Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Lütfen öğretmenlerimize güvenin. Öğretmenlerimiz her çocuğu kendi özel şartlarını, öğrenme tempolarını, öğrenme hızlarını, özel becerilerini çok geçmeden keşfederler ve ona göre her çocuğumuz için ayrı bir platform uygulayabilir.” dedi.
Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri, "uyum programı" kapsamında okula ilk adımlarını atarken, Milli Eğitim Bakanı Avcı, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve öğrenci velilerinin de katılımıyla, Ataşehir Halil Atamavcı İlkokulu'nda program düzenlendi.
Okula gelişinde minik öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Bakan Avcı, çocukları tek tek öperek onlarla fotoğraf çektirdi. Kalabalık bir basın grubunun beklediği Bakan Avcı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılının hayırlı uğurlu olmasını diledi.
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün ve Müdüre Funda Kocabıyık'ın uyum çalışmaları için büyük bir gayretle çalıştıklarını ve öğretmenlerin bu konulardaki ön eğitimlerini gerçekleştirdiklerini belirten Avcı, "İnşallah çocuklarımız kısa süreli de olsa bu uyum sürecinde okullarını, öğretmenlerini tanıyacaklar. Okula ilk temaslarında, olabildiğince olumlu izlenim edinmelerini sağlamak için biz de elimizden geleni yapıyoruz. Yöneticilerimiz, okullarımız, öğretmenlerimiz yapıyor" dedi.
Avcı, velilerin de ellerinden geleni yaptığını kaydederek, basın mensuplarının da katkılarıyla bu yıl sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı geçireceklerini söyledi.
Bakan Avcı bir gazetecinin, "Kürtçe derslerinde öğretmen atamalarıyla ilgili çeşitli eleştiriler var" sözü üzerine, bu tarz özel programlarda, etkinliğin önüne geçmemesi için farklı konulara girmediklerini, bu konulara dair bugün akşam ilgili kişilerle toplantı yapacaklarını ifade etti.
Miniklerden halk oyunları gösterisi
Avcı, daha sonra okulun önünde halk oyunları gösterisi yapan minikleri izledi.
Zaman zaman alkışla tempo tutan Avcı, oyun sonrası çocukların velileriyle sohbet etti, çocukları severek onlarla fotoğraf çektirdi ve hediye dağıttı.
Bakan Avcı sınıfları gezdi
Milli Eğitim Bakanı Avcı, daha sonra "uyum programı" kapsamında okula bir hafta önce başlayan okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerini ziyaret etti.
Sırasıyla okul öncesi ve birinci sınıfları gezen Avcı, buradaki miniklerle tek tek ilgilendi ve kendilerine hediye dağıttı.
Çocukları seven ve onlarla sohbet eden Avcı, bir sınıf tahtasına, "2013-2014 eğitim öğretim yılı bütün öğrencilerimize, velilerimize, yöneticilerimize ve görevlilerimize hayırlı uğurlu olsun. Sağlık ve mutluluk içerisinde nice yıllara. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı" yazdı.
Avcı, tahtaya kendi karikatürünü de çizdi.
"Lütfen öğretmenlerimize güvenin"
Bakan Avcı, okulda düzenlenmekte olan "2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı Veli Oryantasyon Eğitimi"ne de katıldı.
Bakan Avcı, çocukların olabildiğince sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl geçirmeleri için el ele neler yapılabileceğinin bu programda konuşulduğunu söyledi. Avcı, eğitimde çocukların başarısı için güzel çalışmalar gerçekleştireceklerini belirterek, "Lütfen öğretmenlerimize güvenin. Öğretmenlerimiz her çocuğu kendi özel şartlarını, öğrenme tempolarını, öğrenme hızlarını, özel becerilerini çok geçmeden keşfderler ve ona göre her çocuğumuz için ayrı bir platform uygulayabilir. Bu sizi yanıltmasın. Öğretmenlerimiz, kendi özel koşullarına göre her çocuğa farklı farklı sorumluluklar verebilirler" ifadelerini kullandı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanı Avcı, "Lütfen öğretmenlerimize güvenin. Öğretmenlerimiz her çocuğu kendi özel şartlarını, öğrenme tempolarını, öğrenme hızlarını, özel becerilerini çok geçmeden keşfederler ve ona göre her çocuğumuz için ayrı bir platform uygulayabilir.” dedi.
Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri, "uyum programı" kapsamında okula ilk adımlarını atarken, Milli Eğitim Bakanı Avcı, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve öğrenci velilerinin de katılımıyla, Ataşehir Halil Atamavcı İlkokulu'nda program düzenlendi.
Okula gelişinde minik öğrenciler tarafından çiçeklerle karşılanan Bakan Avcı, çocukları tek tek öperek onlarla fotoğraf çektirdi. Kalabalık bir basın grubunun beklediği Bakan Avcı, 2013-2014 eğitim-öğretim yılının hayırlı uğurlu olmasını diledi.
Temel Eğitim Genel Müdürlüğü'nün ve Müdüre Funda Kocabıyık'ın uyum çalışmaları için büyük bir gayretle çalıştıklarını ve öğretmenlerin bu konulardaki ön eğitimlerini gerçekleştirdiklerini belirten Avcı, "İnşallah çocuklarımız kısa süreli de olsa bu uyum sürecinde okullarını, öğretmenlerini tanıyacaklar. Okula ilk temaslarında, olabildiğince olumlu izlenim edinmelerini sağlamak için biz de elimizden geleni yapıyoruz. Yöneticilerimiz, okullarımız, öğretmenlerimiz yapıyor" dedi.
Avcı, velilerin de ellerinden geleni yaptığını kaydederek, basın mensuplarının da katkılarıyla bu yıl sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim öğretim yılı geçireceklerini söyledi.
Bakan Avcı bir gazetecinin, "Kürtçe derslerinde öğretmen atamalarıyla ilgili çeşitli eleştiriler var" sözü üzerine, bu tarz özel programlarda, etkinliğin önüne geçmemesi için farklı konulara girmediklerini, bu konulara dair bugün akşam ilgili kişilerle toplantı yapacaklarını ifade etti.
Miniklerden halk oyunları gösterisi
Avcı, daha sonra okulun önünde halk oyunları gösterisi yapan minikleri izledi.
Zaman zaman alkışla tempo tutan Avcı, oyun sonrası çocukların velileriyle sohbet etti, çocukları severek onlarla fotoğraf çektirdi ve hediye dağıttı.
