Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

‘Gündoğdu marşı’ İzmir'in Tire İlçesi'nde geçen yıl eylem yapan Eğitim-Sen Tire Şubesi üyesi aralarında öğretmenlerinde olduğu yaklaşık 50 kişiye açılan davanın iddianamesine girdi.

Marş söyleyen öğretmenlere savcılıktan suç duyurusuTire Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede grubun, Gündoğdu Marşı'nın sözlerini söylemesine atıfta bulunuldu, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na Muhalefet ettikleri bildirildi.

Eğitim-Sen Tire Şubesi üyesi yaklaşık 50 kişi, 4688 sayılı yasayla düzenlenen sendika ve toplu sözleşmelere ilişkin içerikte, grev hakkı bulunmamasını protesto etmek amacıyla geçen ekim ayında protesto gösterisi yaptı. Tire Öğretmenevi önünde toplanıp meşalelerini ellerine alan grup, Ak Parti İlçe Teşkilat binası önüne kadar geldi. Polis barikatını gören grup, bina önünde açıklama yapmak istedi.

Polisin izin vermediği gruptakilerin dağılmasını istedi. Göstericiler dağılmayıp oturma eylemi başlatınca, polis biber gazıyla müdahale edip dağıttı.

Olayın ardından polis, aralarında Eğitim- Sen Tire Temsilcisi Eyüp Aksoy'un da bulunduğu eyleme katılan 11'i öğretmen 12 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettikleri ileri sürülen 12 kişi hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşmasının önümüzdeki mayıs ayında yapılacak davanın iddianamesinde anlatılan olayla ilgili ayrıntılar dikkati çekti.

Pankartı kalkan yaptılar

İddianamede protestoda bulunan grubun oturma eylemi sırasında koro halinde marş söyledikleri yer aldı. Söylenen marş olan Gündoğdu Marşı'nın devrimci versiyonundan, "Bağımsızlık uğruna da al kanlara boyandık/ Yolumuz devrim yolu, gelin arkadaşlar gelin/ Yurdumuza faşist dolmuş, vurun gardaşlar vurun" iddianamede yazıldı.

Bu arada göstericilerin taşıdıkları pankartı kendilerine kalkan yaparak emniyet güçlerinin kurmuş olduğu barikatı aşmak için arkadakilerle birlikte fiziki müdahalede bulundukları, ancak aşamadıkları da iddianamede anlatıldı.İddianamede ayrıca, olay ve CD çözüm tutanaklarına göre şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerinin delillerden anlaşılmakta olduğu da ileri sürüldü.

(cnntürk)

> Marş söyleyen öğretmenlere savcılıktan suç duyurusu

‘Gündoğdu marşı’ İzmir'in Tire İlçesi'nde geçen yıl eylem yapan Eğitim-Sen Tire Şubesi üyesi aralarında öğretmenlerinde olduğu yaklaşık 50 kişiye açılan davanın iddianamesine girdi.

Marş söyleyen öğretmenlere savcılıktan suç duyurusuTire Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede grubun, Gündoğdu Marşı'nın sözlerini söylemesine atıfta bulunuldu, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na Muhalefet ettikleri bildirildi.

Eğitim-Sen Tire Şubesi üyesi yaklaşık 50 kişi, 4688 sayılı yasayla düzenlenen sendika ve toplu sözleşmelere ilişkin içerikte, grev hakkı bulunmamasını protesto etmek amacıyla geçen ekim ayında protesto gösterisi yaptı. Tire Öğretmenevi önünde toplanıp meşalelerini ellerine alan grup, Ak Parti İlçe Teşkilat binası önüne kadar geldi. Polis barikatını gören grup, bina önünde açıklama yapmak istedi.

Polisin izin vermediği gruptakilerin dağılmasını istedi. Göstericiler dağılmayıp oturma eylemi başlatınca, polis biber gazıyla müdahale edip dağıttı.

Olayın ardından polis, aralarında Eğitim- Sen Tire Temsilcisi Eyüp Aksoy'un da bulunduğu eyleme katılan 11'i öğretmen 12 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma kapsamında, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettikleri ileri sürülen 12 kişi hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İlk duruşmasının önümüzdeki mayıs ayında yapılacak davanın iddianamesinde anlatılan olayla ilgili ayrıntılar dikkati çekti.

Pankartı kalkan yaptılar

İddianamede protestoda bulunan grubun oturma eylemi sırasında koro halinde marş söyledikleri yer aldı. Söylenen marş olan Gündoğdu Marşı'nın devrimci versiyonundan, "Bağımsızlık uğruna da al kanlara boyandık/ Yolumuz devrim yolu, gelin arkadaşlar gelin/ Yurdumuza faşist dolmuş, vurun gardaşlar vurun" iddianamede yazıldı.

Bu arada göstericilerin taşıdıkları pankartı kendilerine kalkan yaparak emniyet güçlerinin kurmuş olduğu barikatı aşmak için arkadakilerle birlikte fiziki müdahalede bulundukları, ancak aşamadıkları da iddianamede anlatıldı.İddianamede ayrıca, olay ve CD çözüm tutanaklarına göre şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerinin delillerden anlaşılmakta olduğu da ileri sürüldü.

