Aradığınız sayfa bulunamıyor, lütfen kategori listesinden ulaşmayı deneyiniz.
Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası'nda Doğa Koleji Genç Kızlar Voleybol Takımı, Chiness Taipe'yi 3-0 yenerek dünya şampiyonu oldu.
16 Nisan'da oynayan Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası'nda Doğa Koleji Chiness Taipe'yi 3-0 yenerek dünya şampiyonu oldu.
İlk maçını 10 Nisan'da Avusturya ile oynayan Doğa Koleji öğrencileri 11 Nisan’da Danimarka'yı, ardından Tahiti temsilcisini 2-0'lık skorlar mağlup etti. Grup karşılaşmalarının ardından grubunu 6 puanla lider olarak tamamlayan Doğa Koleji, ikinci turda Çek Cumhuriyeti ekibini 2-0, üçüncü turda Brezilya takımını 2-0 yenerek yarı finale yükseldi. Yarı finalde Portekiz temsilcisini 3-0 mağlup eden Türk ekibi, finalde Chiness Taipe ile karşılaştı. Hızlı hücumlarıyla tanınan Chinese Taipei takımını da 3-0 kazanan Doğa Koleji turnuva boyunca hiç set kaybetmeden dünya şampiyonluğuna adını yazdırdı.
3 farklı dalda Dünya Şampiyonluğu
Doğa Koleji için bu dünya şampiyonluğu ilk değil. 2009 yılında Genç Erkek Basketbol Dünya Şampiyonluğunu, 2013 yılında da Genç Bayan Basketbol Dünya Şampiyonluğunu kazanan Doğa Koleji, bu yılda Genç Kızlar Voleybol Dünya Şampiyonluğunu kazanarak dünyada bir ilki başardı. Doğa Koleji Genç Kızlar Voleybol takımı yıl boyunca İstanbul Şampiyonası, Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonasında oynadığı bütün maçları kazanarak, sezonu namağlup bitirerek, Dünya Şampiyonasında da set vermeden şampiyon oldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Ligi
Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası'nda Doğa Koleji Genç Kızlar Voleybol Takımı, Chiness Taipe'yi 3-0 yenerek dünya şampiyonu oldu.
16 Nisan'da oynayan Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası'nda Doğa Koleji Chiness Taipe'yi 3-0 yenerek dünya şampiyonu oldu.
İlk maçını 10 Nisan'da Avusturya ile oynayan Doğa Koleji öğrencileri 11 Nisan’da Danimarka'yı, ardından Tahiti temsilcisini 2-0'lık skorlar mağlup etti. Grup karşılaşmalarının ardından grubunu 6 puanla lider olarak tamamlayan Doğa Koleji, ikinci turda Çek Cumhuriyeti ekibini 2-0, üçüncü turda Brezilya takımını 2-0 yenerek yarı finale yükseldi. Yarı finalde Portekiz temsilcisini 3-0 mağlup eden Türk ekibi, finalde Chiness Taipe ile karşılaştı. Hızlı hücumlarıyla tanınan Chinese Taipei takımını da 3-0 kazanan Doğa Koleji turnuva boyunca hiç set kaybetmeden dünya şampiyonluğuna adını yazdırdı.
3 farklı dalda Dünya Şampiyonluğu
Doğa Koleji için bu dünya şampiyonluğu ilk değil. 2009 yılında Genç Erkek Basketbol Dünya Şampiyonluğunu, 2013 yılında da Genç Bayan Basketbol Dünya Şampiyonluğunu kazanan Doğa Koleji, bu yılda Genç Kızlar Voleybol Dünya Şampiyonluğunu kazanarak dünyada bir ilki başardı. Doğa Koleji Genç Kızlar Voleybol takımı yıl boyunca İstanbul Şampiyonası, Türkiye Şampiyonası ve Dünya Şampiyonasında oynadığı bütün maçları kazanarak, sezonu namağlup bitirerek, Dünya Şampiyonasında da set vermeden şampiyon oldu.
Son Güncelleme: Perşembe, 17 Nisan 2014 15:58
Gösterim: 3009
TEB-BNP Paribas WTA Championships uluslararası kadınlar tenis turnuvasında tekler finalinde ABD'li Serena Williams, Rus Maria Sharapova'yı 6-4 ve 6-3'lük setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu.
Sinan Erdem Spor Salonu'nda, tamamen dolu tribünler önündeki finale Sharapova, servis avantajıyla başladı. Rakibinin hatalarını iyi değerlendiren Rus sporcu 1-0 öne geçti. Serena Williams, ikinci oyunda servislerde etkili oldu ve 1-1 beraberliği sağladı. Her iki sporcu, ilk servislerde iyi savunma yapamayınca 8 dakika süren ilk setin ilk bölümü 2-2 beraberlikle geçildi. Çekişmeli geçen 7. oyunda Maria Sharapova, servislerde hata yapmasına rağmen durumu 4-3'e getirmesini bildi.
Turnuvanın ilk gününde fazla çift hata yapan Serena Williams, aynı sıkıntıyı 8. oyunda yaşamasına rağmen skoru 5-3'e taşıdı. Ancak file önünde basit hatalar yapan ABD'li sporcu karşısında Maria Sharapova, oyundan kopmadı ve durumu 5-4 yaptı. Oyun içinde servis avantajını eline alan Serena Williams, yaptığı çift hataya rağmen bu avantajını iyi değerlendirdi ve 45 dakika süren ilk seti 6-4 kazandı.
