Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Boğaziçi Üniversitesi’nde Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (BUVIAR) kuruldu. Son teknoloji yapay zekâ ve makine öğrenme metotlarını işleyerek orijinal bilişsel modeller elde edilmesi planlanıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Ader, Psikoloji Bölümü’ndenDr. İnci Ayhan ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Emre Uğur Ekim 2021’de başladıkları Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında Sanal Gerçeklik Laboratuvarı’nı (BUVIAR) kurdu. Alanda öne çıkan çalışmaların yapılması hedeflenen BUVIAR’ın aynı zamanda VR teknolojilerine ilgi duyan lisans ve lisansüstü öğrencileri içinde yeni imkânlar sunması hedefleniyor. Burada elde edilen verilerle orijinal bilişsel modeller oluşturmayı hedeflediklerini de belirten Doç. Dr. Engin Ader, BUVIAR’da yapılacak çalışmaları şöyle anlatıyor: Bundan yaklaşık 1,5 sene önce uluslararası bir proje daveti aldığımda fikrin temelleri atılmaya başlandı. Öğretmen adaylarının sanal gerçeklik ortamındaki öğrenme deneyimlerini inceleyen bir projeydi bu. Zaten bir süredir kafamda Öğrenme Bilimleri doktora programı çerçevesinde sanal ve artırılmış gerçeklik ile öğrenme deneyimlerine odaklanabileceğimiz bir araştırma laboratuvarı kurma fikri vardı. Sanal gerçeklik birçok disiplinden araştırmacının çalıştığı bir alan olduğu için üniversitemizde sanal gerçeklik araştırması yapan akademisyenlerin izini sürmeye karar verdim. Psikoloji Bölümü’nden Dr. İnci Ayhan ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Emre Uğur ile yaptığımız toplantılardan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde bir sanal gerçeklik laboratuvarı kurmanın zamanının çoktan geldiğini fark edip harekete geçtik.
“EŞ ZAMANLI FARKLI ÇALIŞMALAR YAPILACAK”
Toplantılarımızdan sonra üniversitemizde disiplinlerarası bir Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) başvurusu yapmaya ve bu fonu kullanarak bir sanal gerçeklik laboratuvarı kurmaya karar verdik. Başvuru için hazırladığımız projede üçümüzün ikili gruplar hâlinde yürüteceği üç çalışma var. Mart 2021’de başvurumuzu yaptık ve projemiz kabul edilerek ekimde aktif oldu. Kuzey Kampüs’te laboratuvar olarak kullanmaya uygun, yaklaşık 25 metrekarelik bir oda tahsis edildi. Projede yazdığımız cihaz alımlarını da yılın son aylarında gerçekleştirdik. Çalışmalara başladık. Laboratuvarda eş zamanlı olarak farklı çalışmalar yürüyecek. Böylece mekân ve ekipmandan maksimum verimi de almış olacağız. Bir yandan da bilinirliğimizi artırmak ve genç araştırmacıları bu alana çekmek için plan yapıyoruz. Web sayfamızı oluşturuyoruz. Bir de laboratuvarımız için logo yarışması başlattık ve üniversitede çağrı yaptık.
“ÇALIŞARAK BÜYÜMEYİ PLANLIYORUZ”
Bizlerin yanı sıra genç pırıl pırıl bir ekibimiz var. Bizim dışımızda BAP projemizin, eğitim teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimini sürdüren tam zamanlı bir asistanı var. Yine Bilişsel Bilim ve Psikoloji yüksek lisans programlarından çalışmalarda yer alacak öğrencilerimiz var. Bilgisayar Mühendisliği’nden de son sınıfta bitirme projelerinde sanal gerçeklik çalışacak öğrenciler var. Zaten ilk duyurularımızdan hemen sonra hem üniversite içinden hem de farklı üniversitelerden bu alana ilgi duyan öğrenciler de bizimle irtibata geçmeye başladılar. Biz de bir yandan farklı proje fikirleri üzerinde çalışıyoruz. Yeni projeler laboratuvara yeni ekiplerin de gelmesini sağlayabilir. Çalışarak büyümeyi planlıyoruz.
“ORİJİNAL BİLİŞSEL MODELLER OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ”
BUVIAR’da farklı birçok çalışma yürütülecek. Ben özellikle öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sanal gerçeklik ortamındaki öğrenme ve bu esnadaki planlama, izleme, kontrol ve değerlendirme süreçlerini inceleyeceğim. Bunu yaparken birçok kaynaktan veri toplama hedefim var. Kişilerin deneyimlerini incelerken hareketlerini, seslendirdikleri düşüncelerini, bakışlarının odaklandığı noktaları, kalp atışı, terleme gibi fizyolojik değişkenlerini uygun yöntemlerle bir araya getirerek öğrenme süreçlerini daha iyi anlamak ve elbette sonrasında buna uygun ortam ve deneyim tasarımı yapmak gibi hedeflerim var. Bilişsel bilimler çalışmalarımızda insanların farklı bilişsel fonksiyonlarını, insanlara sanal gerçeklik ortamında farklı vücutlar vererek ya da görsel algı şeklini değiştirerek incelemeyi planlıyoruz. Ayrıca sanal gerçeklik teknolojisinin,öğretmen adaylarının planlama, izleme, kontrol ve değerlendirme süreçlerine dayalı öğrenmesini incelemek için kullanılmasını da hedefliyoruz. Sanal gerçeklik deneylerimiz sırasında insandan elde ettiğimizveriyi, son teknoloji yapay zekâ ve makine öğrenme metotları ile işleyerek orijinal bilişsel modeller elde etmeyi planlıyoruz. Bu modelleri eğitim ve insan-robot etkileşimi gibi alanlarda kullanmayı hedefliyoruz.
“TÜM BİLEŞENLERİNE ZENGİN İMKÂNLAR SAĞLAYACAK”
Matematik eğitimi ve öğrenme bilimleri alanlarında çalışan bir akademisyen olarak teknolojinin bizi getirdiği ve ileride götüreceği bağlamlarda ve uygun araçlarla “öğrenme” üzerine çalışırken laboratuvarımızın büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Öğretmen eğitiminde sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik giderek daha fazla yer bulacak ve öğretmenlerin gelişimini zenginleştirecek. Bunun yanında araştırma ve geliştirme açısından da BUVIAR, üniversitemizin tüm bileşenlerine zengin imkânlar sağlayacak. Şu anda daha başlangıç evresindeyiz. Hem ekipman hem de yöntemsel olarak araştırmalarımızın gelişeceğini düşünüyorum. Ayrıca bu şekilde bir laboratuvar çatısı altında bir araya gelmek, farklı alanlardan hocalarımızın işbirliği yapması için de fırsatlar sunacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Boğaziçi Üniversitesi’nde Sanal Gerçeklik Laboratuvarı (BUVIAR) kuruldu. Son teknoloji yapay zekâ ve makine öğrenme metotlarını işleyerek orijinal bilişsel modeller elde edilmesi planlanıyor.
