Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

İTÜ ve 9 Eylül üniversitelerinin Denizcilik Bölümü’nü tercih eden adaylar 49. madde nedeniyle mağdur oldu. YÖK üyesi Prof. Dr. Günay hatalı olduklarını kabul etti.

Vatan Gazetesi’nden Sadık Gültekin köşesinde YÖK’ün yaptığı bir hata yüzünden ÖSYS yerleştirmelerinde üniversite adayların mağdur edildiğini belirtti.

İşte Sadık Gültekin’in o yazısı;

27 Temmuz günü VATAN gazetesindeki yazımda; 2013-ÖSYS Tercih Kılavuzu’nun Özel Koşul ve Açıklamalar sütununda 49’uncu maddede bulunan bölümlerin tümünde yerleştirme hatası olduğunu dile getirmiştim. 49’uncu madde, İTÜ ve Dokuz Eylül üniversitelerinin Denizcilik fakültelerinin 9 programında geçiyor ve bu programlara 500 öğrenci alınıyor ama olay sadece 500 öğrenciyle sınırlı kalmıyor.

İTÜ ve Dokuz Eylül üniversitelerinin Denizcilik Fakültesi’ni tercih eden Anadolu ve genel lise mezunu yüzlerce aday, 49’uncu madde nedeniyle puanları yetmesine rağmen istediklerini bölümleri kazanamadı. Bu hata, LYS’de alanlar kaldırılmasına rağmen 49’uncu maddenin değiştirilmemesinden kaynaklanıyordu. Bu maddeye göre bu bölümleri liselerin Fen Bilimleri, Matematik ya da Türkçe-Matematik alanı öğrencileri seçebiliyordu. Herhalde bu iki üniversitenin yöneticileri, liselerden alanların kaldırıldığından bihaber!

Aradan tam bir ay geçmesine rağmen sorun çözülmedi. Sabırla ‘bir gelişme olur mu’ diye bekledim. Süre daralıyor ama hiçbir gelişme olmuyordu. Dün YÖK’ü aradım. Basın Müşavirliği ‘konu üzerinde çalışılacağını ve sonucun akşam bildirileceğini’ söyledi. Saat 20.39’da YÖK Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay aradı. Olayı değerlendirdiklerini ve hatayı kabul ettiklerini, bu hatanın iki üniversitenin, MEB’in, ÖSYM’nin ve YÖK’ün gözünden kaçtığını ve kimsenin bunu fark edemediğini, dolayısıyla 49’uncu maddenin yanlış olduğunu belirtti.

Şimdi ne olacak?

Sayın Günay, NASA’nın da hata yaptığını, uzay aracının parçalandığını (!) vurguladıktan sonra, sorunun çözüm yollarını sıraladı. Şimdi hazır olun, çünkü çok ilginç açıklamalarla karşılaşacaksınız...

“Hocam, şayet olayı biz düzeltmeye kalkışırsak, 1 milyon 200 bin adayın tekrar tercih yapması gerekir çünkü olayı düzeltmeye çalıştıkça hata hatayı doğuracak ve tüm sistem yerinden oynayacak. Bu durumda en iyisi yeniden tercih yaptırmak olacak. Gerçekten burayı kazanması gerekenleri buraya koyduğunuz zaman, şimdi oraya yerleşenleri kaldırmanız ve diğer tercihlerine yerleştirmeniz gerekecek. Onları yeni yerlerine koyduğunuzda, oradakileri de yerinden oynatmanız lazım. Bu felaket.”

“Peki bu olay nasıl çözülecek hocam?”

“Şöyle, kazanması gerekirken kazanamayan adaylar bizi mahkemeye versin!”

“Kazanacakları kesin, peki bu durumdan yine tüm sistem etkilenmez mi?”

“Yok olmaz, bireysel olduğu için tüm sistemi etkilemez, sadece haklı bulunan hak ettiği yere yerleştirilir.”

“Hocam bunları olduğu gibi yazacağım.”

“Önemli olan sizin nasıl aktaracağınız, sansasyonel mi yoksa çözüm odaklı mı?”

“Amacım sansasyon yaratmak değil, hak edenleri yerleştirmek! Süre daraldı, 2 Eylül’de kayıtlar başlıyor. Adaylar hangi ara bu işi neticelendirecek?”

“Yetişir yetişir, hakimler bunu fark eder!”

“Ya yetişmezse, kayıtlardan sonra dava neticelenirse, çocukların hakkı saklı olacak mı?”

