönül Koca’nın haberine göre, öğrencilere bu sınav sonucunda karnelerinde ‘0’ verilirken, bu salonlarda gözetmenlik yapan öğretmenler de bir yıl boyunca gözetmenlik yapmama cezası aldı. Bu öğretmenler ayrıca, sınavlardan almaları gereken gözetmenlik ücretlerini de kaybetti. Alınan bilgiye göre, öğretmenlerin kopya çekilmesine izin verdiği yönünde bir kanaat oluşmadı. Ancak, görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri için bu cezalar verildi. Yetkililer, kopya çeken öğrencilere de ‘0’ verildiği için genel sınav sonucunu etkileyecek bir durum oluşmadığını söyledi.

> 102 öğretmene TEOG’da ‘kopya’ cezası

28-29 Nisan’da yapılan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) kapsamında düzenlenen merkezi yazılılarda kopya çekildiğinin tespit edilmesi üzerine gözetmenlik yapan öğretmenlere ceza verildi.

Ortaokul 8’inci sınıftaki 1 milyon 271 bin öğrencinin katıldığı 28-29 Nisan’da yapılan TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) kapsamında düzenlenen merkezi yazılılara kopya gölgesi düştü.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) İzmir’de 102 öğretmenin gözetmen olduğu salonlarda ‘ikili kopya’ çekildiğini tespit etti. Sınav değerlendirmesi sonucunda aynı salonda sınava giren bazı öğrencilerin birbiri ile benzer doğru ve yanlış cevapları verdiği ortaya çıkınca Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili inceleme başlattı. Yapılan araştırmada öğrencilerin ‘ikili kopya’ çektiği sonucuna varıldı. Hürriyet Gazetesi’nden Gönül Koca’nın haberine göre, öğrencilere bu sınav sonucunda karnelerinde ‘0’ verilirken, bu salonlarda gözetmenlik yapan öğretmenler de bir yıl boyunca gözetmenlik yapmama cezası aldı. Bu öğretmenler ayrıca, sınavlardan almaları gereken gözetmenlik ücretlerini de kaybetti. Alınan bilgiye göre, öğretmenlerin kopya çekilmesine izin verdiği yönünde bir kanaat oluşmadı. Ancak, görevlerini tam olarak yerine getirmedikleri için bu cezalar verildi. Yetkililer, kopya çeken öğrencilere de ‘0’ verildiği için genel sınav sonucunu etkileyecek bir durum oluşmadığını söyledi.

Son Güncelleme: Perşembe, 19 Haziran 2014 10:14

Gösterim: 2743

Azerbaycan Eğitim Bakanlığı, kapatılan liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin başka okullara yerleştirileceğini duyurdu

Azerbaycan Eğitim Bakanlığı, dün kapatılmasına karar verilen eğitim kurumlarındaki öğrencilerin ve öğretmenlerin başka okullara yerleştirileceğini duyurdu.

Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada, Azerbaycan Uluslararası Eğitim Merkezi (UEM) bünyesinde bulunan okulların kapatılması yönünde kurucular tarafından alınan kararın bakanlığa ulaştığı belirtildi.

Kurucuların yasal çerçevede kabul ettiği karara Bakanlığın saygı duyduğu ve bu konuda yorum yapılmayacağı ifade edilen açıklamada, kararın, bünyesinde özel eğitim kurumlarını barındıran UEM'in yetkileri dahilinde olduğu kaydedildi. 

Açıklamada, UEM bünyesindeki liselerde eğitim alan öğrenciler ve öğretmenlerin durumuyla ilgili şu ifadeler yer aldı:

"Bakanlık, kapatılan liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin başka liselere yerleştirilmesi için çalışma grubu oluşturdu ve sürecin normal yürütülmesi için çalışmalara başlandı. Bu liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin bir sonraki eğitim öğretim yılında kendi serbest seçimleriyle başka okullara yerleştirilmesi için gerekli ortam sağlanacaktır. Devlet okullarının yeteri kadar öğrenci kabul etmeye imkan ve kapasitesi mevcuttur. Herhangi bir tedirginliğe gerek yok."

