Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Dershaneleri kapatacağız” açıklaması ile tartışılmaya başlanan ve 4+4+4 kesintili zorunlu eğitim sistemi kapsamında sınavların kaldırılmasını hedefleyen Milli Eğitim Bakanlığı, dershaneye alternatif olacak “E-etüt” projesi başlattı. MEB’in hayata geçirdiği “E-Etüt” projesiyle her gün 30 bine yakın öğrenci sanal ortamda SBS’ye hazırlanmaya başladı. 495 YİBO’da başladı.

deshane“E-etüt” projesiyle ilk aşamada Yatılı Bölge İlköğretim Okullarında (YİBO)öğrenim gören öğrenciler Seviye Belirleme Sınavı’na(SBS) hazırlanıyor. Proje hakkında bilgi veren MEB Bilişim Hizmetleri Daire Başkanı Volkan Akçay, “Şu anda 495 YİBO’da 30 bine yakın 8. sınıf öğrencisine etüt sınıflarında Matematik, Türkçe, Fen ve Sosyal Bilimler ile İngilizce derslerini interaktif ortamda ücretsiz olarak ders veriyoruz” dedi. Akçay, şunları söyledi: “Karaman’da fiber optik altyapı olması nedeniyle dersler tek merkezden ülke genelindeki tüm YİBO’lara aktarılıyor. Sistemin altyapısı güçlendirildi böylece net bir görüntüde öğrenciler ders alabiliyor. Dersler Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri veriliyor. Lise öğrencilerinin de evden sisteme bağlanabildikleri bir çalışma devam ediyor. Derslerde, SBS’de çıkacak konular anlatılıyor, bu konulara yönelik de sorular ve testler çözülüyor. Bu sisteme özel grafik ve animasyon gibi yardımcı materyaller hazırlatıldı. Öğrenciler “e-Etüt” odasında canlı olarak ders anlatan öğretmene, sohbet kutusuna sormak istediği soruları yazıyor. Öğrenci ‘Söz hakkı iste’ düğmesine tıklayıp öğretmenin izin vermesiyle sorusunu kulaklıklı mikrofon aracılığıyla sorabiliyor.”  

(hürriyeteğitim)     

> Dershaneler yerini ‘e-etüt’e bırakıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Dershaneleri kapatacağız” açıklaması ile tartışılmaya başlanan ve 4+4+4 kesintili zorunlu eğitim sistemi kapsamında sınavların kaldırılmasını hedefleyen Milli Eğitim Bakanlığı, dershaneye alternatif olacak “E-etüt” projesi başlattı. MEB’in hayata geçirdiği “E-Etüt” projesiyle her gün 30 bine yakın öğrenci sanal ortamda SBS’ye hazırlanmaya başladı. 495 YİBO’da başladı.

deshane“E-etüt” projesiyle ilk aşamada Yatılı Bölge İlköğretim Okullarında (YİBO)öğrenim gören öğrenciler Seviye Belirleme Sınavı’na(SBS) hazırlanıyor. Proje hakkında bilgi veren MEB Bilişim Hizmetleri Daire Başkanı Volkan Akçay, “Şu anda 495 YİBO’da 30 bine yakın 8. sınıf öğrencisine etüt sınıflarında Matematik, Türkçe, Fen ve Sosyal Bilimler ile İngilizce derslerini interaktif ortamda ücretsiz olarak ders veriyoruz” dedi. Akçay, şunları söyledi: “Karaman’da fiber optik altyapı olması nedeniyle dersler tek merkezden ülke genelindeki tüm YİBO’lara aktarılıyor. Sistemin altyapısı güçlendirildi böylece net bir görüntüde öğrenciler ders alabiliyor. Dersler Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri veriliyor. Lise öğrencilerinin de evden sisteme bağlanabildikleri bir çalışma devam ediyor. Derslerde, SBS’de çıkacak konular anlatılıyor, bu konulara yönelik de sorular ve testler çözülüyor. Bu sisteme özel grafik ve animasyon gibi yardımcı materyaller hazırlatıldı. Öğrenciler “e-Etüt” odasında canlı olarak ders anlatan öğretmene, sohbet kutusuna sormak istediği soruları yazıyor. Öğrenci ‘Söz hakkı iste’ düğmesine tıklayıp öğretmenin izin vermesiyle sorusunu kulaklıklı mikrofon aracılığıyla sorabiliyor.”  

(hürriyeteğitim)     

Son Güncelleme: Perşembe, 19 Nisan 2012 09:14

Gösterim: 5137

Europan Network of Edicational Support&Concern’in (ENESCO – Avrupa Dershaneciler Birliği)  dördüncü toplantısı TÖDER’in ev sahipliğinde “Dünyadaki Dershanecilik Gerçeği” konferansıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlendi.

toder_dershaneDünyanın dört bir yanından gelen eğitimciler dershanelerin eğitim sistemindeki yerini konuştu. Konferansta, dershanelerin sadece eğitim eksiksikliğinden doğan değil tamamlayıcı kurumlar olduğu görüşü ortaya çıktı.

