Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Türk eğitim sektöründe 20. yılına giren İhlas Kolejinde görev değişimi gerçekleşti. İhlas Kolejinde 10 yıldır genel müdür olarak görev yapan Hami Koç, görevini Bedri Yeltekin’e devretti.
İhlas Kolejinin Bahçelievler Kampüsü’nde düzenlenen devir töreninde Hami Koç, görevde bulunduğu 10 yıl boyunca İhlas Kolejini daha iyi noktalara getirmek için çalıştıklarını söyledi. Bu süreç içinde birbirinden değerli akademik, sportif ve sosyal başarılar elde ettiklerini ifade eden Koç, “Görevde bulunduğum süre içinde çok kıymetli insanlarla çalışma imkânı buldum. Hepsinin bilgi ve tecrübelerinden faydalanma şansına sahip oldum. Kendilerine çok teşekkür ediyorum” dedi. Koç, görevi devrettiği Bedri Yeltekin'in çok değerli bir eğitimci olduğunu ifade ederek Yeltekin’e yeni görevinde başarılar diledi.
İhlas Kolejinin yeni Genel Müdürü Bedri Yeltekin de, İhlas Koleji gibi önemli bir eğitim kurumunda görev aldığı için mutlu olduğunu söyledi. Görevi teslim aldığı Hami Koç’un İhlas Koleji için önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Yeltekin, “Hami Koç’a bir kez daha İhlas Eğitim Kurumlarına verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. İhlas Eğim Kurumlarının kurucusu merhum Enver Ören Bey’in vasiyeti olan ‘81 ilde okul’ sözlerini gerçekleştirmek için çalışacağız. Bu amaçla ilk hedefimiz, İhlas Eğitim Kurumları olarak İstanbul’un Anadolu yakasında bir okul açmaktır” ifadelerini kullandı.
İhlas Kolejinin mevcut başarılarına yenilerini eklemek için bütün birimlerle yoğun bir çalışma dönemine gireceğini söyleyen Yeltekin, “Bir eğitim kurumunun başarısının devam ederek artması, o kurumdaki eğitimci kadrosunun sürekli olarak gelişimi ile doğru orantılıdır. Biz de İhlas Kolejinde görev yapan bütün öğretmenlerimizin eğitimci kimliklerini geliştirmek ve onları yeni başarılarımızın mimarı yapmak için öğretmen eğitim programlarımızı artıracağız” dedi. Öğretmen gelişimi kadar öğrencilerin de en iyi akademik başarıyı yakalamaları için çalışacaklarını vurgulayan Yeltekin, bu amaçla İhlas Eğitim Kurumlarında öğrenci odaklı projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi.
Bedri Yeltekin Kimdir?
Bedri Yeltekin 1951 yılında Diyarbakır’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü bitiren Yeltekin, 1982 yılında öğretmen olarak göreve başladı. Okullarda öğretmenlik, müdür yardımcılığı, müdürlük ve ilçe milli eğitim şube müdürlüğü görevlerinde bulunan Yeltekin, 2010 yılında Çanakkale Bozcaada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı. Burada üç yıl görev yapan Yeltekin, 2013-2014 yıllarında İzmir Karaburun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2014-2016 yılları arasında da İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
Eğitim alanında birçok çalışmaya imza atan Yeltekin’in çeşitli gazete ve dergilerde yer alan makale ve yazılarının yanı sıra proje koordinatörlüğünü üstlendiği okul öncesi eğitimi konu alan “Bozcaada’nın Gelecek Nesilleri Güvenle Yetişecek” isimli Avrupa Birliği projesi, Türkiye birincisi olmuştur.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Türk eğitim sektöründe 20. yılına giren İhlas Kolejinde görev değişimi gerçekleşti. İhlas Kolejinde 10 yıldır genel müdür olarak görev yapan Hami Koç, görevini Bedri Yeltekin’e devretti.
İhlas Kolejinin Bahçelievler Kampüsü’nde düzenlenen devir töreninde Hami Koç, görevde bulunduğu 10 yıl boyunca İhlas Kolejini daha iyi noktalara getirmek için çalıştıklarını söyledi. Bu süreç içinde birbirinden değerli akademik, sportif ve sosyal başarılar elde ettiklerini ifade eden Koç, “Görevde bulunduğum süre içinde çok kıymetli insanlarla çalışma imkânı buldum. Hepsinin bilgi ve tecrübelerinden faydalanma şansına sahip oldum. Kendilerine çok teşekkür ediyorum” dedi. Koç, görevi devrettiği Bedri Yeltekin'in çok değerli bir eğitimci olduğunu ifade ederek Yeltekin’e yeni görevinde başarılar diledi.
İhlas Kolejinin yeni Genel Müdürü Bedri Yeltekin de, İhlas Koleji gibi önemli bir eğitim kurumunda görev aldığı için mutlu olduğunu söyledi. Görevi teslim aldığı Hami Koç’un İhlas Koleji için önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Yeltekin, “Hami Koç’a bir kez daha İhlas Eğitim Kurumlarına verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. İhlas Eğim Kurumlarının kurucusu merhum Enver Ören Bey’in vasiyeti olan ‘81 ilde okul’ sözlerini gerçekleştirmek için çalışacağız. Bu amaçla ilk hedefimiz, İhlas Eğitim Kurumları olarak İstanbul’un Anadolu yakasında bir okul açmaktır” ifadelerini kullandı.
İhlas Kolejinin mevcut başarılarına yenilerini eklemek için bütün birimlerle yoğun bir çalışma dönemine gireceğini söyleyen Yeltekin, “Bir eğitim kurumunun başarısının devam ederek artması, o kurumdaki eğitimci kadrosunun sürekli olarak gelişimi ile doğru orantılıdır. Biz de İhlas Kolejinde görev yapan bütün öğretmenlerimizin eğitimci kimliklerini geliştirmek ve onları yeni başarılarımızın mimarı yapmak için öğretmen eğitim programlarımızı artıracağız” dedi. Öğretmen gelişimi kadar öğrencilerin de en iyi akademik başarıyı yakalamaları için çalışacaklarını vurgulayan Yeltekin, bu amaçla İhlas Eğitim Kurumlarında öğrenci odaklı projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi.
Bedri Yeltekin Kimdir?
Bedri Yeltekin 1951 yılında Diyarbakır’da doğdu. Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü bitiren Yeltekin, 1982 yılında öğretmen olarak göreve başladı. Okullarda öğretmenlik, müdür yardımcılığı, müdürlük ve ilçe milli eğitim şube müdürlüğü görevlerinde bulunan Yeltekin, 2010 yılında Çanakkale Bozcaada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atandı. Burada üç yıl görev yapan Yeltekin, 2013-2014 yıllarında İzmir Karaburun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 2014-2016 yılları arasında da İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu.
Eğitim alanında birçok çalışmaya imza atan Yeltekin’in çeşitli gazete ve dergilerde yer alan makale ve yazılarının yanı sıra proje koordinatörlüğünü üstlendiği okul öncesi eğitimi konu alan “Bozcaada’nın Gelecek Nesilleri Güvenle Yetişecek” isimli Avrupa Birliği projesi, Türkiye birincisi olmuştur.
Son Güncelleme: Perşembe, 28 Nisan 2016 12:27
Gösterim: 2619
Mektebim Okulları’nda yürütülen öğrenci koçluğu sisteminin eğitim sistemlerini omurgasını oluşturduğunu ifade eden Mektebim Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, her öğrenciyi bireysel olarak takip eden bir öğretmen koçu bulunduğunu ve bu koçların öğrencileri yıl boyunca belirlenen hedefe doğru her adımını değerlendirdiğini söylüyor.
2011 yılında 150’ye yakın öğrencisi ile Büyükçekmece’de açtığı ilk kampüsünde eğitim öğretim faaliyetlerine başlayan Mektebim, çağdaş ve modern eğitim ortamlarında en son teknolojileri kullanarak eğitimde kalite anlayışını ülkenin her noktasına ulaştırarak öğrencilerine dünya standartlarında eğitim imkânı sunuyor. Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Anadolu Lisesi, Anadolu Fen Lisesi ve Anadolu Sağlık Meslek Liseleriyle eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Mektebim’in, İstanbul’da Silivri, Büyükçekmece, Bahçeşehir, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Beykent, Bakırköy, Ümraniye, Kartal gibi lokasyonlarda ayrıca Çorlu, Tekirdağ ve Edremit, Yalova, Adana, Yozgat, İzmir Çiğli, Ankara Etimesgut, İncek ve Batıkent’te kampüsleri bulunuyor. 35 kampüs ve 103 okuluyla faaliyete devam eden Mektebim Okulları’nın gelecek yıllarda yeni okul yatırımlarının yurt içi ve yurt dışında devam edeceğini söyleyen Mektebim Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, 2016-2017 eğitim öğretim yılında İstanbul’da Avcılar, Atakent, Ataşehir ve Ankara’da Oran kampüslerinin faaliyete gireceğini belirtti. İki yıl içinde Trabzon, Samsun, Antalya, Bursa ve Eskişehir'de yeni kampüsler açacaklarını ve 4 yılda 100 kampüse çıkmayı hedeflediklerini dile getiren Kalko, “Yurtdışı açılımımıza Dubai ve Londra’da açacağımız okullarla start vereceğiz. Kalite anlayışımızdan ödün vermeden yurt dışında en iyi Türk eğitim markası olmak istiyoruz. Avrupa, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerinde ilerleyen yıllarda eğitim yatırımlarımız olacak. 4 yıl içerisinde 100 kampüs ve 70 bin öğrenciyi hedefliyoruz” diyerek hedeflerini anlattı.
