Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Sivas'ta lise öğrencisi bir genç, taraftarı olduğu Galatasaray'ın Trabzonspor ile önceki gün yaptığı maçı radyodan dinlerken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Halil Rıfat Paşa Lisesi 12. sınıf öğrencisi Ahmet Gezer (18), önceki gün Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçını, evlerinde radyodan dinlerken kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Gezer, kurtarılamadı. Gezer'in cenazesi, dün kentte toprağa verildi.
Baba Niyazi Gezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun çok fanatik bir Galatasaray taraftarı olduğunu belirterek, ''Annesi de ben de oğluma her zaman 'bu kadar fanatik olma, bu maç bir gün seni kalpten götürecek' diyorduk. Korktuğumuz başımıza geldi'' dedi.
Ahmet'in Galatasaray yenildiği zaman okula dahi gitmek istemediğini ifade eden Gezer, şunları anlattı:
''Sabaha kadar uyuyamazdı. 'Arkadaşlarıma ne diyeceğim-' diye düşünür dururdu. Ben, 'oğlum maç bu, olur böyle şeyler, birisi yenecek diğeri yenilecek. Bugün yenildiyse yarın yener' diyerek teselli etmeye çalışırdım ama başarılı olamazdım. İki hafta önceki Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşmasında da babaannesine 'bugün maçımız var babaanne, dua et de yenelim' diyordu. Galatasaray-Trabzonspor karşılaşması başladığında da çok stresliydi, 'ben maçı dinleyeceğim' diyerek odasına geçti. Aradan biraz zaman geçince odasından bir gürültü sesi geldi. Annesi koşup baktı. Kendisini yerde bulduk'' diye konuştu.
‘Ne yaptıysak, Galatasaray sevgisinden vazgeçiremedik’
Oğlunun bilgisayarının masa üstünde Galatasaray armasının bulunduğunu belirten Gezer, birçok sefer bu fotoğrafı kendisinin silip değiştirmesine rağmen Ahmet'in yeniden masa üstüne Galatasaray ile ilgili resimler koyduğunu söyledi.
Oğlunu Galatasaray sevdasından vazgeçirmeye çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını anlatan Gezer, şunları kaydetti:
''Sivas'ta, Sivasspor-Galatasaray maçına gitti, 'baba 4 gol atacağız' diyordu. 'Oğlum sen nasıl Sivaslısın-' dediğimde, 'olsun baba bu sevgi başka bir sevgi, ikisi ayrı' diyordu. O zaman Galatasaray Sivasspor'u 4-0 yenmişti. Oğlum yapma böyle diye ısrar etmemize rağmen sevgisinin önüne geçemedik. Annesi de ben de bu kadar fanatik olmaması, bu kadar üzerine düşmemesi konusunda tavsiyelerde bulunuyorduk ama ne yaptıysak Galatasaray sevgisinden vazgeçiremedik.''
Kendisinin de geçmişte fanatik bir Galatasaray taraftarı olduğunu dile getiren Gezer, ''Ablası da Galatasaraylı, kendisi de. Aileden gelen bir sevgi demek ki'' diye konuştu. Baba Gezer, Ahmet'in çevresinde çok sevildiğini sözlerine ekledi.
Bu arada, Ahmet'in eğitim gördüğü lisede de hüzün hakim. Ahmet'in sınıftaki sırası boş kalırken, arkadaşlarının tahtaya 'Ahmet seni unutmayacağız' yazdığı görüldü.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Sivas'ta lise öğrencisi bir genç, taraftarı olduğu Galatasaray'ın Trabzonspor ile önceki gün yaptığı maçı radyodan dinlerken geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Halil Rıfat Paşa Lisesi 12. sınıf öğrencisi Ahmet Gezer (18), önceki gün Spor Toto Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda oynanan Galatasaray-Trabzonspor maçını, evlerinde radyodan dinlerken kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Gezer, kurtarılamadı. Gezer'in cenazesi, dün kentte toprağa verildi.