Türkiye’de dershanecilik sektörü yıllar yılı eğitim sistemindeki boşluktan ortaya çıkan kurumlar olarak gösterildi. Artık ülkemizde dershaneler, dünyadaki diğer ülkelerde olduğu gibi tamamlayıcı eğitim kurumları olarak hizmet veriyor. 21. yüzyılın dünyasında, anne babalar çocuklarını geleceğe hazırlamak için ek eğitim hizmetleri aldırıyor.
Ülkemizde dershanelerin tamamlayıcı, öğretim yanında eğitim de veren kurumlar olduğunu anlatmak ve bu algının kamuoyunda yayılması amacıyla TÖDER,  “Dünyadaki Dershanecilik Gerçeği” konferansı düzenledi.   Konferansta ABD, Güney Kore, Yunanistan ve Almanya’dan gelen eğitimciler ve dershaneciler dünyadaki dershaneciliği anlatarak dünyadaki dershanecilik algını masaya yatırdı.
Konferansa Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve çok sayıda eğitimci katıldı.

“Dershanecilik ortadan kaldırılamaz”
Dershaneciliğin tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağına dikkat çeken Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, “Dershanecilik sektörü bir ihtiyaçtan doğan eğitim kurumlarıdır. Bu kurumların ortadan kalkması söz konusu değildir. İhtiyaç olduğu sürece de bu kurumlar var olacaktır. Bu kurumlar ülkemizdeki fırsat eşitliği noktasında da önemli adımlar atıyor. Her yıl yüzde 10’un üzerinde öğrenciye burs imkanı sağlıyor. Ülkemizde 3 bin 960 dershanede 1.5 milyon öğrenci eğitim – öğretim hizmeti alıyor. 16 milyon öğrencimiz olduğu düşünüldüğünde öğrencilerin yüzde 8’nin dershaneye gittiğini görüyoruz ve bu rakamın fazla olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

TÖDER Genel Başkanı Enver Yücel ise , Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde dershanecilik sektörünün tartışıldığını belirterek, “Ancak şunu belirtmek gerekir ki; insanlık var olduğu sürüce bu sektörde olacak. Çünkü bu kurumlar ihtiyaçtan doğan kurumlar” dedi. Eğitimin artık devlet tekelinden çıkması gerektiğine dikkat çeken Yücel, “Eğitim özel sektöründe desteğiyle gerçekleştirilir, eğitimin payı ülkemizde yüzde 10’ları bulursa; bu durum insanlara çok yarar sağlayacaktır. Şunu da belirtmek istiyorum ki; eğitim kimin eliyle yapılırsa yapılsın; ister devlet ister özel ama mutlaka kaliteli yapılmalıdır” şeklinde konuştu.
İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız da, “Türkiye’de dershaneler söz konusu olunca maalesef bir tartışma başlıyor. Ülkemizde dershaneler resmi okulların rakibi gibi algılanıyor. Ancak böyle bir algı durumu söz konusu bile olamaz. Bu kurumlardan eğitim çıktılarımızın algısıdır ve bu algıyı yerleştirmemiz gerekiyor. Eğitim hepimizin, devlet – özel ayırımı gözetmeksizin hep birlikte hareket ederek, çözümler üretmeliyiz” dedi.

“Dershanecilik hızla gelişen bir olgudur”
Enesco Kurucularından Gıorgos Hagitegas ise her ülkede farklı bir adı olan, destek eğitimin, açıkça istisnasız her ülkede olduğunu belirterek,  “Bu küresel bir eğitim olaydır. Yunanistan'da öğretici ulusal bir özelliği olduğuna inanılıyor,  Japonya’da juku, Türkiye'de dershane deniliyor. Ancak, başlangıcı 4000 yıl önce insanlık tarihinin başladığı yere Sümerlilere kadar gitmektedir. Dershanecilik hızla gelişen bir olgudur. Varlığı eğitimin doğası hakkında mesajlar gönderir. Özellikle güneyde, birçok ülkede var. Üniversitelere giriş sınavları var oldukça bu sistem de var olacaktır. Bu tür eğitim gerekli olduğu için ortaya çıkmıştır. Kamu kurumlarında öğretmen maaşlarının düşük olması da başka bir etkendir. Özel okullarda eğitim farklılık yaratmakta ve öğrenciler bu farkı kapatma yolları aramaktadırlar. Maliyet faktörü kimi çocuklar için bir avantaj yaratmaktadır. Bazı ülkelerde ek eğitim, formal eğitimden tam fayda sağlayamayan öğrencilere destek olma konumundadır” şeklinde konuştu.

