Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Hayatında hiçbir zaman yeni bir elbisesi olmadı. Yıllardır hep ikinci el elbise giydi.

Prof. Dr. Orhan Kural, aşırı tüketim, israfa ve çevre kirliliğine neden olduğu için hiç yeni elbise almadığını belirtti. Kural: "Yıllardır hep ikinci el giyindim. Babam öldü, onun takımlarını giydim. Hiçbir zaman alışveriş merkezinden veya bir mağazadan yeni bir elbise almadım. Bazı bayanların çantaya verdiği parayı, bir Afrikalı anne ömür boyu görmüyor. Tüketerek, pahalı bir eşya almakla mutlu olunmaz"

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nde Maden Mühendisliği Anabilim Dalı ve Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural, aşırı tüketim, israfa ve çevre kirliliğine neden olduğu için hiç yeni elbise almadığını söyledi. 

Hayvan hakları, çevre ve israf konusundaki çalışmalarıyla tanınan Kural, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  bugüne kadar yurt içi ve dışında 4 bin konferans verdiğini, bunun dünya rekoru olduğunu belirtti. 

Hayatında her zaman insanlara örnek olmak istediğini ancak bunun sadece lafla olmayacağını ifade eden Kural, son model bir arabayla gelip, elinde sigarayla "ben çevreciyim" diyenlerin reklam yaptığını, bugüne kadar tabağında tek bir kırıntı bırakmadığını, çevreye, insana, tüm canlılara karşı bir tek zararlı harekette bulunmadığını aktardı. 

Aşırı tüketime karşı olduğunu kaydeden Kural, şöyle konuştu: 

"Aşırı tüketim bir anlamda israf demektir. Ben hiçbir zaman aşırı tüketim yapmadım ve insanları buna karşı uyadım. Bir şeyi kullanmıyorsam mutlaka onu birisine veririm. İsraf ve zararlı herşey benim düşmanım. Sigarayla mücadele ediyorum. Tabağında yemek bırakanla kavga ediyorum. Bundan dolayı sevmeyenim de çoktur.

Söylediklerimi davranışlarıma da her zaman yansıtıyorum. Benim bir huyum var. Yıllardır hep ikinci el giyindim. Babam öldü, onun takımlarını giydim. Neredeyse hiçbir zaman bir alışveriş merkezine veya başka bir yere giderek, yeni bir elbise almadım. Bunu  söyledidiğim zaman annem kızıyor. 'Bunu dışarıda söyleme, akrabalara rezil oluyoruz. Paran da var. Git, yeni şeyler al' diyor. Şu an 2 ülkenin fahri konsolosuyum. Bir yandan bölüm başkanıyım. İki derneğin başkanlığını yapıyorum ve sürekli televizyon programlarına çıkıyorum. Bunlara rağmen hep ikinci el giyiniyorum ve herkese de böyle örnek olmak istiyorum."

Alışveriş yapmaktan nefret ettiğini belirten Orhan Kural, "Hepsi tüketim mabedi. Bazı bayanların çantaya verdiği parayı bir Afrikalı anne ömür boyu görmüyor. Tüketerek, pahalı bir eşya almakla mutlu olunmaz" diye konuştu. 

Prof. Dr. Kural, onlarca ülkeye gittiğini, fakir ülke insanlarının dünyanın en mutlu, gelişmiş ülke insanlarının da mutsuz olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Mutluluğu maddiyatla ölçmesinler. Mutluluk yapılan faydalı çalışmalarla sevgiyle olur" ifadelerini kullandı.

> Çevreci profesör bitpazarından giyiniyor

Hayatında hiçbir zaman yeni bir elbisesi olmadı. Yıllardır hep ikinci el elbise giydi.

