Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı yayınladığı yazıyla ders kitabı eksik olan öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesi ve kitap eksiğine meydan verilmemesi için gerekli her türlü tedbirin il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacağını duyurdu.

MEB, ihtiyaç olan ders kitapları için devredeDers kitabı eksik olan öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesi ve kitap eksiğine meydan verilmemesi için gerekli her türlü tedbir il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Birol Ekici tarafından ücretsiz ders kitapları ile ilgili yayımlanan yazıda, 2013-2014 eğitim öğretim yılında resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının ihtiyaç duyduğu ders kitaplarının, dağıtım noktası olarak belirlenen 350 il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne teslim edildiği bildirildi.

Ancak, ders kitabı ihtiyaçlarının Kitap Seçim Modülü'ne girilmemesi veya eksik girilmesi, ihtiyaç tespitinden sonra yeni okul açılması, okulların statü değişikliği ve benzeri nedenlerle ilave kitaba ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Sözlü ve yazılı ilave kitap taleplerinin değerlendirilmeye alınmayacağı uyarısının yapıldığı yazıda, ihtiyaçların il milli eğitim müdürlüklerince Kitap Seçim Modülü'ne girileceği belirtildi.

Tedbir alınacak

Kitap Seçim Modülü'ne ihtiyaca ilişkin veri girişi, 23 Eylül 2013 Pazartesi günü açılacak, 4 Ekim 2013 Cuma günü sona erecek. 10 kitabın altındaki ihtiyaç ve fazla kitaplar sisteme girilmeyecek, girilenler değerlendirmeye alınmayacak. Girilen veriler değerlendirilerek, fazla olan kitaplar, ilave ihtiyaç olan illere gönderilecek. 

İl içi nakil yaptıran öğrencilerin kitapları ayrıldıkları okul müdürlüklerince, il dışı nakil yaptıran öğrencilerin kitapları ise naklen gittikleri okul müdürlüklerince karşılanacak. 

Bu eğitim öğretim yılında yeni açılan ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının kitap ihtiyaçları ise ildeki fazlalıklardan karşılanacak. Aksi durumda ilave ihtiyaç kitap olarak bildirilecek.

Kitabı eksik olabilecek öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesine ve kitap eksiği veya fazlalığına meydan verilmemesine yönelik her türlü tedbir il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacak.

> MEB, ihtiyaç olan ders kitapları için devrede

Milli Eğitim Bakanlığı yayınladığı yazıyla ders kitabı eksik olan öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesi ve kitap eksiğine meydan verilmemesi için gerekli her türlü tedbirin il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacağını duyurdu.

MEB, ihtiyaç olan ders kitapları için devredeDers kitabı eksik olan öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesi ve kitap eksiğine meydan verilmemesi için gerekli her türlü tedbir il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Birol Ekici tarafından ücretsiz ders kitapları ile ilgili yayımlanan yazıda, 2013-2014 eğitim öğretim yılında resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının ihtiyaç duyduğu ders kitaplarının, dağıtım noktası olarak belirlenen 350 il ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne teslim edildiği bildirildi.

Ancak, ders kitabı ihtiyaçlarının Kitap Seçim Modülü'ne girilmemesi veya eksik girilmesi, ihtiyaç tespitinden sonra yeni okul açılması, okulların statü değişikliği ve benzeri nedenlerle ilave kitaba ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Sözlü ve yazılı ilave kitap taleplerinin değerlendirilmeye alınmayacağı uyarısının yapıldığı yazıda, ihtiyaçların il milli eğitim müdürlüklerince Kitap Seçim Modülü'ne girileceği belirtildi.

Tedbir alınacak

Kitap Seçim Modülü'ne ihtiyaca ilişkin veri girişi, 23 Eylül 2013 Pazartesi günü açılacak, 4 Ekim 2013 Cuma günü sona erecek. 10 kitabın altındaki ihtiyaç ve fazla kitaplar sisteme girilmeyecek, girilenler değerlendirmeye alınmayacak. Girilen veriler değerlendirilerek, fazla olan kitaplar, ilave ihtiyaç olan illere gönderilecek. 

İl içi nakil yaptıran öğrencilerin kitapları ayrıldıkları okul müdürlüklerince, il dışı nakil yaptıran öğrencilerin kitapları ise naklen gittikleri okul müdürlüklerince karşılanacak. 

Bu eğitim öğretim yılında yeni açılan ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının kitap ihtiyaçları ise ildeki fazlalıklardan karşılanacak. Aksi durumda ilave ihtiyaç kitap olarak bildirilecek.

Kitabı eksik olabilecek öğrencilerin ihtiyaçlarının zamanında karşılanabilmesine ve kitap eksiği veya fazlalığına meydan verilmemesine yönelik her türlü tedbir il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerince alınacak.