Baba Niyazi Gezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun çok fanatik bir Galatasaray taraftarı olduğunu belirterek, ''Annesi de ben de oğluma her zaman 'bu kadar fanatik olma, bu maç bir gün seni kalpten götürecek' diyorduk. Korktuğumuz başımıza geldi'' dedi.
Ahmet'in Galatasaray yenildiği zaman okula dahi gitmek istemediğini ifade eden Gezer, şunları anlattı:
''Sabaha kadar uyuyamazdı. 'Arkadaşlarıma ne diyeceğim-' diye düşünür dururdu. Ben, 'oğlum maç bu, olur böyle şeyler, birisi yenecek diğeri yenilecek. Bugün yenildiyse yarın yener' diyerek teselli etmeye çalışırdım ama başarılı olamazdım. İki hafta önceki Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşmasında da babaannesine 'bugün maçımız var babaanne, dua et de yenelim' diyordu. Galatasaray-Trabzonspor karşılaşması başladığında da çok stresliydi, 'ben maçı dinleyeceğim' diyerek odasına geçti. Aradan biraz zaman geçince odasından bir gürültü sesi geldi. Annesi koşup baktı. Kendisini yerde bulduk'' diye konuştu.
‘Ne yaptıysak, Galatasaray sevgisinden vazgeçiremedik’
Oğlunun bilgisayarının masa üstünde Galatasaray armasının bulunduğunu belirten Gezer, birçok sefer bu fotoğrafı kendisinin silip değiştirmesine rağmen Ahmet'in yeniden masa üstüne Galatasaray ile ilgili resimler koyduğunu söyledi.
Oğlunu Galatasaray sevdasından vazgeçirmeye çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını anlatan Gezer, şunları kaydetti:
''Sivas'ta, Sivasspor-Galatasaray maçına gitti, 'baba 4 gol atacağız' diyordu. 'Oğlum sen nasıl Sivaslısın-' dediğimde, 'olsun baba bu sevgi başka bir sevgi, ikisi ayrı' diyordu. O zaman Galatasaray Sivasspor'u 4-0 yenmişti. Oğlum yapma böyle diye ısrar etmemize rağmen sevgisinin önüne geçemedik. Annesi de ben de bu kadar fanatik olmaması, bu kadar üzerine düşmemesi konusunda tavsiyelerde bulunuyorduk ama ne yaptıysak Galatasaray sevgisinden vazgeçiremedik.''
Kendisinin de geçmişte fanatik bir Galatasaray taraftarı olduğunu dile getiren Gezer, ''Ablası da Galatasaraylı, kendisi de. Aileden gelen bir sevgi demek ki'' diye konuştu. Baba Gezer, Ahmet'in çevresinde çok sevildiğini sözlerine ekledi.
Bu arada, Ahmet'in eğitim gördüğü lisede de hüzün hakim. Ahmet'in sınıftaki sırası boş kalırken, arkadaşlarının tahtaya 'Ahmet seni unutmayacağız' yazdığı görüldü.
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 16:14
Gösterim: 3704
Samsun'un Bafra ilçesinde bir öğrencinin velisiyle tartıştığı öne sürülen öğretmen, evinin yakınlarında 2 kişi tarafından darbedildi.
Samsun’un Bafra İlçesi’ndeki Kızılırmak Lisesi’nde görev yapan Beden Eğitim Öğretmeni Suat Salim Güner, evinin önünde, daha önce okulda tartıştığı bir kız öğrencinin yakınları tarafından sopayla öldüresiye dövüldü. Yüz ve çene kemiklerinde kırıklar oluşan, 3 dişi kırılan vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar meydana gelen öğretmen hastanede tedavi altına alınırken, Kızılırmak Lisesi’ndeki öğretmenler, olayı protesto etmek için bugün sevk alarak derse girmedi. Olaya karışan 2 kişi gözaltına altına alındı.