Bakan Avcı sınıfları gezdi
Milli Eğitim Bakanı Avcı, daha sonra "uyum programı" kapsamında okula bir hafta önce başlayan okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerini ziyaret etti.
Sırasıyla okul öncesi ve birinci sınıfları gezen Avcı, buradaki miniklerle tek tek ilgilendi ve kendilerine hediye dağıttı.
Çocukları seven ve onlarla sohbet eden Avcı, bir sınıf tahtasına, "2013-2014 eğitim öğretim yılı bütün öğrencilerimize, velilerimize, yöneticilerimize ve görevlilerimize hayırlı uğurlu olsun. Sağlık ve mutluluk içerisinde nice yıllara. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı" yazdı.
Avcı, tahtaya kendi karikatürünü de çizdi.
"Lütfen öğretmenlerimize güvenin"
Bakan Avcı, okulda düzenlenmekte olan "2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı Veli Oryantasyon Eğitimi"ne de katıldı.
Bakan Avcı, çocukların olabildiğince sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl geçirmeleri için el ele neler yapılabileceğinin bu programda konuşulduğunu söyledi. Avcı, eğitimde çocukların başarısı için güzel çalışmalar gerçekleştireceklerini belirterek, "Lütfen öğretmenlerimize güvenin. Öğretmenlerimiz her çocuğu kendi özel şartlarını, öğrenme tempolarını, öğrenme hızlarını, özel becerilerini çok geçmeden keşfderler ve ona göre her çocuğumuz için ayrı bir platform uygulayabilir. Bu sizi yanıltmasın. Öğretmenlerimiz, kendi özel koşullarına göre her çocuğa farklı farklı sorumluluklar verebilirler" ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Eylül 2013 14:56
Gösterim: 1326
Milli Eğitim Bakanlığı, 87 branşa 36 bin 837 öğretmen ataması yaptı. Başvuruda boş yerlere atanma seçeneğini işaretleyen öğretmen adayları puanlarına göre boş kontenjanlara atanacak. Atanan öğretmenlerin uyum eğitimleri 11 Eylül'de başlıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 87 branşa 36 bin 837 öğretmen ataması yaptı.
Öğretmen ataması için bakanlığın Baş öğretmen Salonunda tören düzenlendi. Törene, İstanbul'daki programları nedeniyle bulunamayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, telekonferans yoluyla katıldı. Törende ayrıca Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Müsteşar Yufus Tekin ve bakanlık bürokratları ileöğretmen adayları ve aileleri bulundu.
Bakan Avcı, törende yaptığı konuşmada, son 10 yılda toplam 408 bin 47 öğretmen atamasının gerçekleştirildiğini belirterek, bunun Cumhuriyet tarihinde, bu kadarlık zaman dilimi içinde yapılan en büyük atama olduğunu ifade etti.
Hükümet olarak öğretmenlere yönelik çok ciddi adımların atıldığını belirten Avcı, ''Hala yapacak çok şeyimiz var. İnşallah zaman içerisinde bunları peyderpey yapacağız'' dedi.
Bugün yapılacak atamalar sonucunda ataması yapılamayanların üzüleceğini ifade eden Avcı, öğretmen adaylarına ''Her şeyin hayırlısı olsun. Sonuç ne olursa olsun bunun hayırlı olmasını diliyorum. Atanacak öğretmen adaylarını da şimdiden tebrik ediyorum'' diye seslendi.
Atanan öğretmenlerin 11 Eylül'de uyum eğitimlerinin başlayacağını belirten Avcı, bu eğitim sırasında da öğretmenlerle biraraya geleceğini söyledi.
Atamalar 40 bine tamamlanacak
MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hikmet Çolak, bakanlığın büyük bir camia olduğunu ifade ederek, 145 branşta öğretmenin istihdam edildiğini belirtti. Bugün yapılacak atamalarda 87 branşa öğretmen alınacağını anımsatan Çolak, diğer branşlara ise boş kadro ve sınava giren olmaması nedeniyle atama yapılmadığını bildirdi.
Atama sonucunda boş kalan kontenjanlara, 26. tercihini işaretleyerek ''boş yerlere giderim'' diyen öğretmen adaylarının puan üstünlüğüne göre atamalarının akabinde gerçekleşeceğini anlatan Çolak, atamaların 40 bine tamamlanacağını söyledi.
Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Erdem ve Müsteşar Tekin, salondakilerden kura numarası için rakam istedi. Belirlenen kura numarasına göre yapılan atama sonucunda salonda, ataması yapılan öğretmen adayları sevinç çığlıkları attı. Erdem, atamaların hayırlı olmasını diledi.
Minik bebeğiyle, eşiye veya anne ve babasıyla atama sevincini paylaşan öğretmenler, göz yaşlarını tutamadı. Kimileri ise atama sevincini, cep telefonuyla yakınlarını arayarak paylaştı.
Atamaya 99 bin 514 aday katıldı, sonuçlara göre ise toplam 36 bin 837 öğretmen adayının ataması gerçekleşti.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Milli Eğitim Bakanlığı, 87 branşa 36 bin 837 öğretmen ataması yaptı. Başvuruda boş yerlere atanma seçeneğini işaretleyen öğretmen adayları puanlarına göre boş kontenjanlara atanacak. Atanan öğretmenlerin uyum eğitimleri 11 Eylül'de başlıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 87 branşa 36 bin 837 öğretmen ataması yaptı.
Öğretmen ataması için bakanlığın Baş öğretmen Salonunda tören düzenlendi. Törene, İstanbul'daki programları nedeniyle bulunamayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, telekonferans yoluyla katıldı. Törende ayrıca Bakan Yardımcısı Orhan Erdem, Müsteşar Yufus Tekin ve bakanlık bürokratları ileöğretmen adayları ve aileleri bulundu.
Bakan Avcı, törende yaptığı konuşmada, son 10 yılda toplam 408 bin 47 öğretmen atamasının gerçekleştirildiğini belirterek, bunun Cumhuriyet tarihinde, bu kadarlık zaman dilimi içinde yapılan en büyük atama olduğunu ifade etti.
Hükümet olarak öğretmenlere yönelik çok ciddi adımların atıldığını belirten Avcı, ''Hala yapacak çok şeyimiz var. İnşallah zaman içerisinde bunları peyderpey yapacağız'' dedi.
