Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan beyni doğru kullanmanın ipuçları
Üstün zekâlı kişilerin genetik olarak var olan temel zekâlarını belli bir alana yoğunlaşarak geliştirebileceklerine vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gezmek, konuşmak gibi faaliyetlerle sosyal ve duygusal zekânın da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyni doğru kullanmanın yolu amaçlı davranım olduğunu belirterek, “İlgi gösterilen alanlarda beyin network oluşturuyor ve sonucunda kişi o alanda zekice davranıyor. Herkesin beyninde dehâ adacığı oluşturma potansiyeli vardır. Kişi bir konuya önem verip üzerinde çalışırsa, o konuda üstün zekâlı olabilir” diyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zekâ hakkında tüm bilinmeyenleri ve üniversite olarak zekâ alanında yapacakları önemli projelerin detaylarını bizlerle paylaştı.
Zekâ ve yetenek nedir?
Zekânın tek bir tanımı yoktur. Ancak ‘beynin öğrenme gücü’ diye açıklanabilir.
Yetenek ise kişinin genetik mirasını becerilerle geliştirmesi sonucu olarak çıkar. Yetenek genetik olarak kişide olsa bile, daha da gelişmesi için beceri eklemesi gerekiyor. Bu sebeple yeteneğe gizli potansiyel diyebiliriz.
Zekâ’da da genetik bir çerçeve vardır. Ancak genetik eğilim daha çok ‘mantıksal zekâ’ dediğimiz sayısal zekâ yani ölçülebilen zekâda olur. Kısacası zekâ ve yetenekte genetik miras önemlidir.
Akıl ve zekâ arasındaki fark nedir? Kaç tür zekâ bulunuyor?
Zekâ+ Tecrübe = Akıl’dır. Bir kişi tecrübeyle birlikte zekâsını geliştirirse akıllı davranış gösterebilir.
Mantıksal zekâ, duygusal zekâ ve sosyal zekâ olmak üzere 3 tür zekâ var. Ayrıca sporcularda fiziksel zekâ dediğimiz zekâ da vardır.
ÜSTÜNLERİN SOSYAL ZEKÂLARI DÜŞÜKTÜR
Üstün zekâ ve üstün yetenekli kişiler zamanla kapasitelerini daha da artırabilirler mi?
Üstün zekâlı kişilerde temel bir zekâ var. Bu var olan temel zekâyı geliştirerek kapasitelerini artırabilirler. Örnek verirsek; beyinde ekilmiş tohumlar var, hangi alanı beslersen o alanda ürün veriyor. Yetenek ve zekâ birleşirse iyi sonuç verir. Dolayısıyla emek ve çaba göstererek ikisi de geliştirilebilir.
Ayrıca üstün zekâlılar, her alanda üstün zekâlı değildirler. Belli bir alanda üstün zekâlıdırlar. Üstün zekâlılar da bir konu da derinleşiyorlar. O konu da kimse onlarla yarışamıyor. Beyni doğru kullanmanın yolu amaçlı davranımdır. İlgi gösterilen alanlarda beyin network oluşturuyor ve sonucunda kişi o alanda zekice davranıyor. Herkesin beyninde dehâ adacığı oluşturma potansiyeli vardır. Kişi bir konuya önem verip üzerinde çalışırsa, o konuda üstün zekâlı olabilir. Ancak üstün zekâlı kişilerin beyninde daha fazla deha adacığı oluşturma potansiyeli var ve bu kişilerin genelde matematiksel zekâları sosyal zekâlarına göre daha yüksektir. Bunlar bir buluş gerçekleştirebilir, ancak evliliği yürütemezler.
"Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan yanlış bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak"
Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan bir yanlış da bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak. Üstünleri bir alanda toplarsak sadece matematiksel zekâları gelişir. Sosyal ve duygusal zekâları gelişmez. Bunun sonucunda ileride evlilik ve iş hayatlarında mutsuz bir birey olurlar. Mesela, bir okulda ayrı bir eğitim vermek yerine onlara özel bir sınıf olabilir.
Kısacası, meslek uyumu, sosyal uyumu ve kişinin kendi iç uyumu olmak üzere 3 alan var. Bu 3 alanda da insanın zekâsını dengeli kullanması lazım.
Bilgiyi hayata geçirmek önemli… Zekâyı kullanmazsanız köreliyor. Örneğin; hiperaktif çocuklarda zekâ çok yüksek oluyor. Ancak çocuk yaramaz olduğu için zekâsını iyi kullanamıyor.
Belli bir alana yönelik liseler var. Fen lisesi, güzel sanatlar lisesi gibi… Böyle liselerin olması doğru mu?
Bu liselerde çocuğun ilgi alanına göre yönelim var. Kişinin güçlü olduğu alana yönlendirilmesinde o anlamda fayda var. Çünkü daha mutlu ve başarılı oluyorlar. Sonucunda özgüven geliyor ve daha çok başarı oluyorlar. Bu sebeple böyle liselerin olmasını yanlış bulmuyorum.
YALNIZLIK ZEKÂYI GERİLETİR
Belli bir yaştan sonra zekâ gerileyebilir mi?
Beyin ‘nörotrofik faktör’ diye bir faktör üretiyor. Böylece kişi eğer bir konuya açık ise beyin yeni hücre üretebiliyor ve beyinde hücre değişikliği olabiliyor. O hücre beyinde ilgi alanına göre yeni bağlantılar kuruyor. Beyin kullanıldıkça açılır. Beyni geliştirmek için okumak ve sosyal temas şart. Zihinsel uyarıya ihtiyacı var beynin. Gezmek, konuşmak gibi faaliyetlerle daha çok gelişiyor. Mesela; sosyal uyaran olmadığı için yalnızlık zekâyı geriletir.
Bunun dışında kişide genetik olarak programlanmış Alzheimer hastalığı varsa 45 yaşından sonra o kişinin beyin hücresi ölür ve bu sebeple zekâsı geriler.
TEKRAR EDİLEN VE ÖNEM VERİLEN KONUYU BEYİN UNUTMUYOR
Üstün zekâlı ve üstün yetenekli bir kişinin beyni nasıl çalışıyor?
Beynin depolandığı alan biliniyor. Ancak beyin bunu nasıl depoluyor, tam olarak bilinemiyor. Beynin depolandığı alan lifsel haritalar aracılığıyla bulunuyor.
Beynin lifsel haritaları çıkarılıyor ve bu haritalarda beynin yol haritasına bakılıyor. Genellikle üstün zekâlı çocuklarda yol çoktur. Yol çok olduğu için daha fazla bilgi işlenebilir.
Beyinde 6 tane önemli network ağı var. Bu network ağları, 5N 1 K dediğimiz Ne?, Nerede?, Ne zaman?, Nasıl?, Niçin? ve Kim? sorularından oluşuyor. Kişi bir şeyi 6 network ile beynine kaydedebilirse kesinlikle unutmaz.
Mesela; dil öğrenmek beynin en zor fonksiyonudur. Dolayısıyla beyni en çok zorlayan şeydir. Dil öğrenmek istiyorsak, sık sık tekrar etmemiz lazım. Eğer tekrar edilirse beyin kısa yollar oluşturur. Kısa yollar oluşturduğu için de kolay hatırlar ve o dil öğrenilir.
Kısacası önem verilen ve çok tekrar edilen konular beyinde kısa yollar oluşturuyor. Beyin gündüz kamera gibi kaydeder; gece ise önemsiz bilgileri atar ve önemlileri depolar. Beyne bir şey kaydetmek istiyorsak, önce kaydetmek istediğimiz şeyi önemsememiz ve tekrar etmemiz gerekiyor https://edmedicom.com.
ZEKÂ TESTLERİ SADECE MANTIKSAL ZEKÂYI ÖLÇER
Zekâ testleri ne zaman yapılmalıdır?
3 ve 5 yaş arasında yapılan zekâ testi var. ‘Gelişim Envanteri’ deniyor buna. Bu envanter uygulanarak, çocuk yaşının üstünde mi değil mi öğreniliyor. Ayrıca 5 ve 7 yaş arasında yapılan zekâ testi vardır. Bir de 7 ve 16 yaş arasında yapılan zekâ testi vardır.
Dolayısıyla 6 yaşından sonra normal zekâ testleri başlıyor. Bu testler daha çok performans zekâ dediğimiz sağ beyin zekâsını ölçüyor. Sağ beyin zekâsı, bütüncül düşünme, sanat gibi alanlara yöneliktir. Sol beyin zekâsı ise daha çok sözel zekâdır. Sol beyin zekâsı ile analiz, hesaplama, mantık ve muhakeme yeteneğini ölçülüyor. Zekâ testleri ile mantıksal zekâ ölçülüyor sadece. Duygusal ve sosyal zekâ ölçülemiyor.
Zekâ testleri yapıldıktan sonra tekrar zekâ testi yaptırmak istenirse 6 ay beklemek gerekiyor. Eğer 6 ay geçmeden yeni bir test yapılırsa, test geçersiz olur. Çünkü kişi testi öğrendiği için aynısını yapar ve bunun sonucunda zekâsı yüksek çıkar.
ÇOCUĞA ÜSTÜN ZEKÂLI OLDUĞU SÖYLENMEMELİ
Üstün zekâlı çocuğa sahip aileler nasıl davranmalı?
Üstün zekâlı çocuklara sahip ailelerin en çok yaptığı hata çocuğa üstün zekâlı olduğunu söylemesi... Çünkü üstün zekâlı olduğunu bildiği için çocuk, şımarık davranabiliyor. Kendini diğer çocuklardan üstün görebiliyor. Disiplinsiz davranışlar göstererek, zekâsını daha da artırmak için uğraşamayabiliyor.
Dolayısıyla çocuğu ‘sen üstün zekâlısın’ diyerek şımartmamak lazım. Çocuğa anne babalar rehber olmalıdırlar, çocuğun psikolojik sorunu varsa psikolojik destek de aldırabilirler.
Türkiye’de ne kadar üstün zekâlı çocuk var? Türkiye’de neden Nobel ödüllü bilim adamı çıkmıyor?
Türkiye’de dünyadaki ortalamayla aynı, yüzde 3 civarında üstün zekâlı çocuk var. Zaten doğuştan zeki insan topluluğu yok, üstün zekâlı sayısı her toplumda aynı.
Türkiye’de Nobel ödüllü bilim adamı çıkmıyorsa bu eğitim sistemimizin kusurudur, çocukların değil! Bunun için gerekli altyapı çalışmaları oluşturulmalı ve çocuklar teşvik edilmeli.