Bafra’da yaklaşık 500 öğrencinin eğitim- öğrenim gördüğü Kızılırmak Lisesi’nde Beden Eğitimi Öğretmeni Suat Salim Güner, iddiaya göre yaklaşık 2 hafta önce astım hastası kız öğrenci G.Y. ile derse girmeme konusunda tartıştı. Astım hastası olduğu için beden eğitimi dersine girmeyen G.Y. eve gitmek istedi. Öğretmen Güner ise öğrenciye eve gitmemesini, ders boyunca yanlarında durmasını söyledi. Eve gitmekte ısrar eden kız öğrenciyi öğretmen Güner azarladı.
Okul çıkışı G.Y.’nin olayı anlattığı annesi Habibe Y. okula gelerek öğretmenle tartıştı. Ardından da polise giderek, öğretmen Suat Salim Güner’in kendisine saldırdığını öne sürüp şikayetçi oldu.
Kızın dayısı, arkadaşlarını toplayıp saldırdı
Bu gelişmeleri öğrenen kız öğrencinin dayısı 30 yaşındaki Cemil K., iddiaya göre yanına arkaşlarını da alarak öğretmen Güner’in evinin önünde bekledi. Cemil K. ve arkadaşları, eve gelen öğretmene sopalarla saldırıp vurmaya başladı. Öğretmek kanlar içinde yere yığılınca da bırakıp kaçtı. Yüz ve çenesinde kırıklar oluşan, 3 dişi kırılan ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluk ve şişlikler meydana gelen öğretmen Suat Salim Güner, Bafra Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, dayı Cemil K. ile saldırıya karıştığı öne sürülen arkadaşı 34 yaşındaki Ramazan B.’yi gözaltına aldı.
Öğretmenler derse girmedi
Olayın duyulmasının ardından Kızılırmak Lisesi’nde bulunan 80 öğretmen derse girmeyerek olayı protesto etti. Öğretmenler hep birlikte Bafra Devlet Hastanesi’ne giderek sevk aldı. Öğrenciler ise bir süre lise bahçesinde bekledikten sonra evlerine gitti.
İl milli eğitim müdürü: saldırıyı kınıyoruz
Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Cora ilçeye giderek konu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Cora, olayın neden kaynaklandığının araştırıldığı ve 2 saldırganın gözaltına alındığını belirterek şunları söyledi:
‘Beden Eğitimi öğretmeni arkadaşımız dün akşam evinin önünde öğrencisinin velileri olduğu iddia edilen 4- 5 kişi tarafından sopalı saldırıya uğradı. Öğretmenimiz hastaneye kaldırıldı. Burada yapılan kontrollerde yüz ve çenesindeki kemiklerde çok sayıda kırıklar oluşmuştur. Yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluk, şişlik ve yaralar görülmüştür. 3 dişi kırılmıştır. Şuuru açıktır. Saldırganlardan ikisi yakalanmıştır. Eğitim camiası olarak üzgünüz ve bu saldırıyı kınıyoruz. Olayın neden kaynaklandığını araştırıyoruz.’
Diğer saldırganların arandığı, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
(milliyet)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Samsun'un Bafra ilçesinde bir öğrencinin velisiyle tartıştığı öne sürülen öğretmen, evinin yakınlarında 2 kişi tarafından darbedildi.
Samsun’un Bafra İlçesi’ndeki Kızılırmak Lisesi’nde görev yapan Beden Eğitim Öğretmeni Suat Salim Güner, evinin önünde, daha önce okulda tartıştığı bir kız öğrencinin yakınları tarafından sopayla öldüresiye dövüldü. Yüz ve çene kemiklerinde kırıklar oluşan, 3 dişi kırılan vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar meydana gelen öğretmen hastanede tedavi altına alınırken, Kızılırmak Lisesi’ndeki öğretmenler, olayı protesto etmek için bugün sevk alarak derse girmedi. Olaya karışan 2 kişi gözaltına altına alındı.
