Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Bakanlar Kurulu'nda alınan bir karar doğrultusunda, özel sektör tarafından çalıştırılmakta olan yükseköğrenim yurtlarını denetleme ve kriterlerini oluşturma görevi, çıkarılacak bir kanunla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na devredilecek.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, öğrenci evleri tartışmalarına ilişkin, "Sayın Başbakanımızın kaygıları, özel yaşama müdahale etme yönünde bir yaklaşım değildir. Bayın Başbakanımızın kaygısı, bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin sağlıklı koşullarda barınma, sağlıklı koşullarda eğitim alma ve geleceğe özgüveni yüksek bireyler olarak anne babaların beklentileri doğrultusunda hazırlanmasına yönelik bir ciddiyet ve sorumluluğun yansımasıdır" dedi
Kılıç, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Samsun'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, "öğrenci evleri tartışmalarına" ilişkin sorusu üzerine Bakan Kılıç, "Şunu tespit etmek lazım, yüksek öğrenimdeki gençlerimizle ilgili tartışma maalesef bir miktar mecranın dışına taştı. Bu tartışmayı yeniden kendi mecrasına, doğal mecrasına getirmek lazım. Gençlerle ilgili tartışmayı, gençleri ve ailelerini incitmeyecek boyutta sürdürmek lazım" diye konuştu.
Herkesin hukuk, anayasa, hukukun üstünlüğü, bireyin hukukundan bahsettiğini ancak hukuktan bahsedenlerin, anayasanın devlete ve hükümete yüklediği görevleri hatırlamaksızın cümleler kurduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Anayasamızın çok açık maddelerinde yer aldığı biçimiyle, devlet gençleri alkol ve madde bağımlılğından korumakla mükelleftir. Devlet, gençlerin beden ve ruh sağlığını korumakla mükelleftir. Devlet gençleri uyuşturucu müptelası olmaktan korumakla mükelleftir. Geçmiş aylarda alkolle ilgili yapılan düzenleme Amerika'da, İngiltere'de, Almanya'da, İtalya'daki benzerlerine uygun, paralel, çağdaş bir düzenleme olmasına rağmen maalesef biz o zaman da meramımızı tam manasıyla anlatamamıştık. Maalesef o dönem alkolle ilgili düzenleme alkol yasağı biçiminde medyamız tarafından kamuoyuna intikal ettirilmişti. Olayı doğru anlamak lazım, parametrelerini doğru koymak lazım. "
Apart yurt olarak işletilen yapılar
"Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'a gençlerin barınma problemleri ve barınma sorunlarını çözerken karşılaştıkları sorunlar sürecini Türkiye'nin gündemine taşıdığı için teşekkür ediyorum" diyen Bakan Kılıç, yeterince yurt yoksa Türkiye'de bu konuyla ilgili yaklaşımı ayrıca karşılamak, yeni yurtlar yapmak, ihtiyacı karşılayacak yeni projeleri Türkiye'ye kazandırmanın hükümetlerinin görevi olduğuna değinerek, "O konuyla ilgili fikir ve görüşlerimi ayrıca ifade edeceğim fakat burada sürecin başlangıcında sayın Başbakanımızın hem bir baba hem Türkiye'nin geleceğini düşünen bir siyasi lider hem de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak kaygılanmasına neden olan esas sorunun kaynağında, apart yurt olarak işletilen yapılar vardır. Buralarla ilgili bizim ciddi kaygılarımız var" ifadelerini kullandı.
"YURTKUR bünyesinde 310 bin 800 yurt yatak kapasitemiz var"
Bakan Kılıç, son Bakanlar Kurulu'nda karar altına alınan ama kamuoyunun dikkatinden kaçan bir durum olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Şu an Türkiye'de Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyetlerine devam eden Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun (YURTKUR) bünyesinde 310 bin 800 yurt yatak kapasitemiz var. Yüzde 60'ı kız öğrencilerimiz tarafından, yüzde 40'ı erkek öğrenciler tarafından kullanılan 310 bin 800 yatak kapasitemiz var. Bunun dışında yaklaşık 200 bin yatak kapasitesi özel sektörde var. Özel sektördeki yüksek öğrenim yurtlarını denetleme görevi şu an Milli Eğitim Bakanlığı'nda ama Milli Eğitim Bakanlığı'nın yükü ve ödevleri çok çok ağır. Bakanlar Kurulu'nda alınan bir karar doğrultusunda, özel sektör tarafından çalıştırılmakta olan yüksek öğrenim yurtlarını denetleme ve kriterlerini oluşturma görevi, çıkarılacak bir kanunla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na devredilecek. Atılacak bu yasal adım, zaten sektördeki boşluğu ve başıbozukluğu büyük ölçüde ortadan kaldıracak."