Mektebim diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Mektebim Okulları, öncelikle eğitim teknolojileri yönünden öne çıkıyor. Mektebim olarak doğru lokasyonlarda, son derece inovatif ve çağdaş eğitim sistemleriyle beslenen, yabancı dile önem veren, öğrenci koçluğuyla çocuklarımızın eğitim-öğretim süreçlerine yön veren ve onların hayatlarını etkileyecek tüm süreçleri gözetim altında tutan bir yapı oluşturduk. İngilizce başta olmak üzere Almanca, Fransızca ve İspanyolca dillerinde eğitim veriyoruz. Okullarımızda sınav hazırlık süreçlerine destek vermek amacıyla ciddi çalışmalar yaptık. TEOG’tan YGS’ye birçok farklı sınav için yeni içerikler Mektebim eğitim sistemine dâhil oldu. Dersler bittikten sonra yapılan etütler ve hafta sonu yapılan ilave dersler, çocuklarımızın sınavlara hazırlanmasına ciddi bir katkılar sağlıyor. Mektebim, ders içeriklerini ve eğitim modellerini çocukların; bedensel, zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimlerini ön planda tutacak şekilde oluşturarak, yabancı dil eğitimiyle öğrencilerine dünya vatandaşı olma imkânı sağlıyor. Mektebim’de eğitim modellerimizi kurgularken anne, baba ve okul işbirliği ile öğrencilerimizin bilgiyi ezbere dayalı şekilde değil, araştırarak, keşfederek, sorgulayarak ve yaşayarak edinmesini sağlamayı amaçladık. Kariyer okur-yazarlığı, Bilim okur-yazarlığı, Sanat okuryazarlığı, Medya okur- yazarlığı, Teknoloji okur-yazarlığının arttırılmasına yönelik özgün modeller benimsedik. Öğrencilerimizi temel yetkinlikler kazandırarak, inisiyatif alabilen, problem çözebilen, liderlik yönü güçlü, teknolojiyi yakından takip ederek uygulayabilen bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.
TEKNOLOJİYİ EĞİTİMLERİMİZE ENTEGRE EDİYORUZ
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Akıllı Eğitim Uygulamaları, Akıllı Tahtalar ve tabletlerle teknolojiyi eğitimlerimize entegre ediyoruz. Öğrencilerimiz dijital materyaller kullanarak yabancı dil bilgisini güçlendirmektedir. Mektebim’de anaokulundan liseye kadar her kademe de Akıllı Eğitim Teknolojileri ve Akıllı Sınıf konseptleri kullanılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Müfredatına uygun şekilde hazırlanan Dijital Materyalleri teknoloji konusunda eğitimli ve tecrübeli TPAB Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisine sahip uzman kadromuz en iyi şekilde kullanmaktadır. Okul derslerini destekleyici "online etüt" sistemiyle öğrencilerimiz okul saati dışında da her an eğitimlerine devam edebilmektedir.
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
Öğretmenlerimizi eğitim sistemimizdeki yerlerini almadan önce farklı kriterler doğrultusunda değerlendirerek mesleki bilgi ve becerilerini ölçüyoruz. Öğretmenlerde, meslekte geçirdikleri süre, eğitim belgeleri, çalışma süreleri, anadal ve yan dallarıyla ilgili aldıkları eğitim ve sertifika programları, akademik başarılar, lisansüstü eğitim belgeleri, yabancı dil bilgisi ve yeterliliği, ulusal ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar, teknoloji kullanım bilgisi gibi kriterlere önem veriyoruz.
KENDİNİ EN FAZLA GEÇEN ÖĞRENCİYİ ÖDÜLLENDİRİYORUZ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullarımızda yürüttüğümüz öğrenci koçluğu sistemi bizim aslında eğitim sistemimizin omurgasını oluşturuyor. Her öğrencimizi bireysel olarak takip eden bir öğretmen koçu bulunuyor ve bu koçlar öğrencilerimizin yıl boyunca belirlenen hedefe doğru her adımını değerlendiriyor. Koç öğretmenlerimiz öğrencilerimizin okuldaki velisi ve velilerimizle de öğrenci arasındaki iletişim köprüsüdür. 8 ve 12. sınıflarımız için yürüttüğümüz TEOG/ YGS- LYS Coaching sistemimiz koçluk sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem içerisinde öğrenci ders ders konu konu takip edilir. Her hafta öğrencinin hangi dersten hangi konuya hangi kaynaktan nasıl kaç soru çözerek kaç deneme sınavı yaparak hazırlanması gerektiği koç öğretmen ve branş öğretmenleri işbirliği ile öğrenciye verilir. Haftalık olarak takibi yapılır. Kendimi Aşıyorum ve Başarı Duvarımızı Örüyoruz projeleriyle birleştirilen bu sistemde öğrenicilerimiz önce kendini sonra da arkadaşlarını başarı anlamında aşmak için sınav hazırlıkları yaparlar. Rekabet ne yazık ki sınav sisteminin bir gerçeği. Her deneme sınavı sonrası kendini en fazla geçen öğrenciyi ödüllendiriyoruz. Koç öğretmeni öğrenciye haftalık olarak hangi konuda ne kadar soru çözmesi gerektiğinin bilgisini verir.
Öğrencilerinize okullarınızda sunduğunuz imkanlardan da bahseder misiniz?
Her yıl düzenlediğimiz NASA’ ya ve İsviçre CERN’e gezileriyle dünyanın kapılarını öğrencilerimize açıyoruz. Şehir içi ve şehir dışı sosyal, kültürel, tarihi yerleri gezmelerini ve görerek öğrenmelerini sağlıyoruz. Anaokulu ve ilkokullarında bulunan branş dersleri ile öğrencilerimiz oldukça aktif zaman geçirmektedirler. Ayrıca öğrencilerimiz öğrendikleri konuları kalıcı hale geçirmeleri için bu derslerimizin okul içi ve okul dışı aktivitelerine katılıyorlar. Her kampüsümüzde öğrenci konseyleri tüm okul içi organizasyonlarda aktif rol alıp sosyal sorumluluk projeler üretip, öğrenci kulüpleri ile sosyalleşme imkânları buluyor. Aynı alanda sanat ve spor, bilim, müze ve sergiler ile çeşitli aktiviteler gerçekleştiriyorlar. Öğrencilerimiz tüm kampüslerimizde Mektebim Okulları’nın sağlamış olduğu sosyal ve kültürel ortamlardan, etkinliklerden faydalanabilmektedir. Bu tip etkinliklerimiz sadece öğrenciler için değil, ana-baba hatta tüm aileyi kapsamaktadır. Öğrencilerimize Sporda Başarı ve Eğitimde Başarı bursları vererek geleceklerine yön veriyor, katkı sağlıyoruz.
MEB'E AYRILAN BÜTÇE YETERSİZ
Özel okul sektörünün ülkemizdeki durumunu değerlendirir misiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Öğrenci nüfusunun artmasıyla birlikte OECD ülkelerinin standartlarını yakalayabilmek için, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, ikili eğitim, okullar arasındaki eşitsizlikler ve öğretmen açıkları sorunlarını kısa sürede çözmemiz gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin yetersiz kalmasını eğitim sektörünün hızını kesen önemli bir etken olarak görüyorum. Ülkemizde eğitime tahsis edilen kaynaklar %8 civarındadır.