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2013 13:09

Gösterim: 1489

Yapılan denetimlerde içinde kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocukların kullandığı ürünlerin olduğu 37 markanın ürünlerinin güvensiz olduğu tespit edildi.

kırtasiye malzemeleriGümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 6 bin kırtasiye ürününün 1.059’unda, 700 ayakkabının 233’ünde 19 bin kıyafetin 18’inde güvensizlik belirlendiğini açıkladı.

Bakan Yazıcı, "Kırtasiye ürünü, ayakkabı ve kıyafet güvensizliği nedeniyle 37 üreticiye 542 bin lira idari para cezası uygulanacak" dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında bu yıl kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocukların kullandığı toplam 26 bin ürünün denetlendiğini, 102 farklı marka ve modelden numune alındığını, analiz sonuçlarına göre 37 markanın numunelerinin güvensiz bulunduğunu bildirdi.

Bakan Yazıcı, Bakanlığın Eğitim Dairesi Başkanlığında okul ve kırtasiye malzemelerinin piyasa gözetim ve denetimi sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Tüketicinin korunmasının tüketicinin ekonomik menfaatlerinin yanı sıra, sağlık ve güvenliğinin korunmasını da içerdiğini belirten Yazıcı, "Bakanlık olarak, piyasaya arz edilen ürünlerin mevzuata uygun olmasına yönelik denetimler yapıyoruz. Denetim sonuçlarının, üreticilerimiz için düzeltici ve eğitici olmasını sağlamak, farkındalığı artırmak üzere de farklı uygulamalarımız var" diye konuştu.

Tüketicilerden gelen ihbar ve şikayetlerin, denetimin hangi alanlarda yapılması gerektiğini göstermesi bakımından oldukça faydalı olduğuna işaret eden Yazıcı, tüketici bilincinin yaygınlaşması ile ihbar ve şikayetler aracılığıyla güvensiz ürünlere daha kolay ulaşmalarının mümkün olacağına dikkati çekti.

Piyasa gözetimi ve denetimi alanında temel mevzuatları hazırlayarak uygulamaya koyduklarını belirten Yazıcı, şöyle devam etti:

"Özellikle, hassas tüketiciler dediğimiz bebekler, çocuklar, öğrenciler tarafından kullanılan ürünlerin taşıması muhtemel riskleri bertaraf etmek önceliğimizdir. Ayrıca standartlara uygun üretim yapan firmaların korunması ve haksız rekabetin önlenmesini önemsiyoruz. Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetinin etkin olabilmesi için idareye görev düştüğü kadar, ebeveynlere de büyük iş düşmektedir. Anne ve babalar, çocuklarımızın sağlıklı yetişmesi için ürün alırken; bilinçli olmalı ve aldıkları ürünlerin güvenli olup olmadığını sorgulamalıdır.

Bakanlığımızca yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri tekstil, ayakkabı, kırtasiye, mobilya, çocuk bakım ürünleri gibi doğrudan tüketiciye arz edilen ürünlere yönelik olup, sorumlu olduğumuz alan doğrudan nihai tüketicileri ilgilendirmektedir. Bu alanlar, özel bir önem ve hassasiyet gerektirmektedir. Bu konuda ilgili tüm kuruluşlarla koordineli çalışıyoruz. İlgili bakanlıklar nezdinde konuyu hassasiyetle takip etmekteyiz. Uluslararası kuruluşlarla, ülkemizde konuyla ilgili tüm kurumlarla ve sektör temsilcileri ile çalışmalar, toplantılar ve iş birliği yapıyoruz."

Güvensiz ürünlerin tespit edilmesi ve piyasadan uzaklaştırılması hedefine yönelik önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Yazıcı, kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabılarına yönelik ilk uygulamayı 2011'de yaptıklarını, söz konusu denetimlerde 33 bin 556 ürün denetlenerek 12 bin 718'inin güvensiz bulunduğunu hatırlattı. Geçen yıl ise bakanlıklarının görev alanında 9 bin 49 ürün incelendiğini ve 2 bin 200'ünün güvensiz bulunduğunu anımsatan Yazıcı, şunları kaydetti:

"Sonuçta 2011'e oranla 2012 yılında ciddi bir düzelme olduğunu gözlemledik. 2011’de kırtasiye ürünlerinde yüzde 53 olan güvensizlik oranı; 2012 yılında yüzde 24'e düştüğünü tespit ettik.  Tüm ürünlerdeki güvensizlik ise 2011 yılında yüzde 38,6 iken; 2012'de yüzde 8,7'ye geriledi. Bu yıl yani 2013’te okullar açılmadan, Ağustos ve Eylül aylarında 10 şehrimizde denetimler yaptık. Bu denetimlerde kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocuklarımızın kullandığı tüketici ürünlerinden numuneler alındı. Denetimlerde alınan numunelerin nerelerden alındığı, son derece önemli ve fark oluşturan bir durumdur. Denetimlerimiz başlamadan önce konuyla ilgili uzmanlarımız risk analizi yaptılar. Bu analizlere göre; özellikle güvensiz ürün satılması muhtemel satış noktaları ve güvensizlik riski taşıyan ürünler tespit edildi. Bu şekilde, sınırlı kaynaklarla daha etkin ve sonuç odaklı denetimler yapmayı hedefledik."