Serena Williams, ikinci sete de servis kırarak başladı. Kendi servisinde de oyunu alan ABD'li tenisçi, 2-0 öne geçti. Üçüncü oyunda kullandığı servislerde hata yapmayan Sharapova, durumu 2-1'e getirdi. Sharapova'ya verdiği bir sayının ardından skoru 5-3'e taşıyan ABD'li sporcu, son oyunda da servisi kırdı ve ikinci seti 6-3 aldı. Serena Williams, böylece 1 saat 29 dakika süren karşılaşmayı 2-0 kazanarak, TEB-BNP Paribas WTA Championships'te 2012 yılının şampiyonu oldu.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Ligi
TEB-BNP Paribas WTA Championships uluslararası kadınlar tenis turnuvasında tekler finalinde ABD'li Serena Williams, Rus Maria Sharapova'yı 6-4 ve 6-3'lük setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu.
Sinan Erdem Spor Salonu'nda, tamamen dolu tribünler önündeki finale Sharapova, servis avantajıyla başladı. Rakibinin hatalarını iyi değerlendiren Rus sporcu 1-0 öne geçti. Serena Williams, ikinci oyunda servislerde etkili oldu ve 1-1 beraberliği sağladı. Her iki sporcu, ilk servislerde iyi savunma yapamayınca 8 dakika süren ilk setin ilk bölümü 2-2 beraberlikle geçildi. Çekişmeli geçen 7. oyunda Maria Sharapova, servislerde hata yapmasına rağmen durumu 4-3'e getirmesini bildi.
Turnuvanın ilk gününde fazla çift hata yapan Serena Williams, aynı sıkıntıyı 8. oyunda yaşamasına rağmen skoru 5-3'e taşıdı. Ancak file önünde basit hatalar yapan ABD'li sporcu karşısında Maria Sharapova, oyundan kopmadı ve durumu 5-4 yaptı. Oyun içinde servis avantajını eline alan Serena Williams, yaptığı çift hataya rağmen bu avantajını iyi değerlendirdi ve 45 dakika süren ilk seti 6-4 kazandı.
Serena Williams, ikinci sete de servis kırarak başladı. Kendi servisinde de oyunu alan ABD'li tenisçi, 2-0 öne geçti. Üçüncü oyunda kullandığı servislerde hata yapmayan Sharapova, durumu 2-1'e getirdi. Sharapova'ya verdiği bir sayının ardından skoru 5-3'e taşıyan ABD'li sporcu, son oyunda da servisi kırdı ve ikinci seti 6-3 aldı. Serena Williams, böylece 1 saat 29 dakika süren karşılaşmayı 2-0 kazanarak, TEB-BNP Paribas WTA Championships'te 2012 yılının şampiyonu oldu.
Son Güncelleme: Pazar, 28 Ekim 2012 22:47
Gösterim: 3261
Türkiye Badminton Federasyonu Başkanı Murat Özmekik, ''Diyarbakır'da taş atan 300 çocuğa badminton eğitimi veriliyor, taş atan eller artık badminton raketi tutmakta'' dedi.
Özmekik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 136 infaz koruma memuruna Badminton Antrenör Belgesi verdiklerini, cezaevlerinde bulunan yaklaşık 3 bin hükümlü ve tutuklunun badminton oynadığını belirtti.
Federasyon olarak sosyal sorumluluk projelerine önem verdiklerini ifade eden Özmekik, ''Doğu illerinde badminton faaliyetlerimiz sürüyor. Diyarbakır'da taş atan 300 çocuğa badminton eğitimi veriliyor. Şunu diyebiliyoruz; taş atan eller artık badminton raketi tutmakta'' diye konuştu.
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında geçen yıl Mersin'de din adamları arasında badminton müsabakaları düzenlediklerini dile getiren Özmekik, ''Önümüzdeki yaz döneminde yeniden bu tür bir faaliyet yapmayı planlıyoruz. Yine Mersin'de 'Şalvarlı badminton' ve 'O köy bizim köyümüzdür' projeleriyle kendi köyüne spor malzemesi göndermek isteyen insanlarımız aracılığıyla köylere spor malzemeleri gönderdik. Dolayısıyla sadece uluslararası başarı değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk alanında projeler üreterek Türkiye'de spor kültürünü yaygınlaştırmaya çalışıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Lisanslı sporcu sayısı 33 bin
Özmekik, badmintonun Asya ülkelerinde rehabilitasyon amacıyla kullanıldığını anlatarak, şöyle devam etti:
''Geçenlerde Metris Cezaevi'ndeki futbolcular da zihinsel olarak rahatlamak için badminton eğitimi aldıklarını ifade etmişlerdi. Bu çok önemli bir tespit. Çünkü badminton Asya ülkelerinde Malezya'da, Endonezya'da zihinsel tedavide rehabilitasyon amacıyla kullanılıyor. Dünyada herkes badmintonu zevk alarak oynuyor.''
Badminton sporunda Türkiye'nin uluslararası başarılarının arttığını, 4 yıldır Avrupa şampiyonalarında takım halinde üçüncülük, ferdide ise ikincililik ve üçüncülük almaya başladıklarını vurgulayan Özmekik, şunları kaydetti:
''Badmintonda 2005'te 3 bin olan lisanslı sporcu sayısı 33 bine, antrenör sayısı ise binden 12 bine çıktı. 60 federasyon arasında en fazla antrenör sayısı olan ikinci federasyonuz. Madalya sıralamasında 3 yıldır ilk 5 federasyon arasındayız. Sponsor bulmada, 46 sözleşme ile üçüncü federasyonuz. Her yıl faaliyetlerimizin yaklaşık yüzde 50'sini sponsorluk yoluyla yapıyoruz.''
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Ligi
Türkiye Badminton Federasyonu Başkanı Murat Özmekik, ''Diyarbakır'da taş atan 300 çocuğa badminton eğitimi veriliyor, taş atan eller artık badminton raketi tutmakta'' dedi.
Özmekik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 136 infaz koruma memuruna Badminton Antrenör Belgesi verdiklerini, cezaevlerinde bulunan yaklaşık 3 bin hükümlü ve tutuklunun badminton oynadığını belirtti.