Öte yandan APA haber ajansı, kapatılma kararının sadece dershane ve liseleri kapsadığını, UEM bünyesindeki Kafkas Üniversitesinin bu kararın dışında tutulduğunu duyurdu. 

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi'nden (SOCAR) dün yapılan açıklamada, UEM kurucularının toplantısında, Merkezin bünyesindeki "Araz Kursları" ile ona bağlı eğitim kurumlarının kapatılmasına karar verildiği bildirilmişti.

Açıklamada, UEM bünyesinde faaliyet gösteren "Araz Kursları" ile onun kurucusu olduğu diğer eğitim kurumlarının getirdiği ek mali yük ve projenin yönetim zorlukları dikkate alınarak söz konusu kurumların feshedildiği vurgulanmıştı.

SOCAR, geçen yıl Gülen cemaatine ait Çağ Öğretim İşletmelerini bünyesine almış ve Uluslararası Eğitim Merkezi isimli yeni kurum oluşturmuştu. Böylece, Çağ Öğretim İşletmelerine bağlı 13 şubesi bulunan ve üniversiteye hazırlık eğitimi veren Araz Kursları, üçü Bakü'de, sekizi bölgelerde bulunan 11 lise ve Kafkas Üniversitesi, UEM çatısı altında faaliyet göstermeye başlamıştı.

> Gülen okullarındaki öğrenciler başka okullara yerleştirilecek

Azerbaycan Eğitim Bakanlığı, kapatılan liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin başka okullara yerleştirileceğini duyurdu

Azerbaycan Eğitim Bakanlığı, dün kapatılmasına karar verilen eğitim kurumlarındaki öğrencilerin ve öğretmenlerin başka okullara yerleştirileceğini duyurdu.

Bakanlığın internet sitesinden yapılan açıklamada, Azerbaycan Uluslararası Eğitim Merkezi (UEM) bünyesinde bulunan okulların kapatılması yönünde kurucular tarafından alınan kararın bakanlığa ulaştığı belirtildi.

Kurucuların yasal çerçevede kabul ettiği karara Bakanlığın saygı duyduğu ve bu konuda yorum yapılmayacağı ifade edilen açıklamada, kararın, bünyesinde özel eğitim kurumlarını barındıran UEM'in yetkileri dahilinde olduğu kaydedildi. 

Açıklamada, UEM bünyesindeki liselerde eğitim alan öğrenciler ve öğretmenlerin durumuyla ilgili şu ifadeler yer aldı:

"Bakanlık, kapatılan liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin başka liselere yerleştirilmesi için çalışma grubu oluşturdu ve sürecin normal yürütülmesi için çalışmalara başlandı. Bu liselerde eğitim gören öğrencilerin ve öğretmenlerin bir sonraki eğitim öğretim yılında kendi serbest seçimleriyle başka okullara yerleştirilmesi için gerekli ortam sağlanacaktır. Devlet okullarının yeteri kadar öğrenci kabul etmeye imkan ve kapasitesi mevcuttur. Herhangi bir tedirginliğe gerek yok."

Öte yandan APA haber ajansı, kapatılma kararının sadece dershane ve liseleri kapsadığını, UEM bünyesindeki Kafkas Üniversitesinin bu kararın dışında tutulduğunu duyurdu. 

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi'nden (SOCAR) dün yapılan açıklamada, UEM kurucularının toplantısında, Merkezin bünyesindeki "Araz Kursları" ile ona bağlı eğitim kurumlarının kapatılmasına karar verildiği bildirilmişti.

Açıklamada, UEM bünyesinde faaliyet gösteren "Araz Kursları" ile onun kurucusu olduğu diğer eğitim kurumlarının getirdiği ek mali yük ve projenin yönetim zorlukları dikkate alınarak söz konusu kurumların feshedildiği vurgulanmıştı.

SOCAR, geçen yıl Gülen cemaatine ait Çağ Öğretim İşletmelerini bünyesine almış ve Uluslararası Eğitim Merkezi isimli yeni kurum oluşturmuştu. Böylece, Çağ Öğretim İşletmelerine bağlı 13 şubesi bulunan ve üniversiteye hazırlık eğitimi veren Araz Kursları, üçü Bakü'de, sekizi bölgelerde bulunan 11 lise ve Kafkas Üniversitesi, UEM çatısı altında faaliyet göstermeye başlamıştı.