(cnntürk)

Son Güncelleme: Cuma, 16 Mart 2012 17:50

Gösterim: 1885

Öğrencisiyle girdiği ilşkiyi DVD’ye kaydeden ISPARTA’nın Eğirdir İlçesi İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmenini eşi yakaladı.
tecavuzISPARTA’nın Eğirdir İlçesi İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan eşi B.S.’nin öğrencisiyle girdiği ilişkinin DVD görüntülerini tesadüfen bulan G.S., kocası hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Vali Memduh Oğuz, "Öğretmeni açığa aldık, soruşturma yapılıyor" dedi
Eğirdir İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni B.S.’nin Z.E. adlı kız öğrencisiyle yaşadığı porno düzeyindeki ilişki görüntülerini tesadüfen ele geçiren eşi G.S., Eğirdir Cumhuriyet Savcılığı’na kocası hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçesinde eşinin öğrencisi Z.E. ile ilişkisinden şüphelendiğini belirten G.S., kocasını takip ettiğini ve birkaç gün önce eşinin cebinde bulduğu DVD’yi gizlice alıp izlediğinde şoke olduğunu belirtti. G.S. savcılığa verdiği dilekçede şunları kaydetti:
"Eğirdir İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan B.S’nin beni ölümle tehdit etmesinden korkarak kaçıp 1 yaşımdaki kızımla beraber Fransa’daki aileme sığındım. Kocamın, görev yaptığı İmam Hatip Lisesi’nde öğrencisi Z.E. ile olan ilişkisini yakaladım. Porno düzeyindeki ilişkisini kameraya almış, DVD yapmış, tesadüfen elime geçti. Bundan dolayı beni ölümle tehdit etmektedir. Benden önce birçok bayanla ilişkisi varmış. Birisi ile evlenip 4 yıl yaşadıktan sonra ayrılmış. Ben de öğrencisiydim. Yalvaç Atatürk Lisesi’ndeyken 17 yaşındayken beni iğfal etti ve 2008 yılında da evlendik. Şimdi de bir başka öğrencisini kandırmıştır. Beni ölümle tehdit eden ve birçok kişiyi kandırarak kanına giren bu kişiden şikayetçiyim. Daha başka kızların canını yakmadan ve onları iğfal etmeden yeni kişilerin de kanına girmeden gereğinin tarafınızdan yapılmasını rica ediyorum.

(Milliyet)

> Öğrencisiyle ilişkisini DVD’ye çekmiş

Öğrencisiyle girdiği ilşkiyi DVD’ye kaydeden ISPARTA’nın Eğirdir İlçesi İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmenini eşi yakaladı.
tecavuzISPARTA’nın Eğirdir İlçesi İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan eşi B.S.’nin öğrencisiyle girdiği ilişkinin DVD görüntülerini tesadüfen bulan G.S., kocası hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Vali Memduh Oğuz, "Öğretmeni açığa aldık, soruşturma yapılıyor" dedi
Eğirdir İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni B.S.’nin Z.E. adlı kız öğrencisiyle yaşadığı porno düzeyindeki ilişki görüntülerini tesadüfen ele geçiren eşi G.S., Eğirdir Cumhuriyet Savcılığı’na kocası hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçesinde eşinin öğrencisi Z.E. ile ilişkisinden şüphelendiğini belirten G.S., kocasını takip ettiğini ve birkaç gün önce eşinin cebinde bulduğu DVD’yi gizlice alıp izlediğinde şoke olduğunu belirtti. G.S. savcılığa verdiği dilekçede şunları kaydetti:
"Eğirdir İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan B.S’nin beni ölümle tehdit etmesinden korkarak kaçıp 1 yaşımdaki kızımla beraber Fransa’daki aileme sığındım. Kocamın, görev yaptığı İmam Hatip Lisesi’nde öğrencisi Z.E. ile olan ilişkisini yakaladım. Porno düzeyindeki ilişkisini kameraya almış, DVD yapmış, tesadüfen elime geçti. Bundan dolayı beni ölümle tehdit etmektedir. Benden önce birçok bayanla ilişkisi varmış. Birisi ile evlenip 4 yıl yaşadıktan sonra ayrılmış. Ben de öğrencisiydim. Yalvaç Atatürk Lisesi’ndeyken 17 yaşındayken beni iğfal etti ve 2008 yılında da evlendik. Şimdi de bir başka öğrencisini kandırmıştır. Beni ölümle tehdit eden ve birçok kişiyi kandırarak kanına giren bu kişiden şikayetçiyim. Daha başka kızların canını yakmadan ve onları iğfal etmeden yeni kişilerin de kanına girmeden gereğinin tarafınızdan yapılmasını rica ediyorum.

(Milliyet)

Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Mart 2012 21:53

Gösterim: 3108

Ali COŞKUNER - Eğitim Yöneticisi

ogretmenlerDevlette kadrolu çalışmak esas olsa da bazen hizmetin aksamaması için vekaleten ya da geçici görevlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda hem düzenlenmiş mevzuata uyulması ve hem de liyakat ve kariyer ölçüsünde çalışanların kabullenebileceği birilerinin görevlendirilmesi halinde her hangi bir sorun da çıkmamaktadır.