Sait Gürsoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansın birinci oturumunda konuşan TÖDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel, Türkiye’de dershanelerin dünyadaki dershaneler gerçeğinin bir parçası olduğuna dikkat çekerek, dünyanın her yerinde okul dışı destek veren eğitim kurumları olduğunu vurguladı. Taşel şöyle devam etti; “Dershanelerin sadece Türkiye’de olduğu olgusu tamamıyla yanlış. Dershaneler dünyada da var ve Türkiye’den çok daha fazlalar. Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış dershaneler ayrı eğitimde fırsat eşitliği imkanı sağlıyor. Fırsat eşitliğini bozmak gibi bir itham çok yanlıştır. Dershaneler sadece test yapıyor algısı hakim. Böyle bir durum asla kabul edilemez. Dershaneler eğitim öğretimin yanı sıra; sosyal ve kültürel hizmetlerde veriyor. Bunu iddia eden kim varsa; gelsinler ve görsünler diyorum.”

Güney Kore’de dershaneciliğe 18 milyar dolar harcanıyor
Time Education Başkanı Joonhee Won,  Dershanecilik ya da Kore’deki adıyla Özel Eğitim Sisteminin dünyadaki benzerlerinden daha farklı konumda olduğuna dikkat çekerek, “Size bazı bilgiler vermek gerekirse: Bu tür eğitim için 2011 yılında harcanan tutar, tahmini olarak 18 milyar dolardır. Bu yaklaşık olarak öğrenci 200 dolar olmaktadır. Bütün ilköğretim, orta ve lise eğitimindeki öğrencilerin yüzde 70’inden fazlası şu veya bu şekilde dershaneye gidiyor.Koreli öğrenciler saat 4 ile 10 arasında, günde 6 saat haftada
5 veya 6 gün okul sonrası destek alıyor. Üniversiteye girdikten sonra bile, öğrenciler ileride iş bulma şanslarını arttırmak amacıyla dershanelere devam ederek yılda yaklaşık 2 bin 500 dolar harcıyorlar.
Amerika Mosaica Okulları Kurucusu ve Başkanı Gene Eidelman ise dünyada gelecekte eğitimin daha bireyselleştirilmiş, ana hatları çok keskin olmayan, öğrencilerin daha fazla sosyalleşmesine müsait bir yapıda olacağının tahmin edildiğini belirterek, “Facebookun tüm dünyada yüzde 75’i Amerika’nın dışında olan 800 milyon kullanıcısıyla bu eğilimi çok net bir şekilde göstermektedir. Burada, dijital eğitimin potansiyelini kullanma görevi eğitim girişimcilerinin üzerine düşmektedir. Dünyada 50 kadar ülkede eğitimde teknolojinin bu şekilde kullanılmasına hükümetler tarafından mali ve kanuni destek verilmekle beraber uygulamalar konusunda yetkiler okullara veya yerel yönetimlere bırakılmıştır. Hükümet planlamaları ve yapılan eğitim teknolojisi ile ilgili yeni düzenlemeler artık bu tür eğitimi işlevsel hale getirmektedir. Kırsal alanlardaysa daha az internet kullanımından bu tür eğitim henüz yaygınlaşamamıştır” dedi.  Eidelman, bu alanda özel öğretmen eğitimleri olduğunu ve desteklendiğini ifade ederek,  ülkelerin çoğunda,  bu alanda profesyonel gelişime uygun karma ve online eğitim lisansı verildiğini söyledi.  Eidelman, birçok ülkede gittikçe yayılan bir uygulama da bu tür eğitimi verecek olan öğretmenlerin eğitim almalarının da mecburi olduğunu vurguladı.   

Almanya’da ek ders eğitimlerinin yüzde 25’ni dershaneler oluşturuyor
Almanya’da 10 milyon öğrenci olduğuna dikkat çeken Eneso Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cornelia Sussieck, “10 milyon öğrenciden 5 milyonu özel okula gidiyor. Yılda 250 bin öğrenci seneyi tekrarlıyor ve yılda 80 bin ergen diplomasız okuldan ayrılıyor.  Almanya’da ek ders eğitimlerinin yüzde 25’ni dershaneler oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Enesco Koordinatörü Kostas Petropoulos da  “Yunanistan’da çeşitli dershaneler var. Nüfusa oranla dershane sayısı diğer ülkelere göre çok fazla. Ülkemizde şöyle de bir durum söz konusu; Yunanistan’da üniversitelerin matematik, kimya ve edebiyat bölümlerinden mezun olanlar iş bulamayınca da dershane

açıyorlar. Dershanelerin bu yönde bir yatırım tarafı da var. Bizim ülkemizde kesinlikle hükümet dershanecilik sektörünün yanında değil. Türkiye’nin genel müdürü Mehmet Küçük konferansın başından bu yana burada oturuyor. Türkiye bu anlamda çok şanslı . Bizim ülkemizde konferanslarımıza ‘hükümet dershaneleri destekliyor’ zihniyetiyle gelmezler. Biz ülkemizde kum torbası görevini görüyoruz. Yunan devleti bizlere çok sıcak bakmıyor. Ancak kimsenin desteğine ihtiyacımız yok. Çünkü toplum bazında bir değerimiz olduğunu biz zaten biliyoruz” şeklinde konuştu.
Güney Kıbrıs Özel Eğitim Kurumları Birliği Başkanı Adonis Mylonas ise ülkelerinde 200 binin üzerinde dershane öğrencisi olduğunu belirterek, devletin özel dershanelerle yarışarak, devletinde dershane yarışına girdiğine dikkat çekti.
 

