Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığında görevli 800 bin öğretmenin e-imza sistemine geçiş yapacağı bildirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince Sakıp Sabancı Basın Merkezi'nde düzenlenen "Basın Merkezi Toplantıları"na katılan MEB Bilgi İşlem Daire Başkanı Bilal Tırnakçı, bakanlık bünyesinde yürütülen bilgi işlem faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen "not defteri" uygulamasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Tırnakçı, sistemle öğretmenlerin, istedikleri her yerden cep telefonu veya akıllı cihazlarıyla öğrencilerinin yazılı notu, performans ve proje notu gibi bilgilerine ulaşabileceğini belirterek, sistemi öğretmenlerle veliler arasındaki iletişimi güçlendirmek için hayata geçirdiklerini kaydetti.

MEB bünyesinde görev yapan tüm öğretmenlerin e-imzaya geçişi için hazırlıkların sürdüğünü bildiren Tırnakçı, şu açıklamalarda bulundu:

"Okullardaki tüm öğretmenler, e-imzaya kavuşacak. E-imza üzerinden işlemlerini yapabilecek. Burada bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz. Tabii bir de tüm yazışmaları sisteme dahil ederek güvenliği sağlamış oluyoruz. Bilişim teknolojilerinin ve bu sistemin kullanılması, hem vatandaşın güvenliği, hem sistemin dinamik kullanımı açısından beraberindeki Türkiye'nin gelecek vizyonu açısından önem arz ettiğini düşünüyoruz. Öğretmenler, e-imzalarıyla kurum işlerini, rotasyon, izin ve nakil taleplerini e-imzalarıyla bakanlığa iletebilecekler."

Tırnakçı, ilk e-imzayı, bu yılın eylül ayından itibaren öğretmenlere vermeyi planladıklarını belirterek, "Daha sonra, kademe kademe 800 bin öğretmenin tamamı 2016'nın sonunda e-imzaya geçmiş olacak" bilgisini verdi.

> Öğretmenler e-imzaya geçiyor

Milli Eğitim Bakanlığında görevli 800 bin öğretmenin e-imza sistemine geçiş yapacağı bildirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğince Sakıp Sabancı Basın Merkezi'nde düzenlenen "Basın Merkezi Toplantıları"na katılan MEB Bilgi İşlem Daire Başkanı Bilal Tırnakçı, bakanlık bünyesinde yürütülen bilgi işlem faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen "not defteri" uygulamasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Tırnakçı, sistemle öğretmenlerin, istedikleri her yerden cep telefonu veya akıllı cihazlarıyla öğrencilerinin yazılı notu, performans ve proje notu gibi bilgilerine ulaşabileceğini belirterek, sistemi öğretmenlerle veliler arasındaki iletişimi güçlendirmek için hayata geçirdiklerini kaydetti.

MEB bünyesinde görev yapan tüm öğretmenlerin e-imzaya geçişi için hazırlıkların sürdüğünü bildiren Tırnakçı, şu açıklamalarda bulundu:

"Okullardaki tüm öğretmenler, e-imzaya kavuşacak. E-imza üzerinden işlemlerini yapabilecek. Burada bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz. Tabii bir de tüm yazışmaları sisteme dahil ederek güvenliği sağlamış oluyoruz. Bilişim teknolojilerinin ve bu sistemin kullanılması, hem vatandaşın güvenliği, hem sistemin dinamik kullanımı açısından beraberindeki Türkiye'nin gelecek vizyonu açısından önem arz ettiğini düşünüyoruz. Öğretmenler, e-imzalarıyla kurum işlerini, rotasyon, izin ve nakil taleplerini e-imzalarıyla bakanlığa iletebilecekler."

Tırnakçı, ilk e-imzayı, bu yılın eylül ayından itibaren öğretmenlere vermeyi planladıklarını belirterek, "Daha sonra, kademe kademe 800 bin öğretmenin tamamı 2016'nın sonunda e-imzaya geçmiş olacak" bilgisini verdi.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Nisan 2015 14:49

Gösterim: 1515

Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, paralel terör örgütünün hakim olmayı amaçladığı bütün kamu alanlarında yapılan tüm sınavların mercek altına alınması gerektiğini söyledi.

Bakan Canikli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paralel yapının, birçok önemli alanda organize bir şekilde kanunlara aykırı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, bu faaliyetlerin delillendiğini ve bu delillerden bir tanesinin KPSS olduğunu söyledi.

Geçmişte paralel terör örgütü tarafından KPSS hakkında çok büyük çalışmalar yapıldığını ifade eden Canikli, "Paralel terör örgütünün bu alanda çok büyük geçmişte çalışmalar yaptığını, soruları kendi sempatizanlarına  ve elemanlarına vererek onların kamuya yerleşmelerini sağladığını bugün biliyoruz" diye konuştu.

"Şimdi çorap sökülmeye başlandı" diyen Canikli, "Başlangıçta deşifre etmek, ortaya çıkarmak bu tür yapıları ve bu tür terör örgütlerinin illegal faaliyetlerini ortaya çıkarmak biraz zaman alırdı, zordur. Ama ipin bir ucundan yakaladığınız anda çorap söküğü gibi gelir. Şu anda o aşamadayız" ifadelerini kullandı.