İkinci Görevin Kanuni Dayanağı

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 88. Maddesinde; ikinci görev verilecek memurlar ve görevler açıklanmıştır.

Bu maddeye dayanılarak öğretmenlere; okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı görevleri, ikinci görev olarak yaptırılabilinmektedir.

Geçici Görevlendirmenin Kanuni Dayanağı

657 sayılı Kanunun, (6111/115.md ile değişik) Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme başlığı altındaki; 8. ek maddesinde; Bir memurun kurumlar arasında geçici süreli olarak görevlendirmesinin şartları sıralanmıştır;

1-Geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni,

2- Memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması,

3-Bir yılda altı ayı geçemeyeceği,

4-Memurların göreviyle ilgili olması,

5-Görevlendirilecek memurun muvafakati, aranır.

Ayrıca bu hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” Denilerek bununla ilgili bir yönetmelik çıkarılacağına atıfta bulunulmuştur.

Geçici Görevlendirme İşlemlerinde Tanımlama

Her hangi bir mevzuatta “Kurumlararası” ve “kurumiçi” ile ilgili her hangi bir tanımlama da yapılmamıştır. Kurumiçi geçici görevlendirmelerle ilgili her hangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Geçici Görevlendirmenin 2. Görevlendirmeyi Hükümsüz Kılacağı Durum

MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “Yöneticilik görevinin sona ereceği hâller” başlığı altındaki 27.madde 1.fıkrada “Eğitim kurumu yöneticilerinden;

a) (09/09/2011- 28020 R.G ile değişik) Yurt dışında eğitim müşaviri, eğitim ataşesi, eğitim ataşe yardımcısı olarak atananlar ile Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu kararıyla görevlendirilenler ve uluslararası kuruluşlarda ya da yurtiçinde bir yıl ve daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilikleri, … sona erer” denilmiştir.

İzne Ayrılma Durumlarında Vekalet/Geçici Görevlendirme

MEB Personeli İzin Yönergesi’nin İzne Ayrılan Personele Vekalet başlığı altındaki 8.maddede; “İzin vermeye yetkili amirler, izne ayrılacak memura kimin vekalet edeceğini, memurun izne ayrılmasından önce belirler. Vekalet görevinin, özel bir hüküm yoksa, hiyerarşik kademeler dikkate alınarak, izne ayrılan memura makam ve unvan bakımından en yakın olana verilmesi esastır.” Denilmektedir. Bu hükümler de sadece izin yönergesinde kalmamalı ve yasal düzenleme altına alınmalıdır.

Geçici Görevlendirme Alanları

Millî Eğitim Bakanlığı personelinin;

Genel Müdürler,

Gurup başkanları,

İl Milli Eğitim Müdürleri,

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları,

İlçe Milli Eğitim Müdürleri,

Milli Eğitim Şube Müdürleri,

Bilgisayar eğitici Formatörü,

MEBBİS yöneticisi,

AR-GE Koordinatörü ve görevlileri,

Beden Eğitimi İl Koordinatörü,

Futbol, Basketbol, Voleybol, Atletizm vs İl Koordinatörü,

Okullararası,

Valiliklerde,

Kaymakamlıklarda,

Belediyelerde,

Üniversitelerde ve

Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüklerinde

olmak üzere pek çok alanda vekaleten ya da geçici görevlendirme ile çalıştırılmakta olduğu görülmektedir. Bu görevlendirmelerin ilgili personelin göreviyle ilgili olup olmadığı da tam olarak açık ve net değildir. Görev tanımlaması belli olan bir öğretmenin tanımlanmayan bir görevde çalıştırıldığına da sıkça rastlanmaktadır.

Geçici Görevlendirmede Hukuki Sorunlar

Geçici görevlendirmelerin geniş bir uygulama alanı olmasına rağmen mevzuat yönünden her hangi bir düzenleme bulunmaması hukuki sorunları ortaya çıkarmaktadır. İşte bu yüzden görevlendirmelerin hukuki dayanağı olmadığından tamamen usulsüz oldukları iddialarına ve davalarına muhatap kalınmaktadır. Böyle bir hizmet gereğinden söz edilmesinin yanlış olacağını ve Kamu yararının da bulunmadığını kesinlikle söyleyebiliriz.

Bir memuru/öğretmeni alıp başka bir görevde geçici olarak görevlendirenler ne düşünür bilemem. Fakat ben onun 6 ayda sadece işini tanıyabileceği, takım arkadaşlarını ise hiç tanımayacağı kanaatindeyim. 2 nci bir 6 ay daha görevine devamı hizmetin gereğidir fakat Kanuna aykırıdır. Bir okul idarecisini geçici görevlendirme ile 6 aylığına şube müdürlüğü ya da başka bir işte görevlendirdiğimiz zaman yine aynı durum söz konusudur. Bunların bazılarına olağanüstü başarılarından dolayı valiliklerce takdirname verilmesi kimseyi aldatmasın. Bunun başarıyla değil; başka şeylerle ilgisi olduğunu bilmeyen yoktur. 2 nci bir 6 ay daha görevine devam etmesi ise Kanuna aykırıdır. Kanuna aykırı olarak göreve devam etse bile bu defa da bir yılı doldurduğu takdirde okulundaki asli göreviyle birlikte yürüttüğü okul yöneticiliği görevinin üzerinden alınması gerekmektedir.
Devlet Memurları Kurumiçi ve Kurumlararası Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliği Düzenlenmeli

Kamu yararı ve hizmetin gereğini yerine getirmek için yapılacak görevlendirmelerin ya da atamaların sağlıklı yapılabilmesi için acilen düzenleme gerekmektedir. Yapılacak düzenlemelerin uygulanabilir olması da son derece önem arz etmektedir. Devletin saygınlığı vurgulanmalıdır.