Kılıç, "Sayın Başbakanımızın kaygıları, özel yaşama müdahale etme yönünde bir yaklaşım değildir. Bayın Başbakanımızın kaygısı, bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin sağlıklı koşullarda barınma, sağlıklı koşullarda eğitim alma ve geleceğe özgüveni yüksek bireyler olarak anne babaların beklentileri doğrultusunda hazırlanmasına yönelik bir ciddiyet ve sorumluluğun yansımasıdır" diye konuştu.
Kontrol ve denetim göreviyle Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yükü ve sorumluluğunun bir miktar daha artacağını dile getiren Kılıç, "Özel sektördeki yurtlarla ilgili tüm güvenlik kriterleri, tüm barınma kriterleri, tüm sıhhi tesisat kriterleri netleştirilmiş olacak. Acı, kötü, dramatik, anne babaların hayallerini yerle bir eden ve onları üzüntüye sevk eden olayların yaşanmasına da büyük ölçüde engel olunmuş olacak" dedi.
Yurt yatak kapasitesi 450 bine ulaşacak
Bakan Kılıç, "163 yeni yurdun Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna kazandırılmasıyla devam eden kiralama işlemleri de ilave edildiğinde, önümüzdeki yıl itibarıyla bu sene 310 bin olan yurt yatak kapasitesi 450 bin rakamına ulaşmış olacaktır" dedi.
Bakan Kılıç, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki birkaç gün içinde 6 aydır üstünde çalıştığımız bir kiralama şartnamesi ulusal gazetelerde ilan edilecek ve Türkiye'nin 65 ilinde ev kiralama taahhüdüyle devlet tarafından 15 yıla kadar süreyle kiralama garantisi içeren yeni yurtların kiralanmasına gidilecektir."
Devlet yurtları daha güvenli ve ucuz
Devlet yurtlarında barınmanın, özel sektör tarafından işletilen yurtlarda veya apartlarda barınmaktan, kesinlikle ve tartışmaya mahal olmayacak biçimde çok çok daha güvenli olduğunu dile getiren Bakan Kılıç, devlet yurtlarında barınmanın özel yurtlarda barınmaya göre de yaklaşık yüzde 60-70 daha ucuz ve uygun olduğunu söyledi.
Bakan Suat Kılıç, "TBMM'de kabul edilen 3. yargı paketi, özel hayata yönelik müdahaleleri suç sayan ve 3 yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemeyi içermektedir. Özel hayatı bu kadar koruyan, hukukun üstünlüğüne bu kadar saygılı kalan, bireyin hukukunu bu kadar ön planda tutan, farklılıkları farklı görüşle yaklaşımları birlikte barış içinde yaşatmayı gündemin birinci önceliği yapan siyasi hareketi bugün özel yaşama müdahaleyle itham etmek, en hafif ifadesiyle haksızlık olacaktır" şeklinde konuştu.
Yurttan çıkarılma yok
Bakan Kılıç, herhangi bir gencin devlet yurtlarından, şu olaya ya da bu olaya, bu harekete katıldığı için çıkarılmasının da söz konusu olmadığını kaydetti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Bakanlar Kurulu'nda alınan bir karar doğrultusunda, özel sektör tarafından çalıştırılmakta olan yükseköğrenim yurtlarını denetleme ve kriterlerini oluşturma görevi, çıkarılacak bir kanunla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na devredilecek.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, öğrenci evleri tartışmalarına ilişkin, "Sayın Başbakanımızın kaygıları, özel yaşama müdahale etme yönünde bir yaklaşım değildir. Bayın Başbakanımızın kaygısı, bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin sağlıklı koşullarda barınma, sağlıklı koşullarda eğitim alma ve geleceğe özgüveni yüksek bireyler olarak anne babaların beklentileri doğrultusunda hazırlanmasına yönelik bir ciddiyet ve sorumluluğun yansımasıdır" dedi
Kılıç, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Samsun'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, "öğrenci evleri tartışmalarına" ilişkin sorusu üzerine Bakan Kılıç, "Şunu tespit etmek lazım, yüksek öğrenimdeki gençlerimizle ilgili tartışma maalesef bir miktar mecranın dışına taştı. Bu tartışmayı yeniden kendi mecrasına, doğal mecrasına getirmek lazım. Gençlerle ilgili tartışmayı, gençleri ve ailelerini incitmeyecek boyutta sürdürmek lazım" diye konuştu.