“Olur, alırız o çocukları...”

Adalet mi bu?

Ne kadar ilginç değil mi, hak eden hak ettiği yere mahkeme kararıyla girecek. Peki, bu adayların hepsinin haberi olacak mı, ya haberi olmayanlar n’olacak? Siz bu çocukları uyardınız mı?

ÖSYM, hak ve adalet üzerine kurulan bir kurum. Bundan şüphemiz yok ancak bu olayda haklı olan mağdur duruma düştü. İsteğim şu: Gereğinin yapılması, adil bir değerlendirmenin yapılması.

> YÖK, üniversite adaylarını böyle mağdur etmiş

İTÜ ve 9 Eylül üniversitelerinin Denizcilik Bölümü’nü tercih eden adaylar 49. madde nedeniyle mağdur oldu. YÖK üyesi Prof. Dr. Günay hatalı olduklarını kabul etti.

Vatan Gazetesi’nden Sadık Gültekin köşesinde YÖK’ün yaptığı bir hata yüzünden ÖSYS yerleştirmelerinde üniversite adayların mağdur edildiğini belirtti.

İşte Sadık Gültekin’in o yazısı;

27 Temmuz günü VATAN gazetesindeki yazımda; 2013-ÖSYS Tercih Kılavuzu’nun Özel Koşul ve Açıklamalar sütununda 49’uncu maddede bulunan bölümlerin tümünde yerleştirme hatası olduğunu dile getirmiştim. 49’uncu madde, İTÜ ve Dokuz Eylül üniversitelerinin Denizcilik fakültelerinin 9 programında geçiyor ve bu programlara 500 öğrenci alınıyor ama olay sadece 500 öğrenciyle sınırlı kalmıyor.

İTÜ ve Dokuz Eylül üniversitelerinin Denizcilik Fakültesi’ni tercih eden Anadolu ve genel lise mezunu yüzlerce aday, 49’uncu madde nedeniyle puanları yetmesine rağmen istediklerini bölümleri kazanamadı. Bu hata, LYS’de alanlar kaldırılmasına rağmen 49’uncu maddenin değiştirilmemesinden kaynaklanıyordu. Bu maddeye göre bu bölümleri liselerin Fen Bilimleri, Matematik ya da Türkçe-Matematik alanı öğrencileri seçebiliyordu. Herhalde bu iki üniversitenin yöneticileri, liselerden alanların kaldırıldığından bihaber!

Aradan tam bir ay geçmesine rağmen sorun çözülmedi. Sabırla ‘bir gelişme olur mu’ diye bekledim. Süre daralıyor ama hiçbir gelişme olmuyordu. Dün YÖK’ü aradım. Basın Müşavirliği ‘konu üzerinde çalışılacağını ve sonucun akşam bildirileceğini’ söyledi. Saat 20.39’da YÖK Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay aradı. Olayı değerlendirdiklerini ve hatayı kabul ettiklerini, bu hatanın iki üniversitenin, MEB’in, ÖSYM’nin ve YÖK’ün gözünden kaçtığını ve kimsenin bunu fark edemediğini, dolayısıyla 49’uncu maddenin yanlış olduğunu belirtti.

Şimdi ne olacak?

Sayın Günay, NASA’nın da hata yaptığını, uzay aracının parçalandığını (!) vurguladıktan sonra, sorunun çözüm yollarını sıraladı. Şimdi hazır olun, çünkü çok ilginç açıklamalarla karşılaşacaksınız...

“Hocam, şayet olayı biz düzeltmeye kalkışırsak, 1 milyon 200 bin adayın tekrar tercih yapması gerekir çünkü olayı düzeltmeye çalıştıkça hata hatayı doğuracak ve tüm sistem yerinden oynayacak. Bu durumda en iyisi yeniden tercih yaptırmak olacak. Gerçekten burayı kazanması gerekenleri buraya koyduğunuz zaman, şimdi oraya yerleşenleri kaldırmanız ve diğer tercihlerine yerleştirmeniz gerekecek. Onları yeni yerlerine koyduğunuzda, oradakileri de yerinden oynatmanız lazım. Bu felaket.”

“Peki bu olay nasıl çözülecek hocam?”

“Şöyle, kazanması gerekirken kazanamayan adaylar bizi mahkemeye versin!”

“Kazanacakları kesin, peki bu durumdan yine tüm sistem etkilenmez mi?”