Boğaziçi Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Ader, Psikoloji Bölümü’ndenDr. İnci Ayhan ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Emre Uğur Ekim 2021’de başladıkları Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında Sanal Gerçeklik Laboratuvarı’nı (BUVIAR) kurdu. Alanda öne çıkan çalışmaların yapılması hedeflenen BUVIAR’ın aynı zamanda VR teknolojilerine ilgi duyan lisans ve lisansüstü öğrencileri içinde yeni imkânlar sunması hedefleniyor. Burada elde edilen verilerle orijinal bilişsel modeller oluşturmayı hedeflediklerini de belirten Doç. Dr. Engin Ader, BUVIAR’da yapılacak çalışmaları şöyle anlatıyor: Bundan yaklaşık 1,5 sene önce uluslararası bir proje daveti aldığımda fikrin temelleri atılmaya başlandı. Öğretmen adaylarının sanal gerçeklik ortamındaki öğrenme deneyimlerini inceleyen bir projeydi bu. Zaten bir süredir kafamda Öğrenme Bilimleri doktora programı çerçevesinde sanal ve artırılmış gerçeklik ile öğrenme deneyimlerine odaklanabileceğimiz bir araştırma laboratuvarı kurma fikri vardı. Sanal gerçeklik birçok disiplinden araştırmacının çalıştığı bir alan olduğu için üniversitemizde sanal gerçeklik araştırması yapan akademisyenlerin izini sürmeye karar verdim. Psikoloji Bölümü’nden Dr. İnci Ayhan ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Emre Uğur ile yaptığımız toplantılardan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde bir sanal gerçeklik laboratuvarı kurmanın zamanının çoktan geldiğini fark edip harekete geçtik.
“EŞ ZAMANLI FARKLI ÇALIŞMALAR YAPILACAK”
Toplantılarımızdan sonra üniversitemizde disiplinlerarası bir Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) başvurusu yapmaya ve bu fonu kullanarak bir sanal gerçeklik laboratuvarı kurmaya karar verdik. Başvuru için hazırladığımız projede üçümüzün ikili gruplar hâlinde yürüteceği üç çalışma var. Mart 2021’de başvurumuzu yaptık ve projemiz kabul edilerek ekimde aktif oldu. Kuzey Kampüs’te laboratuvar olarak kullanmaya uygun, yaklaşık 25 metrekarelik bir oda tahsis edildi. Projede yazdığımız cihaz alımlarını da yılın son aylarında gerçekleştirdik. Çalışmalara başladık. Laboratuvarda eş zamanlı olarak farklı çalışmalar yürüyecek. Böylece mekân ve ekipmandan maksimum verimi de almış olacağız. Bir yandan da bilinirliğimizi artırmak ve genç araştırmacıları bu alana çekmek için plan yapıyoruz. Web sayfamızı oluşturuyoruz. Bir de laboratuvarımız için logo yarışması başlattık ve üniversitede çağrı yaptık.
“ÇALIŞARAK BÜYÜMEYİ PLANLIYORUZ”
Bizlerin yanı sıra genç pırıl pırıl bir ekibimiz var. Bizim dışımızda BAP projemizin, eğitim teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimini sürdüren tam zamanlı bir asistanı var. Yine Bilişsel Bilim ve Psikoloji yüksek lisans programlarından çalışmalarda yer alacak öğrencilerimiz var. Bilgisayar Mühendisliği’nden de son sınıfta bitirme projelerinde sanal gerçeklik çalışacak öğrenciler var. Zaten ilk duyurularımızdan hemen sonra hem üniversite içinden hem de farklı üniversitelerden bu alana ilgi duyan öğrenciler de bizimle irtibata geçmeye başladılar. Biz de bir yandan farklı proje fikirleri üzerinde çalışıyoruz. Yeni projeler laboratuvara yeni ekiplerin de gelmesini sağlayabilir. Çalışarak büyümeyi planlıyoruz.
“ORİJİNAL BİLİŞSEL MODELLER OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ”
BUVIAR’da farklı birçok çalışma yürütülecek. Ben özellikle öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sanal gerçeklik ortamındaki öğrenme ve bu esnadaki planlama, izleme, kontrol ve değerlendirme süreçlerini inceleyeceğim. Bunu yaparken birçok kaynaktan veri toplama hedefim var. Kişilerin deneyimlerini incelerken hareketlerini, seslendirdikleri düşüncelerini, bakışlarının odaklandığı noktaları, kalp atışı, terleme gibi fizyolojik değişkenlerini uygun yöntemlerle bir araya getirerek öğrenme süreçlerini daha iyi anlamak ve elbette sonrasında buna uygun ortam ve deneyim tasarımı yapmak gibi hedeflerim var. Bilişsel bilimler çalışmalarımızda insanların farklı bilişsel fonksiyonlarını, insanlara sanal gerçeklik ortamında farklı vücutlar vererek ya da görsel algı şeklini değiştirerek incelemeyi planlıyoruz. Ayrıca sanal gerçeklik teknolojisinin,öğretmen adaylarının planlama, izleme, kontrol ve değerlendirme süreçlerine dayalı öğrenmesini incelemek için kullanılmasını da hedefliyoruz. Sanal gerçeklik deneylerimiz sırasında insandan elde ettiğimizveriyi, son teknoloji yapay zekâ ve makine öğrenme metotları ile işleyerek orijinal bilişsel modeller elde etmeyi planlıyoruz. Bu modelleri eğitim ve insan-robot etkileşimi gibi alanlarda kullanmayı hedefliyoruz.
“TÜM BİLEŞENLERİNE ZENGİN İMKÂNLAR SAĞLAYACAK”
Matematik eğitimi ve öğrenme bilimleri alanlarında çalışan bir akademisyen olarak teknolojinin bizi getirdiği ve ileride götüreceği bağlamlarda ve uygun araçlarla “öğrenme” üzerine çalışırken laboratuvarımızın büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Öğretmen eğitiminde sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik giderek daha fazla yer bulacak ve öğretmenlerin gelişimini zenginleştirecek. Bunun yanında araştırma ve geliştirme açısından da BUVIAR, üniversitemizin tüm bileşenlerine zengin imkânlar sağlayacak. Şu anda daha başlangıç evresindeyiz. Hem ekipman hem de yöntemsel olarak araştırmalarımızın gelişeceğini düşünüyorum. Ayrıca bu şekilde bir laboratuvar çatısı altında bir araya gelmek, farklı alanlardan hocalarımızın işbirliği yapması için de fırsatlar sunacak.
Son Güncelleme: Cuma, 18 Şubat 2022 14:30
Gösterim: 2256
Kunduz, dijitalleşen eğitim dünyasında özel eğitim kurumlarının öğrencilerine zaman ve mekan fark etmeksizin eğitimi ulaştırmasını sağlıyor. Kurumların özellikle soru-çözüm alanındaki ihtiyaçlarına tam karşılık gelen Kunduz, okulların eğitim paketlerinde vazgeçilmez bir uygulama oluyor.
