Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
ERA Kolejleri’nde tüm projelerin temelinde “Sürdürülebilir Bir Yaşam ve Dünya Felsefesi” olduğunu belirten ERA Kolejleri Genel Müdürü Selim Çifci, gerçekleştirilen projeleri ve alınan sonuçları artı eğitim’e anlattı.
ERA Kolejleri olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız?
ERA Kolejleri kurulduğu ilk günden beri her zaman çağın gereklerine uygun bir eğitim vermek için projeler üretmeye devam etmektedir. Günümüz dünyasının ve geleceğin dünyasının bizden ve öğrencilerden beklentilerini yakından takip ederek her konuda alanının lideri olacak bireyler yetiştirmek temel hedefimiz. Bir yandan teknolojik alandaki müthiş hızla ilerleyen gelişmeleri gündemimize alırken bir yandan da hem ülkemizin hem de dünyanın geleceği adına sürdürülebilirlik projelerini çok önemsiyoruz. Tüm projelerimizin temelinde “Sürdürülebilir Bir Yaşam ve Dünya Felsefesi” var. Çünkü insan her dönemin ihtiyacı doğrultusunda bir yönünü geliştirirken başka yönlerdeki zayıflıklarının çilesini de bir sonraki dönemde çekebiliyor.
MİZAÇ MERKEZLİ EĞİTİM MODELİ
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Daha çok hangi alanlara yönelik projeler gerçekleştiriyorsunuz? Ayrıca projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
ERA Kolejleri, eğitim verdiği her bir öğrencinin öncelikle bir birey olarak bu dünyada var oluş sergilediğinin farkında olarak eğitim sistemlerini güncellemekte ve tasarlamaktadır. Her insanın doğuştan getirdiği, kendine özgü temel özellikleri olan, özü itibariyle de değişmeyen ve bireyin; duygu, zihin ve davranışlarının temelinde yatan yapısal çekirdeği olan mizaç; tüm eğitim hayatı boyunca doğu ele alındığında ve eğitimli öğretmenler, rehberlik uzmanları ve eğitim yöneticileri ile birlikte eğitim programlarına entegre edildiğinde öğrenciler üzerinde olumlu etkiler gösterecektir. Mizacı gereği popüler olmaktan hoşlanmayan ve bilgiyi kendi içinde yaşamaya seçen bir birey ile bunun tam zıddı mizaçta popüler olmayı önemseyen ve bilgiyi bu yönde kullanan bir başka bireyin öğrenme ortamı, süreci birbirinden çok farklı olacaktır. Dolayısıyla bu farklılığın tamamen farkında olan bir eğitim ekosistemi iki bireye de ihtiyaç duyduğu öğrenme ortamını sağlayacak ve eğitim süreçlerini dikkatle tasarlayacaktır. Bu ekosistemi oluşturmak adına ERA Kolejlerinde çalışan tüm Eğitim yöneticileri, Rehberlik Uzmanları ve Öğretmenler bu konu hakkında çeşitli eğitimler aldılar. Tüm öğrencilerin mizaç raporları online sistemlerle çıkartıldı ve gerek veliler gerekse de eğitimin tüm paydaşlarıyla paylaşıldı. Süreç içerisinde mizacı gereği ihtiyacı öngörülen risk gruplarına önleyici rehberlik hizmetleri her mizaca yönelik ayrı ayrı tasarlanarak ciddiyetle uygulandı. Bunu yaparken de bu konunun dünya ve Türkiye çapındaki en uzman kişilerinden danışmanlık alınarak çeşitli eğitimlerle de uygulayıcı kadrolar yetiştirilerek çalışıldı.
Şu an ERA Kolejlerinin yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı bu projenin Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Vizyon Belgesinde de yer alması ERA Kolejlerinin ne kadar doğru bir noktaya parmak bastığının ayrıca bir göstergesi olarak da görülebilir. Her öğrenci bizim için özeldir ve kendine özel yaklaşılmasını hak eder.
ERA MUN PROJESİ İLE DÜNYA SORUNLARINA DUYARLI BİR NESİL!
Ulusal ve Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeler var mı? Bunlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Yaparak ve yaşayarak öğrenme, öğrenme süreçleri içerisinde en güçlü öğrenme biçimlerindendir. Bu minvalde öğrencilerimizin herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olması ERA Kolejlerinin tek hedefi tabi ki olamaz.
ERA Kolejlerinin İnovatif 5’li Gelişim Programları çerçevesinde Akademik Gelişim, Sosyal Gelişim, Fiziksel gelişim, Psikolojik Gelişim ve Zihinsel Gelişim her öğrenci için ayrı ayrı önem taşımaktadır. Yabancı dil becerilerinin gelişimine de ERA Kolejleri sadece Akademik Gelişim boyutundan bakmamaktadır. ERA MUN gibi programlarla ERA’lı öğrenciler yabancı dil becerilerini geliştirmek için çabalarken aynı zamanda başta Sosyal Gelişimi olmak üzere birçok yönden de mesafe katetmiş olacaktır.
ERA MUN bir Birleşmiş Milletler Simülasyonudur. Öğrencilerimiz aynı Birleşmiş Milletlerde olduğu gibi herhangi bir millete ait delege rolünü üstlenerek kendilerine daha önceden verilmiş konular üzerine bir aydan uzun bir süre araştırma, gözlem ve çalışma yaparak belli bir sonuca varır. Her delegenin yapmış olduğu çalışmalarının sunulacağı bir genel kurul ve delegelerin kendi içlerinde çalıştığı daha küçük toplantılar yapılır. Burada tüm program İngilizce becerileri üzerine tasarlanmıştır ve delegelere başkanlık eden genel sekreter, chair ve adminlerin tamamı ana dili İngilizce olan kişilerden seçilir. Tüm program boyunca global dünya sorunları konuşulur ve bu sorunlara genç zihinlerin bulmuş olduğu çözümler üzerinden programlar neticelenir. Uluslararası geçerliliği olan sertifikalarla öğrenciler sertifikalandırılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimleri sağlanır.
ERASMUS PLUS PROJELERİ İLE DAHA SOSYAL BİR NESİL!
Avrupa Birliğinin Ulusal Ajansı tarafından yürütülen Erasmus Plus Projeleri kapsamında ERA Kolejlerinin şu anda devam eden 7 farklı projesi ile birlikte İtalya, Yunanistan, Portekiz, İspanya başta olmak üzere Avrupa’nın 16 faklı ülkesi ile birlikte ortak çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Başvuru sürecinde ve hibe aşamasında şu an 12 projemiz daha bulunmaktadır.
ERA ÖĞRETMEN EĞİTİM AKADEMİSİ
ERA Kolejleri öğretmenlerinin eğitimi ile sürekli ilgilenmek gelişimlerini takip etmek zorundadır. Bu noktada oluşturulan ERA Akademi ve ERA Akademide görev yapan tüm Bölüm Başkanları sadece öğrencilerin gelişimleri üzerine kafa yormazlar. ERA Akademi, eğitim öğretim dönemleri içerisinde yapmış olduğu gözlemleri, farklı alanlardan toplamış olduğu verileri dikkatli bir şekilde analiz eder ve raporlaştırır. Genel Müdürlük düzeyinde incelenen bu raporlar neticesinde gerçekleştirilen eğitimler, seminerler, toplantılar ve çeşitli saha çalışmalarıyla öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri sağlanır.
Ayrıca, ERA Öğretmen Eğitim Atölyesi ile aday öğretmenlerimizin öğretim içeriğini, uygulama alanlarında deneyimleyip, eğitim süreçlerini programlamasını hedeflemekteyiz. Program, 4 aylık bir süreci içermekte olup program kapsamında aday, okul ortamında ilgili bölümün moderatör öğretmeni ile deneyim imkanı bulacaktır. Bunun yanında Sınıf Yönetimi ve Okul içi iletişim, Öğrenci-Veli-Öğretmen İşbirliği süreçleri ile ilgili de kişisel gelişim eğitimleri alır ve uzman öğretmenlerle bu alanları deneyimleyerek mesleki gelişimini destekler.
RENKLERLE SAĞLIKLI BESLENME PROJESİ
Okullarımızda sağlıklı beslenmenin de önemi üzerinde durduğumuz Renklerle Sağlıklı Beslenme Projesini çözüm ortağımız Sardunya Catering ile birlikte sürdürüyoruz. Yemek menülerimizi seçerken beslenme uzmanları ve diyetisyenler eşliğinde okul temsilcilerinden oluşan menü kurullarında sağlıklı bir öğün ve menü oluşturmanın püf noktalarını anlatıyoruz
EKRANLARA 1 SAAT MOLA PROJESİ
Teknolojinin zararlarının başında sadece öğrencilerin değil tüm aile üyelerinin iletişim becerilerinin zayıflayarak yalnızlaşması ve asosyalleşmesi geliyor. Bu zarara dikkat çekmek için Rehberlik Bölüm Başkanlığımızın Koordinasyonunda “Ekranlara 1 Saat Mola Projesini” oluşturarak bu anlayışı evlere taşıdık. Bu projede sadece öğrencilerin değil evdeki her bireyden her türlü ekrana günde 1 saat veda etmesini ve aile içinde birlikte kaliteli zaman geçirilmesini tasarladık ve bu deneyimlerini bizlerle paylaşmalarını istedik.
TEKNOLOJİYİ AMAÇ EDİNEN DEĞİLARAÇ EDİNEN BİREYLER
Nesnelerin interneti, yapay zeka, dijital ikizler, robotik, arttırılmış gerçeklik gibi daha birçok uygulamanın hayatımızın her alanına girmiş olduğu günümüzde eğitim hayatımızda bu uygulamaları bilmeyen ve gerek eğitim hayatında gerekse de günlük hayatının herhangi bir alanında bunu kullanmayan bir nesil yetiştirmek pek doğru bir yaklaşım sayılamaz. Hele ki “Endüstri 4.0” anlayışındaki neredeyse içinde insan olmayan ve sadece teknoloji ile yönetilen fabrikaların ortaya çıktığı bir devirde bu teknolojinin farkında olmayan bireyler, gerçek hayata bir sıfır yenik başlayacaktır.
ERA Kolejleri, bu alanda yaptığı çalışmalarla gerek öğrencilerin kodlama becerilerini, gerek robotik becerilerini günlük hayatta nasıl kullanacakları yönünde çeşitli programlarla yaşamış bulunmaktadırlar. Bu programların sonuçları bazen karşımıza arttırılmış gerçekliği kullanarak 10 Kasım’da Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile yan yana fotoğraf çekilerek karşımıza çıkar; bazen Türkiye’nin en büyük havacılık Organizasyonu olan “Teknofest” te binlerce proje arasından ilk 10’da 2 proje ile ödül alarak çıkar bazen de annesine olan sevgisini evine gönderdiği mektuba koyduğu bir karekod ile kendi yapmış olduğu kısa filmi yerleştirerek ortaya çıkar.