ÜSTÜN ZEKÂLILARIN EĞİTİMİ ÜZERİNE BÖLÜM AÇACAĞIZ
Üsküdar Üniversitesi’nden kısaca bahsedebilir misiniz?
Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında çalışmalar yürüten tematik bir üniversiteyiz. Bu konuda özelleşmiş, uzmanlaşmış ve araştırma yapan yani AR-GE’ye önem veren üniversiteyiz. Üniversite olarak Türkiye’de ilk defa Proje Kültürü dersi koyduk. Bu derste, Lisans ve Ön lisans öğrencilerimize proje yazmayı öğretiyoruz. Yüksek motivasyon oluşturduğumuz zaman yeteneklilerin önü açılıyor. Aslında bilim aşkına, öğrenme aşkına ihtiyaç var. Bilim ve öğrenme aşkı öğrencilere verirsek, onlardaki yetenekler ortaya çıkar. Üniversite olarak biz de bilim ve öğrenme aşkını öğrencilere verip laboratuvardan zevk alan, laboratuvarı seven öğrenciler yetiştirmek istiyoruz.
Üniversitenizde üstün zekâlılar ile ilgili yaptığınız çalışmalar var mı?
Hastanemizde çocuk, ergen ve ruh sağlığı birimi var. Orada zekâ özürlü ya da üstün zekâlı çocuklara danışmanlık hizmeti veriliyor. Çocuk gelişimi bölümü de var. Orası da bununla ilgileniyor. YÖK onaylarsa 3 bölüm açmak istiyoruz; özel eğitim, üstün zekâlı eğitimi ve psikolojik danışman rehberlik bölümlerini. Bu üç bölüm eğitim fakültesine bağlı olacak. Şu an eğitim fakültemiz yok ama YÖK’e başvurusunu yaptık. O bölümlere eleman yetiştirmek istiyoruz.
YAPAY ZEKÂ LABORATUARI KURACAĞIZ
Yapay zekâ konusunda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?
Yapay zekâ ile ilgili üniversitemizde Biyomühendislik Bölümü, Bilgisayar Bölümü, Psikoloji Bölümü ve Sinirbilim Bölümü var. Ayrıca yapay zekâyla ilgili üniversitemizde Nöroteknoloji Araştırma Merkezimiz bulunuyor. Burada beyin bilgisayar ara yüzü yazılıyor. Yani beyindeki sinyalleri dijital formata çeviriyor ve ona göre ara yüz geliştiriyor. Mesela bunu tedavide kullanıyoruz. Nörotikte yöntem var; kişinin beyin dalgalarını, cilt ısısını, cilt direncini, ciltteki kalp atım sayısını, solunum sıklığını kaydediyor. Düşünce gücüyle mesela neşeli olduğunda beynin ürettiği dalgaya göre bilgisayarda gülen yüz çıkıyor. Bu robot yani öğrenen makine üretilmesinde de önemli. Kolu felç olan kişilerde sağ elinin parmağını kaldır komutu verildiğinde beyin o bilgiyi kaydediyor. Sonra ara yüz yazıyor ona göre. O bilgiyi düşündüğü an ara yüz bilgiyi dijital formata çeviriyor ve robotun sağ parmağı kalkıyor. Bu yapay zekâ, öğrenen makine… Dolayısıyla kişiye özel makine oluşuyor. Yapay zekâ laboratuarlarında biyomühendis, yazılımcı, psikolog ve sinirbilimcinin birlikte çalışması gerekiyor.
Yapay zekâ laboratuarımız ise şu kurulma safhasında. Biz satın aldığımız beyin sinyallerini üreten aleti (Biofeedback Cihazı) kendimiz üretmeye çalışıyoruz. Yapımı aslında çok basit, sadece ara yüz yazılacak.
Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan bir yanlışta bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak. Üstünleri bir alanda toplarsak sadece matematiksel zekâları gelişir. Sosyal ve duygusal zekâları gelişmez. Bunun sonucunda ileride evlilik ve iş hayatlarında mutsuz bir birey olurlar. Mesela, bir okulda ayrı bir eğitim vermek yerine onlara özel bir sınıf olabilir.
YÖK onaylarsa 3 bölüm açmak istiyoruz; özel eğitim, üstün zekâlı eğitimi ve psikolojik danışman rehberlik bölümlerini. Bu üç bölüm eğitim fakültesine bağlı olacak. Şu an eğitim fakültemiz yok ama YÖK’e başvurusunu yaptık. O bölümlere eleman yetiştirmek istiyoruz.
Üst Kategori: ROOT Kategori: EĞİTİM VE REHBERLİK MAKALELERİ
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan beyni doğru kullanmanın ipuçları
Üstün zekâlı kişilerin genetik olarak var olan temel zekâlarını belli bir alana yoğunlaşarak geliştirebileceklerine vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gezmek, konuşmak gibi faaliyetlerle sosyal ve duygusal zekânın da geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, beyni doğru kullanmanın yolu amaçlı davranım olduğunu belirterek, “İlgi gösterilen alanlarda beyin network oluşturuyor ve sonucunda kişi o alanda zekice davranıyor. Herkesin beyninde dehâ adacığı oluşturma potansiyeli vardır. Kişi bir konuya önem verip üzerinde çalışırsa, o konuda üstün zekâlı olabilir” diyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zekâ hakkında tüm bilinmeyenleri ve üniversite olarak zekâ alanında yapacakları önemli projelerin detaylarını bizlerle paylaştı.
Zekâ ve yetenek nedir?
Zekânın tek bir tanımı yoktur. Ancak ‘beynin öğrenme gücü’ diye açıklanabilir.
Yetenek ise kişinin genetik mirasını becerilerle geliştirmesi sonucu olarak çıkar. Yetenek genetik olarak kişide olsa bile, daha da gelişmesi için beceri eklemesi gerekiyor. Bu sebeple yeteneğe gizli potansiyel diyebiliriz.
Zekâ’da da genetik bir çerçeve vardır. Ancak genetik eğilim daha çok ‘mantıksal zekâ’ dediğimiz sayısal zekâ yani ölçülebilen zekâda olur. Kısacası zekâ ve yetenekte genetik miras önemlidir.
Akıl ve zekâ arasındaki fark nedir? Kaç tür zekâ bulunuyor?
Zekâ+ Tecrübe = Akıl’dır. Bir kişi tecrübeyle birlikte zekâsını geliştirirse akıllı davranış gösterebilir.
Mantıksal zekâ, duygusal zekâ ve sosyal zekâ olmak üzere 3 tür zekâ var. Ayrıca sporcularda fiziksel zekâ dediğimiz zekâ da vardır.
ÜSTÜNLERİN SOSYAL ZEKÂLARI DÜŞÜKTÜR
Üstün zekâ ve üstün yetenekli kişiler zamanla kapasitelerini daha da artırabilirler mi?
Üstün zekâlı kişilerde temel bir zekâ var. Bu var olan temel zekâyı geliştirerek kapasitelerini artırabilirler. Örnek verirsek; beyinde ekilmiş tohumlar var, hangi alanı beslersen o alanda ürün veriyor. Yetenek ve zekâ birleşirse iyi sonuç verir. Dolayısıyla emek ve çaba göstererek ikisi de geliştirilebilir.
Ayrıca üstün zekâlılar, her alanda üstün zekâlı değildirler. Belli bir alanda üstün zekâlıdırlar. Üstün zekâlılar da bir konu da derinleşiyorlar. O konu da kimse onlarla yarışamıyor. Beyni doğru kullanmanın yolu amaçlı davranımdır. İlgi gösterilen alanlarda beyin network oluşturuyor ve sonucunda kişi o alanda zekice davranıyor. Herkesin beyninde dehâ adacığı oluşturma potansiyeli vardır. Kişi bir konuya önem verip üzerinde çalışırsa, o konuda üstün zekâlı olabilir. Ancak üstün zekâlı kişilerin beyninde daha fazla deha adacığı oluşturma potansiyeli var ve bu kişilerin genelde matematiksel zekâları sosyal zekâlarına göre daha yüksektir. Bunlar bir buluş gerçekleştirebilir, ancak evliliği yürütemezler.
"Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan yanlış bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak"
Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan bir yanlış da bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak. Üstünleri bir alanda toplarsak sadece matematiksel zekâları gelişir. Sosyal ve duygusal zekâları gelişmez. Bunun sonucunda ileride evlilik ve iş hayatlarında mutsuz bir birey olurlar. Mesela, bir okulda ayrı bir eğitim vermek yerine onlara özel bir sınıf olabilir.
Kısacası, meslek uyumu, sosyal uyumu ve kişinin kendi iç uyumu olmak üzere 3 alan var. Bu 3 alanda da insanın zekâsını dengeli kullanması lazım.
Bilgiyi hayata geçirmek önemli… Zekâyı kullanmazsanız köreliyor. Örneğin; hiperaktif çocuklarda zekâ çok yüksek oluyor. Ancak çocuk yaramaz olduğu için zekâsını iyi kullanamıyor.
Belli bir alana yönelik liseler var. Fen lisesi, güzel sanatlar lisesi gibi… Böyle liselerin olması doğru mu?
Bu liselerde çocuğun ilgi alanına göre yönelim var. Kişinin güçlü olduğu alana yönlendirilmesinde o anlamda fayda var. Çünkü daha mutlu ve başarılı oluyorlar. Sonucunda özgüven geliyor ve daha çok başarı oluyorlar. Bu sebeple böyle liselerin olmasını yanlış bulmuyorum.
YALNIZLIK ZEKÂYI GERİLETİR
Belli bir yaştan sonra zekâ gerileyebilir mi?
Beyin ‘nörotrofik faktör’ diye bir faktör üretiyor. Böylece kişi eğer bir konuya açık ise beyin yeni hücre üretebiliyor ve beyinde hücre değişikliği olabiliyor. O hücre beyinde ilgi alanına göre yeni bağlantılar kuruyor. Beyin kullanıldıkça açılır. Beyni geliştirmek için okumak ve sosyal temas şart. Zihinsel uyarıya ihtiyacı var beynin. Gezmek, konuşmak gibi faaliyetlerle daha çok gelişiyor. Mesela; sosyal uyaran olmadığı için yalnızlık zekâyı geriletir.