Prof. Dr. Orhan Kural, aşırı tüketim, israfa ve çevre kirliliğine neden olduğu için hiç yeni elbise almadığını belirtti. Kural: "Yıllardır hep ikinci el giyindim. Babam öldü, onun takımlarını giydim. Hiçbir zaman alışveriş merkezinden veya bir mağazadan yeni bir elbise almadım. Bazı bayanların çantaya verdiği parayı, bir Afrikalı anne ömür boyu görmüyor. Tüketerek, pahalı bir eşya almakla mutlu olunmaz"

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nde Maden Mühendisliği Anabilim Dalı ve Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural, aşırı tüketim, israfa ve çevre kirliliğine neden olduğu için hiç yeni elbise almadığını söyledi. 

Hayvan hakları, çevre ve israf konusundaki çalışmalarıyla tanınan Kural, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  bugüne kadar yurt içi ve dışında 4 bin konferans verdiğini, bunun dünya rekoru olduğunu belirtti. 

Hayatında her zaman insanlara örnek olmak istediğini ancak bunun sadece lafla olmayacağını ifade eden Kural, son model bir arabayla gelip, elinde sigarayla "ben çevreciyim" diyenlerin reklam yaptığını, bugüne kadar tabağında tek bir kırıntı bırakmadığını, çevreye, insana, tüm canlılara karşı bir tek zararlı harekette bulunmadığını aktardı. 

Aşırı tüketime karşı olduğunu kaydeden Kural, şöyle konuştu: 

"Aşırı tüketim bir anlamda israf demektir. Ben hiçbir zaman aşırı tüketim yapmadım ve insanları buna karşı uyadım. Bir şeyi kullanmıyorsam mutlaka onu birisine veririm. İsraf ve zararlı herşey benim düşmanım. Sigarayla mücadele ediyorum. Tabağında yemek bırakanla kavga ediyorum. Bundan dolayı sevmeyenim de çoktur.

Söylediklerimi davranışlarıma da her zaman yansıtıyorum. Benim bir huyum var. Yıllardır hep ikinci el giyindim. Babam öldü, onun takımlarını giydim. Neredeyse hiçbir zaman bir alışveriş merkezine veya başka bir yere giderek, yeni bir elbise almadım. Bunu  söyledidiğim zaman annem kızıyor. 'Bunu dışarıda söyleme, akrabalara rezil oluyoruz. Paran da var. Git, yeni şeyler al' diyor. Şu an 2 ülkenin fahri konsolosuyum. Bir yandan bölüm başkanıyım. İki derneğin başkanlığını yapıyorum ve sürekli televizyon programlarına çıkıyorum. Bunlara rağmen hep ikinci el giyiniyorum ve herkese de böyle örnek olmak istiyorum."

Alışveriş yapmaktan nefret ettiğini belirten Orhan Kural, "Hepsi tüketim mabedi. Bazı bayanların çantaya verdiği parayı bir Afrikalı anne ömür boyu görmüyor. Tüketerek, pahalı bir eşya almakla mutlu olunmaz" diye konuştu. 

Prof. Dr. Kural, onlarca ülkeye gittiğini, fakir ülke insanlarının dünyanın en mutlu, gelişmiş ülke insanlarının da mutsuz olduğunu gördüğünü ifade ederek, "Mutluluğu maddiyatla ölçmesinler. Mutluluk yapılan faydalı çalışmalarla sevgiyle olur" ifadelerini kullandı.

Son Güncelleme: Pazartesi, 27 May 2013 08:50

Gösterim: 1284

Gürültüden elektrik enerjisi ürettiler

Kütahya'da,iki lise öğrencisi, ses titreşimlerini elektrik enerjisine dönüştürüp hazırladıkları prototipteki ampulü yaktı.

Nafi Güral Fen Lisesi 10'uncu sınıf öğrencileri Berkay Yıldız ve Aydın Demirci, okulun Fizik Öğretmeni Cahit Bardakçı koordinatörlüğünde proje geliştirdi.

Davul, zurna gibi enstrümanlarla sesler çıkarıp bağırarak ses titreşimlerini toplayan öğrenciler, oluşturdukları prototipte bulunan ampulü, gürültüden elde ettikleri enerjiyle yaktı.

Bardakçı, Yıldız ve Demirci'nin, sesi başka bir enerjiye dönüştürmek istedikleri düşüncesini kendisiyle paylaştığını söyledi.