Milli eğitim düzeyinde 4+4+4 sisteminden sonra son yıllarda yapılan en önemli değişiklik özel okula giden öğrencilere teşvik verilmesi oldu. Devletin kendi okullarına yaptığı yatırımlarla birlikte özel okullar içinde yaptığı düzenlemelerle bugün %4 olan özel okullaşma oranının 2023 vizyonuyla doğru orantılı olarak %25’lere çıkacağını umuyoruz. OECD ülkelerinde bu oran şu an %25’ler dedir. Bizim ülkemiz içinde yüzüncü yılımızda böyle bir hedef var. Özel eğitim sektörünün önümüzdeki yıllarda %5 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. OECD ülkelerinde %25’ler de olan bu rakam bizi çok daha hızlı yol alabilmek için teşvik ediyor. Bu büyümeye yabancı sermaye önemli katkılar gösterebilir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okullara kayıt yaptıran öğrencilere sağladığı teşvikler sektöre önemli katkılar sağladı. Yatırımcılar içinde destekler gün geçtikçe artıyor. Biz de eğitimden kazandığını eğitime yatırmak için yola çıkıyoruz. Teşvik ücreti ve teşvik verilecek öğrenci kontenjanının arttırılması özel okula olan ilgiyi daha da arttıracaktır. Özel kurumlara devletin verdiği destekler mevcutta var. Bunlara ilaveten devlet okullarında olduğu gibi özel okular içinde doğalgaz, elektrik, su faturalarının daha makul oranlara indirilmesi ve KDV oranının %8’den %1’e indirilmesi sektörün gelişmesine katkı sunacaktır. Eğitimde yeme-içme kadar zaruri bir giderdir. Ekmek almak nasıl zorunlu bir ihtiyaç ise ve %1 KDV’si varsa eğitimde en az ekmek kadar zorunlu bir ihtiyaçtır ve ülkemizi muhasır medeniyetler seviyesine taşıyacak en önemli olgudur.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Mektebim Okulları’nda yürütülen öğrenci koçluğu sisteminin eğitim sistemlerini omurgasını oluşturduğunu ifade eden Mektebim Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, her öğrenciyi bireysel olarak takip eden bir öğretmen koçu bulunduğunu ve bu koçların öğrencileri yıl boyunca belirlenen hedefe doğru her adımını değerlendirdiğini söylüyor.
2011 yılında 150’ye yakın öğrencisi ile Büyükçekmece’de açtığı ilk kampüsünde eğitim öğretim faaliyetlerine başlayan Mektebim, çağdaş ve modern eğitim ortamlarında en son teknolojileri kullanarak eğitimde kalite anlayışını ülkenin her noktasına ulaştırarak öğrencilerine dünya standartlarında eğitim imkânı sunuyor. Anaokulu, İlkokul, Ortaokul, Anadolu Lisesi, Anadolu Fen Lisesi ve Anadolu Sağlık Meslek Liseleriyle eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Mektebim’in, İstanbul’da Silivri, Büyükçekmece, Bahçeşehir, Fatih, Bahçelievler, Beylikdüzü, Beykent, Bakırköy, Ümraniye, Kartal gibi lokasyonlarda ayrıca Çorlu, Tekirdağ ve Edremit, Yalova, Adana, Yozgat, İzmir Çiğli, Ankara Etimesgut, İncek ve Batıkent’te kampüsleri bulunuyor. 35 kampüs ve 103 okuluyla faaliyete devam eden Mektebim Okulları’nın gelecek yıllarda yeni okul yatırımlarının yurt içi ve yurt dışında devam edeceğini söyleyen Mektebim Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, 2016-2017 eğitim öğretim yılında İstanbul’da Avcılar, Atakent, Ataşehir ve Ankara’da Oran kampüslerinin faaliyete gireceğini belirtti. İki yıl içinde Trabzon, Samsun, Antalya, Bursa ve Eskişehir'de yeni kampüsler açacaklarını ve 4 yılda 100 kampüse çıkmayı hedeflediklerini dile getiren Kalko, “Yurtdışı açılımımıza Dubai ve Londra’da açacağımız okullarla start vereceğiz. Kalite anlayışımızdan ödün vermeden yurt dışında en iyi Türk eğitim markası olmak istiyoruz. Avrupa, Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetlerinde ilerleyen yıllarda eğitim yatırımlarımız olacak. 4 yıl içerisinde 100 kampüs ve 70 bin öğrenciyi hedefliyoruz” diyerek hedeflerini anlattı.
Mektebim diğer özel okullardan hangi özellikleriyle öne çıkıyor? Bu kapsamda okullarınızda uyguladığınız eğitim modelleri ve programları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Mektebim Okulları, öncelikle eğitim teknolojileri yönünden öne çıkıyor. Mektebim olarak doğru lokasyonlarda, son derece inovatif ve çağdaş eğitim sistemleriyle beslenen, yabancı dile önem veren, öğrenci koçluğuyla çocuklarımızın eğitim-öğretim süreçlerine yön veren ve onların hayatlarını etkileyecek tüm süreçleri gözetim altında tutan bir yapı oluşturduk. İngilizce başta olmak üzere Almanca, Fransızca ve İspanyolca dillerinde eğitim veriyoruz. Okullarımızda sınav hazırlık süreçlerine destek vermek amacıyla ciddi çalışmalar yaptık. TEOG’tan YGS’ye birçok farklı sınav için yeni içerikler Mektebim eğitim sistemine dâhil oldu. Dersler bittikten sonra yapılan etütler ve hafta sonu yapılan ilave dersler, çocuklarımızın sınavlara hazırlanmasına ciddi bir katkılar sağlıyor. Mektebim, ders içeriklerini ve eğitim modellerini çocukların; bedensel, zihinsel, sosyal ve ruhsal gelişimlerini ön planda tutacak şekilde oluşturarak, yabancı dil eğitimiyle öğrencilerine dünya vatandaşı olma imkânı sağlıyor. Mektebim’de eğitim modellerimizi kurgularken anne, baba ve okul işbirliği ile öğrencilerimizin bilgiyi ezbere dayalı şekilde değil, araştırarak, keşfederek, sorgulayarak ve yaşayarak edinmesini sağlamayı amaçladık. Kariyer okur-yazarlığı, Bilim okur-yazarlığı, Sanat okuryazarlığı, Medya okur- yazarlığı, Teknoloji okur-yazarlığının arttırılmasına yönelik özgün modeller benimsedik. Öğrencilerimizi temel yetkinlikler kazandırarak, inisiyatif alabilen, problem çözebilen, liderlik yönü güçlü, teknolojiyi yakından takip ederek uygulayabilen bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.
TEKNOLOJİYİ EĞİTİMLERİMİZE ENTEGRE EDİYORUZ
Eğitim sisteminde teknoloji kullanımının önemi gün geçtikçe artıyor. Bu kapsamda son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okullarınızda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
Akıllı Eğitim Uygulamaları, Akıllı Tahtalar ve tabletlerle teknolojiyi eğitimlerimize entegre ediyoruz. Öğrencilerimiz dijital materyaller kullanarak yabancı dil bilgisini güçlendirmektedir. Mektebim’de anaokulundan liseye kadar her kademe de Akıllı Eğitim Teknolojileri ve Akıllı Sınıf konseptleri kullanılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Müfredatına uygun şekilde hazırlanan Dijital Materyalleri teknoloji konusunda eğitimli ve tecrübeli TPAB Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisine sahip uzman kadromuz en iyi şekilde kullanmaktadır. Okul derslerini destekleyici "online etüt" sistemiyle öğrencilerimiz okul saati dışında da her an eğitimlerine devam edebilmektedir.
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
Öğretmenlerimizi eğitim sistemimizdeki yerlerini almadan önce farklı kriterler doğrultusunda değerlendirerek mesleki bilgi ve becerilerini ölçüyoruz. Öğretmenlerde, meslekte geçirdikleri süre, eğitim belgeleri, çalışma süreleri, anadal ve yan dallarıyla ilgili aldıkları eğitim ve sertifika programları, akademik başarılar, lisansüstü eğitim belgeleri, yabancı dil bilgisi ve yeterliliği, ulusal ve uluslararası alanda yapılan çalışmalar, teknoloji kullanım bilgisi gibi kriterlere önem veriyoruz.
KENDİNİ EN FAZLA GEÇEN ÖĞRENCİYİ ÖDÜLLENDİRİYORUZ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
Okullarımızda yürüttüğümüz öğrenci koçluğu sistemi bizim aslında eğitim sistemimizin omurgasını oluşturuyor. Her öğrencimizi bireysel olarak takip eden bir öğretmen koçu bulunuyor ve bu koçlar öğrencilerimizin yıl boyunca belirlenen hedefe doğru her adımını değerlendiriyor. Koç öğretmenlerimiz öğrencilerimizin okuldaki velisi ve velilerimizle de öğrenci arasındaki iletişim köprüsüdür. 8 ve 12. sınıflarımız için yürüttüğümüz TEOG/ YGS- LYS Coaching sistemimiz koçluk sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem içerisinde öğrenci ders ders konu konu takip edilir. Her hafta öğrencinin hangi dersten hangi konuya hangi kaynaktan nasıl kaç soru çözerek kaç deneme sınavı yaparak hazırlanması gerektiği koç öğretmen ve branş öğretmenleri işbirliği ile öğrenciye verilir. Haftalık olarak takibi yapılır. Kendimi Aşıyorum ve Başarı Duvarımızı Örüyoruz projeleriyle birleştirilen bu sistemde öğrenicilerimiz önce kendini sonra da arkadaşlarını başarı anlamında aşmak için sınav hazırlıkları yaparlar. Rekabet ne yazık ki sınav sisteminin bir gerçeği. Her deneme sınavı sonrası kendini en fazla geçen öğrenciyi ödüllendiriyoruz. Koç öğretmeni öğrenciye haftalık olarak hangi konuda ne kadar soru çözmesi gerektiğinin bilgisini verir.