Bunun dışında kişide genetik olarak programlanmış Alzheimer hastalığı varsa 45 yaşından sonra o kişinin beyin hücresi ölür ve bu sebeple zekâsı geriler.
TEKRAR EDİLEN VE ÖNEM VERİLEN KONUYU BEYİN UNUTMUYOR
Üstün zekâlı ve üstün yetenekli bir kişinin beyni nasıl çalışıyor?
Beynin depolandığı alan biliniyor. Ancak beyin bunu nasıl depoluyor, tam olarak bilinemiyor. Beynin depolandığı alan lifsel haritalar aracılığıyla bulunuyor.
Beynin lifsel haritaları çıkarılıyor ve bu haritalarda beynin yol haritasına bakılıyor. Genellikle üstün zekâlı çocuklarda yol çoktur. Yol çok olduğu için daha fazla bilgi işlenebilir.
Beyinde 6 tane önemli network ağı var. Bu network ağları, 5N 1 K dediğimiz Ne?, Nerede?, Ne zaman?, Nasıl?, Niçin? ve Kim? sorularından oluşuyor. Kişi bir şeyi 6 network ile beynine kaydedebilirse kesinlikle unutmaz.
Mesela; dil öğrenmek beynin en zor fonksiyonudur. Dolayısıyla beyni en çok zorlayan şeydir. Dil öğrenmek istiyorsak, sık sık tekrar etmemiz lazım. Eğer tekrar edilirse beyin kısa yollar oluşturur. Kısa yollar oluşturduğu için de kolay hatırlar ve o dil öğrenilir.
Kısacası önem verilen ve çok tekrar edilen konular beyinde kısa yollar oluşturuyor. Beyin gündüz kamera gibi kaydeder; gece ise önemsiz bilgileri atar ve önemlileri depolar. Beyne bir şey kaydetmek istiyorsak, önce kaydetmek istediğimiz şeyi önemsememiz ve tekrar etmemiz gerekiyor https://edmedicom.com.
ZEKÂ TESTLERİ SADECE MANTIKSAL ZEKÂYI ÖLÇER
Zekâ testleri ne zaman yapılmalıdır?
3 ve 5 yaş arasında yapılan zekâ testi var. ‘Gelişim Envanteri’ deniyor buna. Bu envanter uygulanarak, çocuk yaşının üstünde mi değil mi öğreniliyor. Ayrıca 5 ve 7 yaş arasında yapılan zekâ testi vardır. Bir de 7 ve 16 yaş arasında yapılan zekâ testi vardır.
Dolayısıyla 6 yaşından sonra normal zekâ testleri başlıyor. Bu testler daha çok performans zekâ dediğimiz sağ beyin zekâsını ölçüyor. Sağ beyin zekâsı, bütüncül düşünme, sanat gibi alanlara yöneliktir. Sol beyin zekâsı ise daha çok sözel zekâdır. Sol beyin zekâsı ile analiz, hesaplama, mantık ve muhakeme yeteneğini ölçülüyor. Zekâ testleri ile mantıksal zekâ ölçülüyor sadece. Duygusal ve sosyal zekâ ölçülemiyor.
Zekâ testleri yapıldıktan sonra tekrar zekâ testi yaptırmak istenirse 6 ay beklemek gerekiyor. Eğer 6 ay geçmeden yeni bir test yapılırsa, test geçersiz olur. Çünkü kişi testi öğrendiği için aynısını yapar ve bunun sonucunda zekâsı yüksek çıkar.
ÇOCUĞA ÜSTÜN ZEKÂLI OLDUĞU SÖYLENMEMELİ
Üstün zekâlı çocuğa sahip aileler nasıl davranmalı?
Üstün zekâlı çocuklara sahip ailelerin en çok yaptığı hata çocuğa üstün zekâlı olduğunu söylemesi... Çünkü üstün zekâlı olduğunu bildiği için çocuk, şımarık davranabiliyor. Kendini diğer çocuklardan üstün görebiliyor. Disiplinsiz davranışlar göstererek, zekâsını daha da artırmak için uğraşamayabiliyor.
Dolayısıyla çocuğu ‘sen üstün zekâlısın’ diyerek şımartmamak lazım. Çocuğa anne babalar rehber olmalıdırlar, çocuğun psikolojik sorunu varsa psikolojik destek de aldırabilirler.
Türkiye’de ne kadar üstün zekâlı çocuk var? Türkiye’de neden Nobel ödüllü bilim adamı çıkmıyor?
Türkiye’de dünyadaki ortalamayla aynı, yüzde 3 civarında üstün zekâlı çocuk var. Zaten doğuştan zeki insan topluluğu yok, üstün zekâlı sayısı her toplumda aynı.
Türkiye’de Nobel ödüllü bilim adamı çıkmıyorsa bu eğitim sistemimizin kusurudur, çocukların değil! Bunun için gerekli altyapı çalışmaları oluşturulmalı ve çocuklar teşvik edilmeli.
ÜSTÜN ZEKÂLILARIN EĞİTİMİ ÜZERİNE BÖLÜM AÇACAĞIZ
Üsküdar Üniversitesi’nden kısaca bahsedebilir misiniz?
Davranış Bilimleri ve Sağlık alanında çalışmalar yürüten tematik bir üniversiteyiz. Bu konuda özelleşmiş, uzmanlaşmış ve araştırma yapan yani AR-GE’ye önem veren üniversiteyiz. Üniversite olarak Türkiye’de ilk defa Proje Kültürü dersi koyduk. Bu derste, Lisans ve Ön lisans öğrencilerimize proje yazmayı öğretiyoruz. Yüksek motivasyon oluşturduğumuz zaman yeteneklilerin önü açılıyor. Aslında bilim aşkına, öğrenme aşkına ihtiyaç var. Bilim ve öğrenme aşkı öğrencilere verirsek, onlardaki yetenekler ortaya çıkar. Üniversite olarak biz de bilim ve öğrenme aşkını öğrencilere verip laboratuvardan zevk alan, laboratuvarı seven öğrenciler yetiştirmek istiyoruz.
Üniversitenizde üstün zekâlılar ile ilgili yaptığınız çalışmalar var mı?
Hastanemizde çocuk, ergen ve ruh sağlığı birimi var. Orada zekâ özürlü ya da üstün zekâlı çocuklara danışmanlık hizmeti veriliyor. Çocuk gelişimi bölümü de var. Orası da bununla ilgileniyor. YÖK onaylarsa 3 bölüm açmak istiyoruz; özel eğitim, üstün zekâlı eğitimi ve psikolojik danışman rehberlik bölümlerini. Bu üç bölüm eğitim fakültesine bağlı olacak. Şu an eğitim fakültemiz yok ama YÖK’e başvurusunu yaptık. O bölümlere eleman yetiştirmek istiyoruz.
YAPAY ZEKÂ LABORATUARI KURACAĞIZ
Yapay zekâ konusunda yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?
Yapay zekâ ile ilgili üniversitemizde Biyomühendislik Bölümü, Bilgisayar Bölümü, Psikoloji Bölümü ve Sinirbilim Bölümü var. Ayrıca yapay zekâyla ilgili üniversitemizde Nöroteknoloji Araştırma Merkezimiz bulunuyor. Burada beyin bilgisayar ara yüzü yazılıyor. Yani beyindeki sinyalleri dijital formata çeviriyor ve ona göre ara yüz geliştiriyor. Mesela bunu tedavide kullanıyoruz. Nörotikte yöntem var; kişinin beyin dalgalarını, cilt ısısını, cilt direncini, ciltteki kalp atım sayısını, solunum sıklığını kaydediyor. Düşünce gücüyle mesela neşeli olduğunda beynin ürettiği dalgaya göre bilgisayarda gülen yüz çıkıyor. Bu robot yani öğrenen makine üretilmesinde de önemli. Kolu felç olan kişilerde sağ elinin parmağını kaldır komutu verildiğinde beyin o bilgiyi kaydediyor. Sonra ara yüz yazıyor ona göre. O bilgiyi düşündüğü an ara yüz bilgiyi dijital formata çeviriyor ve robotun sağ parmağı kalkıyor. Bu yapay zekâ, öğrenen makine… Dolayısıyla kişiye özel makine oluşuyor. Yapay zekâ laboratuarlarında biyomühendis, yazılımcı, psikolog ve sinirbilimcinin birlikte çalışması gerekiyor.
Yapay zekâ laboratuarımız ise şu kurulma safhasında. Biz satın aldığımız beyin sinyallerini üreten aleti (Biofeedback Cihazı) kendimiz üretmeye çalışıyoruz. Yapımı aslında çok basit, sadece ara yüz yazılacak.
Üstün zekâlıların eğitimi ile ilgili yapılan bir yanlışta bütün üstün zekâlıları bir alanda toplamak. Üstünleri bir alanda toplarsak sadece matematiksel zekâları gelişir. Sosyal ve duygusal zekâları gelişmez. Bunun sonucunda ileride evlilik ve iş hayatlarında mutsuz bir birey olurlar. Mesela, bir okulda ayrı bir eğitim vermek yerine onlara özel bir sınıf olabilir.
YÖK onaylarsa 3 bölüm açmak istiyoruz; özel eğitim, üstün zekâlı eğitimi ve psikolojik danışman rehberlik bölümlerini. Bu üç bölüm eğitim fakültesine bağlı olacak. Şu an eğitim fakültemiz yok ama YÖK’e başvurusunu yaptık. O bölümlere eleman yetiştirmek istiyoruz.
Son Güncelleme: Pazartesi, 23 Aralık 2013 13:57
Gösterim: 2801
Özgür Bolat, Hürriyet Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinde, çocukların merak duygularını canlı tutmak ve öğrenme motivasyonunu yükseltmek için ihtiyaç-odaklı öğrenmeden ilgi-odaklı öğrenmeye geçilmesi gerektiğini belirtti.
Özgür Bolat’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki “Çocukların merak duygularını nasıl canlı tutarız?” başlıklı yazısı;
Çocukların merak duygularını nasıl canlı tutarız?
Prof. Alison Gopnik bebekleri teker teker bir odaya alıyor.
Ulaşamayacakları bir noktaya bir oyuncak koyuyor. Oyuncağa ulaşabilmeleri için de bir tırmık veriyor.
Bebekler tırmığı kullanarak oyuncağı kendine çekiyor.
Ama ilginç bir şey oluyor. Çocuklar zorla ulaştıkları oyuncaklarla çok oynamıyor.