> Dünya dershanecileri İstanbul'da buluştu

Europan Network of Edicational Support&Concern’in (ENESCO – Avrupa Dershaneciler Birliği)  dördüncü toplantısı TÖDER’in ev sahipliğinde “Dünyadaki Dershanecilik Gerçeği” konferansıyla Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlendi.

toder_dershaneDünyanın dört bir yanından gelen eğitimciler dershanelerin eğitim sistemindeki yerini konuştu. Konferansta, dershanelerin sadece eğitim eksiksikliğinden doğan değil tamamlayıcı kurumlar olduğu görüşü ortaya çıktı.

Türkiye’de dershanecilik sektörü yıllar yılı eğitim sistemindeki boşluktan ortaya çıkan kurumlar olarak gösterildi. Artık ülkemizde dershaneler, dünyadaki diğer ülkelerde olduğu gibi tamamlayıcı eğitim kurumları olarak hizmet veriyor. 21. yüzyılın dünyasında, anne babalar çocuklarını geleceğe hazırlamak için ek eğitim hizmetleri aldırıyor.
Ülkemizde dershanelerin tamamlayıcı, öğretim yanında eğitim de veren kurumlar olduğunu anlatmak ve bu algının kamuoyunda yayılması amacıyla TÖDER,  “Dünyadaki Dershanecilik Gerçeği” konferansı düzenledi.   Konferansta ABD, Güney Kore, Yunanistan ve Almanya’dan gelen eğitimciler ve dershaneciler dünyadaki dershaneciliği anlatarak dünyadaki dershanecilik algını masaya yatırdı.
Konferansa Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ve çok sayıda eğitimci katıldı.

“Dershanecilik ortadan kaldırılamaz”
Dershaneciliğin tamamen ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağına dikkat çeken Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, “Dershanecilik sektörü bir ihtiyaçtan doğan eğitim kurumlarıdır. Bu kurumların ortadan kalkması söz konusu değildir. İhtiyaç olduğu sürece de bu kurumlar var olacaktır. Bu kurumlar ülkemizdeki fırsat eşitliği noktasında da önemli adımlar atıyor. Her yıl yüzde 10’un üzerinde öğrenciye burs imkanı sağlıyor. Ülkemizde 3 bin 960 dershanede 1.5 milyon öğrenci eğitim – öğretim hizmeti alıyor. 16 milyon öğrencimiz olduğu düşünüldüğünde öğrencilerin yüzde 8’nin dershaneye gittiğini görüyoruz ve bu rakamın fazla olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

TÖDER Genel Başkanı Enver Yücel ise , Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde dershanecilik sektörünün tartışıldığını belirterek, “Ancak şunu belirtmek gerekir ki; insanlık var olduğu sürüce bu sektörde olacak. Çünkü bu kurumlar ihtiyaçtan doğan kurumlar” dedi. Eğitimin artık devlet tekelinden çıkması gerektiğine dikkat çeken Yücel, “Eğitim özel sektöründe desteğiyle gerçekleştirilir, eğitimin payı ülkemizde yüzde 10’ları bulursa; bu durum insanlara çok yarar sağlayacaktır. Şunu da belirtmek istiyorum ki; eğitim kimin eliyle yapılırsa yapılsın; ister devlet ister özel ama mutlaka kaliteli yapılmalıdır” şeklinde konuştu.
İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız da, “Türkiye’de dershaneler söz konusu olunca maalesef bir tartışma başlıyor. Ülkemizde dershaneler resmi okulların rakibi gibi algılanıyor. Ancak böyle bir algı durumu söz konusu bile olamaz. Bu kurumlardan eğitim çıktılarımızın algısıdır ve bu algıyı yerleştirmemiz gerekiyor. Eğitim hepimizin, devlet – özel ayırımı gözetmeksizin hep birlikte hareket ederek, çözümler üretmeliyiz” dedi.