Son Güncelleme: Perşembe, 19 Haziran 2014 11:50

Gösterim: 1233

MEB, dershanelerin özel okula dönüşümüne ilişkin merak edilenleri ve cevaplarını yayımladı. Dershanelerin dönüşümü ile ilgili merak edilenler...

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin özel okula dönüşümüne ilişkin merak edilenler ve cevaplarını yayımladı. 

Bakanlık, Özel Öğretim Kurumları internet sitesinde oluşturduğu "Dönüşüm Takvimi" butonu üzerinden, sürece ilişkin sık sorulan soruları ve yanıtlarına yer verdi.

Genel Müdürlüğün sitesinde yayımlanan "Sıkça Sorulan Sorular" kısmında, 16 soru ve cevapları yer aldı. 

Bakanlık, "Dershanelerde ve etüt eğitim merkezlerinde çalışan hizmetli, sekreter, büro görevlisi, memur statülerinde çalışan kişiler de Bakanlıkta istihdam edilecek mi?" sorusunu, "5580 sayılı Kanunun Ek Madde 1. Fıkrasında, bu haktan yararlanabilecekler belirtilmiştir. Buna göre dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde “eğitim personeli “ olarak çalışmakta olanlar ifadesi yer almaktadır. Bununla birlikte söz konusu eğitim kurumlarının dönüşümü esas alındığından, bahsi geçen personelin dönüşen kurumlarda da istihdam edilebileceği değerlendirilmektedir" şeklinde yanıtladı. 

MEB, "Bakanlıkta istihdam edilebilmek için 2014-2015 eğitim öğretim yılında da bir dershane veya etüt eğitim merkezinde çalışmam gerekli mi?" sorusunda  ise Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte dershane ve etüt eğitim merkezlerinde fiilen eğitim personeli olarak çalışanlardan, 1 Ocak 2014  itibariyle bu iş yerleri üzerinden ödenmiş prim gün sayısı en az altı yıl olanların düzenleme yapıldığı bilgisine yer verdi.

Destek miktarı çalışma bittiğinde kamuoyuyla paylaşılacak

MEB, özel okula dönüşecek dershanelerde, öğrenci başına verilecek eğitim ve öğretim desteği miktarının sorusunu da çalışmanın Maliye Bakanlığı ile ortak yürütüldüğü ve tamamlandığında kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti. 

Bakanlığa, "Temel Lise nedir? Hangi programı uygulayacak, haftada kaç saat ders olacak, Temel Lise'ye bu sene 11. sınıfta okuyan Anadolu ve Fen Lisesi öğrencisi nakil yaptırabilecek mi?" sorusu da yöneltildi. Bakanlık bu soruyu da "Temel Lise, dönüşüm süresince faaliyet gösterebilecek özel ortaöğretim kurumlarının adıdır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılı sonunda faaliyetlerine son verilecektir. Temel Lise, her sınıf düzeyinde öğrenci kaydı alabilecektir. Uygulanacak program ile ilgili çalışmalar tamamlanma aşamasına gelmiştir" şeklinde cevaplandırdı.

"Mevcut dershane binamızda 2018/2019 öğretim yılı sonuna kadar herhangi bir düzenleme yapmaksızın Temel Lise olarak hizmet verebilir miyiz?" şeklindeki soru da "Mevcut binanız yayımlanacak olan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ve Özel Öğretim Kurumları Standartlarına uygun ise binanızda Temel Lise olarak faaliyet gösterebileceksiniz" bilgisiyle cevaplandırıldı.

"Kurumumuzu 1 Eylül 2015 tarihinde kapatırsak kıdem tazminatı ve diğer hak taleplerini kurumumuzdan mı karşılayacağız?" sorusu da Bakanlık tarafından, "5580 sayılı Kanunun Ek 1. maddesine göre öğretmen unvanlı devlet memurluğu kadrolarına atananlar kurumlarından tazminat talebinde bulunamayacaklardır" şeklinde cevaplandırıldı. 