Denetimlerin Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlükleri'nin işbirliği ile gerçekleştirildiğine dikkati çeken Yazıcı,  "Bu yıl bakanlığımızın görev alanına giren toplam 26 bin ürün denetlendi. Bu ürünler arasından güvensizlik şüphesi nedeniyle 102 farklı marka ve modelden numune alınıp, test edilmek üzere akredite laboratuvara gönderildi. Analiz sonuçlarına göre 37 markanın numuneleri maalesef güvensiz bulunmuştur. Güvensiz bulunan 37 farklı markaya ait numune toplamda 1.310 adet ürüne tekabül etmektedir" diye konuştu.

> Okul malzemesi üreten 37 marka güvensiz bulundu

Yapılan denetimlerde içinde kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocukların kullandığı ürünlerin olduğu 37 markanın ürünlerinin güvensiz olduğu tespit edildi.

kırtasiye malzemeleriGümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 6 bin kırtasiye ürününün 1.059’unda, 700 ayakkabının 233’ünde 19 bin kıyafetin 18’inde güvensizlik belirlendiğini açıkladı.

Bakan Yazıcı, "Kırtasiye ürünü, ayakkabı ve kıyafet güvensizliği nedeniyle 37 üreticiye 542 bin lira idari para cezası uygulanacak" dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında bu yıl kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocukların kullandığı toplam 26 bin ürünün denetlendiğini, 102 farklı marka ve modelden numune alındığını, analiz sonuçlarına göre 37 markanın numunelerinin güvensiz bulunduğunu bildirdi.

Bakan Yazıcı, Bakanlığın Eğitim Dairesi Başkanlığında okul ve kırtasiye malzemelerinin piyasa gözetim ve denetimi sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Tüketicinin korunmasının tüketicinin ekonomik menfaatlerinin yanı sıra, sağlık ve güvenliğinin korunmasını da içerdiğini belirten Yazıcı, "Bakanlık olarak, piyasaya arz edilen ürünlerin mevzuata uygun olmasına yönelik denetimler yapıyoruz. Denetim sonuçlarının, üreticilerimiz için düzeltici ve eğitici olmasını sağlamak, farkındalığı artırmak üzere de farklı uygulamalarımız var" diye konuştu.

Tüketicilerden gelen ihbar ve şikayetlerin, denetimin hangi alanlarda yapılması gerektiğini göstermesi bakımından oldukça faydalı olduğuna işaret eden Yazıcı, tüketici bilincinin yaygınlaşması ile ihbar ve şikayetler aracılığıyla güvensiz ürünlere daha kolay ulaşmalarının mümkün olacağına dikkati çekti.

Piyasa gözetimi ve denetimi alanında temel mevzuatları hazırlayarak uygulamaya koyduklarını belirten Yazıcı, şöyle devam etti:

"Özellikle, hassas tüketiciler dediğimiz bebekler, çocuklar, öğrenciler tarafından kullanılan ürünlerin taşıması muhtemel riskleri bertaraf etmek önceliğimizdir. Ayrıca standartlara uygun üretim yapan firmaların korunması ve haksız rekabetin önlenmesini önemsiyoruz. Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetinin etkin olabilmesi için idareye görev düştüğü kadar, ebeveynlere de büyük iş düşmektedir. Anne ve babalar, çocuklarımızın sağlıklı yetişmesi için ürün alırken; bilinçli olmalı ve aldıkları ürünlerin güvenli olup olmadığını sorgulamalıdır.

Bakanlığımızca yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri tekstil, ayakkabı, kırtasiye, mobilya, çocuk bakım ürünleri gibi doğrudan tüketiciye arz edilen ürünlere yönelik olup, sorumlu olduğumuz alan doğrudan nihai tüketicileri ilgilendirmektedir. Bu alanlar, özel bir önem ve hassasiyet gerektirmektedir. Bu konuda ilgili tüm kuruluşlarla koordineli çalışıyoruz. İlgili bakanlıklar nezdinde konuyu hassasiyetle takip etmekteyiz. Uluslararası kuruluşlarla, ülkemizde konuyla ilgili tüm kurumlarla ve sektör temsilcileri ile çalışmalar, toplantılar ve iş birliği yapıyoruz."