Bugün yapılacak atamalar sonucunda ataması yapılamayanların üzüleceğini ifade eden Avcı, öğretmen adaylarına ''Her şeyin hayırlısı olsun. Sonuç ne olursa olsun bunun hayırlı olmasını diliyorum. Atanacak öğretmen adaylarını da şimdiden tebrik ediyorum'' diye seslendi.
Atanan öğretmenlerin 11 Eylül'de uyum eğitimlerinin başlayacağını belirten Avcı, bu eğitim sırasında da öğretmenlerle biraraya geleceğini söyledi.
Atamalar 40 bine tamamlanacak
MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hikmet Çolak, bakanlığın büyük bir camia olduğunu ifade ederek, 145 branşta öğretmenin istihdam edildiğini belirtti. Bugün yapılacak atamalarda 87 branşa öğretmen alınacağını anımsatan Çolak, diğer branşlara ise boş kadro ve sınava giren olmaması nedeniyle atama yapılmadığını bildirdi.
Atama sonucunda boş kalan kontenjanlara, 26. tercihini işaretleyerek ''boş yerlere giderim'' diyen öğretmen adaylarının puan üstünlüğüne göre atamalarının akabinde gerçekleşeceğini anlatan Çolak, atamaların 40 bine tamamlanacağını söyledi.
Konuşmaların ardından Bakan Yardımcısı Erdem ve Müsteşar Tekin, salondakilerden kura numarası için rakam istedi. Belirlenen kura numarasına göre yapılan atama sonucunda salonda, ataması yapılan öğretmen adayları sevinç çığlıkları attı. Erdem, atamaların hayırlı olmasını diledi.
Minik bebeğiyle, eşiye veya anne ve babasıyla atama sevincini paylaşan öğretmenler, göz yaşlarını tutamadı. Kimileri ise atama sevincini, cep telefonuyla yakınlarını arayarak paylaştı.
Atamaya 99 bin 514 aday katıldı, sonuçlara göre ise toplam 36 bin 837 öğretmen adayının ataması gerçekleşti.
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Eylül 2013 13:38
Gösterim: 1466
Fransa'daki devlet okullarının duvarlarına bugünden itibaren ''laiklik şartı'' asılacak.
Duvarlara asılacak ''laiklik şartı'' 15 maddeden oluşuyor. ''Laiklik şartı'', öğrencilere gözle görünür ve dikkat çekici bir şekilde dini simge ve objelerle derslere girilmesinin yasak olduğunu hatırlatıyor.
Laiklik şartı, Fransa'daki cumhuriyet ilkelerine, anayasanın temel hedeflerine, insan hakları beyannamesinin önemli kısımlarına, 1905 yılında kabul edilen ve devlet ile din işlerinin ayrılmasına vurgu yapan yasaya da atıfta bulunuyor.
Milli Eğitim Bakanı Vincent Peillon bugün Paris yakınlarındaki bir lisede düzenlenen törende, okullarda duvarlara ''laiklik şartı'' asılmasına ilişkin uygulamayla ilgili basını bilgilendirdi.
Peillon, ''Laiklik bizim kültürümüzde, başkalarına saygı gösterirken insanların kendi özgürlüğünü inşa etmesine izin verilmesi anlamına geliyor'' ifadesini kullandı.
Söz konusu şart, laikliğin şiddeti ve ayırımcılığı reddettiğine dikkati çekerken, kadın ve erkek arasındaki eşitliğe vurgu yapıyor.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Fransa'daki devlet okullarının duvarlarına bugünden itibaren ''laiklik şartı'' asılacak.
Duvarlara asılacak ''laiklik şartı'' 15 maddeden oluşuyor. ''Laiklik şartı'', öğrencilere gözle görünür ve dikkat çekici bir şekilde dini simge ve objelerle derslere girilmesinin yasak olduğunu hatırlatıyor.
Laiklik şartı, Fransa'daki cumhuriyet ilkelerine, anayasanın temel hedeflerine, insan hakları beyannamesinin önemli kısımlarına, 1905 yılında kabul edilen ve devlet ile din işlerinin ayrılmasına vurgu yapan yasaya da atıfta bulunuyor.
Milli Eğitim Bakanı Vincent Peillon bugün Paris yakınlarındaki bir lisede düzenlenen törende, okullarda duvarlara ''laiklik şartı'' asılmasına ilişkin uygulamayla ilgili basını bilgilendirdi.
Peillon, ''Laiklik bizim kültürümüzde, başkalarına saygı gösterirken insanların kendi özgürlüğünü inşa etmesine izin verilmesi anlamına geliyor'' ifadesini kullandı.
Söz konusu şart, laikliğin şiddeti ve ayırımcılığı reddettiğine dikkati çekerken, kadın ve erkek arasındaki eşitliğe vurgu yapıyor.
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Eylül 2013 11:11
Gösterim: 2790
Sınavlar 40 dakikalık ders saatini aşmayacak, öğretmenlere ek ücret verilmeyecek, merkezi yazılı sınavlar Kasım ayında yapılacak, mazeret sınavı bir kez yapılacak, açık uçlu sorular Fatih Projesiyle hayata geçecek ve tüm detaylar…
Yeni ortaöğretime geçiş sisteminin ayrıntıları belli oldu. 6 temel dersten yapılacak birinci dönemdeki yazılıların kasım ayında, ikinci dönemdeki sınavların ise nisan ayında yapılması öngörülüyor. Sınavlar, 40 dakikalık ders saatini aşmayacak şekilde, tek ders saatinde yapılacak. Sınavdaki soru sayısı, şuanda kesinleşmemiş olmakla birlikte 20'şer soru olacak. Gerekli olması halinde bazı okullarda güvenlik kamerası konulması değerlendirilebilecek. Her ders için sınav, tek oturumda yapılacak. Dört farklı soru kağıdı hazırlanacak.
Yeni sistemin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, merak edilen soruları Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yarımcısı Salih Çelik, AA muhabirine açıkladı.
Çelik, modelin yeni bir sistem getirmediğini, düzenlemeyle yeni uygulamalarda belirlenen yazılı sınavların bakanlıkça yapılacağını anımsattı.
Bu yaklaşımla öğrencilerin okula odaklanacağını ve okul dışı eğitim kurumlarına gitmeye ihtiyaç duymayacaklarını aktaran Çelik, öğrencilerin mutluluğunun esas olduğunu ifade etti.
Çelik, ''6 temel dersten yapılacak birinci dönemdeki yazılıların Kasım ayında yapılması öngörülüyor. İkinci dönemdeki sınavlar ise Nisan ayında yapılacak'' diye konuştu.