“Yok olmaz, bireysel olduğu için tüm sistemi etkilemez, sadece haklı bulunan hak ettiği yere yerleştirilir.”

“Hocam bunları olduğu gibi yazacağım.”

“Önemli olan sizin nasıl aktaracağınız, sansasyonel mi yoksa çözüm odaklı mı?”

“Amacım sansasyon yaratmak değil, hak edenleri yerleştirmek! Süre daraldı, 2 Eylül’de kayıtlar başlıyor. Adaylar hangi ara bu işi neticelendirecek?”

“Yetişir yetişir, hakimler bunu fark eder!”

“Ya yetişmezse, kayıtlardan sonra dava neticelenirse, çocukların hakkı saklı olacak mı?”

“Olur, alırız o çocukları...”

Adalet mi bu?

Ne kadar ilginç değil mi, hak eden hak ettiği yere mahkeme kararıyla girecek. Peki, bu adayların hepsinin haberi olacak mı, ya haberi olmayanlar n’olacak? Siz bu çocukları uyardınız mı?

ÖSYM, hak ve adalet üzerine kurulan bir kurum. Bundan şüphemiz yok ancak bu olayda haklı olan mağdur duruma düştü. İsteğim şu: Gereğinin yapılması, adil bir değerlendirmenin yapılması.

Son Güncelleme: Cuma, 23 Ağustos 2013 09:20

Gösterim: 3130

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu Genel Kurul sonuç bildirgesinde aile içi şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğuna ilişkin vurguyu içeren insan hakları eğitiminin okul programlarına alınması konusunda çaba gösterilmesine karar verildi

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu 31’inci Genel Kurulu kadına yönelik şiddet, çocuk gelinler ve ensestle ilgili sonuç bildirisinin yayınlanmasının ardından sona erdi.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) ev sahipliğinde Türkiye'de ilk kez 16-21 Ağustos tarihleri arasında Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleşen 31'inci Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (IFUW) Genel Kurulu sona erdi. 60 ülkeden 500'den fazla katılımcının olduğu Genel Kurul ve eş zamanlı gerçekleşen “Sürdürülebilir Geleceğe Ulaşmada Kadının Rolü” temalı konferans, üyeler tarafından kabul edilen sonuç bildirisiyle sonlandı.

Kız çocukları ve kadınların şiddetten uzak tutulması amacıyla hükümetlere, toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yapan kampanyalar düzenleme çağrısında bulunuldu.

Aile içi şiddetin her türünü tanımak konusunda yetkili kurumlara yardımcı olacak araştırmaları desteklemeleri için hükümetlere ve özel kurumlara çağrıda bulunuldu.

Aile içi şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğuna ilişkin vurguyu içeren insan hakları eğitiminin okul programlarına alınması konusunda çaba gösterilmesine karar verildi. Genç kızların, onlara zarar veren geleneklerden, kültürel ve dini ritüellerden korunması konusunda hükümetlere çağrıda bulunuldu.

Kız çocuklarının insan haklarını korumak amacıyla, çocuk yaşta evliliklerin sonuçları hakkında aileleri bilinçlendirme ve çocuk gelinler sorununun daha görünür kılınması için çalışmaların yoğunlaştırılmasına karar verildi. Erken yaşta evliliklerin zararları konusunda kamuoyunda bilinç artırıcı kampanyalar ve yasal düzenlemeler için çağrıda bulunuldu; hükümet ve yargı ile işbirliğinin önemine dikkat çekildi. Genç kızların ve erkeklerin her türlü aile içi şiddet ve tacizden korunması konusunda hükümetlere çağrıda bulunuldu.

Devletlerin ensesti bir aile içi şiddet suçu olarak kabul etmeleri için çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulunuldu.

> Okullarda insan hakları eğitimi verilsin

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu Genel Kurul sonuç bildirgesinde aile içi şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğuna ilişkin vurguyu içeren insan hakları eğitiminin okul programlarına alınması konusunda çaba gösterilmesine karar verildi

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu 31’inci Genel Kurulu kadına yönelik şiddet, çocuk gelinler ve ensestle ilgili sonuç bildirisinin yayınlanmasının ardından sona erdi.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) ev sahipliğinde Türkiye'de ilk kez 16-21 Ağustos tarihleri arasında Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleşen 31'inci Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu (IFUW) Genel Kurulu sona erdi. 60 ülkeden 500'den fazla katılımcının olduğu Genel Kurul ve eş zamanlı gerçekleşen “Sürdürülebilir Geleceğe Ulaşmada Kadının Rolü” temalı konferans, üyeler tarafından kabul edilen sonuç bildirisiyle sonlandı.