Herkesin hukuk, anayasa, hukukun üstünlüğü, bireyin hukukundan bahsettiğini ancak hukuktan bahsedenlerin, anayasanın devlete ve hükümete yüklediği görevleri hatırlamaksızın cümleler kurduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Anayasamızın çok açık maddelerinde yer aldığı biçimiyle, devlet gençleri alkol ve madde bağımlılğından korumakla mükelleftir. Devlet, gençlerin beden ve ruh sağlığını korumakla mükelleftir. Devlet gençleri uyuşturucu müptelası olmaktan korumakla mükelleftir. Geçmiş aylarda alkolle ilgili yapılan düzenleme Amerika'da, İngiltere'de, Almanya'da, İtalya'daki benzerlerine uygun, paralel, çağdaş bir düzenleme olmasına rağmen maalesef biz o zaman da meramımızı tam manasıyla anlatamamıştık. Maalesef o dönem alkolle ilgili düzenleme alkol yasağı biçiminde medyamız tarafından kamuoyuna intikal ettirilmişti. Olayı doğru anlamak lazım, parametrelerini doğru koymak lazım. "
Apart yurt olarak işletilen yapılar
"Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sayın Recep Tayyip Erdoğan'a gençlerin barınma problemleri ve barınma sorunlarını çözerken karşılaştıkları sorunlar sürecini Türkiye'nin gündemine taşıdığı için teşekkür ediyorum" diyen Bakan Kılıç, yeterince yurt yoksa Türkiye'de bu konuyla ilgili yaklaşımı ayrıca karşılamak, yeni yurtlar yapmak, ihtiyacı karşılayacak yeni projeleri Türkiye'ye kazandırmanın hükümetlerinin görevi olduğuna değinerek, "O konuyla ilgili fikir ve görüşlerimi ayrıca ifade edeceğim fakat burada sürecin başlangıcında sayın Başbakanımızın hem bir baba hem Türkiye'nin geleceğini düşünen bir siyasi lider hem de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak kaygılanmasına neden olan esas sorunun kaynağında, apart yurt olarak işletilen yapılar vardır. Buralarla ilgili bizim ciddi kaygılarımız var" ifadelerini kullandı.
"YURTKUR bünyesinde 310 bin 800 yurt yatak kapasitemiz var"
Bakan Kılıç, son Bakanlar Kurulu'nda karar altına alınan ama kamuoyunun dikkatinden kaçan bir durum olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Şu an Türkiye'de Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyetlerine devam eden Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun (YURTKUR) bünyesinde 310 bin 800 yurt yatak kapasitemiz var. Yüzde 60'ı kız öğrencilerimiz tarafından, yüzde 40'ı erkek öğrenciler tarafından kullanılan 310 bin 800 yatak kapasitemiz var. Bunun dışında yaklaşık 200 bin yatak kapasitesi özel sektörde var. Özel sektördeki yüksek öğrenim yurtlarını denetleme görevi şu an Milli Eğitim Bakanlığı'nda ama Milli Eğitim Bakanlığı'nın yükü ve ödevleri çok çok ağır. Bakanlar Kurulu'nda alınan bir karar doğrultusunda, özel sektör tarafından çalıştırılmakta olan yüksek öğrenim yurtlarını denetleme ve kriterlerini oluşturma görevi, çıkarılacak bir kanunla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na devredilecek. Atılacak bu yasal adım, zaten sektördeki boşluğu ve başıbozukluğu büyük ölçüde ortadan kaldıracak."
Kılıç, "Sayın Başbakanımızın kaygıları, özel yaşama müdahale etme yönünde bir yaklaşım değildir. Bayın Başbakanımızın kaygısı, bu ülkenin geleceği olan gençlerimizin sağlıklı koşullarda barınma, sağlıklı koşullarda eğitim alma ve geleceğe özgüveni yüksek bireyler olarak anne babaların beklentileri doğrultusunda hazırlanmasına yönelik bir ciddiyet ve sorumluluğun yansımasıdır" diye konuştu.