Oyuncağı çok seven çocuklar neden bu defa oynamıyor? Çocuk başka bir şeyle ilgileniyor. O ne?
Üst Kategori: ROOT Kategori: EĞİTİM VE REHBERLİK MAKALELERİ
Özgür Bolat, Hürriyet Gazetesi’ndeki bugünkü köşesinde, çocukların merak duygularını canlı tutmak ve öğrenme motivasyonunu yükseltmek için ihtiyaç-odaklı öğrenmeden ilgi-odaklı öğrenmeye geçilmesi gerektiğini belirtti.
Özgür Bolat’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki “Çocukların merak duygularını nasıl canlı tutarız?” başlıklı yazısı;
Çocukların merak duygularını nasıl canlı tutarız?
Prof. Alison Gopnik bebekleri teker teker bir odaya alıyor.
Ulaşamayacakları bir noktaya bir oyuncak koyuyor. Oyuncağa ulaşabilmeleri için de bir tırmık veriyor.
Bebekler tırmığı kullanarak oyuncağı kendine çekiyor.
Ama ilginç bir şey oluyor. Çocuklar zorla ulaştıkları oyuncaklarla çok oynamıyor.
Oyuncağı çok seven çocuklar neden bu defa oynamıyor? Çocuk başka bir şeyle ilgileniyor. O ne?
Son Güncelleme: Perşembe, 05 Aralık 2013 08:37
Gösterim: 2266
Üniversite tercih süreci yaklaşırken, Yenibiriş.com işe alımlarda en çok tercih edilen üniversite ve bölümleri açıkladı.
Yenibiriş.com verilerine göre gerçekleştirilen araştırmada işe alımlarda köklü üniversitelerin tercih edilmeye devam edildiği ortaya çıkıyor. İşverenler tarafından en çok İstanbul Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi mezunları tercih edilirken iktisat, işletme, uluslararası iktisat, siyaset bilimi, kamu yönetimi ve ekonomi bölümleri bu yıl da gözde bölümler olarak ortaya çıkıyor. İstanbul ve Ankara’daki üniversitelerin hâlâ ön planda olduğunu açıklayan Yenibiris.com CMO’su Bedriye Uğur Özmen, “İşverenlerin öncelikli tercihi köklü üniversiteler oluyor. Öğrencilere geleceği olan bölümleri ve köklü üniversiteleri tavsiye ediyoruz” dedi.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Öğrencilerin gelecek yaşamları, meslek tercihleri ve hayallerine ulaşmada üniversiteler önemli bir rol oynarken Yenibis.com en çok tercih edilen bölümler üzerine yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladı.
Firmaların iş görüşmesi ve işe alım süreçlerinde en çok; İstanbul Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi mezunlarını tercih ettiği görülürken, en çok tercih edilen bölümlerin ilk 5’inde; iktisat, işletme, uluslararası iktisat, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ileekonomi bölümleri yer aldı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yenibiris.com CMO’su Bedriye Uğur Özmen,“Yaptığımız araştırmada gördük ki işe alım süreçlerindeki tercihlerin yüzde 47’si listemizde yer alan 20 üniversiteden mezunlar arasında dağılıyor” dedi.
En çok tercih edilen bölüm ‘iktisat’ oldu
Yenibiris.com’un gerçekleştirdiği araştırmaya göre firmaların iş görüşmesi ve işe alım süreçlerinde tercih ettikleri çalışanların mezun oldukları üniversiteler; İstanbul Üniversitesi (İÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Boğaziçi Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi oldu.
Toplamda yapılan incelemelerin yüzde 47’si listede bulunan 20 üniversiteden mezun olan öğrenciler arasında dağıldı. En çok tercih edilen bölüm iktisat olurken, devamında ise; İşletme, Uluslararası İktisat, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Ekonomi, Maliye, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Ekonometri, İşletme-Ekonomi, İşletme Mühendisliği, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, İşletme Yönetimi, İşletme Enformatiği, İşletme Bilgi Yönetimi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji, Bilgisayar Mühendisliği ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım yer aldı. Liste üzerine değerlendirmelerde bulunan Özmen, “Listemizde yer alan ilk 20 bölüm mezunu işe alım ve iş görüşmeleri süreçlerinden yüzde 43,2’lik bir pay alıyor. Ayrıca 2023’in ilk 6 ayında bu bölümlere Gıda Bilimi ve Teknolojisi ile Beslenme ve Diyetetik bölümleri de eklendi” dedi.
“Sadece doğru bölümü ve okulu seçmek yeterli değil”
Tercih dönemlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, “Öncelikle ilk tavsiyem; kendilerini ifade edebilecekleri, mutlu hissedecekleri, önümüzdeki yıllarda da geçerliliğini sürdürecek alanları belirleyerek bölüm tercihlerini yapmaları. Bölümleri belirledikten sonra ise bu bölümlerde iyi eğitmenlerle çalışan, Erasmus vb. programlarla öğrencilerine yurtdışı deneyim imkanları sunabilen, sene içerisinde etkinlikler ve farklı seminerlerle öğrencilerini donanımlı bir şekilde mezun etmeye odaklanmış üniversitelere yönelmeleri olur. Tabii sadece doğru bölümü ve okulu seçmek de yeterli olmuyor. Üniversiteye başladıktan sonra okulda gerçekleşen etkinlikleri, seminerleri kaçırmamaları gerekiyor. Bununla birlikte bölümleriyle ilgili araştırmalar yapıp, yenilikleri takip etmeleri, mümkün olduğunca staj yaparak kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Üniversite devam ederken kendilerine yaptıkları tüm yatırımlar mezuniyet sonrası yaşamları için büyük bir önem taşıyor” dedi.
Son 5 yılda yükselen bölümler
Araştırmaya göre son 5 yıl içerisinde mezun sayısında en çok artış yaşanan bölümler; Bilgisayar Mühendisliği, Çocuk Gelişimi, Havacılık Yönetimi ve Psikoloji, İngilizce Öğretmenliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile İngiliz Dili ve Edebiyatı oldu. Aynı zamanda son 5 yıl içerisinde üniversiteden mezun bireyler şu anda ağırlıklı olarak; hizmet, turizm – otelcilik, eğitim, tekstil, gıda, bilişim – internet, sağlık, perakende, yapı / inşaat, telekomünikasyon sektörlerinde çalışıyor. Listede yer alan 10 sektör, tüm mezunların çalıştığı sektörler içerisinden yüzde 53’lük bir pay alıyor. Özellikle son yıllarda daha da öne çıkan Dil ve Edebiyat bölümlerinden mezun olan adaylar öncelikli olarak eğitim sektörünü tercih ederken, sonrasında ise turizm-otelcilik, hizmet, tekstil, gıda, çağrı merkezi ve kamu sektörlerine yöneliyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim ve Sektör
Üniversite tercih süreci yaklaşırken, Yenibiriş.com işe alımlarda en çok tercih edilen üniversite ve bölümleri açıkladı.
Yenibiriş.com verilerine göre gerçekleştirilen araştırmada işe alımlarda köklü üniversitelerin tercih edilmeye devam edildiği ortaya çıkıyor. İşverenler tarafından en çok İstanbul Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi mezunları tercih edilirken iktisat, işletme, uluslararası iktisat, siyaset bilimi, kamu yönetimi ve ekonomi bölümleri bu yıl da gözde bölümler olarak ortaya çıkıyor. İstanbul ve Ankara’daki üniversitelerin hâlâ ön planda olduğunu açıklayan Yenibiris.com CMO’su Bedriye Uğur Özmen, “İşverenlerin öncelikli tercihi köklü üniversiteler oluyor. Öğrencilere geleceği olan bölümleri ve köklü üniversiteleri tavsiye ediyoruz” dedi.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Öğrencilerin gelecek yaşamları, meslek tercihleri ve hayallerine ulaşmada üniversiteler önemli bir rol oynarken Yenibis.com en çok tercih edilen bölümler üzerine yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladı.
Firmaların iş görüşmesi ve işe alım süreçlerinde en çok; İstanbul Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi mezunlarını tercih ettiği görülürken, en çok tercih edilen bölümlerin ilk 5’inde; iktisat, işletme, uluslararası iktisat, siyaset bilimi ve kamu yönetimi ileekonomi bölümleri yer aldı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yenibiris.com CMO’su Bedriye Uğur Özmen,“Yaptığımız araştırmada gördük ki işe alım süreçlerindeki tercihlerin yüzde 47’si listemizde yer alan 20 üniversiteden mezunlar arasında dağılıyor” dedi.
En çok tercih edilen bölüm ‘iktisat’ oldu
Yenibiris.com’un gerçekleştirdiği araştırmaya göre firmaların iş görüşmesi ve işe alım süreçlerinde tercih ettikleri çalışanların mezun oldukları üniversiteler; İstanbul Üniversitesi (İÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Boğaziçi Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi oldu.
Toplamda yapılan incelemelerin yüzde 47’si listede bulunan 20 üniversiteden mezun olan öğrenciler arasında dağıldı. En çok tercih edilen bölüm iktisat olurken, devamında ise; İşletme, Uluslararası İktisat, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Ekonomi, Maliye, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Ekonometri, İşletme-Ekonomi, İşletme Mühendisliği, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, İşletme Yönetimi, İşletme Enformatiği, İşletme Bilgi Yönetimi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Psikoloji, Bilgisayar Mühendisliği ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım yer aldı. Liste üzerine değerlendirmelerde bulunan Özmen, “Listemizde yer alan ilk 20 bölüm mezunu işe alım ve iş görüşmeleri süreçlerinden yüzde 43,2’lik bir pay alıyor. Ayrıca 2023’in ilk 6 ayında bu bölümlere Gıda Bilimi ve Teknolojisi ile Beslenme ve Diyetetik bölümleri de eklendi” dedi.
“Sadece doğru bölümü ve okulu seçmek yeterli değil”
Tercih dönemlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Özmen, “Öncelikle ilk tavsiyem; kendilerini ifade edebilecekleri, mutlu hissedecekleri, önümüzdeki yıllarda da geçerliliğini sürdürecek alanları belirleyerek bölüm tercihlerini yapmaları. Bölümleri belirledikten sonra ise bu bölümlerde iyi eğitmenlerle çalışan, Erasmus vb. programlarla öğrencilerine yurtdışı deneyim imkanları sunabilen, sene içerisinde etkinlikler ve farklı seminerlerle öğrencilerini donanımlı bir şekilde mezun etmeye odaklanmış üniversitelere yönelmeleri olur. Tabii sadece doğru bölümü ve okulu seçmek de yeterli olmuyor. Üniversiteye başladıktan sonra okulda gerçekleşen etkinlikleri, seminerleri kaçırmamaları gerekiyor. Bununla birlikte bölümleriyle ilgili araştırmalar yapıp, yenilikleri takip etmeleri, mümkün olduğunca staj yaparak kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Üniversite devam ederken kendilerine yaptıkları tüm yatırımlar mezuniyet sonrası yaşamları için büyük bir önem taşıyor” dedi.