Dijital çağda eğitim dönüşürken özel eğitim kurumları da teknolojiyi eğitime entegre etmek için elinden geleni yapıyor. Dijital panolar, akıllı tahtalar, bilgisayar sınıfları ve teknoloji laboratuvarları bir öğrencinin öğrenim hayatında dokunduğu tüm noktalardaki deneyimini kolaylaştırmak ve geliştirmek için hayatlarımıza giriyor. Bu çözümlerin hepsi öğrencinin okulda geçirdiği zamanda karşısına çıkan yardımcı araçlar. Oysaki öğrencinin ihtiyaçları okul sınırları ile yetinmiyor; okul dışında, evde, kütüphanede veya tatil günlerinde de bir eğitmene ve eğitim çözümüne ihtiyaç duyuyor. Bu etkiyi pandeminin de getirdikleriyle tüm eğitim kurumları ve paydaşları hissetmeye devam ederken, Kunduz; işte tam bu soruna çözüm olarak geliştirilen bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Öğrenciye sunulan desteği lokasyona ve zamana bağlı olarak kısıtlamayıp tüm öğrencilerin cebindeki özel eğitmen gibi eğitim ihtiyaçlarını karşılıyor.
Kunduz nedir?
Kunduz ortaokul ve lise eğitiminde teknolojiyi kullanarak kişiselleştirilmiş eğitimi herkese erişilebilir kılmayı amaçlayan bir mobil uygulama: en çok kullanılan ürünü olan soru-çözüm ile öğrencilerin ders çalışma rutinlerinde çözemedikleri sorulara 40 bin uzman eğitmen ağı sayesinde 15 dakikada açıklamalı çözüm sunan bir dijital uygulama. Öğrenci takıldığı bir soru olunca bu sorunun fotoğrafını çekiyor, Kunduz mobil uygulamasına yüklüyor ve uzman eğitmenlerimiz bu soruları açıklamalı bir şekilde çözüp öğrenciye ortalama 15 dakika içinde çözümü iletiyor. Öğrencinin çözümde anlamadığı bir nokta kalırsa eğitmenle tekrar iletişime geçebiliyor ve soruyu tam olarak çözebilecek hale gelene kadar eğitmene sorularını iletebiliyor ve eğitmenle soru üzerine tartışabiliyor. Yani öğrenci çalışma masasında olsa da, deneme sınavından çıkışta toplu taşımada olsa da sıcağı sıcağına çalışma rutinini hiç sekteye uğratmadan yanında sürekli bir özel öğretmen varmışcasına çözümlere kavuşabiliyor. Üstelik soru çözüm desteği öğrencilerin özel eğitim maliyetini yıllık 15 bin TL’den 500 TL seviyelerine düşürerek herkese erişilebilir bir eğitim çözümü sunma hedefiyle ilerliyor.
Kunduz’un yeni ürünü Premium içerik ile öğrenciler diledikleri ders ve konudan 15 bin dakikadan fazla videolu konu anlatımına ve binlerce örnek soru ve çözümüne ulaşarak 7 gün 24 saat yanında olan özel öğretmeni varmış gibi eğitime ulaşmasını sağlıyor.
Kunduz’un özel eğitim kurumlarına çözümleri neler?
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi öğrencilerin okul dışında da eğitim kaynağına ulaşabiliyor olmaları çok değerli. Özel eğitim kurumları da kendi öğrencilerine bu desteği sunmak istiyorlar. Okullar 8. ve 12. sınıflar başta olmak üzere ortaokul ve lisede her sınıftan öğrencileri için Kunduz’dan faydalanıyorlar. Benzer şekilde Kunduz’la işbirliği yapan birçok butik kurs da bulunuyor. Bu kurumlar Kunduz ile hem verimsiz ve yorucu geçen soru çözüm etütlerini öğrencileri için çok daha kişiselleşmiş, pratik ve kaliteli bir hale getiriyor hem de etüt masraflarını minimuma indiriyor. Yeni sömestr tatilinde de dijital eğitim uygulaması Kunduz okulların eğitim paketlerinde listenin ilk sıralarında yer alıyor.
KURUCULARINDAN KUNDUZ’UN HİKAYESİ
“Kunduz’un tohumları Türkiye’de yatılı bir devlet okulunda atıldı. 3 arkadaş olarak İzmir Fen Lisesi’nde tanıştık. Her yıl milyonlarca öğrencinin hazırlandığı üniversiteye giriş sınavına bu lisede hazırlandık ve birlikte Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandık. Türkiye’nin her yerinden ve her kesiminden öğrencinin olduğu bu küçük okulda kaliteli eğitimin aslında herkesin hayatını nasıl değiştirebileceğini görmek bizi Kunduz’u kurmak için bir araya getirdi. Lise ve üniversite arkadaşlarımız ve birçok eğitim sevdalısı ekip arkadaşımız bu değişim serüveninde bize katıldı.
Biz inanıyoruz ki kaliteli eğitimin Anadolu’da küçük bir okulda yarattığı değişim teknolojiyle milyonlara ulaştırılabilir ve bu değişime tüm dünyanın ihtiyacı var. 2018’de Silikon Vadisi’nin önde gelen yatırımcıları bu hayalimizi paylaştı. Şimdi ise Kunduz her yıl daha fazla ülkede öğrencilerin sorularını cevaplayarak büyümeye devam ediyor.”
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Kunduz, dijitalleşen eğitim dünyasında özel eğitim kurumlarının öğrencilerine zaman ve mekan fark etmeksizin eğitimi ulaştırmasını sağlıyor. Kurumların özellikle soru-çözüm alanındaki ihtiyaçlarına tam karşılık gelen Kunduz, okulların eğitim paketlerinde vazgeçilmez bir uygulama oluyor.
Dijital çağda eğitim dönüşürken özel eğitim kurumları da teknolojiyi eğitime entegre etmek için elinden geleni yapıyor. Dijital panolar, akıllı tahtalar, bilgisayar sınıfları ve teknoloji laboratuvarları bir öğrencinin öğrenim hayatında dokunduğu tüm noktalardaki deneyimini kolaylaştırmak ve geliştirmek için hayatlarımıza giriyor. Bu çözümlerin hepsi öğrencinin okulda geçirdiği zamanda karşısına çıkan yardımcı araçlar. Oysaki öğrencinin ihtiyaçları okul sınırları ile yetinmiyor; okul dışında, evde, kütüphanede veya tatil günlerinde de bir eğitmene ve eğitim çözümüne ihtiyaç duyuyor. Bu etkiyi pandeminin de getirdikleriyle tüm eğitim kurumları ve paydaşları hissetmeye devam ederken, Kunduz; işte tam bu soruna çözüm olarak geliştirilen bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Öğrenciye sunulan desteği lokasyona ve zamana bağlı olarak kısıtlamayıp tüm öğrencilerin cebindeki özel eğitmen gibi eğitim ihtiyaçlarını karşılıyor.
Kunduz nedir?