Federasyon olarak sosyal sorumluluk projelerine önem verdiklerini ifade eden Özmekik, ''Doğu illerinde badminton faaliyetlerimiz sürüyor. Diyarbakır'da taş atan 300 çocuğa badminton eğitimi veriliyor. Şunu diyebiliyoruz; taş atan eller artık badminton raketi tutmakta'' diye konuştu.
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında geçen yıl Mersin'de din adamları arasında badminton müsabakaları düzenlediklerini dile getiren Özmekik, ''Önümüzdeki yaz döneminde yeniden bu tür bir faaliyet yapmayı planlıyoruz. Yine Mersin'de 'Şalvarlı badminton' ve 'O köy bizim köyümüzdür' projeleriyle kendi köyüne spor malzemesi göndermek isteyen insanlarımız aracılığıyla köylere spor malzemeleri gönderdik. Dolayısıyla sadece uluslararası başarı değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk alanında projeler üreterek Türkiye'de spor kültürünü yaygınlaştırmaya çalışıyoruz'' ifadelerini kullandı.
Lisanslı sporcu sayısı 33 bin
Özmekik, badmintonun Asya ülkelerinde rehabilitasyon amacıyla kullanıldığını anlatarak, şöyle devam etti:
''Geçenlerde Metris Cezaevi'ndeki futbolcular da zihinsel olarak rahatlamak için badminton eğitimi aldıklarını ifade etmişlerdi. Bu çok önemli bir tespit. Çünkü badminton Asya ülkelerinde Malezya'da, Endonezya'da zihinsel tedavide rehabilitasyon amacıyla kullanılıyor. Dünyada herkes badmintonu zevk alarak oynuyor.''
Badminton sporunda Türkiye'nin uluslararası başarılarının arttığını, 4 yıldır Avrupa şampiyonalarında takım halinde üçüncülük, ferdide ise ikincililik ve üçüncülük almaya başladıklarını vurgulayan Özmekik, şunları kaydetti:
''Badmintonda 2005'te 3 bin olan lisanslı sporcu sayısı 33 bine, antrenör sayısı ise binden 12 bine çıktı. 60 federasyon arasında en fazla antrenör sayısı olan ikinci federasyonuz. Madalya sıralamasında 3 yıldır ilk 5 federasyon arasındayız. Sponsor bulmada, 46 sözleşme ile üçüncü federasyonuz. Her yıl faaliyetlerimizin yaklaşık yüzde 50'sini sponsorluk yoluyla yapıyoruz.''
Son Güncelleme: Salı, 03 Nisan 2012 12:31
Gösterim: 4565
16 Nisan Pazartesi günü başlayacak olan ‘Fatih World Cup 3’ futbol turnuvası için takımlar son hazırlıklarını yaptı. Fatih Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan 16 farklı ülke takımının katılımı ile bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan ‘Fatih World Cup 3’ futbol şampiyonasının kura çekimi Melih Gümüşbıçak’ın katılımıyla gerçekleşti. Şampiyonanın açılış töreni 16 Nisan 2012, Pazartesi saat 13.00’da Üniversitenin Büyükçekmece Kampüsünde yapılacak.
Fatih World Cup 3’ün bu yıl yapılacak açılışına; eski futbolcu ve İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, NTV Spor yorumcusu ve eski futbolcu Rıdvan Dilmen, Galatasaray A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahim Albayrak, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski futbolcu Hakan Ünsal, Telegol Programı yapımcısı Serhat Ulueren, Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, spor yorumcusu Selçuk Yula, Fenerbahçe eski idari menajeri Volkan Ballı, Gaziantep Spor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, İBB Teknik Direktörü Arif Erdem ve turnuvada yer alan 16 ülke takımının büyükelçi ve konsolosları katılacak.
Ayrıca Alex De Souza’ya ‘En Değerli Yabancı Oyuncu’, Semih Kaya’ya ‘En İyi Çıkış Yapan Oyuncu’, Tolga Zengin’e ‘En Değerli Kaleci’, Rıdvan Dilmen’e ‘En İyi Spor Yorumcusu’, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan’a ‘En Değerli Oyuncu’, Şansal Büyüka’ya ise ‘En İyi Spor Programı(Maraton)’ ödülü verilecek.
Açılış töreninden hemen sonra geçen yılın şampiyonu Senegal ve ikincisi Türkiye gösteri maçı yapacak. Turnuva, 17 Nisan-8 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fatih World Cup 3’ün şampiyonu ise 8 Mayıs 2012 Salı günü yapılacak final maçında belli olacak.
İlkinin 2008 yılında yapıldığı organizasyonda Milli Takımlar Eski Teknik Direktörü Fatih Terim’e Futbolun Profesörü unvanı verilmişti. 2010 yılında yapılan Fatih World Cup 2’de ise Türk Futbolunun efsane isimlerinden Hakan Şükür, Ertuğrul Sağlam ve Bülent Korkmaz gibi önemli futbolculara ‘Türk Futbolu Onur Ödülü’ verilmişti.
Program
Tarih : 16 Nisan 2012, Pazartesi
Saat : 12: 00 Kokteyl / 13:00 Tören
Yer : Fatih Üniversitesi Büyükçekmece Kampüsü
• Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı,
• Program Sunucusu Melih Gümüşbıçak’ın Şampiyona Tanıtımı
• Üniversite Tanıtım Filminin Gösterimi,
• Rektör Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan’ın Açılış Konuşması,
• Protokol Konuşmaları,
• Fatih World Cup Tanıtım Filminin Gösterimi,
• Takımların Şampiyona Hazırlık Görüntülerinin Gösterimi,
• Müzik ve Işık Gösterisi Eşliğinde Ülke Takımların Sahneye Gelişi,
• Fatih World Cup Marşının Çalınması,
• Ödül Töreni
• Toplu Hatıra Fotoğrafının Çekilmesi,
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Ligi
16 Nisan Pazartesi günü başlayacak olan ‘Fatih World Cup 3’ futbol turnuvası için takımlar son hazırlıklarını yaptı. Fatih Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan 16 farklı ülke takımının katılımı ile bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan ‘Fatih World Cup 3’ futbol şampiyonasının kura çekimi Melih Gümüşbıçak’ın katılımıyla gerçekleşti. Şampiyonanın açılış töreni 16 Nisan 2012, Pazartesi saat 13.00’da Üniversitenin Büyükçekmece Kampüsünde yapılacak.