Kız çocukları ve kadınların şiddetten uzak tutulması amacıyla hükümetlere, toplumsal cinsiyet eşitliğine vurgu yapan kampanyalar düzenleme çağrısında bulunuldu.

Aile içi şiddetin her türünü tanımak konusunda yetkili kurumlara yardımcı olacak araştırmaları desteklemeleri için hükümetlere ve özel kurumlara çağrıda bulunuldu.

Aile içi şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğuna ilişkin vurguyu içeren insan hakları eğitiminin okul programlarına alınması konusunda çaba gösterilmesine karar verildi. Genç kızların, onlara zarar veren geleneklerden, kültürel ve dini ritüellerden korunması konusunda hükümetlere çağrıda bulunuldu.

Kız çocuklarının insan haklarını korumak amacıyla, çocuk yaşta evliliklerin sonuçları hakkında aileleri bilinçlendirme ve çocuk gelinler sorununun daha görünür kılınması için çalışmaların yoğunlaştırılmasına karar verildi. Erken yaşta evliliklerin zararları konusunda kamuoyunda bilinç artırıcı kampanyalar ve yasal düzenlemeler için çağrıda bulunuldu; hükümet ve yargı ile işbirliğinin önemine dikkat çekildi. Genç kızların ve erkeklerin her türlü aile içi şiddet ve tacizden korunması konusunda hükümetlere çağrıda bulunuldu.

Devletlerin ensesti bir aile içi şiddet suçu olarak kabul etmeleri için çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulunuldu.

Son Güncelleme: Cuma, 23 Ağustos 2013 09:04

Gösterim: 1348

Hacker Grubu RedHack, Gaziantep Üniversitesi’yle ilgili Twitter’da torpil belgesi yayınladı

Hacker Grubu RedHack, Gaziantep Üniversitesi’yle ilgili 2010 yılına ait torpil belgesi yayınladı.

Redhack, Twitter hesabından Gaziantep Üniversitesi’nde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda görevli ... ile Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görevli Yrd. Doç. Dr. ...’nin mail hesabındaki yazışmaları hackleyerek yayınladı. Yazışmalarda

mail hesabında şu ifadeler yer aldı;

“... adında bir arkadaşım RPD bölümünden Cuma günü mülakata girecek. Sıralamada 10 sıradadır. Yardımcı olursanız çok sevinirim hocam” ifadeleri yer alırken,

Cevap olarak da “merhaba ... elimden geleni yaparım sevgilerimle” cavabı yer aldı.

e-posta aracılığıyla yapılan yazışmanın 2 Eylül 2010 tarihinde yapıldığı ortaya çıktı.

Redhack, bu eylemini Reyhanlı katliamına ilişkin jandarma istihbarat belgelerini Redhack grubuna sızdırmakla suçlanarak tutuklanan er Utku Kalı için yaptığını açıkladı.

> Gaziantep Üniversitesi’nde torpil iddiası

Hacker Grubu RedHack, Gaziantep Üniversitesi’yle ilgili Twitter’da torpil belgesi yayınladı

Hacker Grubu RedHack, Gaziantep Üniversitesi’yle ilgili 2010 yılına ait torpil belgesi yayınladı.

Redhack, Twitter hesabından Gaziantep Üniversitesi’nde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda görevli ... ile Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görevli Yrd. Doç. Dr. ...’nin mail hesabındaki yazışmaları hackleyerek yayınladı. Yazışmalarda

mail hesabında şu ifadeler yer aldı;

“... adında bir arkadaşım RPD bölümünden Cuma günü mülakata girecek. Sıralamada 10 sıradadır. Yardımcı olursanız çok sevinirim hocam” ifadeleri yer alırken,

Cevap olarak da “merhaba ... elimden geleni yaparım sevgilerimle” cavabı yer aldı.

e-posta aracılığıyla yapılan yazışmanın 2 Eylül 2010 tarihinde yapıldığı ortaya çıktı.

