Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 19 Mayıs’ta 19 Mayıs kutlamaları için Samsun’da miting düzenleyeceklerini belirtti.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.
Toplantı sonrasında herhangi bir açıklama yapılmazken, MYK'da Türkiye gündemindeki konular ve başta Suriye olmak üzere dünyadaki gelişmelerin değerlendirildiği öğrenildi. MYK toplantısında il kongreleri ile örgütsel çalışmalar da ele alındı.
Bu arada, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun 19 Mayıs Cumartesi günü Samsun'a giderek 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenecek törenlere katılacağı bildirildi.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 19 Mayıs’ta 19 Mayıs kutlamaları için Samsun’da miting düzenleyeceklerini belirtti.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.
Toplantı sonrasında herhangi bir açıklama yapılmazken, MYK'da Türkiye gündemindeki konular ve başta Suriye olmak üzere dünyadaki gelişmelerin değerlendirildiği öğrenildi. MYK toplantısında il kongreleri ile örgütsel çalışmalar da ele alındı.
Bu arada, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun 19 Mayıs Cumartesi günü Samsun'a giderek 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenecek törenlere katılacağı bildirildi.
Son Güncelleme: Perşembe, 10 May 2012 10:59
Gösterim: 2633
Çin'de kırsal kesimde eğitim gören öğrenciler de şehirde eğitim görenler kadar başarılı oluyor.
Uluslararası eğitim değerlendirme programı Pisa'ya göre Çin, uluslararası sınavlarda 'büyük başarı' gösteriyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne (OECD) bağlı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Pisa) sorumlusu Andreas Schleicher, hiç yayımlanmayan test sonuçlarında Çin'in 'dikkat çekici' başarısıyla öne çıktığını söylüyor.
OECD, her üç senede bir öğrencilerin okuma, matematik ve bilim konusundaki yeteneklerini ölçmek için Pisa testleri yapıyor.
Uluslararası saygınlığı olan Pisa testlerinin 2009 yılı sonuçları, Çin'in birçok Batı ülkesinden daha iyi bir eğitim sistemine sahip olduğunu gösteriyor.
'Olağanüstü bir direnç var'
Şangay, uluslararası eğitim sisteminin ilk sıralarında yer alsa da sonuçların Çin'in kırsal kesimlerini ne kadar yansıttığı konusunda soru işaretleri var.
Pisa yetkilisi Schleicher, Çin'in diğer bölgelerinde eğitim gören öğrencilerin de çok iyi bir performans sergilediğini belirtip ekliyor: "Kırsal kesimler ve yoksul bölgelerde bile çok dikkat çekici bir performans görüyorsunuz".
Schleicher, öğrencilerin zorlu geçmişlerine rağmen başarmak için büyük bir 'direnç' gösterdiğini ve zengin ile yoksul arasında 'yüksek seviyede eşitlik' olduğunu vurguluyor.
Schleicher, test sonuçlarını şu sözlerle yorumluyor: "Şangay'ın istisnai bir durumu var. Sonuçlar tahminime yakın çıktı. Beni asıl şaşırtan fakir bölgelerdeki sonuçların çok başarılı çıkması. Direnç seviyeleri olağanüstü. Eğitimin değişim ve başarının anahtarı olduğu fikri Çin'de iyice yer edinmiş".
'Geleceğe yatırım yapılıyor'
Testler, fakir, orta sınıf ve zenginlerin yaşadığı dokuz farklı bölgede yapıldı.
Çin hükümeti, sonuçların yayımlanması için OECD'ye henüz onay vermedi.
Schleicher'e göre sonuçlar Çin toplumunun bireysel ve toplu olarak eğitime ne kadar çok yatırım yaptığını gösteriyor.
Çin'in fakir bölgesini yakın zamanda ziyaret eden Schleicher, en etkileyici binaların okul binaları olduğunu ifade ederken, Batı'da okul binalarının daha çok alışveriş merkezlerini anımsattığını dile getiriyor.
Schleicher, "Mevcut tüketim yerine daha çok geleceğe yatırım yapan bir toplum görüyorsunuz" yorumunu yapıyor.