Bafra’da yaklaşık 500 öğrencinin eğitim- öğrenim gördüğü Kızılırmak Lisesi’nde Beden Eğitimi Öğretmeni Suat Salim Güner, iddiaya göre yaklaşık 2 hafta önce astım hastası kız öğrenci G.Y. ile derse girmeme konusunda tartıştı. Astım hastası olduğu için beden eğitimi dersine girmeyen G.Y. eve gitmek istedi. Öğretmen Güner ise öğrenciye eve gitmemesini, ders boyunca yanlarında durmasını söyledi. Eve gitmekte ısrar eden kız öğrenciyi öğretmen Güner azarladı.
Okul çıkışı G.Y.’nin olayı anlattığı annesi Habibe Y. okula gelerek öğretmenle tartıştı. Ardından da polise giderek, öğretmen Suat Salim Güner’in kendisine saldırdığını öne sürüp şikayetçi oldu.
Kızın dayısı, arkadaşlarını toplayıp saldırdı
Bu gelişmeleri öğrenen kız öğrencinin dayısı 30 yaşındaki Cemil K., iddiaya göre yanına arkaşlarını da alarak öğretmen Güner’in evinin önünde bekledi. Cemil K. ve arkadaşları, eve gelen öğretmene sopalarla saldırıp vurmaya başladı. Öğretmek kanlar içinde yere yığılınca da bırakıp kaçtı. Yüz ve çenesinde kırıklar oluşan, 3 dişi kırılan ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluk ve şişlikler meydana gelen öğretmen Suat Salim Güner, Bafra Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, dayı Cemil K. ile saldırıya karıştığı öne sürülen arkadaşı 34 yaşındaki Ramazan B.’yi gözaltına aldı.
Öğretmenler derse girmedi
Olayın duyulmasının ardından Kızılırmak Lisesi’nde bulunan 80 öğretmen derse girmeyerek olayı protesto etti. Öğretmenler hep birlikte Bafra Devlet Hastanesi’ne giderek sevk aldı. Öğrenciler ise bir süre lise bahçesinde bekledikten sonra evlerine gitti.
İl milli eğitim müdürü: saldırıyı kınıyoruz
Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Cora ilçeye giderek konu hakkında yetkililerden bilgi aldı. Cora, olayın neden kaynaklandığının araştırıldığı ve 2 saldırganın gözaltına alındığını belirterek şunları söyledi:
‘Beden Eğitimi öğretmeni arkadaşımız dün akşam evinin önünde öğrencisinin velileri olduğu iddia edilen 4- 5 kişi tarafından sopalı saldırıya uğradı. Öğretmenimiz hastaneye kaldırıldı. Burada yapılan kontrollerde yüz ve çenesindeki kemiklerde çok sayıda kırıklar oluşmuştur. Yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluk, şişlik ve yaralar görülmüştür. 3 dişi kırılmıştır. Şuuru açıktır. Saldırganlardan ikisi yakalanmıştır. Eğitim camiası olarak üzgünüz ve bu saldırıyı kınıyoruz. Olayın neden kaynaklandığını araştırıyoruz.’
Diğer saldırganların arandığı, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.
(milliyet)
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 15:38
Gösterim: 1990
Harvard ve MIT (Massachusetts Institute of Technology) üniversiteleri; internette eğitim vermek için "EdX" adı verilen 60 milyon dolar tutarındaki bir ortaklık kurdu. EdX için MIT'nin mevcut "MITx" adlı, sanal laboratuvarları ve interaktif egzerzisleri bulunan online eğitim programı temel alınarak geliştirilecek.
MIT Başkanı Susan Hockfield, yaptığı açıklamada, EdX'in milyonlarca kişi için yeni bir erişim imkanı yaratarak, kampüslerinde internetle eğitimi daha iyi hale getirmenin yegane fırsatı olduğunu kaydetti.