25 Şubat 2011 tarihli ve 27857 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 115.md ile değişik657 sayılı Kanunun 8. ek maddesi gereğince 01 Ocak 2012 tarihinden önce Devlet Memurları Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliği çıkarılması gerekmekte idi. Fakat çıkarılmadı. Geçici görevlendirmeler ise usul ve esassız devam etmektedir.
Bu mevzuatsızlık, disiplin boyutunda da adaletsizlikleri doğurmaktadır. Bazı memurlar mevzuata aykırı iş yapsa disiplin cezası alıyorken; bazıları almamaktadır. Yani öyle bir haldeyiz ki; “mevzuat çiğnenmek için vardır” diyen kimilerini haklı çıkarır gibiyiz. Kamu yararı ve hizmetin gereğini yerine getirmek için ne kanunlar çiğnensin ve ne de kanunlar çiğnesin.

Velhasılı; Devletin itibarı ve kamu idaresine duyulan güveni tesis etmek asli görevimizdir. İşte bu yüzdendir ki uygulamalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak mevzuat düzenlenmelidir. Hem vekaleten ve hem de geçici süreli görevlendirmeler için… Hem kurumiçi ve hem de kurumlararası için…

(personelmeb)

> Geçici görevlendirmelerde mevzuat ne diyor?

Ali COŞKUNER - Eğitim Yöneticisi

ogretmenlerDevlette kadrolu çalışmak esas olsa da bazen hizmetin aksamaması için vekaleten ya da geçici görevlendirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda hem düzenlenmiş mevzuata uyulması ve hem de liyakat ve kariyer ölçüsünde çalışanların kabullenebileceği birilerinin görevlendirilmesi halinde her hangi bir sorun da çıkmamaktadır.

İkinci Görevin Kanuni Dayanağı

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 88. Maddesinde; ikinci görev verilecek memurlar ve görevler açıklanmıştır.

Bu maddeye dayanılarak öğretmenlere; okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı görevleri, ikinci görev olarak yaptırılabilinmektedir.

Geçici Görevlendirmenin Kanuni Dayanağı

657 sayılı Kanunun, (6111/115.md ile değişik) Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme başlığı altındaki; 8. ek maddesinde; Bir memurun kurumlar arasında geçici süreli olarak görevlendirmesinin şartları sıralanmıştır;

1-Geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni,

2- Memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması,

3-Bir yılda altı ayı geçemeyeceği,

4-Memurların göreviyle ilgili olması,

5-Görevlendirilecek memurun muvafakati, aranır.

Ayrıca bu hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.” Denilerek bununla ilgili bir yönetmelik çıkarılacağına atıfta bulunulmuştur.

Geçici Görevlendirme İşlemlerinde Tanımlama

Her hangi bir mevzuatta “Kurumlararası” ve “kurumiçi” ile ilgili her hangi bir tanımlama da yapılmamıştır. Kurumiçi geçici görevlendirmelerle ilgili her hangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Geçici Görevlendirmenin 2. Görevlendirmeyi Hükümsüz Kılacağı Durum

MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “Yöneticilik görevinin sona ereceği hâller” başlığı altındaki 27.madde 1.fıkrada “Eğitim kurumu yöneticilerinden;

a) (09/09/2011- 28020 R.G ile değişik) Yurt dışında eğitim müşaviri, eğitim ataşesi, eğitim ataşe yardımcısı olarak atananlar ile Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu kararıyla görevlendirilenler ve uluslararası kuruluşlarda ya da yurtiçinde bir yıl ve daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin yöneticilikleri, … sona erer” denilmiştir.

İzne Ayrılma Durumlarında Vekalet/Geçici Görevlendirme

MEB Personeli İzin Yönergesi’nin İzne Ayrılan Personele Vekalet başlığı altındaki 8.maddede; “İzin vermeye yetkili amirler, izne ayrılacak memura kimin vekalet edeceğini, memurun izne ayrılmasından önce belirler. Vekalet görevinin, özel bir hüküm yoksa, hiyerarşik kademeler dikkate alınarak, izne ayrılan memura makam ve unvan bakımından en yakın olana verilmesi esastır.” Denilmektedir. Bu hükümler de sadece izin yönergesinde kalmamalı ve yasal düzenleme altına alınmalıdır.