“2019’da başarılarımıza başarı katmak ve hedeflerimizi daha da yükselterek ilerleme kaydetmek istiyoruz. Beklentilerimizi büyük tutuyoruz, Önümüze koyduğumuz hedefleri gerçekleştirerek başarılı bir eğitim-öğretim yılı olması için çalışmalarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
ERA Kolejleri’nde tüm projelerin temelinde “Sürdürülebilir Bir Yaşam ve Dünya Felsefesi” olduğunu belirten ERA Kolejleri Genel Müdürü Selim Çifci, gerçekleştirilen projeleri ve alınan sonuçları artı eğitim’e anlattı.
ERA Kolejleri olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız?
ERA Kolejleri kurulduğu ilk günden beri her zaman çağın gereklerine uygun bir eğitim vermek için projeler üretmeye devam etmektedir. Günümüz dünyasının ve geleceğin dünyasının bizden ve öğrencilerden beklentilerini yakından takip ederek her konuda alanının lideri olacak bireyler yetiştirmek temel hedefimiz. Bir yandan teknolojik alandaki müthiş hızla ilerleyen gelişmeleri gündemimize alırken bir yandan da hem ülkemizin hem de dünyanın geleceği adına sürdürülebilirlik projelerini çok önemsiyoruz. Tüm projelerimizin temelinde “Sürdürülebilir Bir Yaşam ve Dünya Felsefesi” var. Çünkü insan her dönemin ihtiyacı doğrultusunda bir yönünü geliştirirken başka yönlerdeki zayıflıklarının çilesini de bir sonraki dönemde çekebiliyor.
MİZAÇ MERKEZLİ EĞİTİM MODELİ
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Daha çok hangi alanlara yönelik projeler gerçekleştiriyorsunuz? Ayrıca projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
ERA Kolejleri, eğitim verdiği her bir öğrencinin öncelikle bir birey olarak bu dünyada var oluş sergilediğinin farkında olarak eğitim sistemlerini güncellemekte ve tasarlamaktadır. Her insanın doğuştan getirdiği, kendine özgü temel özellikleri olan, özü itibariyle de değişmeyen ve bireyin; duygu, zihin ve davranışlarının temelinde yatan yapısal çekirdeği olan mizaç; tüm eğitim hayatı boyunca doğu ele alındığında ve eğitimli öğretmenler, rehberlik uzmanları ve eğitim yöneticileri ile birlikte eğitim programlarına entegre edildiğinde öğrenciler üzerinde olumlu etkiler gösterecektir. Mizacı gereği popüler olmaktan hoşlanmayan ve bilgiyi kendi içinde yaşamaya seçen bir birey ile bunun tam zıddı mizaçta popüler olmayı önemseyen ve bilgiyi bu yönde kullanan bir başka bireyin öğrenme ortamı, süreci birbirinden çok farklı olacaktır. Dolayısıyla bu farklılığın tamamen farkında olan bir eğitim ekosistemi iki bireye de ihtiyaç duyduğu öğrenme ortamını sağlayacak ve eğitim süreçlerini dikkatle tasarlayacaktır. Bu ekosistemi oluşturmak adına ERA Kolejlerinde çalışan tüm Eğitim yöneticileri, Rehberlik Uzmanları ve Öğretmenler bu konu hakkında çeşitli eğitimler aldılar. Tüm öğrencilerin mizaç raporları online sistemlerle çıkartıldı ve gerek veliler gerekse de eğitimin tüm paydaşlarıyla paylaşıldı. Süreç içerisinde mizacı gereği ihtiyacı öngörülen risk gruplarına önleyici rehberlik hizmetleri her mizaca yönelik ayrı ayrı tasarlanarak ciddiyetle uygulandı. Bunu yaparken de bu konunun dünya ve Türkiye çapındaki en uzman kişilerinden danışmanlık alınarak çeşitli eğitimlerle de uygulayıcı kadrolar yetiştirilerek çalışıldı.
Şu an ERA Kolejlerinin yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı bu projenin Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Vizyon Belgesinde de yer alması ERA Kolejlerinin ne kadar doğru bir noktaya parmak bastığının ayrıca bir göstergesi olarak da görülebilir. Her öğrenci bizim için özeldir ve kendine özel yaklaşılmasını hak eder.
ERA MUN PROJESİ İLE DÜNYA SORUNLARINA DUYARLI BİR NESİL!
Ulusal ve Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeler var mı? Bunlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Yaparak ve yaşayarak öğrenme, öğrenme süreçleri içerisinde en güçlü öğrenme biçimlerindendir. Bu minvalde öğrencilerimizin herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olması ERA Kolejlerinin tek hedefi tabi ki olamaz.
ERA Kolejlerinin İnovatif 5’li Gelişim Programları çerçevesinde Akademik Gelişim, Sosyal Gelişim, Fiziksel gelişim, Psikolojik Gelişim ve Zihinsel Gelişim her öğrenci için ayrı ayrı önem taşımaktadır. Yabancı dil becerilerinin gelişimine de ERA Kolejleri sadece Akademik Gelişim boyutundan bakmamaktadır. ERA MUN gibi programlarla ERA’lı öğrenciler yabancı dil becerilerini geliştirmek için çabalarken aynı zamanda başta Sosyal Gelişimi olmak üzere birçok yönden de mesafe katetmiş olacaktır.
ERA MUN bir Birleşmiş Milletler Simülasyonudur. Öğrencilerimiz aynı Birleşmiş Milletlerde olduğu gibi herhangi bir millete ait delege rolünü üstlenerek kendilerine daha önceden verilmiş konular üzerine bir aydan uzun bir süre araştırma, gözlem ve çalışma yaparak belli bir sonuca varır. Her delegenin yapmış olduğu çalışmalarının sunulacağı bir genel kurul ve delegelerin kendi içlerinde çalıştığı daha küçük toplantılar yapılır. Burada tüm program İngilizce becerileri üzerine tasarlanmıştır ve delegelere başkanlık eden genel sekreter, chair ve adminlerin tamamı ana dili İngilizce olan kişilerden seçilir. Tüm program boyunca global dünya sorunları konuşulur ve bu sorunlara genç zihinlerin bulmuş olduğu çözümler üzerinden programlar neticelenir. Uluslararası geçerliliği olan sertifikalarla öğrenciler sertifikalandırılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimleri sağlanır.
ERASMUS PLUS PROJELERİ İLE DAHA SOSYAL BİR NESİL!
Avrupa Birliğinin Ulusal Ajansı tarafından yürütülen Erasmus Plus Projeleri kapsamında ERA Kolejlerinin şu anda devam eden 7 farklı projesi ile birlikte İtalya, Yunanistan, Portekiz, İspanya başta olmak üzere Avrupa’nın 16 faklı ülkesi ile birlikte ortak çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca Başvuru sürecinde ve hibe aşamasında şu an 12 projemiz daha bulunmaktadır.
ERA ÖĞRETMEN EĞİTİM AKADEMİSİ
ERA Kolejleri öğretmenlerinin eğitimi ile sürekli ilgilenmek gelişimlerini takip etmek zorundadır. Bu noktada oluşturulan ERA Akademi ve ERA Akademide görev yapan tüm Bölüm Başkanları sadece öğrencilerin gelişimleri üzerine kafa yormazlar. ERA Akademi, eğitim öğretim dönemleri içerisinde yapmış olduğu gözlemleri, farklı alanlardan toplamış olduğu verileri dikkatli bir şekilde analiz eder ve raporlaştırır. Genel Müdürlük düzeyinde incelenen bu raporlar neticesinde gerçekleştirilen eğitimler, seminerler, toplantılar ve çeşitli saha çalışmalarıyla öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri sağlanır.
Ayrıca, ERA Öğretmen Eğitim Atölyesi ile aday öğretmenlerimizin öğretim içeriğini, uygulama alanlarında deneyimleyip, eğitim süreçlerini programlamasını hedeflemekteyiz. Program, 4 aylık bir süreci içermekte olup program kapsamında aday, okul ortamında ilgili bölümün moderatör öğretmeni ile deneyim imkanı bulacaktır. Bunun yanında Sınıf Yönetimi ve Okul içi iletişim, Öğrenci-Veli-Öğretmen İşbirliği süreçleri ile ilgili de kişisel gelişim eğitimleri alır ve uzman öğretmenlerle bu alanları deneyimleyerek mesleki gelişimini destekler.
RENKLERLE SAĞLIKLI BESLENME PROJESİ
Okullarımızda sağlıklı beslenmenin de önemi üzerinde durduğumuz Renklerle Sağlıklı Beslenme Projesini çözüm ortağımız Sardunya Catering ile birlikte sürdürüyoruz. Yemek menülerimizi seçerken beslenme uzmanları ve diyetisyenler eşliğinde okul temsilcilerinden oluşan menü kurullarında sağlıklı bir öğün ve menü oluşturmanın püf noktalarını anlatıyoruz
EKRANLARA 1 SAAT MOLA PROJESİ
Teknolojinin zararlarının başında sadece öğrencilerin değil tüm aile üyelerinin iletişim becerilerinin zayıflayarak yalnızlaşması ve asosyalleşmesi geliyor. Bu zarara dikkat çekmek için Rehberlik Bölüm Başkanlığımızın Koordinasyonunda “Ekranlara 1 Saat Mola Projesini” oluşturarak bu anlayışı evlere taşıdık. Bu projede sadece öğrencilerin değil evdeki her bireyden her türlü ekrana günde 1 saat veda etmesini ve aile içinde birlikte kaliteli zaman geçirilmesini tasarladık ve bu deneyimlerini bizlerle paylaşmalarını istedik.
TEKNOLOJİYİ AMAÇ EDİNEN DEĞİLARAÇ EDİNEN BİREYLER
Nesnelerin interneti, yapay zeka, dijital ikizler, robotik, arttırılmış gerçeklik gibi daha birçok uygulamanın hayatımızın her alanına girmiş olduğu günümüzde eğitim hayatımızda bu uygulamaları bilmeyen ve gerek eğitim hayatında gerekse de günlük hayatının herhangi bir alanında bunu kullanmayan bir nesil yetiştirmek pek doğru bir yaklaşım sayılamaz. Hele ki “Endüstri 4.0” anlayışındaki neredeyse içinde insan olmayan ve sadece teknoloji ile yönetilen fabrikaların ortaya çıktığı bir devirde bu teknolojinin farkında olmayan bireyler, gerçek hayata bir sıfır yenik başlayacaktır.
ERA Kolejleri, bu alanda yaptığı çalışmalarla gerek öğrencilerin kodlama becerilerini, gerek robotik becerilerini günlük hayatta nasıl kullanacakları yönünde çeşitli programlarla yaşamış bulunmaktadırlar. Bu programların sonuçları bazen karşımıza arttırılmış gerçekliği kullanarak 10 Kasım’da Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile yan yana fotoğraf çekilerek karşımıza çıkar; bazen Türkiye’nin en büyük havacılık Organizasyonu olan “Teknofest” te binlerce proje arasından ilk 10’da 2 proje ile ödül alarak çıkar bazen de annesine olan sevgisini evine gönderdiği mektuba koyduğu bir karekod ile kendi yapmış olduğu kısa filmi yerleştirerek ortaya çıkar.