Öğretmenler aksamaya sebebiyet vermeyecektir
Öğrencilere yeni bir sınav getirmediklerini, var olan sınavların ortak yapılacağına dikkat çeken Çelik, endişe duyan velilerin rahat olmasını istedi.
Sınavların 40 dakikalık ders saatini aşmayacak şekilde, tek ders saatinde yapılacağı bilgisini paylaşan Çelik, sınavların hafta içinde, iki güne yayılarak yapılacağını söyledi.
Sınavların neden iki günde yapılacağına da açıklık getiren Çelik, bir günde en fazla 3 sınav gerçekleştirileceği için sınavları iki günde tamamlayacaklarını belirtti. Çelik, teknik çalışmaların bitmesinin ardından sınavların arka arkaya veya gün aşırı yapılmasının netleşeceğini ekledi.
Müfredatın Türkiye genelinde merkezi ve her okulda eşit gitmesi zorunluluğunun zaten olduğunu hatırlatan Çelik, konuya ilişkin tedbirlerin de alınacağını söyledi. Çelik, ''Zorunlu nedenlerden dersi işleyemeyen öğretmenlerin yerine ikama edilecek yedek öğretmenleri, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri daha önceden planlayacak. Özellikle 8. sınıftaki öğrencilerin mağdur olmaması için. Kesinlikle dersler boş geçmeyecek'' diye konuştu.
Öğretmenlerin planda yer aldığı için dönem sonuna kadar hangi derslerin olduğunu bildiklerini anlatan Çelik, ortak sınav tarihleri ilan edildiğinde buna göre öğretmenlerin hareket edeceğini ve herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeyeceklerini söyledi.
Çelik, bu konuda herhangi bir olumsuzluk yaşanmayacağını, öğretmenlere güvendiklerini vurguladı.
Sınav günü okullar tatil
Sınavda yer alacak soru sayısına ilişkin de bilgi veren Çelik, 40 dakikalık bir ders saatinde yapılacak sınavdaki soru sayısı, şuanda kesinleşmemiş olmakla birlikte 20'şer soru olacak'' dedi.
Sınavın objektif olabilmesi için yapılacağı günde okulların tatil olacağını söyleyen Çelik, o gün içinde okullarda sınav dışında eğitim-öğretimin olmayacağını bildirdi.
Önceki sınavlarda olduğu gibi bu sınavlar için başvuru alınmayacağını aktaran Çelik, sınav öncesinde hatırlatma amaçlı duyuru yapılacağını, öğrencilerin kendi okullarında sınava girmesinden dolayı bir telaşa gerek olmadığını vurguladı.
Soruların, mevcut soru bankasından sağlanacağını anlatan Çelik, öğretmenlerin oluşturulacak platform üzerinden soru hazırlayarak bakanlığa ileteceğini, böylece öğretmenlerin de sürece katılacağını kaydetti.
Çelik, öğretmenlerin göndereceği ham soruların uzmanlarca ve akademisyenlerce değerlendirileceğini, kabul edilen soruların soru bankasına ekleneceğini ifade etti.
Lojistik bir problem yaşanmaz
Sınavın düzenlenmesinde lojistik anlamda bir problem yaşanmayacağını belirten Çelik, şöyle konuştu:
''Sınav güvenliğinde, özellikle sınav sorularının okullara ulaştırılması konusunda yine bir problem yok. Öğretmenlerin okulları değiştiği için sınavlar daha objektif olacak. Gerekli olması halinde de bazı okullarda belki güvenlik kamerası da değerlendirmelerimiz içerisinde. Buna çok ihtiyaç olacağını düşünmüyorum.''
Çelik, sınav maliyetlerinin de genel bütçeden karşılanacağını, öğrenci ve velilere herhangi bir yük getirmeyeceklerini, sınavın mali giderlerine ilişkin bir çalışma yapıldığını ve bu konuda bir sıkıntı yaşanmayacağını vurguladı.
Dört farklı soru kağıdı
Her ders için sınavın tek oturumda yapılacağını, sınavda sorulacak soru sayısının azlığından dolayı kitapçık olmayabileceğini, kağıt şeklinde öğrencilere soruların yöneltilebileceğini dile getiren Çelik, dört farklı soru kağıdının hazırlanacağını, kopya anlamında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını, bakanlığın yaptığı sınavlardaki güvenliğin bu konuda çok yüksek olduğuna işaret etti.
Çelik, sınavın Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından yapılacağını belirtti.
Öğretmenlere ek ücret yok
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olan öğrencilerin sınavda bu soruları çözmeyeceğini ifade eden Çelik, bu öğrencilerin sayısının 376 olduğunu, öğrencilerin yerleştirmeye esas olan puanlarının, diğer 5 derse bağlı ağırlıklandırılacağını söyledi.
Yabancı dil dersine ilişkin olarak ise öğrencinin hangi yabancı dil eğitimini alıyorsa o dilden sınava gireceği bilgisini veren Çelik, yaşayan diller ve lehçeler dersi kapsamında bazı dillerin seçmeli okutulduğunu, ancak bu dillerin sınav kapsamında olmadığını vurguladı.
Sınavda görev alacak öğretmenlerin, sınavın hafta içinde olması sebebiyle mesai dışında görevlendirilmediğini belirten Çelik, bunun için öğretmenlere ek bir ücret verilmeyeceğini söyledi.
Çelik, sınav sonrasında soruların kamuoyuyla da paylaşılacağını belirtti.
Açık uçlu sorular FATİH Projesiyle hayata geçecek
FATİH Projesi'nin tamamlanmasıyla sınavlarda açık uçlu soruların yöneltilmesinin planlandığını anlatan Çelik, sınavın daha kolay olacağını ve ölçme araçlarının tamamının kullanılabileceği bir ortamın yaratılmış olacağını bildirdi.
Bu proje sayesinde Çelik, öğrencilerin tablet bilgisayarları ile sınıfta olacağını, soruların merkezden gönderileceğini belirtti.
Mazeret sınavı bir kere olacak
Geçerli bir nedenden dolayı yazılılara giremeyen öğrencilerin mazeret sınavına alınacağını anlatan Çelik, mağduriyeti en aza indirmeyi hedeflediklerini, sağlık gibi konularda sınava giremeyen öğrenciye tek bir hak vereceklerini söyledi.