Öğrencilerinize okullarınızda sunduğunuz imkanlardan da bahseder misiniz?
Her yıl düzenlediğimiz NASA’ ya ve İsviçre CERN’e gezileriyle dünyanın kapılarını öğrencilerimize açıyoruz. Şehir içi ve şehir dışı sosyal, kültürel, tarihi yerleri gezmelerini ve görerek öğrenmelerini sağlıyoruz. Anaokulu ve ilkokullarında bulunan branş dersleri ile öğrencilerimiz oldukça aktif zaman geçirmektedirler. Ayrıca öğrencilerimiz öğrendikleri konuları kalıcı hale geçirmeleri için bu derslerimizin okul içi ve okul dışı aktivitelerine katılıyorlar. Her kampüsümüzde öğrenci konseyleri tüm okul içi organizasyonlarda aktif rol alıp sosyal sorumluluk projeler üretip, öğrenci kulüpleri ile sosyalleşme imkânları buluyor. Aynı alanda sanat ve spor, bilim, müze ve sergiler ile çeşitli aktiviteler gerçekleştiriyorlar. Öğrencilerimiz tüm kampüslerimizde Mektebim Okulları’nın sağlamış olduğu sosyal ve kültürel ortamlardan, etkinliklerden faydalanabilmektedir. Bu tip etkinliklerimiz sadece öğrenciler için değil, ana-baba hatta tüm aileyi kapsamaktadır. Öğrencilerimize Sporda Başarı ve Eğitimde Başarı bursları vererek geleceklerine yön veriyor, katkı sağlıyoruz.
MEB'E AYRILAN BÜTÇE YETERSİZ
Özel okul sektörünün ülkemizdeki durumunu değerlendirir misiniz? Yaşanan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerileriniz nelerdir?
Öğrenci nüfusunun artmasıyla birlikte OECD ülkelerinin standartlarını yakalayabilmek için, derslik açıkları, kalabalık sınıflar, ikili eğitim, okullar arasındaki eşitsizlikler ve öğretmen açıkları sorunlarını kısa sürede çözmemiz gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçenin yetersiz kalmasını eğitim sektörünün hızını kesen önemli bir etken olarak görüyorum. Ülkemizde eğitime tahsis edilen kaynaklar %8 civarındadır.
Milli eğitim düzeyinde 4+4+4 sisteminden sonra son yıllarda yapılan en önemli değişiklik özel okula giden öğrencilere teşvik verilmesi oldu. Devletin kendi okullarına yaptığı yatırımlarla birlikte özel okullar içinde yaptığı düzenlemelerle bugün %4 olan özel okullaşma oranının 2023 vizyonuyla doğru orantılı olarak %25’lere çıkacağını umuyoruz. OECD ülkelerinde bu oran şu an %25’ler dedir. Bizim ülkemiz içinde yüzüncü yılımızda böyle bir hedef var. Özel eğitim sektörünün önümüzdeki yıllarda %5 büyüyeceğini tahmin ediyoruz. OECD ülkelerinde %25’ler de olan bu rakam bizi çok daha hızlı yol alabilmek için teşvik ediyor. Bu büyümeye yabancı sermaye önemli katkılar gösterebilir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okullara kayıt yaptıran öğrencilere sağladığı teşvikler sektöre önemli katkılar sağladı. Yatırımcılar içinde destekler gün geçtikçe artıyor. Biz de eğitimden kazandığını eğitime yatırmak için yola çıkıyoruz. Teşvik ücreti ve teşvik verilecek öğrenci kontenjanının arttırılması özel okula olan ilgiyi daha da arttıracaktır. Özel kurumlara devletin verdiği destekler mevcutta var. Bunlara ilaveten devlet okullarında olduğu gibi özel okular içinde doğalgaz, elektrik, su faturalarının daha makul oranlara indirilmesi ve KDV oranının %8’den %1’e indirilmesi sektörün gelişmesine katkı sunacaktır. Eğitimde yeme-içme kadar zaruri bir giderdir. Ekmek almak nasıl zorunlu bir ihtiyaç ise ve %1 KDV’si varsa eğitimde en az ekmek kadar zorunlu bir ihtiyaçtır ve ülkemizi muhasır medeniyetler seviyesine taşıyacak en önemli olgudur.
Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Nisan 2016 10:58
Gösterim: 2404
BİL Okulları 2016-2016 eğitim-öğretim döneminde dünya inovasyon okulu uygulamalarını öğrencilerine kaliteli ve farklı bir okul yaklaşımı anlayışıyla aktaracak.
“Gelecek dönem İstanbul, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Diyarbakır, Antalya ve Trabzon başta olmak üzere Türkiye çapında yaklaşık 40 milyon dolarlık bir yatırımla geleceğin dünya inovasyon okulunu açma hedefimiz var” diyen Bil Okulları Genel Müdürü Orhan Dağhan, ayrıca 2023 Türkiye’sinde, Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 kampüs okula ulaşmayı hedeflediklerini de dile getiriyor.
1994 yılında bir grup bilim ve iş insanının bir araya gelerek Dr. Mustafa Aydın liderliğinde temeli atılan BİL, dershanelerle başlayan, yayınlarla devam eden, Anadolu BİL Meslek Yüksekokulu ile farklılaşan İstanbul Aydın Üniversitesi ile sektörün lider eğitim kurumuna dönüşen ve BİL Okulları BİL Koleji markasıyla taçlanan büyük bir eğitim holdinginin en yeni, sektörünün de en farklı okulu. Türkiye genelinde yedi bölgede aktif olarak çalışan 22 okulu bünyesinde barındıran BİL, inşaatları devam eden ve 2016-2017 eğitim-öğretim yılında açılacak 4 yeni kampüs ve 11 okulla birlikte 33 okula ulaşacak. Böylelikle BİL, Dünya İnovasyon Okulu vizyonu ve yaklaşımıyla Türk eğitim sistemine yeni bir soluk, yeni bir yaklaşım getirecek.
BİL Okulları’nda hangi eğitim modelleri ve programları uygulanıyor? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
BİL Okulları’nın eğitim yaklaşımı ‘’Uluslararası yeni nesil eğitim modellerinin dayandığı, düşünen, tasarlayan, uygulayan ve üreten nesil oluşturmak için planlanan “disiplinler üstü eğitim yaklaşımından alır’’ inovasyon yaklaşımıdır. 21. yüzyıl becerilerini geliştirmek üzere planlanmış programlarımıza ek olarak, okul ve sınıf farkına dikkat edilerek, sırasıyla 5N 1K aktif digital öğrenme modeli, Flipped Learning ve Edexel Eğitimde Mükemmellik programları uygulanıyor. Yabancı dil eğitimde fark yaratan öğretim ve uygulamalarla çift dilde akademik, üç dilde de lisan eğitimi sunulmaktadır. Kişisel becerilere önem veren, sanat, kültür ve spor alanlarında beceri keşfi ve beceri geliştirme istasyonlarıyla da öğrencilerimizin özellikle yaşam boyu öğrenme ve beceri geliştirmelerini destekliyoruz.
FARK YARATAN İNSAN YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
Son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okulunuzda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
BİL Okulları “Düşünen Okul Akıllı Sınıflar” tescili ve uygulamaları ile digital dünya inovasyon okulu sistemini geliştirmiştir. Öğrencilerin servisle başlayan okulda yemeklerin kalori değerlerini ölçerek devam eden, okul içerisindeki akademik, dil ve diğer hareketliliği ile gelişimini sistemli ve düzenli olarak takip eden, veli, öğrenci, öğretmen işbirliğini verimli ilişkiler düzleminde kurgulayan önemli bir yapıya sahiptir. Ayrıca akıllı olanın okul değil, onu kurgulayan insanın akıllı olduğunu öğreten, öğrencilerimizin akıllı cihaz ve konsept geliştirmelerini sağlayan özel robotik, yazılım ve kodlama laboratuvarlarımız mevcuttur. Bunlarla fark yaratan insan yetiştirmeyi hedef alarak, bunun zeminini hazırlamış durumdayız.
Öğrencilerinizin iyi bir yabancı dil eğitimi alması için yaptığınız çalışmalardan söz edebilir misiniz?
Yabancı dile yönelik yabancılığı atmak için öncelik ve ilk şart, şüphesiz iyi bir ana dile sahip olmaktan geçiyor. İyi bir ana dil gelişimi için dil okur ve yazarlığı sistemini OKU-BİL Projeleri ve dil geliştirme atölyelerimiz ile anaokulundan itibaren başlatıyoruz. Ana dildeki bu yetkinlik özellikle yine konuşma ve dinleme olarak anaokulunda başlayan “çift dilde eğitim programı’’ ile devam etmektedir.