“Dershanecilik hızla gelişen bir olgudur”
Enesco Kurucularından Gıorgos Hagitegas ise her ülkede farklı bir adı olan, destek eğitimin, açıkça istisnasız her ülkede olduğunu belirterek,  “Bu küresel bir eğitim olaydır. Yunanistan'da öğretici ulusal bir özelliği olduğuna inanılıyor,  Japonya’da juku, Türkiye'de dershane deniliyor. Ancak, başlangıcı 4000 yıl önce insanlık tarihinin başladığı yere Sümerlilere kadar gitmektedir. Dershanecilik hızla gelişen bir olgudur. Varlığı eğitimin doğası hakkında mesajlar gönderir. Özellikle güneyde, birçok ülkede var. Üniversitelere giriş sınavları var oldukça bu sistem de var olacaktır. Bu tür eğitim gerekli olduğu için ortaya çıkmıştır. Kamu kurumlarında öğretmen maaşlarının düşük olması da başka bir etkendir. Özel okullarda eğitim farklılık yaratmakta ve öğrenciler bu farkı kapatma yolları aramaktadırlar. Maliyet faktörü kimi çocuklar için bir avantaj yaratmaktadır. Bazı ülkelerde ek eğitim, formal eğitimden tam fayda sağlayamayan öğrencilere destek olma konumundadır” şeklinde konuştu.

Sait Gürsoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferansın birinci oturumunda konuşan TÖDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Taşel, Türkiye’de dershanelerin dünyadaki dershaneler gerçeğinin bir parçası olduğuna dikkat çekerek, dünyanın her yerinde okul dışı destek veren eğitim kurumları olduğunu vurguladı. Taşel şöyle devam etti; “Dershanelerin sadece Türkiye’de olduğu olgusu tamamıyla yanlış. Dershaneler dünyada da var ve Türkiye’den çok daha fazlalar. Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış dershaneler ayrı eğitimde fırsat eşitliği imkanı sağlıyor. Fırsat eşitliğini bozmak gibi bir itham çok yanlıştır. Dershaneler sadece test yapıyor algısı hakim. Böyle bir durum asla kabul edilemez. Dershaneler eğitim öğretimin yanı sıra; sosyal ve kültürel hizmetlerde veriyor. Bunu iddia eden kim varsa; gelsinler ve görsünler diyorum.”

Güney Kore’de dershaneciliğe 18 milyar dolar harcanıyor
Time Education Başkanı Joonhee Won,  Dershanecilik ya da Kore’deki adıyla Özel Eğitim Sisteminin dünyadaki benzerlerinden daha farklı konumda olduğuna dikkat çekerek, “Size bazı bilgiler vermek gerekirse: Bu tür eğitim için 2011 yılında harcanan tutar, tahmini olarak 18 milyar dolardır. Bu yaklaşık olarak öğrenci 200 dolar olmaktadır. Bütün ilköğretim, orta ve lise eğitimindeki öğrencilerin yüzde 70’inden fazlası şu veya bu şekilde dershaneye gidiyor.Koreli öğrenciler saat 4 ile 10 arasında, günde 6 saat haftada
5 veya 6 gün okul sonrası destek alıyor. Üniversiteye girdikten sonra bile, öğrenciler ileride iş bulma şanslarını arttırmak amacıyla dershanelere devam ederek yılda yaklaşık 2 bin 500 dolar harcıyorlar.
Amerika Mosaica Okulları Kurucusu ve Başkanı Gene Eidelman ise dünyada gelecekte eğitimin daha bireyselleştirilmiş, ana hatları çok keskin olmayan, öğrencilerin daha fazla sosyalleşmesine müsait bir yapıda olacağının tahmin edildiğini belirterek, “Facebookun tüm dünyada yüzde 75’i Amerika’nın dışında olan 800 milyon kullanıcısıyla bu eğilimi çok net bir şekilde göstermektedir. Burada, dijital eğitimin potansiyelini kullanma görevi eğitim girişimcilerinin üzerine düşmektedir. Dünyada 50 kadar ülkede eğitimde teknolojinin bu şekilde kullanılmasına hükümetler tarafından mali ve kanuni destek verilmekle beraber uygulamalar konusunda yetkiler okullara veya yerel yönetimlere bırakılmıştır. Hükümet planlamaları ve yapılan eğitim teknolojisi ile ilgili yeni düzenlemeler artık bu tür eğitimi işlevsel hale getirmektedir. Kırsal alanlardaysa daha az internet kullanımından bu tür eğitim henüz yaygınlaşamamıştır” dedi.  Eidelman, bu alanda özel öğretmen eğitimleri olduğunu ve desteklendiğini ifade ederek,  ülkelerin çoğunda,  bu alanda profesyonel gelişime uygun karma ve online eğitim lisansı verildiğini söyledi.  Eidelman, birçok ülkede gittikçe yayılan bir uygulama da bu tür eğitimi verecek olan öğretmenlerin eğitim almalarının da mecburi olduğunu vurguladı.   