Öğrencilerin projesine destek verdiğini belirten Bardakçı, şöyle konuştu:

"Başta öğrencilerimizle bir beyin fırtınası yaptık. Bunun sonucunda da ses enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilmek için 'mekanik basınçla elektrik enerjisi açığa çıkarma' anlamına gelen piezoları kullandık. Bu çalışmalar sonrası bir prototip oluşturduk. Profesyonel olarak kullanılabilirliğini, prototipin daha büyüğü geliştirildiğinde görebileceğiz. Bununla sesten elektrik üretilebileceğini gösterdik. Sonuç olarak sesi, elektrik enerjisine dönüştürebildik. Büyük çaplı elektrik üretimi için büyük fabrikalar, konser alanları, statlar gibi gürültülü ortamlardan yararlanılabilir. Buralarda aşırı derecede gürültü olduğundan bu enerji rahatlıkla kullanılabilir. Yaptığımız prototipten daha büyüğü fabrikalara kurularak, buradan da sesin enerjisi doğru akımla depolanabilir."

Bardakçı, söz konusu projeyle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) düzenlediği yarışmaya katılan öğrencilerin, ilk 34'e girdiğini sözlerine ekledi.

"Bütün enerjiler, birbirine dönüştürülebiliyor"

Öğrencilerden Berkay Yıldız da sesin bir enerji türü olduğunu ve termodinamik kanuna göre bütün enerjilerin birbirine dönüştürülebildiğini dile getirdi.

Bu kuraldan yola çıkarak hareket ettiklerini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:

"Hocamız ve arkadaşlarla beyin fırtınası sonrası dünyamızda en çok lazım olan enerjinin, elektrik olduğunda karar kıldık. Yaptığımız çalışmalarda sesin bir basınç değişimi olduğunu ve bu basıncı elektriğe çevirebileceğimizi gördük. Bu noktadan sonra piezo maddeleri kullandık. Bu madde, basınç değişiminden elektrik üreten bir madde. Aynı zamanda hoparlör ve mikrofonlarda da bu madde kullanılıyor. Biz de bunu amacımız doğrultusunda kullanarak bir prototip oluşturduk."

Aydın Demirci ise böyle bir proje oluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, çalışmaları sırasında Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) laboratuvarlarını kullandıklarını belirtti.


> Lise öğrencileri icatta sınır tanımıyor!

Gürültüden elektrik enerjisi ürettiler

Kütahya'da,iki lise öğrencisi, ses titreşimlerini elektrik enerjisine dönüştürüp hazırladıkları prototipteki ampulü yaktı.

Nafi Güral Fen Lisesi 10'uncu sınıf öğrencileri Berkay Yıldız ve Aydın Demirci, okulun Fizik Öğretmeni Cahit Bardakçı koordinatörlüğünde proje geliştirdi.

Davul, zurna gibi enstrümanlarla sesler çıkarıp bağırarak ses titreşimlerini toplayan öğrenciler, oluşturdukları prototipte bulunan ampulü, gürültüden elde ettikleri enerjiyle yaktı.

Bardakçı, Yıldız ve Demirci'nin, sesi başka bir enerjiye dönüştürmek istedikleri düşüncesini kendisiyle paylaştığını söyledi.

Öğrencilerin projesine destek verdiğini belirten Bardakçı, şöyle konuştu:

"Başta öğrencilerimizle bir beyin fırtınası yaptık. Bunun sonucunda da ses enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilmek için 'mekanik basınçla elektrik enerjisi açığa çıkarma' anlamına gelen piezoları kullandık. Bu çalışmalar sonrası bir prototip oluşturduk. Profesyonel olarak kullanılabilirliğini, prototipin daha büyüğü geliştirildiğinde görebileceğiz. Bununla sesten elektrik üretilebileceğini gösterdik. Sonuç olarak sesi, elektrik enerjisine dönüştürebildik. Büyük çaplı elektrik üretimi için büyük fabrikalar, konser alanları, statlar gibi gürültülü ortamlardan yararlanılabilir. Buralarda aşırı derecede gürültü olduğundan bu enerji rahatlıkla kullanılabilir. Yaptığımız prototipten daha büyüğü fabrikalara kurularak, buradan da sesin enerjisi doğru akımla depolanabilir."