İlkokul 2. sınıftan itibaren yabancı dilde akademik ders ve 4. sınıfta 3. dilde lisan eğitimi dediğimiz, ikinci yabancı dili de birinci yabancı dilde eş olarak öğretmeyi amaçlayan programlarımız kurgulanmıştır..
Sistem çıktısı olarak ise, uluslararası geçerliliğe sahip dil diploması sunulmaktadır.
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
BİL Okulları İnsan Kaynakları yönetiminde sadece öğretmenleri değil, okulda görev alacak akademik ve idari bütün kadrolarını İstanbul Aydın Üniversitesi Bilim Kurulu ile birlikte oluşturmaktadır. Ayrıca yine İstanbul Aydın Üniversitesi Bilim Kurulu’nun nezaretinde gerçekleştirilen ‘’Hizmetiçi Eğitim ve Sertifika Programları” ile çalışan personelimiz, sistemin bütünü için hazırlanmaktadır.
SINAVLARA HAZIRLIKTA UZMAN BİR BİRİKİME SAHİBİZ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
TEOG , LYS VE YGS Sınavlarına hazırlıkta uzman bir birikime sahibiz. Özellikle bu yıl Türkiye genelinde ve lokal okullarımızda yakalanan ulusal başarılar bu konudaki iddiamızı ve çalışmalarımızı çok açık biçimde ortaya koymuştur. Yayınların ölçme ve değerlendirme sisteminin yanında rehberlik ve kariyer planlama çalışmaları da öğrencilerimizin sınav ihtiyaçlarını net bir biçimde çözmektedir.
Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
BİL Okulları sanat ve spor çalışmalarında öğrencilerinin bireysel becerilerini keşfetmek ve geliştirmek konusunda oldukça dikkatli davranmaktadır. Özellikle milli sporcularımıza, akademik olarak başarılı, şehit ve gazilerimizin evlatlarına, öğretmen ve eğitim camiamızın değerli mensuplarının çocuklarına özel burslar sunulmaktadır.
2016-2017 eğitim-öğretim yılında hangi yenilikleri gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?
Gelecek dönem için dünya inovasyon okulu uygulamalarını Türkiye’de öğrencilerimize kaliteli ve farklı bir okul yaklaşımı anlayışıyla aktaracağız. Ayrıca yeni nesil imkânlarını sunmayı, STEM Laboratuvarları ile bilim alanında, bireysel beceri atölyeleri ile sanat ve spor alanında; bütünsel olarak kurgulanmış sistemin bütün birimleri ile yeniliklerimizi ülkemiz öğrencilerinin hizmetine sunmayı arzuluyoruz.
Gelecek dönem başta İstanbul, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Diyarbakır, Antalya ve Trabzon başta olmak üzere Türkiye çapında yaklaşık 40 milyon dolarlık bir yatırımla geleceğin dünya inovasyon okulunu açma hedefimiz var. 2023 Türkiye’sinde, Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 kampüs okula ulaşmayı hedefliyoruz. Bu hedeflerimiz MEB Eğitim Teşvik Bursu’nun özel okullara devam edecek öğrencilere arttırılarak verilecek olmasının etkisiyle daha da belirginleşmiştir.
Velilerin sizden ne gibi beklentileri oluyor? Bu beklentileri karşılamaya yönelik ne gibi
çözümler üretiyorsunuz?
Velilerimizin,, özellikle 5 ana konuda belirginleşmiş beklentilere sahip olduklarını görüyoruz. Bunlar sırasıyla;
1-Sağlıklı ve güvenli okul
2-Akademik başarı
3-Yabancı dil yetkinliği
4-Sanat ve spor çalışmaları ile bireysel beceriler
5-Uluslararası vizyon ve diploma.
Sıralamalar veli profiline göre değişkenlik gösterse bile, öncelikler değişmemektedir.
Size başvuran ve kayıt yaptırmak isteyen öğrencileri seçerken hangi kriterleri göz
önünde bulunduruyorsunuz?
Öncelikle BİL Okulları giriş sınavıyla başlayan, ardından dil yeterliliği ile devam eden ve en son kişisel gelişim süreçlerini ölçen envanterlerle öğrencilerimizin okula başlarkenki referans noktalarını tespit ediyoruz. Ardından aile görüşmeleri ile okul kültürü ile ailenin tanışmasını istiyoruz. Öğrencilerimizi alırken sınırlı kontenjan münasebeti ile öğrencinin kendisi için doğru okul olmasına dikkat ediyoruz.
ÖZEL OKUL SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Orhan Dağhan, velilerin özel okul seçerken özellikle şu noktaları dikkate almaları gerektiğini vurguluyor;
1-Okulun bir bilim kurulu tarafından planlanmasına dikkat edin
2-Sağlık ve güvenlik anlamında kesin kuralları olmasına bakın
3-Okul kültürü ve okul iklimi geliştirmede öncülük eden bir eğitim yuvası mı değil mi araştırın
4-Veli öğrenci seminerleri, öğretmen eğitimleri ve kalite yönetim sistemine dikkat edin
5-Akademik başarı için plan ve programlarının yapılandırılmış olmasını inceleyin
6-Yabancı dilde uluslararası alanda geçerli dil diploması verip vermediğini önemseyin
7-Yükseköğretimde alternatifler sunup sunmadığını titizlikle değerlendirin
8-Okulun 21. yüzyıl becerilerini geliştirmede vizyonunun bulunup bulunmadığına ve yatırımlar yapıp yapmadığına önem gösterin
9-Özel otomasyon sistemi ile her an her yerde kesintisiz eğitim veriyor olmasını önemseyin
10-Fiyat istikrarı ve kalite standartlarında seçici olun
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
BİL Okulları 2016-2016 eğitim-öğretim döneminde dünya inovasyon okulu uygulamalarını öğrencilerine kaliteli ve farklı bir okul yaklaşımı anlayışıyla aktaracak.
“Gelecek dönem İstanbul, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Diyarbakır, Antalya ve Trabzon başta olmak üzere Türkiye çapında yaklaşık 40 milyon dolarlık bir yatırımla geleceğin dünya inovasyon okulunu açma hedefimiz var” diyen Bil Okulları Genel Müdürü Orhan Dağhan, ayrıca 2023 Türkiye’sinde, Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 kampüs okula ulaşmayı hedeflediklerini de dile getiriyor.
1994 yılında bir grup bilim ve iş insanının bir araya gelerek Dr. Mustafa Aydın liderliğinde temeli atılan BİL, dershanelerle başlayan, yayınlarla devam eden, Anadolu BİL Meslek Yüksekokulu ile farklılaşan İstanbul Aydın Üniversitesi ile sektörün lider eğitim kurumuna dönüşen ve BİL Okulları BİL Koleji markasıyla taçlanan büyük bir eğitim holdinginin en yeni, sektörünün de en farklı okulu. Türkiye genelinde yedi bölgede aktif olarak çalışan 22 okulu bünyesinde barındıran BİL, inşaatları devam eden ve 2016-2017 eğitim-öğretim yılında açılacak 4 yeni kampüs ve 11 okulla birlikte 33 okula ulaşacak. Böylelikle BİL, Dünya İnovasyon Okulu vizyonu ve yaklaşımıyla Türk eğitim sistemine yeni bir soluk, yeni bir yaklaşım getirecek.
BİL Okulları’nda hangi eğitim modelleri ve programları uygulanıyor? Ülkemizde uygulanan eğitim metotlarıyla, sizin uygulamalarınız arasında farklılıklar var mı?
BİL Okulları’nın eğitim yaklaşımı ‘’Uluslararası yeni nesil eğitim modellerinin dayandığı, düşünen, tasarlayan, uygulayan ve üreten nesil oluşturmak için planlanan “disiplinler üstü eğitim yaklaşımından alır’’ inovasyon yaklaşımıdır. 21. yüzyıl becerilerini geliştirmek üzere planlanmış programlarımıza ek olarak, okul ve sınıf farkına dikkat edilerek, sırasıyla 5N 1K aktif digital öğrenme modeli, Flipped Learning ve Edexel Eğitimde Mükemmellik programları uygulanıyor. Yabancı dil eğitimde fark yaratan öğretim ve uygulamalarla çift dilde akademik, üç dilde de lisan eğitimi sunulmaktadır. Kişisel becerilere önem veren, sanat, kültür ve spor alanlarında beceri keşfi ve beceri geliştirme istasyonlarıyla da öğrencilerimizin özellikle yaşam boyu öğrenme ve beceri geliştirmelerini destekliyoruz.
FARK YARATAN İNSAN YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ
Son yıllarda Akıllı Okul Konsepti öne çıkıyor. Bu konsept hakkında ne düşünüyorsunuz? Okulunuzda bu konsepte uygun eğitimler veriyor musunuz?