Son 5 yılda yükselen bölümler
Araştırmaya göre son 5 yıl içerisinde mezun sayısında en çok artış yaşanan bölümler; Bilgisayar Mühendisliği, Çocuk Gelişimi, Havacılık Yönetimi ve Psikoloji, İngilizce Öğretmenliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile İngiliz Dili ve Edebiyatı oldu. Aynı zamanda son 5 yıl içerisinde üniversiteden mezun bireyler şu anda ağırlıklı olarak; hizmet, turizm – otelcilik, eğitim, tekstil, gıda, bilişim – internet, sağlık, perakende, yapı / inşaat, telekomünikasyon sektörlerinde çalışıyor. Listede yer alan 10 sektör, tüm mezunların çalıştığı sektörler içerisinden yüzde 53’lük bir pay alıyor. Özellikle son yıllarda daha da öne çıkan Dil ve Edebiyat bölümlerinden mezun olan adaylar öncelikli olarak eğitim sektörünü tercih ederken, sonrasında ise turizm-otelcilik, hizmet, tekstil, gıda, çağrı merkezi ve kamu sektörlerine yöneliyor.
Son Güncelleme: Salı, 01 Ağustos 2023 13:57
Gösterim: 2243
Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "meb.gov.tr" internet adresinde yayımlandı.
Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi amacıyla 12. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanlığı 2024 Yılı Yıllık Programı, 2024-2026 Orta Vadeli Program ve MEB Stratejik Planı (2024-2028) doğrultusunda mesleki ve teknik eğitimde yeni bir vizyon oluşturulması için hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "meb.gov.tr" internet adresinde yayımlandı.
Ağustos 2023 tarihinden itibaren mesleki eğitimde "eğitim-istihdam" ilişkisini güçlendirmek, mesleki eğitimi yaygınlaştırmak, mesleki eğitimin gelecekteki perspektifini belirlemek için politika ve stratejiler geliştirmek üzere 40 ilde il değerlendirme ve sektör istişare toplantıları düzenlendi.
Söz konusu toplantılarda, bireysel ve sektörel ihtiyaçlara cevap verebilen bir mesleki eğitim sistemi inşa edebilmek amacıyla sektör temsilcileri ve mesleki eğitim kurumları temsilcilerinin talepleri, sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı.
"Herkesin bir mesleği olmalı"
Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nin amacı; "'Herkesin Bir Mesleği Olmalı' anlayışını düstur edinerek sektör iş birlikleriyle mesleki eğitime erişimi ve kaliteyi artırmak, öğrencilerin hayata ve istihdama hazırlanmalarını sağlayarak ülkemizin kalkınması ve refahına katkı sunmak" olarak belirlendi.
Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nde temel olarak "Mesleki ve Teknik Eğitimde Mevcut Durum, Mesleki ve Teknik Eğitimde Temel Sorun Alanları ile Mesleki ve Teknik Eğitimde Gelecek Perspektifi ve Yapılacak Çalışmalar"a yer verildi.
Mesleki ve teknik eğitimde gelecek vizyonu
Türkiye'nin mesleki ve teknik eğitimdeki gelecek vizyonunu ortaya koymak amacıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nin "Mesleki ve Teknik Eğitimde Gelecek Perspektifi ve Yapılacak Çalışmalar" başlığı altında; mesleki ve teknik eğitime erişim, mesleki ve teknik eğitimde iyileştirme, mesleki ve teknik eğitim ile istihdama hazırlık olmak üzere üç ana tema altında 74 strateji yer aldı. Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nde öne çıkan stratejiler doğrultusunda öğrencilerin millî ve manevi değerlerini güçlendirmek ve fütüvvet ehli mezunların iş hayatında aktif rol almalarını sağlamak amacıyla bir ülke genelinde ahilik kültürünü temel alan bir ahilik hareketi başlatılacak. Bu hareketle, geleneksel değerlerle modern eğitimi birleştirerek öğrencilerin karakter gelişimine katkıda bulunmak ve ülkenin geleceğine sağlam bir temel oluşturmak hedefleniyor.
Zanaat atölyeleri kurulacak
Modüler mesleki eğitim yöntemiyle 7 ve 8. sınıf öğrencilerine temel mesleki becerileri kazandırmak, mesleği sevdirmek ve iş hayatına uyum sağlamalarına yardımcı olmak amacıyla "Zanaat Atölyeleri" kurulacak. Bu sayede, öğrenciler hem erken yaşta mesleki yeterlilik kazanacak hem de gelecekteki kariyerlerine karar verme noktasında hazırbulunuşluğa sahip olacak.
Bölge ve sektöre entegre okul modelleri
Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirmek için bölge okulu, sektör içi ve sektöre entegre okul modelleri ile iş birliği esasına dayalı yeni bir eğitim yaklaşımı hayata geçirilerek öğrencilerin sektörle entegrasyonunu sağlamak ve pratik becerilerini güçlendirmeleri amaçlanıyor.
Bölge okulları ile sanayinin az geliştiği bölgelerdeki öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle parasız yatılılık imkânlarından yararlanarak sanayisi gelişmiş bölgelerde mesleki eğitim almaları hedefleniyor.
Üretim kabiliyeti güçlü ve kapasitesi büyük işletmelerin üretim altyapısı ve sahip olduğu mesleki deneyim ile meslek ve teknik eğitim sürecinin buluşturulduğu sektör içi ve sektöre entegre okullarda, öğrencilerin nitelikli bir mesleki eğitim süreci geçirmelerinin yanı sıra üretim süreçlerine dâhil olarak ülkemizin kalkınmasında söz sahibi olmaları ve mezuniyet sonrası istihdam edilme şanslarını artırmaları amaçlanıyor.
OSB'lerin kuruluş aşamasında pansiyonlu mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının da OSB yönetimi tarafından yapılacak. Bu sayede iş gücü ve eğitim altyapısını entegre ederek sanayi ile eğitim arasındaki bağı daha da güçlenecek, uygulamayı standart hale getirerek nitelikli bir eğitim-üretim ekosistemi kurulacak.
Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin her birini girişimci adayı olarak kabul ederek girişimcilik yeterlilikleri artırılacak. Ayrıca öğrencilerin finans kaynaklarına erişimlerini kolaylaştıracak çeşitli teşvik mekanizmaları geliştirilecek.
İstihdamda meslek lisesi mezunlarına öncelik
İstihdam, yatırım ve girişimcilik teşviklerinin meslek lisesi mezunu olan bireyleri öncelikli olarak değerlendirecek şekilde yapılandırılacak. Bu yaklaşımla, meslek lisesi mezunlarının iş bulma ve iş kurma olanaklarını artırarak ekonomik kalkınmaya ve iş gücü piyasasının güçlenmesine katkı sağlayacak.
Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının kariyer yollarını izlemek ve işgücü piyasasına uygun eğitim programları oluşturmak için MEB, TÜİK, İŞKUR, SGK ve YÖK verilerini bir araya getirerek kapsamlı bir veri tabanı oluşturulacak. Bu veri tabanı, öğrencilerin ve mezunların istihdam yönelimlerini tayin etmeye yardımcı olacak, eğitim programlarının iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesini sağlayacak ve böylece nitelikli iş gücünün artırılmasına katkı sağlayacak.
"İnsan, insan gölgesinde yetişir." düsturuyla hareket ederek sektör çalışanlarının mesleki becerilerini, meslek etiği ve iş pedagojisi yetkinliklerini güncellemek amacıyla usta öğreticilere ve ustalara yönelik eğitim programları düzenlenecek.
Bölge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Eğitim ortamları ve çevre şartları yetersiz olan okullardaki öğrencilerin, daha uygun koşullara sahip okullarda eğitim almalarını sağlamak için "Bölge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi" uygulaması geliştirilecek. Bu kapsamda okullar birbirleriyle ilişkilendirilecek. Bu uygulama ile eğitimde fırsat eşitliği sağlayarak her öğrencinin potansiyeline eşit şekilde erişmesini ve en iyi eğitimi alması amaçlanıyor.
Herkesin bir mesleği olsun düsturuyla ortaöğretim öğrencilerine, okul dışı zamanlarda meslek edinme imkânları sunarak geniş kariyer seçenekleri ve pratik beceri kazanma fırsatı verilecek. Böylece her öğrencinin kendi potansiyelini keşfetmesine ve başarılı bir kariyer yolculuğuna adım atması sağlanacak.
Meslek alanlarına özgü bölgesel, ulusal ve uluslararası yarışmalar düzenlenecek. Bu sayede, öğrenciler hem yeteneklerini sergileme hem de mesleki becerilerini geliştirme fırsatı bulacak, rekabet ortamında kendilerini kanıtlama şansı elde edecekler.
Savunma sanayisine katkı sağlamak amacıyla ilgili okulların altyapıları güncellenecek. Ayrıca, savunma sanayisi firmalarıyla iş birlikleri geliştirerek öğrencilerin bu alandaki eğitim ve kariyer olanaklarına erişimi artırılarak savunma sanayiinin güçlenmesine katkı sağlanacak.
Ortaöğretim ve yükseköğretim kademelerinde öğretim programları, ders materyali, eğitim araçları, dijital içerikler sektörle iş birliği içinde dijital ve yeşil beceriler doğrultusunda güncellenecek. Böylece "İkiz Dönüşüm" hedeflerine ulaşmak için önemli bir adım atarak hem ekonomik büyüme desteklenecek hem de çevresel sürdürülebilirlik güçlenecek.
Mesleki ve teknik eğitimde, öğrencilerin güçlü iletişim becerilerini desteklemek amacıyla mesleğe özgü yabancı dil eğitimine ağırlık verilecek. Bu sayede, öğrencilerin uluslararası arenada rekabet edebilirlikleri artırılarak küresel iş dünyasında daha etkin rol almaları amaçlanıyor.
"Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi"ne ulaşmak için
https://mtegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2024_08/12093255_meslekiveteknikegitimpolitikabelgesi.pdf
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim ve Sektör
Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "meb.gov.tr" internet adresinde yayımlandı.
Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi amacıyla 12. Kalkınma Planı, Cumhurbaşkanlığı 2024 Yılı Yıllık Programı, 2024-2026 Orta Vadeli Program ve MEB Stratejik Planı (2024-2028) doğrultusunda mesleki ve teknik eğitimde yeni bir vizyon oluşturulması için hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla "meb.gov.tr" internet adresinde yayımlandı.
Ağustos 2023 tarihinden itibaren mesleki eğitimde "eğitim-istihdam" ilişkisini güçlendirmek, mesleki eğitimi yaygınlaştırmak, mesleki eğitimin gelecekteki perspektifini belirlemek için politika ve stratejiler geliştirmek üzere 40 ilde il değerlendirme ve sektör istişare toplantıları düzenlendi.
Söz konusu toplantılarda, bireysel ve sektörel ihtiyaçlara cevap verebilen bir mesleki eğitim sistemi inşa edebilmek amacıyla sektör temsilcileri ve mesleki eğitim kurumları temsilcilerinin talepleri, sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı.
"Herkesin bir mesleği olmalı"
Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nin amacı; "'Herkesin Bir Mesleği Olmalı' anlayışını düstur edinerek sektör iş birlikleriyle mesleki eğitime erişimi ve kaliteyi artırmak, öğrencilerin hayata ve istihdama hazırlanmalarını sağlayarak ülkemizin kalkınması ve refahına katkı sunmak" olarak belirlendi.
Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nde temel olarak "Mesleki ve Teknik Eğitimde Mevcut Durum, Mesleki ve Teknik Eğitimde Temel Sorun Alanları ile Mesleki ve Teknik Eğitimde Gelecek Perspektifi ve Yapılacak Çalışmalar"a yer verildi.
Mesleki ve teknik eğitimde gelecek vizyonu
Türkiye'nin mesleki ve teknik eğitimdeki gelecek vizyonunu ortaya koymak amacıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nin "Mesleki ve Teknik Eğitimde Gelecek Perspektifi ve Yapılacak Çalışmalar" başlığı altında; mesleki ve teknik eğitime erişim, mesleki ve teknik eğitimde iyileştirme, mesleki ve teknik eğitim ile istihdama hazırlık olmak üzere üç ana tema altında 74 strateji yer aldı. Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nde öne çıkan stratejiler doğrultusunda öğrencilerin millî ve manevi değerlerini güçlendirmek ve fütüvvet ehli mezunların iş hayatında aktif rol almalarını sağlamak amacıyla bir ülke genelinde ahilik kültürünü temel alan bir ahilik hareketi başlatılacak. Bu hareketle, geleneksel değerlerle modern eğitimi birleştirerek öğrencilerin karakter gelişimine katkıda bulunmak ve ülkenin geleceğine sağlam bir temel oluşturmak hedefleniyor.
Zanaat atölyeleri kurulacak
Modüler mesleki eğitim yöntemiyle 7 ve 8. sınıf öğrencilerine temel mesleki becerileri kazandırmak, mesleği sevdirmek ve iş hayatına uyum sağlamalarına yardımcı olmak amacıyla "Zanaat Atölyeleri" kurulacak. Bu sayede, öğrenciler hem erken yaşta mesleki yeterlilik kazanacak hem de gelecekteki kariyerlerine karar verme noktasında hazırbulunuşluğa sahip olacak.
Bölge ve sektöre entegre okul modelleri
Mesleki ve teknik eğitimi güçlendirmek için bölge okulu, sektör içi ve sektöre entegre okul modelleri ile iş birliği esasına dayalı yeni bir eğitim yaklaşımı hayata geçirilerek öğrencilerin sektörle entegrasyonunu sağlamak ve pratik becerilerini güçlendirmeleri amaçlanıyor.
Bölge okulları ile sanayinin az geliştiği bölgelerdeki öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle parasız yatılılık imkânlarından yararlanarak sanayisi gelişmiş bölgelerde mesleki eğitim almaları hedefleniyor.
Üretim kabiliyeti güçlü ve kapasitesi büyük işletmelerin üretim altyapısı ve sahip olduğu mesleki deneyim ile meslek ve teknik eğitim sürecinin buluşturulduğu sektör içi ve sektöre entegre okullarda, öğrencilerin nitelikli bir mesleki eğitim süreci geçirmelerinin yanı sıra üretim süreçlerine dâhil olarak ülkemizin kalkınmasında söz sahibi olmaları ve mezuniyet sonrası istihdam edilme şanslarını artırmaları amaçlanıyor.
OSB'lerin kuruluş aşamasında pansiyonlu mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının da OSB yönetimi tarafından yapılacak. Bu sayede iş gücü ve eğitim altyapısını entegre ederek sanayi ile eğitim arasındaki bağı daha da güçlenecek, uygulamayı standart hale getirerek nitelikli bir eğitim-üretim ekosistemi kurulacak.
Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin her birini girişimci adayı olarak kabul ederek girişimcilik yeterlilikleri artırılacak. Ayrıca öğrencilerin finans kaynaklarına erişimlerini kolaylaştıracak çeşitli teşvik mekanizmaları geliştirilecek.
İstihdamda meslek lisesi mezunlarına öncelik
İstihdam, yatırım ve girişimcilik teşviklerinin meslek lisesi mezunu olan bireyleri öncelikli olarak değerlendirecek şekilde yapılandırılacak. Bu yaklaşımla, meslek lisesi mezunlarının iş bulma ve iş kurma olanaklarını artırarak ekonomik kalkınmaya ve iş gücü piyasasının güçlenmesine katkı sağlayacak.
Mesleki ve teknik eğitim mezunlarının kariyer yollarını izlemek ve işgücü piyasasına uygun eğitim programları oluşturmak için MEB, TÜİK, İŞKUR, SGK ve YÖK verilerini bir araya getirerek kapsamlı bir veri tabanı oluşturulacak. Bu veri tabanı, öğrencilerin ve mezunların istihdam yönelimlerini tayin etmeye yardımcı olacak, eğitim programlarının iş dünyasının ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmesini sağlayacak ve böylece nitelikli iş gücünün artırılmasına katkı sağlayacak.
"İnsan, insan gölgesinde yetişir." düsturuyla hareket ederek sektör çalışanlarının mesleki becerilerini, meslek etiği ve iş pedagojisi yetkinliklerini güncellemek amacıyla usta öğreticilere ve ustalara yönelik eğitim programları düzenlenecek.
Bölge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Eğitim ortamları ve çevre şartları yetersiz olan okullardaki öğrencilerin, daha uygun koşullara sahip okullarda eğitim almalarını sağlamak için "Bölge Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi" uygulaması geliştirilecek. Bu kapsamda okullar birbirleriyle ilişkilendirilecek. Bu uygulama ile eğitimde fırsat eşitliği sağlayarak her öğrencinin potansiyeline eşit şekilde erişmesini ve en iyi eğitimi alması amaçlanıyor.
Herkesin bir mesleği olsun düsturuyla ortaöğretim öğrencilerine, okul dışı zamanlarda meslek edinme imkânları sunarak geniş kariyer seçenekleri ve pratik beceri kazanma fırsatı verilecek. Böylece her öğrencinin kendi potansiyelini keşfetmesine ve başarılı bir kariyer yolculuğuna adım atması sağlanacak.
Meslek alanlarına özgü bölgesel, ulusal ve uluslararası yarışmalar düzenlenecek. Bu sayede, öğrenciler hem yeteneklerini sergileme hem de mesleki becerilerini geliştirme fırsatı bulacak, rekabet ortamında kendilerini kanıtlama şansı elde edecekler.
Savunma sanayisine katkı sağlamak amacıyla ilgili okulların altyapıları güncellenecek. Ayrıca, savunma sanayisi firmalarıyla iş birlikleri geliştirerek öğrencilerin bu alandaki eğitim ve kariyer olanaklarına erişimi artırılarak savunma sanayiinin güçlenmesine katkı sağlanacak.
Ortaöğretim ve yükseköğretim kademelerinde öğretim programları, ders materyali, eğitim araçları, dijital içerikler sektörle iş birliği içinde dijital ve yeşil beceriler doğrultusunda güncellenecek. Böylece "İkiz Dönüşüm" hedeflerine ulaşmak için önemli bir adım atarak hem ekonomik büyüme desteklenecek hem de çevresel sürdürülebilirlik güçlenecek.
Mesleki ve teknik eğitimde, öğrencilerin güçlü iletişim becerilerini desteklemek amacıyla mesleğe özgü yabancı dil eğitimine ağırlık verilecek. Bu sayede, öğrencilerin uluslararası arenada rekabet edebilirlikleri artırılarak küresel iş dünyasında daha etkin rol almaları amaçlanıyor.
"Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi"ne ulaşmak için
https://mtegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2024_08/12093255_meslekiveteknikegitimpolitikabelgesi.pdf
Son Güncelleme: Pazartesi, 12 Ağustos 2024 14:06
Gösterim: 4681
Youthall’un gerçekleştirdiği “Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporu” geleceğin mesleklerine projeksiyon tutuyor.
Gençlerin kariyer platformu Youthall, geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirdiği Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu yayınladı. Üniversite sonuçlarının açıklanmasına sayılı günler kala yapılan anket, iş dünyasının profesyonellerinin ve gençlerin geleceğin mesleklerine ilişkin beklentisini ortaya çıkardı. 18-30 yaş arasında üniversite öğrencisi ve çalışmayan mezun gençler ve iş dünyasının profesyonellerinin katılımı ile gerçekleştirilen ankete göre, gençlerin yüzde 73’ü 10 yıl sonra meslekler arasında yapayzekamühendisliğinin ilk sırada olacağını düşünüyor. İş dünyasının profesyonelleri ise sürdürülebilirlik uzmanlığı, yenilenebilir enerji uzmanlığı ve robotik mühendisliği gibi mesleklerin ilk sıraları paylaşacağını öngörüyor. Gençlerin yüzde 87’si meslek seçiminde kazanç ve gelişim fırsatlarına odaklanıyor. Anket sonuçları, “yazılım ve uygulama geliştiriciliği”, “dijital pazarlama uzmanlığı” ve “uzay araştırmaları mühendisliği” gibi alanlardaki yükselişinde, geleceğin iş dünyasında dijital dönüşümün iş gücü talebini derinden etkileyeceğini gösteriyor.