Kontrol ve denetim göreviyle Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yükü ve sorumluluğunun bir miktar daha artacağını dile getiren Kılıç, "Özel sektördeki yurtlarla ilgili tüm güvenlik kriterleri, tüm barınma kriterleri, tüm sıhhi tesisat kriterleri netleştirilmiş olacak. Acı, kötü, dramatik, anne babaların hayallerini yerle bir eden ve onları üzüntüye sevk eden olayların yaşanmasına da büyük ölçüde engel olunmuş olacak" dedi.
Yurt yatak kapasitesi 450 bine ulaşacak
Bakan Kılıç, "163 yeni yurdun Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna kazandırılmasıyla devam eden kiralama işlemleri de ilave edildiğinde, önümüzdeki yıl itibarıyla bu sene 310 bin olan yurt yatak kapasitesi 450 bin rakamına ulaşmış olacaktır" dedi.
Bakan Kılıç, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki birkaç gün içinde 6 aydır üstünde çalıştığımız bir kiralama şartnamesi ulusal gazetelerde ilan edilecek ve Türkiye'nin 65 ilinde ev kiralama taahhüdüyle devlet tarafından 15 yıla kadar süreyle kiralama garantisi içeren yeni yurtların kiralanmasına gidilecektir."
Devlet yurtları daha güvenli ve ucuz
Devlet yurtlarında barınmanın, özel sektör tarafından işletilen yurtlarda veya apartlarda barınmaktan, kesinlikle ve tartışmaya mahal olmayacak biçimde çok çok daha güvenli olduğunu dile getiren Bakan Kılıç, devlet yurtlarında barınmanın özel yurtlarda barınmaya göre de yaklaşık yüzde 60-70 daha ucuz ve uygun olduğunu söyledi.
Bakan Suat Kılıç, "TBMM'de kabul edilen 3. yargı paketi, özel hayata yönelik müdahaleleri suç sayan ve 3 yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemeyi içermektedir. Özel hayatı bu kadar koruyan, hukukun üstünlüğüne bu kadar saygılı kalan, bireyin hukukunu bu kadar ön planda tutan, farklılıkları farklı görüşle yaklaşımları birlikte barış içinde yaşatmayı gündemin birinci önceliği yapan siyasi hareketi bugün özel yaşama müdahaleyle itham etmek, en hafif ifadesiyle haksızlık olacaktır" şeklinde konuştu.
Yurttan çıkarılma yok
Bakan Kılıç, herhangi bir gencin devlet yurtlarından, şu olaya ya da bu olaya, bu harekete katıldığı için çıkarılmasının da söz konusu olmadığını kaydetti.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2013 22:26
Gösterim: 1689
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne taksiyle gelen üniversite öğrencisi genç kız, köprüden atlayarak intihar etti.
Alınan bilgiye göre; saat 09.30 sıralarında, taksiyle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne gelen üniversite öğrencisi Başak Özdenoğlu (23), trafiğin sıkıştığı anda araçtan inerek korkuluklardan aşağıya atladı. Olayı gören vatandaşlar, durumu polis ekiperine bildirdi. Kıyı Emniyeti Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı botları tarafından yaklaşık 4 saat aranan genç kızın cesedi bulunarak, Arnavutköy İskelesi'ne getirildi.
Sağlık görevlilerin gelmesinin ardından, genç kızın hayatını kaybettiği anlaşıldı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla, cenaze İstinye’de bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı'na getirildi. Burada bottan indirilen cenaze, Adli Tıp Kurumu aracına konularak İstinye Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Genç kızın Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi olduğu ve Adapazarı’nda ailesiyle yaşadığı öğrenildi. Ayrıca genç kızın Yenikent Devlet Hastanesi'nde görev yapan babası Genel Cerrah Muzaffer Özdenoğlu'nun 2 gün önce polise kayıp müraacatında bulunduğu ileri sürüldü.
Başak Özdenoğlu'nun ailesinin de Adapazarı'ndan gelerek arama çalışmalarına katıldığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne taksiyle gelen üniversite öğrencisi genç kız, köprüden atlayarak intihar etti.