Geçici Görevlendirme Alanları

Millî Eğitim Bakanlığı personelinin;

Genel Müdürler,

Gurup başkanları,

İl Milli Eğitim Müdürleri,

İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları,

İlçe Milli Eğitim Müdürleri,

Milli Eğitim Şube Müdürleri,

Bilgisayar eğitici Formatörü,

MEBBİS yöneticisi,

AR-GE Koordinatörü ve görevlileri,

Beden Eğitimi İl Koordinatörü,

Futbol, Basketbol, Voleybol, Atletizm vs İl Koordinatörü,

Okullararası,

Valiliklerde,

Kaymakamlıklarda,

Belediyelerde,

Üniversitelerde ve

Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüklerinde

olmak üzere pek çok alanda vekaleten ya da geçici görevlendirme ile çalıştırılmakta olduğu görülmektedir. Bu görevlendirmelerin ilgili personelin göreviyle ilgili olup olmadığı da tam olarak açık ve net değildir. Görev tanımlaması belli olan bir öğretmenin tanımlanmayan bir görevde çalıştırıldığına da sıkça rastlanmaktadır.

Geçici Görevlendirmede Hukuki Sorunlar

Geçici görevlendirmelerin geniş bir uygulama alanı olmasına rağmen mevzuat yönünden her hangi bir düzenleme bulunmaması hukuki sorunları ortaya çıkarmaktadır. İşte bu yüzden görevlendirmelerin hukuki dayanağı olmadığından tamamen usulsüz oldukları iddialarına ve davalarına muhatap kalınmaktadır. Böyle bir hizmet gereğinden söz edilmesinin yanlış olacağını ve Kamu yararının da bulunmadığını kesinlikle söyleyebiliriz.

Bir memuru/öğretmeni alıp başka bir görevde geçici olarak görevlendirenler ne düşünür bilemem. Fakat ben onun 6 ayda sadece işini tanıyabileceği, takım arkadaşlarını ise hiç tanımayacağı kanaatindeyim. 2 nci bir 6 ay daha görevine devamı hizmetin gereğidir fakat Kanuna aykırıdır. Bir okul idarecisini geçici görevlendirme ile 6 aylığına şube müdürlüğü ya da başka bir işte görevlendirdiğimiz zaman yine aynı durum söz konusudur. Bunların bazılarına olağanüstü başarılarından dolayı valiliklerce takdirname verilmesi kimseyi aldatmasın. Bunun başarıyla değil; başka şeylerle ilgisi olduğunu bilmeyen yoktur. 2 nci bir 6 ay daha görevine devam etmesi ise Kanuna aykırıdır. Kanuna aykırı olarak göreve devam etse bile bu defa da bir yılı doldurduğu takdirde okulundaki asli göreviyle birlikte yürüttüğü okul yöneticiliği görevinin üzerinden alınması gerekmektedir.
Devlet Memurları Kurumiçi ve Kurumlararası Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliği Düzenlenmeli

Kamu yararı ve hizmetin gereğini yerine getirmek için yapılacak görevlendirmelerin ya da atamaların sağlıklı yapılabilmesi için acilen düzenleme gerekmektedir. Yapılacak düzenlemelerin uygulanabilir olması da son derece önem arz etmektedir. Devletin saygınlığı vurgulanmalıdır.

25 Şubat 2011 tarihli ve 27857 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 115.md ile değişik657 sayılı Kanunun 8. ek maddesi gereğince 01 Ocak 2012 tarihinden önce Devlet Memurları Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliği çıkarılması gerekmekte idi. Fakat çıkarılmadı. Geçici görevlendirmeler ise usul ve esassız devam etmektedir.
Bu mevzuatsızlık, disiplin boyutunda da adaletsizlikleri doğurmaktadır. Bazı memurlar mevzuata aykırı iş yapsa disiplin cezası alıyorken; bazıları almamaktadır. Yani öyle bir haldeyiz ki; “mevzuat çiğnenmek için vardır” diyen kimilerini haklı çıkarır gibiyiz. Kamu yararı ve hizmetin gereğini yerine getirmek için ne kanunlar çiğnensin ve ne de kanunlar çiğnesin.

Velhasılı; Devletin itibarı ve kamu idaresine duyulan güveni tesis etmek asli görevimizdir. İşte bu yüzdendir ki uygulamalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak mevzuat düzenlenmelidir. Hem vekaleten ve hem de geçici süreli görevlendirmeler için… Hem kurumiçi ve hem de kurumlararası için…

(personelmeb)