Güvensiz ürünlerin tespit edilmesi ve piyasadan uzaklaştırılması hedefine yönelik önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade eden Yazıcı, kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabılarına yönelik ilk uygulamayı 2011'de yaptıklarını, söz konusu denetimlerde 33 bin 556 ürün denetlenerek 12 bin 718'inin güvensiz bulunduğunu hatırlattı. Geçen yıl ise bakanlıklarının görev alanında 9 bin 49 ürün incelendiğini ve 2 bin 200'ünün güvensiz bulunduğunu anımsatan Yazıcı, şunları kaydetti:

"Sonuçta 2011'e oranla 2012 yılında ciddi bir düzelme olduğunu gözlemledik. 2011’de kırtasiye ürünlerinde yüzde 53 olan güvensizlik oranı; 2012 yılında yüzde 24'e düştüğünü tespit ettik.  Tüm ürünlerdeki güvensizlik ise 2011 yılında yüzde 38,6 iken; 2012'de yüzde 8,7'ye geriledi. Bu yıl yani 2013’te okullar açılmadan, Ağustos ve Eylül aylarında 10 şehrimizde denetimler yaptık. Bu denetimlerde kırtasiye, okul önlüğü ve ayakkabı gibi okul çağındaki çocuklarımızın kullandığı tüketici ürünlerinden numuneler alındı. Denetimlerde alınan numunelerin nerelerden alındığı, son derece önemli ve fark oluşturan bir durumdur. Denetimlerimiz başlamadan önce konuyla ilgili uzmanlarımız risk analizi yaptılar. Bu analizlere göre; özellikle güvensiz ürün satılması muhtemel satış noktaları ve güvensizlik riski taşıyan ürünler tespit edildi. Bu şekilde, sınırlı kaynaklarla daha etkin ve sonuç odaklı denetimler yapmayı hedefledik."

Denetimlerin Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlükleri'nin işbirliği ile gerçekleştirildiğine dikkati çeken Yazıcı,  "Bu yıl bakanlığımızın görev alanına giren toplam 26 bin ürün denetlendi. Bu ürünler arasından güvensizlik şüphesi nedeniyle 102 farklı marka ve modelden numune alınıp, test edilmek üzere akredite laboratuvara gönderildi. Analiz sonuçlarına göre 37 markanın numuneleri maalesef güvensiz bulunmuştur. Güvensiz bulunan 37 farklı markaya ait numune toplamda 1.310 adet ürüne tekabül etmektedir" diye konuştu.

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2013 12:11

Gösterim: 1558

YÖK’ün üniversitelerdeki yeni öğretim yılı açılışlarına bakanların katılmaması talebine hükümetten onay geldi.

Gezi sonrası başta ODTÜ olmak üzere bazı üniversitelerde çıkan olaylar nedeniyle YÖK, bakanların yeni öğretim yılı açılışlarına katılmamasını talep etti. Hükümet kabul etti.

Gezi olayları sırasında, başta ODTÜ olmak üzere bazı üniversitelerde çıkan olaylar nedeniyle yeni eğitim öğretim yılı açılış programlarına bakanlar katılmama kararı aldı. Star Gazetesi’nin haberine göre, yaşanabilecek provokasyonlara karşı ortamı germemek adına alınan kararın Yükseköğretim Kurulu’nun talebi üzerine kararlaştırıldığı belirtildi. ODTÜ’de iki kez kriz yaşanmıştı İstanbul’da patlak veren Gezi olayları ilk olarak ODTÜ’de sahnelenmek istenmiş ancak alınan önlemler üzerine başlamadan bitmişti. Geçtiğimiz günlerde de yine ODTÜ’de yol çalışmalarını gerekçe göstererek olaylar çıkaran marjinal gruplarla polis arasında gerginlik yaşanmıştı. Yaşanan tüm olaylar çerçevesinde söz konusu olayların benzerlerinin üniversitelerde yaşanma ihtimaline karşı hükümet hassasiyet adımı attı.

YÖK talep etti, hükümet kabul etti

Bakanların üniversite açılışlarına katılmama kararı almalarının, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) talebi üzerine gerçekleştiği belirtildi.

> Üniversite açılışlarına bakanlar katılmayacak

YÖK’ün üniversitelerdeki yeni öğretim yılı açılışlarına bakanların katılmaması talebine hükümetten onay geldi.

Gezi sonrası başta ODTÜ olmak üzere bazı üniversitelerde çıkan olaylar nedeniyle YÖK, bakanların yeni öğretim yılı açılışlarına katılmamasını talep etti. Hükümet kabul etti.