Alınan bilgiye göre; saat 09.30 sıralarında, taksiyle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne gelen üniversite öğrencisi Başak Özdenoğlu (23), trafiğin sıkıştığı anda araçtan inerek korkuluklardan aşağıya atladı. Olayı gören vatandaşlar, durumu polis ekiperine bildirdi. Kıyı Emniyeti Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı botları tarafından yaklaşık 4 saat aranan genç kızın cesedi bulunarak, Arnavutköy İskelesi'ne getirildi.
Sağlık görevlilerin gelmesinin ardından, genç kızın hayatını kaybettiği anlaşıldı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla, cenaze İstinye’de bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı'na getirildi. Burada bottan indirilen cenaze, Adli Tıp Kurumu aracına konularak İstinye Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Genç kızın Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi olduğu ve Adapazarı’nda ailesiyle yaşadığı öğrenildi. Ayrıca genç kızın Yenikent Devlet Hastanesi'nde görev yapan babası Genel Cerrah Muzaffer Özdenoğlu'nun 2 gün önce polise kayıp müraacatında bulunduğu ileri sürüldü.
Başak Özdenoğlu'nun ailesinin de Adapazarı'ndan gelerek arama çalışmalarına katıldığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2013 22:20
Gösterim: 2048
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdüründen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a halife benzetmesi
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü, Başbakan Erdoğan’ın kız- erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili açıklamasını desteklediğini belirterek, “Yeryüzüne halife olarak gönderildiğinin bilinci ile sadece kendi hayatını değil, kendi hayatı nasıl kutsalsa diğerlerinin hayatlarını da öylece kutsal sayarak hareket eden, ailelerin şeref, haysiyet ve insanlık onurunu ayaklar altına alınmaktan kurtarmaya çalışan Sayın Başbakanımızdan Allah razı olsun” diye paylaşımda bulundu.
Muğla’da, içki ve sigara satışı yaptığı gerekçesiyle öğrencilerine okulun yakınındaki marketten alışverişi yasaklayan Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mehmet Şinasi Çövüt, Facebook’taki kişisel sayfasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ’Halife’ benzetmesinde bulundu. Kız- erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili açıklamasını desteklediğini belirtti.
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mehmet Şinasi Çövüt, bir süre önce içki ve sigara satışı yaptığı gerekçesiyle okulun karşısında marketten öğrencilerin alışveriş yapmasını yasakladı. Öğrencilerine yönelik, "İçkili yerlere giderlerse hakkımız haram olsun. Burada Kuran-ı Kerim ve sünneti öğretiyorum. İslam’a göre haramdır" diyen Çövüt, şimdi de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam’da yaptığı açıklamayla ilgili Facebook’taki kişisel sayfasından bir yazı paylaşarak gündeme geldi. Başbakan Erdoğan’ın kız ve erkek öğrencilerin bir arada yaşamasının yanlış olduğuyla ilgili açıklamasını desteklerini belirten Çövüt şöyle dedi:
"Biz Müslümanlar, kadın ve erkeklerin nikahsız olarak birbirleri ile olmama, fütursuzca aynı mekanlarda kalmamaları yönünde görüş belirtiyorsak, bu onların, ailelerinin ve içinden geldikleri toplum fertlerinin insanlıklarını ve onurlarını korumak istememizdendir. Bu nemelazımcılıktan uzak bir sorumluluk örneğidir. Yüce Rabbimizin bize yüklediği bir görevdir. Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öğrenci yurtlarına ilişkin sözleri medyada ve siyaset arenasında tartışılmaya başlandı. Hani bizim de fazla demokrat, empati meraklısı Müslüman kardeşlerimiz Başbakanı haklı bulmadıklarını ifadeye başladılar. Kendilerine özellikle şu noktayı hatırlatmak istiyorum. Bize göre dünyadaki tüm kadınlar, ya annemiz, ya eşimiz, ya da kız kardeşimizdir. Kısacası çok değerlilerdir."
‘Başbakan halife olarak dünyaya geldi’
Çövüt paylaştığı yazıda daha sonra şu satırlara yer verdi:
"Son tartışmalarda Başbakanımıza karşı çıkanların hangisi genelevlere, kadınların bir meta gibi alınıp satıldıkları, seks kölesi olarak kullanıldıkları içkili gece kulüplerine, tavernalara, kadın vücudunun pazarlandığı otomobil, araba lastiği reklamlarına karşı çıkmıştır? Yeryüzüne halife olarak gönderildiğinin bilinci ile sadece kendi hayatını değil, kendi hayatı nasıl kutsalsa diğerlerinin hayatlarını da öylece kutsal sayarak hareket eden, ailelerin şeref, haysiyet ve insanlık onurunu ayaklar altına alınmaktan kurtarmaya çalışan Sayın Başbakanımızdan Allah razı olsun. Kendisine bir Müslüman olarak en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum."