Bardakçı, söz konusu projeyle Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) düzenlediği yarışmaya katılan öğrencilerin, ilk 34'e girdiğini sözlerine ekledi.

"Bütün enerjiler, birbirine dönüştürülebiliyor"

Öğrencilerden Berkay Yıldız da sesin bir enerji türü olduğunu ve termodinamik kanuna göre bütün enerjilerin birbirine dönüştürülebildiğini dile getirdi.

Bu kuraldan yola çıkarak hareket ettiklerini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:

"Hocamız ve arkadaşlarla beyin fırtınası sonrası dünyamızda en çok lazım olan enerjinin, elektrik olduğunda karar kıldık. Yaptığımız çalışmalarda sesin bir basınç değişimi olduğunu ve bu basıncı elektriğe çevirebileceğimizi gördük. Bu noktadan sonra piezo maddeleri kullandık. Bu madde, basınç değişiminden elektrik üreten bir madde. Aynı zamanda hoparlör ve mikrofonlarda da bu madde kullanılıyor. Biz de bunu amacımız doğrultusunda kullanarak bir prototip oluşturduk."

Aydın Demirci ise böyle bir proje oluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, çalışmaları sırasında Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) laboratuvarlarını kullandıklarını belirtti.


Son Güncelleme: Cuma, 24 May 2013 15:55

Gösterim: 1601

 Almanya'da yaşayan 11 yaşındaki üstün zekalı Mert Açıkel, aynı anda hem okulda hem de üniversitede eğitim görüyor başarıları ve çalışkanlığı bununla da bitmeyen Mert’e Mars Misyonu’ndan da özel teklif var

Mert, 2030 yılında gerçekleşecek Mars Misyonu’nda yer alacak. Mert, Berlin’e gelen NASA Müdürü Charles Bolden’den Mars Misyonu’na katılma sözü aldı.

Birinci sınıfı dört haftada bitirdi

Dört yaşında okuma, yazma ve hesap yeteneğine sahip olan Mert, ilkokul birinci sınıfa başladıktan dört hafta sonra ikinci sınıfa geçmiş. Mert’i ilkokula aslında daha erken kayıt yapmak istediklerini söyleyen annesi, çocuğunun boyunun kısa olmasından dolayı okula alınmadığını ifade etti.

Annesi, ilkokula başlamadan önce çok sıkılan Mert’in günlük programına müze ve değişik kursları koyduklarını söylüyor.

Berlin Teknik Üniversitesi’nde Gıda Kimyası bölümünde derslere başlayan Türk öğrenci ilk sözlü sınavını da başarıyla geçti.

Üniversitede matematik ve kimya dersi görüyor

Öğretmenleri tarafından Berlin Tegeler Humboldt Lisesi’nde üstün yetenekliler sınıfına yönlendirilen Mert, seneye bir sınıf daha atlayarak yedinci sınıftan dokuzuncu sınıfa geçecek. Buna rağmen okulda asıl performansını gösteremediğini düşünen Mert, haftada bir kez Berlin Humboldt Üniversitesi’nde Matematik, Teknik Üniversite’de ise Gıda Kimyası dersi görüyor.

En büyük hayali ise liseyi bitirdikten sonra Cambridge Üniversitesi’nde ünlü fizikçi Stephen Hawking’in yanında eğitim almak. Mert boş zamanlarını da iyi değerlendiriyor. Haftada iki defa obua ve piyano dersi alan, haftada bir defa da yüzme ve satranç kulübüne giden Mert, iki haftada bir de astrofizik kursuna gittiğini söylüyor. Mert’in başarısına Alman medyası da ilgi göstererek geniş yer verdi.