Canikli, her gün paralel yapının yeni kanunsuzluklarının deşifre edildiğini, ortalığa döküldüğünü ve yargı tarafından soruşturmaya konu edildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönemlerde paralel terör örgütünün çok daha farklı yönlerinin ortaya çıkmasını sağlayacak delilleri hep birlikte göreceğiz. Yani belki hiç hayal edemeyeceğimiz alanlarda dahi terör örgütünün faaliyette bulunduğunu, koordine ettiğini, organize ettiğini göreceğiz."

"Belki başka sınavlar da mercek altına alınacak"

KPSS ile ilgili soruşturmanın hukuken sonuçlanmasının çok zaman almayacağını düşündüğünü anlatan Canikli, şu anda delillerin büyük bir bölümünün ortaya çıktığını belirtti.

Canikli, bunların zaman zaman kamuoyuyla paylaşıldığını vurgulayarak, "Ama belki başka sınavlar da mercek altına alınacak. Bunu belki dillendirmek doğru değil ama paralel terör örgütünün hakim olmayı amaçladığı başta polis, emniyet ve yargı olmak üzere diğer bütün kamu alanlarında yapılan tüm sınavların mercek altına alınması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"Yargı tarafından öldürücü darbeyi almıştır"

Paralel yapı çarkının planlandığı şekilde işlemediğini ve birçok çarkının kırıldığını vurgulayan Canikli, "Yine çark dönüyor ama ağır aksak dönüyor" dedi.

Paralel terör örgütünün bundan sonra tekrar ayağa kalkmasının mümkün olmadığını vurgulayan Canikli, "Yargı tarafından öldürücü darbeyi almıştır. Bundan sonra da her geçen gün daha da kan kaybedecek." diye konuştu.

> 'Tüm sınavların mercek altına alınması gerekiyor'

Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, paralel terör örgütünün hakim olmayı amaçladığı bütün kamu alanlarında yapılan tüm sınavların mercek altına alınması gerektiğini söyledi.

Bakan Canikli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, paralel yapının, birçok önemli alanda organize bir şekilde kanunlara aykırı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, bu faaliyetlerin delillendiğini ve bu delillerden bir tanesinin KPSS olduğunu söyledi.

Geçmişte paralel terör örgütü tarafından KPSS hakkında çok büyük çalışmalar yapıldığını ifade eden Canikli, "Paralel terör örgütünün bu alanda çok büyük geçmişte çalışmalar yaptığını, soruları kendi sempatizanlarına  ve elemanlarına vererek onların kamuya yerleşmelerini sağladığını bugün biliyoruz" diye konuştu.

"Şimdi çorap sökülmeye başlandı" diyen Canikli, "Başlangıçta deşifre etmek, ortaya çıkarmak bu tür yapıları ve bu tür terör örgütlerinin illegal faaliyetlerini ortaya çıkarmak biraz zaman alırdı, zordur. Ama ipin bir ucundan yakaladığınız anda çorap söküğü gibi gelir. Şu anda o aşamadayız" ifadelerini kullandı.

Canikli, her gün paralel yapının yeni kanunsuzluklarının deşifre edildiğini, ortalığa döküldüğünü ve yargı tarafından soruşturmaya konu edildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki dönemlerde paralel terör örgütünün çok daha farklı yönlerinin ortaya çıkmasını sağlayacak delilleri hep birlikte göreceğiz. Yani belki hiç hayal edemeyeceğimiz alanlarda dahi terör örgütünün faaliyette bulunduğunu, koordine ettiğini, organize ettiğini göreceğiz."

"Belki başka sınavlar da mercek altına alınacak"

KPSS ile ilgili soruşturmanın hukuken sonuçlanmasının çok zaman almayacağını düşündüğünü anlatan Canikli, şu anda delillerin büyük bir bölümünün ortaya çıktığını belirtti.

Canikli, bunların zaman zaman kamuoyuyla paylaşıldığını vurgulayarak, "Ama belki başka sınavlar da mercek altına alınacak. Bunu belki dillendirmek doğru değil ama paralel terör örgütünün hakim olmayı amaçladığı başta polis, emniyet ve yargı olmak üzere diğer bütün kamu alanlarında yapılan tüm sınavların mercek altına alınması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"Yargı tarafından öldürücü darbeyi almıştır"

Paralel yapı çarkının planlandığı şekilde işlemediğini ve birçok çarkının kırıldığını vurgulayan Canikli, "Yine çark dönüyor ama ağır aksak dönüyor" dedi.

Paralel terör örgütünün bundan sonra tekrar ayağa kalkmasının mümkün olmadığını vurgulayan Canikli, "Yargı tarafından öldürücü darbeyi almıştır. Bundan sonra da her geçen gün daha da kan kaybedecek." diye konuştu.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Nisan 2015 12:05

Gösterim: 1384

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği yayımlandı. İşte öğretmen ata ve yer değiştirme yönetmeliği detayları;

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği´ne göre, 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 arasında disiplin cezaları veya istifa nedeniyle görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananlara, görevlerinden ayrıldıkları tarihle öğretmenliğe döndükleri tarih arasında geçen süreler için hizmet puanı verilecek.