BİL Okulları “Düşünen Okul Akıllı Sınıflar” tescili ve uygulamaları ile digital dünya inovasyon okulu sistemini geliştirmiştir. Öğrencilerin servisle başlayan okulda yemeklerin kalori değerlerini ölçerek devam eden, okul içerisindeki akademik, dil ve diğer hareketliliği ile gelişimini sistemli ve düzenli olarak takip eden, veli, öğrenci, öğretmen işbirliğini verimli ilişkiler düzleminde kurgulayan önemli bir yapıya sahiptir. Ayrıca akıllı olanın okul değil, onu kurgulayan insanın akıllı olduğunu öğreten, öğrencilerimizin akıllı cihaz ve konsept geliştirmelerini sağlayan özel robotik, yazılım ve kodlama laboratuvarlarımız mevcuttur. Bunlarla fark yaratan insan yetiştirmeyi hedef alarak, bunun zeminini hazırlamış durumdayız.
Öğrencilerinizin iyi bir yabancı dil eğitimi alması için yaptığınız çalışmalardan söz edebilir misiniz?
Yabancı dile yönelik yabancılığı atmak için öncelik ve ilk şart, şüphesiz iyi bir ana dile sahip olmaktan geçiyor. İyi bir ana dil gelişimi için dil okur ve yazarlığı sistemini OKU-BİL Projeleri ve dil geliştirme atölyelerimiz ile anaokulundan itibaren başlatıyoruz. Ana dildeki bu yetkinlik özellikle yine konuşma ve dinleme olarak anaokulunda başlayan “çift dilde eğitim programı’’ ile devam etmektedir.
İlkokul 2. sınıftan itibaren yabancı dilde akademik ders ve 4. sınıfta 3. dilde lisan eğitimi dediğimiz, ikinci yabancı dili de birinci yabancı dilde eş olarak öğretmeyi amaçlayan programlarımız kurgulanmıştır..
Sistem çıktısı olarak ise, uluslararası geçerliliğe sahip dil diploması sunulmaktadır.
Okulunuzda çalışacak öğretmenleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz, hangi kriterlere öncelik veriyorsunuz?
BİL Okulları İnsan Kaynakları yönetiminde sadece öğretmenleri değil, okulda görev alacak akademik ve idari bütün kadrolarını İstanbul Aydın Üniversitesi Bilim Kurulu ile birlikte oluşturmaktadır. Ayrıca yine İstanbul Aydın Üniversitesi Bilim Kurulu’nun nezaretinde gerçekleştirilen ‘’Hizmetiçi Eğitim ve Sertifika Programları” ile çalışan personelimiz, sistemin bütünü için hazırlanmaktadır.
SINAVLARA HAZIRLIKTA UZMAN BİR BİRİKİME SAHİBİZ
Öğrencilerinizi TEOG ve üniversite sınavlarına hazırlamak için yaptığınız çalışmalara da değinebilir misiniz?
TEOG , LYS VE YGS Sınavlarına hazırlıkta uzman bir birikime sahibiz. Özellikle bu yıl Türkiye genelinde ve lokal okullarımızda yakalanan ulusal başarılar bu konudaki iddiamızı ve çalışmalarımızı çok açık biçimde ortaya koymuştur. Yayınların ölçme ve değerlendirme sisteminin yanında rehberlik ve kariyer planlama çalışmaları da öğrencilerimizin sınav ihtiyaçlarını net bir biçimde çözmektedir.
Öğrencilerinize sportif, sanatsal ve kültürel ne gibi imkânlar sunuyorsunuz? Ayrıca okullarınızda öğrencilere sunduğunuz burs olanaklarından da bahsedebilir misiniz?
BİL Okulları sanat ve spor çalışmalarında öğrencilerinin bireysel becerilerini keşfetmek ve geliştirmek konusunda oldukça dikkatli davranmaktadır. Özellikle milli sporcularımıza, akademik olarak başarılı, şehit ve gazilerimizin evlatlarına, öğretmen ve eğitim camiamızın değerli mensuplarının çocuklarına özel burslar sunulmaktadır.
2016-2017 eğitim-öğretim yılında hangi yenilikleri gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?
Gelecek dönem için dünya inovasyon okulu uygulamalarını Türkiye’de öğrencilerimize kaliteli ve farklı bir okul yaklaşımı anlayışıyla aktaracağız. Ayrıca yeni nesil imkânlarını sunmayı, STEM Laboratuvarları ile bilim alanında, bireysel beceri atölyeleri ile sanat ve spor alanında; bütünsel olarak kurgulanmış sistemin bütün birimleri ile yeniliklerimizi ülkemiz öğrencilerinin hizmetine sunmayı arzuluyoruz.
Gelecek dönem başta İstanbul, Bursa, Kütahya, Eskişehir, Diyarbakır, Antalya ve Trabzon başta olmak üzere Türkiye çapında yaklaşık 40 milyon dolarlık bir yatırımla geleceğin dünya inovasyon okulunu açma hedefimiz var. 2023 Türkiye’sinde, Cumhuriyetimizin 100. yılında 100 kampüs okula ulaşmayı hedefliyoruz. Bu hedeflerimiz MEB Eğitim Teşvik Bursu’nun özel okullara devam edecek öğrencilere arttırılarak verilecek olmasının etkisiyle daha da belirginleşmiştir.
Velilerin sizden ne gibi beklentileri oluyor? Bu beklentileri karşılamaya yönelik ne gibi
çözümler üretiyorsunuz?
Velilerimizin,, özellikle 5 ana konuda belirginleşmiş beklentilere sahip olduklarını görüyoruz. Bunlar sırasıyla;
1-Sağlıklı ve güvenli okul
2-Akademik başarı
3-Yabancı dil yetkinliği
4-Sanat ve spor çalışmaları ile bireysel beceriler
5-Uluslararası vizyon ve diploma.
Sıralamalar veli profiline göre değişkenlik gösterse bile, öncelikler değişmemektedir.
Size başvuran ve kayıt yaptırmak isteyen öğrencileri seçerken hangi kriterleri göz
önünde bulunduruyorsunuz?
Öncelikle BİL Okulları giriş sınavıyla başlayan, ardından dil yeterliliği ile devam eden ve en son kişisel gelişim süreçlerini ölçen envanterlerle öğrencilerimizin okula başlarkenki referans noktalarını tespit ediyoruz. Ardından aile görüşmeleri ile okul kültürü ile ailenin tanışmasını istiyoruz. Öğrencilerimizi alırken sınırlı kontenjan münasebeti ile öğrencinin kendisi için doğru okul olmasına dikkat ediyoruz.
ÖZEL OKUL SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Orhan Dağhan, velilerin özel okul seçerken özellikle şu noktaları dikkate almaları gerektiğini vurguluyor;
1-Okulun bir bilim kurulu tarafından planlanmasına dikkat edin
2-Sağlık ve güvenlik anlamında kesin kuralları olmasına bakın
3-Okul kültürü ve okul iklimi geliştirmede öncülük eden bir eğitim yuvası mı değil mi araştırın
4-Veli öğrenci seminerleri, öğretmen eğitimleri ve kalite yönetim sistemine dikkat edin
5-Akademik başarı için plan ve programlarının yapılandırılmış olmasını inceleyin
6-Yabancı dilde uluslararası alanda geçerli dil diploması verip vermediğini önemseyin
7-Yükseköğretimde alternatifler sunup sunmadığını titizlikle değerlendirin
8-Okulun 21. yüzyıl becerilerini geliştirmede vizyonunun bulunup bulunmadığına ve yatırımlar yapıp yapmadığına önem gösterin
9-Özel otomasyon sistemi ile her an her yerde kesintisiz eğitim veriyor olmasını önemseyin
10-Fiyat istikrarı ve kalite standartlarında seçici olun
Son Güncelleme: Salı, 19 Nisan 2016 18:09
Gösterim: 2544
Kurumların açılış ve işleyişleri, her alandaki idari ve mali konuları, öğrenci kayıtları, çalıştırılan personel işlemleri, okulda yapılacak her türlü etkinlik gibi bütün süreçlerin sıkı bir mevzuat dairesi içinde yürütüldüğünü belirten Türkiye Özel Okullar Derneği Eş Başkanı Yusuf Tavukçuoğlu, özel okulların daha esnek bir hizmet ortamına ihtiyaç durduğunu söylüyor.
Tavukçuoğlu, özel okulculuğun yaygınlaşması için ise bütün mali, idari ve yasal sorumlulukları üstlenmiş olan özel okulların doğrudan sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.
MEB tarafından yayınlanan Mart 2016 verilerine göre; Motorlu taşıt sürücü kursu, özel kurslar ( özel öğretim kursları dahil ), öğrenci etüt eğitim merkezi, rehabilitasyon merkezi ve özel okul olmak üzere 17.800 civarında özel öğretim kurumu bulunduğunu dile getiren Türkiye Özel Okullar Derneği Eş Başkanı Yusuf Tavukçuoğlu, bu kurumlardan 8195‘ i özel okul olarak faaliyet gösterdiğini söylüyor. Özel okullarda görevli 86.273 öğretmenin, 1.089.664 öğrenciye eğitim öğretim verdiğini belirten Yusuf Tavukçuoğlu ile özel okul sektörünün ülkemizdeki durumunu konuştuk.