Almanya’da ek ders eğitimlerinin yüzde 25’ni dershaneler oluşturuyor
Almanya’da 10 milyon öğrenci olduğuna dikkat çeken Eneso Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cornelia Sussieck, “10 milyon öğrenciden 5 milyonu özel okula gidiyor. Yılda 250 bin öğrenci seneyi tekrarlıyor ve yılda 80 bin ergen diplomasız okuldan ayrılıyor.  Almanya’da ek ders eğitimlerinin yüzde 25’ni dershaneler oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Enesco Koordinatörü Kostas Petropoulos da  “Yunanistan’da çeşitli dershaneler var. Nüfusa oranla dershane sayısı diğer ülkelere göre çok fazla. Ülkemizde şöyle de bir durum söz konusu; Yunanistan’da üniversitelerin matematik, kimya ve edebiyat bölümlerinden mezun olanlar iş bulamayınca da dershane

açıyorlar. Dershanelerin bu yönde bir yatırım tarafı da var. Bizim ülkemizde kesinlikle hükümet dershanecilik sektörünün yanında değil. Türkiye’nin genel müdürü Mehmet Küçük konferansın başından bu yana burada oturuyor. Türkiye bu anlamda çok şanslı . Bizim ülkemizde konferanslarımıza ‘hükümet dershaneleri destekliyor’ zihniyetiyle gelmezler. Biz ülkemizde kum torbası görevini görüyoruz. Yunan devleti bizlere çok sıcak bakmıyor. Ancak kimsenin desteğine ihtiyacımız yok. Çünkü toplum bazında bir değerimiz olduğunu biz zaten biliyoruz” şeklinde konuştu.
Güney Kıbrıs Özel Eğitim Kurumları Birliği Başkanı Adonis Mylonas ise ülkelerinde 200 binin üzerinde dershane öğrencisi olduğunu belirterek, devletin özel dershanelerle yarışarak, devletinde dershane yarışına girdiğine dikkat çekti.
 

Son Güncelleme: Cumartesi, 10 Mart 2012 15:17

Gösterim: 5789

Covid-19 aşısıyla ilgili belgeler, geçtiğimiz ay Avrupa Birliği İlaç Ajansı’ndan çalındı. Avrupa Birliği için ilaçları değerlendiren ve onaylayan Avrupa İlaç Ajansı (EMA), geçen ay bir siber saldırıya uğramış ve Covid-19 ile ilgili belgeler çalınmıştı. Ajans, belgelerin bir kısmının siber suçlular tarafından online olarak yayınlandığını duyurdu. Siber güvenlik kuruluşu ESET, konuyu mercek altına aldı. 


covid_19_vaccineAvrupa İlaç Ajansı EMA, yaptığı basın açıklamasında durumu şu şekilde paylaştı: “EMA’ya yapılan siber saldırıyla ilgili devam etmekte olan soruşturmaya göre, Covid-19 ilaçları ve aşılarıyla ilgili üçüncü taraflara ait bazı belgelere yasa dışı şekilde erişim sağlanmış ve bu belgeler internete sızdırılmıştır. Bu konuda emniyet yetkilileri gerekeni yapacaktır.” 

 

Sızan belgeler muhtemelen aşı üzerinde çalışan şirketlere ait belgelerdi. Ajans, sistemlerinin çalışmakta olduğunu, aşıyla ilgili onay ve değerlendirme çizelgesinde bir aksama olmadığını belirtti. Merkezi Hollanda’da bulunan ajans, ilk olarak 9 Aralık 2020 tarihinde bilinmeyen bir kaynaktan gelen bir siber sorun yaşadığını duyurmuştu. Ardından belgelerin sızdığı ortaya çıktı. Yürütülen soruşturmaya göre, veri ihlali bir IT uygulamasıyla sınırlı. Tehdidi düzenleyenler, doğrudan Covid-19 ilaçlarını ve aşılarını içeren bilgiyi hedef almış. 

 

Hangi veriler sızdı?

Ele geçirilen veriler; ‘e-posta ekran görüntülerini, EMA görevli yorumlarını, Word belgelerini, PDF’leri ve PowerPoint sunumlarını” içeriyor. Durumdan etkilenen şirketler, olayla ilgili olarak bilgilendirildi.

 

İhlale uğrayan şirketler de açıklama yaptı 

Saldırının ortaya çıkmasının ardından aşı geliştiren BioNTech ve Pfizer şirketleri, belgelerine erişim sağlanan şirketler arasında olduklarını açıkladı. İki şirket, ihlalle ilgili olarak şu ortak bildiriyi paylaştı: “Pfizer ve BioNTech şirketlerinin Covid-19 aşı adayı BNT162b2’ye ait olan ve EMA’nın sunucularında saklanan düzenleyici şartlarla ilgili bazı belgelere yaşa dışı erişim sağlandığını öğrendik. Bu olayla bağlantılı olarak BioNTech veya Pfizer sistemlerinin herhangi bir ihlale maruz kalmadığını belirtmek isteriz. Çalışmaya katılanların kimliğinin, erişim sağlanan veriler üzerinden belirlendiğine dair bir bilgimiz bulunmamaktadır.”