Bu sınavın bir kere yapılacağını ifade eden Çelik, bu sınava girmeyenlerin puanları hesaplanırken en düşük standart puanın değerlendirmeye alınacağını kaydetti.
''Öğretmenler adil davranacaklardır''
Özel okulların sınavını kendilerinin yapmak istemesi konusunda ise 2008'den bu yana SBS'ye göre ham puana bakarak bu okulların öğrencilerini aldığını hatırlatan Çelik, ayrıca bir sınav yapmalarına hala ihtiyaç olmadığını düşündüklerini belirtti.
Hangi puanı kullanacaklarını belirlemenin kendi takdirleri olduğunu söyleyen Çelik, ayrı bir sınavın doğru olmayacağını ifade etti.
''Dersahanelere yönelimin artacağı'' yönündeki eleştirileri de değerlendiren Çelik, sistemin güncellenmesindeki amacın okul odaklı olduğunu, okul dışı kurumlara ve özel öğretmene ihtiyacağın en aza indirileceğini dile getirdi.
Çelik, sınavda diğer sınıflardan soruların da sorulmayacağını vurgulayarak, çocukların hayata hazırlanmasını öteleyen durumların ortadan kaldırılacağını, çocukların sadece okulda öğrendikleri kazanımlardan sorumlu olacağını ifade etti.
Çelik, öğretmenlerin not verirken adil davranacaklarını, bu algının ortadan kaldırılması için öğretmen değerlendirmesi ile ortak sınav arasında dikkate değer bir farkın olması durumunda gerekli önlemi alacaklarına dikkat çekti.
Çelik, yeni sistemin müfredat değişikliğini gerekli kılmadığını vurgulayan Çelik, ''Yıllık planlarda herhangi bir değişiklik asla olmadı'' dedi.
Sınav sonuçlarının dönem dönem açıklanacağını belirten Çelik, daha önceki sınavlarda Türkiye'de dereceye giren öğrencilerin açıklandığını, ancak bu sistemde bunun yapılmayacağını kaydetti.
''Resmi ağızdan yapılan açıklamalar dikkate alınsın''
Bakanlık Müşaviri, aynı zamanda ortaöğretime geçiş sistemine ilişkin yürütülen çalışmaların koordinatörü Ercan Demirci de yaptığı açıklamayla, bu sürece nasıl gelindiğini anlattı.
Paylaşılan modelin derin bir mutfağa sahip olduğunu vurgulayan Demirci, 2009'lu yıllardan itibaren bir hazırlık olduğunu söyledi.
Eğitim çevreleriyle istişare toplantıları yapıldığını, 16 merkezde çalıştaylar düzenlendiğini belirten Demirci, toplantılara öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin, akademisyenlerin, sendikalardan ve özel sektörden temsilcilerin katıldığını kaydetti.
Katılımcılığın esas alındığını ifade eden Demirci, nitelikli bir süreçten geçildiğini söyledi.
''Yeni olan bir şeye insanın doğası gereği bir tereddütü var'' diyen Demirci, toplantılarda uygulamanın anlatılmasıyla insanların rahatladığını belirtti.
Yeni uygulamada pedagojik kaygıların öne konulduğunu ifade eden Demirci, çalıştaylara katılanlara yönelik, ''İncelemelerde gördük ki, insanlar rahatlıyorlar, muahakkak sorun gördükleri yerler vardı. Ama bunları çözebilmek adına bu çalışmaları gerçekleştirdik'' diye konuştu.
Velilere, öğrencilere kaygılanmamaları gerektiğini anlatan Demirci, yeni uygulamaya dair fikirler oluşturulurken resmi ağızda yapılan açıklamaları dikkate almaları gerektiğine dikkat çekti.
Yapılan eleştirilerin daha önceki modeller için de söylendiğini belirten Demirci, bu eleştirilerin yeni uygulama için geçerli olmadığını ifade etti.
Demirci, ''Eğitimin doğasında sınav var, ancak bu sınavı 2 saate sığdırmaktan çok, sınav olgusunu bir sürece yaymakla alakalı bir çaba içerisindeyiz'' dedi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sınavlar 40 dakikalık ders saatini aşmayacak, öğretmenlere ek ücret verilmeyecek, merkezi yazılı sınavlar Kasım ayında yapılacak, mazeret sınavı bir kez yapılacak, açık uçlu sorular Fatih Projesiyle hayata geçecek ve tüm detaylar…
Yeni ortaöğretime geçiş sisteminin ayrıntıları belli oldu. 6 temel dersten yapılacak birinci dönemdeki yazılıların kasım ayında, ikinci dönemdeki sınavların ise nisan ayında yapılması öngörülüyor. Sınavlar, 40 dakikalık ders saatini aşmayacak şekilde, tek ders saatinde yapılacak. Sınavdaki soru sayısı, şuanda kesinleşmemiş olmakla birlikte 20'şer soru olacak. Gerekli olması halinde bazı okullarda güvenlik kamerası konulması değerlendirilebilecek. Her ders için sınav, tek oturumda yapılacak. Dört farklı soru kağıdı hazırlanacak.
Yeni sistemin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, merak edilen soruları Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yarımcısı Salih Çelik, AA muhabirine açıkladı.
Çelik, modelin yeni bir sistem getirmediğini, düzenlemeyle yeni uygulamalarda belirlenen yazılı sınavların bakanlıkça yapılacağını anımsattı.
Bu yaklaşımla öğrencilerin okula odaklanacağını ve okul dışı eğitim kurumlarına gitmeye ihtiyaç duymayacaklarını aktaran Çelik, öğrencilerin mutluluğunun esas olduğunu ifade etti.
Çelik, ''6 temel dersten yapılacak birinci dönemdeki yazılıların Kasım ayında yapılması öngörülüyor. İkinci dönemdeki sınavlar ise Nisan ayında yapılacak'' diye konuştu.
Öğretmenler aksamaya sebebiyet vermeyecektir
Öğrencilere yeni bir sınav getirmediklerini, var olan sınavların ortak yapılacağına dikkat çeken Çelik, endişe duyan velilerin rahat olmasını istedi.
Sınavların 40 dakikalık ders saatini aşmayacak şekilde, tek ders saatinde yapılacağı bilgisini paylaşan Çelik, sınavların hafta içinde, iki güne yayılarak yapılacağını söyledi.
Sınavların neden iki günde yapılacağına da açıklık getiren Çelik, bir günde en fazla 3 sınav gerçekleştirileceği için sınavları iki günde tamamlayacaklarını belirtti. Çelik, teknik çalışmaların bitmesinin ardından sınavların arka arkaya veya gün aşırı yapılmasının netleşeceğini ekledi.