Son Güncelleme: Salı, 06 Mart 2012 17:56

Gösterim: 33242

Türk Eğitim-Sen ücretli öğretmenlerin profilini ortaya koyan bir araştırmayı yayınladı.
ucretli_ogretmenTürkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, "Milli Eğitim Bakanlığı ücretli öğretmen görevlendirmesine bir an önce son vermelidir. Bu, modern dünyayla yarışmak, eğitimde başarı sağlamak, eğitime kalite getirmek, hem de insan sömürüsünü ortadan kaldırmak için zorunludur" dedi.
Koncuk, bugün dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan ve güdük öğretmen ataması yapan MEB'in, yeni doğacak ihtiyacını da ücretli öğretmenlerle karşılayacağını ve yine kadrolu öğretmen ataması yapmayacağını söyledi.
Türk Eğitim-Sen tarafından ücretli öğretmen görevlendirilmesiyle ilgili yapılan araştırma tamamlandı. Sendikalarına üye ücretli öğretmen sayılarını öğrenmek amacıyla 81 il valiliğine yazı gönderen Türk Eğitim-Sen'e 55 ilden cevap geldi. Cevap alınamayan iller için Başbakanlık Bilgi Edinmeye başvuran Türk Eğitim-Sen'in bu başvurusu da sonuçsuz kaldı. Geriye kalan 26 il için Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2011-2012 eğitim öğretim yılının birinci döneminde tespit ettiği rakamlarını kullanan Türk Eğitim-Sen'in
elde edilen bilgilere göre, 81 ilde toplam 63 bin 821 ücretli öğretmenin görev yaptığı ortaya çıktı.
EN FAZLA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN 11 BİN 709 İLE İSTANBUL'DA
Araştırmaya göre, en fazla ücretli öğretmen 11 bin 709 ile İstanbul'da bulunurken, 3 bin 46 ile Ankara ikinci, 2 bin 662 ile Şanlıurfa üçüncü, 2 bin 316 ile İzmir dördüncü, bin 877 ile Bursa beşinci ve bin 801 ile Kocaeli altıncı sırada yer aldı. Ücretli öğretmen sayısının yüksek olduğu diğer illeri ise, Hatay bin 662, Konya bin 648, Adana bin 477, Van bin 339, Diyarbakır bin 306, Gaziantep bin 223, Antalya bin 187, Şırnak bin 84, Tekirdağ bin 39, Kahramanmaraş bin 33, Kayseri 987 ve Manisa 984 izledi.

Ücretli öğretmen sayısının en az olduğu il ise 48 ile Tunceli oldu. Tunceli'yi 99 ile Karabük, 100 ile Bayburt, 116 ile Yalova, 124 ile Gümüşhane, 127 ile Kırşehir'in izlediği görüldü.
NORM KADRO İHTİYACI 81 İLDE 126 BİN 706
Sınıf öğretmeni ve branşlara göre norm kadro ihtiyacı 81 ilde toplam 126 bin 706 olarak tespit edildi. İstanbul'un norm kadro ihtiyacı 21 bin 894 olurken, İstanbul'u, Şanlıurfa 6 bin 586, Gaziantep 3 bin 843, Adana 3 bin 721, Hatay 3 bin 675, Kocaeli 3 bin 608, Konya 3 bin 490, İzmir 3 bin 472, Bursa 2 bin 907, Ankara 2 bin 489, Kahramanmaraş 2 bin 470, Mersin 2 bin 291, Manisa 2 bin 286, Antalya 2 bin 273, Diyarbakır 2 bin 272, Sakarya 2 bin 132, Kayseri 2 bin 11, Tekirdağ bin 950 ve Van bin 909'la
izledi. En az norm kadro ihtiyacının ise 53 ile Tunceli olduğu görüldü.
55 İLDE GÖREV YAPAN ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN 8 BİN 950'Sİ ÖNLİSANS MEZUNU
55 İl Valiliğinden gelen rakamlara göre, ücretli öğretmenlerin 21 bin 68'i eğitim fakültesi mezunu, 16 bin 578'i eğitim fakültelerinin dışındaki diğer fakültelerin lisans bölümleri mezunu, 8 bin 950'si ön lisans mezunu olduğu belirlendi. Öte yandan ücretli öğretmen olarak görev yapan ön lisans mezunu 2 bin 348 öğretmen ile en fazla İstanbul'da oldu. İstanbul'u 465 ile Van, 433 ile Bursa, 315 ile Şırnak takip etti.
Ücretli olarak görevlendirilen branş öğretmenleri tarafından doldurulan toplam ders saati sayısı ise 55 ilde 373 bin 191 oldu. Bu rakam İstanbul'da yaklaşık 160 bin 224, Kocaeli'nde 30 bin 763, Diyarbakır'da 22 bin 833, Konya'da 19 bin 028, Adana'da 18 bin 632, Bursa'da 18 bin 399, Tekirdağ'da 15 bin 181, Hatay'da 13 bin 221, Denizli'de 12 bin 339, Kayseri'de 11 bin 6, Sakarya'da 10 bin 864, Adıyaman'da 10 bin 461 olarak tespit edildi. Ücretli olarak görevlendirilen branş öğretmenleri tarafından doldurulan toplam ders saati sayısı ise, Samsun 9 bin 639, Kahramanmaraş 9 bin 612, Manisa 9 bin 47, Zonguldak 8 bin 133 ve Mersin 8 bin 808 oldu.
Yapılan araştırma ile ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen açığını ücretli öğretmenler eliyle gidermesi ve ücretli öğretmen istihdamının neredeyse asal istihdam modeli haline dönüşmesinin kendilerini endişelendirdiğini söyledi. Eğitim öğretimin kalitesini sıfırlayan, insanı sömüren bu modelin ülkemizde uygulanmasının utanç verici olduğunu kaydeden Koncuk, şöyle konuştu: "Bugün açık öğretim ya da ön lisans
mezunlarının bile ücretli öğretmenlik yapabildiği ülkemizde, eğitim-öğretimden verim ve kalite beklenmesi neredeyse imkansız hale gelmiştir. Öğretmenlik formasyonu olmayan insanlarla eğitim-öğretim faaliyetini sağlıklı olarak yürütemezsiniz. Mevcut sitemde dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan MEB'in, ataması yapılmayan 350 bin öğretmeni bugüne kadar görmezden gelmesi, üstüne üstlük yeni bir sistem ortaya koyarak, 2. kademe eğitimini (eski ortaokul) 3 yıldan 4 yıla çıkarmak istemesi, içinde bulunduğumuz
öğretmen ihtiyacını artıracaktır. Bugün dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan, güdük öğretmen ataması yapan MEB, yeni doğacak ihtiyacı da ücretli öğretmenlerle karşılayacak, yine kadrolu öğretmen ataması yapmayacaktır. Öte yandan ücretli öğretmenler girdiği ders başına ücret aldıkları için aylık ücretleri 300-500 TL'dir ve güvenceden yoksun olarak çalıştırılmaktadır. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı ücretli öğretmen görevlendirmesine bir an önce son vermelidir. Bu modern dünyayla yarışmak, eğitimde başarı sağlamak, eğitime kalite getirmek, hem de insan sömürüsünü ortadan kaldırmak için zorunludur."