“2019’da başarılarımıza başarı katmak ve hedeflerimizi daha da yükselterek ilerleme kaydetmek istiyoruz. Beklentilerimizi büyük tutuyoruz, Önümüze koyduğumuz hedefleri gerçekleştirerek başarılı bir eğitim-öğretim yılı olması için çalışmalarımıza tüm hızıyla devam ediyoruz.”
Son Güncelleme: Salı, 12 Şubat 2019 09:22
Gösterim: 1808
Mektebim Okulları Projeler Koordinatörü Erkan Özkan, projelerde hedeflerini şöyle özetledi: “Bilimsel ve analitik düşünme becerilerine sahip, öğrenmeyi öğrenen, üretken, bilgiye ulaşabilen ve bilgiler arasında transfer yapabilen, yazılı ve sözlü olarak etkili iletişim kurabilen, bilişim teknolojilerini kullanabilen, eğitim sürecine aktif olarak katılan, ulusal ve küresel değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.”
Mektebim Okulları olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız? Projeler şu an hangi aşamadalar? Daha çok hangi alana yönelik projeler gerçekleştiriyorsunuz?
2018-2019 eğitim öğretim yılında Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilimler, Endüstri 4.0, Teknolojik Tasarım, Kodlama, Materyal Geliştirme, Sosyal Sorumluluk, Sağlık alanlarında hazırladığımız projeler bulunmaktadır. Tüm çalışmalarımızın ön hazırlık aşamaları eğitim öğretim yılı başlangıcında tamamlanmıştır. Şu an tüm projelerimiz uygulama aşamasındadır. Proje çalışmalarımızı kampüslerimizde uygulama aşamasında gözlemleyip sonuçlarını raporlayarak ulusal ve uluslararası alanda düzenlenen organizasyonlarda sözlü sunum, dergi/makale yayını, yarışma başvurularına yönelik değerlendirmelerde bulunuyoruz. Geçen yıl Ankara Kimya Bölge Birinciliği, Ankara Fizik Bölge İkinciliği, İstanbul Fizik Bölge Üçüncülüğü, İstanbul Kimya Üçüncülüğü derecelerini elde ettiğimiz TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ve TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na bu yıl hazırladığımız projelerimizin başvuru süreçlerini tamamladık. Geçen yıl Birincilik, İkincilik, Üçüncülük, Jüri Özel Ödülü aldığımız ve Finalist olarak yer aldığımız Ulusal Proje Yarışmalarına ve Uluslararası Proje Yarışmalarına başvurular öncesinde proje çalışmalarımız devam etmektedir. Proje çalışmalarımızın sadece belirli alanlarda değil disiplinlerarası olmasını ve proje hazırlama kültürü oluşturmasını önemsiyoruz. Yürüttüğümüz projelerin tamamı kendi alanlarında özgün çalışmalardır.
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
Yürüttüğümüz proje çalışmalarının hazırlık aşamasında öncelikle, oluşturulan proje ekibi tarafından alan araştırması yapılmaktadır. Proje ekibi, belirli sürelerde bir araya gelerek karşılıklı değerlendirdikleri literatür taraması ile çalışmalarının özgünlük, araştırma yöntemi, yapılabilirlik, yaygın etki kriterlerini oluşturmaktadır. Hayata geçirdiğimiz projelerde hedefimiz, bilimsel ve analitik düşünme becerilerine sahip, öğrenmeyi öğrenen, üretken, bilgiye ulaşabilen ve bilgiler arasında transfer yapabilen, yazılı ve sözlü olarak etkili iletişim kurabilen, bilişim teknolojilerini kullanabilen, eğitim sürecine aktif olarak katılan, ulusal ve küresel değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.
Ulusal düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Mektebim Zirvedekiler, M-Lead Gelecek Simülasyonu, Mathletic Matematik Yarışması, Secret Minds Matematik Yarışması, Abaküsüm Mektebimden, Pi-Hikâye Yarışması, Pi-Tshirt Yarışması, İlmek İlmek Matematik Örüyoruz, Sharing is Caring, Geleneksel Fen Bilimleri Bilgi Yarışması, Science Fest, Deney Mektebi, Ulusal Deneme Yazma Yarışması, Yazar Söyleşileri, Türkçe Şenliği, Münazara Kulübü Eğitim Günleri, Yazarların İzinde Gezileri, Müzede Şiir Dinletisi, Müzakere Atölyesi, Müzeden Geleceğe Endüstri 4.0, Uygarlıklar Elimin Altında, El Sanatlarımız Öğrencilerimizle Buluşuyor, Endüstri 4.0 Video Yarışması, Bab-ı Anadolu Tarihsel Mektup Yarışması, İstanbul Yedi Kare Dijital Fotoğraf Yarışması, Dünden Yarına Tarih Konuşmaları, Çanakkale Savaş Objeleri ve Resim Sergisi, Tarih Sokakta Dramatizasyonu, Geleceğe Masallar Yarışması, Biz Hepimiz Sadece Çocuğuz Biz Mim Sanatı, Gençlik Tiyatroları Festivali, Benim De Haklarım Var Resim Yarışması, Sanat Gecesi, Bando Festivali, Like-Me Yetenek Yarışması, Dünya Su Günü Etkinliği, Koro Festivali, Lobi Konserleri, Monokrom Anadolu ve İnovasyon Sergisi, Siyah Beyaz Sema Resim Sergisi, T-Shirt Desen Tasarım Yarışması, Origami ve Quilling Festivali, Kil-Heykel Festivali, Kukla Muppet Show Sergi ve Workshop, Bana Engel Dayanmaz, Antropometrik ve Motorik Ölçümler ile Fiziksel Uygunluğu Raporlama, Sevdikleriniz İyi Bir Yere Gidiyor, Kariyer Günleri ulusal düzeyde gerçekleştirdiğimiz projelerimizdendir.
100’ÜN ÜZERİNDE KURUM İLE İŞBİRLİĞİ
Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeler var mı? Bunlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Erasmus+ kapsamında Bireylerin Öğrenme Hareketliliği Ana Eylemi altında yer alan faaliyet çalışması ile Mektebim Adana Çukurova kampüsümüz, mesleki eğitim öğrenici ve personelinin yeterliliklerinin geliştirilmesi ve bu kişilere yurt dışında mesleki gelişim fırsatları sunulması amacıyla Öğrencilerin Okul Hayatına Kayıtsızlığını ve Motivasyon Eksikliğini Belirleme projesinde yer almaktadır. Uluslararası Royal Akademi İngiltere Kraliyet Ailesi Müzik Okulu olan ABRSM (The Associated Board of the Royal Schools of Music) sınav başvuruları ve kabul süreçleri Sınav Merkezi olan Mektebim Adana Çukurova kampüsümüzde yürütülmektedir. Mektebim kampüslerimizde düzenlenen Uluslararası Kukla Festivalinde yerli ve yabancı Kukla Sanatçıları bir araya gelerek 21.yüzyılda kukla sanatını farklı tekniklerle sahnelemektedirler. Mektebim kampüsleri, okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda çevre bilinci, çevre yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma eğitimi vererek dünyadaki çevre problemlerinin çözümüne katkı sağlayacak eylem planları oluşturup uygulayarak Uluslararası Eco-Schools Programı kapsamında çalışmalarını yürütmektedir. Yurtdışında anlaşmalı olduğumuz 100’ün üzerinde üniversite, kurum ve kuruluş ile uluslararası düzeyde proje çalışmaları devam etmektedir.
Projelerde yer alacak öğrencileri nasıl belirliyorsunuz? Projeler öğrencilere neler katıyor? Projelerde yer alan öğrencilerde ne gibi değişiklikler gözlemliyorsunuz?
Proje ekibi olarak çalışılan alana ilgi duyan öğrenciler ve ilgili branş öğretmenleri bir araya gelmektedir. Proje ekibinden yürütülecek çalışmanın disiplinlerarası alana katkı sunması da beklenmektedir. Öğrencilerimiz, Mektebim Bütünsel Eğitim Yaklaşımı ile keşfettikleri yeteneklerini öne çıkaran, geliştiren ulusal ve uluslararası proje çalışmaları ile başarıya ulaşmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğümüz projelerde yer alan öğrencilerimizin akademik bilgi düzeylerinin, sosyal becerilerinin, özgüvenlerinin, grup çalışması yetkinliklerinin geliştiğini gözlemlemekteyiz.
Projelerin sonuçları nasıl değerlendiriliyor?
Kampüslerimizde hayata geçen çalışmaların sonuçları; proje fikri üretme, geliştirme, planlama, uygulama, raporlama aşamaları göz önünde bulundurularak alana katkı, topluma fayda, bilimsellik ve sürdürülebilirlik açılarından değerlendirilmektedir. Projelerin sonuçları değerlendirilirken yerel, ulusal ve uluslararası proje fonları ile eşleştirme de yapılmaktadır. Projeler çalışma alanıyla ilgili fona veya organizasyona (yarışma, etkinlik, sunum vb.) yönlendirilmektedir.
“Ulusal ve uluslararası düzeyde, kurumumuzu ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etme hedefimize geçmiş yıllarda olduğu gibi 2019 yılında da ulaşmayı amaçlıyoruz. Bu hedef doğrultusunda hayata geçireceğimiz ulusal ve uluslararası düzeydeki Mektebim projelerimizde, öğrencilerimize içinde bulunduğumuz yüzyıla ve yaşanan teknolojik gelişmelere uygun beceriler kazandırmaya ve başarıyla yürüttüğümüz çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Mektebim Okulları Projeler Koordinatörü Erkan Özkan, projelerde hedeflerini şöyle özetledi: “Bilimsel ve analitik düşünme becerilerine sahip, öğrenmeyi öğrenen, üretken, bilgiye ulaşabilen ve bilgiler arasında transfer yapabilen, yazılı ve sözlü olarak etkili iletişim kurabilen, bilişim teknolojilerini kullanabilen, eğitim sürecine aktif olarak katılan, ulusal ve küresel değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.”
Mektebim Okulları olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız? Projeler şu an hangi aşamadalar? Daha çok hangi alana yönelik projeler gerçekleştiriyorsunuz?