Müfredatın Türkiye genelinde merkezi ve her okulda eşit gitmesi zorunluluğunun zaten olduğunu hatırlatan Çelik, konuya ilişkin tedbirlerin de alınacağını söyledi. Çelik, ''Zorunlu nedenlerden dersi işleyemeyen öğretmenlerin yerine ikama edilecek yedek öğretmenleri, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri daha önceden planlayacak. Özellikle 8. sınıftaki öğrencilerin mağdur olmaması için. Kesinlikle dersler boş geçmeyecek'' diye konuştu.
Öğretmenlerin planda yer aldığı için dönem sonuna kadar hangi derslerin olduğunu bildiklerini anlatan Çelik, ortak sınav tarihleri ilan edildiğinde buna göre öğretmenlerin hareket edeceğini ve herhangi bir aksamaya sebebiyet vermeyeceklerini söyledi.
Çelik, bu konuda herhangi bir olumsuzluk yaşanmayacağını, öğretmenlere güvendiklerini vurguladı.
Sınav günü okullar tatil
Sınavda yer alacak soru sayısına ilişkin de bilgi veren Çelik, 40 dakikalık bir ders saatinde yapılacak sınavdaki soru sayısı, şuanda kesinleşmemiş olmakla birlikte 20'şer soru olacak'' dedi.
Sınavın objektif olabilmesi için yapılacağı günde okulların tatil olacağını söyleyen Çelik, o gün içinde okullarda sınav dışında eğitim-öğretimin olmayacağını bildirdi.
Önceki sınavlarda olduğu gibi bu sınavlar için başvuru alınmayacağını aktaran Çelik, sınav öncesinde hatırlatma amaçlı duyuru yapılacağını, öğrencilerin kendi okullarında sınava girmesinden dolayı bir telaşa gerek olmadığını vurguladı.
Soruların, mevcut soru bankasından sağlanacağını anlatan Çelik, öğretmenlerin oluşturulacak platform üzerinden soru hazırlayarak bakanlığa ileteceğini, böylece öğretmenlerin de sürece katılacağını kaydetti.
Çelik, öğretmenlerin göndereceği ham soruların uzmanlarca ve akademisyenlerce değerlendirileceğini, kabul edilen soruların soru bankasına ekleneceğini ifade etti.
Lojistik bir problem yaşanmaz
Sınavın düzenlenmesinde lojistik anlamda bir problem yaşanmayacağını belirten Çelik, şöyle konuştu:
''Sınav güvenliğinde, özellikle sınav sorularının okullara ulaştırılması konusunda yine bir problem yok. Öğretmenlerin okulları değiştiği için sınavlar daha objektif olacak. Gerekli olması halinde de bazı okullarda belki güvenlik kamerası da değerlendirmelerimiz içerisinde. Buna çok ihtiyaç olacağını düşünmüyorum.''
Çelik, sınav maliyetlerinin de genel bütçeden karşılanacağını, öğrenci ve velilere herhangi bir yük getirmeyeceklerini, sınavın mali giderlerine ilişkin bir çalışma yapıldığını ve bu konuda bir sıkıntı yaşanmayacağını vurguladı.
Dört farklı soru kağıdı
Her ders için sınavın tek oturumda yapılacağını, sınavda sorulacak soru sayısının azlığından dolayı kitapçık olmayabileceğini, kağıt şeklinde öğrencilere soruların yöneltilebileceğini dile getiren Çelik, dört farklı soru kağıdının hazırlanacağını, kopya anlamında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını, bakanlığın yaptığı sınavlardaki güvenliğin bu konuda çok yüksek olduğuna işaret etti.
Çelik, sınavın Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından yapılacağını belirtti.
Öğretmenlere ek ücret yok
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf olan öğrencilerin sınavda bu soruları çözmeyeceğini ifade eden Çelik, bu öğrencilerin sayısının 376 olduğunu, öğrencilerin yerleştirmeye esas olan puanlarının, diğer 5 derse bağlı ağırlıklandırılacağını söyledi.
Yabancı dil dersine ilişkin olarak ise öğrencinin hangi yabancı dil eğitimini alıyorsa o dilden sınava gireceği bilgisini veren Çelik, yaşayan diller ve lehçeler dersi kapsamında bazı dillerin seçmeli okutulduğunu, ancak bu dillerin sınav kapsamında olmadığını vurguladı.
Sınavda görev alacak öğretmenlerin, sınavın hafta içinde olması sebebiyle mesai dışında görevlendirilmediğini belirten Çelik, bunun için öğretmenlere ek bir ücret verilmeyeceğini söyledi.
Çelik, sınav sonrasında soruların kamuoyuyla da paylaşılacağını belirtti.
Açık uçlu sorular FATİH Projesiyle hayata geçecek
FATİH Projesi'nin tamamlanmasıyla sınavlarda açık uçlu soruların yöneltilmesinin planlandığını anlatan Çelik, sınavın daha kolay olacağını ve ölçme araçlarının tamamının kullanılabileceği bir ortamın yaratılmış olacağını bildirdi.
Bu proje sayesinde Çelik, öğrencilerin tablet bilgisayarları ile sınıfta olacağını, soruların merkezden gönderileceğini belirtti.
Mazeret sınavı bir kere olacak
Geçerli bir nedenden dolayı yazılılara giremeyen öğrencilerin mazeret sınavına alınacağını anlatan Çelik, mağduriyeti en aza indirmeyi hedeflediklerini, sağlık gibi konularda sınava giremeyen öğrenciye tek bir hak vereceklerini söyledi.
Bu sınavın bir kere yapılacağını ifade eden Çelik, bu sınava girmeyenlerin puanları hesaplanırken en düşük standart puanın değerlendirmeye alınacağını kaydetti.
''Öğretmenler adil davranacaklardır''
Özel okulların sınavını kendilerinin yapmak istemesi konusunda ise 2008'den bu yana SBS'ye göre ham puana bakarak bu okulların öğrencilerini aldığını hatırlatan Çelik, ayrıca bir sınav yapmalarına hala ihtiyaç olmadığını düşündüklerini belirtti.
Hangi puanı kullanacaklarını belirlemenin kendi takdirleri olduğunu söyleyen Çelik, ayrı bir sınavın doğru olmayacağını ifade etti.