> Norm kadro ihtiyacı 126 bin

Türk Eğitim-Sen ücretli öğretmenlerin profilini ortaya koyan bir araştırmayı yayınladı.
ucretli_ogretmenTürkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, "Milli Eğitim Bakanlığı ücretli öğretmen görevlendirmesine bir an önce son vermelidir. Bu, modern dünyayla yarışmak, eğitimde başarı sağlamak, eğitime kalite getirmek, hem de insan sömürüsünü ortadan kaldırmak için zorunludur" dedi.
Koncuk, bugün dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan ve güdük öğretmen ataması yapan MEB'in, yeni doğacak ihtiyacını da ücretli öğretmenlerle karşılayacağını ve yine kadrolu öğretmen ataması yapmayacağını söyledi.
Türk Eğitim-Sen tarafından ücretli öğretmen görevlendirilmesiyle ilgili yapılan araştırma tamamlandı. Sendikalarına üye ücretli öğretmen sayılarını öğrenmek amacıyla 81 il valiliğine yazı gönderen Türk Eğitim-Sen'e 55 ilden cevap geldi. Cevap alınamayan iller için Başbakanlık Bilgi Edinmeye başvuran Türk Eğitim-Sen'in bu başvurusu da sonuçsuz kaldı. Geriye kalan 26 il için Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2011-2012 eğitim öğretim yılının birinci döneminde tespit ettiği rakamlarını kullanan Türk Eğitim-Sen'in
elde edilen bilgilere göre, 81 ilde toplam 63 bin 821 ücretli öğretmenin görev yaptığı ortaya çıktı.
EN FAZLA ÜCRETLİ ÖĞRETMEN 11 BİN 709 İLE İSTANBUL'DA
Araştırmaya göre, en fazla ücretli öğretmen 11 bin 709 ile İstanbul'da bulunurken, 3 bin 46 ile Ankara ikinci, 2 bin 662 ile Şanlıurfa üçüncü, 2 bin 316 ile İzmir dördüncü, bin 877 ile Bursa beşinci ve bin 801 ile Kocaeli altıncı sırada yer aldı. Ücretli öğretmen sayısının yüksek olduğu diğer illeri ise, Hatay bin 662, Konya bin 648, Adana bin 477, Van bin 339, Diyarbakır bin 306, Gaziantep bin 223, Antalya bin 187, Şırnak bin 84, Tekirdağ bin 39, Kahramanmaraş bin 33, Kayseri 987 ve Manisa 984 izledi.