Fatih World Cup 3’ün bu yıl yapılacak açılışına; eski futbolcu ve İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, NTV Spor yorumcusu ve eski futbolcu Rıdvan Dilmen, Galatasaray A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahim Albayrak, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski futbolcu Hakan Ünsal, Telegol Programı yapımcısı Serhat Ulueren, Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, spor yorumcusu Selçuk Yula, Fenerbahçe eski idari menajeri Volkan Ballı, Gaziantep Spor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, İBB Teknik Direktörü Arif Erdem ve turnuvada yer alan 16 ülke takımının büyükelçi ve konsolosları katılacak.
Ayrıca Alex De Souza’ya ‘En Değerli Yabancı Oyuncu’, Semih Kaya’ya ‘En İyi Çıkış Yapan Oyuncu’, Tolga Zengin’e ‘En Değerli Kaleci’, Rıdvan Dilmen’e ‘En İyi Spor Yorumcusu’, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan’a ‘En Değerli Oyuncu’, Şansal Büyüka’ya ise ‘En İyi Spor Programı(Maraton)’ ödülü verilecek.
Açılış töreninden hemen sonra geçen yılın şampiyonu Senegal ve ikincisi Türkiye gösteri maçı yapacak. Turnuva, 17 Nisan-8 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fatih World Cup 3’ün şampiyonu ise 8 Mayıs 2012 Salı günü yapılacak final maçında belli olacak.
İlkinin 2008 yılında yapıldığı organizasyonda Milli Takımlar Eski Teknik Direktörü Fatih Terim’e Futbolun Profesörü unvanı verilmişti. 2010 yılında yapılan Fatih World Cup 2’de ise Türk Futbolunun efsane isimlerinden Hakan Şükür, Ertuğrul Sağlam ve Bülent Korkmaz gibi önemli futbolculara ‘Türk Futbolu Onur Ödülü’ verilmişti.
Program
Tarih : 16 Nisan 2012, Pazartesi
Saat : 12: 00 Kokteyl / 13:00 Tören
Yer : Fatih Üniversitesi Büyükçekmece Kampüsü
• Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı,
• Program Sunucusu Melih Gümüşbıçak’ın Şampiyona Tanıtımı
• Üniversite Tanıtım Filminin Gösterimi,
• Rektör Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan’ın Açılış Konuşması,
• Protokol Konuşmaları,
• Fatih World Cup Tanıtım Filminin Gösterimi,
• Takımların Şampiyona Hazırlık Görüntülerinin Gösterimi,
• Müzik ve Işık Gösterisi Eşliğinde Ülke Takımların Sahneye Gelişi,
• Fatih World Cup Marşının Çalınması,
• Ödül Töreni
• Toplu Hatıra Fotoğrafının Çekilmesi,
Son Güncelleme: Cumartesi, 14 Nisan 2012 14:42
Gösterim: 3665
Yakup Özkaya – Limy Kurucusu
“Okullar dijitalleşmek istiyor ama süreçler birbirinden kopuk ilerliyor. Bir kurum içerik için ayrı, sınav/deneme için ayrı, iletişim için ayrı, rehberlik için ayrı sistemlere yönelince hem yönetim yükü artıyor hem de öğrenci takibi zorlaşıyor. Bu parçalanma, özellikle akademik takip ile veli iletişiminin aynı ritimde ilerlemesini engelliyor; öğretmen ve rehberlik servisi farklı verilerle çalışabiliyor, yönetim kararları ise gecikebiliyor. Limy bu ihtiyaca, tekil bir çözüm değil entegre bir ekosistem yaklaşımıyla yanıt verdi.”
Eğitimde dijitalleşme açısından Limy nasıl bir konumlanma sunuyor?
Eğitimde dijitalleşme bugün “uygulama sayısını artırmak” değil, okulun tüm süreçlerini aynı mantık ve aynı veri diliyle yönetebilmektir. Limy bu nedenle yalnızca bir içerik platformu değil; okul yönetimi, akademik takip, rehberlik ve veli iletişimini tek ekosistemde birleştiren bütüncül bir yapıdır. Okullar genellikle farklı amaçlar için ayrı ayrı araçlar kullanır; ölçme-değerlendirme başka yerde, iletişim başka yerde, rehberlik başka yerde yürür. Bu parçalı yapı süreçleri yavaşlatır, takipte kopukluk oluşturur ve ekiplerin aynı hedefe odaklanmasını zorlaştırır. Limy, okul–öğrenci–veli üçgenini tek merkezden yönetilebilir hale getirerek dijitalleşmeyi operasyonel bir yük olmaktan çıkarır; şeffaflığı artırır, ölçülebilirliği güçlendirir ve karar alma süreçlerini veriye dayalı hale getirir. Sonuçta okul yönetimi “ne oluyor?” sorusunun yanı sıra “neden oluyor?” ve “ne yapmalıyız?” sorularını da aynı ekrandan cevaplayabilir.
ENTEGRE BİR EKOSİSTEM
Limy’nin kuruluş süreci ve ortaya çıkış ihtiyacı neydi?