''Dersahanelere yönelimin artacağı'' yönündeki eleştirileri de değerlendiren Çelik, sistemin güncellenmesindeki amacın okul odaklı olduğunu, okul dışı kurumlara ve özel öğretmene ihtiyacağın en aza indirileceğini dile getirdi.
Çelik, sınavda diğer sınıflardan soruların da sorulmayacağını vurgulayarak, çocukların hayata hazırlanmasını öteleyen durumların ortadan kaldırılacağını, çocukların sadece okulda öğrendikleri kazanımlardan sorumlu olacağını ifade etti.
Çelik, öğretmenlerin not verirken adil davranacaklarını, bu algının ortadan kaldırılması için öğretmen değerlendirmesi ile ortak sınav arasında dikkate değer bir farkın olması durumunda gerekli önlemi alacaklarına dikkat çekti.
Çelik, yeni sistemin müfredat değişikliğini gerekli kılmadığını vurgulayan Çelik, ''Yıllık planlarda herhangi bir değişiklik asla olmadı'' dedi.
Sınav sonuçlarının dönem dönem açıklanacağını belirten Çelik, daha önceki sınavlarda Türkiye'de dereceye giren öğrencilerin açıklandığını, ancak bu sistemde bunun yapılmayacağını kaydetti.
''Resmi ağızdan yapılan açıklamalar dikkate alınsın''
Bakanlık Müşaviri, aynı zamanda ortaöğretime geçiş sistemine ilişkin yürütülen çalışmaların koordinatörü Ercan Demirci de yaptığı açıklamayla, bu sürece nasıl gelindiğini anlattı.
Paylaşılan modelin derin bir mutfağa sahip olduğunu vurgulayan Demirci, 2009'lu yıllardan itibaren bir hazırlık olduğunu söyledi.
Eğitim çevreleriyle istişare toplantıları yapıldığını, 16 merkezde çalıştaylar düzenlendiğini belirten Demirci, toplantılara öğretmenlerin, velilerin, öğrencilerin, akademisyenlerin, sendikalardan ve özel sektörden temsilcilerin katıldığını kaydetti.
Katılımcılığın esas alındığını ifade eden Demirci, nitelikli bir süreçten geçildiğini söyledi.
''Yeni olan bir şeye insanın doğası gereği bir tereddütü var'' diyen Demirci, toplantılarda uygulamanın anlatılmasıyla insanların rahatladığını belirtti.
Yeni uygulamada pedagojik kaygıların öne konulduğunu ifade eden Demirci, çalıştaylara katılanlara yönelik, ''İncelemelerde gördük ki, insanlar rahatlıyorlar, muahakkak sorun gördükleri yerler vardı. Ama bunları çözebilmek adına bu çalışmaları gerçekleştirdik'' diye konuştu.
Velilere, öğrencilere kaygılanmamaları gerektiğini anlatan Demirci, yeni uygulamaya dair fikirler oluşturulurken resmi ağızda yapılan açıklamaları dikkate almaları gerektiğine dikkat çekti.
Yapılan eleştirilerin daha önceki modeller için de söylendiğini belirten Demirci, bu eleştirilerin yeni uygulama için geçerli olmadığını ifade etti.
Demirci, ''Eğitimin doğasında sınav var, ancak bu sınavı 2 saate sığdırmaktan çok, sınav olgusunu bir sürece yaymakla alakalı bir çaba içerisindeyiz'' dedi.
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Eylül 2013 13:18
Gösterim: 2175
Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için okullar bir hafta erken açılıyor. Çocukların okula iyi bir başlangıç yapabilmeleri için uygulanan ''uyum programı'' çerçevesinde minikler, bugün okula ilk adımlarını atacak
İlkokul 1. sınıfa yeni kayıt yaptıran öğrenciler ile okul öncesi eğitime başlayacak minik öğrenciler, bugün ders başı yapacak.
Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, ''İlk okuma ve yazma becerileri ve diğer derslerdeki kazanımlar Haziran ayı sonuna kadarki süreçte verileceği için öğretmen ve velilerimizin tedirgin olmamaları ve acele etmemeleri gerekiyor'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren okullar açılmadan önceki ilk hafta uyum eğitimi programını uyguluyor.
Uyum programı, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından İstanbul Ataşehir Halil Atamavcı İlkokulu'nda düzenlenecek törenle başlatılacak.
Yarın başlayacak yeni eğitim dönemine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Temel Eğitim Genel Müdürü Kocabıyık, her anne ve baba için özellikle çocuğunun okula başlamasının hayatındaki en önemli kilometre taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Çocuğun da ilk sosyal çevresi olan ailesinden bu şekilde ayrıldığını belirten Kocabıyık, ''Çocukların iyi bir başlanıgıçla okula uyum sağlaması, okulu sevmesi, yeteneklerinin geliştirilmesi bireyin tüm yaşamını etkiliyor'' diye konuştu.
2013-2014 eğitim öğretim yılında ilkokul 1. sınıflar ve okul öncesi eğitim alacak çocukların yarından itibaren 13 Eylül'e kadar uyum eğitimine alınacaklarını söyleyen Kocabıyık, ''Bu öğretim yılında okul öncesi eğitim kurumlarına 223 bin 97 çocuğumuz, ilkokul 1. sınıfa ise 1 milyon 200 bin 165 çocuğumuz devam edecek. Kayıtlarımız sürüyor, bu sayılar artabilecek'' dedi.
''3 ders saati okulda olunacak''
Uyum eğitimi kapsamında öğrencilerin velileriyle okula geleceklerini anlatan Kocabıyık, ilk gün açılış programının yapılacağını, gerekiyorsa velilerin de çocuklarıyla sınıfa girebileceklerini söyledi.
Okul personelinin, fiziki mekanların tanıtılacağını aktaran Kocabıyık, ''Okula güvenli bir şekilde gelip gitme, trafik kuralllarını öğrenme ve uyma, okul servislerine binme inme gibi çalışmalara da yer verilecek. Günde 3 ders saati okulda bulunulacak. Teneffüs saatleri yapılan etkinliğe göre öğretmen tarafından ayarlanacak'' diye konuştu.
''Tedirgin olmayın, acele etmeyin''
Öğretmenlerin bu hafta içinde, öncelikle varsa çocukların okul fobilerini yenmeleri için çalışacaklarını belirten Kocabıyık, sosyal ve kültürel etkinliklere, eğitsel oyunlara, müzik etkinliklerine, resim çalışmalarına da yer verileceğini kaydetti.