Mevcut bir çatı altında birleşme devir kapsamında

Bakanlığa yöneltilen diğer sorular ve yanıtları şöyle: 

Farklı bir kurumla birleşerek başvuru yapmak isteyen kurumlar yeni bir şirket kurmadan var olan dershanelerden birinin adı üzerinde birleşebilirler mi?

MEB: Birden fazla dershanenin mevcut bir çatı altında birleşmesi, diğer dershaneler açısından devir olma anlamına gelmektedir. Bu tür bir devir yoluna başvuranlar dönüşüm programına başvurabilir. Ancak 4706 sayılı Kanun 'Aynı ilde birden fazla dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucusunun bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince aynı taşınmaz için müracaat edilmesi durumunda bunların başvuruları öncelikli olarak değerlendirilir' ifadesine yer vermektedir. Buna göre diğer dershanelerin mevcut bir kurucuya ait olan bir dershane ismi altında bir araya gelmesi 4706 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde bahsettiği içerikteki bir birleşme anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla yeni bir tüzel kişilik oluşturmadan bir araya gelen dershaneler mevcut bir dershane ismine devir olarak dönüşüm programına katılabilir ama Kanun'un ön gördüğü irtifak hakkı ve bina kiralamada öncelikli olma hakkını sağlamaz.

3 yıldan az faaliyet gösteren dershaneler de teşviklerden yararlanmamak koşulu ile dönüşüm programına alınıyor mu?

MEB: 14 Mart 2014 tarihinde faal olan tüm dershaneler dönüşüm programına başvurabilir. 3 yıl şartı dönüşüm programına başvurmak için değil, 4706 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde yer alan irtifak hakkı ve bina kiralama hakkından yararlanabilmek için gerekli olan süredir.

Halen faaliyette bulunan Özel Öğrenci Etüt Eğitim Merkezlerinden Özel Okula dönüşmek istemeyen ancak 01 Eylül 2015 tarihinden sonra faaliyetine yine Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri olarak devam edecek kurumların dönüşümü nasıl gerçekleşecektir?

MEB: Özel Okula dönüşmek istemeyen, faaliyetlerine Kanun'un öngördüğü çerçevedeki düzenlemeleri yaparak öğrenci etüt eğitim merkezi olarak devam etmek isteyen, bu nedenle de dönüşüm programına başvuru yapmadan dönüşümünü tamamlamak isteyen öğrenci etüt eğitim merkezlerinin, Kanunun öngördüğü düzenlemeleri yaparak Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Milli Eğitim Müdürlükleri kontenjan boyutunu da dikkate alacak şekilde gerekli incelemeyi yaparak Ruhsat üzerinde gerekli düzenlemeyi yapacaktır.

İrtifak hakkı ve bina kiralama durumundan etüt eğitim merkezleri yararlanabilecek midir?

MEB: İrtifak ve bina kiralama haklarından etüt eğitim merkezleri yararlanamayacaktır. 4706 sayılı Kanunda "Aynı ilde birden fazla dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucusunun bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince aynı taşınmaz için müracaat edilmesi durumunda bunların başvuruları öncelikli olarak değerlendirilir' ifadesini yer almaktadır.

Aynı kurucuya ait kurumlar için yeni bir tüzel kişiliğe gerek yok

Sitede, açıklamalar kısmında, aynı kurucuya ait birden fazla dershane dönüşüm sürecine ayrı ayrı başvurup her biri farklı kurumlara dönüşebileceğine ilişkin bilgiler de yer aldı. Açıklamalar kısmında şöyle denildi: 

"Dönüşüm sürecinde ayrı dönüşüm okulu olan bu kurumlar sonunda tek bir okula da dönüşebilir. Aynı kurucuya ait olan birden çok dershane dönüşüm sürecinde farklı okullar olup, nihai olarak tek bir okula dönüşecekse; başvuru sırasında alınan noter taahhüdünde, kurumların ayrı ayrı dönüşüm sürecinde okul açıp, dönüşüm süreci sonunda tek bir kuruma dönüşeceği ifadesi yer almalıdır. Aynı kurucuya ait bu durumdaki kurumlar için yeni bir tüzel kişilik oluşturmaya gerek yoktur."