Yönetmeliğe göre, fen ve sosyal bilimler liseleri öğretmenliklerine ve spor liselerinin beden eğitimi öğretmenliği ile güzel sanatlar liselerinin müzik ve görsel sanatlar veya resim öğretmenliğine atanacaklar da başvuru tarihi itibarıyla görev yapılan alanın, atanmak istenilen alana uygun olması, başvurunun son günü itibarıyla Bakanlık kadrolarında adaylık dahil en az üç yıl öğretmenlik yapılmış olması şartları aranacak.

Fen liseleri ile sosyal bilimler liselerine atanmak üzere başvuruda bulunan öğretmenler tercihleri de dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğüne göre valiliklerce atanacak.

Spor liselerinin beden eğitimi öğretmenliği ile güzel sanatlar liselerinin müzik ve görsel sanatlar veya resim öğretmenliklerine atanacaklarda Bakanlık’ça yapılacak değerlendirme ve uygulama sınavında başarılı olma şartı aranacak.

Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanacak.

Eş durumuna bağlı atamalar

Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme, her iki eşin de öğretmen olması ve bu kapsamda yer değiştirmek istedikleri yerlerde alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunmaması durumunda, istemeleri hâlinde her ikisinin de alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunan il ve ilçeye atanmaları suretiyle gerçekleştirilebilecek.

Öğretmenlikte ve devlet memurluğunda adaylığı kaldırılmayanlar, devlet memurluğunda adaylığı kaldırılıp da öğretmenliğe ilk atama kapsamında atananlar ve yeniden atama ve kurumlar arası atama yoluyla öğretmenliğe atananlardan atandığı yerde en az bir yıl çalışmayanlar ile eşi isteğe bağlı sigortalı olan öğretmenler, aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunamayacak.

Eşi veya çocuğu ölen öğretmenler, eş veya çocuklarının ölüm tarihinden itibaren bir yıl içinde, eşi emekli olan öğretmenler, eşinin emekliye ayrılış tarihinden itibaren bir yıl içinde eşinin ikamet ettiği yere yer değiştirme isteğinde bulunabilecek.

 Terör eylemleri sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumun ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkânları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelik’teki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilecek.

İsteğe bağlı yer değiştirmeler

Öğretmenlerden yer değiştirme yapılacak yılın, 30 Eylül tarihi itibarıyla kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda, üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar il içinde, bulundukları ilde üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar ise iller arasında yer değiştirme isteğinde bulunabilecek. Üç yıllık çalışma süresinin hesabında il içinde yer değiştirecekler bakımından kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda, iller arasında yer değiştirecekler bakımından ise bulunduğu ilde fiilen öğretmen veya ikinci görev kapsamında eğitim kurumu yöneticisi olarak geçirilen süreler dikkate alınacak.

Sağlık ve aile birliği mazeretlerine bağlı olarak zorunlu çalışma yükümlülüğü ertelenen öğretmenler, bulundukları eğitim kurumunda en az üç yıl görev yapmaları şartıyla il içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilir.

Dönüştürülen eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, dönüşen eğitim kurumuna öğretmen olarak atanma şartlarını taşıması ve alanlarında norm kadro bulunması hâlinde hizmet puanı üstünlüğüne göre öncelikle bu eğitim kurumlarına atanacak.

Öğretmenlerin başarıları değerlendirilecek

 2015-2016 öğretim yılı itibarıyla Bakanlığa bağlı her derece ve türden eğitim kurumunda görev yapan ve adaylık sürecini tamamlamış olan öğretmenlerin başarı, verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere her ders yılı sonunda, görev yaptığı eğitim kurumunun müdürü tarafından değerlendirmesi yapılacak. Değerlendirme ölçütleri olarak Performans Değerlendirme Formu esas alınacak. Değerlendirmeler ders yılı bitiminden itibaren bir ay içinde, MEBBİS üzerinde oluşturulacak modül üzerinden gerçekleştirilecek.

Atamaları Bakan tarafından yapılacak öğretmenler

652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 9. fıkrası kapsamında yapılacak öğretmen atamalarına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık’ça düzenlenecek.

Öğretmenlerin, yürürlükten kaldırılan yönetmelikler kapsamında verilen hizmet puanları ile zorunlu çalışma yükümlülüğü öngörülen eğitim kurumlarında geçen hizmet süreleri geçerli sayılacak.

Zorunlu çalışma yükümlülüğünü yerine getirmek üzere zorunlu hizmet alanlarına atanıp zorunlu hizmet alanlarında fiilen görev yapmakta olan öğretmenlerden, zorunlu hizmet alanları için öngörülen azami çalışma sürelerinin üzerinde görev yapanların hizmet puanları, görev yapmakta oldukları hizmet alanı için öngörülen puan dikkate alınarak azami çalışma sürelerinin üzerinde geçen ilk yıl için yüzde 25, ikinci yıl için yüzde 50, üçüncü ve sonraki yıllar için yüzde 100 artırılarak belirlenecek.

Yatılı bölge ortaokullarında görev yapan kadın öğretmenlerin hizmet puanlarına her yıl için 12, erkek öğretmenlerin hizmet puanlarına ise her yıl için 6 puan, Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlerin hizmet puanlarına da görev yaptıkları her ay için 0,5 puan eklenecek.