Uyum haftası için 1. sınıflar için hazırlanan öğretim materyallerini hatırlatan Kocabıyık, şöyle konuştu:
''Uyum haftasında öncelikle çocukların okulu sevmeleri, okul fobilerini yenmeleri, etkinlikleri gibi düzenlemeler tamamlandıktan sonra okuma yazmaya hazırlık çalışmaları ve diğer derslere başlangıç faaliyetlerine yer verilebilecek. Çocukların okuldan sıkılmamaları sağlanacak. İlk okuma ve yazma becerileri ve diğer derslerdeki kazanımlar haziran ayı sonuna kadarki süreçte verileceği için öğretmen ve velilerimizin tedirgin olmamaları ve acele etmemeleri gerekiyor.''
''Okula uyumda sorunlar yaşanırsa...''
Okula uyum sağlayamayan öğrenciler için velilerin yapabilecekleri konusuna da değinen Kocabıyık, ''Çocukların ilk günlerde okula uyumunda sorunlar yaşanabilir ve bu sorunlar okullarımızda rehber öğretmenler, sınıf öğretmenleri ve okul yöneticileri işbirliğinde çözülebilecektir. Alınan bütün önlemlere rağmen çocuğun okula uyumunda sorunlar yaşanıyorsa, yönetmelik kapsamında 66, 67 ve 68 aylık olanlara velisinin vereceği dilekçe üzerinde; 69, 70 ve 71 aylık olanlar ise ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını belgeleyen sağlık raporuyla okul öncesi eğitime yönlendirilebilecek veya kayıtları bir yıl ertelenebilecek.'' şeklinde konuştu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Okul öncesi ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için okullar bir hafta erken açılıyor. Çocukların okula iyi bir başlangıç yapabilmeleri için uygulanan ''uyum programı'' çerçevesinde minikler, bugün okula ilk adımlarını atacak
İlkokul 1. sınıfa yeni kayıt yaptıran öğrenciler ile okul öncesi eğitime başlayacak minik öğrenciler, bugün ders başı yapacak.
Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, ''İlk okuma ve yazma becerileri ve diğer derslerdeki kazanımlar Haziran ayı sonuna kadarki süreçte verileceği için öğretmen ve velilerimizin tedirgin olmamaları ve acele etmemeleri gerekiyor'' dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2006-2007 eğitim öğretim yılından itibaren okullar açılmadan önceki ilk hafta uyum eğitimi programını uyguluyor.
Uyum programı, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından İstanbul Ataşehir Halil Atamavcı İlkokulu'nda düzenlenecek törenle başlatılacak.
Yarın başlayacak yeni eğitim dönemine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Temel Eğitim Genel Müdürü Kocabıyık, her anne ve baba için özellikle çocuğunun okula başlamasının hayatındaki en önemli kilometre taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Çocuğun da ilk sosyal çevresi olan ailesinden bu şekilde ayrıldığını belirten Kocabıyık, ''Çocukların iyi bir başlanıgıçla okula uyum sağlaması, okulu sevmesi, yeteneklerinin geliştirilmesi bireyin tüm yaşamını etkiliyor'' diye konuştu.
2013-2014 eğitim öğretim yılında ilkokul 1. sınıflar ve okul öncesi eğitim alacak çocukların yarından itibaren 13 Eylül'e kadar uyum eğitimine alınacaklarını söyleyen Kocabıyık, ''Bu öğretim yılında okul öncesi eğitim kurumlarına 223 bin 97 çocuğumuz, ilkokul 1. sınıfa ise 1 milyon 200 bin 165 çocuğumuz devam edecek. Kayıtlarımız sürüyor, bu sayılar artabilecek'' dedi.
''3 ders saati okulda olunacak''
Uyum eğitimi kapsamında öğrencilerin velileriyle okula geleceklerini anlatan Kocabıyık, ilk gün açılış programının yapılacağını, gerekiyorsa velilerin de çocuklarıyla sınıfa girebileceklerini söyledi.
Okul personelinin, fiziki mekanların tanıtılacağını aktaran Kocabıyık, ''Okula güvenli bir şekilde gelip gitme, trafik kuralllarını öğrenme ve uyma, okul servislerine binme inme gibi çalışmalara da yer verilecek. Günde 3 ders saati okulda bulunulacak. Teneffüs saatleri yapılan etkinliğe göre öğretmen tarafından ayarlanacak'' diye konuştu.
''Tedirgin olmayın, acele etmeyin''
Öğretmenlerin bu hafta içinde, öncelikle varsa çocukların okul fobilerini yenmeleri için çalışacaklarını belirten Kocabıyık, sosyal ve kültürel etkinliklere, eğitsel oyunlara, müzik etkinliklerine, resim çalışmalarına da yer verileceğini kaydetti.
Uyum haftası için 1. sınıflar için hazırlanan öğretim materyallerini hatırlatan Kocabıyık, şöyle konuştu:
''Uyum haftasında öncelikle çocukların okulu sevmeleri, okul fobilerini yenmeleri, etkinlikleri gibi düzenlemeler tamamlandıktan sonra okuma yazmaya hazırlık çalışmaları ve diğer derslere başlangıç faaliyetlerine yer verilebilecek. Çocukların okuldan sıkılmamaları sağlanacak. İlk okuma ve yazma becerileri ve diğer derslerdeki kazanımlar haziran ayı sonuna kadarki süreçte verileceği için öğretmen ve velilerimizin tedirgin olmamaları ve acele etmemeleri gerekiyor.''
''Okula uyumda sorunlar yaşanırsa...''
Okula uyum sağlayamayan öğrenciler için velilerin yapabilecekleri konusuna da değinen Kocabıyık, ''Çocukların ilk günlerde okula uyumunda sorunlar yaşanabilir ve bu sorunlar okullarımızda rehber öğretmenler, sınıf öğretmenleri ve okul yöneticileri işbirliğinde çözülebilecektir. Alınan bütün önlemlere rağmen çocuğun okula uyumunda sorunlar yaşanıyorsa, yönetmelik kapsamında 66, 67 ve 68 aylık olanlara velisinin vereceği dilekçe üzerinde; 69, 70 ve 71 aylık olanlar ise ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını belgeleyen sağlık raporuyla okul öncesi eğitime yönlendirilebilecek veya kayıtları bir yıl ertelenebilecek.'' şeklinde konuştu.
Son Güncelleme: Pazartesi, 09 Eylül 2013 08:59
Gösterim: 2289