Pisa testleri Çin'in farklı gelir seviyelerine sahip nüfusu olan dokuz farklı bölgesinde yapıldı.
Okulda başarının sırrının ne olduğu sorulduğunda tüm dünyadaki öğrenciler arasında belirgin kültür farklılıkları olması dikkat çekiyor.
Schleicher gözlemlediği bu kültür farkını şu sözlerle ifade ediyor:
"Kuzey Amerikalılar bunun yalnızca şans olduğunu söylüyor. 'Matematik konusunda yetenekli doğdum' veya bu konuya çok yeteneğim yok başka bir şey okuyacağım' gibi... "Avrupa'da daha çok toplumsal miras olarak değerlendiriliyor. 'Babam musluk tamircisydi o zaman ben de musluk tamircisi olacağım' gibi... Çin'de ise her 10 çocuktan 9'u size şu cevabı veriyor: 'Bu benim yaptığım yatırıma çabaya bağlı. Çok çalışırsam başarırım."
Schleicher Çinli öğrencilerin sorumlulukların bilincinde olduğunu vurgulayıp ekliyor: "Sorumluluklarını üstleniyorlar. Engelleri aşabiliyorlar ve sistemi suçlamak yerine 'Başarımın sahibi benim' diyorlar".
'Türkiye ilerleme kaydediyor'
Uluslararası eğitim alanında 'Dünya Kupası' gibi değerlendirilen Pisa testleri bu sene de 70 ülkede yapılacak.
OECD'nin Paris merkezinde çalışan ve eğitimle ilgili yorumları uluslararası alanda dikkatle takip edilen Alman Schleincher, Brezilya, Türkiye ve Polonya'nın 'hızla ilerleme kaydeden' ülkeler olduğunu vurguluyor.
Test sonuçlarının en çok hüsrana uğrattığı ülke ise eğitim seviyesinin 'ortalama'da kaldığı Almanya.
Schleicher, test sonuçlarını en çok dikkate alan ülkenin de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu ve diğer ülkelerin sistemlerinden faydalandığıını söylüyor.
Testin amacının 'bahaneleri ortadan kaldırmak' olduğunu belirten Schleicher, "Halk eğitim sisteminin 25 senede ilerletilebileceğini savunuyor ancak Polonya ve Singaput çok kısa bir sürede fark edilir bir değişim yakaladı" diyor.
Schleicher, 'yoksulluğun da kader' olmadığını vurgulayıp bunun Güney Kore ve Singapur'daki ekonomi seviyesine bakarak anlaşılabileceğini' ifade ediyor.
Schleicher, gelişmekte olan ülkelerin zengin İskandinav ülkeleri ile kıyaslanmasının adil olmadığına yönelik eleştirilerilere de "Adil olmayabilir ama yararlı" cevabını veriyor.
(bbctürkçe)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Çin'de kırsal kesimde eğitim gören öğrenciler de şehirde eğitim görenler kadar başarılı oluyor.
Uluslararası eğitim değerlendirme programı Pisa'ya göre Çin, uluslararası sınavlarda 'büyük başarı' gösteriyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'ne (OECD) bağlı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Pisa) sorumlusu Andreas Schleicher, hiç yayımlanmayan test sonuçlarında Çin'in 'dikkat çekici' başarısıyla öne çıktığını söylüyor.
OECD, her üç senede bir öğrencilerin okuma, matematik ve bilim konusundaki yeteneklerini ölçmek için Pisa testleri yapıyor.
Uluslararası saygınlığı olan Pisa testlerinin 2009 yılı sonuçları, Çin'in birçok Batı ülkesinden daha iyi bir eğitim sistemine sahip olduğunu gösteriyor.
'Olağanüstü bir direnç var'
Şangay, uluslararası eğitim sisteminin ilk sıralarında yer alsa da sonuçların Çin'in kırsal kesimlerini ne kadar yansıttığı konusunda soru işaretleri var.
Pisa yetkilisi Schleicher, Çin'in diğer bölgelerinde eğitim gören öğrencilerin de çok iyi bir performans sergilediğini belirtip ekliyor: "Kırsal kesimler ve yoksul bölgelerde bile çok dikkat çekici bir performans görüyorsunuz".