Sahada görülen temel sorun şuydu: Okullar dijitalleşmek istiyor ama süreçler birbirinden kopuk ilerliyor. Bir kurum içerik için ayrı, sınav/deneme için ayrı, iletişim için ayrı, rehberlik için ayrı sistemlere yönelince hem yönetim yükü artıyor hem de öğrenci takibi zorlaşıyor. Bu parçalanma, özellikle akademik takip ile veli iletişiminin aynı ritimde ilerlemesini engelliyor; öğretmen ve rehberlik servisi farklı verilerle çalışabiliyor, yönetim kararları ise gecikebiliyor. Limy bu ihtiyaca, tekil bir çözüm değil entegre bir ekosistem yaklaşımıyla yanıt verdi. Amaç; içerik, ölçme-değerlendirme, takip ve iletişimi aynı yapı altında toplayarak okulun “tek merkezden yönetilebilir” bir dijital organizmaya dönüşmesini sağlamaktı. Böylece öğrencinin akademik ilerlemesi, öğretmenin yönlendirmesi, rehberlik süreci ve velinin izleme/iletişim hattı aynı sistemde tutarlı bir akışa kavuştu.
Limy okullara hangi temel değer önerisini sunuyor?
Limy’nin temel değer önerisi, okulun eğitim süreçlerini “anlık görünür” ve “stratejik yönetilebilir” hale getirmesidir. Yönetim, öğrenci ve sınıf bazında nelerin iyi gittiğini, nerede zorlanıldığını ve hangi müdahalelerin gerektiğini gecikmeden görebilir. Öğretmen için tekrar eden operasyonel yük azalırken, öğrenci tarafında kişiselleştirme artar; rehberlik servisi ise veliyle iletişimi yalnızca toplantılara sıkıştırmadan, sürekliliği olan bir süreç yönetimine dönüştürebilir. Veli tarafında da belirsizlik azalır; öğrencinin ödev–sınav–gelişim hattı daha düzenli izlenir ve ihtiyaç duyulduğunda kurumla iletişim kurmak kolaylaşır. Bu sayede kurum, günlük aksiyonları yönetmekle kalmaz; daha öngörülü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir eğitim yönetimi pratiği kazanır.
7/24 SINIRSIZ SORU ÇÖZÜMÜ
Limy’nin içerik ve öğrenme altyapısında neler var?
Limy, K–12 düzeyinin tamamına hitap eden bir öğrenme altyapısını yönetim ve iletişim bileşenleriyle birlikte sunar. Platformda 4000’den fazla 4K konu anlatım videosu, yaklaşık 3000 etkileşimli etkinlik ve 300.000’den fazla kişiselleştirilebilir soru havuzu yer alır. Öğrencinin süreç içinde takıldığı noktada yapay zekâ asistanı devreye girerek öğrenmeyi destekler; 7/24 sınırsız soru çözümü ise gerçek öğretmen desteğiyle devamlılık sağlar. Yapay zekâ destekli ders çalışma programı, öğrencinin hedeflerine ve mevcut performansına göre planlamayı kolaylaştırır; canlı yayınlar, rehberlik/koçluk sistemi ve interaktif yapı ise öğrenmeyi zamandan ve mekândan bağımsız hale getirir. Bu yapı, öğrencinin bireysel öğrenme hızını desteklerken öğretmenin tekrar yükünü azaltır ve öğrenme sürecini daha tutarlı bir takibe açar.
Limy yalnızca akademik başarıya mı odaklanıyor?
Limy’nin yaklaşımı akademik başarıyı merkeze almakla birlikte öğrencinin geleceğin yetkinlikleriyle desteklenmesi gerektiği fikrine dayanır. Bu nedenle içerik yapısı yalnızca test/deneme ekseninde ilerlemez; etkileşimli etkinlikler, proje tabanlı çalışmalar ve yapay zekâ–robotik kodlama gibi alanlarla öğrencinin analitik düşünme, problem çözme ve dijital becerileri güçlendirilir. Böylece öğrenci, sadece sınav performansına değil; öğrenme disiplinine, üretkenliğe ve teknoloji okuryazarlığına da hazırlanır. Okul açısından bakıldığında bu yaklaşım, kurumun eğitim vizyonunu genişletir ve öğrenci gelişimini daha bütüncül bir çerçevede yönetilebilir hale getirir. Ayrıca, Podcastler ve Bilinçli Aile aracılığıyla; öğrencilere ve velilere rehberlik, motivasyon ve kariyer gibi alanlarda uzman kişilerin yönlendirmeleri etkili ve erişilebilir şekilde sunulmaktadır.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ 4 ANA UYGULAMA
Limy’nin dört ana uygulaması hangi ihtiyaçları karşılıyor?
Limy Student, 1–12. sınıf öğrencilerinin konu anlatım videoları ve konu özetleriyle temeli sağlamlaştırmasını; testler ve deneme sınavlarıyla ölçmesini sağlar. Yapay zekâ asistanı ve yapay zekâ destekli ders çalışma programı sayesinde süreç kişiselleşir; öğrenci ne çalışacağını, neye öncelik vereceğini daha net görür. 7/24 sınırsız soru çözümü ise “takıldım ve kaldım” noktalarını ortadan kaldırarak sürekliliği güçlendirir. Limy Family, velinin ödev, sınav sonuçları ve gelişim raporlarını anlık takip edebildiği; konum takibiyle öğrenciyi izleyebildiği; rehberlik öğretmenleri ve kurum yetkilileriyle mesajlaşma ve canlı görüşmeler yapabildiği bir platformdur. Limy Coach, öğretmenlerin ve rehberlik/koçluk ekibinin öğrenci gelişimini izleyip ödev atayabildiği, günlük durumları takip edebildiği ve canlı görüşmelerle süreci yakından desteklediği uygulamadır. Limy Preschool ise 3–6 yaş için yemek ve uyku düzeni takibi, etkinlik katılım onayı, fotoğraf/video erişimi, rehber öğretmenle canlı görüşme ve konum takibi gibi okul öncesinin kritik ihtiyaçlarını tek bir yapı altında toplar.