2018-2019 eğitim öğretim yılında Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilimler, Endüstri 4.0, Teknolojik Tasarım, Kodlama, Materyal Geliştirme, Sosyal Sorumluluk, Sağlık alanlarında hazırladığımız projeler bulunmaktadır. Tüm çalışmalarımızın ön hazırlık aşamaları eğitim öğretim yılı başlangıcında tamamlanmıştır. Şu an tüm projelerimiz uygulama aşamasındadır. Proje çalışmalarımızı kampüslerimizde uygulama aşamasında gözlemleyip sonuçlarını raporlayarak ulusal ve uluslararası alanda düzenlenen organizasyonlarda sözlü sunum, dergi/makale yayını, yarışma başvurularına yönelik değerlendirmelerde bulunuyoruz. Geçen yıl Ankara Kimya Bölge Birinciliği, Ankara Fizik Bölge İkinciliği, İstanbul Fizik Bölge Üçüncülüğü, İstanbul Kimya Üçüncülüğü derecelerini elde ettiğimiz TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması ve TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na bu yıl hazırladığımız projelerimizin başvuru süreçlerini tamamladık. Geçen yıl Birincilik, İkincilik, Üçüncülük, Jüri Özel Ödülü aldığımız ve Finalist olarak yer aldığımız Ulusal Proje Yarışmalarına ve Uluslararası Proje Yarışmalarına başvurular öncesinde proje çalışmalarımız devam etmektedir. Proje çalışmalarımızın sadece belirli alanlarda değil disiplinlerarası olmasını ve proje hazırlama kültürü oluşturmasını önemsiyoruz. Yürüttüğümüz projelerin tamamı kendi alanlarında özgün çalışmalardır.
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
Yürüttüğümüz proje çalışmalarının hazırlık aşamasında öncelikle, oluşturulan proje ekibi tarafından alan araştırması yapılmaktadır. Proje ekibi, belirli sürelerde bir araya gelerek karşılıklı değerlendirdikleri literatür taraması ile çalışmalarının özgünlük, araştırma yöntemi, yapılabilirlik, yaygın etki kriterlerini oluşturmaktadır. Hayata geçirdiğimiz projelerde hedefimiz, bilimsel ve analitik düşünme becerilerine sahip, öğrenmeyi öğrenen, üretken, bilgiye ulaşabilen ve bilgiler arasında transfer yapabilen, yazılı ve sözlü olarak etkili iletişim kurabilen, bilişim teknolojilerini kullanabilen, eğitim sürecine aktif olarak katılan, ulusal ve küresel değerleri benimsemiş öğrenciler yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.
Ulusal düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Mektebim Zirvedekiler, M-Lead Gelecek Simülasyonu, Mathletic Matematik Yarışması, Secret Minds Matematik Yarışması, Abaküsüm Mektebimden, Pi-Hikâye Yarışması, Pi-Tshirt Yarışması, İlmek İlmek Matematik Örüyoruz, Sharing is Caring, Geleneksel Fen Bilimleri Bilgi Yarışması, Science Fest, Deney Mektebi, Ulusal Deneme Yazma Yarışması, Yazar Söyleşileri, Türkçe Şenliği, Münazara Kulübü Eğitim Günleri, Yazarların İzinde Gezileri, Müzede Şiir Dinletisi, Müzakere Atölyesi, Müzeden Geleceğe Endüstri 4.0, Uygarlıklar Elimin Altında, El Sanatlarımız Öğrencilerimizle Buluşuyor, Endüstri 4.0 Video Yarışması, Bab-ı Anadolu Tarihsel Mektup Yarışması, İstanbul Yedi Kare Dijital Fotoğraf Yarışması, Dünden Yarına Tarih Konuşmaları, Çanakkale Savaş Objeleri ve Resim Sergisi, Tarih Sokakta Dramatizasyonu, Geleceğe Masallar Yarışması, Biz Hepimiz Sadece Çocuğuz Biz Mim Sanatı, Gençlik Tiyatroları Festivali, Benim De Haklarım Var Resim Yarışması, Sanat Gecesi, Bando Festivali, Like-Me Yetenek Yarışması, Dünya Su Günü Etkinliği, Koro Festivali, Lobi Konserleri, Monokrom Anadolu ve İnovasyon Sergisi, Siyah Beyaz Sema Resim Sergisi, T-Shirt Desen Tasarım Yarışması, Origami ve Quilling Festivali, Kil-Heykel Festivali, Kukla Muppet Show Sergi ve Workshop, Bana Engel Dayanmaz, Antropometrik ve Motorik Ölçümler ile Fiziksel Uygunluğu Raporlama, Sevdikleriniz İyi Bir Yere Gidiyor, Kariyer Günleri ulusal düzeyde gerçekleştirdiğimiz projelerimizdendir.
100’ÜN ÜZERİNDE KURUM İLE İŞBİRLİĞİ
Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeler var mı? Bunlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Erasmus+ kapsamında Bireylerin Öğrenme Hareketliliği Ana Eylemi altında yer alan faaliyet çalışması ile Mektebim Adana Çukurova kampüsümüz, mesleki eğitim öğrenici ve personelinin yeterliliklerinin geliştirilmesi ve bu kişilere yurt dışında mesleki gelişim fırsatları sunulması amacıyla Öğrencilerin Okul Hayatına Kayıtsızlığını ve Motivasyon Eksikliğini Belirleme projesinde yer almaktadır. Uluslararası Royal Akademi İngiltere Kraliyet Ailesi Müzik Okulu olan ABRSM (The Associated Board of the Royal Schools of Music) sınav başvuruları ve kabul süreçleri Sınav Merkezi olan Mektebim Adana Çukurova kampüsümüzde yürütülmektedir. Mektebim kampüslerimizde düzenlenen Uluslararası Kukla Festivalinde yerli ve yabancı Kukla Sanatçıları bir araya gelerek 21.yüzyılda kukla sanatını farklı tekniklerle sahnelemektedirler. Mektebim kampüsleri, okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda çevre bilinci, çevre yönetimi ve sürdürülebilir kalkınma eğitimi vererek dünyadaki çevre problemlerinin çözümüne katkı sağlayacak eylem planları oluşturup uygulayarak Uluslararası Eco-Schools Programı kapsamında çalışmalarını yürütmektedir. Yurtdışında anlaşmalı olduğumuz 100’ün üzerinde üniversite, kurum ve kuruluş ile uluslararası düzeyde proje çalışmaları devam etmektedir.
Projelerde yer alacak öğrencileri nasıl belirliyorsunuz? Projeler öğrencilere neler katıyor? Projelerde yer alan öğrencilerde ne gibi değişiklikler gözlemliyorsunuz?
Proje ekibi olarak çalışılan alana ilgi duyan öğrenciler ve ilgili branş öğretmenleri bir araya gelmektedir. Proje ekibinden yürütülecek çalışmanın disiplinlerarası alana katkı sunması da beklenmektedir. Öğrencilerimiz, Mektebim Bütünsel Eğitim Yaklaşımı ile keşfettikleri yeteneklerini öne çıkaran, geliştiren ulusal ve uluslararası proje çalışmaları ile başarıya ulaşmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğümüz projelerde yer alan öğrencilerimizin akademik bilgi düzeylerinin, sosyal becerilerinin, özgüvenlerinin, grup çalışması yetkinliklerinin geliştiğini gözlemlemekteyiz.
Projelerin sonuçları nasıl değerlendiriliyor?
Kampüslerimizde hayata geçen çalışmaların sonuçları; proje fikri üretme, geliştirme, planlama, uygulama, raporlama aşamaları göz önünde bulundurularak alana katkı, topluma fayda, bilimsellik ve sürdürülebilirlik açılarından değerlendirilmektedir. Projelerin sonuçları değerlendirilirken yerel, ulusal ve uluslararası proje fonları ile eşleştirme de yapılmaktadır. Projeler çalışma alanıyla ilgili fona veya organizasyona (yarışma, etkinlik, sunum vb.) yönlendirilmektedir.
“Ulusal ve uluslararası düzeyde, kurumumuzu ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etme hedefimize geçmiş yıllarda olduğu gibi 2019 yılında da ulaşmayı amaçlıyoruz. Bu hedef doğrultusunda hayata geçireceğimiz ulusal ve uluslararası düzeydeki Mektebim projelerimizde, öğrencilerimize içinde bulunduğumuz yüzyıla ve yaşanan teknolojik gelişmelere uygun beceriler kazandırmaya ve başarıyla yürüttüğümüz çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Son Güncelleme: Cuma, 08 Şubat 2019 18:12
Gösterim: 1739
Öğrencilere olumlu tutum kazandırmanın yanı sıra ilgi, beceri ve yetenekleri doğrultusunda bir öğrenme yaşantısı planladıklarını belirten Vatan Okulları Genel Müdürü Yardımcısı Yüksel Kutoğlu, “Öğrencilerin, projeler vasıtasıyla gizil güçlerini ortaya çıkarabilmek bizim için önemli. Her çocuk, birbirinden farklı özellikte. Kimi sanatta kimi sporda kimi yabancı dilde veya bilimsel çalışmada keyifle yer almak istiyor.” diye konuştu.
Vatan Okulları olarak 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız? Projeler şu an hangi aşamadalar?
Vatan Okulları olarak “proje odaklı eğitim” bizler için çok önemli. Proje demek, bir çocuğun öğrenme günlüğüne yazmaya değer bulacağı, unutulmaz anıları arasına girebilmek demek. Çünkü her çocuk gerçekleştirdiği projeye ruhunu katıyor. Proje sayesinde yaşam becerisi kazanıyor. Araştırma becerisi kazanıyor. Ekip olmanın tadını çıkarıyor. Paylaşmayı, işbölümünü öğreniyor. Biz eğitimciler açısından bakıldığında öğrencilere kazandırmak istediğimiz pek çok becerinin yolunun proje odaklı eğitimden geçtiği bir ortam yaratmanın ne denli önemli olduğu görülüyor.
Öğrenme çok yönlü bir süreç. Sanat, spor, bilim, yabancı dil… Hepsi bir bütün. Okul olarak işte bu disiplinlerin tümünde öğrencilerimizi geliştirmek için proje odaklı bir öğrenme süreci üzerinde duruyoruz. Öğrencilere olumlu tutum kazandırmanın yanı sıra ilgi, beceri ve yetenekleri doğrultusunda bir öğrenme yaşantısı planlıyoruz. Öğrencilerin, projeler vasıtasıyla gizil güçlerini ortaya çıkarabilmek bizim için önemli. Her çocuk, birbirinden farklı özellikte. Kimi sanatta kimi sporda kimi yabancı dilde veya bilimsel çalışmada keyifle yer almak istiyor. Veya geliştirdiği olumsuz bir tutum nedeniyle spordan, sanattan uzak duruyor. Utanıyor ya da öğrenilmiş çaresizlik yaşıyor. Öğrenilmiş çaresizlik, bireysel başarının önündeki en büyük engellerden biri. Proje ise her öğrenciye bireysel olarak ya da ekiple birlikte öğrenme sürecinde yeni deneyimler yaşama şansı tanıyor. Okulun en önemli görevlerinden biri de işte bu fırsatları öğrencileri için işe koşmak, uygun koşulları oluşturmak.
Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Vatan Okulları olarak bu doğrultuda içinde bulunduğumuz yıla sanattan spora ulusal ve uluslararası projelere katılarak öğrencilerimizin hazırlanmasını sağladık. Bunlara şöyle bir baktığımızda belki de bizleri en çok heyecanlandıran “ERASMUS +” projesi oldu. 2 yıldır sürdürdüğümüz “ERASMUS +” projesi; İsveç, Portekiz, İtalya, Romanya ve Türkiye olarak “Stratejik İşbirliği” alanında “Tecnology for Education” temasıyla gerçekleşen bir proje oldu. Öğrenciler açısından bu projenin en önemli kazanımlarına baktığımızda “farklı disiplinlerde teknolojiden faydalanma, kendilerini yabancı bir dilde etkin olarak ifade etme, kültürlerarası farkındalık ve demokrasi kültürü bilinci” öne çıkıyor.