Özel okulların sorunları nelerdir? Bu kapsamda Türkiye’de özel okulculuğun oranının artması, özel okullarda kalitenin yükselmesi ve özel okulların sorunlarına çare üretilmesi konularında yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?
Özel okulların sorun yaşamadığını söylemek gerçekçi olmaz. Kurumların açılış ve işleyişleri, her alandaki idari ve mali konuları, öğrenci kayıtları, çalıştırılan personel işlemleri, okulda yapılacak her türlü etkinlik gibi bütün süreçler sıkı bir mevzuat dairesi içinde yürütülmektedir. Dolayısıyla genel çerçevesi belirlenmiş ancak kurumlara tanınacak daha esnek bir hizmet ortamına ihtiyaç duyulmaktadır.
Özellikle değişik alanlardaki mevzuatın düzenlemesi aşamalarında kurumlarımızın görüşünü almak yeterli olmamaktadır. Özel okulculuğun yaygınlaşması için bütün mali, idari ve yasal sorumlulukları üstlenmiş olan özel okulların doğrudan sürece dahil edilmesi gerekir. Ancak o zaman şu anda genel eğitim sistemimiz içinde öğrenci bazındaki oranı % 7.41 olan özel okulculuğun oranı %15 – 20 seviyesine çıkabilecektir.
Bu konuda çok yoğun çabalar göstermiş olmamıza rağmen maalesef arzulanan sonuca henüz ulaşabilmiş değiliz.
ÖĞRETMENLERDEN SÜREKLİ ÜST DÜZEY PERFORMANS BEKLENTİSİ VAR
Öğretmenlerin büyük bir kısmı özel okullarda çalışmak yerine devlet okullarında çalışmayı tercih ediyor. Özel okulları cazip hale getirmek için yapılması gerekenler nelerdir?
“Cazip hale getirmek” ifadesinin doğru kullanıldığından emin olmalıyız. Çünkü özel okullar pek çok alanda gerçekten cazip kurumlardır. Ancak özel okullardaki çalışmaların öğrenci, veli, kurucu ve ilgili mevzuatın yoğun denetimi altında olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. Dolayısıyla kurumlarımızda çalışacak öğretmenlerimizin de beklentiyi karşılayacak enerjilerini esirgememeleri gerekir.
Özel okulların TEOG ve üniversite sınavlarındaki başarısını değerlendirir misiniz? Bu kapsamda nasıl bir tablo söz konusu?
TEOG ve Üniversite sınav sonuçları öğrencinin bilgisini ölçen sistemlerdir. Maalesef bu uygulamaların eğitim derecesini ölçebildiğini söyleyemeyiz. Ancak bunların öğrenci, veli ve toplum nezdinde önemli olduğu ve sıkı bir şekilde takip edildiğini de kabul etmek gerekir.
Özel okulların, bu iki sınav uygulamasında, gayet iyi bir noktada olduğu kamuoyu tarafından görülmektedir. Ancak öğrencilerin bir üst okula yerleştirilmelerinde sadece sınavdaki puanlar esas alınmamaktadır. Okul başarıları da hesaplamaya etki ettiğinden sınav sonuçları hakkındaki yorumlar yıllardır süregelmektedir.
ÖZEL OKULLAR KALİTELİ HİZMET SUNMAK ZORUNDA
Özel okulların eğitim sistemimize yaptığı katkılardan bahsedebilir misiniz? Özel okulların ülkemiz açısından yarattığı en büyük değer nedir?
Özel okullar, eğitim alanındaki her türlü gelişim ve değişimi yakından takip etmek ve ülkemiz eğitim sisteminde uygulanabilecek olanları hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçirebilmek gücüne sahiptirler. Bu bağlamda son 30 yıllık süre içinde, ilk dönemlerde heyecan uyandıran, “Bilgisayar Destekli Eğitim” uygulamalarından “ Akıllı Tahta”, ”Akıllı Sınıf”. “Akıllı Okul” gibi evrelerden geçerek teknolojideki son gelişmeleri eğitimin hizmetine sunmak aşamalarında, özel okullar önemli ölçüde öncülük yapmışlardır.
Ülkemize kazandırılacak en büyük değer, çağdaş, milli ve manevi değerleri yüksek, sorumluluk duygusu gelişmiş, girişimci, yapıcı ve yaratıcı kabiliyetlere ulaşmış bir gençlik yetiştirmektir. Bu konuda özel okulların üzerine düşen görevi yaptığına inanmaktayım.
Özel okullar ücretli hizmet veren kuruluşlar olduğundan velilerine ve öğrencilerine kaliteli hizmet sunmak zorundadır. Bu nedenle öğretmenlerinden sürekli üst düzey performans beklentisi vardır. Bu gerekçe bazı öğretmenlere zor geldiğinden resmi okulları tercih ediyor olabilirler.
Temel liseler, özel okullardan hangi noktalarda ayrılıyor? Mesela temel liselerin müfredatı nasıl? Özel okullardan farklı bir müfredat mı uyguluyorlar?
Temel liselerin, haftalık 35 saatlik dersin, 10 saatinin uzaktan eğitim şeklinde yapabilmelerine izin verilmiştir. Dolayısıyla bu kurumların temel dersleri ile seçmeli derslerinin müfredatlarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Diğer taraftan haftalık ders saat sayıları, çalışma saatleri, ikili öğretim yapabilmeleri ve biraz dershaneciliği andıran eğitim uygulamaları bakımından da farklılıklar göstermektedirler.
TEMEL LİSELER ARZULADIKLARI İLGİYE ULAŞAMADI
Temel liselere olan ilgiliyi nasıl buluyorsunuz? 2015 - 2016 eğitim öğretim yılında temel liseye ne kadar sayıda öğrenci kayıt yaptırdı?
Temel liselerin arzuladığı oranda öğrenci kaydettiklerini sanmıyorum. Çünkü geçiş sürecinde yaşanan belirsizliklerden dolayı veliler kayıtlarda tereddütte kaldılar. Eldeki sayısal verilere göre temel liseye dönüşen kurumların, toplam 170 bin civarında öğrencisi var. Bu sayı bu okullara ait kapasitenin % 27’sini oluşturmaktadır. Devletin velilere yaptığı eğitim desteğine rağmen öğrenci sayısının düşük oranda olması temel liselerimizin arzuladıkları ilgiye ulaşamadıklarını göstermektedir. Ancak 2016 – 2017 öğretim yılında velilerimizin bu kurumlarımıza duydukları ilgiyi daha açık şekilde ortaya çıkacaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Kurumların açılış ve işleyişleri, her alandaki idari ve mali konuları, öğrenci kayıtları, çalıştırılan personel işlemleri, okulda yapılacak her türlü etkinlik gibi bütün süreçlerin sıkı bir mevzuat dairesi içinde yürütüldüğünü belirten Türkiye Özel Okullar Derneği Eş Başkanı Yusuf Tavukçuoğlu, özel okulların daha esnek bir hizmet ortamına ihtiyaç durduğunu söylüyor.
Tavukçuoğlu, özel okulculuğun yaygınlaşması için ise bütün mali, idari ve yasal sorumlulukları üstlenmiş olan özel okulların doğrudan sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguluyor.
MEB tarafından yayınlanan Mart 2016 verilerine göre; Motorlu taşıt sürücü kursu, özel kurslar ( özel öğretim kursları dahil ), öğrenci etüt eğitim merkezi, rehabilitasyon merkezi ve özel okul olmak üzere 17.800 civarında özel öğretim kurumu bulunduğunu dile getiren Türkiye Özel Okullar Derneği Eş Başkanı Yusuf Tavukçuoğlu, bu kurumlardan 8195‘ i özel okul olarak faaliyet gösterdiğini söylüyor. Özel okullarda görevli 86.273 öğretmenin, 1.089.664 öğrenciye eğitim öğretim verdiğini belirten Yusuf Tavukçuoğlu ile özel okul sektörünün ülkemizdeki durumunu konuştuk.
Özel okulların sorunları nelerdir? Bu kapsamda Türkiye’de özel okulculuğun oranının artması, özel okullarda kalitenin yükselmesi ve özel okulların sorunlarına çare üretilmesi konularında yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?
Özel okulların sorun yaşamadığını söylemek gerçekçi olmaz. Kurumların açılış ve işleyişleri, her alandaki idari ve mali konuları, öğrenci kayıtları, çalıştırılan personel işlemleri, okulda yapılacak her türlü etkinlik gibi bütün süreçler sıkı bir mevzuat dairesi içinde yürütülmektedir. Dolayısıyla genel çerçevesi belirlenmiş ancak kurumlara tanınacak daha esnek bir hizmet ortamına ihtiyaç duyulmaktadır.