Harvard ve MIT'nin ortaklaşa yayınlayacağı ilk dizi dersler eylülde başlayacak.
İki üniversite, diğer üniversiteleri bu eğitim programını daha da iyileştirmek için destek olmaya çağırdı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Harvard ve MIT (Massachusetts Institute of Technology) üniversiteleri; internette eğitim vermek için "EdX" adı verilen 60 milyon dolar tutarındaki bir ortaklık kurdu. EdX için MIT'nin mevcut "MITx" adlı, sanal laboratuvarları ve interaktif egzerzisleri bulunan online eğitim programı temel alınarak geliştirilecek.
MIT Başkanı Susan Hockfield, yaptığı açıklamada, EdX'in milyonlarca kişi için yeni bir erişim imkanı yaratarak, kampüslerinde internetle eğitimi daha iyi hale getirmenin yegane fırsatı olduğunu kaydetti.
Harvard ve MIT'nin ortaklaşa yayınlayacağı ilk dizi dersler eylülde başlayacak.
İki üniversite, diğer üniversiteleri bu eğitim programını daha da iyileştirmek için destek olmaya çağırdı.
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 10:40
Gösterim: 1955
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'nun tuvaletlerinde iki ayrı patlama meydana geldi.
Dicle Üniversitesi’nde bu sabah saatlerinde meydana gelen iki ayrı patlama heyecana neden oldu. İlk patlama Eğitim Fakültesi’nin tuvaletinde olurken, ardından kampus içinde yeralan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu’nun tuvaletinde de patlama meydana geldi.
Patlamalarda ölen ve yaralanan olmazken, tuveletlerde hasar meydana geldi. Polis, yaptığı incelemede patlamaya el yapımı ses bombasının neden olduğunu belirledi. Patlamalarla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, bombaları bırakan şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Bu arada polis, üniversitenin fakülteler ve diğer binalarında da patlayıcı araması yaptı.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
Diyarbakır Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu'nun tuvaletlerinde iki ayrı patlama meydana geldi.
Dicle Üniversitesi’nde bu sabah saatlerinde meydana gelen iki ayrı patlama heyecana neden oldu. İlk patlama Eğitim Fakültesi’nin tuvaletinde olurken, ardından kampus içinde yeralan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu’nun tuvaletinde de patlama meydana geldi.
Patlamalarda ölen ve yaralanan olmazken, tuveletlerde hasar meydana geldi. Polis, yaptığı incelemede patlamaya el yapımı ses bombasının neden olduğunu belirledi. Patlamalarla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, bombaları bırakan şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Bu arada polis, üniversitenin fakülteler ve diğer binalarında da patlayıcı araması yaptı.
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 13:47
Gösterim: 3525
‘Okul Sütü Projesi’ kapsamında ilköğretim okullarına dağıtılan süt zehirlenmeleri dolayısıyla başlayan tartışma giderek büyüyor. Dağıtılan sütler bozuk mu yoksa saklama koşullarından mı bozuldu cevaplanmayan yüzlerce soru var. Okul Sütü, içen çok sayıda çocuk dün de 'laktoz intoleransı'nı andıran şikâyetlerle hastalandı. Ancak saklama koşuluyla ilgili iddialar da var güçleniyor.
‘Okul Sütü Akıl Küpü’, projesi kapsamında Türkiye genelindeki 7.2 milyon öğrenciye dağıtılan süt, öğrencilerin de, velilerin de kafasını karıştırdı. İstanbul Bağcılar’da İsa Yusuf Alptekin İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi Ayşegül K.“Bakanlık bizim için güzel şeyler yapmaya çalışıyor. Süt de çok yararlı bir içecek ama dün televizyonda gördüklerimiz gözümüzü korkuttu. Bugün okulda dağıtılan sütü artık içmek istemiyoruz” dedi.