 

Aşıyla ilgili dolandırıcılık girişimlerini sıkça göreceğiz

Siber güvenlik kuruluşu ESET, Covid-19 aşıları ve ilaçlarıyla ilgili siber saldırılarla veya dolandırıcılık girişimleriyle birçok defa karşılaşacağımız uyarısında bulundu. Dünya genelinde tüm emniyet kuruluşları, aşılamanın başlamasını fırsat bilerek para kazanmak isteyen siber suçlular ve dolandırıcılar konusunda alarma geçmiş durumda. ABD Hazine Bakanlığı, aşı sırasında öne geçirmek için yapılabilecek yanıltıcı teklifler gibi, suçluların Covid -19 aşılama sürecini suistimal etme girişimlerinde bulunabileceği konusunda ciddi bir uyarı yayınlayan kurumlardan biridir. 

 

Bu gibi tekliflerin sahte olduğunu unutmayın. Birçok ülkede aşılama stratejisi yüksek risk gruplarına ve sağlık görevlilerine öncelik veriyor. Benzer tekliflerle veya aşının satılmasıyla ilgili tekliflerle karşılaşırsanız, bu teklifler - pandemi başladıktan kısa süre sonra ortaya çıkan koronavirüsle bağlantılı dolandırıcılıklar gibi - sahtedir. 


> Bilgisayar korsanları, Covid-19 aşı belgelerini sızdırdı

Covid-19 aşısıyla ilgili belgeler, geçtiğimiz ay Avrupa Birliği İlaç Ajansı’ndan çalındı. Avrupa Birliği için ilaçları değerlendiren ve onaylayan Avrupa İlaç Ajansı (EMA), geçen ay bir siber saldırıya uğramış ve Covid-19 ile ilgili belgeler çalınmıştı. Ajans, belgelerin bir kısmının siber suçlular tarafından online olarak yayınlandığını duyurdu. Siber güvenlik kuruluşu ESET, konuyu mercek altına aldı. 


covid_19_vaccineAvrupa İlaç Ajansı EMA, yaptığı basın açıklamasında durumu şu şekilde paylaştı: “EMA’ya yapılan siber saldırıyla ilgili devam etmekte olan soruşturmaya göre, Covid-19 ilaçları ve aşılarıyla ilgili üçüncü taraflara ait bazı belgelere yasa dışı şekilde erişim sağlanmış ve bu belgeler internete sızdırılmıştır. Bu konuda emniyet yetkilileri gerekeni yapacaktır.” 

 

Sızan belgeler muhtemelen aşı üzerinde çalışan şirketlere ait belgelerdi. Ajans, sistemlerinin çalışmakta olduğunu, aşıyla ilgili onay ve değerlendirme çizelgesinde bir aksama olmadığını belirtti. Merkezi Hollanda’da bulunan ajans, ilk olarak 9 Aralık 2020 tarihinde bilinmeyen bir kaynaktan gelen bir siber sorun yaşadığını duyurmuştu. Ardından belgelerin sızdığı ortaya çıktı. Yürütülen soruşturmaya göre, veri ihlali bir IT uygulamasıyla sınırlı. Tehdidi düzenleyenler, doğrudan Covid-19 ilaçlarını ve aşılarını içeren bilgiyi hedef almış. 

 

Hangi veriler sızdı?

Ele geçirilen veriler; ‘e-posta ekran görüntülerini, EMA görevli yorumlarını, Word belgelerini, PDF’leri ve PowerPoint sunumlarını” içeriyor. Durumdan etkilenen şirketler, olayla ilgili olarak bilgilendirildi.

 

İhlale uğrayan şirketler de açıklama yaptı 

Saldırının ortaya çıkmasının ardından aşı geliştiren BioNTech ve Pfizer şirketleri, belgelerine erişim sağlanan şirketler arasında olduklarını açıkladı. İki şirket, ihlalle ilgili olarak şu ortak bildiriyi paylaştı: “Pfizer ve BioNTech şirketlerinin Covid-19 aşı adayı BNT162b2’ye ait olan ve EMA’nın sunucularında saklanan düzenleyici şartlarla ilgili bazı belgelere yaşa dışı erişim sağlandığını öğrendik. Bu olayla bağlantılı olarak BioNTech veya Pfizer sistemlerinin herhangi bir ihlale maruz kalmadığını belirtmek isteriz. Çalışmaya katılanların kimliğinin, erişim sağlanan veriler üzerinden belirlendiğine dair bir bilgimiz bulunmamaktadır.”