Schleicher, öğrencilerin zorlu geçmişlerine rağmen başarmak için büyük bir 'direnç' gösterdiğini ve zengin ile yoksul arasında 'yüksek seviyede eşitlik' olduğunu vurguluyor.
Schleicher, test sonuçlarını şu sözlerle yorumluyor: "Şangay'ın istisnai bir durumu var. Sonuçlar tahminime yakın çıktı. Beni asıl şaşırtan fakir bölgelerdeki sonuçların çok başarılı çıkması. Direnç seviyeleri olağanüstü. Eğitimin değişim ve başarının anahtarı olduğu fikri Çin'de iyice yer edinmiş".
'Geleceğe yatırım yapılıyor'
Testler, fakir, orta sınıf ve zenginlerin yaşadığı dokuz farklı bölgede yapıldı.
Çin hükümeti, sonuçların yayımlanması için OECD'ye henüz onay vermedi.
Schleicher'e göre sonuçlar Çin toplumunun bireysel ve toplu olarak eğitime ne kadar çok yatırım yaptığını gösteriyor.
Çin'in fakir bölgesini yakın zamanda ziyaret eden Schleicher, en etkileyici binaların okul binaları olduğunu ifade ederken, Batı'da okul binalarının daha çok alışveriş merkezlerini anımsattığını dile getiriyor.
Schleicher, "Mevcut tüketim yerine daha çok geleceğe yatırım yapan bir toplum görüyorsunuz" yorumunu yapıyor.
Pisa testleri Çin'in farklı gelir seviyelerine sahip nüfusu olan dokuz farklı bölgesinde yapıldı.
Okulda başarının sırrının ne olduğu sorulduğunda tüm dünyadaki öğrenciler arasında belirgin kültür farklılıkları olması dikkat çekiyor.
Schleicher gözlemlediği bu kültür farkını şu sözlerle ifade ediyor:
"Kuzey Amerikalılar bunun yalnızca şans olduğunu söylüyor. 'Matematik konusunda yetenekli doğdum' veya bu konuya çok yeteneğim yok başka bir şey okuyacağım' gibi... "Avrupa'da daha çok toplumsal miras olarak değerlendiriliyor. 'Babam musluk tamircisydi o zaman ben de musluk tamircisi olacağım' gibi... Çin'de ise her 10 çocuktan 9'u size şu cevabı veriyor: 'Bu benim yaptığım yatırıma çabaya bağlı. Çok çalışırsam başarırım."
Schleicher Çinli öğrencilerin sorumlulukların bilincinde olduğunu vurgulayıp ekliyor: "Sorumluluklarını üstleniyorlar. Engelleri aşabiliyorlar ve sistemi suçlamak yerine 'Başarımın sahibi benim' diyorlar".
'Türkiye ilerleme kaydediyor'
Uluslararası eğitim alanında 'Dünya Kupası' gibi değerlendirilen Pisa testleri bu sene de 70 ülkede yapılacak.
OECD'nin Paris merkezinde çalışan ve eğitimle ilgili yorumları uluslararası alanda dikkatle takip edilen Alman Schleincher, Brezilya, Türkiye ve Polonya'nın 'hızla ilerleme kaydeden' ülkeler olduğunu vurguluyor.
Test sonuçlarının en çok hüsrana uğrattığı ülke ise eğitim seviyesinin 'ortalama'da kaldığı Almanya.
Schleicher, test sonuçlarını en çok dikkate alan ülkenin de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu ve diğer ülkelerin sistemlerinden faydalandığıını söylüyor.
Testin amacının 'bahaneleri ortadan kaldırmak' olduğunu belirten Schleicher, "Halk eğitim sisteminin 25 senede ilerletilebileceğini savunuyor ancak Polonya ve Singaput çok kısa bir sürede fark edilir bir değişim yakaladı" diyor.
Schleicher, 'yoksulluğun da kader' olmadığını vurgulayıp bunun Güney Kore ve Singapur'daki ekonomi seviyesine bakarak anlaşılabileceğini' ifade ediyor.