Bu proje sayesinde, öğrencilerimiz ailelerinden ayrı aldıkları eğitim sayesinde bir başka ülkede kendilerini ifade edebilme, günlük yaşam becerilerini geliştirme, yeni arkadaşlar edinme, farklı dünya görüşlerini fark ederek vizyon geliştirme olanağına sahip oldular.
7 BÖLGE VATAN YANSIMALARI’NDA BULUŞTU
Ulusal düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Ulusal düzeyde bizi heyecanlandıran projelerimizden belki de en keyiflisi sanat alanındaydı. Anadolu topraklarının geleneksel yapılarının yansımalarını sahneye taşımak istediğimiz projemizde, 7 bölgenin müzik ve danslarının güçlü bir sahne şovu planladık. Bu projenin adı “VATAN YANSIMALARI” oldu.
Proje içerisinde; geleneksel halk dansları, geleneksel müzik şiir ve anlatım yer aldı. Projemizde;150 öğrenci ve 40 müzisyen yer aldı. 200 kostüm kullanıldı. Bu projedeki amacımız, öğrencilerimize sanat kültürü kazandırmakla birlikte ulusal kültürün zenginliğini fark ettirme ve sosyal beceri kazandırmaktı.
Ulusal düzeyde sanat alanındaki bir diğer projemiz ise “VATANIN SESİ” adını taşıyor. Temellerini geçtiğimiz yıl sonu attığımız projeyi 2019’da hayata geçireceğiz. Proje kapsamında; öğrencilerimiz halk müziğimizin zenginliğinden faydalanarak seçilen eserleri kendileri seslendirdiler. Ayrıca, okudukları şiirlerle de bu zenginliği perçinlerdiler. “VATANIN SESİ” adını alana albüm çalışması yıl içinde dinleyicilerle buluşacak.
Proje denilince işin olmazsa olmaz bir diğer yanı ise elbette sosyal sorumluluk. Sayısını her okulun giderek artırması gereken bu çalışmalar sanat, spor, bilim kadar önemli. Bizler, tüm öğrencilerimizi sosyal sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştiriyoruz. Bunun için yıl boyunca pek çok çalışma yürütüyoruz. Bu çalışmalardan en yakın tarihte gerçekleştirdiğimiz Parıltı Derneği yararınaydı. Görme Engelli Çocuklar için öğrencilerimiz seferber oldular. .Öğlencilerimiz düzenledikleri gecede, görme engelli çocuklar için sahne alıp şarkılar söylediler. Oluşturdukları koro ile elde ettikleri gecenin gelirini Parıltı Derneğine bağışladılar. İşte bunun gibi pek çok sosyal sorumluluk projesi okullarımızda öğrencilerimizi bekliyor.
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Ayrıca projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
Hazırlayacağımız projeler öncelikle ders yılı başında müfredattaki kazanımlar ve beceriler incelenerek ortaya çıkarılır. Projelerle amacımız, öğrencilerimizin öğrenme yaşantıları süresince edinecekleri kazanımlar ve becerilere hizmet etmektir. Bununla birlikte etkili bir öğrenme yaşantısı için disiplinler arası bir yaklaşımla hareket etmek önemlidir. Burada da proje olmazsa olmazdır. Proje, sunduğu çok yönlü beceri geliştirme sürecinde biz eğitimcilerin belki de en büyük aracıdır. Her yıl ağustos ayında tüm öğretmenlerimizle birlikte planladığımız öğrenme-öğretme yaşantıları içinde hazırlayacağımız projeleri ortaya koyarız. Tüm zümrelerin ortak kararır ve disiplinler arası çalışmasıyla ortaya çıkan projeler eylül ayı itibariyle öğrencilerimizle paylaşılır. Bir proje öğrenciyle paylaşılmadan önce müfredat, fiziksel ortam, güvenlik, kişisel gelişim, çok yönlülük açısından değerlendirilir.
“Ulusal düzeyde sanat alanında temellerini geçtiğimiz yılsonu attığımız “VATANIN SESİ” projemizi 2019’da hayata geçireceğiz. Proje kapsamında; öğrencilerimiz halk müziğimizin zenginliğinden faydalanarak seçilen eserleri kendileri seslendirdiler. Ayrıca, okudukları şiirlerle de bu zenginliği perçinlerdiler. “VATANIN SESİ” adını alana albüm çalışması yıl içinde dinleyicilerle buluşacak.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Öğrencilere olumlu tutum kazandırmanın yanı sıra ilgi, beceri ve yetenekleri doğrultusunda bir öğrenme yaşantısı planladıklarını belirten Vatan Okulları Genel Müdürü Yardımcısı Yüksel Kutoğlu, “Öğrencilerin, projeler vasıtasıyla gizil güçlerini ortaya çıkarabilmek bizim için önemli. Her çocuk, birbirinden farklı özellikte. Kimi sanatta kimi sporda kimi yabancı dilde veya bilimsel çalışmada keyifle yer almak istiyor.” diye konuştu.
Vatan Okulları olarak 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına hangi projelerle hazırlandınız? Projeler şu an hangi aşamadalar?
Vatan Okulları olarak “proje odaklı eğitim” bizler için çok önemli. Proje demek, bir çocuğun öğrenme günlüğüne yazmaya değer bulacağı, unutulmaz anıları arasına girebilmek demek. Çünkü her çocuk gerçekleştirdiği projeye ruhunu katıyor. Proje sayesinde yaşam becerisi kazanıyor. Araştırma becerisi kazanıyor. Ekip olmanın tadını çıkarıyor. Paylaşmayı, işbölümünü öğreniyor. Biz eğitimciler açısından bakıldığında öğrencilere kazandırmak istediğimiz pek çok becerinin yolunun proje odaklı eğitimden geçtiği bir ortam yaratmanın ne denli önemli olduğu görülüyor.
Öğrenme çok yönlü bir süreç. Sanat, spor, bilim, yabancı dil… Hepsi bir bütün. Okul olarak işte bu disiplinlerin tümünde öğrencilerimizi geliştirmek için proje odaklı bir öğrenme süreci üzerinde duruyoruz. Öğrencilere olumlu tutum kazandırmanın yanı sıra ilgi, beceri ve yetenekleri doğrultusunda bir öğrenme yaşantısı planlıyoruz. Öğrencilerin, projeler vasıtasıyla gizil güçlerini ortaya çıkarabilmek bizim için önemli. Her çocuk, birbirinden farklı özellikte. Kimi sanatta kimi sporda kimi yabancı dilde veya bilimsel çalışmada keyifle yer almak istiyor. Veya geliştirdiği olumsuz bir tutum nedeniyle spordan, sanattan uzak duruyor. Utanıyor ya da öğrenilmiş çaresizlik yaşıyor. Öğrenilmiş çaresizlik, bireysel başarının önündeki en büyük engellerden biri. Proje ise her öğrenciye bireysel olarak ya da ekiple birlikte öğrenme sürecinde yeni deneyimler yaşama şansı tanıyor. Okulun en önemli görevlerinden biri de işte bu fırsatları öğrencileri için işe koşmak, uygun koşulları oluşturmak.
Uluslararası düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Vatan Okulları olarak bu doğrultuda içinde bulunduğumuz yıla sanattan spora ulusal ve uluslararası projelere katılarak öğrencilerimizin hazırlanmasını sağladık. Bunlara şöyle bir baktığımızda belki de bizleri en çok heyecanlandıran “ERASMUS +” projesi oldu. 2 yıldır sürdürdüğümüz “ERASMUS +” projesi; İsveç, Portekiz, İtalya, Romanya ve Türkiye olarak “Stratejik İşbirliği” alanında “Tecnology for Education” temasıyla gerçekleşen bir proje oldu. Öğrenciler açısından bu projenin en önemli kazanımlarına baktığımızda “farklı disiplinlerde teknolojiden faydalanma, kendilerini yabancı bir dilde etkin olarak ifade etme, kültürlerarası farkındalık ve demokrasi kültürü bilinci” öne çıkıyor.
Bu proje sayesinde, öğrencilerimiz ailelerinden ayrı aldıkları eğitim sayesinde bir başka ülkede kendilerini ifade edebilme, günlük yaşam becerilerini geliştirme, yeni arkadaşlar edinme, farklı dünya görüşlerini fark ederek vizyon geliştirme olanağına sahip oldular.
7 BÖLGE VATAN YANSIMALARI’NDA BULUŞTU
Ulusal düzeyde gerçekleştirdiğiniz projeleriniz nelerdir?
Ulusal düzeyde bizi heyecanlandıran projelerimizden belki de en keyiflisi sanat alanındaydı. Anadolu topraklarının geleneksel yapılarının yansımalarını sahneye taşımak istediğimiz projemizde, 7 bölgenin müzik ve danslarının güçlü bir sahne şovu planladık. Bu projenin adı “VATAN YANSIMALARI” oldu.
Proje içerisinde; geleneksel halk dansları, geleneksel müzik şiir ve anlatım yer aldı. Projemizde;150 öğrenci ve 40 müzisyen yer aldı. 200 kostüm kullanıldı. Bu projedeki amacımız, öğrencilerimize sanat kültürü kazandırmakla birlikte ulusal kültürün zenginliğini fark ettirme ve sosyal beceri kazandırmaktı.
Ulusal düzeyde sanat alanındaki bir diğer projemiz ise “VATANIN SESİ” adını taşıyor. Temellerini geçtiğimiz yıl sonu attığımız projeyi 2019’da hayata geçireceğiz. Proje kapsamında; öğrencilerimiz halk müziğimizin zenginliğinden faydalanarak seçilen eserleri kendileri seslendirdiler. Ayrıca, okudukları şiirlerle de bu zenginliği perçinlerdiler. “VATANIN SESİ” adını alana albüm çalışması yıl içinde dinleyicilerle buluşacak.
Proje denilince işin olmazsa olmaz bir diğer yanı ise elbette sosyal sorumluluk. Sayısını her okulun giderek artırması gereken bu çalışmalar sanat, spor, bilim kadar önemli. Bizler, tüm öğrencilerimizi sosyal sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştiriyoruz. Bunun için yıl boyunca pek çok çalışma yürütüyoruz. Bu çalışmalardan en yakın tarihte gerçekleştirdiğimiz Parıltı Derneği yararınaydı. Görme Engelli Çocuklar için öğrencilerimiz seferber oldular. .Öğlencilerimiz düzenledikleri gecede, görme engelli çocuklar için sahne alıp şarkılar söylediler. Oluşturdukları koro ile elde ettikleri gecenin gelirini Parıltı Derneğine bağışladılar. İşte bunun gibi pek çok sosyal sorumluluk projesi okullarımızda öğrencilerimizi bekliyor.