> 11 yaşındaki üniversite öğrencisi Mars yolcusu

 Almanya'da yaşayan 11 yaşındaki üstün zekalı Mert Açıkel, aynı anda hem okulda hem de üniversitede eğitim görüyor başarıları ve çalışkanlığı bununla da bitmeyen Mert’e Mars Misyonu’ndan da özel teklif var

Mert, 2030 yılında gerçekleşecek Mars Misyonu’nda yer alacak. Mert, Berlin’e gelen NASA Müdürü Charles Bolden’den Mars Misyonu’na katılma sözü aldı.

Birinci sınıfı dört haftada bitirdi

Dört yaşında okuma, yazma ve hesap yeteneğine sahip olan Mert, ilkokul birinci sınıfa başladıktan dört hafta sonra ikinci sınıfa geçmiş. Mert’i ilkokula aslında daha erken kayıt yapmak istediklerini söyleyen annesi, çocuğunun boyunun kısa olmasından dolayı okula alınmadığını ifade etti.

Annesi, ilkokula başlamadan önce çok sıkılan Mert’in günlük programına müze ve değişik kursları koyduklarını söylüyor.

Berlin Teknik Üniversitesi’nde Gıda Kimyası bölümünde derslere başlayan Türk öğrenci ilk sözlü sınavını da başarıyla geçti.

Üniversitede matematik ve kimya dersi görüyor

Öğretmenleri tarafından Berlin Tegeler Humboldt Lisesi’nde üstün yetenekliler sınıfına yönlendirilen Mert, seneye bir sınıf daha atlayarak yedinci sınıftan dokuzuncu sınıfa geçecek. Buna rağmen okulda asıl performansını gösteremediğini düşünen Mert, haftada bir kez Berlin Humboldt Üniversitesi’nde Matematik, Teknik Üniversite’de ise Gıda Kimyası dersi görüyor.

En büyük hayali ise liseyi bitirdikten sonra Cambridge Üniversitesi’nde ünlü fizikçi Stephen Hawking’in yanında eğitim almak. Mert boş zamanlarını da iyi değerlendiriyor. Haftada iki defa obua ve piyano dersi alan, haftada bir defa da yüzme ve satranç kulübüne giden Mert, iki haftada bir de astrofizik kursuna gittiğini söylüyor. Mert’in başarısına Alman medyası da ilgi göstererek geniş yer verdi.

Son Güncelleme: Cumartesi, 18 May 2013 11:21

Gösterim: 1641

David Karp, 15 yaşında lisede öğrenciyken kurduğu popüler blog sitesi Tumblr'ı, Yahoo’ya 1.1 milyar dolara satıyor

Şu an 26 yaşında olan Davi Karp, henüz 15 yaşındayken liseyi terk ederek bilgisayar programcılığı üzerine yoğunlaşmış ve Tumblr’ı kurmuştu. Toplam 108 milyon aktif blogla ABD'nin en büyük blog hizmeti veren şirketlerinden biri olan Tumblr'ın alımı sosyal medya şirketleri arasında yapılan en büyük satın almalardan biri olacak.  Bundan önce Facebook 1 milyar dolar ödeyerek Instagram'ı satın almıştı.

Sosyal medya ve mobil cihaz devrimi sırasında rakiplerinin gerisinde kalan Yahoo rakipleriyle arasındaki uçurumu şirket satın almalarıyla kapatmaya çalışıyor. Yahoo'nun, Google'dan transfer ettiği yeni CEO'su Marissa Mayer satın almalarla şirkete yeni bir nefes geleceğine inanıyor. Blog sitesini alarak Yahoo gençlerin var olduğu  pazarlara girmeyi amaçlıyor.

Altı yıl önce kurulan Tumblr'ın blogları ABD içerisinde 44 milyon bütün dünyada 134 milyon kişi tarafından takip ediliyor. Tumblr'da halen 175 kişi çalışıyor.