Okullarla çalışma yöntemi Limy’de nasıl ilerliyor?
Limy, okullarla süreci yalnızca bir yazılım kurulumu olarak değil; rehberlik, takip ve iletişim süreçlerini kapsayan bir işbirliği modeli olarak ele alır. Kurumun rehberlik servisi, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri aynı sistem üzerinde buluşturarak sürecin aktif ve sürdürülebilir ilerlemesini hedefler. Yönetici ve öğretmen panelleri üzerinden öğrencinin içerik tüketimi, soru çözme davranışı, ödev durumu ve öğrenme tercihleri izlenebilir; sınıf ve öğrenci bazında verilerle eksikler erken tespit edilerek akademik ya da rehberlik adımları zamanında planlanır. Veli iletişimi yalnızca yüz yüze görüşmelere bağlı kalmaz; canlı görüşmeler ve anlık iletişimle süreklilik kazanır. Bu yaklaşım, kurumun sahadaki temposuna uyum sağlayan, ölçülebilir ve şeffaf bir takip düzeni oluşturur.
Limy okullara hangi kurumsal kazanımları hedefliyor?
Limy’nin hedefi, eğitim kurumlarında kalıcı bir dijital yönetim kültürü oluşturmaktır. Bu kültür; süreçlerde kontrol, şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamayı, plansız ilerlemek yerine ölçülebilir ve takip edilebilir bir sistem kurmayı, yönetim–rehberlik–veli koordinasyonunu sürdürülebilir hale getirmeyi ve zaman/insan kaynağını daha verimli kullanmayı içerir. Kurum bu sayede sadece “bugünü yöneten” değil, gelecek dönemlerini planlayabilen, riskleri öngörebilen ve stratejik kararları daha doğru zamanda alabilen bir yapıya dönüşür. Özellikle öğrenci, sınıf ve kurum bazında oluşan veriler, okulun akademik performansı kadar rehberlik süreçlerinde de güçlü bir öngörü sunar.
Kurumlar neden Limy’yi tercih etmeli?
Limy’yi tercih edilir kılan en önemli unsur, yalnızca teknoloji sunmaması; okulun tüm paydaşlarını tek bir sistem içinde buluşturan bütüncül bir yönetim modeli sağlamasıdır. Kurumlar Limy ile birden fazla araçla uğraşmak yerine tek merkezden yönetilebilir bir altyapıya kavuşur; akademik ve gelişim süreçlerini anlık ve ölçülebilir biçimde takip eder; rehberlik ve veli iletişimini fiziksel sınırların dışına taşıyarak süreklilik kazanır. Karar alma süreçleri sezgilerden çok veriye dayanır; böylece dijitalleşme geçici bir çözüm değil kurumsal dönüşümün sürdürülebilir bir parçası haline gelir. Limy’yi kullanan okullar, yalnızca bir platform edinmiş olmaz; eğitim süreçlerini daha kontrollü, daha öngörülü ve daha verimli yöneten bir yapıya geçiş yapar.
LİMY’NİN KURUCUSU DR. ÖĞR. ÜYESİ YAKUP ÖZKAYA KİMDİR?
Dr. Öğr. Üyesi Yakup Özkaya; eğitim, dijital dönüşüm ve kurum yönetimi ekseninde çalışan bir akademisyen ve eğitim teknolojileri girişimcisidir. Yaklaşık 15 yıldır eğitim kurumlarının sahadaki ihtiyaçlarını birebir gözlemleyerek; dijitalleşmenin eğitim yönetimine, öğretmen iş yüküne, öğrenci takibine ve veli iletişimine etkilerini hem teorik hem uygulamalı olarak ele almıştır. Limy, bu iki dünyanın—akademik bilgi birikimi ile sahadaki gerçek ihtiyaçların—kesişiminde doğmuştur. Buradaki temel motivasyon, okullara “geçici çözümler” sunmak değil; kurumun kendi işleyişini büyütürken kontrol edebileceği, ölçekleyebileceği ve sürdürebileceği bir dijital yönetim kültürü kazandırmaktır. Bu yaklaşım, Limy’nin ürün kurgusuna da yansır: amaç, öğretmeni güçlendiren, rehberliği yapılandıran, yönetimi veriyle destekleyen ve veliyi doğru noktada sürece dahil eden bir sistem kurmaktır.
Üst Kategori: ROOT Kategori: Eğitim Teknolojsi
Yakup Özkaya – Limy Kurucusu
“Okullar dijitalleşmek istiyor ama süreçler birbirinden kopuk ilerliyor. Bir kurum içerik için ayrı, sınav/deneme için ayrı, iletişim için ayrı, rehberlik için ayrı sistemlere yönelince hem yönetim yükü artıyor hem de öğrenci takibi zorlaşıyor. Bu parçalanma, özellikle akademik takip ile veli iletişiminin aynı ritimde ilerlemesini engelliyor; öğretmen ve rehberlik servisi farklı verilerle çalışabiliyor, yönetim kararları ise gecikebiliyor. Limy bu ihtiyaca, tekil bir çözüm değil entegre bir ekosistem yaklaşımıyla yanıt verdi.”
Eğitimde dijitalleşme açısından Limy nasıl bir konumlanma sunuyor?
