Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
İlköğretimi 4+4+4 modeliyle kesintili hale getiren yasa teklifinin TBMM Milli Eğitim Komisyonu'ndaki görüşmelerinde zorunlu eğitime başlama yaşının ay olarak karşılığı tartışma yarattı.
Alt Komisyon'da belirlenen "6 yaşına giren zorunlu eğitim kapsamına alınır" düzenlemesine, CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan itiraz etti. Gürkan, "İlköğretim çağı 6-13 yaş arasındaki çocukları kapsar, bu yaş çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın eylül ayında başlar' deniliyor. Yani buraya ay yazsak daha doğru olmaz mı? Eski metinlerde de vardır. 72 ay diye" eleştirisini yöneltti.
128 ülkede 6 yaş
Gürkan'a yanıt veren AK Partili Alt Komisyon Başkanı Fikri Işık, "Biz 6 yaşın zorunlu eğitim kapsamına alınmasını istiyoruz. Ay konusundaki tartışmaya komisyon olarak girmedik. Kanun metni de 6 yaş diyor. Eğitim Reformu Girişimi (ERG), '128 ülkede 6 yaşında başlar' diyor. Biz de 6 yaşında başlatıyoruz zaten" dedi. Işık, "6 yaşı biz 60 ay olarak aldık ama" itirazlarına da "61'inci ay olarak aldık. 5 yaş bir ay. Bu işin dünyaca belirlenen bir usulü vardır. Hangi ay 6 yaşı kapsar. Kanun yapıcılar olarak ortaya koymamız gereken, kesin kural koymaktır. Kesin kural da 6 yaştır. 6 yaşa 60 ay olarak yazsaydık metne, o zaman tartışmaların içine girmiş olurduk" yanıtını verdi.
‘6 yaştan kasıt 72 ayı doldurmaktır’
CHP'li milletvekillerinin "6 yaştan kasıt 72 ayı doldurmaktır. Bu böyleyse kabul ediyoruz. Ama 6 yaşı 61'inci ay diyorsak o zaman yanlış. O 128 ülkenin içinde biz de varız. Doğduğunda insan bir yaşında değil. Problem oradan çıkıyor" tepkileri üzerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer söz alarak şu yanıtı verdi: "İstatistiklerde de Türkiye 6 yaşında gözüküyor. Türkiye'deki 222 numaralı kanun 6 yaş diyor fakat Türkiye fiilen 6 yaş uygulamıyor. 7 yaş uyguluyor."
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
İlköğretimi 4+4+4 modeliyle kesintili hale getiren yasa teklifinin TBMM Milli Eğitim Komisyonu'ndaki görüşmelerinde zorunlu eğitime başlama yaşının ay olarak karşılığı tartışma yarattı.
Alt Komisyon'da belirlenen "6 yaşına giren zorunlu eğitim kapsamına alınır" düzenlemesine, CHP Edirne Milletvekili Recep Gürkan itiraz etti. Gürkan, "İlköğretim çağı 6-13 yaş arasındaki çocukları kapsar, bu yaş çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın eylül ayında başlar' deniliyor. Yani buraya ay yazsak daha doğru olmaz mı? Eski metinlerde de vardır. 72 ay diye" eleştirisini yöneltti.
128 ülkede 6 yaş
Gürkan'a yanıt veren AK Partili Alt Komisyon Başkanı Fikri Işık, "Biz 6 yaşın zorunlu eğitim kapsamına alınmasını istiyoruz. Ay konusundaki tartışmaya komisyon olarak girmedik. Kanun metni de 6 yaş diyor. Eğitim Reformu Girişimi (ERG), '128 ülkede 6 yaşında başlar' diyor. Biz de 6 yaşında başlatıyoruz zaten" dedi. Işık, "6 yaşı biz 60 ay olarak aldık ama" itirazlarına da "61'inci ay olarak aldık. 5 yaş bir ay. Bu işin dünyaca belirlenen bir usulü vardır. Hangi ay 6 yaşı kapsar. Kanun yapıcılar olarak ortaya koymamız gereken, kesin kural koymaktır. Kesin kural da 6 yaştır. 6 yaşa 60 ay olarak yazsaydık metne, o zaman tartışmaların içine girmiş olurduk" yanıtını verdi.