Pırıl pırıl gözleriyle konuşan 4. sınıf öğrencisi Ahmet,“Süt çok yararlı ama nereden geldiğini de bilmek gerek. Ben dün okulda dağıtılan sütü içtim, tadı da çok güzeldi. Ama hastalanan öğrenci arkadaşların yerinde olmak istemem” diye konuştu.
Peki sorunun kaynağı neydi? Laktoz mu, saklama koşulları mı?
‘Dağıtılan sütün çoğu ekşiydi, yoğurt gibiydi’
Sivas İmranlı Atatürk İlköğretim Okulu öğretmeni Mustafa Yıldız “Pazartesi günü bize 3 bin 300 süt teslim edildi. Çarşamba dağıttık. Çoğu süt, ekşi ve yoğurt gibiydi. Çocuklar getirince tattım, ben de zehirlendim. Geride kalan sütleri emniyet gelip almış. Okulun en soğuk yerinde beklettik. Geldiklerinde bozuktu sütler” dedi.
İlçe okullarına 1 aylık süt bırakıldığını belirten Sivas Eğitim-Sen Şube Başkanı İbrahim Erdoğan da, “O sütler nereye koyulacak? Ya kalorifer dairesine ya hademe odasına yığılıyor. Bu muhafazadan kaynaklı bir problem olabilir’’ diye konuştu.
Adana’daki vakalardaysa zehirlenme şüphesi sürüyor. Adana Tabip Odası Başkanı Ali İhsan Ökten “5 bin çocuk hastaneye yattı. Basit düzeyde gıda zehirlenmesi gibi gözüküyor. Araştırma sonuçları henüz gelmedi ama sütlerin bir aşamada bozulduğu belli” dedi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Galip Ekuklu da “Ön hazırlık özensiz yapılmış gibi gözüküyor. Neresinden bakarsanız bakın buna salgın muamelesi yapmak lazım” derken Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Baykal Ertürk gelinen noktayı özetledi: “İnsanlar bırakın okulu, dışarıdan bile süt satın almıyor. Aksi ispatlanana dek bunu zehirlenme olarak değerlendirmek lazım. “
‘Laktozdandır, süt içtikçe geçer’
Süt şekeri (laktoz) vücutta laktaz adlı enzimle sindiriliyor. Kişide laktaz enzimi azsa süt içtikten 30 dakika-2 saat sonra mide bulantısı, şişkinlik ve gaz ortaya çıkıyor. Türkiye’de laktoz intoleransı oranı binde 5 olduğu tahmin ediliyor. 7.2 milyon çocuğa süt dağıtıldığını hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Tayar “En düşük istatistiğe göre bile 7 milyon çocuğun en az yaklaşık 25 bininde laktoz intoleransı görülmesi normaldir, bu dikkate alınmalıydı” dedi.
Ulusal Süt Konseyi Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak ise “Bebeklikte yoğun şekilde süt içtikten sonra süt tüketimi azalan çocuklarda, laktozu sindiren enzimleri salgılama yeteneği giderek kaybolur. Çocukların süt içmeye devam etmeleri halinde laktozu sindirmeye yardımcı olan enzimin tekrar aktif hale gelmesi ve bu sorunların ortadan kalkması beklenir” diye konuştu.
(radikal)
Üst Kategori: ROOT Kategori: Gündem
‘Okul Sütü Projesi’ kapsamında ilköğretim okullarına dağıtılan süt zehirlenmeleri dolayısıyla başlayan tartışma giderek büyüyor. Dağıtılan sütler bozuk mu yoksa saklama koşullarından mı bozuldu cevaplanmayan yüzlerce soru var. Okul Sütü, içen çok sayıda çocuk dün de 'laktoz intoleransı'nı andıran şikâyetlerle hastalandı. Ancak saklama koşuluyla ilgili iddialar da var güçleniyor.