Eğitimde dijitalleşme bugün “uygulama sayısını artırmak” değil, okulun tüm süreçlerini aynı mantık ve aynı veri diliyle yönetebilmektir. Limy bu nedenle yalnızca bir içerik platformu değil; okul yönetimi, akademik takip, rehberlik ve veli iletişimini tek ekosistemde birleştiren bütüncül bir yapıdır. Okullar genellikle farklı amaçlar için ayrı ayrı araçlar kullanır; ölçme-değerlendirme başka yerde, iletişim başka yerde, rehberlik başka yerde yürür. Bu parçalı yapı süreçleri yavaşlatır, takipte kopukluk oluşturur ve ekiplerin aynı hedefe odaklanmasını zorlaştırır. Limy, okul–öğrenci–veli üçgenini tek merkezden yönetilebilir hale getirerek dijitalleşmeyi operasyonel bir yük olmaktan çıkarır; şeffaflığı artırır, ölçülebilirliği güçlendirir ve karar alma süreçlerini veriye dayalı hale getirir. Sonuçta okul yönetimi “ne oluyor?” sorusunun yanı sıra “neden oluyor?” ve “ne yapmalıyız?” sorularını da aynı ekrandan cevaplayabilir.
ENTEGRE BİR EKOSİSTEM
Limy’nin kuruluş süreci ve ortaya çıkış ihtiyacı neydi?
Sahada görülen temel sorun şuydu: Okullar dijitalleşmek istiyor ama süreçler birbirinden kopuk ilerliyor. Bir kurum içerik için ayrı, sınav/deneme için ayrı, iletişim için ayrı, rehberlik için ayrı sistemlere yönelince hem yönetim yükü artıyor hem de öğrenci takibi zorlaşıyor. Bu parçalanma, özellikle akademik takip ile veli iletişiminin aynı ritimde ilerlemesini engelliyor; öğretmen ve rehberlik servisi farklı verilerle çalışabiliyor, yönetim kararları ise gecikebiliyor. Limy bu ihtiyaca, tekil bir çözüm değil entegre bir ekosistem yaklaşımıyla yanıt verdi. Amaç; içerik, ölçme-değerlendirme, takip ve iletişimi aynı yapı altında toplayarak okulun “tek merkezden yönetilebilir” bir dijital organizmaya dönüşmesini sağlamaktı. Böylece öğrencinin akademik ilerlemesi, öğretmenin yönlendirmesi, rehberlik süreci ve velinin izleme/iletişim hattı aynı sistemde tutarlı bir akışa kavuştu.
Limy okullara hangi temel değer önerisini sunuyor?
Limy’nin temel değer önerisi, okulun eğitim süreçlerini “anlık görünür” ve “stratejik yönetilebilir” hale getirmesidir. Yönetim, öğrenci ve sınıf bazında nelerin iyi gittiğini, nerede zorlanıldığını ve hangi müdahalelerin gerektiğini gecikmeden görebilir. Öğretmen için tekrar eden operasyonel yük azalırken, öğrenci tarafında kişiselleştirme artar; rehberlik servisi ise veliyle iletişimi yalnızca toplantılara sıkıştırmadan, sürekliliği olan bir süreç yönetimine dönüştürebilir. Veli tarafında da belirsizlik azalır; öğrencinin ödev–sınav–gelişim hattı daha düzenli izlenir ve ihtiyaç duyulduğunda kurumla iletişim kurmak kolaylaşır. Bu sayede kurum, günlük aksiyonları yönetmekle kalmaz; daha öngörülü, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir eğitim yönetimi pratiği kazanır.
7/24 SINIRSIZ SORU ÇÖZÜMÜ
Limy’nin içerik ve öğrenme altyapısında neler var?
Limy, K–12 düzeyinin tamamına hitap eden bir öğrenme altyapısını yönetim ve iletişim bileşenleriyle birlikte sunar. Platformda 4000’den fazla 4K konu anlatım videosu, yaklaşık 3000 etkileşimli etkinlik ve 300.000’den fazla kişiselleştirilebilir soru havuzu yer alır. Öğrencinin süreç içinde takıldığı noktada yapay zekâ asistanı devreye girerek öğrenmeyi destekler; 7/24 sınırsız soru çözümü ise gerçek öğretmen desteğiyle devamlılık sağlar. Yapay zekâ destekli ders çalışma programı, öğrencinin hedeflerine ve mevcut performansına göre planlamayı kolaylaştırır; canlı yayınlar, rehberlik/koçluk sistemi ve interaktif yapı ise öğrenmeyi zamandan ve mekândan bağımsız hale getirir. Bu yapı, öğrencinin bireysel öğrenme hızını desteklerken öğretmenin tekrar yükünü azaltır ve öğrenme sürecini daha tutarlı bir takibe açar.
Limy yalnızca akademik başarıya mı odaklanıyor?
Limy’nin yaklaşımı akademik başarıyı merkeze almakla birlikte öğrencinin geleceğin yetkinlikleriyle desteklenmesi gerektiği fikrine dayanır. Bu nedenle içerik yapısı yalnızca test/deneme ekseninde ilerlemez; etkileşimli etkinlikler, proje tabanlı çalışmalar ve yapay zekâ–robotik kodlama gibi alanlarla öğrencinin analitik düşünme, problem çözme ve dijital becerileri güçlendirilir. Böylece öğrenci, sadece sınav performansına değil; öğrenme disiplinine, üretkenliğe ve teknoloji okuryazarlığına da hazırlanır. Okul açısından bakıldığında bu yaklaşım, kurumun eğitim vizyonunu genişletir ve öğrenci gelişimini daha bütüncül bir çerçevede yönetilebilir hale getirir. Ayrıca, Podcastler ve Bilinçli Aile aracılığıyla; öğrencilere ve velilere rehberlik, motivasyon ve kariyer gibi alanlarda uzman kişilerin yönlendirmeleri etkili ve erişilebilir şekilde sunulmaktadır.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ 4 ANA UYGULAMA
Limy’nin dört ana uygulaması hangi ihtiyaçları karşılıyor?