Redhack, bu eylemini Reyhanlı katliamına ilişkin jandarma istihbarat belgelerini Redhack grubuna sızdırmakla suçlanarak tutuklanan er Utku Kalı için yaptığını açıkladı.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ağustos 2013 16:30

Gösterim: 1646

İstanbul’da 2013-2014 eğitim-öğretim yılının başlayacağı 16 Eylül’de 06.00-13.00 arasında toplu taşım araçları ücretsiz hizmet verecek

istanbul eğitim yılıİstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) yapılan yazılı açıklamaya göre, okulların açılacağı 16 Eylül Pazartesi günü trafikte sorun yaşanmaması için ilgili kurumların yetkilileri ile toplantı yapılarak alınacak tedbirler değerlendirildi.

Öğrencilerin okullarına sorunsuz ulaşabilmesi için ulaşımın yanı sıra İSKİ, İGDAŞ, BEDAŞ, Türk Telekom, AYEDAŞ gibi kuruluşlar tarafından yürütülen yol-kazı çalışmaları, 16 Eylül'den önce bitirilecek. Bitirilmeyen çalışmalara, trafiği aksatmayacak şekilde ara verilecek. Herhangi bir kaza durumunda çok sayıda araç çekicisi hazır bulundurulacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ana arterlerdeki asfaltlama çalışmalarını gece yaptığı için bu konuda sorun yaşanmayacağı öngörülüyor.

İBB Meclisi'nin aldığı kararla okulların açılacağı 16 Eylül Pazartesi günü toplu taşıma araçları (İETT, İHO, OTOBÜS A.Ş, Şehir Hatları, Tramvay, Metrobüs, Metro ve hafif metro) 06.00-13.00 saatleri arasında ücretsiz hizmet verecek.

5 bin 792 okulda, 14 bin 541 servis aracıyla 298 bin 80 öğrencinin taşınması planlanırken, servisler, okulların açıldığı ilk gün trafiğe boş çıkmamak için bir hafta önceden öğrenci kayıtlarını bitirecek.

Servisler, okulların açıldığı gün çevrelerindeki İSPARK otoparklarında saat 14.00'e kadar ücretsiz park edilebilecek. Okul ve personel servisleri, toplu ulaşım araçlarının kullandığı otobüs yolunu kullanabilecek. 

Sefer sayıları artırılacak

AKOM, FSM Köprüsü Kavacık Kavşağı, Boğaziçi Köprüsü Anadolu Yakası, Kozyatağa Köprüaltı, Tepeüstü Dudullu Kavşağı, Mahmutbey Köprüsü, Okmeydanı Çağlayan, İstinye Sarıyer, Çırpıcı Zeytinburnu çekici bekleme noktaları olarak belirlendi.

Otobüs durakları önlerine, yakınlarına park eden ticari taksi veya özel araçlara izin verilmeyecek. Buralara park ederek otobüslerin duraklara yanaşmalarını engelleyen araçlar çekilecek ve ceza uygulanacak.

Toplu taşıma araçlarının durak harici veya iki sıra oluşturarak yolcu indirme ve bindirme yapmalarına izin verilmeyecek, kurallara uymayanlara ceza kesilecek.

İETT, Metrobüs hattı ve otobüslerde ek sefer koyacak; Şehir Hatları vapur seferleri de artırılacak. Metro, Hafif Metro-Füniküler azami sıklıkta sefer düzenleyecek.

Trafik akışını sağlamak için bin 559 polis görev yapacak. Okulların açılacağı gün, büro hizmeti yapan polisler, İlçe Emniyet Müdürlükleri personeli ana arterlerde trafik düzenini sağlayacak. İl Jandarma Komutanlığı Sorumluluk Bölgesi'nde yaklaşık 800 personelle (emniyet, trafik, asayiş) görev yapacak.

İstanbul genelindeki okullar çevresinde ara sokaklarda bin zabıta memuru trafik düzenlemesine yardımcı olacak.

> İstanbul, 16 Eylül’e kilitlendi

İstanbul’da 2013-2014 eğitim-öğretim yılının başlayacağı 16 Eylül’de 06.00-13.00 arasında toplu taşım araçları ücretsiz hizmet verecek

istanbul eğitim yılıİstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) yapılan yazılı açıklamaya göre, okulların açılacağı 16 Eylül Pazartesi günü trafikte sorun yaşanmaması için ilgili kurumların yetkilileri ile toplantı yapılarak alınacak tedbirler değerlendirildi.