Gezi olayları sırasında, başta ODTÜ olmak üzere bazı üniversitelerde çıkan olaylar nedeniyle yeni eğitim öğretim yılı açılış programlarına bakanlar katılmama kararı aldı. Star Gazetesi’nin haberine göre, yaşanabilecek provokasyonlara karşı ortamı germemek adına alınan kararın Yükseköğretim Kurulu’nun talebi üzerine kararlaştırıldığı belirtildi. ODTÜ’de iki kez kriz yaşanmıştı İstanbul’da patlak veren Gezi olayları ilk olarak ODTÜ’de sahnelenmek istenmiş ancak alınan önlemler üzerine başlamadan bitmişti. Geçtiğimiz günlerde de yine ODTÜ’de yol çalışmalarını gerekçe göstererek olaylar çıkaran marjinal gruplarla polis arasında gerginlik yaşanmıştı. Yaşanan tüm olaylar çerçevesinde söz konusu olayların benzerlerinin üniversitelerde yaşanma ihtimaline karşı hükümet hassasiyet adımı attı.

YÖK talep etti, hükümet kabul etti

Bakanların üniversite açılışlarına katılmama kararı almalarının, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) talebi üzerine gerçekleştiği belirtildi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2013 07:45

Gösterim: 1594

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ODTÜ yerleşkesi ve orman alanlarının bulunduğu, güneyde Eymir Gölü'nü de kapsayan 4 bin 85 hektarlık alanın imar planlarının, Rektörlüğün teklif ettiği haliyle bir iki gün içinde onaylanacağını bildirdi.

Bakanlıktan ODTÜ'nün yol planına onayBayraktar, AA muhabirine, alana ilişkin hazırlanan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planı tekliflerinin ODTÜ Rektörlüğünün 3 Mayıs tarihli yazısıyla Bakanlığa iletildiğini söyledi.

Talebin geldiği günden itibaren üniversiteyle birlikte çalıştıklarını anlatan Bayraktar, ODTÜ planlarının, Rektörlüğün teklif ettiği haliyle bir iki gün içinde onaylanacağını belirtti.

Planların, üniversitenin bütünlüğünü bozmayacak iki ana ulaşım aksını içerdiğini ifade eden Bayraktar, bunlardan birisinin Anadolu Bulvarı'nın devamı olarak ODTÜ arazisinin doğu kesiminden geçeceğini dile getirdi.

ODTÜ arazisinin toplamının 4 bin hektar olduğunu belirten Bayraktar, Anadolu Bulvarı'nın devamı olan yolun, 4 bin hektarlık ODTÜ arazisinin yüzde 1'ini bile kapsamadığına işaret etti. Bayraktar, "Bu yol, en az zarar verecek şekilde sınırdan geçiyor. Buradaki ağaçlar da taşınacak, yeniden dikim yapılacak" dedi.

Plana ilgili tüm kurumların olumlu görüş verdiğini ifade eden Bayraktar, "Kurul kararının, Tabiat Varlıkları Komisyonu kararının olmadığı gibi eleştiriler yapılıyor. Oysa bütün hepsi alındı" diye konuştu.

ODTÜ'nün kampüste teknokent, kolej gibi çok sayıda inşaat yaptığına işaret eden Bayraktar, bu alanların da planda yer alacağını kaydetti.

ODTÜ'den tünel geçecek

Planda, ODTÜ'nün doğu batı hattında ikinci bir yolun da yer aldığını anlatan Bayraktar, kampüs bütünlüğünü bozmayacak şekilde, batı-doğu doğrultusundaki tünel geçişinin onaylanacağını ifade etti. Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bilkent tarafından başlayıp, doğu batı hattında geçiş yapılacak. Planda, burası ODTÜ kampüsünü tam ikiye bölüyor gibi görünüyor. Bunu Rektörlüğün isteği doğrultusunda tünel olarak koyuyoruz. Geçiş yeraltından olacak. Kampüsü hiçbir şekilde bozmayacak, hiçbir şekilde ağaç dokusuna vs. zarar vermeyecek. Bu çok maliyetli, yaklaşık 100 milyon. Ankara Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ kampüsü korunsun diye böyle bir fedakarlığa giriyor."

Yargıtay birimleri, İncek'e taşınacak

Kızılay'daki Yargıtay binasının tüm birimlerinin, İncek'te Anayasa Mahkemesinin de bulunduğu ODTÜ arazisine taşınacağını, bunun da planda yer aldığını anlatan Bayraktar, "Plan konusunda içimizde hiçbir tereddüt yok. Bununla hem yaklaşık 4 bin hektarlık alan imar planına kavuşmuş olacak hem de Ankara'nın ulaşım sorununun giderilmesinde önemli adım atılacak" değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, planların onaylanmasıyla Ankara için önem taşıyan ulaşım akslarının da inşaasına başlanılabileceğini sözlerine ekledi.

> Bakanlıktan ODTÜ'nün yol planına onay

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ODTÜ yerleşkesi ve orman alanlarının bulunduğu, güneyde Eymir Gölü'nü de kapsayan 4 bin 85 hektarlık alanın imar planlarının, Rektörlüğün teklif ettiği haliyle bir iki gün içinde onaylanacağını bildirdi.