‘6 yaştan kasıt 72 ayı doldurmaktır’
CHP'li milletvekillerinin "6 yaştan kasıt 72 ayı doldurmaktır. Bu böyleyse kabul ediyoruz. Ama 6 yaşı 61'inci ay diyorsak o zaman yanlış. O 128 ülkenin içinde biz de varız. Doğduğunda insan bir yaşında değil. Problem oradan çıkıyor" tepkileri üzerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer söz alarak şu yanıtı verdi: "İstatistiklerde de Türkiye 6 yaşında gözüküyor. Türkiye'deki 222 numaralı kanun 6 yaş diyor fakat Türkiye fiilen 6 yaş uygulamıyor. 7 yaş uyguluyor."
(hürriyet)
Son Güncelleme: Salı, 06 Mart 2012 11:30
Gösterim: 2446
TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda 4+4+4 teklifiyle ilgili görüşmeler devam ederken, Milli Eğitim Bakanlığı da Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) yapısını yeni sisteme göre değiştirmek için çalışma başlattı.
Bakanlığın çalışmasına göre liseye girişte tek sınav yerine, yönlendirme sistemi getirilecek. 3 kademeli eğitim sisteminde lise türleri de yeniden ele alınacak. Okul türleri modelinde liseler 'meslek liseleri', 'fen ve sosyal bilimler liseleri' ve 'Anadolu liseleri' olarak belirlenecek. Bu okullara giriş için öğrenciler tek sınava bağlı olmayacak. SBS benzeri bir sınav yine olacak ancak bu durum yerleştirme sınavı değil sadece öğrencinin bilgisini tespit sınavı olacak.
Sınav dışında liseye geçişte ders notu, öğretmen görüşü, rehberlik yönlendirmesi ve ailelerin görüşü de alınacak. Tüm bu etkenlerle öğrenci liseye gidecek. Tespit sınavlarının etkisi ise minimuma inecek.
‘SBS'yi seçme esasına dayalı bir sınav halinden çıkartacağız’
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, şunları söyledi: "SBS'yi seçme esasına dayalı bir sınav halinden çıkartacağız. Bu kaldıracağımız anlamına gelmez. Sınav seçme değil durumunu tespit için olacak. Çocuklarımızın öngörülen kazanımlarını görmek için feed back gibi, seviye tespit, olgunlaşma sınavları olabilir. Onların kazanımlarını ölçebiliriz. Bir sınav kalkıp diğeri de konulacak değil. Mevcut sınavların tarzı değiştirilip yapılabilir. Yaş düşüşü nedeniyle müfredat yeniden ele alınacak. Yapılan çalışma kapsamında öğrenciler okula geldiğinde akademik bilgiden çok görsel ve oyunla öğretim bilgisi verilecek. Okuma yazma öğretimi ise daha esnek bir yapıda yapılacak." Çalışmaların haziran ayında tamamlanması planlanıyor.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda 4+4+4 teklifiyle ilgili görüşmeler devam ederken, Milli Eğitim Bakanlığı da Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) yapısını yeni sisteme göre değiştirmek için çalışma başlattı.
Bakanlığın çalışmasına göre liseye girişte tek sınav yerine, yönlendirme sistemi getirilecek. 3 kademeli eğitim sisteminde lise türleri de yeniden ele alınacak. Okul türleri modelinde liseler 'meslek liseleri', 'fen ve sosyal bilimler liseleri' ve 'Anadolu liseleri' olarak belirlenecek. Bu okullara giriş için öğrenciler tek sınava bağlı olmayacak. SBS benzeri bir sınav yine olacak ancak bu durum yerleştirme sınavı değil sadece öğrencinin bilgisini tespit sınavı olacak.
Sınav dışında liseye geçişte ders notu, öğretmen görüşü, rehberlik yönlendirmesi ve ailelerin görüşü de alınacak. Tüm bu etkenlerle öğrenci liseye gidecek. Tespit sınavlarının etkisi ise minimuma inecek.