Dijital dönüşümle birlikte iş dünyasında değişen beklentiler, hızla değişen dünya düzeni ve gelişen teknolojik trendlerin bir sonucu olarak geleceğin iş gücünün hangi alanlar üzerinde yoğunlaşacağı, hangi mesleklerin ön plana çıkacağı gibi soruların yanıtları aranıyor. Gençlerin kariyer platformu Youthall, üniversite tercih döneminde kariyer rotasını çizmeye hazırlanan ve kariyerinin henüz başlangıcında olan gençlerin ve iş dünyasının fikirlerini alarak, bu soruların cevabını araştırdı.
Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporu”, gençlerin hangi meslekleri seçmeye eğimli olduğunu, iş dünyasına yönelik bakış açılarını, geleceğe ilişkin beklenti ve öngörülerini ortaya koydu. Araştırmaya; 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri ve kariyer yaşamının başlangıcında olan henüz iş hayatına başlamamış yeni mezunlar ile iş dünyasının profesyonelleri olmak üzere toplam 543 kişi katıldı. Ankete katılanların yüzde 24,1'ini çalışanlar, yüzde 75,7'sini ise üniversite öğrencileri ve mezun şu an herhangi bir işte çalışmayan gençler oluşturdu.
Küresel salgın yapay zekayı adres gösterdi
Anket sonuçları, geleceğin meslekleri söz konusu olduğunda iş dünyasının profesyonellerini ve gençleri güncelteknolojik trendler odaklı işlerde buluşturuyor. Ankete katılanlar, yapay zeka ve diğer teknolojilerin hızla ilerlediği bir çağda iş gücünün teknolojiye hakim olmasının önemini vurgularken; iş dünyasının, dijitalleşme ve teknolojiyi kullanma kabiliyetiyle rekabet edebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini bekliyor. Bu da işverenlerin dijital yetkinlikleri artırması ve yeni teknolojilere uyum sağlayabilmesi gerektiği sonucunu veriyor.Küresel salgının tetiklediği alışveriş ve iletişim alışkanlıklarındaki değişimler de bu yetkinliklerin ön plana çıkmasındaki diğer önemli bir unsur olarak belirtiliyor. Teknolojik ilerlemeler, tüketici davranışlarını ve iş yapış şekillerini etkilerken, bu değişimlere uyum sağlayabilen uzmanların önemi artıyor.
Her 10 gençten 7’si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor
Gençlerin yüzde 73,5’i bugünkü meslek tercihlerinde maaş ve kazanç potansiyelinin yüksek olmasını öncelikli olarak görüyor. Yüzde 87’si, hem bugün kazanç sağlayan hem de gelecekteki potansiyel gelişim ve kazanç fırsatlarına odaklanan bir mesleği tercih etmeyi düşünüyor. Bu sonuç, katılımcıların maddi beklentilerinin yanı sıra, kişisel tatmin ve gelişim için uygun bir meslek seçmeye önem verdiklerini ortaya koyuyor. Bu da gençlerin finansal istikrarı önemsediğini, gelecekteki kariyerlerinde büyüme ve ilerleme fırsatlarını göz önünde bulundurduklarını gösteriyor.
Bugünün mesleklerinde de yapay zeka ilk sırada
Gençlerin yüzde 28,5’i, "Bugün tercih yapıyor olsaydın ya da farklı bir meslek seçme şansın olsaydı hangi mesleği seçerdin?" sorusuna “yapay zeka uzmanlığı” yanıtını veriyor. Ardından yüzde 15,6 ile “veri analistliği/veri bilimciliği”, yüzde 12 ile “dijital pazarlama uzmanlığı”, yüzde 11 ile “yenilenebilir enerji uzmanlığı” ve yüzde 9,5 ile “e-ticaret uzmanlığı” geliyor. Bu yanıtlar, gençlerin meslek seçiminde gelecekteki potansiyel fırsatları dikkate aldığını kanıtlıyor.
Geleceğin iş dünyasında yaratıcı ve yenilikçi olan kazanacak
Anket çalışması, gelecekte iş dünyasında hangi yetkinliklerin ortaya çıkacağını da belirliyor. Ankete katılan profesyonellerin yüzde 72’sine göre, "yaratıcılık ve yenilikçilik" iş dünyasının gelecekteki en önemli yetkinlik tercihi olacak. İş dünyasında öncelikli olacak diğer yetkinliklerin başında ise “problem çözme/karar verme yeteneği", "adaptasyon/değişime uyum sağlama" ve "eleştirel düşünme/analiz" geliyor.
Gençler mesleklerinin geleceğinden endişe duyuyor
Araştırmada, gençlerin mesleklerinin geleceğine ilişkin bakış açıları da incelendi. Ankete katılan gençlerin üçte birinden fazlası (yüzde 38,4) gelecekleriyle ilgili meslekleri hakkında endişe duyuyor. Bu endişeleri, gelecekte iş dünyasının nasıl şekilleneceği ve mevcut mesleklerin ne kadar geçerli olacağı konusundaki belirsizliklerle ilişkilendiriliyor. Gelecekleriyle ilgili endişe duymayanların oranı %34,3'te, kararsızların oranı ise yüzde 27,3’te kalıyor.
“Basım veyayım”, “satış”, “imalat ve üretim” alanlarının varlığı azalacak
Ankete katılan iş dünyası profesyonellerinin verdiği yanıtlara göre, günümüzde teknolojinin hızla geliştiği ortamda varlığını yitirecek meslek alanlarının başında "basım veyayım" geliyor. %18,2’si "basım ve yayım" alanının varlığının azalacağını düşünürken, yüzde 16’sı tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımızın değişmesiyle birlikte gelişen teknolojinin "satış" alanındaki istihdamı ortadan kaldıracağı görüşünde birleşiyor. Yüzde 15,2’si endüstri ve imalat sektöründe büyük ölçüde otomasyon ve robotik sistemlerin kullanımının artmasıyla "İmalat ve üretim" alanının varlığının azalacağını öngörüyor.
İş dünyası, operasyonel ve yönetimsel yetkinlikleri önemsiyor
Anket, iş dünyasının gözünden bu yıl işe alımlarda en çok ihtiyaç duyulan alanları da tanımladı. Verilen yanıtlara göre; katılımcıların yüzde 34,8’i "operasyon&yönetim" alanına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Yüzde 28'i "pazarlama" ve "dijital pazarlama", yüzde 25'i "satış",yüzde 24,2'si "büyük veri ve iş analitiği" alanlarında iş gücü arayışı oluştuğunu söylüyor. Bu oranlar, iş dünyasının hala operasyonel ve yönetimsel yetkinliklere büyük önem verdiğine işaret ediyor. Ayrıca pazarlama ve satış alanlarındaki ihtiyaç da dikkat çekerken, günümüzde işverenlerin özellikle bu alanlardaki nitelikli adaylara ilgi gösterdiğini ve bu pozisyonlara yönelik talebin yüksek olduğu sonucunu ortaya koyuyor.
İş dünyasının yüzde 74,2’si işe alımlarda iletişim ve iş birliği becerilerine önem veriyor
Ankete katılan profesyonellerin yanıtlarına göre, günümüzde işe alımlarda dikkat edilen en önemli nitelik %74,2 ile "iletişim ve iş birliği becerileri". İş dünyası profesyonellerinin yüzde 70,5’i "problem çözme ve karar verme yeteneği”ni kritik bir unsur olarak benimsiyor. Yüzde 53’ü ise "adaptasyon ve uyum sağlama yeteneği”ni olmazsa olmaz bir nitelik olarak tanımlıyor.
“Gençler geleceğin meslek seçimleriyle iş dünyasına önemli mesajlar veriyor”
Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu değerlendiren Youthall CEO’su Emre Aykan, teknolojik gelişmelerin yarattığı yeni dünya düzeninin geleceğin meslek tercihlerinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Üniversite tercih dönemine yönelik gerçekleştirdiğimiz anket çalışması; teknoloji odaklı mesleklerin gelecekte de büyük önem taşıyacağını ve yapay zeka alanının gençler arasında ilgi görmeye devam edeceğini gösteriyor. Ankete göre gençlerin 10 yıl sonrasınınmeslekleri arasında; ‘yapay zekamühendisliği’ninardından ‘sürdürülebilirlik uzmanlığı’, ‘yenilenebilir enerji uzmanlığı’ ve ‘robotik mühendisliği’ gibi meslekleri ilk sırada tutması iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.Bu durumiş dünyasının sürdürülebilir teknolojilere ve çevre dostu enerji kaynaklarına olan talebinin artacağını ve robotik teknolojilerin de önemli bir rol oynayacağını gösteriyor” dedi.Geleceğin iş dünyasının beklentilerine uygun yetkinliklere sahip olmanın gün geçtikçe daha önemli bir hale geldiğine de dikkat çeken Aykan;“Bu dönemde iş hayatında başarılı olmak için problem çözme, karar verme, etkili iletişim kurma ve iş birliği yapma yeteneklerinin büyük bir öneme sahip olduğunu gözlemliyoruz. Özellikle inovasyon kavramının da iş dünyasının önceliklerinden biri olduğunu göz önünde bulundurursak önümüzdeki dönemde yaratıcı ve yenilikçi olmak başarılı bir kariyer hayatı için kritik unsur olacaktır. Bununla beraber, problem çözme, adaptasyon ve eleştirel düşünme gibi yetkinliklere sahip olmak iş dünyasının değişken ve rekabetçi ortamında başarılı olmak için çalışanlara büyük avantajlar sağlayacaktır” açıklamasında bulundu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim ve Sektör
Youthall’un gerçekleştirdiği “Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporu” geleceğin mesleklerine projeksiyon tutuyor.
Gençlerin kariyer platformu Youthall, geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleştirdiği Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu yayınladı. Üniversite sonuçlarının açıklanmasına sayılı günler kala yapılan anket, iş dünyasının profesyonellerinin ve gençlerin geleceğin mesleklerine ilişkin beklentisini ortaya çıkardı. 18-30 yaş arasında üniversite öğrencisi ve çalışmayan mezun gençler ve iş dünyasının profesyonellerinin katılımı ile gerçekleştirilen ankete göre, gençlerin yüzde 73’ü 10 yıl sonra meslekler arasında yapayzekamühendisliğinin ilk sırada olacağını düşünüyor. İş dünyasının profesyonelleri ise sürdürülebilirlik uzmanlığı, yenilenebilir enerji uzmanlığı ve robotik mühendisliği gibi mesleklerin ilk sıraları paylaşacağını öngörüyor. Gençlerin yüzde 87’si meslek seçiminde kazanç ve gelişim fırsatlarına odaklanıyor. Anket sonuçları, “yazılım ve uygulama geliştiriciliği”, “dijital pazarlama uzmanlığı” ve “uzay araştırmaları mühendisliği” gibi alanlardaki yükselişinde, geleceğin iş dünyasında dijital dönüşümün iş gücü talebini derinden etkileyeceğini gösteriyor.