Göreve döndürülen öğretmenlere hizmet puanı verilecek

 Öğretmen olarak görev yapmakta iken 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 tarihleri arasında almış oldukları disiplin cezası sonucu öğretmenlikleri sona erip, 22 Haziran 2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına bağlı olarak öğretmenliğe döndürülenler ile aynı tarihler arasında istifa sonucu görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananlara görevlerinden ayrıldıkları tarih ile öğretmenliğe döndükleri tarih arasında geçen süreler bakımından, atandıkları eğitim kurumu için hizmet puanı verilecek. Hizmet puanının hesabına esas sürelerin yıldan artan her ayı için o eğitim kurumunda bir yıllık süreye karşılık gelen puanın 1/12´si esas alınacak.  Aydan artan süreler dikkate alınmayacak. Yıldan artan süreler için hesap edilen hizmet puanının kesirli olması halinde kesirli puan tama tamamlanacak

Şehit ve malul gazi yakını öğretmenlere kolaylık

Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinden halen zorunlu hizmetini yerine getirmekte olanlar, bugünden takip eden ilk yer değiştirme döneminde, bir defaya mahsus olmak üzere zorunlu hizmet yükümlülüğünü tamamlamış olup olmadıklarına bakılmaksızın ve başkaca herhangi bir şart aranmaksızın alanlarında öğretmen ihtiyacı olan istedikleri bir eğitim kurumuna atanacak.

Öğretmenlik görevi dışındaki görevlere atananlar

Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce Bakanlığın merkez veya taşra teşkilatında eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı dışındaki görevlere istekleri üzerine atanmış olan öğretmenler, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde başvuruda bulunmaları halinde yeniden öğretmenliğe atanabilecek.

Aday öğretmenlik süreci

Adaylık öğretmenlik işlemleri ile ilgili hükümler, 14 Mart 2014´den sonra ilk defa atanan aday öğretmenler hakkında uygulanacak.  Bakanlık kadrolarında 14 Mart 2014´den sonra ilk defa atanan ve bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye doğru toplam iki aylık fiilen öğretmenlik görevi yapan aday öğretmenlerin performansı, 2014-2015 ders yılının ikinci döneminde iki defa değerlendirilecek. Birinci değerlendirme sonucu yüzde otuz, ikinci değerlendirme sonucu yüzde yetmiş oranında dikkate alınacak.  Yüz üzerinden en az elli puan alanlar performans değerlendirmesinde başarılı sayılacak. Belge ile ispatı mümkün kabul edilebilir mazeretleri sebebiyle değerlendirilmeleri sonraki dönemlere kalanların performansları da bir dönem üzerinden aynı usulle değerlendirilecek.

Eğitim personelinin öğretmenliğe atanmaları

5580 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde 14 Mart 2014 itibarıyla eğitim personeli olarak çalışmakta olan ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olup bu iş yerleri üzerinden sigorta primi ödenmiş çalışma süresi 1 Ocak 2014 itibarıyla en az altı yıl olanlardan, KPSS’den atanacakları alanlar için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olma şartı hariç öğretmenliğe atanma şartlarını taşıyanlar, yapılacak duyuru üzerine 1 Temmuz 2015-1 Ağustos 2015 tarihleri arasında Bakanlığın öğretmen kadrolarına atanmak için başvuruda bulunabilecek.

Bu adayların sözlü sınavda değerlendirilmeleri amacıyla illerde sözlü sınav komisyonu kurulacak.

Sözlü sınavda adaylar; özel alan bilgisi, pedagojik formasyon, genel kültür, genel yetenek, eğitim yönetimi ve eğitim sistemi ile ilgili temel bilgiler yönlerinden yüz puan üzerinden değerlendirilecek. Sözlü sınavda 70 ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılacak.

Sözlü sınavda başarılı olan adaylar, itirazların sonuçlandırıldığı tarihten itibaren en geç on gün içinde tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre sağlık özrü hariç dört yıl süreyle başka bir yere atanmamak üzere, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınmak suretiyle ilan edilen kontenjan dahilindeki öğretmen kadrolarına atanacak.

> Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği yayımlandı

Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği yayımlandı. İşte öğretmen ata ve yer değiştirme yönetmeliği detayları;

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

MEB Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği´ne göre, 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 arasında disiplin cezaları veya istifa nedeniyle görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananlara, görevlerinden ayrıldıkları tarihle öğretmenliğe döndükleri tarih arasında geçen süreler için hizmet puanı verilecek.

Yönetmeliğe göre, fen ve sosyal bilimler liseleri öğretmenliklerine ve spor liselerinin beden eğitimi öğretmenliği ile güzel sanatlar liselerinin müzik ve görsel sanatlar veya resim öğretmenliğine atanacaklar da başvuru tarihi itibarıyla görev yapılan alanın, atanmak istenilen alana uygun olması, başvurunun son günü itibarıyla Bakanlık kadrolarında adaylık dahil en az üç yıl öğretmenlik yapılmış olması şartları aranacak.

Fen liseleri ile sosyal bilimler liselerine atanmak üzere başvuruda bulunan öğretmenler tercihleri de dikkate alınarak hizmet puanı üstünlüğüne göre valiliklerce atanacak.

Spor liselerinin beden eğitimi öğretmenliği ile güzel sanatlar liselerinin müzik ve görsel sanatlar veya resim öğretmenliklerine atanacaklarda Bakanlık’ça yapılacak değerlendirme ve uygulama sınavında başarılı olma şartı aranacak.

Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanacak.

Eş durumuna bağlı atamalar

Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme, her iki eşin de öğretmen olması ve bu kapsamda yer değiştirmek istedikleri yerlerde alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunmaması durumunda, istemeleri hâlinde her ikisinin de alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunan il ve ilçeye atanmaları suretiyle gerçekleştirilebilecek.

Öğretmenlikte ve devlet memurluğunda adaylığı kaldırılmayanlar, devlet memurluğunda adaylığı kaldırılıp da öğretmenliğe ilk atama kapsamında atananlar ve yeniden atama ve kurumlar arası atama yoluyla öğretmenliğe atananlardan atandığı yerde en az bir yıl çalışmayanlar ile eşi isteğe bağlı sigortalı olan öğretmenler, aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunamayacak.

Eşi veya çocuğu ölen öğretmenler, eş veya çocuklarının ölüm tarihinden itibaren bir yıl içinde, eşi emekli olan öğretmenler, eşinin emekliye ayrılış tarihinden itibaren bir yıl içinde eşinin ikamet ettiği yere yer değiştirme isteğinde bulunabilecek.

 Terör eylemleri sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumun ilgili makamlarca belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkânları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelik’teki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle yerine getirilecek.

İsteğe bağlı yer değiştirmeler

Öğretmenlerden yer değiştirme yapılacak yılın, 30 Eylül tarihi itibarıyla kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda, üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar il içinde, bulundukları ilde üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar ise iller arasında yer değiştirme isteğinde bulunabilecek. Üç yıllık çalışma süresinin hesabında il içinde yer değiştirecekler bakımından kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda, iller arasında yer değiştirecekler bakımından ise bulunduğu ilde fiilen öğretmen veya ikinci görev kapsamında eğitim kurumu yöneticisi olarak geçirilen süreler dikkate alınacak.

Sağlık ve aile birliği mazeretlerine bağlı olarak zorunlu çalışma yükümlülüğü ertelenen öğretmenler, bulundukları eğitim kurumunda en az üç yıl görev yapmaları şartıyla il içinde yer değiştirme isteğinde bulunabilir.

Dönüştürülen eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, dönüşen eğitim kurumuna öğretmen olarak atanma şartlarını taşıması ve alanlarında norm kadro bulunması hâlinde hizmet puanı üstünlüğüne göre öncelikle bu eğitim kurumlarına atanacak.

Öğretmenlerin başarıları değerlendirilecek

 2015-2016 öğretim yılı itibarıyla Bakanlığa bağlı her derece ve türden eğitim kurumunda görev yapan ve adaylık sürecini tamamlamış olan öğretmenlerin başarı, verimlilik ve gayretlerini ölçmek üzere her ders yılı sonunda, görev yaptığı eğitim kurumunun müdürü tarafından değerlendirmesi yapılacak. Değerlendirme ölçütleri olarak Performans Değerlendirme Formu esas alınacak. Değerlendirmeler ders yılı bitiminden itibaren bir ay içinde, MEBBİS üzerinde oluşturulacak modül üzerinden gerçekleştirilecek.

Atamaları Bakan tarafından yapılacak öğretmenler

652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 9. fıkrası kapsamında yapılacak öğretmen atamalarına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık’ça düzenlenecek.

Öğretmenlerin, yürürlükten kaldırılan yönetmelikler kapsamında verilen hizmet puanları ile zorunlu çalışma yükümlülüğü öngörülen eğitim kurumlarında geçen hizmet süreleri geçerli sayılacak.

Zorunlu çalışma yükümlülüğünü yerine getirmek üzere zorunlu hizmet alanlarına atanıp zorunlu hizmet alanlarında fiilen görev yapmakta olan öğretmenlerden, zorunlu hizmet alanları için öngörülen azami çalışma sürelerinin üzerinde görev yapanların hizmet puanları, görev yapmakta oldukları hizmet alanı için öngörülen puan dikkate alınarak azami çalışma sürelerinin üzerinde geçen ilk yıl için yüzde 25, ikinci yıl için yüzde 50, üçüncü ve sonraki yıllar için yüzde 100 artırılarak belirlenecek.

Yatılı bölge ortaokullarında görev yapan kadın öğretmenlerin hizmet puanlarına her yıl için 12, erkek öğretmenlerin hizmet puanlarına ise her yıl için 6 puan, Örgün ve Yaygın Eğitimi Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi kapsamında görev alan yönetici ve öğretmenlerin hizmet puanlarına da görev yaptıkları her ay için 0,5 puan eklenecek.