‘Okul Sütü Akıl Küpü’, projesi kapsamında Türkiye genelindeki 7.2 milyon öğrenciye dağıtılan süt, öğrencilerin de, velilerin de kafasını karıştırdı. İstanbul Bağcılar’da İsa Yusuf Alptekin İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi Ayşegül K.“Bakanlık bizim için güzel şeyler yapmaya çalışıyor. Süt de çok yararlı bir içecek ama dün televizyonda gördüklerimiz gözümüzü korkuttu. Bugün okulda dağıtılan sütü artık içmek istemiyoruz” dedi.
Pırıl pırıl gözleriyle konuşan 4. sınıf öğrencisi Ahmet,“Süt çok yararlı ama nereden geldiğini de bilmek gerek. Ben dün okulda dağıtılan sütü içtim, tadı da çok güzeldi. Ama hastalanan öğrenci arkadaşların yerinde olmak istemem” diye konuştu.
Peki sorunun kaynağı neydi? Laktoz mu, saklama koşulları mı?
‘Dağıtılan sütün çoğu ekşiydi, yoğurt gibiydi’
Sivas İmranlı Atatürk İlköğretim Okulu öğretmeni Mustafa Yıldız “Pazartesi günü bize 3 bin 300 süt teslim edildi. Çarşamba dağıttık. Çoğu süt, ekşi ve yoğurt gibiydi. Çocuklar getirince tattım, ben de zehirlendim. Geride kalan sütleri emniyet gelip almış. Okulun en soğuk yerinde beklettik. Geldiklerinde bozuktu sütler” dedi.
İlçe okullarına 1 aylık süt bırakıldığını belirten Sivas Eğitim-Sen Şube Başkanı İbrahim Erdoğan da, “O sütler nereye koyulacak? Ya kalorifer dairesine ya hademe odasına yığılıyor. Bu muhafazadan kaynaklı bir problem olabilir’’ diye konuştu.
Adana’daki vakalardaysa zehirlenme şüphesi sürüyor. Adana Tabip Odası Başkanı Ali İhsan Ökten “5 bin çocuk hastaneye yattı. Basit düzeyde gıda zehirlenmesi gibi gözüküyor. Araştırma sonuçları henüz gelmedi ama sütlerin bir aşamada bozulduğu belli” dedi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Galip Ekuklu da “Ön hazırlık özensiz yapılmış gibi gözüküyor. Neresinden bakarsanız bakın buna salgın muamelesi yapmak lazım” derken Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Baykal Ertürk gelinen noktayı özetledi: “İnsanlar bırakın okulu, dışarıdan bile süt satın almıyor. Aksi ispatlanana dek bunu zehirlenme olarak değerlendirmek lazım. “
‘Laktozdandır, süt içtikçe geçer’
Süt şekeri (laktoz) vücutta laktaz adlı enzimle sindiriliyor. Kişide laktaz enzimi azsa süt içtikten 30 dakika-2 saat sonra mide bulantısı, şişkinlik ve gaz ortaya çıkıyor. Türkiye’de laktoz intoleransı oranı binde 5 olduğu tahmin ediliyor. 7.2 milyon çocuğa süt dağıtıldığını hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Tayar “En düşük istatistiğe göre bile 7 milyon çocuğun en az yaklaşık 25 bininde laktoz intoleransı görülmesi normaldir, bu dikkate alınmalıydı” dedi.
Ulusal Süt Konseyi Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Ak ise “Bebeklikte yoğun şekilde süt içtikten sonra süt tüketimi azalan çocuklarda, laktozu sindiren enzimleri salgılama yeteneği giderek kaybolur. Çocukların süt içmeye devam etmeleri halinde laktozu sindirmeye yardımcı olan enzimin tekrar aktif hale gelmesi ve bu sorunların ortadan kalkması beklenir” diye konuştu.
(radikal)
Son Güncelleme: Cuma, 04 May 2012 09:46
Gösterim: 5154