Kunduz ortaokul ve lise eğitiminde teknolojiyi kullanarak kişiselleştirilmiş eğitimi herkese erişilebilir kılmayı amaçlayan bir mobil uygulama: en çok kullanılan ürünü olan soru-çözüm ile öğrencilerin ders çalışma rutinlerinde çözemedikleri sorulara 40 bin uzman eğitmen ağı sayesinde 15 dakikada açıklamalı çözüm sunan bir dijital uygulama. Öğrenci takıldığı bir soru olunca bu sorunun fotoğrafını çekiyor, Kunduz mobil uygulamasına yüklüyor ve uzman eğitmenlerimiz bu soruları açıklamalı bir şekilde çözüp öğrenciye ortalama 15 dakika içinde çözümü iletiyor. Öğrencinin çözümde anlamadığı bir nokta kalırsa eğitmenle tekrar iletişime geçebiliyor ve soruyu tam olarak çözebilecek hale gelene kadar eğitmene sorularını iletebiliyor ve eğitmenle soru üzerine tartışabiliyor. Yani öğrenci çalışma masasında olsa da, deneme sınavından çıkışta toplu taşımada olsa da sıcağı sıcağına çalışma rutinini hiç sekteye uğratmadan yanında sürekli bir özel öğretmen varmışcasına çözümlere kavuşabiliyor. Üstelik soru çözüm desteği öğrencilerin özel eğitim maliyetini yıllık 15 bin TL’den 500 TL seviyelerine düşürerek herkese erişilebilir bir eğitim çözümü sunma hedefiyle ilerliyor.
Kunduz’un yeni ürünü Premium içerik ile öğrenciler diledikleri ders ve konudan 15 bin dakikadan fazla videolu konu anlatımına ve binlerce örnek soru ve çözümüne ulaşarak 7 gün 24 saat yanında olan özel öğretmeni varmış gibi eğitime ulaşmasını sağlıyor.
Kunduz’un özel eğitim kurumlarına çözümleri neler?
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi öğrencilerin okul dışında da eğitim kaynağına ulaşabiliyor olmaları çok değerli. Özel eğitim kurumları da kendi öğrencilerine bu desteği sunmak istiyorlar. Okullar 8. ve 12. sınıflar başta olmak üzere ortaokul ve lisede her sınıftan öğrencileri için Kunduz’dan faydalanıyorlar. Benzer şekilde Kunduz’la işbirliği yapan birçok butik kurs da bulunuyor. Bu kurumlar Kunduz ile hem verimsiz ve yorucu geçen soru çözüm etütlerini öğrencileri için çok daha kişiselleşmiş, pratik ve kaliteli bir hale getiriyor hem de etüt masraflarını minimuma indiriyor. Yeni sömestr tatilinde de dijital eğitim uygulaması Kunduz okulların eğitim paketlerinde listenin ilk sıralarında yer alıyor.
KURUCULARINDAN KUNDUZ’UN HİKAYESİ
“Kunduz’un tohumları Türkiye’de yatılı bir devlet okulunda atıldı. 3 arkadaş olarak İzmir Fen Lisesi’nde tanıştık. Her yıl milyonlarca öğrencinin hazırlandığı üniversiteye giriş sınavına bu lisede hazırlandık ve birlikte Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandık. Türkiye’nin her yerinden ve her kesiminden öğrencinin olduğu bu küçük okulda kaliteli eğitimin aslında herkesin hayatını nasıl değiştirebileceğini görmek bizi Kunduz’u kurmak için bir araya getirdi. Lise ve üniversite arkadaşlarımız ve birçok eğitim sevdalısı ekip arkadaşımız bu değişim serüveninde bize katıldı.
Biz inanıyoruz ki kaliteli eğitimin Anadolu’da küçük bir okulda yarattığı değişim teknolojiyle milyonlara ulaştırılabilir ve bu değişime tüm dünyanın ihtiyacı var. 2018’de Silikon Vadisi’nin önde gelen yatırımcıları bu hayalimizi paylaştı. Şimdi ise Kunduz her yıl daha fazla ülkede öğrencilerin sorularını cevaplayarak büyümeye devam ediyor.”
Son Güncelleme: Pazartesi, 31 Ocak 2022 17:05
Gösterim: 2575
Dijital okuryazarlık ve dijital ebeveynlik bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Netflix, Habitat Derneği ve ICC Türkiye iş birliği ile gerçekleştirilen “Geleceğin Ekranı” projesi öğretmen ve ebeveyn eğitimleri ile başlıyor. İlk eğitim 12-13 Ekim tarihlerinde öğretmenlere online olarak verilecek. Yıl sonuna kadar devam edecek olan eğitimlerle üç bini aşkın öğretmen ve aileye ulaşılması hedefleniyor.
Netflix, Habitat Derneği ve Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Milli Komitesi işbirliğiyle hayata geçirilen “Geleceğin Ekranı” projesi öğretmenlerle buluşmaya hazırlanıyor. Dijital eğitim ve dijital okuryazarlık alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek eğitimler 12-13 Ekim tarihlerinde öğretmenler ile başlıyor. Habitat alanında uzman eğitmenler tarafından Ekim – Aralık ayları arasında online olarak gerçekleştirilecek eğitimler öğretmenlerin yanı sıra ebeveynleri de kapsayacak. Toplamda sekiz buluşmadan oluşacak eğitimlerde yıl sonuna kadar bine yakın öğretmen ve aileye ulaşılması planlanıyor. Ders içerikleri öğrencilerin dijital dünyada bilinçli içerik tüketimi yapmasını kolaylaştıracak özel bir eğitim seti ile desteklenecek.
Moderatörlüğünü Dr. Elif Posos Devrani’nin üstleneceği buluşmaların eğitimci kadrosunda Türk-Alman Üniversitesi Öğr. Gör. Sultan Edip, Türk-Alman Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Mona Aykul, Avukat Yaşar Canpolat ve Psikolog Dr. Hale Ogel Balaban bulunuyor. Teknolojinin çocuk gelişimindeki rolünden günümüzde çocuk haklarına ve ortak deneyime sahip olmanın öneminden aile içi medya planı hazırlamaya kadar birçok konuda kapsamlı bilgiler verilecek. Öğretmen ve ebeveyn eğitimleriyle dijital okuryazarlık ve ebeveynlik anlayışının toplum geneline yayılması ve genç nesillere bilinçli içerik tüketim alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. “Geleceğin Ekranı” projesi kapsamında eğitimlere dahil olmak isteyen tüm öğretmen ve ebeveynler Habitat’ın resmi web sitesi üzerinden başvuru yapabilecek.
Öğretmenler İçin Dijital Dünya Dersleri
Dijital çağda öğretmenlik için ihtiyaç duyulan yetkinliklerin uzmanlar tarafından aktarılacağı eğitimlerde dijital dünyanın ve ekran güvenliğinin öğrenciler için önemine vurgu yapılacak. “Öğretmen Buluşmaları” ilk olarak 12 – 13 Ekim’de başlayacak. 2 – 3 Kasım, 30 Kasım – 1 Aralık ve 14 – 15 Aralık tarihlerinde devam edecek olan buluşmalarda Türkiye’nin dört bir yanından farklı branşlardaki 400’ü aşkın öğretmen, öğrencilerin dijital okuryazarlık bilincini artırmak amacıyla bir araya gelecek.