‘SBS'yi seçme esasına dayalı bir sınav halinden çıkartacağız’
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, şunları söyledi: "SBS'yi seçme esasına dayalı bir sınav halinden çıkartacağız. Bu kaldıracağımız anlamına gelmez. Sınav seçme değil durumunu tespit için olacak. Çocuklarımızın öngörülen kazanımlarını görmek için feed back gibi, seviye tespit, olgunlaşma sınavları olabilir. Onların kazanımlarını ölçebiliriz. Bir sınav kalkıp diğeri de konulacak değil. Mevcut sınavların tarzı değiştirilip yapılabilir. Yaş düşüşü nedeniyle müfredat yeniden ele alınacak. Yapılan çalışma kapsamında öğrenciler okula geldiğinde akademik bilgiden çok görsel ve oyunla öğretim bilgisi verilecek. Okuma yazma öğretimi ise daha esnek bir yapıda yapılacak." Çalışmaların haziran ayında tamamlanması planlanıyor.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Salı, 06 Mart 2012 10:52
Gösterim: 2800
Koç Üniversitesi Sosyal Politika Merkezi, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine görüşünü açıkladı.
Koç Üniversitesi Sosyal Politika Merkezi (KOÇ-SPM), 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde önerilen mesleki eğitime yönlendirme yaşının erkene alınmasının, öğrencilerin temel becerilerdeki başarıları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından arzu edilen sonuçları vermeyeceğini bildirdi.
KOÇ-SPM, eldeki bilimsel veriler ışığında yaptığı değerlendirmede, mesleki eğitime yönlendirmenin erken yaşa alınmasının doğuracağı sonuçları şu şekilde sıraladı: Türkiye’de meslek eğitiminin kalitesi ve bu eğitim sonrasında hem çalışma yaşamına hem yüksek eğitime geçiş alanlarında ciddi sorunlar olduğunu ortaya koyan birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak, bu sorunların çözümünün yönlendirme/seçme yaşını öne almakla kolaylaşacağını gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Aksine, var olan uluslararası bilimsel bulgular yönlendirme/seçme yaşını öne almanın bu sorunların çözümünü zorlaştıracağına, daha da önemlisi bu sorunları derinleştirici etkisi olacağına işaret etmektedir. Mesleki eğitime yönlendirme yaşının erkene alınması, mesleki eğitim alanında varolan toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da arttırma tehlikesini barındırmaktadır. Türkiye’de mesleki eğitim sistemine daha genç bir nüfus yükü bindirmek bir dizi yapısal sorunlar içeren meslek eğitiminde yapılması şart olan reformları da sekteye uğratacaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Koç Üniversitesi Sosyal Politika Merkezi, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine görüşünü açıkladı.
Koç Üniversitesi Sosyal Politika Merkezi (KOÇ-SPM), 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde önerilen mesleki eğitime yönlendirme yaşının erkene alınmasının, öğrencilerin temel becerilerdeki başarıları ve toplumsal cinsiyet eşitliği açısından arzu edilen sonuçları vermeyeceğini bildirdi.
KOÇ-SPM, eldeki bilimsel veriler ışığında yaptığı değerlendirmede, mesleki eğitime yönlendirmenin erken yaşa alınmasının doğuracağı sonuçları şu şekilde sıraladı: Türkiye’de meslek eğitiminin kalitesi ve bu eğitim sonrasında hem çalışma yaşamına hem yüksek eğitime geçiş alanlarında ciddi sorunlar olduğunu ortaya koyan birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak, bu sorunların çözümünün yönlendirme/seçme yaşını öne almakla kolaylaşacağını gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Aksine, var olan uluslararası bilimsel bulgular yönlendirme/seçme yaşını öne almanın bu sorunların çözümünü zorlaştıracağına, daha da önemlisi bu sorunları derinleştirici etkisi olacağına işaret etmektedir. Mesleki eğitime yönlendirme yaşının erkene alınması, mesleki eğitim alanında varolan toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da arttırma tehlikesini barındırmaktadır. Türkiye’de mesleki eğitim sistemine daha genç bir nüfus yükü bindirmek bir dizi yapısal sorunlar içeren meslek eğitiminde yapılması şart olan reformları da sekteye uğratacaktır.
Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 16:49
Gösterim: 3033
MHP Ankara milletvekilleri Zühal Topcu ve Özcan Yeniçeri, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasıyla ilgili olarak 2 bin 107 öğretmen ve yöneticiyle yapılan anketin sonuçlarını açıkladı.