Projelerin hazırlanma aşaması hakkında bilgi verir misiniz? Ayrıca projelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri de anlatabilir misiniz?
Hazırlayacağımız projeler öncelikle ders yılı başında müfredattaki kazanımlar ve beceriler incelenerek ortaya çıkarılır. Projelerle amacımız, öğrencilerimizin öğrenme yaşantıları süresince edinecekleri kazanımlar ve becerilere hizmet etmektir. Bununla birlikte etkili bir öğrenme yaşantısı için disiplinler arası bir yaklaşımla hareket etmek önemlidir. Burada da proje olmazsa olmazdır. Proje, sunduğu çok yönlü beceri geliştirme sürecinde biz eğitimcilerin belki de en büyük aracıdır. Her yıl ağustos ayında tüm öğretmenlerimizle birlikte planladığımız öğrenme-öğretme yaşantıları içinde hazırlayacağımız projeleri ortaya koyarız. Tüm zümrelerin ortak kararır ve disiplinler arası çalışmasıyla ortaya çıkan projeler eylül ayı itibariyle öğrencilerimizle paylaşılır. Bir proje öğrenciyle paylaşılmadan önce müfredat, fiziksel ortam, güvenlik, kişisel gelişim, çok yönlülük açısından değerlendirilir.
“Ulusal düzeyde sanat alanında temellerini geçtiğimiz yılsonu attığımız “VATANIN SESİ” projemizi 2019’da hayata geçireceğiz. Proje kapsamında; öğrencilerimiz halk müziğimizin zenginliğinden faydalanarak seçilen eserleri kendileri seslendirdiler. Ayrıca, okudukları şiirlerle de bu zenginliği perçinlerdiler. “VATANIN SESİ” adını alana albüm çalışması yıl içinde dinleyicilerle buluşacak.”
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Şubat 2019 10:40
Gösterim: 1116
Denizcilik sektöründen elde ettikleri maddi ve manevi birikimleriyle İMİ Koleji’ni 3 yıl önce hayata geçiren İMİ Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gözen, geleceğin neslini yetiştirmek anahtar rolün öğretmenlerde olduğunu söylüyor. Bu nedenle ÖSEM’i kurduklarını ifade eden Özen, ile İMİ Koleji’ni ve özel okul sektörünü konuştuk.
Sayın Erol Gözen, İMİ Koleji’nin kuruluş öyküsünü anlatabilir misiniz? Okul açmaya nasıl karar verdiniz? Bu kararınızı etkileyen unsurlar nelerdir?
Biz eğitim sektörünün içinden gelmiyoruz ama eğitimi kutsayan, tutkulu bir eğitim düşkünüyüz diyebilirim. 25 yıldır İstanbul merkezli bir denizcilik şirketimiz var. Denizcilik sermaye yoğun, riskleri yüksek, bilgi, öngörü ve analitik düşünce üzerine kurulu, uluslararası ilişkileri çok fazla olan entelektüel bir iş. Birçok sektörde olduğu gibi çoğu zaman biz de işi gereken standartlarda yapacak nitelikli çalışan bulmakta sıkıntı çektik. Gelişmekte olan bir ülkenin orta gelir tuzağını aşmasında tek yolun eğitimli ve nitelikli insanlar yetiştirmekten geçtiğinin hep farkında olduk. Bilinçaltımız, yönetim deneyimiz, finansmana ulaşma olanaklarımız olgunlaştığında da eğitime ciddi ölçüde bir yatırım kararı aldık. Bir anlamda sosyal sorumluluk duygusundan üreyen bir karar aslında.. Oysa denizcilik sektöründeki işimiz ve birikimlerimiz bizi rahatlıkla yaşatacak düzeydeydi. Yaşlarımız da az sayılmaz..
Derdimiz kaynaklarını kullanarak edindiğimiz maddi ve manevi birikimden ülkemizin yeni nesillerin kullanabileceği bir kaynak aktarmak. Bir çeşit borç ödemek diyebiliriz. Bunu da Türkiye’nin yoğun ve acil ihtiyacı olan nitelikli insan yetiştirecek nitelikli ortamlar yaratmakla yapabileceğimizi düşündük. 2008 yılında İMİ Eğitim Kurumları A.Ş.’yi kurduk. Neler yapabileceğimiz üzerinde düşünürken devletin yatırım teşviklerinin de verdiği cesaret ile 2015 yılında Milas’da işin profesyoneli işletmeci ve eğitimcilerin yönettiği, ana sınıfından lise sona eğitim veren 52 derslik ve 1200 öğrenci kapasiteli, 17 bin m2 kapalı alanıyla 7 binadan oluşan İMİ Koleji Eğitim Kampüsünü kurduk.
Okullarınızın eğitim anlayışını nasıl oluşturdunuz? Nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz?
Bizler sosyal ve ekonomik kazanımlarımızın büyük bölümünü aldığımız iyi eğitime bağlıyoruz. Eğitim anlayışımız da, öğrencilerimizi bizim kazanımlarımızın ve kendi çağlarının ötesine geçebilecekleri bir düzeye getirmek. Rotamız her birinin sürekli öğrenmeyi, okumayı, sorgulamayı, araştırmayı, en önemlisi üretmeyi bir yaşam biçimi olarak benimsemelerini ve kişilik gelişimlerini bu yönde oluşturmalarını sağlamak üzere çizili.
Okul bazında o veya bu sistem, yöntem, dünya okulu vb büyük laflar etmeyi gereksiz, abartılı ve aldatıcı buluyoruz. İhtiyacınız olan, öğrencilerinizi 21.yüzyıl becerileri ile donatacak, onları genel kültür, sanat, edebiyat, spor, bilgi, sevgi ve alışkanlıklarına sahip, girişimci ve üretken, iyi ve insanlığa yararlı kişiler olarak yetiştirecek öğretmenler. Eğitim sistemi dediğiniz aslında öğretmenin kendisi. Gerisi kurumsal yönetim. Sistemin adı, verdiği mesaj ve içeriği ne olursa olsun gideceğiniz yol öğretmenin bilgi, donanım ve uygulama becerisi kadar. Bu nedenle tüm plan ve programımız ulusal müfredata ek olarak öğrencilerimizi uluslararası platformda rekabet edebilecek donanımda yetiştirebilecek öğretmenler edinebilmek üzerine kurgulu. Öğretmenin bu donanımda olması da işin kilit noktası. Bunun için öğretmenlerimizin kişisel ve mesleki gelişimlerini sağlamak üzere İMİ Koleji Öğretmen Eğitim Merkezini kurduk.
HEDEF TÜKİYE’DE İLK 50
Kısa, orta ve uzun vadede hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Hem sınav başarısı hem de nitelikli insan yetiştirmek bağlamında kısa vadede hedefimiz Muğla ilinin en iyi okulu olmak, ki 3 yıl içinde buna çok yaklaştık. Orta vadede Ege Bölgesinin en iyi 10 , uzun vadede de Türkiye’nin en çok tercih edilen 50 tanınmış, bilinen okulundan biri olmak hedefimiz var.
ÖSEM GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİNİ YETİŞTİRECEK
Kısa süre önce ÖSEM’i kurdunuz? ÖSEM’i kurma amaçlarınız ve planladığınız eğitimler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dünya son 30-40 yıldır sanayi devriminin dördüncü aşaması olan Sanayi 4.0’ın yani bilişim çağı evresinde. Artık yapay zeka, medya okur yazarlığı, dijital ve finasal okur yazarlık, girişimcilik ve ekonomi, sosyal sorumluluk, kültürler arası farkındalık vb evrensel beceri ve değerlerle donanmış nitelikte nesiller yetiştirmek kaçınılmaz. Yetiştirdiğiniz insanlar dünyada neler olup bittiğini, siyasal, ekonomik, sosyolojik ve doğal olayların sebep-sonuç ilişkilerini, küreselliği anlamalı, doğa ve insanlık tarihini, insanlığın teknolojide geldiği düzeyi, nerelere evrilebileceğini yakından takip edebilmeli, kısacası dünya ile aynı zihinsel dili kullanabilmeli. Bunu da ancak benzer nitelik ve donanımda öğretmenlerle yapabilirsiniz. İMİ Koleji-Öğretmen Sürekli Eğitim Merkezi (ÖSEM) bu amaçla kuruldu. Yıl boyunca 30-36 saat arası bir program ve konu derinleştirmeleriyle, dünyadaki gelişmelerin güncel ve yakın takibiyle yıllar boyu sürecek.
ÖSEM’de öğretmenlerimize genel kültür, mesleki gelişim, kurum kültürü ve alan bilgisi destek eğitimleri vereceğiz. Eğitmenlerin içinde kurucular dahil kurum üst yönetimi, bölüm başkanları ve deneyimli öğretmenler ile kurum dışından alanında uzman, bilinen akademisyenler var. Son derece basit, düşük maliyetli, kurum içi yapılandırılabilir ve en azından bölgedeki üniversitelerle desteklenecek, uygulanabilir bir model. Bizce MEB dahi bunu model olarak değerlendirebilir, eğitim bölgelerinde pilot okullar belirleyerek hayata geçirebilir. Birincil amaç, öğretmende bilgiye ulaşmak gerekliliğinde bir farkındalık, kendini geliştirme konusunda sorumluluk duygusu, merak ve çalışkanlık yaratmak. Bilen değil, öğrenen olmasını sağlamak. Sonrasında öğretmen kişisel gelişimini modelin de destekleriyle zaten kendisi çözer. Çözemeyen eksik ve yetersiz kalır. Çözemeyenler, kendini geliştirmeyenler de zaten öğretmenlik yapmamalıdır.
BURS FONU KURACAĞIZ
Burs politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Her yıl Mart ayında başarı değerlendirme sınavlarımız var. Buna göre 50 kadar öğrenciyi eğitim aldığı kademe boyunca yıllık eğitim ücretinin %75 ile %35 arası burs vererek destekliyoruz. Şu an yaklaşık 180 öğrencimiz çeşitli oranlarda burslu. Koşullar olgunlaştığında özellikle başarılı ama ailesinin gelir durumu uygun olmayan öğrenciler için okul dışından da destekli bir burs fonu kurmak istiyoruz.
STANDARTLAR YENİDEN DÜZENLENMELİ
Özel öğretim alanındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Kaliteyi artırma ve çeşitlendirme gerekçesi ile özel okulların eğitim sisteminin içine girmesini çok doğru buluyoruz. Ama bunun vahşi, sadece satışa ve para kazanmaya yönelik ticaret yaklaşımıyla yapılmasını da kaliteyi çok düşüreceği hatta çıkmaza sokacağı gerekçesiyle son derece yanlış buluyoruz. Devlet bunu ne yazık ki sadece piyasanın yani velinin otokontroluna bırakmış. MEB’in bir standartlar yönergesi var. Sadece asgariyi veriyor. Oysa asgari ile, yapılabilecek azami arasında yatırım ve işletme maliyetleri açısından müthiş farklar var. Siz idealist davranıp azamiyi yapıyorsunuz ama asgariyi yapanla aynı ya da biraz fazla ücretlerle rekabet etmeye çalışıyorsunuz. Bu nedenle MEB’in, özellikle Anadolu’da yapılanmış hedef kitleleri ve piyasaları dar olan özel okul işletmelerine standartlar yönergesinde kategoriler oluşturarak bir destek ayrıştırması yapmasında yarar var. İyi eğitim ortamının ülkenin ücra köşelerine yayılabilmesi için bu gerekli.