Dijital Çağda Ebeveyn Olmanın İncelikleri
“Geleceğin Ekranı” projesi kapsamında dijital ebeveynlik kavramı detaylarının ve dikkat edilmesi gereken noktalarının ebeveynlere etkili ve interaktif yöntemlerle paylaşılması amaçlanıyor. İlkinin 19 – 20 Ekim tarihleri arasında gerçekleşeceği “Ebeveyn Buluşmaları” 23 - 24 Kasım, 7 – 8 Aralık ve 21 – 22 Aralık tarihlerinde devam edecek. Dijital çağda ebeveynlik için ihtiyaç duyulan yetkinliklerin ve dijital dünyada ekran kullanımının öneminin konuşulacağı eğitimlerde uygulamalı olarak aile içi medya planı örnekleri de paylaşılacak.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Dijital okuryazarlık ve dijital ebeveynlik bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla Netflix, Habitat Derneği ve ICC Türkiye iş birliği ile gerçekleştirilen “Geleceğin Ekranı” projesi öğretmen ve ebeveyn eğitimleri ile başlıyor. İlk eğitim 12-13 Ekim tarihlerinde öğretmenlere online olarak verilecek. Yıl sonuna kadar devam edecek olan eğitimlerle üç bini aşkın öğretmen ve aileye ulaşılması hedefleniyor.
Netflix, Habitat Derneği ve Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Türkiye Milli Komitesi işbirliğiyle hayata geçirilen “Geleceğin Ekranı” projesi öğretmenlerle buluşmaya hazırlanıyor. Dijital eğitim ve dijital okuryazarlık alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek eğitimler 12-13 Ekim tarihlerinde öğretmenler ile başlıyor. Habitat alanında uzman eğitmenler tarafından Ekim – Aralık ayları arasında online olarak gerçekleştirilecek eğitimler öğretmenlerin yanı sıra ebeveynleri de kapsayacak. Toplamda sekiz buluşmadan oluşacak eğitimlerde yıl sonuna kadar bine yakın öğretmen ve aileye ulaşılması planlanıyor. Ders içerikleri öğrencilerin dijital dünyada bilinçli içerik tüketimi yapmasını kolaylaştıracak özel bir eğitim seti ile desteklenecek.
Moderatörlüğünü Dr. Elif Posos Devrani’nin üstleneceği buluşmaların eğitimci kadrosunda Türk-Alman Üniversitesi Öğr. Gör. Sultan Edip, Türk-Alman Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Mona Aykul, Avukat Yaşar Canpolat ve Psikolog Dr. Hale Ogel Balaban bulunuyor. Teknolojinin çocuk gelişimindeki rolünden günümüzde çocuk haklarına ve ortak deneyime sahip olmanın öneminden aile içi medya planı hazırlamaya kadar birçok konuda kapsamlı bilgiler verilecek. Öğretmen ve ebeveyn eğitimleriyle dijital okuryazarlık ve ebeveynlik anlayışının toplum geneline yayılması ve genç nesillere bilinçli içerik tüketim alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. “Geleceğin Ekranı” projesi kapsamında eğitimlere dahil olmak isteyen tüm öğretmen ve ebeveynler Habitat’ın resmi web sitesi üzerinden başvuru yapabilecek.
Öğretmenler İçin Dijital Dünya Dersleri
Dijital çağda öğretmenlik için ihtiyaç duyulan yetkinliklerin uzmanlar tarafından aktarılacağı eğitimlerde dijital dünyanın ve ekran güvenliğinin öğrenciler için önemine vurgu yapılacak. “Öğretmen Buluşmaları” ilk olarak 12 – 13 Ekim’de başlayacak. 2 – 3 Kasım, 30 Kasım – 1 Aralık ve 14 – 15 Aralık tarihlerinde devam edecek olan buluşmalarda Türkiye’nin dört bir yanından farklı branşlardaki 400’ü aşkın öğretmen, öğrencilerin dijital okuryazarlık bilincini artırmak amacıyla bir araya gelecek.
Dijital Çağda Ebeveyn Olmanın İncelikleri
“Geleceğin Ekranı” projesi kapsamında dijital ebeveynlik kavramı detaylarının ve dikkat edilmesi gereken noktalarının ebeveynlere etkili ve interaktif yöntemlerle paylaşılması amaçlanıyor. İlkinin 19 – 20 Ekim tarihleri arasında gerçekleşeceği “Ebeveyn Buluşmaları” 23 - 24 Kasım, 7 – 8 Aralık ve 21 – 22 Aralık tarihlerinde devam edecek. Dijital çağda ebeveynlik için ihtiyaç duyulan yetkinliklerin ve dijital dünyada ekran kullanımının öneminin konuşulacağı eğitimlerde uygulamalı olarak aile içi medya planı örnekleri de paylaşılacak.
Son Güncelleme: Cuma, 08 Ekim 2021 12:14
Gösterim: 1904
Yazılım Sektöründe İş Arıyor musun? Yazılım Kariyerine Uzmanlaşarak Başla!
Dinamik bir sektör olan yazılım sektörü her geçen gün gelişiyor, büyüyor ve değişiyor. Bu parametrelere göre yeni iş fırsatlarına her geçen gün daha fazla insan adım atmaya çalışıyor. Fakat çoğu kişi öncelikle nereden başlaması gerektiğini bilmediği için yazılım sektörünün fırsatlarına erişemeden yarı yolda hayallerinden vaz geçiyor.
Yazılım sektörü serüvenine başlarken insanlar birçok zorlukla karşılaşıyor. Nereden başlamalıyım, hangi yazılım dillerini öğrenmeliyim, ne kadar süre çalışmalıyım, işin getiri ve götürüleri neler, yaptığım işte ne kadar süre çalışabilirim, nasıl güncel kalabilirim, yazılım şirketlerine nasıl başvurmalıyım vs. gibi sorular ve daha fazlasını düşünüyor, daha sonrasında yazılım sektörüne atılmadan kişiler yazılımdan vaz geçiyor.
Senin de kafanda yazılım sektörüne geçiş yapmak var ama nereden başlayacağını bilmiyorsan, sana sunacağımız fırsatı kaçırma. Yazılımcı olma yolunda ilerleyeceğin bu yolculukta bizimle gerçek hayat uygulamalarını deneyimleyerek kariyerine uzmanlaşarak başlayabilirsin.
Yazılım eğitimine bizimle başlayarak eğitim serüvenini yeni bir iş serüvenine çevirmene yardım edebiliriz:
* 4 ay süreli, online ve canlı eğitim
* Önceden kod bilginin olmasına gerek yok
* Eğitimlere hafta içi ya da hafta sonu katılabilirsin.
* Bursluluk olanaklarından faydalan
* İşe yerleşemezsen ücretini iade al
* En çok tercih edilen eğitmenlerden eğitim al
400 saatten fazla eğitim, gelişim, uygulama, materyal ve araçlar vasıtasıyla 650 kişi ile yazılım yolculuğuna başladığımız bu serüvende eğitimden sonra işe başlayan %90 kişi ile kariyerine yazılım konusunda uzmanlaşarak başlayan tüm kursiyerlerimizi kutluyoruz.
Ayrıcalıklı olanaklarımız senin adına en ideali için çalışır:
* Tercih edilen eğitmenler ile eğitim - Global eğitim platformlarında ortalama 4.8/5 ortalama skor
* Grup şirketlerimizde iş olanakları - Agito | Enocta | Poliversity | Tobeto
* Anlaşmalı kurumlarda iş olanakları - Finans | Perakende | IT | Eğitim
* Kariyere hazırlayan eğitim - Gerçek iş uygulamaları | Danışmanlık | Simülasyonlar
* Canlı Danışmanlık - Canlı Destek
* Networking - Profesyoneller ile Tanışma | Sektörel Buluşmalar
Gerçek hayatta yazılımcılardan neler istendiğini çok iyi biliriz, potansiyelini en iyi şekilde değerlendirerek seni hazırlar, daha fazla pratik ile güçlendiririz.