Topcu ve Yeniçeri Mecliste düzenledikleri ortak basın toplantısında, anket sonuçlarını değerlendirdi. Topcu, ankete katılanların yüzde 78’inin zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması ile ilgili çalışmayı yakından takip ettiğini, yüzde 43,3’ünün zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasını yerinde bir karar olarak görmediği belirterek, "(4 4 4 zorunlu eğitimin içeriği hakkında yeterince bilgi sahibiyim) diyenlerin oranı sadece yüzde 16,2, ’hayır, değilim’ diyenlerin oranı yüzde 65,5’tir" dedi.
Ankette; "zorunlu eğitimle ilgili çalışmalarda biz eğitimcilerin de fikri alınmalıydı" diyenlerin yüzde 83 olduğuna işaret eden Topcu, yüzde71,6’sının zorunlu eğitimi çalışmalarının şu anda eğitimin problemlerini geri plana attığını düşündüğünü, yüzde 57’sinin zorunlu eğitim çalışmalarının zamanlamasının uygun olmadığı, yüzde 51,2’sinin yeni sistemin öğrenciye katkı sağlamayacağı görüşünü taşıdığını anlattı.
Topcu, "Ankete katılanların yüzde 61,4’ü mevcut altyapının 12 yıllık zorunlu eğitimi kaldırma dinamiği olmadığını, zorunlu eğitilin 12 yıl olmasının kız çocuklarının eğitim düzeyleri ve ekonomik yaşama katılımlarını artıracağını düşünenlerin oranı yüzde 21,7, ’hayır, artırmayacaktır’ diyenlerin oranı ise yüzde 51,3 oldu. Ayrıca, okul öncesinin zorunlu olmasının doğru bir karar olmadığına inanların oranı yüzde 57,1’dir. Eğitimcilerin yüzde 56,5’i yeni sistemin nitelikli öğretmen sorununu tavan yapacağını düşünüyor" diye konuştu.
MHP’li Özcan Yeniçeri de anketteki "4 4 4 zorunlu eğitimin amacı sadece imam hatiplerin önünü açmak içindir" görüşünü paylaşanların oranının yüzde 50,2 olduğunu belirterek,"Halbuki teklifte böyle bir düzenleme yok. Olsa ne olacak. Bunlar da Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarıdır. Bunlar bizim çocuklarımız, onların önünü açmamızın kime ne zararı olacak. Günah keçisi ilan edilmesi aklı başında olan ve meseleyi bilimsel ele alınların yapacağı iş değildir. Biz 4. sınıftan itibaren ortaya konan seçmeli derslerin çok da insanları yönlendirebilecek etkileyecek dersler olmasının mantıki bir soncu olacağını düşünmüyoruz. Eğitim sistemi yap, boz, olmadı başa dön anlayışıyla yürütülmez. Eğitim en stratejik konudur ve taraflarına, STK’lara sormak gerekiyordu. Tam tersi yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
MHP Ankara milletvekilleri Zühal Topcu ve Özcan Yeniçeri, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasıyla ilgili olarak 2 bin 107 öğretmen ve yöneticiyle yapılan anketin sonuçlarını açıkladı.
Topcu ve Yeniçeri Mecliste düzenledikleri ortak basın toplantısında, anket sonuçlarını değerlendirdi. Topcu, ankete katılanların yüzde 78’inin zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması ile ilgili çalışmayı yakından takip ettiğini, yüzde 43,3’ünün zorunlu eğitimin 8 yıldan 12 yıla çıkarılmasını yerinde bir karar olarak görmediği belirterek, "(4 4 4 zorunlu eğitimin içeriği hakkında yeterince bilgi sahibiyim) diyenlerin oranı sadece yüzde 16,2, ’hayır, değilim’ diyenlerin oranı yüzde 65,5’tir" dedi.
Ankette; "zorunlu eğitimle ilgili çalışmalarda biz eğitimcilerin de fikri alınmalıydı" diyenlerin yüzde 83 olduğuna işaret eden Topcu, yüzde71,6’sının zorunlu eğitimi çalışmalarının şu anda eğitimin problemlerini geri plana attığını düşündüğünü, yüzde 57’sinin zorunlu eğitim çalışmalarının zamanlamasının uygun olmadığı, yüzde 51,2’sinin yeni sistemin öğrenciye katkı sağlamayacağı görüşünü taşıdığını anlattı.