 

Aşıyla ilgili dolandırıcılık girişimlerini sıkça göreceğiz

Siber güvenlik kuruluşu ESET, Covid-19 aşıları ve ilaçlarıyla ilgili siber saldırılarla veya dolandırıcılık girişimleriyle birçok defa karşılaşacağımız uyarısında bulundu. Dünya genelinde tüm emniyet kuruluşları, aşılamanın başlamasını fırsat bilerek para kazanmak isteyen siber suçlular ve dolandırıcılar konusunda alarma geçmiş durumda. ABD Hazine Bakanlığı, aşı sırasında öne geçirmek için yapılabilecek yanıltıcı teklifler gibi, suçluların Covid -19 aşılama sürecini suistimal etme girişimlerinde bulunabileceği konusunda ciddi bir uyarı yayınlayan kurumlardan biridir. 

 

Bu gibi tekliflerin sahte olduğunu unutmayın. Birçok ülkede aşılama stratejisi yüksek risk gruplarına ve sağlık görevlilerine öncelik veriyor. Benzer tekliflerle veya aşının satılmasıyla ilgili tekliflerle karşılaşırsanız, bu teklifler - pandemi başladıktan kısa süre sonra ortaya çıkan koronavirüsle bağlantılı dolandırıcılıklar gibi - sahtedir. 


Son Güncelleme: Cuma, 22 Ocak 2021 10:28

Gösterim: 784

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Acun Ilıcalı'nın yaptığı O Ses Türkiye’de birinci seçilen Uğur Dershanesi öğrencilerinden Oğuz Berkay Fidan için asıl sınav şimdi başladı.

O Ses Türkiye galibi Oğuz Berkay FidanHaftalardır süren büyük mücadelede Türkiye'nin sesi belli oldu. Finale adlarını yazdırmayı başaran; Mustafa Sandal'ın takımından İbrahim Şevki, Hadise'nin takımından Bihter Erkmen, Murat Boz'un takımından Oğuz Berkay Fidan ve Hülya Avşar'ın takımından Fatma İşcan'ın 'o ses 'olmak için jürinin ve izleyicilerin karşısına çıktı ve gecenin birincisi SMS oyları ile belirlendi. Atv haber bültenine konuk olan Uğur Dershanesi öğrencilerinden Oğuz Berkay Fidan, müziğin ikinci planda olacağını, önceliğin mimarlık mesleğini icra etmek olduğunu belirtti. Okulda derslerinin iyi olduğunu söyleyen Fidan: “sınavlar ve mimarlık mesleği benim için müzikten daha önceliklidir” dedi.

> O Ses Türkiye’yi kazandı asıl sınav şimdi

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Acun Ilıcalı'nın yaptığı O Ses Türkiye’de birinci seçilen Uğur Dershanesi öğrencilerinden Oğuz Berkay Fidan için asıl sınav şimdi başladı.

O Ses Türkiye galibi Oğuz Berkay FidanHaftalardır süren büyük mücadelede Türkiye'nin sesi belli oldu. Finale adlarını yazdırmayı başaran; Mustafa Sandal'ın takımından İbrahim Şevki, Hadise'nin takımından Bihter Erkmen, Murat Boz'un takımından Oğuz Berkay Fidan ve Hülya Avşar'ın takımından Fatma İşcan'ın 'o ses 'olmak için jürinin ve izleyicilerin karşısına çıktı ve gecenin birincisi SMS oyları ile belirlendi. Atv haber bültenine konuk olan Uğur Dershanesi öğrencilerinden Oğuz Berkay Fidan, müziğin ikinci planda olacağını, önceliğin mimarlık mesleğini icra etmek olduğunu belirtti. Okulda derslerinin iyi olduğunu söyleyen Fidan: “sınavlar ve mimarlık mesleği benim için müzikten daha önceliklidir” dedi.

Son Güncelleme: Salı, 21 Şubat 2012 15:39

Gösterim: 6431

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir." dedi.

 

15_temmuz_darbeCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan "27. Muhtarlar Toplantısı"nda Adıyaman, Ankara, Artvin, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Samsun'dan gelen muhtarlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz artık 'Demokrasi ve Özgürlükleri Anma Günü' olarak dün Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir." ifadelerini kullandı.


> 15 Temmuz resmi tatil olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir." dedi.

 

15_temmuz_darbeCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan "27. Muhtarlar Toplantısı"nda Adıyaman, Ankara, Artvin, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, Karabük, Kastamonu, Kırşehir, Niğde, Ordu ve Samsun'dan gelen muhtarlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz artık 'Demokrasi ve Özgürlükleri Anma Günü' olarak dün Milli Güvenlik Kurulu toplantımızda hükümete tavsiye edilmiştir ve her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gazilerimizi anma günü olarak, o gün tatil edilecektir." ifadelerini kullandı.


Son Güncelleme: Perşembe, 29 Eylül 2016 13:55

Gösterim: 2181


Egitimtercihi.com
5846 Sayılı Telif Hakları Kanunu gereğince, bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kesinlikle kullanılamaz. Bilgilerin doğru yansıtılması için her türlü özen gösterilmiş olmakla birlikte olası yayın hatalarından site yönetimi ve editörleri sorumlu tutulamaz.