Dijital dönüşümle birlikte iş dünyasında değişen beklentiler, hızla değişen dünya düzeni ve gelişen teknolojik trendlerin bir sonucu olarak geleceğin iş gücünün hangi alanlar üzerinde yoğunlaşacağı, hangi mesleklerin ön plana çıkacağı gibi soruların yanıtları aranıyor. Gençlerin kariyer platformu Youthall, üniversite tercih döneminde kariyer rotasını çizmeye hazırlanan ve kariyerinin henüz başlangıcında olan gençlerin ve iş dünyasının fikirlerini alarak, bu soruların cevabını araştırdı.
Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen “Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporu”, gençlerin hangi meslekleri seçmeye eğimli olduğunu, iş dünyasına yönelik bakış açılarını, geleceğe ilişkin beklenti ve öngörülerini ortaya koydu. Araştırmaya; 18-30 yaş aralığındaki üniversite öğrencileri ve kariyer yaşamının başlangıcında olan henüz iş hayatına başlamamış yeni mezunlar ile iş dünyasının profesyonelleri olmak üzere toplam 543 kişi katıldı. Ankete katılanların yüzde 24,1'ini çalışanlar, yüzde 75,7'sini ise üniversite öğrencileri ve mezun şu an herhangi bir işte çalışmayan gençler oluşturdu.
Küresel salgın yapay zekayı adres gösterdi
Anket sonuçları, geleceğin meslekleri söz konusu olduğunda iş dünyasının profesyonellerini ve gençleri güncelteknolojik trendler odaklı işlerde buluşturuyor. Ankete katılanlar, yapay zeka ve diğer teknolojilerin hızla ilerlediği bir çağda iş gücünün teknolojiye hakim olmasının önemini vurgularken; iş dünyasının, dijitalleşme ve teknolojiyi kullanma kabiliyetiyle rekabet edebilir ve sürdürülebilir hale gelmesini bekliyor. Bu da işverenlerin dijital yetkinlikleri artırması ve yeni teknolojilere uyum sağlayabilmesi gerektiği sonucunu veriyor.Küresel salgının tetiklediği alışveriş ve iletişim alışkanlıklarındaki değişimler de bu yetkinliklerin ön plana çıkmasındaki diğer önemli bir unsur olarak belirtiliyor. Teknolojik ilerlemeler, tüketici davranışlarını ve iş yapış şekillerini etkilerken, bu değişimlere uyum sağlayabilen uzmanların önemi artıyor.
Her 10 gençten 7’si kazanç potansiyeli yüksek meslekleri tercih ediyor
Gençlerin yüzde 73,5’i bugünkü meslek tercihlerinde maaş ve kazanç potansiyelinin yüksek olmasını öncelikli olarak görüyor. Yüzde 87’si, hem bugün kazanç sağlayan hem de gelecekteki potansiyel gelişim ve kazanç fırsatlarına odaklanan bir mesleği tercih etmeyi düşünüyor. Bu sonuç, katılımcıların maddi beklentilerinin yanı sıra, kişisel tatmin ve gelişim için uygun bir meslek seçmeye önem verdiklerini ortaya koyuyor. Bu da gençlerin finansal istikrarı önemsediğini, gelecekteki kariyerlerinde büyüme ve ilerleme fırsatlarını göz önünde bulundurduklarını gösteriyor.
Bugünün mesleklerinde de yapay zeka ilk sırada
Gençlerin yüzde 28,5’i, "Bugün tercih yapıyor olsaydın ya da farklı bir meslek seçme şansın olsaydı hangi mesleği seçerdin?" sorusuna “yapay zeka uzmanlığı” yanıtını veriyor. Ardından yüzde 15,6 ile “veri analistliği/veri bilimciliği”, yüzde 12 ile “dijital pazarlama uzmanlığı”, yüzde 11 ile “yenilenebilir enerji uzmanlığı” ve yüzde 9,5 ile “e-ticaret uzmanlığı” geliyor. Bu yanıtlar, gençlerin meslek seçiminde gelecekteki potansiyel fırsatları dikkate aldığını kanıtlıyor.
Geleceğin iş dünyasında yaratıcı ve yenilikçi olan kazanacak
Anket çalışması, gelecekte iş dünyasında hangi yetkinliklerin ortaya çıkacağını da belirliyor. Ankete katılan profesyonellerin yüzde 72’sine göre, "yaratıcılık ve yenilikçilik" iş dünyasının gelecekteki en önemli yetkinlik tercihi olacak. İş dünyasında öncelikli olacak diğer yetkinliklerin başında ise “problem çözme/karar verme yeteneği", "adaptasyon/değişime uyum sağlama" ve "eleştirel düşünme/analiz" geliyor.
Gençler mesleklerinin geleceğinden endişe duyuyor
Araştırmada, gençlerin mesleklerinin geleceğine ilişkin bakış açıları da incelendi. Ankete katılan gençlerin üçte birinden fazlası (yüzde 38,4) gelecekleriyle ilgili meslekleri hakkında endişe duyuyor. Bu endişeleri, gelecekte iş dünyasının nasıl şekilleneceği ve mevcut mesleklerin ne kadar geçerli olacağı konusundaki belirsizliklerle ilişkilendiriliyor. Gelecekleriyle ilgili endişe duymayanların oranı %34,3'te, kararsızların oranı ise yüzde 27,3’te kalıyor.
“Basım veyayım”, “satış”, “imalat ve üretim” alanlarının varlığı azalacak
Ankete katılan iş dünyası profesyonellerinin verdiği yanıtlara göre, günümüzde teknolojinin hızla geliştiği ortamda varlığını yitirecek meslek alanlarının başında "basım veyayım" geliyor. %18,2’si "basım ve yayım" alanının varlığının azalacağını düşünürken, yüzde 16’sı tüketim ve alışveriş alışkanlıklarımızın değişmesiyle birlikte gelişen teknolojinin "satış" alanındaki istihdamı ortadan kaldıracağı görüşünde birleşiyor. Yüzde 15,2’si endüstri ve imalat sektöründe büyük ölçüde otomasyon ve robotik sistemlerin kullanımının artmasıyla "İmalat ve üretim" alanının varlığının azalacağını öngörüyor.
İş dünyası, operasyonel ve yönetimsel yetkinlikleri önemsiyor
Anket, iş dünyasının gözünden bu yıl işe alımlarda en çok ihtiyaç duyulan alanları da tanımladı. Verilen yanıtlara göre; katılımcıların yüzde 34,8’i "operasyon&yönetim" alanına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Yüzde 28'i "pazarlama" ve "dijital pazarlama", yüzde 25'i "satış",yüzde 24,2'si "büyük veri ve iş analitiği" alanlarında iş gücü arayışı oluştuğunu söylüyor. Bu oranlar, iş dünyasının hala operasyonel ve yönetimsel yetkinliklere büyük önem verdiğine işaret ediyor. Ayrıca pazarlama ve satış alanlarındaki ihtiyaç da dikkat çekerken, günümüzde işverenlerin özellikle bu alanlardaki nitelikli adaylara ilgi gösterdiğini ve bu pozisyonlara yönelik talebin yüksek olduğu sonucunu ortaya koyuyor.
İş dünyasının yüzde 74,2’si işe alımlarda iletişim ve iş birliği becerilerine önem veriyor
Ankete katılan profesyonellerin yanıtlarına göre, günümüzde işe alımlarda dikkat edilen en önemli nitelik %74,2 ile "iletişim ve iş birliği becerileri". İş dünyası profesyonellerinin yüzde 70,5’i "problem çözme ve karar verme yeteneği”ni kritik bir unsur olarak benimsiyor. Yüzde 53’ü ise "adaptasyon ve uyum sağlama yeteneği”ni olmazsa olmaz bir nitelik olarak tanımlıyor.
“Gençler geleceğin meslek seçimleriyle iş dünyasına önemli mesajlar veriyor”
Gelecekteki İş Gücü Talebi Anketi Raporunu değerlendiren Youthall CEO’su Emre Aykan, teknolojik gelişmelerin yarattığı yeni dünya düzeninin geleceğin meslek tercihlerinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Üniversite tercih dönemine yönelik gerçekleştirdiğimiz anket çalışması; teknoloji odaklı mesleklerin gelecekte de büyük önem taşıyacağını ve yapay zeka alanının gençler arasında ilgi görmeye devam edeceğini gösteriyor. Ankete göre gençlerin 10 yıl sonrasınınmeslekleri arasında; ‘yapay zekamühendisliği’ninardından ‘sürdürülebilirlik uzmanlığı’, ‘yenilenebilir enerji uzmanlığı’ ve ‘robotik mühendisliği’ gibi meslekleri ilk sırada tutması iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.Bu durumiş dünyasının sürdürülebilir teknolojilere ve çevre dostu enerji kaynaklarına olan talebinin artacağını ve robotik teknolojilerin de önemli bir rol oynayacağını gösteriyor” dedi.Geleceğin iş dünyasının beklentilerine uygun yetkinliklere sahip olmanın gün geçtikçe daha önemli bir hale geldiğine de dikkat çeken Aykan;“Bu dönemde iş hayatında başarılı olmak için problem çözme, karar verme, etkili iletişim kurma ve iş birliği yapma yeteneklerinin büyük bir öneme sahip olduğunu gözlemliyoruz. Özellikle inovasyon kavramının da iş dünyasının önceliklerinden biri olduğunu göz önünde bulundurursak önümüzdeki dönemde yaratıcı ve yenilikçi olmak başarılı bir kariyer hayatı için kritik unsur olacaktır. Bununla beraber, problem çözme, adaptasyon ve eleştirel düşünme gibi yetkinliklere sahip olmak iş dünyasının değişken ve rekabetçi ortamında başarılı olmak için çalışanlara büyük avantajlar sağlayacaktır” açıklamasında bulundu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 31 Temmuz 2023 12:15
Gösterim: 276