Topcu, "Ankete katılanların yüzde 61,4’ü mevcut altyapının 12 yıllık zorunlu eğitimi kaldırma dinamiği olmadığını, zorunlu eğitilin 12 yıl olmasının kız çocuklarının eğitim düzeyleri ve ekonomik yaşama katılımlarını artıracağını düşünenlerin oranı yüzde 21,7, ’hayır, artırmayacaktır’ diyenlerin oranı ise yüzde 51,3 oldu. Ayrıca, okul öncesinin zorunlu olmasının doğru bir karar olmadığına inanların oranı yüzde 57,1’dir. Eğitimcilerin yüzde 56,5’i yeni sistemin nitelikli öğretmen sorununu tavan yapacağını düşünüyor" diye konuştu.
MHP’li Özcan Yeniçeri de anketteki "4 4 4 zorunlu eğitimin amacı sadece imam hatiplerin önünü açmak içindir" görüşünü paylaşanların oranının yüzde 50,2 olduğunu belirterek,"Halbuki teklifte böyle bir düzenleme yok. Olsa ne olacak. Bunlar da Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarıdır. Bunlar bizim çocuklarımız, onların önünü açmamızın kime ne zararı olacak. Günah keçisi ilan edilmesi aklı başında olan ve meseleyi bilimsel ele alınların yapacağı iş değildir. Biz 4. sınıftan itibaren ortaya konan seçmeli derslerin çok da insanları yönlendirebilecek etkileyecek dersler olmasının mantıki bir soncu olacağını düşünmüyoruz. Eğitim sistemi yap, boz, olmadı başa dön anlayışıyla yürütülmez. Eğitim en stratejik konudur ve taraflarına, STK’lara sormak gerekiyordu. Tam tersi yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
(milliyet)
Son Güncelleme: Salı, 06 Mart 2012 09:53
Gösterim: 2840
Eğitimde 4+4+4 sistemi ile birlikte okul türleri ve sınav sisteminde de köklü değişikliğe gidilecek. Okul türleri azaltılacak, sınavsız geçiş sağlanacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı çalışmaya göre seviye belirleme sınavları (SBS) kaldırılacak. Öğrenciler, liselere yönlendirme ve ders notları ile geçiş yapacak. En başarılı olanlar sayısı azaltılacak olan fen liselerine gidecek.
4+4+4 formülü ile birlikte sınavlar artacak eleştirileri gündemde. Özellikle 4 sınıftan sonra yeni bir sınav koyulur mu tartışması yaşanırken, Mili Eğitim Bakanlığı sınavları tamamen kaldırmak için harekete geçti. 3 kademeye ayrılan sistemde, sınavlar ve okul türleri yeniden ele alınıyor. Düzenleme henüz taslak halinde. Çalışmanın haziran ayında tamamlanması planlanıyor.
4+4+4 formülüne göre önce okul türleri düzenlenecek. Bunun için iki alternatif üzerinde duruluyor. İlk alternatife göre, sistemde sardece meslek liseleri ile anadolu liseleri kalacak.
Genel lise, fen lisesi, anadolu öğretmen lisesi, sosyal bilimler lisesi, güzel sanatlar ve spor lisesi türleri böylece tek bir çatı altında birleştirilecek. Öğrenci seçmeli dersler yoluyla ekstra fen, matematik, sosyal bilimler, güzel sanatlar derslerini alacak. Ancak bu alternatife fen lisesi, sosyal bilimler lisesi gibi nitelikli liselerin yeri doldurulamaz endişesiyle çok da sıcak bakılmıyor.
Okul türleri 3'e indirilecek
Bakanlığın üzerinde çalıştığı ikinci alternatif lise türlerini 3'e indirmek. Buna göre tüm düz liseler anadolu lisesine dönüştürülecek. Fen liseleri ile sosyal bilimler liseleri birleştirilecek. Bir de güzel sanatlar ve spor liseleri sistemde yerini korumaya devam edecek.
Meslek liseleri ne olacak?
Bir de akademik eğitim veren liselerin dışında mesleki eğitim veren liseler var. Bu mesleki liselerin tamamı da mesleki ve teknik lise ile imam hatip lisesi olarak ikiye indirilecek.