Göreve döndürülen öğretmenlere hizmet puanı verilecek

 Öğretmen olarak görev yapmakta iken 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 tarihleri arasında almış oldukları disiplin cezası sonucu öğretmenlikleri sona erip, 22 Haziran 2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına bağlı olarak öğretmenliğe döndürülenler ile aynı tarihler arasında istifa sonucu görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananlara görevlerinden ayrıldıkları tarih ile öğretmenliğe döndükleri tarih arasında geçen süreler bakımından, atandıkları eğitim kurumu için hizmet puanı verilecek. Hizmet puanının hesabına esas sürelerin yıldan artan her ayı için o eğitim kurumunda bir yıllık süreye karşılık gelen puanın 1/12´si esas alınacak.  Aydan artan süreler dikkate alınmayacak. Yıldan artan süreler için hesap edilen hizmet puanının kesirli olması halinde kesirli puan tama tamamlanacak

Şehit ve malul gazi yakını öğretmenlere kolaylık

Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, öğretmen olan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinden halen zorunlu hizmetini yerine getirmekte olanlar, bugünden takip eden ilk yer değiştirme döneminde, bir defaya mahsus olmak üzere zorunlu hizmet yükümlülüğünü tamamlamış olup olmadıklarına bakılmaksızın ve başkaca herhangi bir şart aranmaksızın alanlarında öğretmen ihtiyacı olan istedikleri bir eğitim kurumuna atanacak.

Öğretmenlik görevi dışındaki görevlere atananlar

Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce Bakanlığın merkez veya taşra teşkilatında eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı dışındaki görevlere istekleri üzerine atanmış olan öğretmenler, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde başvuruda bulunmaları halinde yeniden öğretmenliğe atanabilecek.

Aday öğretmenlik süreci

Adaylık öğretmenlik işlemleri ile ilgili hükümler, 14 Mart 2014´den sonra ilk defa atanan aday öğretmenler hakkında uygulanacak.  Bakanlık kadrolarında 14 Mart 2014´den sonra ilk defa atanan ve bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye doğru toplam iki aylık fiilen öğretmenlik görevi yapan aday öğretmenlerin performansı, 2014-2015 ders yılının ikinci döneminde iki defa değerlendirilecek. Birinci değerlendirme sonucu yüzde otuz, ikinci değerlendirme sonucu yüzde yetmiş oranında dikkate alınacak.  Yüz üzerinden en az elli puan alanlar performans değerlendirmesinde başarılı sayılacak. Belge ile ispatı mümkün kabul edilebilir mazeretleri sebebiyle değerlendirilmeleri sonraki dönemlere kalanların performansları da bir dönem üzerinden aynı usulle değerlendirilecek.

Eğitim personelinin öğretmenliğe atanmaları

5580 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren dershaneler ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinde 14 Mart 2014 itibarıyla eğitim personeli olarak çalışmakta olan ve herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olup bu iş yerleri üzerinden sigorta primi ödenmiş çalışma süresi 1 Ocak 2014 itibarıyla en az altı yıl olanlardan, KPSS’den atanacakları alanlar için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olma şartı hariç öğretmenliğe atanma şartlarını taşıyanlar, yapılacak duyuru üzerine 1 Temmuz 2015-1 Ağustos 2015 tarihleri arasında Bakanlığın öğretmen kadrolarına atanmak için başvuruda bulunabilecek.

Bu adayların sözlü sınavda değerlendirilmeleri amacıyla illerde sözlü sınav komisyonu kurulacak.

Sözlü sınavda adaylar; özel alan bilgisi, pedagojik formasyon, genel kültür, genel yetenek, eğitim yönetimi ve eğitim sistemi ile ilgili temel bilgiler yönlerinden yüz puan üzerinden değerlendirilecek. Sözlü sınavda 70 ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılacak.

Sözlü sınavda başarılı olan adaylar, itirazların sonuçlandırıldığı tarihten itibaren en geç on gün içinde tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre sağlık özrü hariç dört yıl süreyle başka bir yere atanmamak üzere, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınmak suretiyle ilan edilen kontenjan dahilindeki öğretmen kadrolarına atanacak.

Son Güncelleme: Pazar, 19 Nisan 2015 11:04

Gösterim: 2281

KPSS soruşturması kapsamında Ankara merkezli 28 ilde başlatılan operasyonlarda haklarında yakalama kararı çıkartılan 78 şüpheliden 35'inin gözaltına alındığı bildirildi.

KPSS soruşturması kapsamında Ankara merkezli 28 ilde başlatılan operasyonlarda haklarında yakalama kararı çıkartılan 78 şüpheliden 35'inin gözaltına alındığı bildirildi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 2010 yılında düzenlenen KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sürüyor. İlk operasyonun ardından soruşturmayı derinleştiren ekipler, 2. etap operasyonu için sabah erken saatlerde düğmeye bastı.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının talimatıyla 28 ilde önceden belirlenen adreslere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 35 kişi gözaltına alındı. Ankara'da gözaltına alınan zanlılar Adli Tıp Kurumu'nda sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirilirken, diğer illerde yakalanan şahısların da Başkente getirileceği öğrenildi.

Gözaltına alınan şüpheliler arasında 2010 yılındaki KPSS sonrası başta İçişleri ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları olmak üzere bazı bakanlık ve belediyelere ataması gerçekleştirilen devlet memurlarının da bulunduğu öğrenildi.

Zanlıların çoğu adreslerinde bulunamadı

Ankara başta olmak üzere aralarında Malatya, Bitlis, Isparta, Çorum ve Gaziantep'in de bulunduğu 28 ildeki operasyonların devam ettiği, gözaltı sayısının artabileceği belirtilirken, gözaltına alınan şüphelilerin bulundukları illerden Ankara'ya gönderilmelerine başlandığı kaydedildi.