Bakanlıktan ODTÜ'nün yol planına onayBayraktar, AA muhabirine, alana ilişkin hazırlanan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planı tekliflerinin ODTÜ Rektörlüğünün 3 Mayıs tarihli yazısıyla Bakanlığa iletildiğini söyledi.

Talebin geldiği günden itibaren üniversiteyle birlikte çalıştıklarını anlatan Bayraktar, ODTÜ planlarının, Rektörlüğün teklif ettiği haliyle bir iki gün içinde onaylanacağını belirtti.

Planların, üniversitenin bütünlüğünü bozmayacak iki ana ulaşım aksını içerdiğini ifade eden Bayraktar, bunlardan birisinin Anadolu Bulvarı'nın devamı olarak ODTÜ arazisinin doğu kesiminden geçeceğini dile getirdi.

ODTÜ arazisinin toplamının 4 bin hektar olduğunu belirten Bayraktar, Anadolu Bulvarı'nın devamı olan yolun, 4 bin hektarlık ODTÜ arazisinin yüzde 1'ini bile kapsamadığına işaret etti. Bayraktar, "Bu yol, en az zarar verecek şekilde sınırdan geçiyor. Buradaki ağaçlar da taşınacak, yeniden dikim yapılacak" dedi.

Plana ilgili tüm kurumların olumlu görüş verdiğini ifade eden Bayraktar, "Kurul kararının, Tabiat Varlıkları Komisyonu kararının olmadığı gibi eleştiriler yapılıyor. Oysa bütün hepsi alındı" diye konuştu.

ODTÜ'nün kampüste teknokent, kolej gibi çok sayıda inşaat yaptığına işaret eden Bayraktar, bu alanların da planda yer alacağını kaydetti.

ODTÜ'den tünel geçecek

Planda, ODTÜ'nün doğu batı hattında ikinci bir yolun da yer aldığını anlatan Bayraktar, kampüs bütünlüğünü bozmayacak şekilde, batı-doğu doğrultusundaki tünel geçişinin onaylanacağını ifade etti. Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bilkent tarafından başlayıp, doğu batı hattında geçiş yapılacak. Planda, burası ODTÜ kampüsünü tam ikiye bölüyor gibi görünüyor. Bunu Rektörlüğün isteği doğrultusunda tünel olarak koyuyoruz. Geçiş yeraltından olacak. Kampüsü hiçbir şekilde bozmayacak, hiçbir şekilde ağaç dokusuna vs. zarar vermeyecek. Bu çok maliyetli, yaklaşık 100 milyon. Ankara Büyükşehir Belediyesi, ODTÜ kampüsü korunsun diye böyle bir fedakarlığa giriyor."

Yargıtay birimleri, İncek'e taşınacak

Kızılay'daki Yargıtay binasının tüm birimlerinin, İncek'te Anayasa Mahkemesinin de bulunduğu ODTÜ arazisine taşınacağını, bunun da planda yer aldığını anlatan Bayraktar, "Plan konusunda içimizde hiçbir tereddüt yok. Bununla hem yaklaşık 4 bin hektarlık alan imar planına kavuşmuş olacak hem de Ankara'nın ulaşım sorununun giderilmesinde önemli adım atılacak" değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, planların onaylanmasıyla Ankara için önem taşıyan ulaşım akslarının da inşaasına başlanılabileceğini sözlerine ekledi.

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2013 11:27

Gösterim: 1129

Milli Eğitim Bakanı Avcı, yeni eğitim yılının açılışında okullarda dağıtılan ve şiddetli içerikli ifadelerin yer aldığı Cahit Zarifoğlu'nun kitabı için “Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali üzerine, bağımsızlık mücadelesi veren Afganistan için söylenmiş ifadeler, bunda yadırganacak bir şey yok." açıklamasında bulundu.

Bakan Avcı, o kitap hakkında konuştuMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Altındağ Belediyesi tarafından yaptırılan 11 anaokulunun açılış törenine katıldı.

Bakan Avcı gazetecilerin, "Eğitim-öğretim yılı açılışında öğrencilere Cahit Zarifoğlu'nun kitabını dağıttınız. Kitaptaki bazı ifadeler şiddet içeriyor. Eleştirileri nasıl yorumluyorsunuz?" yönündeki sorusu üzerine, şunları söyledi: 

"O sözü edilen ifadeler, rahmetli Cahit Zarifoğlu'nun, Afganistan'ın Sovyetler Birliği tarafından işgali üzerine, Afganistan'da verilen bağımsızlık mücadelesine ilişkin ifadeler. O bağlamda değerlendirilmesi gerekiyor. Bir ülke işgal edilmiş, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali üzerine, bağımsızlık mücadelesi veren Afganistan için söylenmiş ifadeler, bunda yadırganacak bir şey yok."