> MEB dershanelerin dönüşümüne ilişkin soruları yanıtladı

MEB, dershanelerin özel okula dönüşümüne ilişkin merak edilenleri ve cevaplarını yayımladı. Dershanelerin dönüşümü ile ilgili merak edilenler...

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dershanelerin özel okula dönüşümüne ilişkin merak edilenler ve cevaplarını yayımladı. 

Bakanlık, Özel Öğretim Kurumları internet sitesinde oluşturduğu "Dönüşüm Takvimi" butonu üzerinden, sürece ilişkin sık sorulan soruları ve yanıtlarına yer verdi.

Genel Müdürlüğün sitesinde yayımlanan "Sıkça Sorulan Sorular" kısmında, 16 soru ve cevapları yer aldı. 

Bakanlık, "Dershanelerde ve etüt eğitim merkezlerinde çalışan hizmetli, sekreter, büro görevlisi, memur statülerinde çalışan kişiler de Bakanlıkta istihdam edilecek mi?" sorusunu, "5580 sayılı Kanunun Ek Madde 1. Fıkrasında, bu haktan yararlanabilecekler belirtilmiştir. Buna göre dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerinde “eğitim personeli “ olarak çalışmakta olanlar ifadesi yer almaktadır. Bununla birlikte söz konusu eğitim kurumlarının dönüşümü esas alındığından, bahsi geçen personelin dönüşen kurumlarda da istihdam edilebileceği değerlendirilmektedir" şeklinde yanıtladı. 

MEB, "Bakanlıkta istihdam edilebilmek için 2014-2015 eğitim öğretim yılında da bir dershane veya etüt eğitim merkezinde çalışmam gerekli mi?" sorusunda  ise Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte dershane ve etüt eğitim merkezlerinde fiilen eğitim personeli olarak çalışanlardan, 1 Ocak 2014  itibariyle bu iş yerleri üzerinden ödenmiş prim gün sayısı en az altı yıl olanların düzenleme yapıldığı bilgisine yer verdi.

Destek miktarı çalışma bittiğinde kamuoyuyla paylaşılacak

MEB, özel okula dönüşecek dershanelerde, öğrenci başına verilecek eğitim ve öğretim desteği miktarının sorusunu da çalışmanın Maliye Bakanlığı ile ortak yürütüldüğü ve tamamlandığında kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti. 

Bakanlığa, "Temel Lise nedir? Hangi programı uygulayacak, haftada kaç saat ders olacak, Temel Lise'ye bu sene 11. sınıfta okuyan Anadolu ve Fen Lisesi öğrencisi nakil yaptırabilecek mi?" sorusu da yöneltildi. Bakanlık bu soruyu da "Temel Lise, dönüşüm süresince faaliyet gösterebilecek özel ortaöğretim kurumlarının adıdır. 2018-2019 eğitim-öğretim yılı sonunda faaliyetlerine son verilecektir. Temel Lise, her sınıf düzeyinde öğrenci kaydı alabilecektir. Uygulanacak program ile ilgili çalışmalar tamamlanma aşamasına gelmiştir" şeklinde cevaplandırdı.

"Mevcut dershane binamızda 2018/2019 öğretim yılı sonuna kadar herhangi bir düzenleme yapmaksızın Temel Lise olarak hizmet verebilir miyiz?" şeklindeki soru da "Mevcut binanız yayımlanacak olan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ve Özel Öğretim Kurumları Standartlarına uygun ise binanızda Temel Lise olarak faaliyet gösterebileceksiniz" bilgisiyle cevaplandırıldı.

"Kurumumuzu 1 Eylül 2015 tarihinde kapatırsak kıdem tazminatı ve diğer hak taleplerini kurumumuzdan mı karşılayacağız?" sorusu da Bakanlık tarafından, "5580 sayılı Kanunun Ek 1. maddesine göre öğretmen unvanlı devlet memurluğu kadrolarına atananlar kurumlarından tazminat talebinde bulunamayacaklardır" şeklinde cevaplandırıldı. 

Mevcut bir çatı altında birleşme devir kapsamında

Bakanlığa yöneltilen diğer sorular ve yanıtları şöyle: 

Farklı bir kurumla birleşerek başvuru yapmak isteyen kurumlar yeni bir şirket kurmadan var olan dershanelerden birinin adı üzerinde birleşebilirler mi?