Öğrencilerin okullarına sorunsuz ulaşabilmesi için ulaşımın yanı sıra İSKİ, İGDAŞ, BEDAŞ, Türk Telekom, AYEDAŞ gibi kuruluşlar tarafından yürütülen yol-kazı çalışmaları, 16 Eylül'den önce bitirilecek. Bitirilmeyen çalışmalara, trafiği aksatmayacak şekilde ara verilecek. Herhangi bir kaza durumunda çok sayıda araç çekicisi hazır bulundurulacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ana arterlerdeki asfaltlama çalışmalarını gece yaptığı için bu konuda sorun yaşanmayacağı öngörülüyor.

İBB Meclisi'nin aldığı kararla okulların açılacağı 16 Eylül Pazartesi günü toplu taşıma araçları (İETT, İHO, OTOBÜS A.Ş, Şehir Hatları, Tramvay, Metrobüs, Metro ve hafif metro) 06.00-13.00 saatleri arasında ücretsiz hizmet verecek.

5 bin 792 okulda, 14 bin 541 servis aracıyla 298 bin 80 öğrencinin taşınması planlanırken, servisler, okulların açıldığı ilk gün trafiğe boş çıkmamak için bir hafta önceden öğrenci kayıtlarını bitirecek.

Servisler, okulların açıldığı gün çevrelerindeki İSPARK otoparklarında saat 14.00'e kadar ücretsiz park edilebilecek. Okul ve personel servisleri, toplu ulaşım araçlarının kullandığı otobüs yolunu kullanabilecek. 

Sefer sayıları artırılacak

AKOM, FSM Köprüsü Kavacık Kavşağı, Boğaziçi Köprüsü Anadolu Yakası, Kozyatağa Köprüaltı, Tepeüstü Dudullu Kavşağı, Mahmutbey Köprüsü, Okmeydanı Çağlayan, İstinye Sarıyer, Çırpıcı Zeytinburnu çekici bekleme noktaları olarak belirlendi.

Otobüs durakları önlerine, yakınlarına park eden ticari taksi veya özel araçlara izin verilmeyecek. Buralara park ederek otobüslerin duraklara yanaşmalarını engelleyen araçlar çekilecek ve ceza uygulanacak.

Toplu taşıma araçlarının durak harici veya iki sıra oluşturarak yolcu indirme ve bindirme yapmalarına izin verilmeyecek, kurallara uymayanlara ceza kesilecek.

İETT, Metrobüs hattı ve otobüslerde ek sefer koyacak; Şehir Hatları vapur seferleri de artırılacak. Metro, Hafif Metro-Füniküler azami sıklıkta sefer düzenleyecek.

Trafik akışını sağlamak için bin 559 polis görev yapacak. Okulların açılacağı gün, büro hizmeti yapan polisler, İlçe Emniyet Müdürlükleri personeli ana arterlerde trafik düzenini sağlayacak. İl Jandarma Komutanlığı Sorumluluk Bölgesi'nde yaklaşık 800 personelle (emniyet, trafik, asayiş) görev yapacak.

İstanbul genelindeki okullar çevresinde ara sokaklarda bin zabıta memuru trafik düzenlemesine yardımcı olacak.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ağustos 2013 17:09

Gösterim: 1378

Fatih Projesi, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla soruşturuluyor. İddialar arasında hedeflerini tutturamayan projenin tanıtımı için 33 milyon lira para harcanması, proje kapsamında tutulan 4 avukata 1 milyon liraya yakın ödeme yapılması gibi nedenler yer alıyor

Eğitim alanında Türkiye ’nin en iddialı projelerinden biri olarak kamuoyuna duyurulan FATİH Projesi (Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla soruşturuluyor. İddialar arasında hedeflerini tutturamayan projenin tanıtımı için 33 milyon lira para harcanması, proje kapsamında tutulan 4 avukata 1 milyon liraya yakın ödeme yapılması, kurumdaki öğretmenler yollanarak yerlerine alınan personele, öğretmenlerin 2-3 katı maaş ödenmesi gibi iddialar yer alıyor.

Dersler tablet ve akıllı tahtayla işlenecekti

Radikal'den Can Güleryüz'ün haberine göre akıllı tahta, tablet bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin Türkiye’deki tüm okullara yayılmasını içeren FATİH, 2011 Genel Seçimleri döneminde ortaya çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından meydanlardan halka duyurulan proje, büyük umutlarla başladı. Ancak bir türlü ilerlemeyen projenin geleceği konusunda kuşkular ortaya çıkarken projenin Milli Eğitim Bakanlığı ayağından sorumlu genel müdürlüğü Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ndeki (YEĞİTEK) harcamalar dikkat çekti.