Erken çocukluk dönemindeki okullaşma oranı son 3 yılda yüzde 38,5'ten yüzde 64,5'e yükseldi

Törende konuşan Avcı, "Okul öncesi eğitim ve bakım hizmetlerine erişimdeki artış, dolaylı olarak kadın istihdamına da olumlu yansıyor ve yoksullukla mücadelede önemli bir adım teşkil ediyor. Bu nedenle erken çocukluk eğitimini ve bu projemizi çok önemsiyoruz" dedi. 

Avcı, Altındağ Belediyesi tarafından yaptırılan 11 anaokulunun açılış töreninde, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'ye hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. 

İnsana yapılan yatırımların en önemli basamaklarından birinin eğitim olduğunu belirten Avcı, "Bunun ilk adımı erken çocukluk eğitimi. Altındağ Belediyesi'nin, insanın gelişimindeki en kritik devreye, erken çocukluk dönemine, özellikle dezavantajlı çocuklarımızın hayata akranları ile eşit koşullarda başlayacak olmaları bakımından yaptıkları büyük öneme sahip" diye konuştu.

Türkiye'de 23 bin 556 kurumda 953 bin 209 çocuğun erken çocukluk eğitiminden yararlandığını ifade eden Avcı, erken çocukluk dönemindeki okullaşma oranının son 3 yılda yüzde 38,5'ten yüzde 64,5'e yükseldiğini dile getirdi. Avcı, "Nihai amacımız, erken çocukluk çağındaki bütün çocuklarımızın kaliteli bir okul öncesi eğitimine erişimini sağlamaktır. Bu yüksek hedeflere giden yolda sahip olduğumuz kaynakları en etkin şekilde kullanmayı maddi ve manevi bir mesuliyet olarak görüyoruz" ifadesini kullandı.

Avcı, belediyelerin, bulundukları yerlerin özelliklerini ve önceliklerini dikkate alarak, kurumsal kapasite ve çocukların ihtiyaçları doğrultusunda, toplum temelli erken çocukluk hizmeti modelleri oluşturarak çocukların ve ülkenin geleceğine büyük katkılar sağladığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Okul öncesi eğitim ve bakım hizmetlerine erişimdeki artış, dolaylı olarak kadın istihdamına da olumlu yansıyor ve yoksullukla mücadelede önemli bir adım teşkil ediyor. Bu nedenle erken çocukluk eğitimini ve bu projemizi çok önemsiyoruz. Okul öncesi eğitim dönemine yapılan bir birimlik yatırımın ülke ekonomisine 17 kat geri dönüş sağladığını hatırlatmak ve bütün yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerine birlikte çalışmamız adına ciddi sorumluluklar düştüğünü bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapılan her çalışmada onların desteğini her zaman yanımızda hissettik. Bundan sonra da artarak böyle olacağına inancım tamdır. Türkiye'de önümüzdeki yıllarda bütün çağ nüfusu çocuklarımızın okul öncesi eğitimden yararlanması için gerekli bütün çalışmaları yaptık, yapıyoruz. Getirisi bu kadar önemli olan bir eğitimden hiçbir çocuğumuzu mahrum bırakmayı göze alamayız."

Çocuklara oyuncak hediye etti

Bakan Avcı, konuşmaların ardından Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'ye plaket verdi ve kalem hediye etti. Artık törenlerde plaket vermeme yönünde karar aldıklarını dile getiren Avcı, "Ancak arkadaşlarımız o kadar heyecanlanmışlar ki Tiryaki'nin hizmetlerinden, plaket hazırlamışlar" dedi. 

Avcı, törenin ardından kurdele keserek anaokulunun açılışını yaptı. Daha sonra anaokulunu gezen Avcı, çocuklara oyuncak hediye etti. Çocuklarla ve öğretmenlerle sohbet eden Avcı, çocukların oyuncakların paketlerini açmalarına yardım etti, onlarla oyun oynadı. 

Avcı, daha sonra, Altındağ Mahir İz İmam Hatip Lisesi'nin de açılışını yaptı.

> Bakan Avcı, o kitap hakkında konuştu

Milli Eğitim Bakanı Avcı, yeni eğitim yılının açılışında okullarda dağıtılan ve şiddetli içerikli ifadelerin yer aldığı Cahit Zarifoğlu'nun kitabı için “Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali üzerine, bağımsızlık mücadelesi veren Afganistan için söylenmiş ifadeler, bunda yadırganacak bir şey yok." açıklamasında bulundu.

Bakan Avcı, o kitap hakkında konuştuMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Altındağ Belediyesi tarafından yaptırılan 11 anaokulunun açılış törenine katıldı.