Limy Student, 1–12. sınıf öğrencilerinin konu anlatım videoları ve konu özetleriyle temeli sağlamlaştırmasını; testler ve deneme sınavlarıyla ölçmesini sağlar. Yapay zekâ asistanı ve yapay zekâ destekli ders çalışma programı sayesinde süreç kişiselleşir; öğrenci ne çalışacağını, neye öncelik vereceğini daha net görür. 7/24 sınırsız soru çözümü ise “takıldım ve kaldım” noktalarını ortadan kaldırarak sürekliliği güçlendirir. Limy Family, velinin ödev, sınav sonuçları ve gelişim raporlarını anlık takip edebildiği; konum takibiyle öğrenciyi izleyebildiği; rehberlik öğretmenleri ve kurum yetkilileriyle mesajlaşma ve canlı görüşmeler yapabildiği bir platformdur. Limy Coach, öğretmenlerin ve rehberlik/koçluk ekibinin öğrenci gelişimini izleyip ödev atayabildiği, günlük durumları takip edebildiği ve canlı görüşmelerle süreci yakından desteklediği uygulamadır. Limy Preschool ise 3–6 yaş için yemek ve uyku düzeni takibi, etkinlik katılım onayı, fotoğraf/video erişimi, rehber öğretmenle canlı görüşme ve konum takibi gibi okul öncesinin kritik ihtiyaçlarını tek bir yapı altında toplar.
Okullarla çalışma yöntemi Limy’de nasıl ilerliyor?
Limy, okullarla süreci yalnızca bir yazılım kurulumu olarak değil; rehberlik, takip ve iletişim süreçlerini kapsayan bir işbirliği modeli olarak ele alır. Kurumun rehberlik servisi, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri aynı sistem üzerinde buluşturarak sürecin aktif ve sürdürülebilir ilerlemesini hedefler. Yönetici ve öğretmen panelleri üzerinden öğrencinin içerik tüketimi, soru çözme davranışı, ödev durumu ve öğrenme tercihleri izlenebilir; sınıf ve öğrenci bazında verilerle eksikler erken tespit edilerek akademik ya da rehberlik adımları zamanında planlanır. Veli iletişimi yalnızca yüz yüze görüşmelere bağlı kalmaz; canlı görüşmeler ve anlık iletişimle süreklilik kazanır. Bu yaklaşım, kurumun sahadaki temposuna uyum sağlayan, ölçülebilir ve şeffaf bir takip düzeni oluşturur.
Limy okullara hangi kurumsal kazanımları hedefliyor?
Limy’nin hedefi, eğitim kurumlarında kalıcı bir dijital yönetim kültürü oluşturmaktır. Bu kültür; süreçlerde kontrol, şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamayı, plansız ilerlemek yerine ölçülebilir ve takip edilebilir bir sistem kurmayı, yönetim–rehberlik–veli koordinasyonunu sürdürülebilir hale getirmeyi ve zaman/insan kaynağını daha verimli kullanmayı içerir. Kurum bu sayede sadece “bugünü yöneten” değil, gelecek dönemlerini planlayabilen, riskleri öngörebilen ve stratejik kararları daha doğru zamanda alabilen bir yapıya dönüşür. Özellikle öğrenci, sınıf ve kurum bazında oluşan veriler, okulun akademik performansı kadar rehberlik süreçlerinde de güçlü bir öngörü sunar.
Kurumlar neden Limy’yi tercih etmeli?
Limy’yi tercih edilir kılan en önemli unsur, yalnızca teknoloji sunmaması; okulun tüm paydaşlarını tek bir sistem içinde buluşturan bütüncül bir yönetim modeli sağlamasıdır. Kurumlar Limy ile birden fazla araçla uğraşmak yerine tek merkezden yönetilebilir bir altyapıya kavuşur; akademik ve gelişim süreçlerini anlık ve ölçülebilir biçimde takip eder; rehberlik ve veli iletişimini fiziksel sınırların dışına taşıyarak süreklilik kazanır. Karar alma süreçleri sezgilerden çok veriye dayanır; böylece dijitalleşme geçici bir çözüm değil kurumsal dönüşümün sürdürülebilir bir parçası haline gelir. Limy’yi kullanan okullar, yalnızca bir platform edinmiş olmaz; eğitim süreçlerini daha kontrollü, daha öngörülü ve daha verimli yöneten bir yapıya geçiş yapar.
LİMY’NİN KURUCUSU DR. ÖĞR. ÜYESİ YAKUP ÖZKAYA KİMDİR?
Dr. Öğr. Üyesi Yakup Özkaya; eğitim, dijital dönüşüm ve kurum yönetimi ekseninde çalışan bir akademisyen ve eğitim teknolojileri girişimcisidir. Yaklaşık 15 yıldır eğitim kurumlarının sahadaki ihtiyaçlarını birebir gözlemleyerek; dijitalleşmenin eğitim yönetimine, öğretmen iş yüküne, öğrenci takibine ve veli iletişimine etkilerini hem teorik hem uygulamalı olarak ele almıştır. Limy, bu iki dünyanın—akademik bilgi birikimi ile sahadaki gerçek ihtiyaçların—kesişiminde doğmuştur. Buradaki temel motivasyon, okullara “geçici çözümler” sunmak değil; kurumun kendi işleyişini büyütürken kontrol edebileceği, ölçekleyebileceği ve sürdürebileceği bir dijital yönetim kültürü kazandırmaktır. Bu yaklaşım, Limy’nin ürün kurgusuna da yansır: amaç, öğretmeni güçlendiren, rehberliği yapılandıran, yönetimi veriyle destekleyen ve veliyi doğru noktada sürece dahil eden bir sistem kurmaktır.
Son Güncelleme: Salı, 27 Ocak 2026 11:28
Gösterim: 1351