> 15 yaşında liseyi terk etti, milyarder oldu

David Karp, 15 yaşında lisede öğrenciyken kurduğu popüler blog sitesi Tumblr'ı, Yahoo’ya 1.1 milyar dolara satıyor

Şu an 26 yaşında olan Davi Karp, henüz 15 yaşındayken liseyi terk ederek bilgisayar programcılığı üzerine yoğunlaşmış ve Tumblr’ı kurmuştu. Toplam 108 milyon aktif blogla ABD'nin en büyük blog hizmeti veren şirketlerinden biri olan Tumblr'ın alımı sosyal medya şirketleri arasında yapılan en büyük satın almalardan biri olacak.  Bundan önce Facebook 1 milyar dolar ödeyerek Instagram'ı satın almıştı.

Sosyal medya ve mobil cihaz devrimi sırasında rakiplerinin gerisinde kalan Yahoo rakipleriyle arasındaki uçurumu şirket satın almalarıyla kapatmaya çalışıyor. Yahoo'nun, Google'dan transfer ettiği yeni CEO'su Marissa Mayer satın almalarla şirkete yeni bir nefes geleceğine inanıyor. Blog sitesini alarak Yahoo gençlerin var olduğu  pazarlara girmeyi amaçlıyor.

Altı yıl önce kurulan Tumblr'ın blogları ABD içerisinde 44 milyon bütün dünyada 134 milyon kişi tarafından takip ediliyor. Tumblr'da halen 175 kişi çalışıyor.

Son Güncelleme: Pazartesi, 20 May 2013 12:00

Gösterim: 1666

Türkiye’de daha önce staj başvurusu “Sen küçüksün” deyip geri çevrilen 14 yaşındaki öğrencinin geliştirdiği oyun dünya devi Apple tarafından satın alındı

İlköğretim 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Dağhan Ege Koç'un yazılımına imzasını attığı "My Planet Needs Me" isimli oyun, dünyaca ünlü bilişim firması Apple tarafından kabul edilerek, firmanın uygulama indirme merkezi olan App Store'da satışa sunuldu.

AA muhabirinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Çamlıca'daki SEV İlköğretim Okulu son sınıf öğrencisi Koç, çok küçük yaşlarda bilgisayar oyunlarına ilgisinin başladığını ve 6 yaşında bilgisayarındaki bütün oyunları oynayabildiğini söyledi.

Babasının her zaman kendisine destek verdiğini, 9 yaşındayken bilgisayar aldığını ifade eden Koç, merak duyduğu oyunları internetten oynadığını ifade etti.

Koç, zamanla ilgisinin akıllı telefonlara, iPad tarzı cihazlara kaydığını ve buralardaki oyunlara yöneldiğini anlatarak, "Daha sonra bir oyun yazma isteği oluştu. Bu isteğime ailemden de destek geldi. Ailem bana güvendi. Kendimi geliştirmem için yurt dışında bir kursa göndermeye karar verdi" diye konuştu.

"Yaşım küçük diye ilgi göstermediler"

Koç, İstanbul'da, yazılımla uğraşan bir tanıdıklarına, bilişim ve yazılım konusunda bilgi almak, tecrübe edinmek ve kısa süreli de olsa staj mahiyetinde çalışmak için başvurduğunu belirterek, "Ancak olmadı, iş biraz yokuşa sürüldü. Galiba yaşım küçük diye ilgi göstermediler. Biz anladık ki, bu konuda ilgi yok, sonra vazgeçtik" dedi.

İnternetten edindiği bilgilerle 2012'de Amerika'daki Stanford Üniversitesi'nde oyun geliştirme konusunda 2 haftalık bir yaz okuluna gittiğini ifade eden Koç, bu okula gitmek için yaş sınırı olan 13'ü kıl payı geçtiğini, en küçük kursiyerlerden biri olduğunu anlattı.

Koç, bu kursta kendisine fazlasıyla yardımcı olunduğunu söyledi.

"App Store'daki ender uzay oyunlarından"

"My Planet Needs Me" isimli oyunu, yaklaşık bir yıl süreyle ayda 3-4 saat üzerinde çalışarak tamamladığını belirten Koç, tekdüze olan oyunun sonsuza kadar gittiğini ve insanlarda en son elde ettikleri puanın bir üstüne çıkmak için istek uyandırdığını söyledi.