Özellikle değişik alanlardaki mevzuatın düzenlemesi aşamalarında kurumlarımızın görüşünü almak yeterli olmamaktadır. Özel okulculuğun yaygınlaşması için bütün mali, idari ve yasal sorumlulukları üstlenmiş olan özel okulların doğrudan sürece dahil edilmesi gerekir. Ancak o zaman şu anda genel eğitim sistemimiz içinde öğrenci bazındaki oranı % 7.41 olan özel okulculuğun oranı %15 – 20 seviyesine çıkabilecektir.
Bu konuda çok yoğun çabalar göstermiş olmamıza rağmen maalesef arzulanan sonuca henüz ulaşabilmiş değiliz.
ÖĞRETMENLERDEN SÜREKLİ ÜST DÜZEY PERFORMANS BEKLENTİSİ VAR
Öğretmenlerin büyük bir kısmı özel okullarda çalışmak yerine devlet okullarında çalışmayı tercih ediyor. Özel okulları cazip hale getirmek için yapılması gerekenler nelerdir?
“Cazip hale getirmek” ifadesinin doğru kullanıldığından emin olmalıyız. Çünkü özel okullar pek çok alanda gerçekten cazip kurumlardır. Ancak özel okullardaki çalışmaların öğrenci, veli, kurucu ve ilgili mevzuatın yoğun denetimi altında olduğunu dikkatten kaçırmamak gerekir. Dolayısıyla kurumlarımızda çalışacak öğretmenlerimizin de beklentiyi karşılayacak enerjilerini esirgememeleri gerekir.
Özel okulların TEOG ve üniversite sınavlarındaki başarısını değerlendirir misiniz? Bu kapsamda nasıl bir tablo söz konusu?
TEOG ve Üniversite sınav sonuçları öğrencinin bilgisini ölçen sistemlerdir. Maalesef bu uygulamaların eğitim derecesini ölçebildiğini söyleyemeyiz. Ancak bunların öğrenci, veli ve toplum nezdinde önemli olduğu ve sıkı bir şekilde takip edildiğini de kabul etmek gerekir.
Özel okulların, bu iki sınav uygulamasında, gayet iyi bir noktada olduğu kamuoyu tarafından görülmektedir. Ancak öğrencilerin bir üst okula yerleştirilmelerinde sadece sınavdaki puanlar esas alınmamaktadır. Okul başarıları da hesaplamaya etki ettiğinden sınav sonuçları hakkındaki yorumlar yıllardır süregelmektedir.
ÖZEL OKULLAR KALİTELİ HİZMET SUNMAK ZORUNDA
Özel okulların eğitim sistemimize yaptığı katkılardan bahsedebilir misiniz? Özel okulların ülkemiz açısından yarattığı en büyük değer nedir?
Özel okullar, eğitim alanındaki her türlü gelişim ve değişimi yakından takip etmek ve ülkemiz eğitim sisteminde uygulanabilecek olanları hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçirebilmek gücüne sahiptirler. Bu bağlamda son 30 yıllık süre içinde, ilk dönemlerde heyecan uyandıran, “Bilgisayar Destekli Eğitim” uygulamalarından “ Akıllı Tahta”, ”Akıllı Sınıf”. “Akıllı Okul” gibi evrelerden geçerek teknolojideki son gelişmeleri eğitimin hizmetine sunmak aşamalarında, özel okullar önemli ölçüde öncülük yapmışlardır.
Ülkemize kazandırılacak en büyük değer, çağdaş, milli ve manevi değerleri yüksek, sorumluluk duygusu gelişmiş, girişimci, yapıcı ve yaratıcı kabiliyetlere ulaşmış bir gençlik yetiştirmektir. Bu konuda özel okulların üzerine düşen görevi yaptığına inanmaktayım.
Özel okullar ücretli hizmet veren kuruluşlar olduğundan velilerine ve öğrencilerine kaliteli hizmet sunmak zorundadır. Bu nedenle öğretmenlerinden sürekli üst düzey performans beklentisi vardır. Bu gerekçe bazı öğretmenlere zor geldiğinden resmi okulları tercih ediyor olabilirler.
Temel liseler, özel okullardan hangi noktalarda ayrılıyor? Mesela temel liselerin müfredatı nasıl? Özel okullardan farklı bir müfredat mı uyguluyorlar?
Temel liselerin, haftalık 35 saatlik dersin, 10 saatinin uzaktan eğitim şeklinde yapabilmelerine izin verilmiştir. Dolayısıyla bu kurumların temel dersleri ile seçmeli derslerinin müfredatlarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Diğer taraftan haftalık ders saat sayıları, çalışma saatleri, ikili öğretim yapabilmeleri ve biraz dershaneciliği andıran eğitim uygulamaları bakımından da farklılıklar göstermektedirler.
TEMEL LİSELER ARZULADIKLARI İLGİYE ULAŞAMADI
Temel liselere olan ilgiliyi nasıl buluyorsunuz? 2015 - 2016 eğitim öğretim yılında temel liseye ne kadar sayıda öğrenci kayıt yaptırdı?
Temel liselerin arzuladığı oranda öğrenci kaydettiklerini sanmıyorum. Çünkü geçiş sürecinde yaşanan belirsizliklerden dolayı veliler kayıtlarda tereddütte kaldılar. Eldeki sayısal verilere göre temel liseye dönüşen kurumların, toplam 170 bin civarında öğrencisi var. Bu sayı bu okullara ait kapasitenin % 27’sini oluşturmaktadır. Devletin velilere yaptığı eğitim desteğine rağmen öğrenci sayısının düşük oranda olması temel liselerimizin arzuladıkları ilgiye ulaşamadıklarını göstermektedir. Ancak 2016 – 2017 öğretim yılında velilerimizin bu kurumlarımıza duydukları ilgiyi daha açık şekilde ortaya çıkacaktır.
Son Güncelleme: Çarşamba, 20 Nisan 2016 10:45
Gösterim: 1786
Gaziantepli 4 lise öğrencisinin, felç olan arkadaşlarına yardımcı olmak düşüncesiyle tasarladığı robot, Viyana'da düzenlenen "Dünya Robot Yarışması"nda serbest kategoride birinciliğe layık görüldü.
Özel Sanko Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri Tekin Orkun Hengirmen, Ali Kağan Akbaş, Süleyman Solmaz ve Cemil Serden Şahin, felç olan arkadaşlarına yardımcı olmak amacıyla tasarladıkları robotla, 12-13 Mart'ta Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen Dünya Robot Yarışması'na katıldı.
Gaziantepli öğrenciler, 50'den fazla ülkenin 644 robotla katıldığı yarışmada, serbest kategoride dünya şampiyonu oldu. Özellikle boyundan aşağısını hareket ettiremeyen felçli kişiler, 10. sınıf öğrencilerinin tasarladığı robot sayesinde ufak bir baş hareketiyle tekerlekli sandalyelerini istedikleri yöne hareket ettirebilecek. Vücutlarının belli bölümünü kullanabilen kişilerin de faydalanabileceği robot, onlara isteklerini, yine kafa veya tek parmakla dahi kullanılabilen joystick (kumanda kolu) aracılığıyla ekrana yazma fırsatı sunacak. Okul müdürü Ercan Yüksel, öğrencilerinin, öğretmenleri Harun Bayseçkin ve Fatih Mehmet Günaydın danışmanlığında hazırladığı robotun, fiziksel engellilere engelsiz bir yaşam sunmayı amaçladığını söyledi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Gaziantepli 4 lise öğrencisinin, felç olan arkadaşlarına yardımcı olmak düşüncesiyle tasarladığı robot, Viyana'da düzenlenen "Dünya Robot Yarışması"nda serbest kategoride birinciliğe layık görüldü.
Özel Sanko Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri Tekin Orkun Hengirmen, Ali Kağan Akbaş, Süleyman Solmaz ve Cemil Serden Şahin, felç olan arkadaşlarına yardımcı olmak amacıyla tasarladıkları robotla, 12-13 Mart'ta Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenlenen Dünya Robot Yarışması'na katıldı.
Gaziantepli öğrenciler, 50'den fazla ülkenin 644 robotla katıldığı yarışmada, serbest kategoride dünya şampiyonu oldu. Özellikle boyundan aşağısını hareket ettiremeyen felçli kişiler, 10. sınıf öğrencilerinin tasarladığı robot sayesinde ufak bir baş hareketiyle tekerlekli sandalyelerini istedikleri yöne hareket ettirebilecek. Vücutlarının belli bölümünü kullanabilen kişilerin de faydalanabileceği robot, onlara isteklerini, yine kafa veya tek parmakla dahi kullanılabilen joystick (kumanda kolu) aracılığıyla ekrana yazma fırsatı sunacak. Okul müdürü Ercan Yüksel, öğrencilerinin, öğretmenleri Harun Bayseçkin ve Fatih Mehmet Günaydın danışmanlığında hazırladığı robotun, fiziksel engellilere engelsiz bir yaşam sunmayı amaçladığını söyledi.
Son Güncelleme: Çarşamba, 06 Nisan 2016 09:11
Gösterim: 1812