Operasyonla ilgili gece geç saatlerde bir sosyal medya hesabından yapılan duyurunun ardından zanlılardan birçoğunun bulundukları adresleri terk ettikleri bildirildi. Soruşturmanın devam ettiği, zanlıların yakalanmasına çalışıldığı belirtildi.

KPSS'de usulsüzlük iddiası

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 2010'da düzenlenen KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, 23 Mart 2015'te 14 ili kapsayan operasyonlarda 62 kişi gözaltına alınmış, 32'si tutuklanırken 30'u adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

> 28 ilde KPSS operasyonu

KPSS soruşturması kapsamında Ankara merkezli 28 ilde başlatılan operasyonlarda haklarında yakalama kararı çıkartılan 78 şüpheliden 35'inin gözaltına alındığı bildirildi.

KPSS soruşturması kapsamında Ankara merkezli 28 ilde başlatılan operasyonlarda haklarında yakalama kararı çıkartılan 78 şüpheliden 35'inin gözaltına alındığı bildirildi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 2010 yılında düzenlenen KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma sürüyor. İlk operasyonun ardından soruşturmayı derinleştiren ekipler, 2. etap operasyonu için sabah erken saatlerde düğmeye bastı.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının talimatıyla 28 ilde önceden belirlenen adreslere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 35 kişi gözaltına alındı. Ankara'da gözaltına alınan zanlılar Adli Tıp Kurumu'nda sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne getirilirken, diğer illerde yakalanan şahısların da Başkente getirileceği öğrenildi.

Gözaltına alınan şüpheliler arasında 2010 yılındaki KPSS sonrası başta İçişleri ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlıkları olmak üzere bazı bakanlık ve belediyelere ataması gerçekleştirilen devlet memurlarının da bulunduğu öğrenildi.

Zanlıların çoğu adreslerinde bulunamadı

Ankara başta olmak üzere aralarında Malatya, Bitlis, Isparta, Çorum ve Gaziantep'in de bulunduğu 28 ildeki operasyonların devam ettiği, gözaltı sayısının artabileceği belirtilirken, gözaltına alınan şüphelilerin bulundukları illerden Ankara'ya gönderilmelerine başlandığı kaydedildi.

Operasyonla ilgili gece geç saatlerde bir sosyal medya hesabından yapılan duyurunun ardından zanlılardan birçoğunun bulundukları adresleri terk ettikleri bildirildi. Soruşturmanın devam ettiği, zanlıların yakalanmasına çalışıldığı belirtildi.

KPSS'de usulsüzlük iddiası

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 2010'da düzenlenen KPSS'de usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, 23 Mart 2015'te 14 ili kapsayan operasyonlarda 62 kişi gözaltına alınmış, 32'si tutuklanırken 30'u adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 Nisan 2015 12:00

Gösterim: 1558

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, “Eğitimde hibrit modele geçilmesini elzem olarak görüyoruz. Bir öğrenci, gelecek yıllarda tek bir yerde olup, eğitimi her yerden alabilecek. Buna da hazır olmak gerekiyor" şeklinde konuştu.

Vakıf Üniversiteleri Birliği tarafından düzenlenen 2. Eğitim Zirvesi'nde konuşan Sarıcaoğlu, son yıllarda büyük atılım yapan vakıf üniversitelerinin eğitime önemli katkılar yaptığını söyledi. 

Yükseköğretimin daha istikrarlı ve dünya ile rekabet edebilen bir seviyeye ulaşması için çalıştıklarını ifade eden Sarıcaoğlu, statükoculuktan uzak, hesap veren, şeffaf, toplumun ihtiyaçlarına göre sürekli yenilenen bir eğitim sistemi benimsediklerini aktardı. 

Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı 450 bine yaklaştı

Sarıcaoğlu, vakıf üniversitelerini tercih eden öğrenci sayısının son yıllarda büyük artış gösterdiğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Artık vakıf üniversiteleri, rakamsal olarak da eğitime ciddi katkı sunuyor. 2007'de 140 bin olan vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı, bu akademik yılda yaklaşık 450 bin oldu. Ayrıca, aynı dönemde ülke genelinde örgün öğrencilerin yüzde 9'u vakıf üniversitelerinde eğitim görürken, bu oran şu anda yüzde 15'e yaklaştı. Önlisansta okuyan öğrenci sayısı yüzde 5'ten yüzde 8'e, yüksekokullarda yüzde 4'ten yüzde 11'e, lisanlarda yüzde 11'den yüzde 14'e, lisansüstünde yüzde 11'den yüzde 19'a yükseldi." 

Rifat Sarıcaoğlu, yenilikçi ve sürdürülebilir üniversite yapılanmasının, Türkiye yükseköğretimi için vazgeçilmez öncelik olarak ortaya çıktığını dile getirdi. 

Eğitimde niteliksel dönüşümün önemine değinen Sarıcaoğlu, "Bu alanda en önemli olgu, ölçme. Ölçe olmadan dünya ile rekabet edilmesi mümkün değil. Öğrencilerimizin istihdamı da bir başka önemli kavram. Ancak bunu sağlıklı yapmak lazım. Öğrencilere, 'Mezun olduktan sonra ne yapmak istiyorsunuz?' diye sorduğumuzda, 'Devlete kapak atmak, babanın yanında veya bir şirkete girip çalışmak' yanıtlarını alıyoruz. Bu nedenle sistemimizde yaratıcılık anlamında bazı sorunları gidermemiz gerekiyor" diye konuştu. 