SBS kaldırılacak
Peki bu liselere nasıl girilecek? İşte bu sorunun yanıtı da bakanlığın çalışmasında. O çalışmaya göre, seviye belirleme sınavları kaldırılacak. SBS kalkınca çocuklar, okuldaki notlarına ve yeteneklerine göre aile ve öğretmenleri tarafından yeni belirlenen lise türlerine yönlendirilecek.
Yeni sistemde, fen liselerinin sayısının da azaltılması üzerinde duruluyor. Buna göre, her ile bir fen lisesi, toplamda 81 fen lisesi planlaması var. Ve bu liselere ülkenin en zeki çocukları öğretmenler tarafından yönlendirilecek. Öğrenciler okuldaki başarılarına göre sıralanacak. Ders notlarının ortalamasına göre fen lisesine alınacaklar.
(cnntürk)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Eğitimde 4+4+4 sistemi ile birlikte okul türleri ve sınav sisteminde de köklü değişikliğe gidilecek. Okul türleri azaltılacak, sınavsız geçiş sağlanacak.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı çalışmaya göre seviye belirleme sınavları (SBS) kaldırılacak. Öğrenciler, liselere yönlendirme ve ders notları ile geçiş yapacak. En başarılı olanlar sayısı azaltılacak olan fen liselerine gidecek.
4+4+4 formülü ile birlikte sınavlar artacak eleştirileri gündemde. Özellikle 4 sınıftan sonra yeni bir sınav koyulur mu tartışması yaşanırken, Mili Eğitim Bakanlığı sınavları tamamen kaldırmak için harekete geçti. 3 kademeye ayrılan sistemde, sınavlar ve okul türleri yeniden ele alınıyor. Düzenleme henüz taslak halinde. Çalışmanın haziran ayında tamamlanması planlanıyor.
4+4+4 formülüne göre önce okul türleri düzenlenecek. Bunun için iki alternatif üzerinde duruluyor. İlk alternatife göre, sistemde sardece meslek liseleri ile anadolu liseleri kalacak.
Genel lise, fen lisesi, anadolu öğretmen lisesi, sosyal bilimler lisesi, güzel sanatlar ve spor lisesi türleri böylece tek bir çatı altında birleştirilecek. Öğrenci seçmeli dersler yoluyla ekstra fen, matematik, sosyal bilimler, güzel sanatlar derslerini alacak. Ancak bu alternatife fen lisesi, sosyal bilimler lisesi gibi nitelikli liselerin yeri doldurulamaz endişesiyle çok da sıcak bakılmıyor.
Okul türleri 3'e indirilecek
Bakanlığın üzerinde çalıştığı ikinci alternatif lise türlerini 3'e indirmek. Buna göre tüm düz liseler anadolu lisesine dönüştürülecek. Fen liseleri ile sosyal bilimler liseleri birleştirilecek. Bir de güzel sanatlar ve spor liseleri sistemde yerini korumaya devam edecek.
Meslek liseleri ne olacak?
Bir de akademik eğitim veren liselerin dışında mesleki eğitim veren liseler var. Bu mesleki liselerin tamamı da mesleki ve teknik lise ile imam hatip lisesi olarak ikiye indirilecek.
SBS kaldırılacak
Peki bu liselere nasıl girilecek? İşte bu sorunun yanıtı da bakanlığın çalışmasında. O çalışmaya göre, seviye belirleme sınavları kaldırılacak. SBS kalkınca çocuklar, okuldaki notlarına ve yeteneklerine göre aile ve öğretmenleri tarafından yeni belirlenen lise türlerine yönlendirilecek.
Yeni sistemde, fen liselerinin sayısının da azaltılması üzerinde duruluyor. Buna göre, her ile bir fen lisesi, toplamda 81 fen lisesi planlaması var. Ve bu liselere ülkenin en zeki çocukları öğretmenler tarafından yönlendirilecek. Öğrenciler okuldaki başarılarına göre sıralanacak. Ders notlarının ortalamasına göre fen lisesine alınacaklar.
(cnntürk)
Son Güncelleme: Pazartesi, 05 Mart 2012 15:48
Gösterim: 3070