Koç, oyunu oynayanların, elde ettiği puanı geçmek için adeta kendisiyle rekabet ettiğini ifade ederek, "Oyunda 2 farklı renkte noktalar var. Bir kısmını alıp, bir kısmını almıyorsunuz. Bu arada çarpmamanız gereken renge çarparsanız, yanıyorsunuz. Oyun kategori olarak arcade oyunlara giriyor. Daha çok çocuklara yönelik bir oyun. Bu alanda çok sayıda oyun var, bu yüzden bu kategoride yaptım. Oyunun teması ise uzay. Bu temada oyun yok gibi. Bildiğim ve incelediğim kadarıyla App Store'da uzay temalı çok satan bir oyun yok" ifadelerini kullandı.

Oyunu 5 Nisan'da Apple'a sunduğunu, ilk aşamada resim ve bilgilerin doğruluğunun kontrol edildiğini ve kendisine bir kaç resim eksiği olduğunun belirtildiğini anlatan Koç, ikinci aşamada oyunun Apple yetkililerince denendiğini ve son aşamada onay verilerek oyunun App Store'da yerini aldığını aktardı.

Koç, isteyenlerin buradan 0.99 dolar bedelle oyunu indirilebildiğini dile getirerek, bu miktarın yüzde 70'inin kendisine verileceğini bildirdi.

"Bu alanda Türkiye'yi temsil etmek istiyorum"

Dağhan Ege Koç, geleceğe yönelik amaç ve hayallerini de şöyle sıraladı:

"Öncelikle bu oyunun çok satması gibi bir amacım yok. Bu sadece sembolik bir başlangıçtı. Bilgisayar mühendisi olmak istiyorum ve bu alana ilgi gösteriyorum. Türkiye, teknolojide biraz iyi ancak oyun sektöründe fazla gelişmemiş. Türkiye'yi bu sektörde geliştirmek, temsil etmek istiyorum. Türkiye teknoloji, bilişim konusunda potansiyele sahip ama daha iyi olabilir. Arkadaşlarımın bu alana yönelmelerini istiyorum. Bilişim sektörü mutlaka daha fazla gelişecek. Teknoloji artık pahalı bir şey değil. İnternet, bilgisayar ucuzladı. Buralardan çok daha iyi bir şekilde kendilerini geliştirebilirler. Ben SBS'ye hazırlanıyorum. Bu süreçte hobilerini terk edenler var ancak ben oyun hobim üzerine çalıştım. Neticede her şey sınav değil. İsterseniz vakit ayırabilir ve farklı şeyler yapabilirsiniz."

> 14 yaşında geliştirdiği oyunu Apple’a sattı

Türkiye’de daha önce staj başvurusu “Sen küçüksün” deyip geri çevrilen 14 yaşındaki öğrencinin geliştirdiği oyun dünya devi Apple tarafından satın alındı

İlköğretim 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Dağhan Ege Koç'un yazılımına imzasını attığı "My Planet Needs Me" isimli oyun, dünyaca ünlü bilişim firması Apple tarafından kabul edilerek, firmanın uygulama indirme merkezi olan App Store'da satışa sunuldu.

AA muhabirinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Çamlıca'daki SEV İlköğretim Okulu son sınıf öğrencisi Koç, çok küçük yaşlarda bilgisayar oyunlarına ilgisinin başladığını ve 6 yaşında bilgisayarındaki bütün oyunları oynayabildiğini söyledi.

Babasının her zaman kendisine destek verdiğini, 9 yaşındayken bilgisayar aldığını ifade eden Koç, merak duyduğu oyunları internetten oynadığını ifade etti.

Koç, zamanla ilgisinin akıllı telefonlara, iPad tarzı cihazlara kaydığını ve buralardaki oyunlara yöneldiğini anlatarak, "Daha sonra bir oyun yazma isteği oluştu. Bu isteğime ailemden de destek geldi. Ailem bana güvendi. Kendimi geliştirmem için yurt dışında bir kursa göndermeye karar verdi" diye konuştu.