Sektörün geleceğine gelirsek yeni MEB Bakanı ile ve eğitim yaklaşımıya sektörde de önemli, doğru ve yararlı değişiklikler olmasını bekliyoruz. Orta ve uzun vadede taşlar daha bir yerine oturacak, özel okul sektörü sağlıklı, kalıcı ve dengeli bir yapıya ulaşacaktır. Hiçbir şey olmasa da ticaret kuralları içinde doğal elemeye uğrayacaktır. Ama bunun verebileceği zararları gözardı etmemek gerekir. Kısa vadede ise durumu pek sağlıklı göremiyoruz. Enflasyon, faizler, büyüme hızında düşüş, finansmana ulaşmanın güçlüğü gibi zorlukların sektörü olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyoruz. Eski, köklü ve borçsuz okullar ile ölçülü ve kontrollü yatırım yapan kurumlar dışında, özsermayesi zayıf ve kontrolsüz mali uygulamalar yaparak aşırı büyüyen, yüzlercesi bu işte iyi para var diyerek kurulan okulların kısa süre içinde sıkıntı yaşayacağını bir eğitimci gözüyle değil 35 yıldır iş yaşamının içinden insanlar olarak öngörüyoruz.
İMİ KOLEJİ’Nİ FARKLI KILAN 3 ÖZELLİK
Kurumlarınızı diğer eğitim kurumlarından farklı kılan özellikler nelerdir?
Üç farktan sözedebiliriz. Birincisi, ülkenin gerçeği olan sınav başarısını gözardı etmeden öğrencinin yaşam başarısını ve nitelikli insan olarak yetişmesini merkeze oturtuyoruz. İkincisi, bunu sağlayacak donanımda öğretmeni yaşamsal öncelik olarak görüyoruz. Üçüncüsü gereksiz para kazanmayı ikinci planda bırakarak her ne iş yapıyorsak en iyisini yapmayı ilke ediniyoruz..
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Denizcilik sektöründen elde ettikleri maddi ve manevi birikimleriyle İMİ Koleji’ni 3 yıl önce hayata geçiren İMİ Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gözen, geleceğin neslini yetiştirmek anahtar rolün öğretmenlerde olduğunu söylüyor. Bu nedenle ÖSEM’i kurduklarını ifade eden Özen, ile İMİ Koleji’ni ve özel okul sektörünü konuştuk.
Sayın Erol Gözen, İMİ Koleji’nin kuruluş öyküsünü anlatabilir misiniz? Okul açmaya nasıl karar verdiniz? Bu kararınızı etkileyen unsurlar nelerdir?
Biz eğitim sektörünün içinden gelmiyoruz ama eğitimi kutsayan, tutkulu bir eğitim düşkünüyüz diyebilirim. 25 yıldır İstanbul merkezli bir denizcilik şirketimiz var. Denizcilik sermaye yoğun, riskleri yüksek, bilgi, öngörü ve analitik düşünce üzerine kurulu, uluslararası ilişkileri çok fazla olan entelektüel bir iş. Birçok sektörde olduğu gibi çoğu zaman biz de işi gereken standartlarda yapacak nitelikli çalışan bulmakta sıkıntı çektik. Gelişmekte olan bir ülkenin orta gelir tuzağını aşmasında tek yolun eğitimli ve nitelikli insanlar yetiştirmekten geçtiğinin hep farkında olduk. Bilinçaltımız, yönetim deneyimiz, finansmana ulaşma olanaklarımız olgunlaştığında da eğitime ciddi ölçüde bir yatırım kararı aldık. Bir anlamda sosyal sorumluluk duygusundan üreyen bir karar aslında.. Oysa denizcilik sektöründeki işimiz ve birikimlerimiz bizi rahatlıkla yaşatacak düzeydeydi. Yaşlarımız da az sayılmaz..
Derdimiz kaynaklarını kullanarak edindiğimiz maddi ve manevi birikimden ülkemizin yeni nesillerin kullanabileceği bir kaynak aktarmak. Bir çeşit borç ödemek diyebiliriz. Bunu da Türkiye’nin yoğun ve acil ihtiyacı olan nitelikli insan yetiştirecek nitelikli ortamlar yaratmakla yapabileceğimizi düşündük. 2008 yılında İMİ Eğitim Kurumları A.Ş.’yi kurduk. Neler yapabileceğimiz üzerinde düşünürken devletin yatırım teşviklerinin de verdiği cesaret ile 2015 yılında Milas’da işin profesyoneli işletmeci ve eğitimcilerin yönettiği, ana sınıfından lise sona eğitim veren 52 derslik ve 1200 öğrenci kapasiteli, 17 bin m2 kapalı alanıyla 7 binadan oluşan İMİ Koleji Eğitim Kampüsünü kurduk.
Okullarınızın eğitim anlayışını nasıl oluşturdunuz? Nasıl bir eğitim sistemi uyguluyorsunuz?
Bizler sosyal ve ekonomik kazanımlarımızın büyük bölümünü aldığımız iyi eğitime bağlıyoruz. Eğitim anlayışımız da, öğrencilerimizi bizim kazanımlarımızın ve kendi çağlarının ötesine geçebilecekleri bir düzeye getirmek. Rotamız her birinin sürekli öğrenmeyi, okumayı, sorgulamayı, araştırmayı, en önemlisi üretmeyi bir yaşam biçimi olarak benimsemelerini ve kişilik gelişimlerini bu yönde oluşturmalarını sağlamak üzere çizili.
Okul bazında o veya bu sistem, yöntem, dünya okulu vb büyük laflar etmeyi gereksiz, abartılı ve aldatıcı buluyoruz. İhtiyacınız olan, öğrencilerinizi 21.yüzyıl becerileri ile donatacak, onları genel kültür, sanat, edebiyat, spor, bilgi, sevgi ve alışkanlıklarına sahip, girişimci ve üretken, iyi ve insanlığa yararlı kişiler olarak yetiştirecek öğretmenler. Eğitim sistemi dediğiniz aslında öğretmenin kendisi. Gerisi kurumsal yönetim. Sistemin adı, verdiği mesaj ve içeriği ne olursa olsun gideceğiniz yol öğretmenin bilgi, donanım ve uygulama becerisi kadar. Bu nedenle tüm plan ve programımız ulusal müfredata ek olarak öğrencilerimizi uluslararası platformda rekabet edebilecek donanımda yetiştirebilecek öğretmenler edinebilmek üzerine kurgulu. Öğretmenin bu donanımda olması da işin kilit noktası. Bunun için öğretmenlerimizin kişisel ve mesleki gelişimlerini sağlamak üzere İMİ Koleji Öğretmen Eğitim Merkezini kurduk.
HEDEF TÜKİYE’DE İLK 50
Kısa, orta ve uzun vadede hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Hem sınav başarısı hem de nitelikli insan yetiştirmek bağlamında kısa vadede hedefimiz Muğla ilinin en iyi okulu olmak, ki 3 yıl içinde buna çok yaklaştık. Orta vadede Ege Bölgesinin en iyi 10 , uzun vadede de Türkiye’nin en çok tercih edilen 50 tanınmış, bilinen okulundan biri olmak hedefimiz var.
ÖSEM GELECEĞİN ÖĞRETMENLERİNİ YETİŞTİRECEK
Kısa süre önce ÖSEM’i kurdunuz? ÖSEM’i kurma amaçlarınız ve planladığınız eğitimler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dünya son 30-40 yıldır sanayi devriminin dördüncü aşaması olan Sanayi 4.0’ın yani bilişim çağı evresinde. Artık yapay zeka, medya okur yazarlığı, dijital ve finasal okur yazarlık, girişimcilik ve ekonomi, sosyal sorumluluk, kültürler arası farkındalık vb evrensel beceri ve değerlerle donanmış nitelikte nesiller yetiştirmek kaçınılmaz. Yetiştirdiğiniz insanlar dünyada neler olup bittiğini, siyasal, ekonomik, sosyolojik ve doğal olayların sebep-sonuç ilişkilerini, küreselliği anlamalı, doğa ve insanlık tarihini, insanlığın teknolojide geldiği düzeyi, nerelere evrilebileceğini yakından takip edebilmeli, kısacası dünya ile aynı zihinsel dili kullanabilmeli. Bunu da ancak benzer nitelik ve donanımda öğretmenlerle yapabilirsiniz. İMİ Koleji-Öğretmen Sürekli Eğitim Merkezi (ÖSEM) bu amaçla kuruldu. Yıl boyunca 30-36 saat arası bir program ve konu derinleştirmeleriyle, dünyadaki gelişmelerin güncel ve yakın takibiyle yıllar boyu sürecek.
ÖSEM’de öğretmenlerimize genel kültür, mesleki gelişim, kurum kültürü ve alan bilgisi destek eğitimleri vereceğiz. Eğitmenlerin içinde kurucular dahil kurum üst yönetimi, bölüm başkanları ve deneyimli öğretmenler ile kurum dışından alanında uzman, bilinen akademisyenler var. Son derece basit, düşük maliyetli, kurum içi yapılandırılabilir ve en azından bölgedeki üniversitelerle desteklenecek, uygulanabilir bir model. Bizce MEB dahi bunu model olarak değerlendirebilir, eğitim bölgelerinde pilot okullar belirleyerek hayata geçirebilir. Birincil amaç, öğretmende bilgiye ulaşmak gerekliliğinde bir farkındalık, kendini geliştirme konusunda sorumluluk duygusu, merak ve çalışkanlık yaratmak. Bilen değil, öğrenen olmasını sağlamak. Sonrasında öğretmen kişisel gelişimini modelin de destekleriyle zaten kendisi çözer. Çözemeyen eksik ve yetersiz kalır. Çözemeyenler, kendini geliştirmeyenler de zaten öğretmenlik yapmamalıdır.
BURS FONU KURACAĞIZ
Burs politikanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Her yıl Mart ayında başarı değerlendirme sınavlarımız var. Buna göre 50 kadar öğrenciyi eğitim aldığı kademe boyunca yıllık eğitim ücretinin %75 ile %35 arası burs vererek destekliyoruz. Şu an yaklaşık 180 öğrencimiz çeşitli oranlarda burslu. Koşullar olgunlaştığında özellikle başarılı ama ailesinin gelir durumu uygun olmayan öğrenciler için okul dışından da destekli bir burs fonu kurmak istiyoruz.