Schleicher, gelişmekte olan ülkelerin zengin İskandinav ülkeleri ile kıyaslanmasının adil olmadığına yönelik eleştirilerilere de "Adil olmayabilir ama yararlı" cevabını veriyor.
(bbctürkçe)
Son Güncelleme: Perşembe, 10 May 2012 10:56
Gösterim: 2739
Okul sütü projesi kapsamında geçen hafta 1425 çocuğun hastanelik olduğu Sivas’ta dün yeniden süt dağıtımına başlandı. Sivas Valisi Ali Kolat da sütü içerek test etti.
Sivas’ta, daha önce sütlerde hastalık yapıcı olmayan mikroorganizmaların bulunduğunun belirlenmesiyle dağıtımcı firma dağıtım zincirden çıkarılmıştı. Başka bir firmadan getirilen sütlerin incelemesi ve uygunluk raporu verilmesinden sonra süt dağıtımı için yine tören düzenlendi. Kızılırmak İlköğretim Okulu’nda düzenlenen dağıtım programına katılan Vali Ali Kolat ilk sütü içti. Kolat’ın ardından bazı öğrenciler sütleri içerken, bazıları içmedi.
(hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Okul sütü projesi kapsamında geçen hafta 1425 çocuğun hastanelik olduğu Sivas’ta dün yeniden süt dağıtımına başlandı. Sivas Valisi Ali Kolat da sütü içerek test etti.
Sivas’ta, daha önce sütlerde hastalık yapıcı olmayan mikroorganizmaların bulunduğunun belirlenmesiyle dağıtımcı firma dağıtım zincirden çıkarılmıştı. Başka bir firmadan getirilen sütlerin incelemesi ve uygunluk raporu verilmesinden sonra süt dağıtımı için yine tören düzenlendi. Kızılırmak İlköğretim Okulu’nda düzenlenen dağıtım programına katılan Vali Ali Kolat ilk sütü içti. Kolat’ın ardından bazı öğrenciler sütleri içerken, bazıları içmedi.
(hürriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 10 May 2012 10:30
Gösterim: 2538
19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili resmi program belli oldu. Kutlamalar 1 hafta boyunca devam edecek.
19 Mayıs kutlamaları kapsamında Samsun'da Atatürk için doğum günü pastası kesilecek.
Ayrıntıları vermeye devam edeceğiz
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili resmi program belli oldu. Kutlamalar 1 hafta boyunca devam edecek.
19 Mayıs kutlamaları kapsamında Samsun'da Atatürk için doğum günü pastası kesilecek.
Ayrıntıları vermeye devam edeceğiz
Son Güncelleme: Perşembe, 10 May 2012 11:00
Gösterim: 3735
Hürriyet Yazarı Mehmet Y.Yılmaz’ın bugünkü yazısı.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türk akademisyenler tarafından geliştirilecek “Türk Zekâ Testi” çalışmalarına başlamış. Yaşar Özay’ın konuyla ilgili haberini Sabah’ta okudum.
Yararlı bir çalışma olduğuna kuşku yok. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilisinin “Türk Zekâ Testi en gelişmiş sistem olacaktır” sözündeki iddiayı da sevdim. Yola böyle çıkar ve bilimin gösterdiği çizgiden ayrılmazsanız başarılı olursunuz, buna kuşkum yok.
Bugüne kadar Türkiye’de uygulanan zekâ testleri batılı ülkelerde geliştirilmiş testlerdir. İnsanların ait oldukları etnik gruplara göre farklı farklı zekâlara sahip olabileceklerini düşünmek elbette ırkçılıktır. Ama kuşkusuz ki insanın zihinsel gelişiminin gerçekleştiği ortamın ve o ortamdaki diğer aktörler ile kurduğu ilişki biçiminin farklı sonuçlar yaratabileceğini kabul etmekte de bir sakınca yok. Ama bu işten korkmamı gerektirecek bazı “zekâ” özelliklerimizin olduğu da bir başka gerçek.