Yazılım sektörüne adım atacağın bu fırsatı konuşmak için bize Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. e-posta adresinden e-posta göndererek veya +90 (216) 445 07 25 telefon numarasından bizi arayarak sorularını sorabilirsin. Senin ihtiyaçlarını ve beklentilerini konuşalım ve en doğru kararı vermene yardımcı olalım.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Yazılım Sektöründe İş Arıyor musun? Yazılım Kariyerine Uzmanlaşarak Başla!
Dinamik bir sektör olan yazılım sektörü her geçen gün gelişiyor, büyüyor ve değişiyor. Bu parametrelere göre yeni iş fırsatlarına her geçen gün daha fazla insan adım atmaya çalışıyor. Fakat çoğu kişi öncelikle nereden başlaması gerektiğini bilmediği için yazılım sektörünün fırsatlarına erişemeden yarı yolda hayallerinden vaz geçiyor.
Yazılım sektörü serüvenine başlarken insanlar birçok zorlukla karşılaşıyor. Nereden başlamalıyım, hangi yazılım dillerini öğrenmeliyim, ne kadar süre çalışmalıyım, işin getiri ve götürüleri neler, yaptığım işte ne kadar süre çalışabilirim, nasıl güncel kalabilirim, yazılım şirketlerine nasıl başvurmalıyım vs. gibi sorular ve daha fazlasını düşünüyor, daha sonrasında yazılım sektörüne atılmadan kişiler yazılımdan vaz geçiyor.
Senin de kafanda yazılım sektörüne geçiş yapmak var ama nereden başlayacağını bilmiyorsan, sana sunacağımız fırsatı kaçırma. Yazılımcı olma yolunda ilerleyeceğin bu yolculukta bizimle gerçek hayat uygulamalarını deneyimleyerek kariyerine uzmanlaşarak başlayabilirsin.
Yazılım eğitimine bizimle başlayarak eğitim serüvenini yeni bir iş serüvenine çevirmene yardım edebiliriz:
* 4 ay süreli, online ve canlı eğitim
* Önceden kod bilginin olmasına gerek yok
* Eğitimlere hafta içi ya da hafta sonu katılabilirsin.
* Bursluluk olanaklarından faydalan
* İşe yerleşemezsen ücretini iade al
* En çok tercih edilen eğitmenlerden eğitim al
400 saatten fazla eğitim, gelişim, uygulama, materyal ve araçlar vasıtasıyla 650 kişi ile yazılım yolculuğuna başladığımız bu serüvende eğitimden sonra işe başlayan %90 kişi ile kariyerine yazılım konusunda uzmanlaşarak başlayan tüm kursiyerlerimizi kutluyoruz.
Ayrıcalıklı olanaklarımız senin adına en ideali için çalışır:
* Tercih edilen eğitmenler ile eğitim - Global eğitim platformlarında ortalama 4.8/5 ortalama skor
* Grup şirketlerimizde iş olanakları - Agito | Enocta | Poliversity | Tobeto
* Anlaşmalı kurumlarda iş olanakları - Finans | Perakende | IT | Eğitim
* Kariyere hazırlayan eğitim - Gerçek iş uygulamaları | Danışmanlık | Simülasyonlar
* Canlı Danışmanlık - Canlı Destek
* Networking - Profesyoneller ile Tanışma | Sektörel Buluşmalar
Gerçek hayatta yazılımcılardan neler istendiğini çok iyi biliriz, potansiyelini en iyi şekilde değerlendirerek seni hazırlar, daha fazla pratik ile güçlendiririz.
Yazılım sektörüne adım atacağın bu fırsatı konuşmak için bize Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. e-posta adresinden e-posta göndererek veya +90 (216) 445 07 25 telefon numarasından bizi arayarak sorularını sorabilirsin. Senin ihtiyaçlarını ve beklentilerini konuşalım ve en doğru kararı vermene yardımcı olalım.
Son Güncelleme: Salı, 25 Ocak 2022 10:59
Gösterim: 1960
Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından 5 yıl önce hayata geçirilen “Yarını Kodlayanlar” projesinde yeni bir adım daha atıldı. Proje kapsamında, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek.
Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirilen “Yarını Kodlayanlar” projesinde, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak üzere atılan adımlara bir yenisi daha eklendi. Beşinci yılına giren projede, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer aldığı sınıflarda öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek. Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa ulaşılacak. Ayrıca, ailelere yönelik düzenlenecek özel buluşma ve eğitimlerle yaklaşık 2 bin 500 veliye ulaşılması hedefleniyor.
“Yarını Kodlayanlar” projesi kapsamında kırsalda kurulan teknoloji sınıfları için, Kocaeli Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, Derince İlçe Milli Eğitim Müdürü Turgut Cüre, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve sevilen sanatçı Aras Bulut İynemli’nin katılımıyla Kocaeli Derince İshakcılar Ortaokulu’nda açılış töreni düzenlendi.
Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şöyle konuştu:
“Vodafone olarak, yaptığımız her işin bir amaca dokunması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında çocukların teknoloji okuryazarlığını artırmak hedefiyle 5 yıl önce Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığımız ‘Yarını Kodlayanlar’ projesiyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğumuza kodlama öğrettik. Geçtiğimiz Nisan ayında önemli bir adım daha atarak, ülkemizin farklı noktalarındaki 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açacağımızı duyurmuştuk. Bugün de bu sözümüzü tutmanın ve toplam 20 köy okulunda teknoloji sınıflarımızı öğrencilerimizin kullanımına sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geriye kalan 10 okulumuzda da Ekim sonuna kadar teknoloji sınıflarımızı açmayı hedefliyoruz. Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguluyoruz. Bu programlarla, önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz. Köy okullarında kurduğumuz teknoloji sınıflarıyla, dijitalleşmeye ihtiyacı olan ama erişim imkânı olmayan öğrencilerimiz için bir fırsat penceresi açmanın, teknolojiyi çocuklarımızın ayağına getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sınıflarımızdan hepimizi gururlandıracak yeni başarı hikâyelerinin çıkması, en büyük dileğimiz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, teknolojinin gücünü kullanarak çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz.”
Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, şunları kaydetti:
“Teknolojinin sadece kullanıcısı değil aynı zamanda üreticisi de olacak genç nesillerin yetişmesine katkıda bulunmak için 5 yıl önce Türkiye Vodafone Vakfı’nın da işbirliği ile başlattığımız ‘Yarını Kodlayanlar’ projemizin kapsamını her geçen gün artırmanın haklı sevinci ve gururu içerisindeyiz. Bu bağlamda, ülkemizin farklı noktalarında çeşitli köy okullarına tam donanımlı teknoloji sınıfları kurduk ve kurmaya devam ediyoruz. Özellikle pandemi döneminde dezavantajlı bölgelerdeki çocuklarımızın eğitim ve teknolojiye erişim durumları daha da zorlaştı. İnanıyoruz ki bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak ve 21. yüzyılın gerektirdiği yetkinlikleri kazanabilmek adına imkanları artacaktır. Çünkü biliyoruz ki 21. yüzyıl yetkinlik sahibi bireylerin toplumları dönüştüreceği bir zaman dilimi olacaktır. İçerikleri zenginleşen ve daha fazla çocuğun yararlanacağı bu değerli proje ile toplumları dönüştüren ve liderlik eden bireylerin ortaya çıkmasına destek olacağız.”