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdüründen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a halife benzetmesi
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü, Başbakan Erdoğan’ın kız- erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili açıklamasını desteklediğini belirterek, “Yeryüzüne halife olarak gönderildiğinin bilinci ile sadece kendi hayatını değil, kendi hayatı nasıl kutsalsa diğerlerinin hayatlarını da öylece kutsal sayarak hareket eden, ailelerin şeref, haysiyet ve insanlık onurunu ayaklar altına alınmaktan kurtarmaya çalışan Sayın Başbakanımızdan Allah razı olsun” diye paylaşımda bulundu.
Muğla’da, içki ve sigara satışı yaptığı gerekçesiyle öğrencilerine okulun yakınındaki marketten alışverişi yasaklayan Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mehmet Şinasi Çövüt, Facebook’taki kişisel sayfasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için ’Halife’ benzetmesinde bulundu. Kız- erkek öğrencilerin aynı evde kalmasıyla ilgili açıklamasını desteklediğini belirtti.
Muğla Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mehmet Şinasi Çövüt, bir süre önce içki ve sigara satışı yaptığı gerekçesiyle okulun karşısında marketten öğrencilerin alışveriş yapmasını yasakladı. Öğrencilerine yönelik, "İçkili yerlere giderlerse hakkımız haram olsun. Burada Kuran-ı Kerim ve sünneti öğretiyorum. İslam’a göre haramdır" diyen Çövüt, şimdi de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kızılcahamam’da yaptığı açıklamayla ilgili Facebook’taki kişisel sayfasından bir yazı paylaşarak gündeme geldi. Başbakan Erdoğan’ın kız ve erkek öğrencilerin bir arada yaşamasının yanlış olduğuyla ilgili açıklamasını desteklerini belirten Çövüt şöyle dedi:
"Biz Müslümanlar, kadın ve erkeklerin nikahsız olarak birbirleri ile olmama, fütursuzca aynı mekanlarda kalmamaları yönünde görüş belirtiyorsak, bu onların, ailelerinin ve içinden geldikleri toplum fertlerinin insanlıklarını ve onurlarını korumak istememizdendir. Bu nemelazımcılıktan uzak bir sorumluluk örneğidir. Yüce Rabbimizin bize yüklediği bir görevdir. Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öğrenci yurtlarına ilişkin sözleri medyada ve siyaset arenasında tartışılmaya başlandı. Hani bizim de fazla demokrat, empati meraklısı Müslüman kardeşlerimiz Başbakanı haklı bulmadıklarını ifadeye başladılar. Kendilerine özellikle şu noktayı hatırlatmak istiyorum. Bize göre dünyadaki tüm kadınlar, ya annemiz, ya eşimiz, ya da kız kardeşimizdir. Kısacası çok değerlilerdir."
‘Başbakan halife olarak dünyaya geldi’
Çövüt paylaştığı yazıda daha sonra şu satırlara yer verdi:
"Son tartışmalarda Başbakanımıza karşı çıkanların hangisi genelevlere, kadınların bir meta gibi alınıp satıldıkları, seks kölesi olarak kullanıldıkları içkili gece kulüplerine, tavernalara, kadın vücudunun pazarlandığı otomobil, araba lastiği reklamlarına karşı çıkmıştır? Yeryüzüne halife olarak gönderildiğinin bilinci ile sadece kendi hayatını değil, kendi hayatı nasıl kutsalsa diğerlerinin hayatlarını da öylece kutsal sayarak hareket eden, ailelerin şeref, haysiyet ve insanlık onurunu ayaklar altına alınmaktan kurtarmaya çalışan Sayın Başbakanımızdan Allah razı olsun. Kendisine bir Müslüman olarak en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum."
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2013 14:23
Gösterim: 1614
Başbakan Erdoğan’ın “Kız ve erkek öğrencilerin birlikte oturmasına müsaade etmeyiz” sözlerinin yankıları sürerken, ‘uygulamanın nasıl olacağı’ konusunda önemli bir işaret AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’den geldi.