"Yaşım küçük diye ilgi göstermediler"

Koç, İstanbul'da, yazılımla uğraşan bir tanıdıklarına, bilişim ve yazılım konusunda bilgi almak, tecrübe edinmek ve kısa süreli de olsa staj mahiyetinde çalışmak için başvurduğunu belirterek, "Ancak olmadı, iş biraz yokuşa sürüldü. Galiba yaşım küçük diye ilgi göstermediler. Biz anladık ki, bu konuda ilgi yok, sonra vazgeçtik" dedi.

İnternetten edindiği bilgilerle 2012'de Amerika'daki Stanford Üniversitesi'nde oyun geliştirme konusunda 2 haftalık bir yaz okuluna gittiğini ifade eden Koç, bu okula gitmek için yaş sınırı olan 13'ü kıl payı geçtiğini, en küçük kursiyerlerden biri olduğunu anlattı.

Koç, bu kursta kendisine fazlasıyla yardımcı olunduğunu söyledi.

"App Store'daki ender uzay oyunlarından"

"My Planet Needs Me" isimli oyunu, yaklaşık bir yıl süreyle ayda 3-4 saat üzerinde çalışarak tamamladığını belirten Koç, tekdüze olan oyunun sonsuza kadar gittiğini ve insanlarda en son elde ettikleri puanın bir üstüne çıkmak için istek uyandırdığını söyledi.

Koç, oyunu oynayanların, elde ettiği puanı geçmek için adeta kendisiyle rekabet ettiğini ifade ederek, "Oyunda 2 farklı renkte noktalar var. Bir kısmını alıp, bir kısmını almıyorsunuz. Bu arada çarpmamanız gereken renge çarparsanız, yanıyorsunuz. Oyun kategori olarak arcade oyunlara giriyor. Daha çok çocuklara yönelik bir oyun. Bu alanda çok sayıda oyun var, bu yüzden bu kategoride yaptım. Oyunun teması ise uzay. Bu temada oyun yok gibi. Bildiğim ve incelediğim kadarıyla App Store'da uzay temalı çok satan bir oyun yok" ifadelerini kullandı.

Oyunu 5 Nisan'da Apple'a sunduğunu, ilk aşamada resim ve bilgilerin doğruluğunun kontrol edildiğini ve kendisine bir kaç resim eksiği olduğunun belirtildiğini anlatan Koç, ikinci aşamada oyunun Apple yetkililerince denendiğini ve son aşamada onay verilerek oyunun App Store'da yerini aldığını aktardı.

Koç, isteyenlerin buradan 0.99 dolar bedelle oyunu indirilebildiğini dile getirerek, bu miktarın yüzde 70'inin kendisine verileceğini bildirdi.

"Bu alanda Türkiye'yi temsil etmek istiyorum"

Dağhan Ege Koç, geleceğe yönelik amaç ve hayallerini de şöyle sıraladı:

"Öncelikle bu oyunun çok satması gibi bir amacım yok. Bu sadece sembolik bir başlangıçtı. Bilgisayar mühendisi olmak istiyorum ve bu alana ilgi gösteriyorum. Türkiye, teknolojide biraz iyi ancak oyun sektöründe fazla gelişmemiş. Türkiye'yi bu sektörde geliştirmek, temsil etmek istiyorum. Türkiye teknoloji, bilişim konusunda potansiyele sahip ama daha iyi olabilir. Arkadaşlarımın bu alana yönelmelerini istiyorum. Bilişim sektörü mutlaka daha fazla gelişecek. Teknoloji artık pahalı bir şey değil. İnternet, bilgisayar ucuzladı. Buralardan çok daha iyi bir şekilde kendilerini geliştirebilirler. Ben SBS'ye hazırlanıyorum. Bu süreçte hobilerini terk edenler var ancak ben oyun hobim üzerine çalıştım. Neticede her şey sınav değil. İsterseniz vakit ayırabilir ve farklı şeyler yapabilirsiniz."

Son Güncelleme: Salı, 14 May 2013 16:02

Gösterim: 1525


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.