STANDARTLAR YENİDEN DÜZENLENMELİ
Özel öğretim alanındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Kaliteyi artırma ve çeşitlendirme gerekçesi ile özel okulların eğitim sisteminin içine girmesini çok doğru buluyoruz. Ama bunun vahşi, sadece satışa ve para kazanmaya yönelik ticaret yaklaşımıyla yapılmasını da kaliteyi çok düşüreceği hatta çıkmaza sokacağı gerekçesiyle son derece yanlış buluyoruz. Devlet bunu ne yazık ki sadece piyasanın yani velinin otokontroluna bırakmış. MEB’in bir standartlar yönergesi var. Sadece asgariyi veriyor. Oysa asgari ile, yapılabilecek azami arasında yatırım ve işletme maliyetleri açısından müthiş farklar var. Siz idealist davranıp azamiyi yapıyorsunuz ama asgariyi yapanla aynı ya da biraz fazla ücretlerle rekabet etmeye çalışıyorsunuz. Bu nedenle MEB’in, özellikle Anadolu’da yapılanmış hedef kitleleri ve piyasaları dar olan özel okul işletmelerine standartlar yönergesinde kategoriler oluşturarak bir destek ayrıştırması yapmasında yarar var. İyi eğitim ortamının ülkenin ücra köşelerine yayılabilmesi için bu gerekli.
Sektörün geleceğine gelirsek yeni MEB Bakanı ile ve eğitim yaklaşımıya sektörde de önemli, doğru ve yararlı değişiklikler olmasını bekliyoruz. Orta ve uzun vadede taşlar daha bir yerine oturacak, özel okul sektörü sağlıklı, kalıcı ve dengeli bir yapıya ulaşacaktır. Hiçbir şey olmasa da ticaret kuralları içinde doğal elemeye uğrayacaktır. Ama bunun verebileceği zararları gözardı etmemek gerekir. Kısa vadede ise durumu pek sağlıklı göremiyoruz. Enflasyon, faizler, büyüme hızında düşüş, finansmana ulaşmanın güçlüğü gibi zorlukların sektörü olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyoruz. Eski, köklü ve borçsuz okullar ile ölçülü ve kontrollü yatırım yapan kurumlar dışında, özsermayesi zayıf ve kontrolsüz mali uygulamalar yaparak aşırı büyüyen, yüzlercesi bu işte iyi para var diyerek kurulan okulların kısa süre içinde sıkıntı yaşayacağını bir eğitimci gözüyle değil 35 yıldır iş yaşamının içinden insanlar olarak öngörüyoruz.
İMİ KOLEJİ’Nİ FARKLI KILAN 3 ÖZELLİK
Kurumlarınızı diğer eğitim kurumlarından farklı kılan özellikler nelerdir?
Üç farktan sözedebiliriz. Birincisi, ülkenin gerçeği olan sınav başarısını gözardı etmeden öğrencinin yaşam başarısını ve nitelikli insan olarak yetişmesini merkeze oturtuyoruz. İkincisi, bunu sağlayacak donanımda öğretmeni yaşamsal öncelik olarak görüyoruz. Üçüncüsü gereksiz para kazanmayı ikinci planda bırakarak her ne iş yapıyorsak en iyisini yapmayı ilke ediniyoruz..
Son Güncelleme: Perşembe, 07 Şubat 2019 10:58
Gösterim: 2375
Oyunun çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağladığını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur.” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki dönemde beceri temelli eğitim konseptini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu çerçevede eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? İstanbul Kültür Eğitim Kurumları eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyor? Programlarında oyunu nasıl uyguluyor?
Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.
BOWLİNG OYNARKEN MATEMATİK ÖĞRENİYORLAR
Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz? Oyunla eğitim hangi sınıftan başlayıp hangi sınıfa kadar devam ediyor?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.
OYUNLA KAZANIM UYUŞMALI
Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.
Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır. Eğitim ve öğrenmede oyunun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir. Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli? Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır. Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.
KENDİN YAP AKIMI!
Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Özel Okullar
Oyunun çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağladığını belirten İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu, “Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur.” diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki dönemde beceri temelli eğitim konseptini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu çerçevede eğitim ve oyun ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? İstanbul Kültür Eğitim Kurumları eğitim süreçlerinde oyundan nasıl yararlanıyor? Programlarında oyunu nasıl uyguluyor?
Oyun, çocuğun en önemli işidir. Çocuğun gelişiminde yemek, uyku ve sevgi kadar oyunun yeri önemlidir. Yaşamı için gerekli olan davranış, bilgi ve becerileri öğrenmesini sağlar. Oyun, çocuk için gelişim ve eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır. Zihinsel, sosyal, dilsel gelişimine katkısı kadar, zeka, öğrenme ve sosyalleşmenin temelinin atıldığı alandır. Oyun çocuklar için bir iletişim aracıdır. Yaşadığı kaygı ve korkuları oyun aracılığı ile ortaya çıkarır. Eğitim sistemi gelişmiş ülkelere baktığımızda, “daha çok etkinlik ve daha çok oyun” mantığıyla hareket ettiklerini görüyoruz.
BOWLİNG OYNARKEN MATEMATİK ÖĞRENİYORLAR
Tüm derslerde oyun kullanılabilir mi? Hangi derslerde oyundan faydalanıyorsunuz ve bu oyunlardan örnekler aktarabilir misiniz? Oyunla eğitim hangi sınıftan başlayıp hangi sınıfa kadar devam ediyor?
Kültür Koleji ve Kültür2000 Kolejinde, oyunla eğitim anaokulundan itibaren başlıyor. Öğrencilerimiz, öğretmenleriyle birlikte zengin uyaranların sunulduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatlarının yaratıldığı çeşitli fiziksel ortamlarda eğitim görüyorlar. Her iki ilkokulumuzda da uygulana Çift Dilli Eğitim programlarımızda matematik, fen bilgisi ve hayat bilgisi gibi derslerde oyundan faydalanıyoruz. Örneğin, bowling oynayarak matematik dersi işleniyor ya da hayat bilgisi dersinde yemekhanede sofra düzeni konusu işlenirken oyun yine devrede. Bu derslerde çocuğun oyunlaştırma kavramını gündelik yaşam ve çeşitli öğrenme ortamları için önemli hale getirmesini temel alıyoruz. Daha üst sınıflarda ise oyun kavramından daha çok yaparak, yaşayarak öğrenme anlayışına göre bir model uyguluyoruz. Örneğin, sanal gerçeklik stüdyosunda fizik, kimya, biyoloji ders içeriklerine göre çalışmalar yapıyoruz. Burada da dijital oyun karşımıza çıkıyor. Kısacası her yaş düzeyinde oyun bizim için bir öğretim tekniği.
OYUNLA KAZANIM UYUŞMALI
Hangi oyunun nasıl ve ne şekilde uygulanacağına nasıl karar veriliyor? Oyunların seçiminde öğretmenler ne derece etkin?
Eğitimde oyunlaştırma oldukça dikkat gerektiren, ince ayrıntılarla dolu ve bu doğrultuda iyi planlanması gereken bir süreçtir. Eğitim modelinin tasarlanması için bir süreç ve iyi bir ekip gerekir. Şunu da unutmamak lazım ki, oyun tüm dünya çocuklarının evrensel dilidir. Oyun, çocuk ile eğitimci arasındaki etkileşimin verimliliğini artırarak çocuğu tanımasını sağlar. Oyun, öğretmenlerin uygulamalara yönelik davranışlarını etkileyerek okul, çocuk ve aile arasındaki iş birliğine destek olur. Oyun, öğretmenin hedeflediği kazanımların sağlamasını, günlük eğitim akışını uygulamasını, planladığı etkinlikleri ve öğrenme sürecini eğlenceli, kolayca uygulamasını sağlar.
Oyunların seçimine öğretmenlerimiz karar verir. Burada belirleyici olan kazanımın içeriği ile oyunun yönteminin uyuşmasıdır. Eğitim ve öğrenmede oyunun ne kadar kullanılması gerekiyor? Belli sınırları var mı? Siz oyunla eğitime okullarınızda ne kadarlık bir zaman ayırıyorsunuz?
Araştırma sonuçları öğretimsel oyunların öğrenenlerin üst düzey düşünme becerilerine olumlu etki yaptığını, geleneksel yolla sürdürülen öğretime oranla öğrenen motivasyonlarında artışa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Oyun, eğitim programları gereği kavramlar ve kazanımlar sağlamak amacıyla planlanır. Çocuk tarafından isteyerek ve severek oynandığı, günlük eğitim akışına sadık kalındığı ve çocuğun gelişimini engelleyen planlama eksikleri bulunmadığı sürece oyun, çocukların eğitiminde istenildiği kadar kullanılabilir. Aileler çocuklarına eğitici oyunlar ve materyaller alırken nelere dikkat etmeli? Çocukla birlikte alışverişe çıkmadan önce hangi oyuncağın alınacağına karar verilmelidir. Yaşına, düzeyine, bilişsel ve bedensel gelişimine uygun oyuncaklar seçilmelidir. (Bu konuda çocuğunuzun gittiği anaokulundan da destek alabilirsiniz) Çocuğunuzla oyun oynarken göz teması kurmaya dikkat edin. Çocuğunuzun oyun saatinde tamamen oyuna ve ona odaklanın. Dış uyaranları kapatın. (Televizyon, telefon, bilgisayar vb.) Çocuğunuzla her gün oyun oynayın, evinizde bir oyun köşesi, oyun alanı oluşturun. Oyunu çocuğunuz kursun, süreci o yönetsin. Kitaplar, boyalar, kağıtlar, oyun hamuru, resim malzemeleri, parmak boyası, minyatür hayvanlar, evcilik köşesi oyuncakları, arabalar, bebekler, taşıtlar, legolar, tamir setleri, bloklar, peluş hayvanlar, kuklalar, top, vb. oyun alanında olmalıdır. Çok fazla oyuncak yerine, yeterli miktarda ve uzun süre oynayabileceği oyuncaklar tercih edilmelidir. Çocuklar bir çok şeyi oyun oynamak amacıyla kullanır. Çocuklarla oyun oynayan, içindeki çocuğu ortaya çıkaran ebeveynler en iyi oyun arkadaşlarıdır. Önemli olan çocuğun kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi yani ilgi doyumunu yakalayabilmesidir. Anne babayla oyun oynayan çocuk, mutlu çocuktur.
KENDİN YAP AKIMI!
Eğitimde oyunun kullanmaya ne zaman başlanılmalı? Hangi sınıftan/hangi yaştan itibaren çocuğa oyunla eğitim verilmelidir? Oyunla gerçekleştirilen eğitimlerde öğrenciler hangi farklılıkları yaşıyorlar?
Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. Keşfetme, en iyi ve kalıcı öğrenme yöntemidir ve bu sayede yeni şeyler öğrenir, öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir. Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri artar. Bu nedenledir ki anaokulundan itibaren çocuğa oyunla eğitime başlanmalıdır. Son dönemlerde çağımızın gerekliliği haline gelen “kendin yap” akımı da bu felsefe doğrultusunda şekillenmiş ve hayat bulmuştur. Bu sayede, erken çocukluk döneminden itibaren çocuklarda inovatif bakış açısının oluşturulması ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Son Güncelleme: Cumartesi, 15 Aralık 2018 13:38
Gösterim: 1699