Çünkü “zekâ”, kişinin zihinsel becerileri ve bilgi dağarcığını öğrenmek, problem çözmek ya da toplumda değer gören sonuçlara ulaşmak için kullanabilmesi olarak tanımlanıyor.
Bizim bazı problemleri çözerek toplumda değer kazanan sonuçlara ulaşmakla ilgili bazı sorunlarımız var diye düşünüyorum. Mesela, tıkanan trafikte emniyet şeridini kullanarak yolu kısaltmak bir zekâ göstergesiyse, bunu ölçecek test başka yerlerde doğru sonuç vermez.
Ya da kontrolsüz kavşaklarda otomobilinin çizilip, zarar görmesinden en az korkanın, kavşaktan en önce geçebileceğine ilişkin bir “zekâ” göstergesi de başka yerlerde “aptallık” göstergesi olabilir.
Delinen otomobil radyatörünü çiklet ile tamir etmek, yangın merdivenlerine açılan kapıları hırsız girmesin diye kilitli tutmak, insanların toplu olarak yaşadıkları binalarda kapıları içeri doğru açmak gibi bize özel başka “zekâ” göstergelerimiz de öyle.
Ama yine de oyunbozanlık taraftarı değilim. Dilerim ki bize özgü “zekâ” testi çalışmaları, evrensel doğruları görmezden gelerek sürdürülmesin.
(Mehmet Y. Yılmaz-hürriyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Hürriyet Yazarı Mehmet Y.Yılmaz’ın bugünkü yazısı.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türk akademisyenler tarafından geliştirilecek “Türk Zekâ Testi” çalışmalarına başlamış. Yaşar Özay’ın konuyla ilgili haberini Sabah’ta okudum.
Yararlı bir çalışma olduğuna kuşku yok. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilisinin “Türk Zekâ Testi en gelişmiş sistem olacaktır” sözündeki iddiayı da sevdim. Yola böyle çıkar ve bilimin gösterdiği çizgiden ayrılmazsanız başarılı olursunuz, buna kuşkum yok.
Bugüne kadar Türkiye’de uygulanan zekâ testleri batılı ülkelerde geliştirilmiş testlerdir. İnsanların ait oldukları etnik gruplara göre farklı farklı zekâlara sahip olabileceklerini düşünmek elbette ırkçılıktır. Ama kuşkusuz ki insanın zihinsel gelişiminin gerçekleştiği ortamın ve o ortamdaki diğer aktörler ile kurduğu ilişki biçiminin farklı sonuçlar yaratabileceğini kabul etmekte de bir sakınca yok. Ama bu işten korkmamı gerektirecek bazı “zekâ” özelliklerimizin olduğu da bir başka gerçek.
Çünkü “zekâ”, kişinin zihinsel becerileri ve bilgi dağarcığını öğrenmek, problem çözmek ya da toplumda değer gören sonuçlara ulaşmak için kullanabilmesi olarak tanımlanıyor.
Bizim bazı problemleri çözerek toplumda değer kazanan sonuçlara ulaşmakla ilgili bazı sorunlarımız var diye düşünüyorum. Mesela, tıkanan trafikte emniyet şeridini kullanarak yolu kısaltmak bir zekâ göstergesiyse, bunu ölçecek test başka yerlerde doğru sonuç vermez.
Ya da kontrolsüz kavşaklarda otomobilinin çizilip, zarar görmesinden en az korkanın, kavşaktan en önce geçebileceğine ilişkin bir “zekâ” göstergesi de başka yerlerde “aptallık” göstergesi olabilir.
Delinen otomobil radyatörünü çiklet ile tamir etmek, yangın merdivenlerine açılan kapıları hırsız girmesin diye kilitli tutmak, insanların toplu olarak yaşadıkları binalarda kapıları içeri doğru açmak gibi bize özel başka “zekâ” göstergelerimiz de öyle.
Ama yine de oyunbozanlık taraftarı değilim. Dilerim ki bize özgü “zekâ” testi çalışmaları, evrensel doğruları görmezden gelerek sürdürülmesin.
(Mehmet Y. Yılmaz-hürriyet)
Son Güncelleme: Perşembe, 10 May 2012 09:18
Gösterim: 2579