Bakan Avcı gazetecilerin, "Eğitim-öğretim yılı açılışında öğrencilere Cahit Zarifoğlu'nun kitabını dağıttınız. Kitaptaki bazı ifadeler şiddet içeriyor. Eleştirileri nasıl yorumluyorsunuz?" yönündeki sorusu üzerine, şunları söyledi: 

"O sözü edilen ifadeler, rahmetli Cahit Zarifoğlu'nun, Afganistan'ın Sovyetler Birliği tarafından işgali üzerine, Afganistan'da verilen bağımsızlık mücadelesine ilişkin ifadeler. O bağlamda değerlendirilmesi gerekiyor. Bir ülke işgal edilmiş, Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgali üzerine, bağımsızlık mücadelesi veren Afganistan için söylenmiş ifadeler, bunda yadırganacak bir şey yok."

Erken çocukluk dönemindeki okullaşma oranı son 3 yılda yüzde 38,5'ten yüzde 64,5'e yükseldi

Törende konuşan Avcı, "Okul öncesi eğitim ve bakım hizmetlerine erişimdeki artış, dolaylı olarak kadın istihdamına da olumlu yansıyor ve yoksullukla mücadelede önemli bir adım teşkil ediyor. Bu nedenle erken çocukluk eğitimini ve bu projemizi çok önemsiyoruz" dedi. 

Avcı, Altındağ Belediyesi tarafından yaptırılan 11 anaokulunun açılış töreninde, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'ye hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. 

İnsana yapılan yatırımların en önemli basamaklarından birinin eğitim olduğunu belirten Avcı, "Bunun ilk adımı erken çocukluk eğitimi. Altındağ Belediyesi'nin, insanın gelişimindeki en kritik devreye, erken çocukluk dönemine, özellikle dezavantajlı çocuklarımızın hayata akranları ile eşit koşullarda başlayacak olmaları bakımından yaptıkları büyük öneme sahip" diye konuştu.

Türkiye'de 23 bin 556 kurumda 953 bin 209 çocuğun erken çocukluk eğitiminden yararlandığını ifade eden Avcı, erken çocukluk dönemindeki okullaşma oranının son 3 yılda yüzde 38,5'ten yüzde 64,5'e yükseldiğini dile getirdi. Avcı, "Nihai amacımız, erken çocukluk çağındaki bütün çocuklarımızın kaliteli bir okul öncesi eğitimine erişimini sağlamaktır. Bu yüksek hedeflere giden yolda sahip olduğumuz kaynakları en etkin şekilde kullanmayı maddi ve manevi bir mesuliyet olarak görüyoruz" ifadesini kullandı.

Avcı, belediyelerin, bulundukları yerlerin özelliklerini ve önceliklerini dikkate alarak, kurumsal kapasite ve çocukların ihtiyaçları doğrultusunda, toplum temelli erken çocukluk hizmeti modelleri oluşturarak çocukların ve ülkenin geleceğine büyük katkılar sağladığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Okul öncesi eğitim ve bakım hizmetlerine erişimdeki artış, dolaylı olarak kadın istihdamına da olumlu yansıyor ve yoksullukla mücadelede önemli bir adım teşkil ediyor. Bu nedenle erken çocukluk eğitimini ve bu projemizi çok önemsiyoruz. Okul öncesi eğitim dönemine yapılan bir birimlik yatırımın ülke ekonomisine 17 kat geri dönüş sağladığını hatırlatmak ve bütün yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerine birlikte çalışmamız adına ciddi sorumluluklar düştüğünü bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapılan her çalışmada onların desteğini her zaman yanımızda hissettik. Bundan sonra da artarak böyle olacağına inancım tamdır. Türkiye'de önümüzdeki yıllarda bütün çağ nüfusu çocuklarımızın okul öncesi eğitimden yararlanması için gerekli bütün çalışmaları yaptık, yapıyoruz. Getirisi bu kadar önemli olan bir eğitimden hiçbir çocuğumuzu mahrum bırakmayı göze alamayız."

Çocuklara oyuncak hediye etti

Bakan Avcı, konuşmaların ardından Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'ye plaket verdi ve kalem hediye etti. Artık törenlerde plaket vermeme yönünde karar aldıklarını dile getiren Avcı, "Ancak arkadaşlarımız o kadar heyecanlanmışlar ki Tiryaki'nin hizmetlerinden, plaket hazırlamışlar" dedi. 

Avcı, törenin ardından kurdele keserek anaokulunun açılışını yaptı. Daha sonra anaokulunu gezen Avcı, çocuklara oyuncak hediye etti. Çocuklarla ve öğretmenlerle sohbet eden Avcı, çocukların oyuncakların paketlerini açmalarına yardım etti, onlarla oyun oynadı. 

Avcı, daha sonra, Altındağ Mahir İz İmam Hatip Lisesi'nin de açılışını yaptı.

Son Güncelleme: Çarşamba, 18 Eylül 2013 07:27

Gösterim: 1390


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.