"Burs dağılımı adil olmalı"

 ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmelerde, vakıf üniversitelerinde, genel sıralamaya uygun şekilde tam burslu yerleştirme yapılmasını istediklerini anlatan Sarıcaoğlu, "Türkiye'de vakıflara burslu gelenler, yüksek gelir grubundan oluyor. Vakıf üniversitelerinde tam burs dağılımının adil olması gerektiğini düşüyoruz. Bunun masaya yatırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Eğitimde ‘hibrit model’e geçilmeli

Rifat Sarıcaoğlu, Türkiye'de sonuçlara göre rekabetçiliği teşvik edecek bir ödüllendirme sistemi olması gerektiğini vurgulayarak, "Eğitimin sadece 18-22 yaşı değil, hayat boyu bir süreci kapsadığını anlamalıyız. Bu mantıktan çıkmalıyız artık. Eğitimde hibrit modele (online ve yüz yüze) geçilmesini elzem olarak görüyoruz. Bir öğrenci, gelecek yıllarda tek bir yerde olup, eğitimi her yerden alabilecek. Buna da hazır olmak gerekiyor" şeklinde konuştu.

> Eğitimde ‘hibrit model’e geçilmeli

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, “Eğitimde hibrit modele geçilmesini elzem olarak görüyoruz. Bir öğrenci, gelecek yıllarda tek bir yerde olup, eğitimi her yerden alabilecek. Buna da hazır olmak gerekiyor" şeklinde konuştu.

Vakıf Üniversiteleri Birliği tarafından düzenlenen 2. Eğitim Zirvesi'nde konuşan Sarıcaoğlu, son yıllarda büyük atılım yapan vakıf üniversitelerinin eğitime önemli katkılar yaptığını söyledi. 

Yükseköğretimin daha istikrarlı ve dünya ile rekabet edebilen bir seviyeye ulaşması için çalıştıklarını ifade eden Sarıcaoğlu, statükoculuktan uzak, hesap veren, şeffaf, toplumun ihtiyaçlarına göre sürekli yenilenen bir eğitim sistemi benimsediklerini aktardı. 

Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı 450 bine yaklaştı

Sarıcaoğlu, vakıf üniversitelerini tercih eden öğrenci sayısının son yıllarda büyük artış gösterdiğini dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Artık vakıf üniversiteleri, rakamsal olarak da eğitime ciddi katkı sunuyor. 2007'de 140 bin olan vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı, bu akademik yılda yaklaşık 450 bin oldu. Ayrıca, aynı dönemde ülke genelinde örgün öğrencilerin yüzde 9'u vakıf üniversitelerinde eğitim görürken, bu oran şu anda yüzde 15'e yaklaştı. Önlisansta okuyan öğrenci sayısı yüzde 5'ten yüzde 8'e, yüksekokullarda yüzde 4'ten yüzde 11'e, lisanlarda yüzde 11'den yüzde 14'e, lisansüstünde yüzde 11'den yüzde 19'a yükseldi." 

Rifat Sarıcaoğlu, yenilikçi ve sürdürülebilir üniversite yapılanmasının, Türkiye yükseköğretimi için vazgeçilmez öncelik olarak ortaya çıktığını dile getirdi. 

Eğitimde niteliksel dönüşümün önemine değinen Sarıcaoğlu, "Bu alanda en önemli olgu, ölçme. Ölçe olmadan dünya ile rekabet edilmesi mümkün değil. Öğrencilerimizin istihdamı da bir başka önemli kavram. Ancak bunu sağlıklı yapmak lazım. Öğrencilere, 'Mezun olduktan sonra ne yapmak istiyorsunuz?' diye sorduğumuzda, 'Devlete kapak atmak, babanın yanında veya bir şirkete girip çalışmak' yanıtlarını alıyoruz. Bu nedenle sistemimizde yaratıcılık anlamında bazı sorunları gidermemiz gerekiyor" diye konuştu. 

"Burs dağılımı adil olmalı"

 ÖSYM tarafından yapılan yerleştirmelerde, vakıf üniversitelerinde, genel sıralamaya uygun şekilde tam burslu yerleştirme yapılmasını istediklerini anlatan Sarıcaoğlu, "Türkiye'de vakıflara burslu gelenler, yüksek gelir grubundan oluyor. Vakıf üniversitelerinde tam burs dağılımının adil olması gerektiğini düşüyoruz. Bunun masaya yatırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Eğitimde ‘hibrit model’e geçilmeli

Rifat Sarıcaoğlu, Türkiye'de sonuçlara göre rekabetçiliği teşvik edecek bir ödüllendirme sistemi olması gerektiğini vurgulayarak, "Eğitimin sadece 18-22 yaşı değil, hayat boyu bir süreci kapsadığını anlamalıyız. Bu mantıktan çıkmalıyız artık. Eğitimde hibrit modele (online ve yüz yüze) geçilmesini elzem olarak görüyoruz. Bir öğrenci, gelecek yıllarda tek bir yerde olup, eğitimi her yerden alabilecek. Buna da hazır olmak gerekiyor" şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: Cuma, 17 Nisan 2015 15:55

Gösterim: 1943


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.