Ücretli öğretmen sayısının en az olduğu il ise 48 ile Tunceli oldu. Tunceli'yi 99 ile Karabük, 100 ile Bayburt, 116 ile Yalova, 124 ile Gümüşhane, 127 ile Kırşehir'in izlediği görüldü.
NORM KADRO İHTİYACI 81 İLDE 126 BİN 706
Sınıf öğretmeni ve branşlara göre norm kadro ihtiyacı 81 ilde toplam 126 bin 706 olarak tespit edildi. İstanbul'un norm kadro ihtiyacı 21 bin 894 olurken, İstanbul'u, Şanlıurfa 6 bin 586, Gaziantep 3 bin 843, Adana 3 bin 721, Hatay 3 bin 675, Kocaeli 3 bin 608, Konya 3 bin 490, İzmir 3 bin 472, Bursa 2 bin 907, Ankara 2 bin 489, Kahramanmaraş 2 bin 470, Mersin 2 bin 291, Manisa 2 bin 286, Antalya 2 bin 273, Diyarbakır 2 bin 272, Sakarya 2 bin 132, Kayseri 2 bin 11, Tekirdağ bin 950 ve Van bin 909'la
izledi. En az norm kadro ihtiyacının ise 53 ile Tunceli olduğu görüldü.
55 İLDE GÖREV YAPAN ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN 8 BİN 950'Sİ ÖNLİSANS MEZUNU
55 İl Valiliğinden gelen rakamlara göre, ücretli öğretmenlerin 21 bin 68'i eğitim fakültesi mezunu, 16 bin 578'i eğitim fakültelerinin dışındaki diğer fakültelerin lisans bölümleri mezunu, 8 bin 950'si ön lisans mezunu olduğu belirlendi. Öte yandan ücretli öğretmen olarak görev yapan ön lisans mezunu 2 bin 348 öğretmen ile en fazla İstanbul'da oldu. İstanbul'u 465 ile Van, 433 ile Bursa, 315 ile Şırnak takip etti.
Ücretli olarak görevlendirilen branş öğretmenleri tarafından doldurulan toplam ders saati sayısı ise 55 ilde 373 bin 191 oldu. Bu rakam İstanbul'da yaklaşık 160 bin 224, Kocaeli'nde 30 bin 763, Diyarbakır'da 22 bin 833, Konya'da 19 bin 028, Adana'da 18 bin 632, Bursa'da 18 bin 399, Tekirdağ'da 15 bin 181, Hatay'da 13 bin 221, Denizli'de 12 bin 339, Kayseri'de 11 bin 6, Sakarya'da 10 bin 864, Adıyaman'da 10 bin 461 olarak tespit edildi. Ücretli olarak görevlendirilen branş öğretmenleri tarafından doldurulan toplam ders saati sayısı ise, Samsun 9 bin 639, Kahramanmaraş 9 bin 612, Manisa 9 bin 47, Zonguldak 8 bin 133 ve Mersin 8 bin 808 oldu.
Yapılan araştırma ile ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkan İsmail Koncuk, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen açığını ücretli öğretmenler eliyle gidermesi ve ücretli öğretmen istihdamının neredeyse asal istihdam modeli haline dönüşmesinin kendilerini endişelendirdiğini söyledi. Eğitim öğretimin kalitesini sıfırlayan, insanı sömüren bu modelin ülkemizde uygulanmasının utanç verici olduğunu kaydeden Koncuk, şöyle konuştu: "Bugün açık öğretim ya da ön lisans
mezunlarının bile ücretli öğretmenlik yapabildiği ülkemizde, eğitim-öğretimden verim ve kalite beklenmesi neredeyse imkansız hale gelmiştir. Öğretmenlik formasyonu olmayan insanlarla eğitim-öğretim faaliyetini sağlıklı olarak yürütemezsiniz. Mevcut sitemde dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan MEB'in, ataması yapılmayan 350 bin öğretmeni bugüne kadar görmezden gelmesi, üstüne üstlük yeni bir sistem ortaya koyarak, 2. kademe eğitimini (eski ortaokul) 3 yıldan 4 yıla çıkarmak istemesi, içinde bulunduğumuz
öğretmen ihtiyacını artıracaktır. Bugün dahi öğretmen ihtiyacını karşılayamayan, güdük öğretmen ataması yapan MEB, yeni doğacak ihtiyacı da ücretli öğretmenlerle karşılayacak, yine kadrolu öğretmen ataması yapmayacaktır. Öte yandan ücretli öğretmenler girdiği ders başına ücret aldıkları için aylık ücretleri 300-500 TL'dir ve güvenceden yoksun olarak çalıştırılmaktadır. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı ücretli öğretmen görevlendirmesine bir an önce son vermelidir. Bu modern dünyayla yarışmak, eğitimde başarı sağlamak, eğitime kalite getirmek, hem de insan sömürüsünü ortadan kaldırmak için zorunludur."

Son Güncelleme: Pazar, 11 Mart 2012 11:43

Gösterim: 2612


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen özür durumu atamalarını yeni baştan düzenliyor.

 

Öğretmen eşinin tayini değişti

Kamu kurum ve kuruluşlarında eşi öğretmen olarak görev yapanların atanmalarında, öğretmen ihtiyacı olan bölgeler dikkate alınacak. Tüm bunlara rağmen ailesinden ayrılmak istemeyen öğretmenlere ücretsiz izin çıkma hakkı getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; her yıl 30 bin öğretmen eş durumundan ya da başka sebeplerle il ve ilçe değişikliği yapıyor. Yapılan yeni düzenleme, memur olan öğretmen eşlerinin de tayinlerine bir düzenleme getirmiş oluyor.

 

Safure CANTÜRK


> Öğretmen eşinin tayini değişti


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmen özür durumu atamalarını yeni baştan düzenliyor.

 

Öğretmen eşinin tayini değişti

Kamu kurum ve kuruluşlarında eşi öğretmen olarak görev yapanların atanmalarında, öğretmen ihtiyacı olan bölgeler dikkate alınacak. Tüm bunlara rağmen ailesinden ayrılmak istemeyen öğretmenlere ücretsiz izin çıkma hakkı getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; her yıl 30 bin öğretmen eş durumundan ya da başka sebeplerle il ve ilçe değişikliği yapıyor. Yapılan yeni düzenleme, memur olan öğretmen eşlerinin de tayinlerine bir düzenleme getirmiş oluyor.

 

Safure CANTÜRK


Son Güncelleme: Pazar, 26 Şubat 2012 22:23

Gösterim: 2559


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.