MEB: Birden fazla dershanenin mevcut bir çatı altında birleşmesi, diğer dershaneler açısından devir olma anlamına gelmektedir. Bu tür bir devir yoluna başvuranlar dönüşüm programına başvurabilir. Ancak 4706 sayılı Kanun 'Aynı ilde birden fazla dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucusunun bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince aynı taşınmaz için müracaat edilmesi durumunda bunların başvuruları öncelikli olarak değerlendirilir' ifadesine yer vermektedir. Buna göre diğer dershanelerin mevcut bir kurucuya ait olan bir dershane ismi altında bir araya gelmesi 4706 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde bahsettiği içerikteki bir birleşme anlamına gelmemektedir. Dolayısıyla yeni bir tüzel kişilik oluşturmadan bir araya gelen dershaneler mevcut bir dershane ismine devir olarak dönüşüm programına katılabilir ama Kanun'un ön gördüğü irtifak hakkı ve bina kiralamada öncelikli olma hakkını sağlamaz.

3 yıldan az faaliyet gösteren dershaneler de teşviklerden yararlanmamak koşulu ile dönüşüm programına alınıyor mu?

MEB: 14 Mart 2014 tarihinde faal olan tüm dershaneler dönüşüm programına başvurabilir. 3 yıl şartı dönüşüm programına başvurmak için değil, 4706 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinde yer alan irtifak hakkı ve bina kiralama hakkından yararlanabilmek için gerekli olan süredir.

Halen faaliyette bulunan Özel Öğrenci Etüt Eğitim Merkezlerinden Özel Okula dönüşmek istemeyen ancak 01 Eylül 2015 tarihinden sonra faaliyetine yine Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri olarak devam edecek kurumların dönüşümü nasıl gerçekleşecektir?

MEB: Özel Okula dönüşmek istemeyen, faaliyetlerine Kanun'un öngördüğü çerçevedeki düzenlemeleri yaparak öğrenci etüt eğitim merkezi olarak devam etmek isteyen, bu nedenle de dönüşüm programına başvuru yapmadan dönüşümünü tamamlamak isteyen öğrenci etüt eğitim merkezlerinin, Kanunun öngördüğü düzenlemeleri yaparak Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Milli Eğitim Müdürlükleri kontenjan boyutunu da dikkate alacak şekilde gerekli incelemeyi yaparak Ruhsat üzerinde gerekli düzenlemeyi yapacaktır.

İrtifak hakkı ve bina kiralama durumundan etüt eğitim merkezleri yararlanabilecek midir?

MEB: İrtifak ve bina kiralama haklarından etüt eğitim merkezleri yararlanamayacaktır. 4706 sayılı Kanunda "Aynı ilde birden fazla dershanenin şubesi niteliğinde olmaksızın faaliyet gösteren birden çok dershanenin kurucusunun bir araya gelerek kurdukları şirket tüzel kişiliklerince aynı taşınmaz için müracaat edilmesi durumunda bunların başvuruları öncelikli olarak değerlendirilir' ifadesini yer almaktadır.

Aynı kurucuya ait kurumlar için yeni bir tüzel kişiliğe gerek yok

Sitede, açıklamalar kısmında, aynı kurucuya ait birden fazla dershane dönüşüm sürecine ayrı ayrı başvurup her biri farklı kurumlara dönüşebileceğine ilişkin bilgiler de yer aldı. Açıklamalar kısmında şöyle denildi: 

"Dönüşüm sürecinde ayrı dönüşüm okulu olan bu kurumlar sonunda tek bir okula da dönüşebilir. Aynı kurucuya ait olan birden çok dershane dönüşüm sürecinde farklı okullar olup, nihai olarak tek bir okula dönüşecekse; başvuru sırasında alınan noter taahhüdünde, kurumların ayrı ayrı dönüşüm sürecinde okul açıp, dönüşüm süreci sonunda tek bir kuruma dönüşeceği ifadesi yer almalıdır. Aynı kurucuya ait bu durumdaki kurumlar için yeni bir tüzel kişilik oluşturmaya gerek yoktur."

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Haziran 2014 11:18

Gösterim: 2166


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.