Parasal harcamalar konusunda şu iddialar ortaya atıldı:

Bakanlığa bağlı Hukuk Müşavirliği’nde 21 avukat varken 2013 yılının ilk 6 ayında FATİH kapsamında kurum dışından tutulan 4 avukata 955 bin TL ödeme yapıldı.

2013’ün ilk 6 ayında FATİH’in tanıtımı için yapılan fuar organizasyonları ve diğer alımlar dahil toplam 33.572.489,16 TL harcama yapıldı.

Genel Müdürlük binası, proje kapsamında akıllı binaya çevrilmekte ve çatısı uzay çatı şekline dönüştürülmekte. Genel Müdürlük’te 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapıldı.

Genel Müdürlük bünyesinde stüdyolara küçük birkaç değişiklik yapılarak yeniymiş gibi lanse edildi. Bu stüdyolar, uzman kadroların görevlerine son verilmesi nedeniyle atıl vaziyette bulunmakta.

13.02.2013 tarihinde 142 öğretmenin Genel Müdürlük’teki görevlerine son verildi. Kalan 147 öğretmenin görev süresi 30.06.2013 tarihinde doldu. Gönderilen 142 öğretmenin yerine TÜRKSAT tan 36, TÜBİTAK’tan 20 personel görevlendirildi. Öğretmenlere 2000-2500 TL ücret ödenirken kurum dışı görevlendirilen personele 4000-6000 TL ücret ödenmeye başlandı. İddialar üzerine Bakan Avcı’nın talimatıyla MEB Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’ndan Başdenetçi Erdem Doğruer ile Denetçi Faruk Okumuş’un iddiaları soruşturmaya başladığı öğrenildi. YEĞİTEK’te yaşanan sorunlar sadece FATİH Projesi ile sınırlı değil. SBS başta olmak üzere MEB bünyesinde organize edilen sınavların tümünü gerçekleştiren Genel Müdürlük, sınavlardaki hataları nedeniyle de eleştiri konusu oldu.

Fransızca testine İngilizce cevap anahtarı

Geçen yıl da SBS ek yerleştirmede ‘hata’ yapan Ölçme, Değerlendirme ve Yerleştirme Grup Başkanlığı bu yıl da Fransızca ve Almanca sorularını yanıtlayan adayların yanıtlarını İngilizce cevap anahtarıyla karşılaştırarak puan hesaplamasına giderek bir skandala imza attı. Bu konulara ilişkin de inceleme ve soruşturma yürütülüyor.

Sadece 154 okulun internet altyapısı değiştirildi

FATİH Projesi’nde yaşanan aksaklıklar bakanlığın resmi belgelerine yansıdı. Bakanlığın yıllık hazırladığı ‘Faaliyet Raporu’na göre, proje kapsamında 2012 yılında konulan 5 hedeften sadece birine ulaşılabildi.

Projeyle 21 bin 689 okulun internet altyapısının yenilenmesi hedeflenmişti. Sadece 154 okulun internet altyapısı yenilendi.

21 bin 689 okulda akıllı tahta uygulamasına geçilmesi hedeflendi. 3 bin 657 okulda akıllı tahta uygulamasına geçilebildi.

Aynı sayıda okulda sunucu ve bilgisayar yenilenmesi hedeflendi ancak 216 okulda kalındı.

295 bin akıllı sınıf oluşturulması hedeflenmişken 84 bin 921 akıllı sınıf oluşturulabildi.

Bakanlığın ulaşabildiği tek hedef ise 110 uzaktan eğitim merkezi kurulumunun tamamlanması oldu.

> Fatih Projesi soruşturmalık oldu

Fatih Projesi, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla soruşturuluyor. İddialar arasında hedeflerini tutturamayan projenin tanıtımı için 33 milyon lira para harcanması, proje kapsamında tutulan 4 avukata 1 milyon liraya yakın ödeme yapılması gibi nedenler yer alıyor

Eğitim alanında Türkiye ’nin en iddialı projelerinden biri olarak kamuoyuna duyurulan FATİH Projesi (Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi) Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla soruşturuluyor. İddialar arasında hedeflerini tutturamayan projenin tanıtımı için 33 milyon lira para harcanması, proje kapsamında tutulan 4 avukata 1 milyon liraya yakın ödeme yapılması, kurumdaki öğretmenler yollanarak yerlerine alınan personele, öğretmenlerin 2-3 katı maaş ödenmesi gibi iddialar yer alıyor.