Aras Bulut İynemli ise şunları söyledi:
“Dijital gelecekte çocuklarımızın en önemli gereksinimlerinden biri kodlama bilgisi olacak. Bu bilgiyle dijital dünyaya yön verebilecekler. Kodlama, artık evrensel bir dil. Dolayısıyla, tüm çocukların kodlamayı öğrenmesi önem taşıyor. Bugün açılışı yapılan teknoloji sınıfları da köy okullarında okuyan çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sunması bakımından çok kıymetli. Bu projeyi gönülden destekliyorum. Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’ne çocuklarımıza kazandırdıkları tüm imkânlar için teşekkür ediyorum.”
Toplam 30 ilde kurulacak
Proje kapsamında teknoloji sınıfı kurulan köy okullarının bulunduğu iller şöyle: Kocaeli, Trabzon, Çankırı, Karaman, Kırklareli, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın, Denizli, Burdur, Amasya, Ordu, Ardahan, Kars, İstanbul, Bilecik, Bolu, Ankara ve Sivas. Ekim sonuna kadar Tunceli, Siirt, Hakkari, Van, Şırnak, Adana, Hatay, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinde de kurulumların tamamlanması hedefleniyor.
3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim
Teknoloji sınıflarında öğrencilere 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim alma imkânı sunuluyor. Buna göre, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine “İlk Kodumu Yazıyorum”, “Kendi Kuklamı Çiziyorum”, “Görsel Efektler”, “Kendi Oyunumu Tasarlıyorum”, “Balık Avı Oyunu” gibi başlıklar altında Scratch eğitimleri; ilkokul öğrencilerine “Anahtarlık Yapımı”, “Hediye Kutusu Yapımı”, “Desenli Kalemlik Tasarımı”, “Şampiyonluk Kupası”, “Lego Tasarımı” gibi başlıklarda Tinkercad eğitimleri; ortaokul öğrencilerine de “Micro:bit ve Sensörler”, “Dot Matrix Kullanımı”, “İki Buton ile LED Kontrolü”, “Geliştirme Kartı ile Çalışma” gibi başlıklarda Micro:bit eğitimleri veriliyor. Ayrıca, her sınıfta bir bilim kitaplığı köşesi de bulunuyor.
Her okulda 2 öğretmen gönüllü olarak destek verecek
Teknoloji sınıfları için her köy okulunda 2 öğretmen olacak şekilde toplam 60 kişilik özel bir eğitmen kadrosu eğitim süreçlerine destek vermek için gönüllü oldu. Yarını Kodlayanlar Projesi Eğitmen Eğitimi’ne dahil edilen bu öğretmenlere “Scratch ile Kodlama Öğrenme”, “Tinkercad ile Üç Boyutlu Dünyalar”, “Micro:bit ile Elektronik Dünyalar”, “Dijital Pedagoji”, “3D Yazıcı ve 3D Kalemle Üretim” başlıklarında eğitimler verildi. Aylık buluşmalarla öğretmenlere güncel bilgi aktarımının sürdürülmesi hedefleniyor.
Ailelere dijitalleşme eğitimleri
Köy Okulları projesi kapsamında ailelere yönelik özel buluşmalar ve eğitimler de düzenlenecek. Bu buluşmalarda, “Dijitali Güvenli Kullanma”, “E-devlet, E-bankacılık Gibi Elektronik Uygulamalar” ve “Dijital Ebeveynlik” gibi konularda eğitimler verilerek ebeveynlerin 21. yüzyıl yetkinlikleri, dijital dünyada yararlanabilecekleri kaynaklar ve dikkat etmeleri gereken önemli konular hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacak.
“Teknoloji kardeşliği” sağlanacak
Köy okullarında kurulan teknoloji sınıfları, “Yarını Kodlayanlar” okulları ve kulüpleri oluşturulmasının yanı sıra okullararası uzman buluşmaları gibi “teknoloji kardeşliğine” yönelik çalışmalar yapılması açısından da fırsat sunacak. Bu sınıflar sayesinde, çocuklarla ve öğretmenlerle derinlemesine eğitim yapmak, çocuklardaki etki ve değişimleri takip etmek, yeni fırsatlar sağlamak ve başarı hikâyeleri oluşturmak mümkün olacak. Aynı zamanda bir paylaşma kültürü yaratılmasına vesile olacak olan teknoloji sınıfları, 3D yazıcı ve 3D kalem ile kırsalın ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye, ortak çalışma kültürünü diğer köylerle birlikte dijital süreçlerle oluşturmaya, sınıfın ve materyallerin başka öğrenciler ve ebeveynler tarafından kullanılmasını sağlamaya da imkân verecek.
195 bine yakın çocuğa ulaşıldı
“Yarını Kodlayanlar” projesiyle Türkiye’nin dört bir yanında yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, algoritma mantığı, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler veriliyor. Eğitimlerde çocuklara programlama hakkında fikir sahibi olma, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapma, kendi hayal dünyalarını oluşturma, kendi oyunlarını üretme imkânı sunuluyor. Proje kapsamında 1 yılda elde edilen toplam sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL olurken, projeye yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,4 TL değerinde sosyal fayda yarattı. Projeyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa ulaşıldı.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından 5 yıl önce hayata geçirilen “Yarını Kodlayanlar” projesinde yeni bir adım daha atıldı. Proje kapsamında, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek.
Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirilen “Yarını Kodlayanlar” projesinde, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak üzere atılan adımlara bir yenisi daha eklendi. Beşinci yılına giren projede, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer aldığı sınıflarda öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek. Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa ulaşılacak. Ayrıca, ailelere yönelik düzenlenecek özel buluşma ve eğitimlerle yaklaşık 2 bin 500 veliye ulaşılması hedefleniyor.
“Yarını Kodlayanlar” projesi kapsamında kırsalda kurulan teknoloji sınıfları için, Kocaeli Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, Derince İlçe Milli Eğitim Müdürü Turgut Cüre, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve sevilen sanatçı Aras Bulut İynemli’nin katılımıyla Kocaeli Derince İshakcılar Ortaokulu’nda açılış töreni düzenlendi.
Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şöyle konuştu:
“Vodafone olarak, yaptığımız her işin bir amaca dokunması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında çocukların teknoloji okuryazarlığını artırmak hedefiyle 5 yıl önce Habitat Derneği işbirliğiyle başlattığımız ‘Yarını Kodlayanlar’ projesiyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğumuza kodlama öğrettik. Geçtiğimiz Nisan ayında önemli bir adım daha atarak, ülkemizin farklı noktalarındaki 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açacağımızı duyurmuştuk. Bugün de bu sözümüzü tutmanın ve toplam 20 köy okulunda teknoloji sınıflarımızı öğrencilerimizin kullanımına sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geriye kalan 10 okulumuzda da Ekim sonuna kadar teknoloji sınıflarımızı açmayı hedefliyoruz. Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguluyoruz. Bu programlarla, önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz. Köy okullarında kurduğumuz teknoloji sınıflarıyla, dijitalleşmeye ihtiyacı olan ama erişim imkânı olmayan öğrencilerimiz için bir fırsat penceresi açmanın, teknolojiyi çocuklarımızın ayağına getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sınıflarımızdan hepimizi gururlandıracak yeni başarı hikâyelerinin çıkması, en büyük dileğimiz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, teknolojinin gücünü kullanarak çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz.”
Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, şunları kaydetti:
“Teknolojinin sadece kullanıcısı değil aynı zamanda üreticisi de olacak genç nesillerin yetişmesine katkıda bulunmak için 5 yıl önce Türkiye Vodafone Vakfı’nın da işbirliği ile başlattığımız ‘Yarını Kodlayanlar’ projemizin kapsamını her geçen gün artırmanın haklı sevinci ve gururu içerisindeyiz. Bu bağlamda, ülkemizin farklı noktalarında çeşitli köy okullarına tam donanımlı teknoloji sınıfları kurduk ve kurmaya devam ediyoruz. Özellikle pandemi döneminde dezavantajlı bölgelerdeki çocuklarımızın eğitim ve teknolojiye erişim durumları daha da zorlaştı. İnanıyoruz ki bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak ve 21. yüzyılın gerektirdiği yetkinlikleri kazanabilmek adına imkanları artacaktır. Çünkü biliyoruz ki 21. yüzyıl yetkinlik sahibi bireylerin toplumları dönüştüreceği bir zaman dilimi olacaktır. İçerikleri zenginleşen ve daha fazla çocuğun yararlanacağı bu değerli proje ile toplumları dönüştüren ve liderlik eden bireylerin ortaya çıkmasına destek olacağız.”
Aras Bulut İynemli ise şunları söyledi:
“Dijital gelecekte çocuklarımızın en önemli gereksinimlerinden biri kodlama bilgisi olacak. Bu bilgiyle dijital dünyaya yön verebilecekler. Kodlama, artık evrensel bir dil. Dolayısıyla, tüm çocukların kodlamayı öğrenmesi önem taşıyor. Bugün açılışı yapılan teknoloji sınıfları da köy okullarında okuyan çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sunması bakımından çok kıymetli. Bu projeyi gönülden destekliyorum. Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’ne çocuklarımıza kazandırdıkları tüm imkânlar için teşekkür ediyorum.”
Toplam 30 ilde kurulacak
Proje kapsamında teknoloji sınıfı kurulan köy okullarının bulunduğu iller şöyle: Kocaeli, Trabzon, Çankırı, Karaman, Kırklareli, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın, Denizli, Burdur, Amasya, Ordu, Ardahan, Kars, İstanbul, Bilecik, Bolu, Ankara ve Sivas. Ekim sonuna kadar Tunceli, Siirt, Hakkari, Van, Şırnak, Adana, Hatay, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinde de kurulumların tamamlanması hedefleniyor.
3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim
Teknoloji sınıflarında öğrencilere 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim alma imkânı sunuluyor. Buna göre, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine “İlk Kodumu Yazıyorum”, “Kendi Kuklamı Çiziyorum”, “Görsel Efektler”, “Kendi Oyunumu Tasarlıyorum”, “Balık Avı Oyunu” gibi başlıklar altında Scratch eğitimleri; ilkokul öğrencilerine “Anahtarlık Yapımı”, “Hediye Kutusu Yapımı”, “Desenli Kalemlik Tasarımı”, “Şampiyonluk Kupası”, “Lego Tasarımı” gibi başlıklarda Tinkercad eğitimleri; ortaokul öğrencilerine de “Micro:bit ve Sensörler”, “Dot Matrix Kullanımı”, “İki Buton ile LED Kontrolü”, “Geliştirme Kartı ile Çalışma” gibi başlıklarda Micro:bit eğitimleri veriliyor. Ayrıca, her sınıfta bir bilim kitaplığı köşesi de bulunuyor.
Her okulda 2 öğretmen gönüllü olarak destek verecek
Teknoloji sınıfları için her köy okulunda 2 öğretmen olacak şekilde toplam 60 kişilik özel bir eğitmen kadrosu eğitim süreçlerine destek vermek için gönüllü oldu. Yarını Kodlayanlar Projesi Eğitmen Eğitimi’ne dahil edilen bu öğretmenlere “Scratch ile Kodlama Öğrenme”, “Tinkercad ile Üç Boyutlu Dünyalar”, “Micro:bit ile Elektronik Dünyalar”, “Dijital Pedagoji”, “3D Yazıcı ve 3D Kalemle Üretim” başlıklarında eğitimler verildi. Aylık buluşmalarla öğretmenlere güncel bilgi aktarımının sürdürülmesi hedefleniyor.
Ailelere dijitalleşme eğitimleri
Köy Okulları projesi kapsamında ailelere yönelik özel buluşmalar ve eğitimler de düzenlenecek. Bu buluşmalarda, “Dijitali Güvenli Kullanma”, “E-devlet, E-bankacılık Gibi Elektronik Uygulamalar” ve “Dijital Ebeveynlik” gibi konularda eğitimler verilerek ebeveynlerin 21. yüzyıl yetkinlikleri, dijital dünyada yararlanabilecekleri kaynaklar ve dikkat etmeleri gereken önemli konular hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacak.
“Teknoloji kardeşliği” sağlanacak
Köy okullarında kurulan teknoloji sınıfları, “Yarını Kodlayanlar” okulları ve kulüpleri oluşturulmasının yanı sıra okullararası uzman buluşmaları gibi “teknoloji kardeşliğine” yönelik çalışmalar yapılması açısından da fırsat sunacak. Bu sınıflar sayesinde, çocuklarla ve öğretmenlerle derinlemesine eğitim yapmak, çocuklardaki etki ve değişimleri takip etmek, yeni fırsatlar sağlamak ve başarı hikâyeleri oluşturmak mümkün olacak. Aynı zamanda bir paylaşma kültürü yaratılmasına vesile olacak olan teknoloji sınıfları, 3D yazıcı ve 3D kalem ile kırsalın ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye, ortak çalışma kültürünü diğer köylerle birlikte dijital süreçlerle oluşturmaya, sınıfın ve materyallerin başka öğrenciler ve ebeveynler tarafından kullanılmasını sağlamaya da imkân verecek.
195 bine yakın çocuğa ulaşıldı
“Yarını Kodlayanlar” projesiyle Türkiye’nin dört bir yanında yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, algoritma mantığı, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler veriliyor. Eğitimlerde çocuklara programlama hakkında fikir sahibi olma, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapma, kendi hayal dünyalarını oluşturma, kendi oyunlarını üretme imkânı sunuluyor. Proje kapsamında 1 yılda elde edilen toplam sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL olurken, projeye yapılan her 1 TL’lik yatırım 4,4 TL değerinde sosyal fayda yarattı. Projeyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa ulaşıldı.
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Eylül 2021 12:37
Gösterim: 1384