Başbakan Erdoğan’ın “Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamalarının ardından yaşanan tartışmalarda en çok merak edilen öğrenci evlerinin nasıl ve ne şekilde denetleneceği sorusuna AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’den yanıt geldi.
Canikli’nin Meclis kulisinde konuyla ilgili olarak söylediklerini bugünkü köşe yazısına aktaran Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Nurettin Canikli’nin, uygulamanın nasıl olacağını aslında söylemeyeceğini, ama “gazetecilerin biraz bastırması” üzerine şunları söylediğini aktardı:
“Üzerinde epey konuştuk. Polis bir yaptırımda bulunmayacak. Aynı evde yaşayan karşı cinsler komşuların da uyarısı sonucu tespit edilirse polis bu gençlerin ailelerine telefon açıp ‘İşte oğlunuz veya kızınız şu evde şu kişilerle birlikte yaşıyor’ diye bildirimde bulunacak. Başka bir uygulama kesinlikle söz konusu olmayacak.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Başbakan Erdoğan’ın “Kız ve erkek öğrencilerin birlikte oturmasına müsaade etmeyiz” sözlerinin yankıları sürerken, ‘uygulamanın nasıl olacağı’ konusunda önemli bir işaret AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’den geldi.
Başbakan Erdoğan’ın “Kız-erkek öğrenciler aynı evde kalıyor, bu yapımıza ters. Vali Beye bunun talimatını verdik, bir şekilde denetimi yapılacak” açıklamalarının ardından yaşanan tartışmalarda en çok merak edilen öğrenci evlerinin nasıl ve ne şekilde denetleneceği sorusuna AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’den yanıt geldi.
Canikli’nin Meclis kulisinde konuyla ilgili olarak söylediklerini bugünkü köşe yazısına aktaran Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Nurettin Canikli’nin, uygulamanın nasıl olacağını aslında söylemeyeceğini, ama “gazetecilerin biraz bastırması” üzerine şunları söylediğini aktardı:
“Üzerinde epey konuştuk. Polis bir yaptırımda bulunmayacak. Aynı evde yaşayan karşı cinsler komşuların da uyarısı sonucu tespit edilirse polis bu gençlerin ailelerine telefon açıp ‘İşte oğlunuz veya kızınız şu evde şu kişilerle birlikte yaşıyor’ diye bildirimde bulunacak. Başka bir uygulama kesinlikle söz konusu olmayacak.”
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2013 16:55
Gösterim: 1069
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öğrenci disiplin yönetmeliğinde yapılan değişikliğe göre, üniversitelerde izinsiz olarak bildiri dağıtan, afiş ve pankart asan öğrencilere ceza verilecek.
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK), öğrenci disiplin yönetmeliğinde yaptığı değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'ne yapılan değişikliğe göre, yükseköğretim kurumu içinde izinsiz olarak bildiri dağıtan, afiş ve pankart asan öğrencilere kınama cezası verilecek.
Suç sayılan eylemleri işleyen veya bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan bir eylemi düzenlemeye veya böyle bir eyleme katılmaya zorlayan öğrencilere, 2 yarıyıl uzaklaştırma cezası verilecek.
Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, soruşturulan öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda karar verilmesini disiplin soruşturmasını açmaya yetkili merciden isteyebilecek.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öğrenci disiplin yönetmeliğinde yapılan değişikliğe göre, üniversitelerde izinsiz olarak bildiri dağıtan, afiş ve pankart asan öğrencilere ceza verilecek.
Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK), öğrenci disiplin yönetmeliğinde yaptığı değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'ne yapılan değişikliğe göre, yükseköğretim kurumu içinde izinsiz olarak bildiri dağıtan, afiş ve pankart asan öğrencilere kınama cezası verilecek.
Suç sayılan eylemleri işleyen veya bir kimseyi veya grubu, cebir veya tehditle suç sayılan bir eylemi düzenlemeye veya böyle bir eyleme katılmaya zorlayan öğrencilere, 2 yarıyıl uzaklaştırma cezası verilecek.
Soruşturmacılar; zaruri gördükleri takdirde soruşturma süresince, soruşturulan öğrencilerin yükseköğretim kurumu binalarına girmesinin yasaklanması hususunda karar verilmesini disiplin soruşturmasını açmaya yetkili merciden isteyebilecek.
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Kasım 2013 11:42
Gösterim: 1198