Dersler tablet ve akıllı tahtayla işlenecekti

Radikal'den Can Güleryüz'ün haberine göre akıllı tahta, tablet bilgisayar ve bilişim teknolojilerinin Türkiye’deki tüm okullara yayılmasını içeren FATİH, 2011 Genel Seçimleri döneminde ortaya çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından meydanlardan halka duyurulan proje, büyük umutlarla başladı. Ancak bir türlü ilerlemeyen projenin geleceği konusunda kuşkular ortaya çıkarken projenin Milli Eğitim Bakanlığı ayağından sorumlu genel müdürlüğü Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ndeki (YEĞİTEK) harcamalar dikkat çekti.

Parasal harcamalar konusunda şu iddialar ortaya atıldı:

Bakanlığa bağlı Hukuk Müşavirliği’nde 21 avukat varken 2013 yılının ilk 6 ayında FATİH kapsamında kurum dışından tutulan 4 avukata 955 bin TL ödeme yapıldı.

2013’ün ilk 6 ayında FATİH’in tanıtımı için yapılan fuar organizasyonları ve diğer alımlar dahil toplam 33.572.489,16 TL harcama yapıldı.

Genel Müdürlük binası, proje kapsamında akıllı binaya çevrilmekte ve çatısı uzay çatı şekline dönüştürülmekte. Genel Müdürlük’te 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapıldı.

Genel Müdürlük bünyesinde stüdyolara küçük birkaç değişiklik yapılarak yeniymiş gibi lanse edildi. Bu stüdyolar, uzman kadroların görevlerine son verilmesi nedeniyle atıl vaziyette bulunmakta.

13.02.2013 tarihinde 142 öğretmenin Genel Müdürlük’teki görevlerine son verildi. Kalan 147 öğretmenin görev süresi 30.06.2013 tarihinde doldu. Gönderilen 142 öğretmenin yerine TÜRKSAT tan 36, TÜBİTAK’tan 20 personel görevlendirildi. Öğretmenlere 2000-2500 TL ücret ödenirken kurum dışı görevlendirilen personele 4000-6000 TL ücret ödenmeye başlandı. İddialar üzerine Bakan Avcı’nın talimatıyla MEB Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’ndan Başdenetçi Erdem Doğruer ile Denetçi Faruk Okumuş’un iddiaları soruşturmaya başladığı öğrenildi. YEĞİTEK’te yaşanan sorunlar sadece FATİH Projesi ile sınırlı değil. SBS başta olmak üzere MEB bünyesinde organize edilen sınavların tümünü gerçekleştiren Genel Müdürlük, sınavlardaki hataları nedeniyle de eleştiri konusu oldu.

Fransızca testine İngilizce cevap anahtarı

Geçen yıl da SBS ek yerleştirmede ‘hata’ yapan Ölçme, Değerlendirme ve Yerleştirme Grup Başkanlığı bu yıl da Fransızca ve Almanca sorularını yanıtlayan adayların yanıtlarını İngilizce cevap anahtarıyla karşılaştırarak puan hesaplamasına giderek bir skandala imza attı. Bu konulara ilişkin de inceleme ve soruşturma yürütülüyor.

Sadece 154 okulun internet altyapısı değiştirildi

FATİH Projesi’nde yaşanan aksaklıklar bakanlığın resmi belgelerine yansıdı. Bakanlığın yıllık hazırladığı ‘Faaliyet Raporu’na göre, proje kapsamında 2012 yılında konulan 5 hedeften sadece birine ulaşılabildi.

Projeyle 21 bin 689 okulun internet altyapısının yenilenmesi hedeflenmişti. Sadece 154 okulun internet altyapısı yenilendi.

21 bin 689 okulda akıllı tahta uygulamasına geçilmesi hedeflendi. 3 bin 657 okulda akıllı tahta uygulamasına geçilebildi.

Aynı sayıda okulda sunucu ve bilgisayar yenilenmesi hedeflendi ancak 216 okulda kalındı.

295 bin akıllı sınıf oluşturulması hedeflenmişken 84 bin 921 akıllı sınıf oluşturulabildi.

Bakanlığın ulaşabildiği tek hedef ise 110 uzaktan eğitim merkezi kurulumunun tamamlanması oldu.

Son Güncelleme: Perşembe, 22 Ağustos 2013 15:17

Gösterim: 1552


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.